26 Nisan 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 6

26 Nisan 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET 26 Nisan 1937 Beşiktaş Güneşi, Galatasaray da Uçoku mağlub etti Millî küme maçlarına dün de İstan bulda ve İzmirde devam edilmiştir. îs tanbulda yapılan maçta Beşıktaş Güneşi 21, İzmirde de Galatasaray Uçoku 42 mağlub etmişlerdir. Dünkü millî küme maçları Ankarada Kömür sergisi büyük bir rağbet kazandı Beşiktaş: 2 Güneş: 1 Beşiktaşla Güneş takımları dün Şeref stadyomunda millî küme için karşılaştı lar. Dört binden fazla bir seyirci kütlesi önünde oynanan bu oyunu Fenerbahçeli Said Salâhaddin idare etti. Takımlar maça şu kadrolarla iştirak ettiler: Beşiktaş: Mehmed Ali Hüsnü, Faruk Rifat, Enver, Fuad Maryüs, Rıdvan, Hakkı, Şeref, Eşref. Güneş: Cihad Faruk, Reşad Da niş, Rıza, îsmail Refii, Necdet, Sa lâhaddin, Rebii, İbrahim. Oyunun birinci devresi tamamile Güneşlilerin lehine bir seyir takib etti. Be Beşiktaş Guneş maçından bir intiba şiktaşlılar mukabil akın teşebbüslerinde daima müptedi sağaçıklarını kullanmak had da karışmak istedi fakat topu ala hatasmda bulunduklanndan hiç muvaf madı. Şeref te bir kolayını bulup hafif bir vuruşla takımına ikinci sayıyı kazanfak olamadılar. dırdı ve oyun pek az bir zaman sonra Beşiktaşın birinci golü 21 Beşiktaşlıların lehine neticelendi. Devrenin bitmesıne on dakıka kala siMaç nisbeten sakin bir hava içinde, ayah beyazlılar Hakkı ile Envere yer değiştirttiler. Bu değişiklik müdafaaya deta heyecansız bir şekilde cereyan etti. yardım gayesine matufken Güneş aley İki takımda da fevkalâde temayüz eden hine çekilen bir korner Eşrefin plâse vu oyuncular görülmüyordu. Said Salâhadruşile gol oldu ve Beşiktaşlılar 1 0 galib dinin idaresi iyi değildi. Bilhassa birçok güzel akınlan ofsayd diye kestiği gibi ofvaziyete geçtiler. sayd olan birçok vaziyetleri de görmedi. Güneşin golü Nitekim Güneşin golü ofsayddi; fakat Siyah Beyazlılann attıkları golün ü bir dakika evvel de Güneşin ofsayd olmızerinden henüz bir dakika geçmemişti. yan ve bir kaza olmadıkça golle neticeMerkezden inkişaf eden bir Güneş akı leneceği muhakkak bulunan bir hücu nında Salâhaddin rakib kalenin çok ya munu ofsayd diye kesmişti. kınmda yakaladığı topu iyi kullandı ve Bu maçta, Beşiktaşı, muvaffak eden takımının beraberlik sayısını yaptı. Biraz nefes ve enerji üstünlüğüdür. Birinci devsonra devre 1 1 berabere vaziyetinde rede iyi ve hâkim oynıyan Güneş takımı nihayet buldn bilhassa muhacim ve muavinleri, ikinci *"*• tkincı devre devrede sanki bir atımhk barutu varmış lkinci devreye başlanırken Güneşten gibi kesildi ve kendini tamamile rakibinin Salâhaddinin belinden muztarib ve koşa hakimiyetine teslım etti. mıyacak bir vaziyette olduğu görülü Galatasaray: 4 Üçok: 2 yordu. Bu oyuncuyu Refii ile değiş İzmir 25 (Hususî muhabirimizden, tetirdiler. İki takımm birer devrede tesis ettikleri lefonla) Galatasaray takımı bugün ihakimiyetler arasmda fark vardı. Güneş kinci maçını Üçok takımına karşı oynadı liler fazla yorulmadan, atılmadan, sıç ve 4 2 kazandı. Sahadaki seyirci adedi ramadan, daha ziyade paslaşma ile, da düne nisbetle çok daha fazla idi. Dünkü ha ziyade top koşturarak oynarlarken hakem Adnan Akın, hastalığını öne süreBeşiktaşlıların hakimiyetlerinde sarfettik rek bu maçı idare edemiyeceğini bildirdileri enerjinin büyük hissesi bulunuyordu. ğinden iki tarafın muvafakatile eski K. Siyah beyazlılann tesis ettikleri hakimi S. K. lı ve Harbiyeli Niyazi hakem duryet daha tehlikeli bir haldeydi, çünkü üç du. Takımlar maça şu tertiblerle iştirak orta muhacimin kale önünde atılganlığı ettiler. Galatasaray: Sacid Lutfi, Reşad hücumlann müessir bir şekilde intacma sebebiyet veriyordu. Güneş müdafaası Nuri, Salim, Ekrem Danyal, Hâşim, hasım hücum hattınm mütemadi akınla Bülend, Süleyman, Necdet. nnı durmadan, dinlenmeden savuşturur Üçok: Sulhi Fuad, Ali Mazhar, ken oyunun sonu yaklaştı. Bu arada, mü Adil, Enver Namık, Şükrü, Basri, Sadafi Hüsnü de hücum hattına iltihak et id, Saim. mişti. Beşiktaş hücum üstüne hücum yaİlk goller pıyordu. Herkeste maçın 1 1 beraberOyuna başlanır başlanmaz Galatasalikle neticeleneceği kanaati hasıl olurken raylılar Bülend vasıtasile birinci gollerini son dakikada Güneşli Reşadın bir hatası kazandılar. İlk akmda yapılan bu golde takımım mağlub vaziyete düşürdü. top hiçbir Üçoklu oyuncuya değmeden Beşiktaşın ikinci galibiyet golü kaleye girmişti. Daha ilk dakikada yaMaçın son dakikası oynanırken siyah pılan bu gol Üçokluların maneviyatlarıbeyazlılar soldan bir akın yaptılar. Eş nı adamakılh kırmış, Galatasaraylılar irefin yüksek bir ortalayışmdan gelen to çin de yeni bir enerji kaynağı olmuştu. pun bir kere yerde sıçramasım bekliyen Dakikalar ilerledikçe SarıKırmızılılarm Reşad, Beşiktaşın diğer muhacimlerine bir gün evveline nisbetle çok daha iyi oykoşup yetişmek fırsatım verdi. Kale ö nadıklan görülüyordu. 17 nci dakikada nünde hasıl olan kargaşalığa kaleci Ci Necdet çok müsaid bir vaziyette yakala dığı bir fırsattan istifade edemedi. Üçok müdafaasına bilhassa bu fırsatın kaçınlışından ikinci golün yapıldığı 25 inci dakikaya kadar çok iş düştü. Bir aralık Ali ile Fuad paslaşarak kalelerini tehlikeden uzaklaştırmak isterlerken araya Hâşim girdi ve topu kaparak bir şüt çekti. Hakem, şütün kaleci tarafından kalenin içinden çevrildiğini farkederek Galatasaray lehine gol kararı verdi. Bu gol Üçoklular üzerine aksi tesir yaptı ve oyunun cereyan tarzı değişir gibi şimdi hücum etmek sırası îzmirlilere geçmiş bulunuyordu İzmirlilerin golleri 32 nci dakikada Üçokluların sağdan bir inişi sırasında Saidin ortaladığı topa Basri yetişip bir plâse vuruş yaparak takımına bir gol kazandırdı. Üç dakika sonra bu sefer soldan inkişaf eden bir Üçok hücumunda Sacid çekilen şütü iyi bloke edemedi. Said bundan istifade ederek takımının ikinci ve beraberlik sayısını yapmağa muvaffak oldu. Oyun 2 2 berabere vaziyette devam ederken haftaym oldu. İkinci haftaym İkinci devrenin ilk dakikalarında Üçoklular neticesiz kalan akınlar yaptılar. Bu arada Sacid Lutfinin sebebiyet verdiği frikik atışını çok mükemmel bir plonjonla kurtardı. Oyunun bitmesine bir çeyrek kala Fuad ceza çizgisi içinde topu elile durdurdu. Hakemin verdiği penaltıyı Reşad gole tahvil ederek takımmı 3 2 galib vaziyete getirdi. Bu golden beş dakika sonra da Süleyman, sol açığın ortaladığı topu iyi bir şekilde kullanarak Galatasarayın dördüncü golünü atmağa muvaffak oldu. Üçoklular rakıblenne karşı soldan hücum etmekle mukabele etmek istediler; fakat SarıKırmızıbların müdafaası, bir gün evvelki oyundaki fena tesirleri unutturmak istermişçesine mükemmel bir anîaşma ile buna imkân vermedi ve oyun 4 2 misafirlerimizin galibiyetiIe neticelendi. Galatasaraylılara taş atanlar Adliyeye verildiler Valimiz Fazlı Güleç dünkü maçtan Ankara Kömür sergisinin açılma töreninden muhtelif intıbalar sonra Galatasaraylıların bindıkleri otobüLBastarafı 1 inci sahifede] tevakkuf ettikleri bir yer de Atatürk ta idim. Orada da kömür sahasmda Türse taş atan birkaç münasebetsizin derhal tedbir olmak üzere cumartesi ve pazar paviyonudur. Münir Hayri tarafından kün büyük hamlelerine hayran olmuşbuldurularak tecziyeleri için Adliyeye günleri almacak yevmiyelerin 25 kuruşa cıdden büyük bir muvaffakiyetle yapıl tum. Sergiyi meydana getirenleri canemir verilmiştir. çıkarılması takarrür etti. Duhuliyeler dan tebrik ederim. Atatürk TürkiyesinGalatasaray atletleri Bursa de dahil olmak üzere serginin kömür mış olan bu röliyefın küçük örnekleri deki bütün muvaffakiyetleri ve geniş nin altın, gümüş ve bronz madalya hagazetesi ve broşürünün butün varidatı da mağlub oldular linde teksıri ve fırmalara mükâfat ola mkışafı kendı memleketimizin muvafBursa 25 (Telefonla) Galatasa Ulusal Ekonomi ve Artırma Kurumuna rak tevzii kararlaştırılmıştır. Ayni san fakiyeti imiş gibi heyecan ve iftiharla takib edivorum.» ray atletlerile Bursa Acarspor atletleri verilecektir. Kömür sergisini bugün ziyaret eden atkârın yaptığı İnönü rölyefi de bü arasmda yapılan müsabakalar bu sabah yük bir alâka ve takdir uyandırmıştır. tzmir vapurunda bir hırsızhk sona ermiştir. Bugün yapılan müsabaka ler arasında Romanya ve İran büyük elSergi ile birlıkte Ankarada kömür çileri de vardır. Romanya elçisi Deneİzmir vapurunun süvarisi Aziz Kaplann neticeleri şunlardır: şenlıkleri de başlamaktadır. Önümüzde tanın başmdan bir hırsızhk vak'ası geç200 metro: Nazmi (Bursa) birinci, mork ziyareti münasebetıle intıbalarım ki hafta bir kömür bayramı yapüacak, miştir. Alâeddin (Bursa) ikinci, derece: 24,8. bana şu cümlelerle hulâsa etti: İzmir vapuru Galata rıhtımmdan tam Uzun atlama: Ramazan (Bursa) birin« Sergi bir harikadır. îlk gün kâfi ayrıca kömür kupası maçları tertib oluhareket edeceği sırada kamarasına ginacak, bir de balo verilecektir. ci, Polad (G. S.) ikinci, derece: 5,98 derecede doyamadığım için bir daha ren Aziz Kaptan iki ceket, bir yelek ve «yeni Bursa rekoru». Disk atma: Etem geldim. Bu artistik kompozisyonları yaAnkara mektebleri yarmdan itibaren pardesüsünün yerinde olmadığını gör(G. S.) birinci, derece 36,70, Sabahad panları görmek en büyük emelimdir.> grup halinde sergiyi gezeceklerdir. müştür. Aziz Kaptan o zaman kamaradin (Bursa) ikinci, derece: 36,3 «yeni İran büyük elçisi Zâhir Han da ser ya gelirken bir adamın telâşla uzaklaşHalkın en fazla alâkadar olduğu paviBursa rekoru». Yüksek atlama: Polad yonlar arasmda M. T. A., Eti Bank, İş giyi gezdikten sonra intıbalarım bana tığını gördüğünü hatırlamış ve derhal (G. S.) birinci, Ramazan (Bursa) ikinguverteye fırlıyarak merdivenlerin kaBankası, Soma kömür madeni, Türk Ti şu şekilde hulâsa etti: ci, derece: 1,80, Balkan bayrak koşusu patılması emrini vermiştır. Bu vaziyet« GörÜ3rorum ki Türkiyede terakki caret Bankası ve Silis paviyonları başta te içeride kalan hırsız da kolaylıkla yaBursa takımı birinci, Galatasaray ikinci, gelmektedir. Bütün paviyonlar Türk hamleleri her sahada birbirinden üs kalanmıştır. derece: 3,44,3. tündür. Bu sergi harikulâdedir. Ekse Hırsız Yedikulede oturan seyyar elekNeticede Bursa 50 puvan, Galatasa san'atkârların eserleridir. lâns Celâl Bayarla beraber Zonguldak trikci Fuaddır. Sergiyi gezenlerin, önünde en fazla ray ise 47 puvan almıştır. inip araştıralım. Açık bir yer var mı, yok mu? Anlarız. Hayır, ona da lüzum yok. Çünkü ben böyle bir iz bulamıyacağımıza da kaniim. Allah, allah... Sizce hırsız binanın içinde mi saklıdır? O halde her tarafı arayalım. Elbet buluruz. Nuri, müstehzi bir gülüşle başını salladı: Tahir Efendi, dedi, beni öldür mek istiyen haydudun ne tarafa gittiğini biliyorum. Onun için bir tarafa saklan madığından da eminim. Siz kapmın dı şındaydınız. Ben içinde ve tam yanıbaşındaydım. Hem pencerenin hafif ışığını güzetliyordum; hem yere eğilerek ve a yağımı uzatarak kapıyı kontrol ediyor dum. Ne pencereden kimse atladı, ne kapıdan kimse geçti. Hulâsa beni boğ mak istiyen adam odadan hiçbir tarafa gitmedi. İhtiyar, hayret ve merakla Nurinin yüzüne baktı. Sonra Ferdiye döndü, şüphelerin bu ikisinden biri üzerinde toplandığını göstermek istiyordu. Titrek bir sesle: Kenan Bey, dedi, sözlerinizde pek kat'iyet var. Demek ki hakikaten eminsiniz. O halde hırsız ya uçmuştur, ya aramızdadır. Değil mi? Nuri, hiç cevab vermedi ve Ferdiye dönerek: Vakıâ sana elektriklerin neden yanmadığını sormak abes olur. Çünkü hem hakikî elektrikçi değilsin; hem de elektrik cereyanı tam haydudun baskın vereceğ: sırada kesildi. Fakat buna ne mana verirsin üstad?... Ferdi, omuzlarını silkti: Ben, pek sandığın gibi elektrik işlerinin yabancısı da değilim. Cereyanm nereden kesildiğini biliyorum. Yarım saat evvel bir kontakt yapıldı. Sebeb budur. Fakat ne yapacaksak yapalım. Bir an evvel herifi elde edelim. Değil mi Kenan Bey? Madem ki onun kaçmadığına eminsin. Belki nerede bulunabileceğini de biliyorsun. Arasak daha iyi değil mi? Nuri, gene cevab vermedi. Masanın üstündeki şamdanı tekrar alarak aynaya yaklaştı. Boğazını muayene etti. Orada bir takım izler vardı. Bak üstad; dedi. Biraz evvelki mücadelede herif şiddetle gırtlağıma sanlmıştı. Maksadı beni boğmaktı. Eli derime o derece saplanmıştı ki bütün parmaklarının izi hâlâ duruyor. Bir de kan lekesi var. Bu leke benim kanım değildir. Çünkü dıkkat et. Hiçbir sıyrık yoktur. Demek ki haydud elini bir yere çarpmış, yahud benimle boğuşurken sıyırmış. Oradan akan kan boğazıma sürülmüş... Ferdi ve Avni ile Tahir Efendi konsolun kenarına koşuştular. Nurinin boynuna dikkatle baktılar. Tahir Efendi: Doğru, dedi. Bir kan lekesi var. Nuri devam ediyordu: Şu parmak izi ve kan lekesi hırsızın kim olduğunu bize göstermeğe en kuvvetli dehl teşkil edecektir. Bu söz odadakıleri hem merak, heın hayret içinde susarak birbirine bakmağa sevketti. Avni, ihtiyar lalaya hitab ederek: Beyefendi, adeta muhakkak gib» söylüyor. Demek haydud evin içinde. Amma öyleyse neden vakit geçiriyoruz, ne bekliyoruz? Anlamıyorum. İhtiyarm öksürüğü tutmuştu. Bir müddet birşey söyliyemedi ve herkes onun öksürüğü geçmesini bekledi. Neden sonra Ferdi: Haydi, seni bekliyoruz!... dedi. Nuri, silâhı elinde olduğu halde: Daha bekliyeceğiz, dedi. Bu odadan hiçbirimizin kımıldaması muvafık değildir. Bir müddet sonra herşeyin anlaşv lacağını zannederim. Yeter ki biz deminki sahneyi canlandırmağa daima hazır bulunalım. Çünkü... Buradan ayrılacak olursak bazı delâilin kaybolacağı muhakkaktır. Ferdi, bir kanapeye gömülerek: Pekâlâ, dedi. Sabaha kadar beklemeğe hazırım!.. Hayır, o kadar beklemeğe lüzum kalmıyacak. Sanıyorum ki Samoilof, kendısi karşımıza gelip teslim olacak. Yahud, neredeyse bir bekçi yoldan geçecektir. Onun vasıtasile merkezden bir iki memur istetiriz. Polise işi terkeder, biz çekıliriz. Tahir Efendi hayretle: Tuhaf şey!. Siz memur değil misiniz? (Arkast var) Köşe minderinin esrarı Zabıta romanı: 105 Evet, orası muhakkak, kapıdan kimse çıkmadı. İşte pancur da, cam da açık. Camın kırıldığını iyi biliyoruz. Şangırtıyı hepimiz işittik. Bunu kimse de kırmadı. Demek ki hırsız kırdı. Hem de kaçmak için kırdı. Nuri, sakin bir sesle: Hatta, pancuru benimle mücadele eden haydudun açtığına da eminim, gözümle görmüş gibi biliyorum. İhtiyar, hayret ve emniyetle: O halde? dedi. Sonra pencerenin önünde duran bir gözlüğü ve bir takma bıyığı eline alarak: Bakınız, dedi, bunlar kimin? Muhakak hırsızındır. Ya düşürmüş, ya atıp savuşmuş olacak. Ferdi, lâkırdıya karışacaktı. Fakat Nuri onu susturarak ihtiyara döndü: Efendi hazretleri, dedi, size kemali kat'iyetle şunu tekrar edeyim: Benim boğazlaştığım adam bu odadan dışan adım atmadı. Başka kaçacağı yer yok. Buradan kaçtığına aid birçok deliller var. Belki bahçede ayak izlerini de bulacağız. Olabilir.. Bahçede ayak izlerini bulabiliriz. Fakat buradaki izleri kaç madığını gösteriyor. Bir kere bu pencere ile bahçe arasındaki yükseklik üç metrodan fazladır. Bunu athyacak babayiğil varsa bile bu bizim yakından tanıdığımız Samoilof olamaz. Sonra böyle bir atlama, açık olan şu pencereden hiçbir ses çıkarmaz mı?... Böyle bir ses işittiniz mi? O halde şu gözlük, şu takma bı yık nedir? Neden cam kırılmış, pancur açılmıştır? Bize oradan kaçtığını zannettir mek için... İhtiyar, yavaş yavaş sinirlendiğini gösteren bir hareketle: Buna ne lüzum var a gözüm? Anlıyamıyorum. Bu herif pencereden kaçmadı da uçtu mu? Haydi diyelim ki biz Aman, o kadar ısrar etmeyiniz. aldandık, kapıdan fırladı, gitti. Aşağıya Hacı Reşit ve bir miras Bitmek Uzere olan » Köşe minderi » romanımızın zeyli birkaç güne kadar başlıyacaktır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: