10 Haziran 1936 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

10 Haziran 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET 10 Haziran 1936 P Osmanlı Bankası hisse sahibleri, dalıilî nizamnamenin 29 uncu maddesine Hikâye göre. 16 haziran 1936 salı günü saat on = ^ = = ^ ^ = Henri Falk'dan = ^ iki buçukta Londrada, £. C. 2. Old Tesisata derhal şatonun bahçesinde Broad Street, Winchster Houseda toplaBu dünyada saadet, insanın üzerine iyice yatmıyan bir elbiseye benzer: Kol başlanıldı. Pek haklı olarak «vakit na ııacak yıllık genel kurultaya çağırıhr. Müzakere ruznamesi: larını düzeltseniz, bu sefer arkasında bir kiddir» derler. Fakat nakid de vakittir. 1 Genel idare heyetinin 1935 se buruşuk görürsünüz... Sir John Little Üç hafta sonra lâboratuar yükselmiş; çiwood maden sahaları satın alarak dört nilerile güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Fen ııesi işlerine ilişikli raporu, beş milyon lira kazandıktan sonra, gayri nin yarattığı herşey orada vardı. Kim 2 31 ilkkânun 1935 tarihinde ke silen hesablann tasdiki, meşru evlâdlarını çünkü kendisi bekâr yager doktor çalışmağa başladı. 3 Temettü hisselerinin tayini, Sir John hergün doktorun çalıştığı sadı? güzel güzel evlendirdikten, cazibe 4 Genel idare heyetine aza seçimi. sine doyulmaz metresler edindikten sonra lona gider ve endişeli endişeli: Banka dahilî nizamnamesinin 27 nci Nasıl, ilerliyor mu? diye hafif sesaltmışına doğru bir hastalığa tutuldu ve maddesine göre, genel kurultay, en az bir tiirlü bundan kurtulamadı. Eski ve le sorardı. 30 hisse senedi olan bütün hisse sahibSaratof ta, gözleri ya bir manometreyeni dünyanın en büyük doktorlarına başlerinden terekküp eder. Bununla berayurdu, fakat hastalığı hiçbiri teşhis ede ye, ya bir teraziye ve yahud da bir reakber, 16 haziran tarihindeki kurultaya, siona dikilmiş hergün: medi. lıisselerini bu toplantı için gösterilen ta Ümid ederim, elimden geleni yaSir John Littlevvood bir sürü tedaviye rihten en az on gün evvel bankanın aşatâbi tutuldu. Bunlar için defterlerle çek pıyorum, diye cevab verirdi. ğıda yazılı merkez ve şubelerine veren Üç ay geçti. Alim nihayet bir sabah doldurdu. Kendisi biitün bunlardan anhisse sahibleri girebilir: cak iki kanaat hasıl edebildi: Birinci ka milyardere, içi yarıya kadar sedef rengin Pariste, Meyerbeer sokağında naati, doktorların, hastalığından hiç bir de mayi dolu, bir şişe uzatarak: (IX o) 7 numaralı Banka Merkezine; Buldum, dedi. Bunu içiniz. şey anlamadıklan, ikincisi, hastalıktan Londrada, Throgmorton Street Sir John bir şişeye, bir doktora baktı, birşey anlamamakla beraber onunla alâ(E. C. 2.) de 26 numaralı Banka Mer kadar olmalan da aldıklan ücret nisbe ilâcı kokladı: Bu, hem reçine, hem ağac kezine; çileği, hem de yanmış boynuz kokuyor tinde olduğu... İstanbulda, Banka İdare Merke du. Mükellef şatosunda düşünürken aklızine; na bir fikir gelerek: «Benim hastalığıma «Bu» nun bizi iyileştireceğinden e Bankanın muhteüf şubelerine. tutulmuş bir doktor bulsam, dedi, o za min misiniz? diye sordu. man o, kendisini nekadar ihtimamla teda Fen bakımından eminim. Zayi 2563 numaralı otomobilin yi ediyorsa bana da öyle dıkkatli dikkatli Pekâlâ. O halde... Siz için de plâkası zayi olmuştur. Yenisi alınaca bakar ve belki de iyileştirmeğe muvaffak ben de içerim. ğından eskisinin hükmü kalmamıştır. olur değil mı ya? çünkü bu doktor; Hayır, ben dozmu daha evvel iç insan hodbinliğinin tabiî kanunu mucibinTarlabaşı caddesi 87 No. da Anastas tim. ce, sıhhatini kazanmak için her çareye Sir John kaşlarını çattı: başvurmuştur... » • Beni bekliyebilirdiniz sanınm... HALİ TASFİYEDE BULUNAN Şimdi iş bu hasta doktoru bulmağa ka İnsan iyileşmek için daima acele lıyordu. Sir John, bütün dünya gazeteleeder... Ben kendi terkibimi bu sabah rini ilânlarla doldurduktan sonra altı ay şafakta içtim... Ondan sonra sizin için T. A. Ş. TASFİYE bekledi. Yedinci ayda Odesadan bir başka bir tertib hazırladım ki işte... EMEMURLUÖUNDAN: mektub aldı: Doktor Saratof isminde bir ğer hesablarımda yanılmamışsam altı saadam, Sir John Littlevvoodun hastalığını 25 mart 1936 tarihinde toplanan fevat içinde iyileşirsiniz. aynen kendisinde hissettiğini bildiriyor kalâde heyeti umumiyenin verdiğl ka O halde siz benden evvel iyileşedu. rarla Cenubî Anadolu Maden T. A. ceksiniz? Hasta, doktorun derhal gelmesini iste Şüphesiz nekahetin güzel bahçele Şirketüıin fesih ve tasfiyesine karar vedi. Birkaç gün sonra doktor Saratof onun yanına çıkarılmıştı. Tam da o sırada bir rinde sizden biraz daha evvel dolaşabi rildiğinden şirket zimmetininde alacaklı bulunan kimseler cumartesi ve pa buhran anında bulunuyordu. Sir John, leceğim. doktorda kendi hastalığını aynen buldu. Mademki şimdi buhran anında zardan maada hergün saat 10 ile 17 aBu iki adam birbirlerinin tamamen zıddı değiliz, iyileşip iyileşmediğimizi nereden rasında şirketin Maçkada Rali haıu ittıidiler. Birisi sarışın ve güçlü kuvvetli, ö anlıyacağız? salindeki dairei mahsusasına tahriren teki esmer ve zayıf... Fakat insanlan, ay Kendimizi daha iyi hissedecek, veya şifahen müracaatle isim ve ala • ni hastalıktan mustarb olmak kadar hiç amudu fikarimizde tatlı bir gıcıklanma caklarmı kaydettirmeğe ve mukabilinbirşey birbirlerine yaklaştıramaz, dok duyacağız. de bir vesika almağa davet olunurlar. torla hasta birbirlerinin ellerini kardeşçe Sir John şişeyi eline alarak içti. Az Alacaklıların ticaret kanununun 445 sıktılar. sonra, en müthiş ağrılara tutularak bağıSir John: rıp çağırıyordu: Sanki ateşte kızartılan inci maddesine tevfikan işbu ilânın Sizden ne beklediğimi herhalde an demir barsaklarında dolaştırılıyor, ka 3 üncü defa olarak neşri tarihinden itiladınız, dedi. Kendinize tatbik ettiğiniz fatası çivilerle deşiliyordu... Bu işkence baren bir sene zarfında müracaatle alatedavinin aynini bana da tatbik edersi nin arasmda doktora şunları sormakla caklarım kayid ve isbat etmeleri lâ zımdır. niz. Çünkü, hasta olduğunuz cihetle, ken kuvvetini buldu: Tasfiye Memurluğu dinize büyük bir ihtimamla baktığınıza Ya siz... Siz ki benden daha ev KUçUk Tecrübe tahtası | OSMANLI BANKASI I Kadıköy Vakıflar Direktörlüğü İlâniarı | Cenubî Ans'îolu Maden [ şüphe etmiyorum ve belki de... (Kalbi o kadar çarpıyordu ki biraz durakladı) belki de salâh yolu üzcrindesiniz?.. Hem evet, htm hayır. Bakın anlatayım. Benim... Bizim garib hastahğımızı taşhise uğraştığımı söylemek boş olur. Hastalığımız pek tehlikeli midir? Zamanla elbette tehlike gösterecek. Oldürür mü dersiniz? Otuz tene içinde ölümün gelmesi muhakkak olmalıdır. Altmış yaşında olan Sir John bir geniş nefes aldı. Fakat doktor devamla: Bana kalırsa, dedi, insanın üzerinde böyle bir illet olduktan sonra haya tın hiçbir zevki kalmaz. Formülünü ken dim hazırladığım i>:r sürü ilâc tecrübe ettim... Unutmayınız ki biyolojik kimyanın benim için hiç bir gizli köşesi kalmamış tır... Yalnız zaman pek kötü... Lâbora tuanm küçücük birşey... Size dünyanın en güzel lâboratuannı temin edeceğim.. Biz insanlığın öyle iki nümunesiyiz ki iyi bir sıhhate lâyıkız, zaten çalışmalarınız ileride bütün âlemin ışine yarıyacak... Bir araştırma lâbora tuan için lâzım gelen parayı derhal size vereceğim.. Doktor gülümsiyerek: Ulüvvücenabınızdan dolayı sizi tebrik ederim, dedi. Elden geldiği kadar iyi ve kabil olduğu kadar da çabuk çalışacağız. vel içtiniz... Nasıl oluyor da hiçbir şey duymuvorsunuz? Susunuz, konuşmanız iyi değil... Doktor hastanın nabzını tutmuş, ilâ cın tesirini dikkatle takib ediyordu. Sir Tohn kendinden geçerken: Oleceğim! diye inledi. Beş saat baygın kaldı. Altıncı saatin sonuna doğru hareket etti, derin derin icini çekti. Oturdu, kollannı havaya kaJdırdı ve birdenbire sevincle: Hissediyorum... Hissediyorum ki iyileştim! diye haykırdı. Durun, bekliyeyim... Sir Tohnun hissi kablelvukuu doğru çıktı: İki gün sonra beklenen buhran gelmedi. O gün Saratof ilk defa olarak kurtulus sevincile güldü: Simdi artık eminim... Hakikaten eminim! dive haykırdı. Şimdi mi, sade şimdi mi? demek siz yalnız şimdi içeceksiniz, değil mi? Alim zor güldü; yüzü kızardı. O zaman hasta hiddetle: Anladım, mösvö, size tecrübe tahtalığı ettim, öyle mi! Evet... Biz doktorların aramızda dedieimiz gibi bana kobaylık ettiniz.. Beni mazur görünüz. Amma siz de be nim verimde olsanız övle yapmaz mısı nız: BulduŞum formül sizi altı saatte kurtaracaktı, yani ya sizi iyileştirecek ve vahud da öldürecekti... îste havatı HALK OPERETİ T A K S İ M bahçesinde Büyük hazırlıklarla yeni kadro yeni orkestra yeni balet heyeti nızı kazandınız: Ben de sükunet bu! dum! Sir John hem son derecede kıznnş, hem de pek memnun olmuştu. Doktorun yerinde olsa kendisinin de ayni şekilde hareket edeceğini kabulde mustar kaldı: Haydi canım, dedi, size kin besliyecek değilim! Teşekkür ederim... Bu gayet în sanî bir hareketti. Bunun üzerine doktor Saratof ilk defa olarak kendisi için hazırladığı ilâcı içti. Hem de büyük bir emniyet ve sevıncle... Fakat netice gayet garib oldu: Altı saat sonra ölmüştü. Sir John ona güzel bir mezar yaptırarak mermer taşm üzerine şunları vazdırdı: M'mnettar kobaymdan doktor Sara tofa. F. VARAL İSTANBUL: 18 hafif musiki (plâk) 19 haberler 19,15 muhtelif orkestra eserleri (plâk) 20 türkçe filim ve operet musikisi (plâk) . 20.30 stüdyo orkestraları 21,30 son ha berler. Saat 22 den sonra Anadolu ajansmın gazetelere mahsus havadls servisl verlle cektir. Müteaddid resmî müessetı sıhhiye mütehassıs etıbbası tarafından VİYANA: yapılan hikemî, kimyevî ve bakteriyolojik muayenat neticesi tan 17,10 gramofon, konuşma, san'at haya . ziın edilen raporlarla sıhhî sularda aranılan bütün evsafı hikemiyi tı 18,15 konser . 18,40 şan konseri 19,10 karışık yayın 20,05 haberler, hava ra haiz olduğu «kolibasil, anaerop, likefyan» mikroblarla her türlü poru . 20,15 karışık yayın 22,05 serenademevaddı kimyeviye ve uzviyeden tamamen ari bulunduğu bildiri lar 23,05 haberler, konuşma 23,15 sere. len ve emsali arasında en kuvvetli RjndîoalctCVİtesİ bulunan nadelarm devamı 24,10 eski Viyana havaları . 1,10 gramofonla dans havaları. BERLİN: 41emdağı Defneli suyu bugünden itibaren ağzı, bir tarafı «Evkaf» 17,50 gramofon 19,05 Frankfurttan 'iğer tarafı «Defneli» ibaresini havi zımbalı hususî kurşun mühürle musiki 20,05 karışık yayın 20.50 günün mühürlü otuz litrelik küçük boy damacanalarla, iki buçuk galon şiakisleri 21,05 haberler . 21,20 genc milletlerin zamanı 21.50 orkestra konseri şeler derununda suculara verilmeğe başlanmıştır. 23,05 hava raporu, havadis, spor 23,35 Yukarıda evsafı kimyeviye, hikemiye ve bakteriyolojik hassaları gece musikisi ve dans havaları. 1 bildirilen ve bilhassa R.adİoaktevİtesİnİll f^^S >le mü • BUDAPEŞTE: 18,05 piyano ile şan . 18,35 konferans . temayiz olan bu suyun safiyetinden emin olabilmek için şişelerin ü19,05 çingene musikisi 20,15 hikâye zerindeki Vakfın hususî kurşun mühür ve zımbasına dikkat etme 20,35 konser 21,15 siyasi haberler 22,05 haberler . 22,30 viyolonsel konseri . 23,10 lerini sayın halkımıza ehemmiyetle tavsiye ederiz. cazband takımı 24,10 çingene musikisi 1,05 son haberler. BUKREŞ: 18,05 konser 19,05 havadis 19,20 kon. ser . 20,05 konferans 20.25 şan, program, gramofon, mektub kutusu 21.35 oda mu. sikisi 22.10 şan konseri 22.35 haberler 22,50 konser 23.50 almanca, fransızca Mudanya Urayı Elektrik santralı için 180 ton Tüvenan kömürü ahaberler 24 haberler 24,05 gece kon seri. lınacağından vermek istiyenlerin şeraiti öğrenmek için hergün Ur LONDRA: baylığa müracaatleri ve indirmiye iştirak için 18 haziran 936 per 21,25 dans musikisi 22.05 karışık yayın22,35 orijinal orkestra . 23.25 havadis şembe günü saat 15 te ^ 7,5 teminatlarile ve kömür nümunesile En23.35 dans musikisi 24,35 havadis . 24,45 cümende bulunmaları ilân olunur. (2975) gramofonla şarkılar. PARİS TP. T. T.l: 18,05 orkestra konseri 18,35 konuşmalar 19.05 orkestra konseri . 19,35 hava. dis 20,35 konusmalar 19,40 orkestra konseri 21,05 konuşma . 21.35 şarkıiar Sahası Bir 22.20 oda musikisi 23,35 havadis 24,05 M. metrosunun Muvakkat Amerika haberleri. ROMA: murabbaı muhammeni teminatı 20.45 Yunanistan için yayın 21,05 devAksaray yanıgın yerinde Balabanlet yaymı . 21.20 havadis 21,40 Napoliten şarkılar 22,50 seyyahların zamanı 23,05 ağa mahallesinde 14 numaralı adaorg konseri . 23.35 dans musikisi, isttrahat da 88 santim yüzlü arsa. 21,83 4 6,55 esnasinda haberler Ishakpaşa yangın yerinde 27 nci adada yüzsüz arsa. . 8 4 2,40 Bu gece nöbetçi olan eczaneler şunlar Aksaray yangın yerinde Küçükdır: lânga caddesinde 68 nci adada İstanbul cihetindekiler: Aksarayda (Şeref), Alemdarda (Sırrı yüzsüz arsa. 178,33 1 13,38 Rasim), Bakırköyde (İstepan), Beyazıdda Yukarıda semti ve sahası bir metrosunun muhammen kıymeti ve (Asador Vahram), Eminönünde (Beşir Keteminatları yazılı olan arsalar alâkadarları arasında satılmak üzere mal, Cevad), Fenerde (Hüsameddin), Ka . ragümrükte (Kemal), Küçükpazarda (Neayrı ayrı açık arttırmıya konulmuştur. Şartnameleri Levazım Mü cati), Samatyada (Erofilos), Şehremlnin dürlüğünde görülür. Istekli olanlar hizalarmda gösterilen muvak de (Nazım), Şehzadebaşında (İsmail Hak. kı). kat teminat makbuz veya mektubile beraber 29 haziran 936 pazarBeyoğlu cihetindekiler: tesi günü saat 15 te Daimî Encümende bulunmalıdırlar. «B.» (3198) Galatada (Karaköy), Hasköyde (Yeni Türkiye), Kasımpaşada (Turan), Sarıyer*** de (Nuri), Şişlide (Nargileciyan), TaksimBeher kilosurv 3 kuruş fiat tahmin olunan ve Kasımpaşa dereside (Dellasuda), (Ertuğrull, (S. Baronak . yan). nin tamirinden çıkan tahminen 40 ton hurda demir satılmak üzere Üsküdar. Kadıköy ve Adalardakiler: açık arttırmıya konulmuştur. Şartnamesi Levazım Müdürlüğünde, Büyükadada (Merkezl, Heybelide (Yu suf), Kadıköy Muvakkithanede (Saadet), demirler mahallinde görülebilir. Eksiltmiye girmek istiyenler 90 Kadıköy Söğüdlüçeşmede (Osman Hulu liralık muvakkat teminat makbuz veya mektubile beraber 26/6/936 si>. Üsküdar İmrahorda fimrahor). çarşamba günü saat 15 te Daimî Encümende bulunmalıdırlar. Avcılarköyü İhtiyar Heyetinden «B.» (3187) Bakırköy kazası Avcılar köyünün bıldırcın avı merasmda 1936 senesi avlanma hakkı 1936 haziranınm 28 inci paSenelik muhammen Muvakkat zar günü saat 14 te Çobançeşme mev kiinde ihale edilecektir. İsteklilerin 45 kirası teminatı lira muvakkat teminat akçelerini artırArnavudköyünde Lutfiye mahallesinin Küçük madan en az bir saat evvel köy ihtiyar ayazma sokağında 30/63 No.lı ev. 96 7,20 heyetine vermeleri lüzumu kat'idir. Fatih Çarşamba caddesinde Cedid Abdurra İhale bedelinin 30 haziran 1936 salı gühimefendi medresesinin 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 nü saat 19 a kadar köy kasasma tamanumaralı odaları. mile ve nakden yatırılmış olması şarttır. 200 15 Beyoğlunda Tepebaşı Meşrutiyet caddesinde İstanbul asliye altıncı hukuk mahke8 numaralı dükkân. 180 13,50 mesinden: Köprünün Eminönü mahallesinin Halic cihetintsmail kızı Ulviye tarafından Muraddeki kişe. 480 36 paşa camii civarında Şakirpaşa çıkmaYukarıda semti, senelik muhammen kiraları, teminatları yazılı zmda 8 numarada oturmakta iken halen olan mahaller 937 veya 938 939 seneleri mayısı sonuna kadar ayrı ikametgâhı meçhul olan kocası Şakir aleyhine açılan boşanma davasının so ayrı kiraya verilmek üzere pazarlığa konulmuştur. Şartnameleri Lenunda boşanmalarına 4/5/936 tarihinde vazım Müdürlüğünde görülür. Istekli olanlar hizalarmda gösterilen karar verilmiş ve mezkur karar suretimuvakkat teminat makbuz veya mektubile beraber 26 haziran 936 cuma günü saat 15 te Daimî Encümende bulunmalıdırlar. «B.» (3200) nin bir sureti de mahkeme divanhane sine talik kılınmış olduğundan ilân tarilıinin ferdasından itibaren on beş gün Bu sene toptan kavun, karpuz satışları diğer yaş sebze ve meyvalar zarfında temyizi dava edilmediği iakgibi Belediyenin yeni Merkez Halinde yapılacağından bu işle meş dirde müteakıb kanunî muamelenin yapılacağı tebliğ yerinde olmak üzere ilân gul olanların Hâl Müdürlüğüne müracaatleri lüzumu ilân olunur. olunur. (23622) «B.» (3197) Memba suları arasında en kuvvetli Radioaktevitesi bulunan Alemdağı Defneli suyu bugünden itibaren suculara verilmeğe başlanmıştır RADVO Bu akşamki program J Maden Kömürü Alınacaktır Mudanya Urayından: İstanbul Beledivesi İlâniarı j Nöbetçi Eczaneler i lriı*lriLri «Cumhuriyeta in zabıta romanı.«75 Yazan: Ghartes de Richler Hatta hiçbir şeyin kaybolmadığını ve geride bıraktığı fenalığın ergeç karşımıza dikilip bizi itham edeceğini bir kere daha ispat eden bir hâdise vukua gelmemiş olsaydı mazinin hatırası bile belki siline cekti. On altı yaşına giriyordum ve îsviçrede Nenfelâtelde bir pansiyonda okumakta idim. Kendisile sıkı dostluğum ve samimiyetim olan nehari bir talebe bir gün bana gayet gizli olarak küçük bir paket getirdi ve şunlan anlattı: Babasının epeyce zaman evvel Cenevrede tanıştığı bir İngiliz bir gece onlann evine gelmiş ve kendisine okuduğu pansiyonda hiç îngiliz olup olmadığmı sormuş. Arkadaşım benim ismimi vermiş ve bir Londralının üvey kızı olduğumu da üâve etmiş... Bunu lngilize söylemeğe lüzum yok «Hamlet» elinizdeyse ve eğer onu oku Hamletin karakteri size heyecan uerdiyse tu. Lâkin nedense o îsviçredeki hemşeri dunuzsa cildin arkasını yannız, orcda zannetmeyiniz ki bu bir efsane veya şiirsile alâkadar olmuş ve cebinden çıkar bulacağımz şeyden belki memnun olacak dir. Eserdeki hayaletin yenne babanızı, dığı bir kitabı bana vermesini arkada sımz.» Danimarka Kralınm yerine üvey babaşımdan rica etmiş. Bunlan okuyunca hemen küçük dos nızı koyunuz, ve Kraliçenin şahsiyetinde Gülerek: tuma koşmak ve olanlan ona anlatmak de annenizi görünüz. Lâkin bu cinayelin Ben, demiş, Shakespearein meclub istedim, lâkin sonradan vazgeçtim. Aca intikamını kim alacak ve Hamlet kim olalanndan biriyim. O bütün devirlerin en ba bana açmamı tavsiye edilen yerde ne cak?» büyük adamıdır. Lâkin memleket dışmda bulacaktım? Sabırsızlığımı yenemedim, O gece hiç uyumadım ve uzun saatleolan genc hemşerilerimin onu kâfi dere ve hâdiselerin yaratacağı şeyleri merak e ri, artık hiç kimsenin bana isminden bile cede büyük bir aşkla okumamalarından, derek parka gidip bir sıraya oturdum. bahsetmediği ve pek az tanıdığım adamı hatta başkalarına da zorla okutmamala Ve bir keski ile kitabın cildini yardım. düsünmekle geçirdim. rından korkuyorum. Once hiç birşey göremedim ve gene Yeni duyduğum hâdise hikâyesi içinBu kitabı dostunuza veriniz ve ona di bir lâtife yapıldığına zahib oldum. Lâkin de acaba en küçük bir hakikat parçası yiniz ki kitabı baştanaşağı okursa ve iyice dikkat edince cildin mukavvaları a var mıydı? Yoksa bu, daha ziyade bir atları çizılen satırlan ezberlerse tanıma rasında ikiye kıvrılmış bir kâğıd bulundu delinin uydurduğu çılgınca bir yalan mıyçunu gördüm. dığı birisini memnun edecektir. dı? Kitabı aldım. Bu bir «Hamlet» ti. Allahım; bu dakikayı hayatımda hiç Hele böyle bir şüpheyi bir çocuğun Arkadaşıma, ihtiyar manyakın arzusu unutamıyacağım. On altı yaşındaydım. kalbine sokmağı kim düşünebilirdi? nun yerine getirileceğini kendisine söyle İyi bir hayatın rüyasını görüyordum. Ve O akşam mütemadiyen ağladığımı ve arkadaşlarıma gelenler gibi güzel mek Allahtan bütün bu olanların yalan olmamesini rica ettim. Aradan tahminen sekiz gün geçtikten tublar beklerken bana gelen yazıda bakı sını ve içime düşürdükleri şüpheleri alsonra Ingiltereden kısa bir kâğıd aldım. nız neler yazılıydı: masını yalvardığımı hahrlıyofum. Haber «Eğer alçak bir Komplo larafmdan verilen dramın verdiği nefrete mukabil Bunda şu satırlar yazılıydı: *£ğer size vaklile verilmiş olan öldürülen babasının iniikamım alan en küçük ümid bulamıyordum. Sabaha doğru, geç vakit, biraz kendimden geçer gibi olmuştum. Uyku ile uyanıklık arasında dalgınken pansiyonun çanı beni yerimden fırlattı. Yatağın üzerinde dimdjk kesildim ve bir feryad kopararak bağırdım: Onu öldürdüler! Onu öldürdüler! Sesimi duyan bir mubassır kadın odaya koştu, beni kollarma alarak kaldırdı. Hâlâ uyuduğumu ve bir kâbus geçirdiğimi zannediyordu: Rüya mı görüyordunuz? diye sorarak dikkatli dikkatli gözlerime baktı. Sözlerini tasdik ettim, hafif bir sesle: Evet, evet, dedim, rüya görüyordum. Yardımıma koştuğunuz için size çok teşekkür ederim. Allaha ettiğim duayı kabul etmemiş olacaktı ki şüphelerden kurtulamamış tım.» * ** Thaissa Strafford bir dakika durdu ve bir titreme bütün vücudünü dolaştı. Cedric Lacy onun üşüdüğünü zannetti, şömınenin önüne iğilerek birkaç odunla kömür daha attı. Genc kız, zabitin yaptıklanna dalgm gözlerle baktı ve Cedric ayağa kalktığı zaman sözlerine devam etti: O sene tatılde Londraya gıtmemek için vaziyet hazırladım. Annemle ve babamın yerini alan adamla karşıkarşıya selmeğe tahammül edemiyecektım. Sonra, nıçin olduğunu hâlâ bilmiyorum; olduğum yerde kalmağa ihtiyacım vardı. Babam nasıl öldürülmüştü? Nasıl bir dram geçmişti? Ve en mühimmi annem böyle bir alçakhğa iştiraki nasıl kabul etmişti? Aramızda çocukluğun en tatlı şeyi olan sevgi ve itimaddan başka hiç birşey geçmemişti. Onu tanıdınız ve hakkmda hüküm verebilirsiniz. Bana yazılanlara inanmak elimden gelmiyordu; bu tabiat ve insanlık harici görünüyordu. Meş'um ifşaattan az bir müddet sonra arkadaşıma, o îngilizi hâlâ Cenevrede görüp görmediğini sormuştum. lArkan var]

Bu sayıdan diğer sayfalar: