20 Mart 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8

20 Mart 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

yz İZ Aren ANA UYAR MADAM Pimi NİN SOYUN ŞANSIN BİYE İFTİRA zi) — BİYO 4:01 ? UTANMA EMİ DE DM era SEYLER Fake YASA Si Nan” EKİ Et YEMİ Eğ) E VEM Güre İğ > 5 3 i - Biliyor musunuz? Senede bir milyon otomobil Meşhur otomobil febrika- törü Hanri Ford 1903 sene- sindenberi tam, 23.000.000 otomobil imal etmiştir. Son zamanlarda, senede vasati 1.000.000 otomobil imal et meğe başlamıştı. ro Japonyanım en büyük Bu- dası, Tokyo civarmda büyük * İbir kayanm üzerinde bir ka- : barimi şeklinde yapılmıştır. u heykel tam 35 metre ü iği dedir. Dünyada mev- cut bütün hay- vanlar içinde, beyni en bü- yük olanı han- 7 gisidir biliyor musunuz? Karıncadır. Tabii boyların tenasübü nazarı iti- bara alınırsa, 29 senede 42 bin resim Dünyanm en çalışkan a- damlarından . biri olmakla şöhret kazanan meşhur Fran sız ressamı 29 senelik mesai- si zarfmda tam 42.000 resim yapmıştır. Bu resimlerden bazılariy. le haftalarca uğraştığı halde, vasati olarak, günde 4 resim yapmanın yolunu buluyor du. * XX Dünyanm en meşhur köpe - Zi, hiç şüphe soktur ki, har bi umumide İn > çiliz ordusun - ; da vazife gö » Ten Stubbi'dir. Bu köpek bir Alman ca- susunu yakalamış, bundan başka birçok esirlerin yaka" İanmasına yardan etmiştir. Bu köpek iki defa yaralan- miş ve birçok madalyalar al * * Resmini gör » düğünüz İspan yol pulu 1867 senesinde ba - sılmıştır. Dünyada bun - iardan ancak 4 veya İ tane kalmıştır. Renk- leri mai ve penbedir. Bu pullar tasavvur ede- miyeceğiniz kadar kıymetli" dir. Şayet tesadüfen elinize geçerse zengin olabilirsiniz. BANA BÖYLECE KAKARET ETÜ 8 ARAYA Gti, Şen Fıkralar Bayan Belkıs ölüm döşe- ğinde yatıyor. Kocası yas nına gelerek: — Yavrüm, dedi, Nermin senin sıhhatını sormağa gel "Bayan Delkıs güçlükle ağ zını açarak soruyor; — Şapkası.. Nasıldı? » a Xx Hâkim — Bu adamı döv- dünüz üzerinde nesi varsa aldınız yalnız altın saatini bıraktınız, ne dersiniz? Maznun — Altın bir saat mi vardı. Hâkim — Evet! Maznun — Şu halde ne diyeyim? Aptallığıma doy- mayayım. * XX — Rica ederim beni rek” hatsız etme: Nişanlıma mek- tup yazıyorum. — Fakat neden böyle ağır yazıyorsun. — Çabuk okuyamıyor da ondan. Ki. Telefonda: « — Dostum, bu geceki temsil için iki davetiyem var, İsterseniz size vereyim. Biz gidemiyeöeğiz oçünkü karım evde bir mektup bi takmış, bu gece sinirli bir herifin evine yemeğe davet- li olduğumuzu yazıyor. — Biletlerinizi maalmem” nuniye kabul ederdim dos tum ama bende bu gece gidemiyeceğim çünkü karr- nızla sizi yemeğe davet eden benim. 25 sene içinde her şey nasıl değişiyor ! (1920 1925 1950 1955 İ KALMADIĞINIZ DAN İİVE Btmi KURTARMAYA OE Dil İçim SENİ ARPE yi j ünsal 9 İN 7 YAŞAZIR MİKİ FARE İLE MENEAYA YEN Çocuk hikâye ORD EĞİN GOZYAŞLARI Size büyük annemin bir masalmı anlatacağım. Büyük annemin anlattığı bütün hi- kâyeler gibi bu da doğrudur. Hem bu hikâyeyi hanım ni- nem, annem, babam ve ben hepimiz yaşadık.. Hanım ninem, bahçedeki kümeste iki küçük ördek ye- tiştirmişti. Bunlar bahçenin ortasındaki havuzta ne güzel yüzerlerdi. İki ördek acaba erkek kardeş miydi, yoksa iki hemşire miydi, bunu hiç bir vakit öğrenemedik. Bunlar havuzda birer dretnot ihtişamiyle yüzer 5 Ken;ben de karşılarım we «Ger onlarla deniz muharebe- sine girişirdim. Ne eğlenceli olurdu bu!,. Uzun “menzilli bir topum vardı; gülleleri iki metre uzağa atardı. Topumu havuzun kıyısı - na yerleştirir ve iki zırhlıyı, yani iki ördeği bombardıman ederdim! Onlar da oyundan hoşlanır ve topumun savur: duğu bütün gülleleri yutar lardı. Şurasmı O unutmadan size söyliyeyim ki, topumun savurduğu obüs taneleri, ek- mek içinden yapılmış hamur du. İşte bünun için, topumu havuzun kıyısında mevzie soktum mu, ördekler sevinç sığlıkları atarlardı. Ördekler her gün biraz daha şişmanlayıp büyüyor. lardı. Çok geçmeden kosko- caman güzel birer ördek ok dular. Bu, bizim ördekler için hiç de iyi değildi; çünkü kesilip tencereye atılacakları gün yaklaşıyordu. Ancak kendileri bunun hiç de farkın da olmadıklarından sevinç içinde yaşayıp gidiyorlardı Güzel bir pazar” sabahı, ördeklerin biri için çok acıklı bir gün oldu: Akrabalarımı- za ziyafet çekmek istiyen hanım ninem, sofrada bezel. ye ile pişirilmiş ördek yahni- si bulunacak dedi. Zavallı ördek! Kafası ke sildi, kimse ona acımadı. Yediğimiz hayvanlara zaten kim acir ki! İyisi mi, bunla- rı hiç tanımamalı, evde bes- lememeli. Boyuna deniz sa vaşı oynadığım ördeğin fo kur fokur kaynamak için ten cereye konduğunu görünce içim sızladı... Sofrada bulunanların hep- si büyük annemi ördek pi- şirmekteki ustalığı için teb- rik ettiler, Bu güzel ördek mutfağa gideliden beri arkadaşı acı a” cı bağırmaktan bir türlü vaz geçmedi. “Kimse ona ili etmedi. Acısı geçer ümidiyle ona yiyecek verdiler. Yeme. di, kuvak, kuvak diye bağır masını da hiç kesmedi. Yemekten sonra, kahveyi ağaçlarm gölgesinde içmek için hepimiz bahçeye çıktık. Eşsiz kalmış olan ördek ba ğırmak için koşarak karşımız gelmez mi!. Ne istiyordu? Galiba kendisine bir eş, can- dan bir arkadaş verilmesini rica ediyordu. Herkes onu koğmağa uğraştı. Ördek ba- ğırmasının kulağa pek de hoş gelmediğini siz de be nim kadar bilirsiniz değil mi?.. Fakat bizim ördek. ge yaparsan yap, hep geri geli” yordu. Hele gözlerinde koca man iki damla yaş görünce, hepimiz şaşa kaldık!.. O vak te kadar ördeklerin ağlıyabi- leceklerini hiç de aklıma ge tirmemiştim. Timsahın, geyi” gin, atın göz yaşiyle ağladık. İarmı işitmiştim de, bir ör. değin göz yaşı döktüğünü hiç bir yerde okumamıştım. Bizim ördek - gözlerinden yaşlar aktıkça, başını büsbü- tün büküyor ve öyle güzel ağlıyordu ki... Zavallı. ördek! Eşinin yokluğuna ağlıyordu, Arka- daşının canlı mezarları olan bizler, ona karşı kendimizi suçlu bulduk. Eğer oracıkta bir rörtken olsaydı, midele- rimizde arkadaşının ayrı ayrı parçalarını görürdü. Ördeğin gözyasları hepi- mize dokundu. İlk baharın ılık > güneşi altında eğlene. lim derken, hepimiz büyük bir tasaya, derinbir acıya düştük. . Hanim © nineme zavallı hayvancağızı teselli etmesini söyledim. Fakat nasıl?. Bize kendisini o kadar iyi anlat masını bilen bu hayvana, bi- zim kendimizi nasıl anlatabi- lecektik ? Bunun yalniz bir tek rare- si vardı: Büyük annem de bu çareyi hiç tereddüt etmek sizin kullandı!.. Bahçıvanı ça ğırdığı gibi onun da kellesini kestirtti, “Ve iki gün sonra, biz sofrada gene çok lezzetli bir ördek yahnisi yedik! Hanım ninemin de benim gibi çok iyi bir kalbi vardır. O günden beri kendi. yetiş- tirmiş olduğu hayvanlardan hiç birisini kestirmek istemi. yor... İşte bunun içindir ki kü- meslerimizdeki tavuk, hindi vehoroslar, ancak ihtiyarlıs yarak ölmektedirler! — Ahmet Ekrem Tav OLAMAK YA e Seni VEYA © işte size mükemifi ce: gile Nokta ile işaret © gi kara kalemle dolduru kacağını görürsünüz” sonuncu kal e — Birinci g* türlü barakmak leri için! ğ Kimi ar! alkışlıy? şakir biri: Şarkıcının ere bitirdikten son? O. eye çıkmak ei z Tiyatro di vr “ lundan yakalıy2” diy ot — DelimsisiniZ? ondaki ıslıklar! musunuz? — Evet amd da var!

Bu sayıdan diğer sayfalar: