20 Mart 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 11

20 Mart 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 11
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

i i i l | i 3 i i > z i $ yontu; — 4jamoy sarşeuog od nod alişd : - dsaşısınd Ge saraşasımod — osu ofgüme : Eğ9M0)0 0j0 :onE 49)9UNDİ YB99U9JJ99ZI © “YEUTEÇEADIŞ damsnd Sola #ng010 — #1gojO :ngoyE yonunk << oğuntu :aoğosur T1gomoyo *sıpu — teyDŞ Sp UOKU > NOMADY yaUrudd, uOpığ UAu£ » youdağ suyun auta yz sd *yooyeX “yarma diyez yuymarna YEUEpYAOX "your GO “und O “dep sp İN İO “şokla - 2 4046 s91ZpDO EMİR *yotof O, rrujep *sprekojnog aj Josr4 tu; öp 13e,S Tt puenb mod şesnu sanofnoj #ef v9 ! i 5 z : p ı Zz 8 2 ğ 8 is Ss ş 3 R “ “ ” 5 4 z $ p $ : *MDACÂNYAOK Yow)93 ekiğieş Uvprirey ap “40poppDO öyuob oymudağ virğ4ty VOpiĞDJ “ UP “ gpaea upüdz ote nallol 0P YYDP Spa Mg da, Capaopng 9) 3s4Kw04) OP DS PID 4gd 490 #nlnj 9f 9) Minsofiypoglm yaypuoj 109 'b9P OP İM roknşogkuy igı Yaun3 Ayr SPaOLOPPN, seğunzyi ayr — kâr bir el hareketi yapmaktan kendini alamadı. Boynuzlarının boşluğa saplandığını hayretle gören boğa tekrar gencin üze- rine saldırdı. Don Sezar hiç ücele et. meden kırmızı kumaşa sarıldı ve sırtı- W boğaya çevirerek yürümeğe başladı. Hayvan hiddetle sağa hücum etti. fakat kumaşla karşılaştı. Hemen eka- binde dönerek sola atıldı, gine kumaş. la karşılaştı. Don Sezar kıvrak vücudi- İs bir sürü hareketler yaparak datbeler den kurtuluyor ve boğa mütsmudiyen kumaşa saldırıyordu. Alkış sesleri, bir gök güslemesi şid- detile devam ediyordu. Bütün hücumlarının boşa gittiğini Bören boğa, sanki bir çare arıyormuş Bibi, bir aralık duru, Sonra kulaklarını dikti, hiddetle eşindi ve hızar almak için geriledi. Don Sezar kumaşı iyice gerdi ve boğanın yanma kada! sokula. Tak onu kızdırdı. Boğa kafasını eğerek tam hücum €- derken, Don Sezar da birdenbire ku- Maş: İndirerek yarım bir daitc şeklinde bavada çevirdi ve ayni zamanda syak. İârıni yerden kahlırmadan hafif bir bel hareketile yana doğru kaçınarak bo- Haya yol verdi. Boğa, ona sürünerek tekrar kumaşın Üeztine saldırdı. O zaman Don Sezar anın etrafında yarım bir çenber çi- Zerek döndü ve tekrar karşısma geçti. Yalnız, bu defa kılıcının ucunda bo. ğanm boynuzları arasından büyük bir maharetle aldığı şeref kordelas: sallanı Yordu. O zaman, bu ane kadar, heyecan ve dehşet içinde ttriyen seyirciler, sevinç» lerini çılgın bir alkış ve takdir avaze- lerile izhar ettiler. Bazıları bağırıyor. | “bazıları da (o alkışlıyorlardı. | Şurada 92 CÜCENİ 2070) sap 79 sıusantıaa sap 'sanbutg sop 'susEğtu sop ved Şdn00 4#ısyuda YOZISsNvuA “fon say ak no — *BONOYUYA Sor #)aLrz “ouurd Uoyya MOR isaşoyyan saf ans ayulssud s3) snonaafo, — £ SnunyOo şüvaşr ua “oryod sp Yeon, #nbesoj onb aşesneyo VI dağ gÜ ou sf Saşagulddu? SAIŞNE 9) Surg — 1“ anımyo “9ppey NğApJO UPUOS 'opu;sAYAJIM “#sngoyne,, Ş “OJE? SONLU Baf SARMALI) SpşuaaNSİ purmd.— -ADABIY Ki Çan olipmgad O vo ni 9) wp 9d gut gf 'n pp vd om 9) RTE) puyiu OPEN O - wap Wi apps o vgıĞ Kl unoj wafişg 190 145944 peyda yi 419801 ap Na “0W) nb uyg isene 1s “op O, orendu e, aNrEUUCO ZoAIp SON 'srOyy — “anmol ağyurazd NE Mu “gön: saj sup spgod our al 'ynoş np Sed SIYUL ;yO — iouuoşsusg gun, “po yendi 40 güya Şoiyy agyr) onunSanGINU ıuaışsuda VOZISNYUA gepey upoy Teed 44 FEZOYAN onbsd N AŞKI bir kahkaha, ötede sinirli bir hıçkırık duyuluyordu. Her taraftan, asabi çebreler, garip ifadeler, faltaşı gibi açılmış gözler gö- rülüyordu. Tribünlerdeki kadınlardan biri, he yecan ve asabiyetten, önünde oturan bii asilzadenin boğazını sıkmağa başlamış- tr. Bütün bu garip ve şiddetli nümayiş- Ter vuku bulan aksülâmelin neticesiy. di. Çünkü Don Sezar boğayı iyice kız- dırdıktan sonra, yerinden kımıldömâ- dan güler yüzle onu bekliyor ve bu su. retle seyircileri tarif edilemiyecek bir heyecan ve dehşet içinde bırakıyordu. Herkes dehşetli nazarlarla mütemadi- yen hücum eden boğaya ve tam sonan da onun ölüm darbelerinden hüyük bir sükünetle kurtulan gence bakıyordu. Kralın locaşında, kendisine karısının hiyanetini hatırlatan gence karşı “üyük bir kin besliyen kral bile, onun bu teh- Jikeli oyunları karşımda O heyecanını gizliyemiyordu. Fausta sakin görünüşüne rağmen, gençin bir tek yanlış hareketinin bir tek iyi hesaplanmamış adımının ölüm. ie neticelebileceğini ve bu suretle bü. tün proje ve ümitlerinin suya düşece- ğini düşünerek ürperiyordu. Yalnız Espinoza sakin duruyordu. Masmafih şunu da söylemek icap eder ki, gencin, boğanın hücumların sükü. netle beklediği saat kadar uzun sani» yelerde, bütün asilzadeler onun mah- küm olduğunu bildikleri halde, kendi. sine indirilen müthiş darbelerden kur- tulmasını temenni ediyorlardı. Don Sezarın kordelayı çıkârmiş ole duğunu gören sey'reiler, heyezanın wer diği zaaf ve bitkinlikten kurtuldüktan sonra, tasavvur edilemiyecek, çılgınca DERSLERİ FRANSIZCA DERSLERİ FRANSIZCA ei “Auto: oto,, kelimesi “automobile: ofomobil,, kelimesi- nin kısaltılmış şeklidir. — taksimetre, li otomobil manasma, kullanılan bir kısaltmadır, taksimetre bonlevard: bulövar — geniş cadde il s'agit: #l saji “ mevzuubahistir, mesele ... dir accompagner! akonpanye < refakat etmek un bout de chemin! ön bu dö şömen — az buçuk avoir peur: avmer pör - korkmak Yeni kelimeler üzetind “Taxi: faksi,, de, bizim de kullandığımız gibi, “ perdre: pördr — kaybetmek peur (1): pör — korku mieux:; miyö > daha iyi mâlre: bir kitaba ihtiyacım var. Resim üzerinde Tas nutos, les taxis, les tramway, İes autobus, los ca- mions semblent se poursuivre, se croiser et se döpasser. (Le zoto, e taksi, le tramud, e otobüs, le kamiyon biribirlerini geçmek.,, sanbi sü purdüivr, sö kruase # Bö depnse), “Otomobiller, taksiler, tramvaylar, otobilaler, isamyon- J'ai besoin d'un livre avoir peur: avar pör — korkmak I'ni peur: je pör — korkuyorum lar benziyorlar biribirlerini takip etmek, biridirlerile çar. Bunun gibi; peur: pör — korku pışmak ve CÜCENİN AŞKI küçük güzelin karşısında hayranlıkları» nı gizliyemediler ve bunu açıkça izhar etmekten de çekinmediler, Bütün ağız. larda: “Bebek! mini mini bebek! Ne gü zel bebek!,, gibi takdirkâr Oo cümleler dolaşmağa başlamıştı. Şiko böyle bir (o muvaffakiyet elde edebileceğini düşünmeğe bile cesaret edemezdi. Artık sevincine payan yok” tu, Fakat bunu yüzünden belli etmiyor du. Yalnız dimdik duruyor ve kendin. den emin insanların © tavrile kaması- nin kapzasını oynatiyordu. Kafasmda hep ayni düşünce gidip geliyordu. — Ah! diye düşünüyordu. o Juana burada olsaydı! Bunları görebilse ve duysa! Ve nihayet (o anlasa ki ben bir erkeğim ve erkek kalbimin bütün kuv- vetile onu seviyorum!,, Ah burada ol. saydı! Fakat Juana hakikaten de oradaydı, orada, halkın arasında kaybolmuştu. Vakia Şiko onu görtnüyordu. Fakat o, kendisini seven cüceyi pekâlâ görebili- yordu. — Evet! Juana oradaydı, olup biten şeyleri görüyor, bütün söylenen sözle- ri duyuyordu. Güzel, muhteşem ve asil kzdmların yüzlerindeki hayranlığı, tak. dirkâr sözlerini görüp duyuyordu. Juana, hiç bir kuvvetin o kendisini gitmekten vazgeçiremiyeceği bu boğa güreşlerine gitmek için en güzel elbi- sölarini giyelş, vullmumı'şd. İşte böy lece, bir güzellik mabudesi halini ala. rak aşağıya inerken Pardayana rastia- mişti,. Pardayan, genç kızın Oo mahcubiyet ve kızarmasna aldırmadan onun ko- İuna girmiş ve onu her zaman gizlendi. diği küçük odaya doğru sürükliyerek orada bir müddet onunla başbaşa kal- mıştı. ler, taksiler, tramvaylar, otobüsler, kamyon- İar biribirlerini kovalıyor, biribirleriyle çarpışıyor ve bi, ribirlerini geçiyor gibi. Otomobil! mâdi bu derste öğrendiğimiz fiilleri muhtelif zaman. rd8 “senin “kendini, manasın; verdiğini “Arabülar benziyor kendilerini takip etmek, Arabalar biribirini takip eder gibi. Bürada başmda “se” bulünan ir masdar görüyoruz. Bundan evvel gördüğümlüz bu cin3 L&s vâhicules semblent 86 poursuivre, (Le veikül sanbl sö persiivr). Şi matmazel)? — Est.ce la premlöre fois güc vous visitez Paris, Ma- (Non, mösyö, Ji sili deja vönü dö su #rua fua). demoiselle? (Es lâ prömiyer fwa kö vu vizite Pari, madmuczel?) “Bu mu birinci defa ki siz ziyaret ediyorsunuz Pdı ris, matmazeif,, — Nön, Monsleur, İ'y suis döjü venuc deux olu trois fois; “Yayalar yürüyorlar üzerinde yaya kaldırımlar.,, Yaya gidenler yaya kaldırimından yürüyorlar. Les piğtons marchent sur İes İrolioirs, (Le piyeton marş sür İc İrotuar), 'Parise ilk defa mı geliyorsunuz 89 Pardayan genç kıza neler söylemiş- ti. Bunu belki, sonra öğreniriz. Fakat muhakkak olan bir şey varsa, oda,dı. şarıya çıkarlarken Juananın gözleri- nin son derece kızarmış olduğudur. Bu hal, dadısı Barbaranın da nazarı dikkatini çelbetmişti. Za'en başka tür- Wü olmasma imkân yoktu. Juana bu iyi kalpli kadının elinde büyümüştü. Barbara onun için anne, abla, herşey. di, En küçük bir (o hareketi, en ufak bir can sıkmtsı onun gözünden kaç» mazdı. Fakat Barbaranm bir hususi. yeti vardı. Juana ne yapârsa yapsın, ne söylerse söylesin, kadıncağız der. hal itirar eder, onu ezarlardı, - Juana bu âdetini biliyordu. Diğer taraftan, bu iyi kalpli kadının kendisini kızı gi bi sevdiğine de emindi. Bunun için ona kızmıyor ve gülümsemekle iktifa ede- tek gene bildiğini yapıyordu. Pardayanla olan mükâlemesi, onu bo. ğa güreşlerine gitmek hususundaki ka rarımdan vazgeçirmemişti. Bunun için, vakti gelince, Barbaraya kendisine re- fakat etmesini söyleği. Bunun Üzerine, Barbara mutadı veç hile gene söylenmeğe başladı: — Nasıl? koşuya gitmek mi? Yarab bim bunu da mi duyaçaktım? Kendi- sine hürmet edilmesini istiyen bir genç kız böyle yerlere, nasıl gider? Eğer a- sil kadınların arasma, tribünlere gide. bilseydiniz haydi bir dereceye kadar makul görülebilirdi, Zaten sizin yeri» niz de orası. O bir sürü (o muhteşem, süslü zengin kadınların arasında öiz- den daba güzel bir kadın var mr? Mu. hakkak ki yok! Halbuki âdet işte! Mu- hakkak davetiye istiyorler. Sizin da- vetiyeniz yok binâensleyh oraya gide. mezsiniz. Herşeye tahammül ederim, - “Kendini yatırmak, yatmaki coucher: kuşe — yatırmak se coücher! sö kuşe “Hayr, mösyö, ben omaya im daha önce gelmiş üi ya- hut üç defa,,, Hayır mösyö daha önce bir iki defa geldim.

Bu sayıdan diğer sayfalar: