15 Kasım 1934 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

15 Kasım 1934 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Cumhuriyet i. CçllUıSdlil Türklerle Süngü Süngüye No. 18 Nakili: A. DAVER Çanakkalede { Şehir ve Memleket Haberleri Kadıköy tramvay hattı genişliyor! ml? Siyasî icmal Deniz müzakereleri ünyanın en büyük bahrî devletleri İngiltere, Amerika ve Japonyanın mümessîlleri arasında Londra deniz mukavelesinin yerine konacak yeni mukavelenin hükümlerini tayin etmek için gelecek sene akti icap eden konferansa hazırhk olmak üzere Londrada başhyan müzakereler pek çabuk sarpa sarmışhr. Üç büyük devletin ve bilhassa Japonya ile Amerikanın siyasî düşünceleri ve bakışlan arasında derin farklar olduğu gibi teknik sahada dahi büyük müşkülât bulunduğundan müzakerelerin başlamasile çıkmaza girmesi bir olmustur. Amerika gayet geniş olan Bahrimuhitikebirin hem Amerika hem de Asya tarafında hâkim olabilmek için Japonyanın büyük harp gemilerinin kendisine rszaran beşte iki nisbetinde az olmasmda ısrar etmiştir. Japonya ise bahrî kuvvet hususunda Amerikanın ve lngilterenin dununda bulunmağı millî şerefi için hakaret, Şarkt Asyadaki itibar ve haysiyeti için de zararlı addettiğinden Vasington ve Londra deniz mukavelelerindeki nisbetin kaldınlmasında, bunun yerine üç büyük devletin bahrî kuvvetleri arasında müsavat esasının kabulünde ayak diremiştir. Bu iki devlete kalsayoü müzakerelerin çoktan katedi'mesi icap edecekti. Fakat İngiltere ne Amerikanın noktai nazanna, ne de Japonyanın düşüncelerine muhalefet etmeğe siyasî ve makul bir sebep görmediğinden bütün gayretini bu iki rakip devletin arasını bulmağa hasretmiştir. | Mustafa Kemal Bey, ateş hattmdan 500 metro ötede mukabil taarruzu bizzat idare etmiş ve azimkâr Bazı yerlere sube hatlan emirlerile o gün, Boğazı kurtarmıştı! ilâve edilecektir Maamafih Avustralyalılar zayıf müdafaa kuvvetlerimizi geri atarak ilerlemeğe başladılaı. Kolun biri bütün bu yerlere hâkim olan Kocaçemen tepesine doğru gidiyordu. İngilizler bu hâkim tepeye bir kere yerleşirlerse Boğaz sukut etmiş demekti. 36 misli faikiyetle (bir bölük piyade ve bir cebel bataryasına karşı 1 2 tabur) karaya çıkmış olan düşman gayet sarp arazide, sahilden içeri doğnı kuşbakışı 3 kilometro kadar ilerlemışti. JVaziyet bizim için çok buhranh idi. Tâli ihraç, hakikî ihraç ehemmiyetini ve neticesini almak üzere idi. Bu ihraca en yakın bir mevkide, Bigalı mıntakasmda, ordu ihtiyatında bulunan sekiz taburlu 19 uncu fırka vardı ama ordu ve kolordu kumandanlan meydanda yoktu. Fırka kumandanı kaymakam Mustafa Kemal Bey (Gazi Hazretleri) düşmanın hem Anburnuna, hem Seddilbahir mıntakasma ihraç yaptığım haber almışlardı. Tekmil bu mıntakada 9 uncu fırkanın 9 taburile kendi fırkalannın 8 taburundan başka kuvvet olma'dığını da biliyorlardı. 9 uncu hrka kumandanmdan gelen bir raporda, «fırkanın kısmı küllisile cenuba hareket ettiği» bildiriliyordu. Demek ilk hattaki fırka kumandataı cenubu daha tehlikeli görmüştü. 9 uncu fırka, 2 nci taburu Arıburnu civannda bulunan 27 nci alayın diğer iki taburunu da Anburnu istikametine göndermişti. Mustafa Kemal Bey pek haklı olarak düşünüyordu ki bu üç tabur, Anburnunda ihtiyaca kâfi gelemez ve bu halde bütün Çanakkale müdafaasmın mukadderatı, aleyhte halledilmiş olabilirdi. Mustafa Kemal Bey üç mühim mesele karşısmda kalmıştı: I Kolordu ve ordu kumandanlan meydanda olmadığı için etnir almadan kendi kendine hareket etmek lâzım mıydı? 2 9 uncu fırka kumandanının daha mühim gördüğü Seddilbahir mmtakasma mı gitmek muvafıktı? Yoksa, yalnız üç taburla müdafaa edilen Anburnu mıntakasına mı koşmalıydı? Mustafa Kemal Bey, cenup grupunda yalnız altı tabur olduğunu biliyordu. Burada ve sahilde sekiz Türk bölüğünün bütün bir gün akşama kadar düşmanın 11 taburunu (2000 Türke karsı 12,000 İngiliz) tutabilmek harikasmı göstereceğini tahmin edemezdi. Çünkü hesap ve mantık harici idi. Onun için her iki tarafın da yardıma muhtaç olduğunu görüyor, fakat karar vermek hususunda çok müşkül bir mevkide bulunuyordu. Nihayet mafevkinden emir almamış olmakla beraber yakın tehlikeye süratle yetişmek kararını ve Anburnuna hareket emrini verdi. Fakat fırkasının 8 taburunu birden götüremedi. Fırkas» ordu ihtiyatı olduğu için, Seddilbahir mıntakasına yardım etmek lüzumu da hasıl olabilirdi. Esasen, o ihracın daha büyük ve daha mühim olduğu tahmin ediliyordu. Ihraç haıreketinin heyeti umumiyesi fırka kumandanmca da malum değildı Mustafa Kemal Bey Bigalı deresinde bulunan 57 nci alayı ve bir cebel bataryasım alarak saat 10 da Bigalı deresinden Kocaçemen tepesine doğru hareket et*i. Maksadı doğruca hattı balâya vasıl olmak ve oradan düşmana t=»arruz etmekti. Bu kuvvet Kocaçemene doğru ilerlerk<*n Ingitizler de Boğaza hâkim olan Kilitbahir rrevkiinden yalnız 6 kilometro uzakta idiler. Düşmanı daha evvel 9 uncu fırkanın gönderdiği 27 nci alayın iki taburu kanulamıstı. 27 nci alay kumandant, ilerlemekte bulunan düşmana taarruz etti. Fakat iki taburla 12 taburluk düşrr.an cephesini tutmak kabil değildi. Anzakların Kocaçemene giden kolu serbestçe ilerliyordu. Mustafa Kemal Bey, bir müfreze ile Conkbayınna geldiği zaman karşısmda düşman avcılannı gördü. Bunlaın önünde geri çekilen bazı perak^nde efradımız da vardı. Bunlar durdurularak düşmana ateş edildi. Bu suretle kazanılan kısa zaman zarfmda Mustafa Kemal Bey 57 nci alayın l inci ve 2 nci taburlanna taarruz ve cebel bataryasına da ateş emrini verdi. Kıtaat cidden müthiş bir sevletle düşmanın üstüne saldırmıştı. Avustralyanın en babayiğit delikanhlarından mürekkep olan ve Jeneral Hamiltona, hiçbir zaman hiçbir nıemleketle bu kadar aslan gibi askerler rçörmediğini söyleten Anzaklar, Mehmetçiklerimizin hücumu karsısında ezildiler. 57 nci alay. düsman kıtaatmı, kesafetlerine lağmen Yükseksırta kadar sürmege muvaffak oldu. Bu muvaffakivette cebel bataryamızın da büyük hissesi vardır. Çünkü gemi toplarının şiddetli ateşi altında cereyan eden harekât esnasında cebel bataryası Arıburnu sahasını ve ihraç yerini mütemadi bir ateş altında bulunduruyordu. 57 nci alayın bu şiddetli taarruzu Anburnundaki muvaffakiyetin temeltaşmı teşkil etmiştir. Taarruzun düşmanı geri atması, 27 nci alayın da harekâtını kolaylaştırmıştı. Düşman öğleye kadar ilk hedefine varamadı. Maamafih ihraç devam ediyordu. Ceman 2500 Türk, I 7.000 Anzakı durdurmuştu. Her iki taraf ta azim zayiata uğramıştı. Avustralyalılar da büyük gayretle uğraşıyorlardı. 'Mabadi [Onîar ki verir lâf ile dünyayaj nizamat... Akşam refiklerîmizden biri dünden itibaren ikinci sahıfesinde yeni bir sütun actı. Bu sütunun başlığı «Bugün gelen en son haberlero dir. Sütunun gazetede ilk açıldığı gün bu başlık altına «Avrupaya gönderilecek taleben ye ait bir haber konmuştur. Bizim gazetelerde âdettir; akşam çıkanlar sabah gazetelerinin, sabah çıkanlar akşam gazetelerinin haberlerini alır, mehaz zikretmeden neşrederler. Akşam gazeteleri bu işte daha faaldirler. Bazan haber sahifelerinde sabah gazetelerinden toplanmış yazılardan başka tek satır bulunmaz. Yukarıda mevzuu bahsettiğimiz ((Avrupaya gönderilecek ta a lebe» haberi de bu mübalâtsız 1 lığın bîr şaheseridir. A Haber dün değil, evvelki gün gelmiştir; bu gazetenin malı değil, sabah lar ı çıkan bir başka gazetenin yazısıdır. Bu makaslama işi böyle başı boş alabildiğine giderse bir gün kariler akşam gazetelerinin üzerinde sabah gazetelerinin, sabah gazetelerinin üzerinde akşam gazetelerinin münderecatlarile beraber isimlerini de görecekler ve şaşıp kalacaklardır. lşin asıl garibi, gazetelere baka baka Ajansın da ayni yolu tutmuş olmasıdır. Nitekim Sümer Bankın Bursada yaptıracağı kamgarn yani tarannııs yün ipliği fabrikası hakkında Bursadaki Hususî Muhabirimiz Musa Bey tarafından verilen ve dünkü Cumhuriyette çıkan haber, dün akşam Ajans tarafından gazetelere gönderilen bültene aynen konulmuştu. Biz Ajansın haberlerini (A.A.) işaretile neşrettiğimiz gibi Ajans ta bizim haberimizi (Cumhuriyetten almmıştır) kaydile verse iyi ederdi, divoruz. Muvakkat dükkân kapatanlar! Vergi kaçakçılığina karşı tedbir alındı Son günlerde gerek tstanbulda gerekse Beyoğlunda biecok dük kânların kapandığı görülmektedir. Üzerlerine «kiralıktır» levhası asılan bu dükkânlann kapanmalarımn hemen hemen ayni zamana tesa düf etmesi nazan dikkati ceibet • mektedk. Bu halin senebası dola • yısile vergi kaçakçılığı ile alâkası olup olmadığım tstanbul tahakkuk müdürü Talât Beyden sorduk. Mumaileyh su cevabı verdi: « Tabiî, bu dükkânlann ka • pantnalannin hemen hemen ayni zamana tesadüf etmesi hiç şüphesiz ki kazanç vergisî kaçakçıhğile alâkadardır. Bazı dükkân sahip • leri simdi dükkânını kapamakta ve önümüzdeki malî senede yapılacak arastırmada kendisîni terki ticaret etmiş gibi göstererek gelecek se nenin kazanç vergisinden kurtul • tnak ve tahakkukatın icrasından sonra tekrar baska bir yerde dük* kân açmak suretile hileye tevessül etmektedirler. Maamafih biz bun* larla esaslı surette mesgulüz, göz önünden kaçırmıyoruz. Baska bir yerde ticarete baslar basl«nı«z yakalarına yapışacağız!> Kadıköv ve imtidadı tramvav hatlarında i?liyecek yeni tramvaylardan son gelen dört arabanıo tecriibeleri evelki gün yapılmı» ve dünden itibaren seferlere başlamıştır. Bun l&rla bütün hatlarda işliyen yeni arabaların adedi yirmi olmuftur. Bunlardan on ikisi ikinci ve bîrinci mevki karışık, üçü birinci ve beş adedi de ikinci mevkidir. Tramvay »eferlerine civar halkın fevkalâde rağbeti aynca araba tedarik edilmesine lüzum hissettir • mi^tir. Bunun îçin Almanya ve diğer A v rupadaki büyük tramvay fabrikalarile muhabereye başlanmıştır. Yeni getirtilecek arabalar içra. hatlarda tetkikat yapılmaktadır. Bazı mıntakalarda arabalar çoğa • lınca hatlann takviyesi icap etmektedir. Bundan bafka Üsküdar güzergâhındaki tek hatlann çift olarak dösenmesi için lâzım gelen yerlerde bazı istimlâkler de yapılacaktır. Karacaahmet, Çiçekli, Paşakapısı ve Tunusbağı mıntakalarına çimdiden çift hat döçenecektir. Bunun îçin de bütün hazırlıklar ikmal edilmiştir. Bu suretle Uskmlar Kadıköy seferleri daha muntazam bir servis altında işliyecektir. Ahmediye ile Horhor mıntakasındaki tek hattın da çift olması lâzım gelmektedir. Yalnız bu mıntakada bazı istimlâk • ler yapılmasi icap ettiğinden burasi fbndilik bırakılacaktır. Kadıköyünde KurbağaİKİere civarından geçecek tramvay hattımn insasına ilkbaharda ba^lanacaktır. tç Erenköyüne ve Kuzguncuğa kad*ar da ayrıca iki hat ilâve edile» cektir. ÜNİVERSİTEDE Gazi Hz. bir portrelerini ihda buyurdular Reisicumhur Gazi Mustafa Ke • mal Hazretleri Rektör Cemil Bey vasıtasile tstanbul Universitesine bir portrelerini hediye buyurmuslardır. Portre Rektörlük odasım tezyin etmektedir. MÜTEFERRÎK Hariciye Vekili Cenevreye gitti Hariciye Vekili dün sabahk! ekspresle Ankaradan şehrimize gelmis ve aksam ekcpretle, Milletler Cemîyetinin teşrinisaninin 19 unda yapilacak olan fevkalâde toplan tıtında bulunmak üzere Cenevre ye gitmiftir. Milletler Cemiyeti konseyi bu defa Sar meselesini müzakere edecektir. sine bugünden itibaren baslana • caktır. Bunun için tstanbulda Slrkecide Şark demiryolları üzerinde bir ambar açılmistır. Mevcut ücretlere ilâve ten deniz nakliyesinde mesajeri 5 kiloluk parçalacdan 5, 1015 kiloluktan 10, 2025 kiloluktan 25 kuruş alacaktır. Ayrıca seyriseri için 50 kilo ve küsurundan 10 kuruş almacskhr. Ba suretle nakledilecek eşyanın beher parçasının sikleti 200 kiloyu geç • mektedir. Mesajeri işleri Devlet demir V. SEHİR İŞLEKİ yollarına geçidi Mesajeri islerinin Devlet DemirYeni bîr Şehir meclisi azası yollan tarafından idare edilme • Doğru değil mi? Şehir Meclisi azalıgından btifa eden Kara Mustafa zade Ahmet Beyin yerine Beyoglu yedek azalarından en fazla rey alan Hasan Fehmi Bey seçilmis ve dün kendisine teb • ligatta bulunulmuştur. Meclis aza • lığı talimatnamesi mucibince mec liste iki aza birbirlerine yakın hısım bulunamıyacaktır. Çıkan bir sayiaya göre meclîste akraba iki aza bulunmaktadn, Bunlardan birisinin çekilmesi lâzım gelmektedir. Şehir butçesi hazırlanıyor Beledîye ve tdarei hususiyenin 935 senesi bütçeleri hazirhklarına baslanmıştır. Daimî Encümen bütün şubelere birer tamim göndererek yeni ihtiyaçları hakkında raporlar istemiştir. Rıhtım sirketinin tasfiyesi Rıhtım sirketinin tasfiye muameIesi devam etmektedir. Alâkadar heyet, sirketin son sene bilânço • sonu hazırlamaktadır. Şirket his • sedarlan umutnî heyeti, ikincî iç • timatnı bu ayın yirmi birinde Fransız tiyatrosunda yapacaktır. Şirket heyeu umumiye içtima • ından sonra ve ay nihayetinde resmen tasfiye kacarmı tatbik edecek, bvincikânun içinde devir ve teslim muamelesi icra edilecektir. Balkan antlaşması hakkındaki bir telâkkinin tetkik ve mütaleası [Bafmakdleden mabatt\ Milnhal hocalıkiar Bu sene ortamekteplerde mün • hal bulunan dikis, elisleri, musiki, beden terbiyesi, nakıs derslerine ilkmektep hocalarından vekâleten muallim alınacaktır. A Romanya, Türkiye, Yu goslavya ve Yunanistan menfaatleri arasındaki tebayün siyasî sahadan ziyade iktısadî sahada daha barizjlir. Bu memleketlerin cümlesi ziraî olup başhca mahsulleri azçok yekdiğerinin aynidir. Ankara konferansında Balkan memleketleri iküsadiyatıııin tetkiki için bir meclis teşkil olunmuşsa da bu memleketler arasındaki ticarî münasebetlerin yakın zamanda artmasına imkân yoktur. (Taymis) muhabiri hulâsasını yukarıya yazdığımız noktaîar üzerinde ısrar ettikten sonra şu neticeye vanyor: « Balkan antlaşmasınm hüsnüniyet, sulhperverlik ve elbirliği gibi saiklerden ilham ve kuvvet aldığı şüphesizdir. Bununla berabor Balkanlardaki ahvalin devamlı surette salâh bulabilmesi için hakkından gelinmek lâzım daha birçok enael vardır.): Evvelâ Küçük İtilâfın daha ziyade Merkezî Avrupa ile alâkadar olması o manzumeye dahil esasen Balkanlı iki hükumetin Balkan işlerile meşgul ohnıyacaklarını veya olamıyacaklannı tazammun etmez. Bjjâkis bu devletlerin Balkan işlerini tanzim etmekle Balkanlar harici için daha ziyade hareket serbestisi ve binaenaleyh kuvvet kazanmış olacakları çok meydanda bir hakikattir. Eğer Türkiye Balkan antlasmasında Sovyetler Rusyası hesabma ihtirazî kayitler dermeyan etmiş ise bu hareket bu devletin Balkan antlaşmasından evvelki muahedelerine sadakatini gösterir. Bunun Balkan antlaşmasını zayıf düşüren hiçbir tarafı yoktur. Nitekım M. Venizelosun daha ziyade dahilî politika icaplarile ortaya attığı meselenin yeri yurdu olmadığı an'anesile anlaşılmış bulunuyor. Muhabirin, Bulgaristansız Balkan antlaşmasınm hiç olmazsa isim itibarile doğru olmıyacağı hakkındaki mütalealan da varit değildir. Balkanlt devletlerin ekseriyeti antlaşmayı temin ettikten sonra diğer iki Balkanlı devletin buna iltihak etmeleri için kapının ardına kadar açık bulunduğunu ilân ettiler, ve bu fikirlerinde sarih ve samimî devam ediyorlar. Husu8Î mülâhazalarla antlaşmaya girememiş olan Bulgaristanın ergeç bu manzumeye iltihak edeceği ise şüphesizdir. Herhalde Bulgariştanın antlaşmaya hemen Bakırköy otobüsleri ucuzladı Hükumetin kararile şark demiryolları banliyö hattında yüzde yirmi bes nisbetinde yapılan tenzilât bu hatta ait hasılatta dikkate şa • yan bir yükselise sebep olmustur. Çür.kü Bakırköye kadar olan Kumkapı, Yenikapı, Samatya ve Yesilköy muhiti sakinlerinin ekse • risi treni tercihe baslamıslardır. Bu hal, Bakıköye otobü» isleten lerin nazan dikkatini celbetmiş, on* lar da Sirkeci • Bakırköy yoluna aît bilet ücretlerini 17,5 kuruştan 12,5 kuruşa indirmişlerdir. iltihak edememesinden dolayı diğer Balkanlı devletlerin bunu ilânihaye tehir ve talik etmeleri doğru olmazdı tabiî. İktısadî vaziyetler üzerinde anlaşma gayretlerinin bu yolda hiçbir teşebbüste bulunmamaktan daha hayırh olacağı malumdur. Bununla beraber ilâve olunabilir ki Balkan antlaşmasınm ilk ve en bariz karakteri onun siyasî bir muahede olmasındadır. ingiltere bu maksatla Japonyanın müsavat hakkımn tanınmasını, her üç tarafın birer beyanname ile bahrî ihtiyaçlannı bildirerek' Millî Talebe Bjrliği utnum! kft • bahrî kuvvetlerini lüzumsuz rekatibi RUknettin Fethi Beyden dün bete meydan vermiyecek surette aldığımız bir mektupta Birlikten kendi ihtiyaç ve müdafaa ve emdegil idare heyetinden istifa ettiği ve bunun kongreden evvel olduğu, niyetlerine göre tahdit ve tayin eyidare heyetinin tavzihini beklediği lemelerini teklif etmiştir. Bu tekiçin bu cevabınm geciktiği bildi • life karşı Amerika Japonyanın verilmektedir. receği cevaba intizaren şimdilit * İNHİSARLARDA müsbet ve menfi birşey söylememiştir. Tokyoda ise Japon siyasî ve askerî ricali arasında şiddetli bir mücadele cereyan etmektedir. | Japon diplomatlan İngiltereniri Son zamanlarda şarap ve likör J ihracatımız memnuniyete sayan bir j iki tarafı kollıyarak yaptığı mahirane teklifin uluorta reddolunamıdereceye çıkmıştır. Şarap ve likör • yacağı fikrinde bulunuyorlar. Jalerimiz bilhat*a Amerika ve Stıri j pon bahriyelileri ise herşeyden evyeye ihraç edilmektedtr. 1 vel memleketin emniyet ve müdaBu sene iizüm mahsulü bol ve faasım veaskerî siyasetinin ihtiucuz oiduğundan tnhisar idaresi, yaçlannı düşündüklerinden JaponTekirdağ saraphanesi istihsalâtını yanın deniz hazırhğını tahdit edebir misli arttıracak tedbirler almifcek kayitler altına girmeğe taraftır. tarhk edemiyorlar. Japonyanın İnDiğr taraftan inhisar idaresi, bu giliz teklifine karşı kat'î vaziyetî fabrika Ue Mecidiye koyündeki libu mübareze neticesinde tavazzuh' kör fabrikasmı son sistem bazı veedecektir. saitle takviye etmeğe karar ver • Japonyanın vaziyeti malum olmlstir. duktan sonra Amerikanın ne diyeceği beklenecektir. Şimdilik bu da Bu maksatla ecnebi teknisyen • meçhuldür. Siyasî düşünceler tatIere muhtelif pcojeler yaptırılmifmin edildikten sonra sıra teknik' tır. işlere gelecektir. Bu sahada dahi uyuşmak kolay olmıyacaktır. Amerika tayyare gemilerinde, JaSon zamanlarda kibrit satıslarınponya tahtelbahirlerde ve İngiltere da sayanı dikkat bir yükselis kaykruvazörlerde ısrar edeceğinden dedilmektedir. Kibrit fiatlerinin inbunlann dilek ve ihtiyaçlannın ne dirildiği tarihtenberi satıslardaki suretle telif edileceği belli îdeğiltezayüt yüzde on besi bulmustur. dir. Binaenaleyh Londra deniz müBilhassa, Surîye hududuna tnüca zakerelerinin atisi pek karanlık vir vilâyetlerimizde satıslar bir gorunuyor. misli artmiftır. MUHARREM FEYZİ Bir tavzih Şa rap ve likör ihracatı fazlalaştı i Kibrit satışları arttı Yunan heyeti abideye çelenk koydu ECNEBÎ MEHAFÎLDE Belçika Kralının günü Bugün yeni Belçika Kralı üçünfcü Leopolt Hazretlerinin yevmi mahsusudur. Maamafih, Yeni Kral feci bir surette ölen pederi Kral Alberin matemîni tutmakta oldn * ğundan bu sene Belçikada ve hariçteki Belçika sefarethanelermde mutat resmi kabul yapılmıyacaktır. Belçikanm Ankara sefiri M. De Raymon dün aksamki ekspresle An< karaya gitmistir. Cumhuriyet Abone \ Türkiye şeraiti için Mü!ga Muhtelit Mübadele Komisyonu Yunan murahha» heyeti dün Yunan baçmurahhası M. Fokasm riyasetinde Taksime giderek Cumhuriyet abidesine bir çelenk koymuştur. Yunan murahhas heyeti bugün Yunanistana dönecektir. Resmi . miz bitaraf aza M." Hendersonla Hplştadı gö«teriyor. Senelik Altı aylı Üç aylık Bir aylık 400 150 Nüshası 5 Kuruştur Hariç için 1700 Kr. 1450 800 yoktuı 1400 Ki YUNUS NADt I

Bu sayıdan diğer sayfalar: