27 Mayıs 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

27 Mayıs 1935 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

27 May» 193» TELGRAF HABERLERİ TELEFONVETELSİZ Tramvayda unutulan eşya eçen gün, gazetelerde, İstanbul halkınm bir ay içinde, tramvay arabalarında unutmuş olduklan eşyanın listesini okudum. Üç yüz parçaya yakın olan bu eşyanın içerisinde, ufak bir dalgınlığa kurban gitmesi bir dereceye kadar tabiî görülen tek eldiven, şemsiye ve farkında olmıyarak düşürülmesi mümkün olan dolma kalem, tabaka gibi şeyleri kale almıyorum. Fakat listede o kadar garib eşya isimleri var ki, nasıl olup ta bir tramvay arabasında unutulacağını kendi kendime izah için bir hayli zihin yormak icab etti: Bir dinamo!.. Sekiz teneke yoğurt!.. Bir tilki kuyruğu!. Dört tane boş şişe!. Gelin de siz bunu tefsir edin! Bir insan ne derecede dalgın veya derdli, düşünceli olmalı ki, elinde biraz evvel taşıdığı dinamo veya yoğurt tenekesini, arabadan inerken, birdenbire hafiflediğini hissedemiyerek, 'bırakıp ta yoluna devam etsin. Haydi, gene tilki kuyruğu ile boş şişeleri bir dereceye kadar anlanm. Boş şişeler, allahüâlem, Bebeğe doğru son seferi yapan arablarda bırakılmış olacaktır. Nakliye vasıtalarının muayyen bir saate kadar işlemesi yüzünden, Balıkpazarı meyhanelerinde çatılmağa başlanmış bir keyif yanda bırakılamaz a? Onu eve gidinciye kadar tamamlamak lâzım. Tanrıya şükür, boy boy portatif şişeler yok değil. Bir tanesi pardesünün iç cebine, bir avuç kavrulmuş badem de yan cebine konduğu gibi, mis! Araba, Ortaköyden sonra boşalır. Kondöktor ön sırada uyuklar. Arka sahanlık bomboştur. Kâfir tramvay, bu yol üzerinde, kıyı kıyı gider. Boğazın durgun sulannda, mektsb eriyordur.. Bizim rakı şişeleri tirbuşon istemez.. Dibine bir yumruk.. Ooh!. Lıkır da lıkır!. Bir yudum, bir badem.. Gene bir yudum, gene bir badem.. Bir gıcırtı.. Bebek istasyonu!. Ev bayanları, kocalarının, içkiyi midelerinde getirmelerine ses çıkarmazar da, eve bpş şişe girmesine taharamül edemezler. Kafa nekadar dumanlı Hava tehlikesini bilenler Parti Grupu bu işe çok ehemmiyet veçecek, üye sayısı gittikçe artıyor Ankara 26 (A.A.) C. H. P. Ka subesi direktörü 50, Sami ve ailesi T. H. •mutay grupu, Türkiyenin hava tehlikesine karşı açık olduğunu yurddaşlara anlatmak için tayyare kunımunu her suretlc arkalamayı kararlaştırmıştır. Türkiyenin hava tehlikesine karşı güvenli ve savgalı olması için grup, elin den gelen bütün emekleri sarfedecektir. Grup üyeleri, «hava tehlikesini bilenler» arasında çahşmağa da ayrıca karar yermislerdir. Ankara 26 (A.A.) «Hava tehlikesini bilen» üyelerin sayısı 420 yi bulmuştur. Üyelerden General İsmet înönü ve ailesi Türk hava kunımuna yardım olarak 1000 lira, Kamutay Başkanı Ab dülhalik Renda 500 lira, Ankara tüc carlanndan Vehbi Koç 5000 lira, Türk Havacılık Kurumu Başkanı Fuad Bul ca ve çocukları 500 lira, Erzincan say lavı Saffet Arıkan 100 lira, lş Ban kası Genel Direktörü Muammer Eriş 5000 lira, Erzurum saylavı Nakiye El gün 100 lira ve Kamutayın C. H. Partisine mensub bütün üyeler 12 lirası Türk kuşu için olmak üzere senevî 62 şer lira vermeyi taahhüd etmişlerdir. Başbakan General İsmet Inönünün içaret ettikleri hava tehlikesi karşısında memleketin her tarafında Türk hava kunımuna yardım etmek üzere «hava tehlikesini bilenler» üyeliğine kayid için büyük bir hareket vardır. Anadolu ajansı yeni üyelerin adlarını ve yaptıklan yardım miktannı munta zaman neşredecektir. Feridun Dirimitekin ve ailesî Türk hava kurumu Yarbaşkanı, 50, Fikri Oran ve ailesi Piyango direktörü 100, Cayid ve ailesi Türk hava kurumu teftiş kurumu teftiş şubesi işyarlarından 50, Ferid ve ailesi, T. H. K. teftiş şubesi isyarlanndan 50, Kutsi ve ailesi, T. H. K. teftiş şubesi işyarlarından 50. Hadi Koçak ve ailesi, T. H. K. teftiş şubesi işyarlarından 20, Cemal ve ailesi An kara piyango şubesi işyarlarından Server Ziya Güreyin, T. 100, H. K. tahrir şubesi direktörü 20, Hasbi Sargın, T. H. K. tahrir şubesi 20, Raif Ongur, T .H. K. muhasebe subesi direktörü 20, Hüsnü Karan, T. H. K. isyarlanndan 20, Hikmet Yenen, T. H. K. işyarlarından 20, Hakkı Koçar, T. H. K. muhasebe işyarı 20, Fuad Ganman, T. H. K. muhasebe işyan 20, Orhan Aycar, T. H. K. neşriyat şefi îsmail Hakkı Başak, T. H. K. îstanbul şubesi direktörü 20, Ş*vki Emir, T. H. K. lzmir subesi direktörü 20, Hakkı Çakmak, T. H. K. Giresun şubesi muhasibi 20, Mustafa Yayalar, Uzunköprü çiftçilerinden 20, Ekrem Demiray, T . H. K. Edirne şubesi Başkanı 20, Rıza Akalp, T. H. K. Manisa şube muhasibi 20, Hayri, T . H. K. neşriyat şubesi işyarlarından 20, Şefik Ortfay, T. H. K. neşriyat şubesi işyarlarından 20, Saime Yetkin, T. H. K. neşriyat şubesi işyar lanndan 20, Süleyman Sım, Tür kiye hava kurumu neşriyat şubesi isyarlanndan 20, Zekâi Akar, T. H. K. muhasebe işyarlarından 20, 1b rahim Başaran, veznedar 20, Alâeddin Tuncok, T. H. K. hava şubesi işyarla rından 20, Hilmi Alsan, piyango umumî muhasibi 20, Halide, tstanbul Şişli 20, Vedid, Başbakanhk özel kalem direk törü 20, Rüştü Argun, Kamutay daire direktörü 20 şer lira vermişlerdir. |HEM Maden ihracatımız HABERLERİ sim adı geçen madenler için hususî şartlar ve iyi esaslar dahilinde tahsil olunacak tır. Buna göre 935 yılında Ereğli kömür havzasında bulunan kömür ve maden ocaklanndan imrar olunacak kömür ler ve imtiyazlı madenlerin imtiyaz mu kavelenamelerinde yazılı nisbî resimler yüzde beş olacaktır. Bu suretle tediye olunan resimlerin kanunlarına asgarî haddini tesbit eden yüzde birler kat'î olarak irad kaydedilecek ve mütebakisi sahibleri namına emanete alınacaktır. NALINA MIHINA Kırık kalb tazmînatı! Hükumet nisbî maden resimlerinin bu sene de tenzilâtlı alınmasını kararlaştırdı Ankara 26 (Telefonla) Son ihracatımızın arttığı ve cihan piyasasının bu mallar için pek durgun ve maden cevherlerinin fiatleri bakımından çok düşkün olduğu bu sıralarda 933 ve 934 senelerinde madenlerden alınan nisbî resimle rin azaltılması hakkındaki kararların bir kânunusaniden baslamak üzere 935 yı lında da devam ettirilmesi lüzumlu gö rülmüştür. Borasid, çimento, krom, liğnit, ve maden kömüründen başka bütün diğer madenlerden nisbî resim alınacaktır. Re General Kondilis Selânikte Erol vapurundaki uygunsuz hâdise u güzel başhğı görünce, herkes kırdığı maddi şeyleri meselâ trende veya tramvayda cam kırınca nasıl tazmin ediyorsa, kırdığı kalbler için de öj'lece tazminat vermelidir, fikrini müdafaa edeceğim, sanmayınız. Zaten insan olan, duygulu olan böyle yapar. îstiyerek veya istemiyerek kırdığı kalb için maddî ve manevî tazminat verir, kalbini kırdığı adamm gönlünü alır. 0nun için size, kırdığmız kalblere tazminat veriniz diye akıl hocalığı etmeğe kalkışacak değilim. Bu şık başlık altmda bir Paris gazetesinde çıkan kısa bir yazıyı türkçeye çevirmek ve bu yazıdan bahsetmek istiyorum: kırık kalb tazminah Myriam Harry (Miryam Harri), Journal gazetesinde Osmanh kanununun, Türk kadını lehindeki şu yeni kararuıı haber veriyor: «Eğer zevc, dışarıda kendi evinde buna müsaade vardır metres tutarsa veya evli bir kadınla gayrinıeşru münasebatta bulunur, yahud da sadece bir flörtü fazla ileri götürür de zevcesine evlilik saadetinden ümid kestirecek surette keder ve ıstırab verirse... İşte o zaman kadın kadıya şikâyet eder. Eğer karınuı şikâyetlerı doğru çıkarsa şer'î mahkeme, hatta sadakatsizlik cürmü olmasa dahi, zevci, tazminat vermeğe mahkum eder. Bu tazminatm miktarı, kadmm teessürünün derecesine göre tayin edilir ve buna «kırık kalb tazminatı» denilir.» Seçim propagandası için Mesele Ankarada ehemilk söylevini verdi miyetle tetkik ediliyor Selânik 25 (Telefonla) Sabahleyin buraya gelen General Kondilis ilk seçim mücadelesi söylevini verdi. Dinleyiciler pek çoktu ve Kondilisi mütemadiyen alkışlıyorlardı. Tecim Kurultayı dün isini bitirdi »mııraıillllllHlinilHIIHIIIHIIIIinniinnilllllHniinıtııııımı»»»........ îran Irak hudud ihtilâfı Mahsullerimizin standar Uluslar Derneği meseledizasyonu hakkındaki nin müzakeresini gelecek rapor kabul olundu toplantıya bıraktı Ankara 26 (A.A.) Türk tecim ve Endüstri Odalan dördüncü genel Ku rultayı son toplantısını, bu sabah saat onda Başkan Ekonomi Bakanı Bay Celâl .Bayann Başkanlığı altmda yapmıştır. Standardizasyon komisyonunun rapo ru okımduktan sonra müzakere açılmış, Tanm Bakanlığı adına Saim Atasağun standardizasyonun tanm alanındaki yeri ve tatbik yollan hakkında izahat vermiştir. 3erif Remzi (İzmir) rapor hak kında bir takrir vererek rapordaki fikirjere tamamen iştirak ettiğini, standardizasyonun bütün mallara birden ve evvelinden verilmiş bir kararla değil, ancak tetkik neticesinde lâzım ve mümkünse tatbik edilmesi hususunda Standardizasyon komisyonu ile hemfikir olduğunu ve bundan bahtiyarlık duyduğunu, takririni bu fikirlerin kendisi tarafından anlaşıldığı gibi anlaşılıp anlaşılmadığının belli olması İçin verdiğini söylemiştir. , Müteakıben birçok hatibler söz almış ve takrir sahibi ile bunlar arasında sorgu ve cevab şeklinde konuşmalar olmuştur. ,Bu arada Ekonomi Bakanlığı standar .dizasyon bürosu mütehassısı Bay doktor Bade de standardizasyonun neden za rurî olduğunu izah etmiştir. . Ekonomi Bakanı Bay Gelâl Bayar, esas itibarile bir ihtilâf mevzuu görme.diğini söyliyerek demiştir ki: «Ben kendi hesabıma standardizasyon için şunu söyliyeceğim ki, bu hususta alacağınız karar kurultayımzın en mühim kararlanndan birisi olacaktır. Çünkü memlekete ekonomik alanda ilk ve mühim bir adım atılmış olacaktır. Standardizasyonun yapılması lüzumuna kaniiz. JBunu ifade etmiş bulunuyoruz. Ancak standardizasyonu yapmak için amatörce fikirlerden de çok uzağız. Başka memle ketler yapıyor veya yapmıyor, biz böyle bir fikrin peşinde koşmuyoruz. Memle Jcetin hakikî menfaatlerini bu yolda gör .düğümüz içindir ki, bunun ciddî suretta tetkiki ile uğraşıyoruz. Beyhude kaybe * dilmiş zamanlan telâfi etmek istiyoruz. Standardizasyonu, birdenbire bütün malJanmıza şâmil bir şekilde yapmayı iddia etmek kimsenin aklından geçmemiştir. tYalnız şu muhakkabr ki, bütün sitihsal maddelerimizi birer birer elden geçire ceğiz.» I Müzakerenin kifayeti hakkındaki takrirler üzerine rapor aynen kabul edilmiş, takririn de raporla beraber neşri muvafık görülmüştür. i Tecim ve Endüstri Odalan kanun ve nîzamnamesinde yapılacak tadilât hakkındaki raporun müzakeresine geçilmiş ve rapor aynen kabul olunmuştur. Kurultay, Cenevre 26 (A.A.) Konsey, îran Dış îşleri Bakanı Bay Kâzimi ve Irak delegesi Nuri Paşa bulunduklan halde îran ile Irak arasındaki anlaşmazlığı incelemiştir. Raportör M. Aloisi iki tarafm henüz bir uzlaşmaya varamadıklannı, fakat son aydınlatmalardan sonra pratik bir sonuça ulaşılacağı ümidi beslendiğıni söylemiş tir. M. Aloisi meselesinin konseyin ge lecek toplannsma bırakılmasını teklif etmistir. Bununla beraber her iki tarafm doğrudan doğruya konuşmalara girişebilmeleri ve uzlaşabilmeleri için çalışmaya devam edilecektir. tran ve Irak, anlaşmazlığı artırmamak için hiçbir harekette bulunmamaya söz vermişlerdir. Nuri Paşa şimdıki dunım hakkında teessüflerini söylemiş, fakat eylulden evvel iyi bir sonuça vanlacağını umduğunu ilâve etmiştir. Bay Kâzimi îran hükumetinin, iki tarafın uzlaşması için yaptığı çalışmalarda raportöre yardım edeceğini söylemiştir. îngiliz mümessili meselenin, iki tara fın doğrudan doğruya konuşmalan ile kotanlması ümidini göstermiştir. Türkiye Dış îsleri Bakanı Bay Tevfik Rüştü Aras, Tahrana yapbğı seyahaün iki ülke arasındaki anlaşmazlıklann kotanlmasına yardım ettiğini hatırlatmıştır. Konsey, meselenin sonraya bırakılma smı kararlaştırmıştır. Cenevre 26 (A.A.) Bay Kâzimi Ajans Havas mümessiline konsey top lantısının çok faydalı olduğunu söylemiş ve şunlan ilâve etmiştir: « Konseyin iki tarafı doğrudan doğruya konuşmıya çağırmakla ban; savaşına Yazıhane nakli (davasma) ve Iranla Irak arasında iyi il Avukat İrfan Emin Kösemihaloğiu giler (münasebetler) teessüs etmesine bü Sirkeci istasyonu karşısında Sirkecipayük yardımı olacağı muhakkaktır. îran las hanında 56 numaralara taşınnıişve Irak hükumetleri konseyin işini ko tır. laylaştırabilecek bu gibi konuşmalan teveccühle karşılıyacaklardır.» Bay Kâzimi bu konuşmalann yakında bir sonuça varacağı kanaatini izhar eylemiştir. ılsa, iç işlerine taalluk ettiği ve iç işlerinin de şaka götürmediği hatırdart çıkmıyan şeylerdir. Her erkeğin gönlünde bir aslanla beraber bir de kılıbık yatar. Aslan uyur, kılıbık daima uyanıktır. 0nun için, boşalan şişe usulcacık tramvaya bırakılır.. Bu böyle! Tilki kuyruğuna gelince, bunu da bırakan, mutlaka mahud fıkrayı biliyordur: Herifin biri, bir muradının husulü 1çin, bir hocadan akıl danışmağa gitmiş. Hoca, demiş ki: Senin bu murada ermen için, hergün namaza dururken, aynca, filân sureyi okuman lâzımdır. Yalnız bir şartla. Nedir o şart? Sureyi okurken tilkinin kuyruğunu akhna getirmiyeceksin. Şayet getirirsen olmaz. Tılsımı bozulur. Ne münasebet? Hiç! öyledir. Adamcağız: <Peki!> deyip gitmiş. Fakat namaza durdukça, tilkinin kuyruğu o saat akhna geliveriyor.. Deli olacak, ötesi yok. İki, beş, on.. Bakmış olacak gibi değil: Hoca söylememiş olsa nereden hatırhyacak? Fakat şimdi, zdhninden silebilirsen, sil! Adamcağız namazdan da, muradından da vazgeçmiş.. Anlaşılan, tramvayda tilki kuyruğu bırakan her kimse, böyle bir müz'iç ve sabit düşünceden kurtulmak, rahat etmek azminde imiş. Maamafih, bu unutulan eşyaya dair, bir arkadaşla hasbıhal ediyorduk ta: Zaman öyle bir zaman ki.. dedi; şükret: Kendimizi unutmıyoruz, hiç değilse! Ercümend Ekrem TALU Ankara 26 (Telefonla) Erol ismindeki Türk gemisi tayfasınm Polonyada Gidinya limanında azıması meselesi burada alâkadar makamlarca tetkik ediliyor. Gidinya konsolosunun alâKondilis söylevinde hükumetin is kadar makamlara gönderdiği raporlar yandan evvel ve isyandan sonra muha tayfayı bu işte suçlu tutmaktadır. liflerin çıkardıkları zorluklara rağmen Azıyanlara yaptıkları işin zararının memleketin idaresinde muvaffak oldu yalnız şahıslarına aid olmıyacağı müğunu anlatarak ahaliyi en makul siya nasib lisanla anlatılmış, dinlemedikleseti takib eden Çaldaris namzedlerine ri takdirde gemiden cebren çıkartüarey vermeğe davet eylemiş, memleke cakları ve karadan memleketlerine sevtin rejim meselesini seçim propagan kedilecekleri bildirilmiştir. dalarına alet ederek demagoji yapanRapora nazaran üstlerinde perişan lara reylerini vermemelerini ve hele elbiseler bulunan azıyanların kamaraMadam Miryam Harri, bir Fransız Krallığı en önce inkâr eden Metaksas ları açıhnış ve yeni elbiseleri, çamaşırebidibidir. Birçok romanlan vardır. Batan sakınmalarmı tavsiye etmiştir. ları olduğu halde giymedikleri görül zılan çok güzeldir. 31 marttan fonra hamüştür. Bundan baska hâdisenin ecne reket ordusu Istanbula girdiği sıralarda M. Litvinof Parise bi bir limanda çok fena bir tesir bırakyani 1909 baharında Istanbula gelmiş, tığı ve uzun senelerde de silinemiyecegidecek 1933 yılında tekrar memleketimize geği zannedilmektedir. Bu mesele hakCenevre 26 (Telsizle) Fransız lip bir müddet oturmuştu. Fransaya dönkında îstanbul Deniz Ticaret Müdürlüdükten sonra Pariste çıkan L'lntransiDış îşleri Bakanı M. Lavalin Litvinofu ğüne bazı emirler verilmiştir. geant gazetesinde Türkiyeye dair bir ıeParise çağırdığı söylenmektedir. ri yazılar yazdı. M. Litvinof, M. Benesi kabul ederek Yeni bir dünya ekonomi Madam Miryam Harri son gelişinde kendisile uzun uzadıya görüşmüştür. M. konferansı sözde memleketimizde tetkikatta bulunBenes 8 haziranda Moskovaya gidecekNevyork 26 (A.A.) Birleşik Ame muştu. Yukarıki yazısı bu tetkikatın ne rir. "M. T'ituleskonun da Wzîran »onartda rika hükumetlerinin gümruk engelleri kadar kof olduğunu göstermcğe kâfidir. Moskovaya gidçceği söylenmektedir, , nin azaltılması ve kambiyo fıatlerinin Madam cenabları Osmanh kanununun istıkrarına aid arsıulusal bir ödemiş incir müstahsilleri esaslarını hazırlamak üzere biranlaşma Türk kadını lehindeki karanndan bahsedünya diyor. Demek ki Osmanh kanunlannm telâşta konferansı toplanmak niyetinde olduk Osmanh saltanatı ile beraber tarihe kanşhğı gibi en iptidaî malumattan bile halzmir 26 (Telefonla) ödemiş in lan bildiriliyor. Bu fikri ilk evvel yabancı hükumet berdar değil. Türkiyede mekteb çocukcir müstahsilleri, lzmir tüccarlannın Avrupaya incirleri 6 kuruştan satmalann lerin mütalealarının sorulmasmı tav lan bile bugünkü Fransız Cumhuriyetisiye eden M. Coodel Hull ortaya atmış nin Napoleon împaratorluğundan ayn dan endişeye düşerek Başbakan ismet tır. Alınan sonuçlar memnuniyet veri olduğunu bilirken Türkiyeye iki defa înönüne bir telgraf çekmişlerdir. cidir. Evvelce Londrada toplanmış o gelmiş, bir Fransız muharriri, Osmanlı Müstahsiller, bu telgraflarında *riic lan ekonomi konferansında görulen ile Türkü birbirinden ayıramıyor. Verdiği havadise gelince, bunun saccarlar bizi ne hakla menfaatlerine kurban mahzurların bir daha tekerrür etmeetmek istiyorlar? Size dayanıyoruz» de mesi için bu konferansa gelecek dele malığına gülmemek kabil değildir. A muhterem madam, hangi yanlışını düzelgelerin adedi az olacaktır. mislerdir. teyim bilmem ki... Türkiyede artık kadı yoktur, Amerikalı gazeteciler Ankaraya gittiler Türkiyede şer'î mahkeme yoktur, Türkiyede evli bir erkeğe evinde metres tutmağa müsaade eden kanun yoktur. Türkiyede, başka bir kadınla flört yapan, eski bir tabirile «mülâzimeti âşıkane» de bulunan bir erkeğe zevcesine ihanet etmemiş olsa da dahi ceza verilmez. Nihayet, Türkiyede «kınk kalb tazminah» diye kanunlara girmiş maddî bir tazminat ta yoktur ve öyle sanıyorum ki madamın anlattığı şekilde birşey şer"i mahkemeler zamanmda da yoktu. Türkiyede, beş on gün oturduğu için adeta Türkiye işleri mütehassısı kesilen madama rica ederiz, memleketimiz hakkında boyle kıymetli malumat verecekleri zaman, Paristeki Büyük Elçimize telefonla olsun sormak zahmetine katlansalar da bizim hakkrmızda sülünc Evvelki akşamkî zîyafetten bir inttba şeyler yazmasalar... Gazetecilerden birisi, hareketlerinden İki gündenberi Istanbulda bulunan Ispanyalı ve cenubi Amerikalı gazete evvel: ciler dün Topkapı sarayı müzesile diğer « Ankaraya, gene ve faal Tür müzeleri gezmişlerdir ve akşam trenile kiyenin merkezini gönneğe gidiyoruz de Ankaraya gitmişlerdir. ve eminiz ki orada Türkiyenin yükseli Misafir meslektaşlar müzelerimizdeki şinin daha büyük eserlerine tesadüf ede intizam ve zenginliği çok mükemmel bulmuşlardır. ceğiz» demiştir. Belgradda dün yapılan merasim M. Bartunun hatırası taziz edildi Yunmuırc [Belgrad hususî muhabirimzden] Belgrad 26 (Telefonla) Marsilyada öldürülen eski Fransız Hariciy» Nazırı M. Bartunun hatırasını tazir etmek için bu sabah Belgradda büyük bir ihtifal yapılmıştır. Burada bulunan Fransız Akdeniz filosu kumandanı Amiral Muşe ile Fransız askerî heyeti de bu ihtifale iştirak etmişlerdir. İhtifal çok parlak ohnuş, YugoslavFransız dostluğu etrafında müteaddid nutuklar söylenmiştır. Merasimde bütün elçiler bulunmuşlardır. Reisicumhura, Başbakana çekilen saygı telyazılanna gelen karşılıklan büyük bir tezahürle karşılamıştır. Müteakiben Başkan Celâl Bayar şu sözlerle kongreyi kapamıştır: « Ruznamede başka iş kalmamıştır Ciddî çalışmalarla mühim kararlar verdınız. Kararlannızın ulus için daima olduğu gibi hayırlı olmasuıı diler, memleketlerine dönecek üye arkadaşlara selâ On dördüncü kurultay kapanmısıtr.» dilerim,' Kamutay Baskanlığına,

Bu sayıdan diğer sayfalar: