30 Mayıs 1940 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

30 Mayıs 1940 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Flandr'da müthiş mücadele [Baç larafı 1 inci sahifede] mana hiç malzeme bırakılmamaktadır. 1 CUMHURÎYET 30 Mayıs 1940 «Amerikanm ilk müdafaa hattı Fransadadır!» TBas taraf] 1 inci sahifede] yük bir hareketin hazırlanmakta ol duğu üzerinde müttefik bulunmakta dır. Binbaşı Eliot, şimaldeki İngiliz ve Fransız kıt'alarının kurtarılmaları şanslarını bahis mevzuu ederken, şeflerin, İngiliz Gort'un ve Fransız Blauchard'ın büyük hasletlerini tebarüz ettirmektedir. Diğer taraftan, gazeteler, başmaka lelerinde, Ruzvelt'in etrafmda toplan mak lüzumunu kaydetmektedir. Daily News, Amerika Birleşik devletlerinin mümkün olduğu kadar fazla silâhlanması lâzım geldiğini söylemektedir. Cumhuriyetçi namzed Wilkie, Ohio eyaletinde Acron'da bir nutuk söyle yerek Amerika Birleşik devletlerinin ilk müdafaa hattının İngiltere ve Fransa olduğunu bildirmiş ve Amerik3nın müttefiklere derhal yardım etrnesi üzerinde ısrar eylemiştir. NewsDeal'e muhalif olarak tanman Wilkie, şimdiye kadar siyasetle hiç meşsul olmamıştır ve müttefikler le hinde söylediği bu nutuk memlekette hevecan uyandırmıştır. Alman cephesi, 29 (a.a.) Havas: Alman istihbarat biirosu, Göring'in esir edilmiş olan bütün Fransız tayyarecüerinin zincire vurulmasını emretmiş oldüğunu haber vermektedir. Ayni büro, yazıyor: Esir edilen tayyareciler hakkmda şimdi ve kadar mer'i olan alicenabane emirler ilga edilmiştir. Bundan böyle bütün Fran sız tayyarecfleri, Fransızların yaptıkları gibj esir edilir edilmez derhal zincire vurulacaklardır. Alman hava kuvvetleri başkumandanlığı, bu şiddetli tedbirleri ittihaza, Fransızların esir tayyarecilere karşı gayriinsanî muameleler yapmakta olduklarmı bildiren raporlar üzerine mecbur olmustur. Bundan böyle bir Alman tayyarecisinin öldürülmüş olduğu haber alınır alınmaz beş Fransız tayyarecisi mukabelebilmiail olmak üzere derhal kurşuna dizilecektir. Alman tayyarecilerinin paraşütlerile tayyarelerini terketmek mecburiyetinde kalıp da yere mdikten sonra öldürülmeleri halinde Fransız esirleri kurşuna dizilecektir. Bu tedbirler, şimdiye kadar mukabelebilmisilde bulunmağa sebebiyet vermemiş olan İngiliz tayyarecilerine tatbik edilmiyecektir. Göring Fransız tayyarecilerini zincire vurduruyormuş Askerî vaziyet Şimalde Flanders cephesinde Belçika ordusunun işgal ettiği cephenin yıkıhnası üzerine Thielt'den geçerek Brages ve Thourout'ya yaklaşan Alman ordusu dün Ostende ve Dixmude işgal etmişlerdir. Müttefik ordular, avcı muharebe leri yaparak, evvelce tespit edilen hatta doğru çekilmektedirler. Bu hat işgal ve müdafaa edilecektir. General Blanchard kumandasındaki Fransız fırkaları, tahkim edilmekte olan Dunkerque'i müdafaa edecektir. Dunkerque, dün düşman taarruzu sahası haricinde idi. Dün bu cephede vakî olan muharebeler çok şiddetli ohnuş, her iki taraf hava kuvvetleri büyük mlkyasta muharebeye iştirak etmişlerdir. Alman tebliği. müttefik kuvvetlerin geri çekilmesi hasebile Alman kuvvetlerinin Lille, Armantieres, Yper ve Cassel'i işgal ertiklerini bildirmektedir. Flandres ordusunun mukavemeti, müttefiklere Monmedy Stenay RethelLaonSomme hattında hazırlanmakta olan yeni hattın tanzimi için lârım gelen zaman kazandıracaktır. Somme cephesinde Fransız ordusu temirllk harekerine devam etmiş, Almanlardan üç köy geri almmıştır. Aisne mıntakasmda Almanlann nehri geçmek için Chateau Porcien civannda bir fırka ile yaptıkları taarruzu büyük zayiatla tardedilmi«tir. Meuze cephesinde ve Majino hattındaki vaziyette nir tebeddül roktur. Norveçte Narvik, müttefikler tarafından Taptedilmistir. Almanlar da bunu iriraf etmektedirler. Hulâsa: Flandres cephesindeki variyetin vahametine ragmen müttefikler burada sonuna kadar mücadeleye azmetnM* buhınuyorlar. Müttefîk ordular, lnnvetieri mütenasib bir cephe üzerinde, Dunkeraue üssüne istinad etmek üzere müdafaa için yeni hir hatta doğru çekilmislerriir. Buradaki mücadele çok şiddetli olacaktır. Emekli Kurmay dan istifade etmek imkânı araştırıldı. Bu sayede denizde hâkimiyet tesis edildikten sonra İngiliz ve Fransız filoları ve kollar, muharebenin muhtelif safhalanna göre b b kaç ihrac noktasma malik bulunmuş oluyorlardı. Bu köprü başından Franız ve İngiliz kıt'aları şark ve cenub istikametlerinden ve harb kabiliyetleri kusursuz olan Belçika kıt'aları da şimal istikamctinden gelen taarruzları karşılamakta idi. Şimal mıntakası tamamile Belçikada bulunduğu için Belçikalılara tahsis edilmişti. Fakat, Kral Leopold'un bizzat idare etmek istediği ordu münferid bir vaziyette değildi. Hatta, Zeebrugge ve Ostend'den evvel Belçika kıt'alannm sol cenahında Fransız kuvvetleri bulunmakta idi. Fransız ve İngiliz kuvvetlerile temas halinde bulunan bu Belçika ordusunu iaşe etmek imkânları diğer ordular için mevcud olan imkânlar kadar kuvvetli idi. Çünkü bu ordu iki mühim linıan olan Zeebrugge ve Ostend ile ikinci derecedeki limanlara ve kolayca istifade edilebilen sahillere dayanmakta idi. Sağlam ve iyice tahkim edilmiş olan bu köprü başı tehlikesizce müdafaa edilebilecek ve umumî harekât için bir üs teşkil edecek mahiyette idi.» XI inci atletizm bayramı En kıymetli şampiyonları bir araya toplıyan müsabakalar 2 haziranda yapılacak 2 haziran pazar günü saat 14.30 da 11 inci defa olarak seyredeceğimiz istanbul atlstizm bayramı Fener stadında yapılacaktır. Bu müsabakalar, memleketin; bazı defalarda Balkanların en kıymetli şampiyonlârını bir araya toplamış olmakla atletizm seyircileri için unutulmaz birer «spor günü» dür. Tertib heyetinin başmda atletlerin en büyük ağabeyisi, atletizmin her bakımdan en vukuflu idarecisi Âdil Giraym bulunması bu müsabakaların ne derece enteresan cereyan ettiğini gösterir. Bu müsabakalarda, 1940 atletizm mevsiminin aitı rökordmenini görmek mümkün olacak. Balkan sür'at koşuları şampiyonu Mıızaffer ve Göreni, 800 1500 rökordmeni meşhur Rıza Maksudu, 110 metroda hiç bir Balkanlının ve halen de bir Avrupalımn yapamadığı dereceyi tutan Faikı; yüksek atlamada Pulad ve Süreyyayı alkışlayacağız. Sırıkla atlamada Muhiddin de Ankaradan gelirse müsabakalar hakikaten atletizmi sevenlerin bayramı olacak. Bu müsabakalarda alınacak derece ve neticeler yüksek atlama müstesna şimdiden malum gibidir. 110 metroda Faikten, 800 1500 metrolarda Rıza Maksuddan rökor beklemek haksızhk olur. Bu atletler güzel stillerile bize zevkli birer koşu seyrettirebiürler. Fakat çok yorgun olduklarından va belki bu mevsimlik en iyi performancelarını yapmış bulunmalarından kat'iyyen yeni bir derece yapamazlar. 100 metroda şimdilik rökor değiştirmek mevzuubahs değildir. Fakat 200 metro rökorunu kırmak Muzaffer için artık bir gün meseîesidir. Muzaffer kasığından rahatsız olduğundan belki bu yarışta iyi bir derece alır. Fakat rökor yapmi3'abilir. Üç adım, tek adım, ve yüksek atlamada bir sürprizle karşılaşmak da muhtemeldir. Sırıkla atlamaya gelince: Muhiddin, belki bu hafta 3.70 ve 3,75 i geçemez. Ustüste üç defa rökor yapan atletimizden bilhassa o gün için yeni bir rökor beklemek insafsızhk olur. 100 metro Muzaffer, Melih, Cezmi, Zaven, Sczai, Kâmuran sırasi'e neticelenecektir. Melih sakatlandığından iştirak edemezse ayn) sıra ile yarış bitecektir. Sezai ile Zavenin mücadelesi bu 100 metronun en nazarı dikkati celbeden tarafıdır. Cezmiyi bunların fevkinde görmekle haklı olduğumuzu varsın kendlsi ispat eylesin. 200 metroda da Muzaffer yalnızdır. 400 metroda Gören kazanacak, diğer beş kosucunun mücadelesi pek çe'fni;1'yanş pek heyecanh olacak, Zarenin ikinciliğini Ançilos tehlikeye düşürecekse de enerjik bir atlet olan Zare sonda boş flurmıyacaktır. Kâzımın da güzel bir >arış yapacağını zannediyoruz. Kâzım yeni yeti?en çok müstaid ve zeki bir atletür. 200 metroya kadar kendini yormadan, fakat çabuk bir koşu yapar ve 130 metro kala artırmaya başlamak cesaretini gösterirse bu yarısm ikincisile müc^de'.eleri enteresan olur. Aksi halde finişi iyi olsn Ançilos üçüncülüğü kazanır. Mevsimin i'.k mühim müsabakası olan İ=tanbul atletizm maçı muhtemel neticelerini şu suretle hfilâsa ettik. Müsabaka netice^ini müsabakalardan sonra ayrıca kritiğile berrV>er var^rağ;z. Resmi harb tebUğleri Fransız karargâhı bildiriyor Paris 29 (a.a.) 29 mayıs sabah tebliği: Kıtaatımız şimalde düşmanın aşırı gayretlerine hayranlığa değer bir kahramanlıkla mukavemet ediyorlar. A lınan ve doğruluğunda şüphe olmıyan malumat Almanların dün gündü? ve bu gece cereyan eden muharebelerde verdikleri zayiatın bilhassa yüksek olduğunu göstermektedir. Somme Aine üzerinde mevziî hareketler muvaffa kiyetle başarılmışür. Düşmanın Chateau Porcien'in batı cenubunda yap tığı bir baskın hareketi püskurtülmüştür. Aisne'in doğusunda gece mühim bir faaliyet kaydedilmemiştir. Paris, 29 (a.a.) 28 mayıs akşam tebliği: . Fransanm şimalinde çarpışan Fransız ve İngiliz kıt'aları an'anelerine lâyık bir kahramanhkla istisnai şiddette bir muharebeye girmişlerdir. Ordularının kısmı küllisinden ayrılmış olan bu kıt'alar mütemadiyen takviye edilmekte olan Alman kıt'alarile on beş gündenberi çarpışmaktadırlar. Şarktan ve garbdan cenahlanr.a mütemadiyen taarruz edilen bu kıt'alar yere yapışarak veya mukabil taarruza geçerek sebat ve kahramanhkla toprağı düşmana karşı müdafaa etmektedirler. Bu hücumlara karşı durulduğu es Fransız donanmasının yararlığı Paris, 29 (a.a.) Son harekât esnasında bir çok torpido, denizaltı, avizo ve mayin gemisile sahil bataryaları ve bom bardıman filolarının takdire değer faaliyetleri ordu emriyevmisine ginniştir. Londra, 29 (a.a.) Holanda ve Belçika mültecilerine, memleketlerinin hürriyeti için mücadele etmek fırsatını vermek iç» İngiliz ordusuna bir ecnebi lejyonunun tesisi düşiinülüp düşünülmediği hakkmda meb'usanda sorulan bir suale Maliye müsteşarı şu cevabı vermiştir: «Hüsnü niyetlerini ispat eden her ecnebi İngiliz ordusuna intisab edebilir.» Londra, 29 (a.a.) İngiliz radyosunun bildirdiğine göre Kanada gazeteleri askerî mükellefiyet kanununun Kanadada tatbikım açıkça istemektedirler. Yenizelandada yalunda bütün siyasî partilerin mümessillerinden mürekkeb bir harb mecüsi kurulacaktır. Kanadada mecburî askerlik isteniyor nada doğrudan doğruya Kral Leopold'un kumandası altında bulunan ve Escaut ile Ostende'in şimali şarkî sahilindeki mevzileri müdafaa eden müttefik ordıı Kraldan ateş kesmek emrini aldı ve düşmana Yhres, Furnes ve Dunkerk yolunu açtı. Bu vaziyet karşısında General Blauchard ve Brioux'nin kumandasındaki kıt'alarımız General Gort'un kumandasındaki İngiliz ordusu ile sıkı bir teşriki mesai halinde gittikçe artan bir tehlikeye karşı koymak mecburiyetinde kal mışlardır. Bu vahim şerait altında yenilmez bir azimle en çetin muharebelere girişen kıt'alarımız sahile doğru çekiimeğe çalışmaktadırlar. Limanlann ve muvasala yollarınm müdafaasmda Fransız bahriyesi Amiral Abriol'ün kumanda smda bu kıt'alara büyük yardımlarda Ruzvelt, müdafaa meclisi kurdu bulunmaktadır. Amiral pek çok miktarVaşington 29 (a.a.) Ruzvelt. 7 da harb gemilerile Dunkerk mevkiini zattan mürekkeb bir millî müdafaa ve bu mevkie bağlı kıt'aların ihtiyac'.ameclisi teşkil edildiğini haber vermişnnı temine çahşmaktadır. Müştereken tir. hareket eden kara ve deniz tayyareleri Reisicumhur, nutkunım akislerinher an faaliyette bulunmaktadırlar. Somme cephesinde kıt'alanmızm muannidane bir taarruzu bugün nehrin cenubunda düşmanın işgali altında bulunan bir köprü başmın zaptı ile neticelenmiştir. Bir kaç yüz esir alınmıştır. Cephenin diğer kısımlarında kayda değer bir şey yoktur. den memnun Ecnebi lejyonu kuruluyor Norveçliler Fransaya dört »eyyar hastane verdiler Kanadadan tayyare alındı Ottawa, 29 (a.a.) İngiliz Hava Nezareti tarafından Kanadah bir talim tayyaresi fabrikasına bir buçuk milyon dolarlık bir sipariş verümiş olduğu, mühimmat ve iaşe dairesinden bildirilmektedir. Feridun Dirimtekin Gazeteler tarafından iri harflerle Paris, 29 (a.a.) Bu sabah Reynaud Mareşal Petain, General V/eygand ve A bildirilen fena haber, muhtemel netimiral Darlan ile görüşmiiştür. Bılâhare celeri derhal anlaşılmış olmskla beraingiliz sefiri Cambel'i ve işçiler sendi ber halk tarafından büyük bir süku kası murahhaslarile birlikte Iş Nazın netle karşılanmıştır. Askerî vaziyetin inkişafını dikkatle takib etmiş olan Pomaret'yi de kabul etmiştir. kimselerin ekseriyeti böyle bir habere Şarktaki Amerikalılara verîlen intizar etmemekle beraber fransız ve emir İngiliz İmparatorluğunun raferi elde Beyrut, 29 (a.a.) Buradaki Ameetmek için bizzat kendi kaynaklarma rika konsolosluğu Yakm Şarkta oturan güvenmesi icab edeceği ihtimalini de Amerikalıları bilhassa nakliye vasıtala pözden uzak tutmamakta idiler. İngi rındaki kararsızlık dolay^şj^e. mümkün liz halkının büyük bir kısmı harbin olduğu kadar çabuk memlekete dön ergeç kendi sahillerine ve ikametgâhftmeğe davet etmiştir. larının eşiğine intikali ihtimaline tâf İngiliz ordusu yeni bir. müdafaa mamen hazır vaziyettedir. Fransız Başvekilinin istişareleri K J hattı tesis etti Londra 29 (a.a.) Reuter ajansının salâhiyettar bir membadan üğrendi ğine göre ingiliz seferî kuvvetleri, müttefikleri Fransızlarla birlikte şi mal mmtakasında çarpışarak munta zaman ric'at etmektedirler. Şiddetli dümdar muharebeleri bu harekeü himaye etmektedir. Londraya gelen malumata göre, müttefik kıt'aları, bilâhâdise sahile doğru çekilmişlerdir. İngiliz seferî kuvvetlerinin muayyen bir hat tesis etmeğe muvaffak oldukları ve burada şiddetle mukavemet ettikleri zannedilmekte dir. Tesadüf edilen müşkülâtın pek bü yük olmasına rağmen kıtaatın mane viyatı pek yüksektir. Terkedilmesi ihtimali bulunan harb malzemesinin düşmana yaramaması için tahrib edileceği muhakkaktır. Belçika Kralınm teslimile hasıl olan çok müfkül vaziyet Paris 29 (a.a.) Havas ajansı 23 te şu haberi veriyor: saat Paris 29 (a.a.) Norveçin istilâsına rağmen Norveç kolonisi Norveçli gönüllülerin idaresinde dört seyyar hastane vermişlerdir. Bu hastaneler Hariciye Führer'in umumî karargâhı 29 (a. Nazırı Daladye'ye teslim edilmiştir. a.) Artois'daki Fransız ordularının Almanlann zayiatı müthiş mukadderatı taayyün etmiştir. Bu orParis 29 (a.a.) Havas ajansı askeri duların Lille şehrinin cenub bölgesinvaziyet hakkında saat 14.45 te asağı deki mukavemeti kırılmıştır. daki izahatı vermektedir: Di^mode, Armantieres, Bailleul ve Stavanger'de tahrib edilen Dunkerrıue'in garbmda Bergues böl Alman tayyareleri gesine sürübnüş olan İngiliz ordusu da, Müşahidlerin kanaaüne göre Alman teksif edilmiş hücumumuz Jola>nsile zayiatı son derece ağırdır. Bu gün son imhasını bekleyebilir. derece bir şiddetle devam etmekte oFlandres'lerin şimalinde ilerlememiz lan muharebe, müttefik tayyare kuv neticesinde, Bruges'i geçtik. Ostendo vetlerinin müdahalesile devam etmektedir. Düşmanın yakuı ve uzak gerileri alınmış ve Dixmude'e varılmıştıv. Yrer üzerine kesif bombardımanlar yapıl üzerinde ve Ypres'in şimalinde Yser mıştır. Geçen günlerde olduğu gibi bu kanalı üzerinde, düşman hâlâ nevmi bombardımanların hedefi, başlıca yol dane mukavemet ediyor. 1914 te kahramanca çarpışmalara lar, mevcud kalan köprü veya doklar, harb sahnesine gelmekte olan piyade sahne olan Lanşemarch civarındaki kıtaatı ve kamyon ve zırhlı vesait ol Alman gencliği ölüleri abidesi üzerinmuştur. Almanyada Bremen ve Ham de Alman harb bayrağı dalgalanmak burg'daki askeri tesisat yenideı bom tadır. balanmış ve büyük bombalar bir çok Lille'e şarktan ve garbdan vanlmış mayi mahrukat depolarına isabet ede ve şehir alınmıştır. rek yangmlar çıkarmıştır. Garbdan yapılan ilerleme ile ArmenLondra 29 (a.a.) Hava Nezarcti bildiriyor: Dün bombardıman edilen Stavanger [Başmakaleden devam] tayyare meydanı üzerinde 22 düşman tayyaresi tahrib edilmiş ve hasari uğ sir silâhlarını veriniz, kullanamaz. ratılmıştır. Narvik'te 8 düşman tayya Kalbinde kuvvet ve azim olmıyan resi tahrib edilmiş ve hasar.ı uğrahl viicudlerin ellerinden siiâhlar diimıştır. 13 İngiliz tayyaresi dönmemiş şer. Onun için ruh kuvveti insan tir. oğlu için harbde de, sulhta da da Alman karargâhı bildiriyor tieres işgal edilmiştir. Bailleul civaruıda hâlâ muharebe olmaktadır. Cassel'in şarkında düşmanın ters cepheden müdafaa ettiği müstahkem Fransız hudud mevzii yarılmış ve Bel^ika hududuna varılmıştır. Wormhoudt civarinda hâlâ çarpışmalar olmaktadır. Dönkerque ağır topçumuzun ateşi altındadır. Alman hava ordusu, 28 mayısta geri çekilmekte olan her türlü kollara, asker ve zırhh arabalar tahaşşüdlerine hücum etmiştir. Belçika Fransa sahili açıklarındave Manş kanahnda keşif ve muharebe tayyarelerinin yantıkları istiksaf esnasında, 3 torpidoya, 2 nakliye gemisine ve 2 kargoya bombalarla hücum edilmiş ve kunlar ciddî hasara uğratılmıştır. Berlin 29 (a.a.) Alman orduları ba?kumandanlığınm tebliği: İngiliz ordusunu imhava matuf hüctımuna devam eden Alman kıt'aları. Yores ve Kemmel'i hücumla almıslardır. Vasinî^ton 29 (a.a.) Ruzvelt, ga zeteciler konferansında yaptığı beya natta geçen pazar günkü nutl'jndan sonra aldığı mesajlardan çok memnun olduğunu bildirmiştir. Bir çok telgraf ve mektublar Amerika Birleşik hül~umetine müzaheret bildirmektedir. Kızılha"a bir çok çek geımiştir. iki domnma ihdas *diliyor Vaşington 29 (a.a.) İki Okyanus için iki filo ihdas edileceğinden ısrarla bahsolunmaktadır. Meclis, gemilerin ve donanmayr. aid on bin tayyarenin inşasmm ve 16.000 yeni pilot yetiştirilmesinin tacilmi natık olan kanunu tasvib etmiştir. Ford, giinde 1000 tayyare yapacak Her memlekette Besinci kol Detroit Michigan 29 (a.a.) Henri Ford verdiği bir mülâkatta icab ettiği takdirde bundan alü ay sonra, Ford otomobil fabrikasının ?ünde hin tayyare imal edebüeceğini söylemiştir. Ford, bu şerait dairesinde tayyarelı?rin maliyet fiatının sekizde bire ineceğini ilâve etmiştir. Breziivada üs tesisleri Vaşington 29 (a.a.) Brerlya toprakları ÜTerinde deniz üsleri ihdssı suretile Panama ve Brezilyanm mü dafaasma Amerikanm iştiraki icin Rio ile Vaşington arasında görü?meler devam etmektedir. Projenin VenezuPİIa ile Halapagos adalarında ve Cocos'dekilere b<>nzer üsleri ihtiva etmek+e oldugn biHiriliyor. • Kral Leopold'un kıt'alarına tahmil ettiği anî ve anlaşılmaz esaret netice sinde, düz arazide cenahlarından birini kaybetmiş olan Blanchard ordusu daha dar mevzilerde düşmanın şiddetli h ü cumlarına karşı muvaffakiyetle m u k a vemet etmektedir. Düşman şimalden Dunkerque'i mü dafaa eden Belçika kıt'alarının çekilmesile hasıl olan vaziyetten azamî istifa deyi temin etmeğe çahşmaktadır. As kerî bakımr1=n bu çekilme mesetesinin izahı kabil değildir. Bursada koza vaziyeti Bursa (Hususi) Koza vaziyeti bu sene çok iyidir. Geçen seneye nazaran daha fazla miktarda tohum açılmış ol duğu gibi havalar da müsaid gitmiştir. Bunun için koza rekoltesi fazla tahmin edilmektedir. Kozacıların saün aldıkları tohum miktarı 79336 dır. Ayrıca İpek Eöcekçüiği Enstitüsü ve istasyonlarınm iîtilısal ederek halka parasız olarak dağıttıkları miktar da 6335 kutudur ki, n.ecmuu 83371 kutuya baliğ olmuştur. Anadolu ve Trakyada koza istihsal eden muhtelif mmtakalarda böceklerin 3 üncü ve 4 üncü yaşları arasında normal olarak beslenmelerine devam edilmektedir. Bir kaç senedenberi dut ağaclanna ârii olan diyaspis haşeresile yapılmakta olan kimyevî ve parazit mücadelesi bu sene tam bir şekilde müsmir neticeyi göstermiştir. Hastalıklardan kurtulan dutkıklar yaprak bakımı itibarile kıyP+'Hir. «İngiliz ordusu çelik Rİbidir ve bu şekilde mücadeleye devam edecektir!» Londra 29 (a.a) Londra askerî mahfilleri şimalî Fransa ile Belçikada vaziyetin aldığı çok nazik çekil kar şısında. İngilizlerin her ne pahasma olursa olstın Flandr'da Fransızlann yanıbaşında mücadeleye devam azimierini teyid suretile anî bir aksiilâmel göstermişlerdir. Beyanatta bulunmağa mezun esken bir mümesfil Renter ajansınn gayri resmJ olarak aşağıdaki sözleri söyle miştir: « Parolamız şudur: Çelik gibi snğlam dnrunuz!» Salâhiyetli mahfiller BelMkalıların bözulması üzerine vaziyette hasıl olan beklenmedik neznketi asla gizlemek te=ebbÜ5Ünde deSildirler. Flandr'daki müttefik kuvvetlere yi yecek. siiâh ve berrin verilmesi me selesi çoktanberi itinah bir tetkike mevzu teşkil etmekte ve hükumet makamları denirden gittikçe zorlaşsn bu işi donsmma ile tam teşriki mesai halinde karşılamağa amade bulunmaktadırlar. ' Müttefik ordu ile Belçika ordusunun Blanchard ordusunda işgal ettikleri mevki ne idi? Lâzım gelen yerlere yerleşmiş olan Belçika fırkalan muntazam bir heyeti umumiyenin muntazam bir u n s u r u n u teşkil etmekte idiler. Müttefiklerin k u mandanı, Almanlann Bapaume'i yar m a l a n üzerine, geniş ve sağlam mühim bir köprü başı vücude getirmeğe m u vaffak olmuştu. İhtiyacları kolayca temin edilen bu mevkiin Somme cephesile alâkası yoktu. G r u p mevcudlarının ehemmiyeti. harb kabiliyetleri ve silâhlaBursa (Hususî) Mudanya Halkevi rı n a z a n itibara alınarak bir kaç liman köycülük kolu tarafından her sene ma^ «>^ yısta tertib edilen büyük köy bayramı Mudanyada köy bayramı Dunkerque kaleleri Karadan ve denizden şiddetle müdafaa edilecek Paris 29 (a.a.) Şimalde şiddetli ve müphem bir muharebe cereyan etmektedir. Bu mmtakada Fransız ve İngiliz kıt'aları. Alman kütleleri arasından sahile doğru kendilerine bir yol açmaktadırlar. Vis Amiral Abriol'le Fransız bahriyelileri Dunkerque müstahkem mevkilerini sağlam bir surette işgal etmektedirler. ^ S bu sene de yapıldı. Köylü, şehirli, kadın, erkek beş bin kişinin iştirak ettiği bu bayrama Yürükali istasyonu civaruıda İstiklâl marşile başlanmıştır. Müteakıben köycülük kolu reisi muallim Hilmi Aktan bu bajTanım ehemmiyetini. ve Türk birliğinin dünya kar'şısmdaki vaziyetini anlatan bir nutuk söylemiştir. Bayramda at yarışları, atletizm müsabakaları, güreşler yapılmış. millî oyunlar oynan mıştır. Akşama kadar tam bir neş'e içinde geçen bayramdan sonra çok çocuklu köylü annelere merasimle madalyalan verilmiştir. Ayrıca köylülerle nüfus ve s'ocuk mev7uu etrafmda hasblhaller yapılmıştır. Kövlü ile şehirlivi birbirine Sanıtmak, millî sporu teş\âk etmek bakımından bu bayramın çok iyi tesirleri îîmaktadır. Haydarpaşa Nümune haslanesin de! Gözlerini indiriyor. Başını, kendini kollarından tutan Eşref Beyin omuz ları üstüne koyuyor. Ağlayor.. Vücudünün sarsıldığını, dizlerinin titredi ğini pörüyoruz... Eşref Bey diyor; Kanapenin üzerinde duran pardö süjü göstererek: Şunu sırtıma atın ve benimle beraber gelin!.. Nereye gideceğiz hanımefendi? Hastaneye!» Fakat? Susun rica ederim Eşref Bey susun! .. Kulaklarım uğuldayor. Hiç bir ses duymak istemiyorum!.. İhtiyar adam, pardesüyü alarak kadının omuzlanna koyuyor. Ağır ağır kapıya doğru yürüyorlar... Polisler peşisıra geliyorlar... Kapı kapanıyor... *** Hastane... Tani geceyarlsına bir saat var... Insariı bir kâbus gibi saran, kesif ve ima birinci silâh olmuştur ve öyle de kalacaktır. Bozguncu ruh en basit şeklile haricî tesirler önünde insanın kendi kafasını işletmemesinden doğar. Bugün tehlikenin ateşleri içinde yanıp tutuşan Fransa ile lngilterede kuvvetli kalbe müstenid sağlam bir azim ve iradenin buz deryasını andıran soğukkanlılığı varsa bunun s.ebebi sadece tehlikeyi bütün hududlarile muhakeme ederek erkckçe verilmiş kararlardan ibarettir. Bozguncu ruh ile tehlikc eksilmez, artar. Tehlikeyi yenmenin yegâne çaresi onun hakikî olarak neden ibaret olduğunu bilmek ve ona pek gözle bakarak icabında hayatı istihkar eden bir azimle kaışı koymaktır. Harbin ateşleri içinde yüzen memleketler için doğru vaziyet bundan ibaret olunca onun dışında bulunan memleketlerin hakıkati daha serin bir görüşle müşahede ve mütalea etmelerinden ve tedbirlerini de ona göre almalarından tabiî bir şey olamaz. Yugoslavyanın bizim vatandaşı kızdsran tedbirlerinde sadece tabiilik vardır. Bu gibi ahvalde mes'ul hükumetler üzer'erine düşen vazifeleri yaparlar. Biz meseleyi bilhassa millet bakımından mütalea etmeği tercih ederiz. Meselâ kendi memleket ve milletimizi ele alarak bu bakımdan takib edeceğimiz hareket hattını düşünelim: Türkiyede beşinci kol var mıdır? Bilmiyoruz. Fakat kesif bir şekilde değil, az miktarda olsa da vardır diye kabul ederek uyanık durmak doğrudur. Türkiyede böy le bir beşinci kol hangi gayeler için çalışır? Muhtelif temler arasında şunu söyleyebilecekleri malumdur: Türkiye ne diye Fransa ve lngiltere ile malum anlaşmalannı yaptı? Işte Almanlar her teveccüh ettikleri istikametlerde muvaffak oluyorlar. Bunun sonu nereye varır?... İlâh. Kafamızı biraz işletince bu sualin cevabı kendiliğinden gelir: Türkiyenin yaptığı anlaşma, Türk emniyet sahalarına tecavüz vuku bulduğu zaman işleyecck bir anlaşmadır. Yani tecavüzî değil, tedafüidir. Cihanı yakmağa hazırlanan ateş karjısında Türkiye için alınabilecek en makul ve en zarurî tedbir bu idi, ve bu sayededir ki bugün Balkanların istikrarına şahid olabilmekteyiz. Balkanlara ve Türkiyeye harb gelir mi? Nihayet geleceği varsa gelir. Bizim davetimizle değil, kendi kendine. Fakat geleceği varsa elbet göreceği de vardır. Biz Balkanlılar harb bu taratlara gelebilirmiş diye paçalarını salıverecek insanlar değiliz, olmayız ve olmayacağız tabiî. Biz boyunlarını bıçağa uzatan koyunlar değiliz. Bu basit muhakememize karşı gelsin de beşinci kol bizim çelik sinirlerimizi bozsun bakRİım. Bozguncu ruh kadar insanlığa zül teşkil edecek bir vaziyet olamaz. Vatandaşlanmızın üzerine bu zilletin hatta faraziye ve ihtimal halinde tek zerresini dahi kondurmak fikri bizden ebediyen uzaktır. İtalyan muamması? [Ba? tarafı 1 inci sahifede 1 yet bir esas olarak telâkki edilmektedir. İngiliz ve İtalyan delegeleri halen Romada teferrüatı tespitle meşguldürler. Wengvood, her halde kabul eder ki, bu göriişmeler yapılmakta iken, daha uzun tafsilât veremem.» Londra, 29 (a a.) İyi ma'.uır'at almakta olan mehafil, Sir Wilfrid Greeie'in Akdenizdeki kontrol mese'esine müteallik olarak ifaya memur olduğu vazife teknik sahada muvaffakiyetle hitama ermitir. Sir Greene bu hususta İtalyan eksperlerile mutabık kalmış olduğunu beyan etmektedir. Maamafih siyasî sahada böyle bir netice elde edilememistir. Binaenaleyh alâkadar hükumetler, elde edilmiş olan teknik itilâfı henüz tasvib etmenııslerdir. Henüz siyasî bir itilâf yok Türkdo^n Trenlerde harsızlık yapan adam yakalandı Bir müddettenberi Ankara, Konya, Adana ve sair yolcu trenlerinin bağaj vagonlarına dadanan bir hırsızın muhtelif eşyalar çaldığı polisçe tespit edilnüşti. İki gün evvel Ankaradan gelen Toros ekspresinde yolculardan Erenköyünde oturan Hayriyenin bağajda bulunan sandığının kilidi kınlarak 500 lirahk eşya ile sandıkta bulunan 100 Ura kadar parası çalınmıştır. Hırsızlığm haricden yapılmasımn güç oîduğunu nazarı dikkate alan polis, bunun trende vazife alan bir şahıs tarafır.dan yapılabileceği neticesbıe varmlş ve bu suretle hırsızın trende silicilik yapan Fskişehirü Mehmed Ali olduğunu tespit etmiştir. Mehmed Ali dün Üsküdarda Çinilihamam sokağmda metresile beraber oturduğu evde yakslanmış ve calman eşyanın mühim bir k'smı evde bulunmuş, bir kısmını Polatlıda s?tığını itiraf etmiştir. Fransızlar ftalyayı terketmekten menedildi! Roma 29 (a^.) Fransız İtalyan hududu resmen kapalı olmamakla beraber bir miktar Fransız tebaası an sızın İtalyayı terkten menedilmişler dir. İtalyadan çıkmak için vizelejin almmaması sebeb olarak ileri sürülmekte ise de şimdiye kadar böyle bir mec buriyet yoktu ve bu yeni kaide de yalnız Fransızlara tatbik edilmektedir. Amerikalılar istisna cr'ildi Roma 29 (a.a.) İtalyadan ayrıl mak isteyen yabancıların italyan polisinin müsaadesini almağa mecbur eden kararname Amerikalıları bu mecburiyetten müstesna tutmaktadır. îngiltere Sovyetler müzakerah YUNUS NAD1 İdamdan 24 seneye Beylerbeyinde, evvelki sene tcmmuzunun yirmi sekizinde karısı Sadiye ile kaynanası Senihayı bıçakla öîdürmekten suçlu İsa, İstanbul birinci ağırceza mahkemesinde dün akşam idama mahkum edilmiş, fakat bu ceza 24 sene ağır hapse çevrilmiştir. herhangi bir şekilde hastayı tahrik edici bir hareket yaparsanız, yaralıyı tehlikeli bir vaziyete sokmuş olursunuz!... Henüz daha ayılamamıştır. Narkozun tesiri altında bulunuyor. Aynı zamanda çok zayıf, ve kansız düştüğünü de unutmamanız lâzım!... Merak etmeyin doktor, metin ohnağa çahşacağım. Beyazlar giyinmiş adam, yavaşça kapmın tokmağını çeviriyor. İçeri giriyoruz... Burası, küçük bir elektrik lâmbasile aydınlatılmış loş bir odadır... Tam kaÇnmn karşısma isabet eden yerde, geniş perdesiz pencereler yükseliyor... Pencerelerin sağ tarafında bir gardrob, sol tarafında da, ayaklan kapıya doğru uzatılmış, demir bir karyola var... Karyolan;n içinde bir adam yatıyor... Üzerinde kar gibi bembeyaz bir örtü... Bu bembeyaz örtüyü ta omuzlanna kadar çekmişler... Yalnız yüzü görünüyor, tavanda yanan küçük elektrik lâmbasının donuk ışıkları altında, derisi buram buram terleyen renksiz, hareketsiz sarı bir yüz!.. Londra, 29 (a.a.) Avam Kamarasında Sir Stafford Eripps'in Moskovadaki memuriyeti hakkında sorulan bir suale cevab veren Hariciye Müsteşarı Bütler bu hususta yakında beyanatta bulunabileceğinı ümid ettığini söylemiştir. Bütler, bazı könferanslarm ve radyo haberlerinm Sovyet aleyhtan temayülîerinden şikâyet eden müstakil mebuslardan Wedgwood'un ortaya attığı bu meseleyi tetkik edeceğini ümid eylemiştir. Karyolanın başucuna konmuş demir bir sandalyenin üstünde, genc bir hastabakıcı oturuyor. Elinde beyaz bir tülbend, arada sırada, karyolamn içinde yatan adama doğru eğilerek, saçlarından yüzüne doğru süzülen terîeri siliyor... Masa surahi bardak büyük bir oksijen torbası ve llâc şişeleri... Demir sandalyenin üzerinde oturan kadın, içeri doktorun girdiğini görünce, avaklannm ucuna basarak ayağa kalkıyor, doktor ona doğru bir kaç adım yürüyor... Uyanmadı mı henüz? Hayır. Sayıklamıyor mu? Sayıklamıyor. İnilti filân? Hiç bir şey yok... O sırada elinde tuttruğu beyaz bir mendili ağzına götürerek, kapının açık duran aralığmdan içeri giren Neclâ, bir an başını kaldırıp da, demir karyolamn içinde bir ölü gibi hareketsiz yatan Mecdiyi o halile görünce, kendini tutamıyarak, ellerini bir kapak gibi yüzüne Bir Sovyet generali alelâcele Litvanyaya gitti Kovno, 29 (a a.) Sovyet müdafaasında komsier muavini General Loktionof e\velki gün hususî bir vnzife ile anî olarak Kovno'ya gelmiştir. Mezkur Genoralin yakında Riga ve Tallin'e gidcceği söyleniyor. kapatıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlamağa bsşlayor... Doktor hemen ona doğru yürüyor... Aman hanımefendi... Kachn susmsk, hıçkırıklanmn sesini duyurmamak için dudaklarını ısırıyor, mendilini ağzma bastırıyor, fakat muvaffak olamıyor. Hanımefendi; dışarı çıkarmağa mecbur kalacpğım sizi! Elimde değil doktor. ne yapayım, zaptedemiyorum kendimi! Bana vadetmişliniz ama!... Peki susacağım doktor, ağlamıyacağım. Kendimi tutmağa çalışacağım. Neclâ, ellerini iki yumruk yapıp, ağzına kapadıktan sonra, yavaşça başını kaldırıyor. Sendeleyen adımlarla ağır sğır yatağa doğru yürüyor. Tam Mecdinin başucuna geliyor. Duruyor. Gözlerini bir an, onun yumulu gözlerine götürÜ3'or. Bakıyor. Dudaklarının titrediğini, yüzünün perde perde beyazlaştığını görüyoruz... Şayanı hayret bir metanetle dizlerini bükerek, vücudünü demir sandalyenin üzerine bırakıyor. k f Arkası var] ASK % ve MACERA ROMANI ^iLKveSÖN YAZAN: ESAD MAHMUD KARAKURD Daha belli değil efendim!... Cinayetin neden ileri geldiğini anlayama dık henüz'... Yarası ağır mı? O kadar ağır değil!... Şey.. Tabiî ameliyatm neticesini beklemek iâ zım!... Ameliyat da mı oldu? Evet. Kurşunlardan birisi mide sini delmiş de... Neclâ koltukların kenarlannı tuta rak ayağa kalkmağa çalışıyor. Sağ elini, yanıbaşında duran Eşref Beyın omzuna koyuyor. Vücudünü titreyen dizlerinin üzerinde rutmağa çalışıyor. Yı kılmamak, bir tarafım parçalamamak, deli gibi haykırmamak için, insan kudretinin üstünde bir kudret, metanet gösteriyor... Ayaklannı süriikleyerek kapının önünde duran kısa boylu, siyah elbiseli adama doğru yürüyor. Gözlerini onun gözlerine götürüvor. Sonra, ancak işitiiebüecek kadar ha fif, nefes gibi bir sesle yalnız: Yaşayor mu diyor?... Yaşayor efendim. Doğru söyleyin! Yemin ederim efendim, rliçir. yalan söyleyeyim. Yaşayor!... Hangi hastanede? korkunc bir sessizlik... Beyaz badanalı duvarlar aralık kalan kapılarından, karyolalarmın demirleri görünen odalar lâmbaları titrek. loş salonlar ve üzerinde tek insan çölgesi dolaşmıyan uzun, karanlık hastane koridorları!... Bu üzerinde tek insan gölgesi dolaşmiyan uzun, karanlık hastane koridorlannın bir köşesinden, birdenbire iki üç hayaletin belirir gibi olduğunu görüyoruz... Bu hayaletler yavaş yavaş büyiiyerek, bulunduğumuz tarafa doğru geliyorlar... En önde beyazlar giyinmiş bir erkek, onun arkasında bir kadın, ve kadının arkasında da, biri ihtiyar, diğer ikisi genc iki adam var... Ayaklannın «clarına basarak yürüyorlar... Gölgeleri peşlerinden sürükleniyor... Bir odanın kapısı önünde duruyorlar... Beyazlar giyinmiş adam, yanındaki kadma doğru eğiliyor. Fısıltı ile konuşarak: Hanımefendi diyor metanetinizi ve soğukkanhlığınızı muhafaza buyurmanızı tekrar rica edeceğim. Eğer kendinizi tutamaz, yüksek sesle ağlar, ve yahud

Bu sayıdan diğer sayfalar: