22 Eylül 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

22 Eylül 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

HABER — Aksam postası saman Denizaltı gemi'erine verilen ehemmiyet Deniz müdafaasında denizaltı Semisi büyük bir rol oynamakta devam ediyor Lö Tan'dan; Denir müdafaasındı tahtelbahir, bü Yük bir çel oynamakta devâm ediyor. Akat, Fransız bahriyesi denizaltı kuv Yetleri itibariyle bu rinci derece - üçüncü dereceye düşmüş bulunu . Yor. Deniz müdafaamızın mes'uliyeti * Si ellerinde tutanların bu hakikati bil Melezi Yâzzındır. Gözönünde bulundurulması icap €- den bir nokta daha var: İtalya tahtel - bir kuvvetleri sür'atle ve geniş mik- YESta artıyor. Geçen Mayısın altısında Mitlerie Musojininin gözleri önünde, sanı tahtelbahir, bir emir anda denize daldılar. Musolini, de- MZ nümayişlerinde, bu hareketi ile, Müttefikinin üzerinde büyük bir tesir «İ etmek istemişti. Bu manevra, haddizatinde güç bir eket değildir. Bir tahtelbahir filosu in büyük bir harp filosunun su Üze « tinde yolunu kesmek daha tehlikelidir. izim tahtelbahirlerimiz de, bilhassa, ie büyük muvaflakıyet gösterir. üzerine Bununla beraber, Musolinini: izlerine yaptırdığı deniz tar bu &ysiz dalma hareketi yabancı dev - erin bahriye nezaretleri üzerinde İcrhal yıldırım tesiri hasıl etmiştir .. iki bu devletler İtalyanın son She zarfında bu kadar terakki et İüşünmemişlerdi. İngilterenin harp gemilerine tahsis #İZi ve malümatını en emin kaynak” dan alan Brassey almanağı bu ene bağında şöyle yazıyordu: “1937 de, tahtelbahir küvvetleri hu. Büsunda o zamana kadar en başta ge len Fransayı İtalyan geçmesi büyük İF tahavvül teşkil etmiştir. .. Plibakika, Fransız tahtelbahirlerinin Mayısı geçen sene 82 den 75 e düştü. Halbuki İtalyanmkiler 65 den 31 e Sikti. Daha bu sene başında İtalyan ehizaltı gemilerinin sayısı 90 la 100 Atasındaydı. Halbuki Fransanınki 77- kalıyordu. Bundan başka, Fransız tahtelbahir kuvvetlerini teşkil eden bir- r İtalyanınkine nazaran ekseriya daha Hüyük tenilâtoludur. İtalya iki sene zarfında otuza yakın Bhtelbahir yapmıştır. Fransanın bu Müddet içinde yeniden yaptığı tahtel irlerin sayısı 7 dir. Halbuki eskimiş Ve modası geçmiş tahtelbahirlerin ye tine bile bundan daha fazla bir mik tahtelbahir koymak lâzımdı. Diğer taraftan, daha mühim bir nok- var, Bunu İtalyan matbuatı ile bera. Berassey (sayfa 58) de de görüye- #üz: İtalyan bahriyesinin 1938 senesi Plânmda daha mühim mikyasta bir in Mat hazırlanmaktadır; İtalyanın deniz At filosu 1941 senesine kadar o 170 ahtelbahiri bulacaktır. Gene bu malü- Mata göre, bu tahtelbahirlerden bazı. #1 hiç bir yere uğramayıp, mühimmat malzeme almadan bütün Afrikay: şabilecek kabiliyette olacak, İtalyanın bu hümmalı faaliyeti 1935 Meneni sonunda başlamıştır ve buna Ha- Mtsistan meselesindeki İngiliz - Italyan lite bir neticesi olarak bakılabi- Musolini, o tarihte derhal on tahtel, irin inşasına karar verdi. 1936 ile de de 31 tahtelbahir inşası kararlaş öz Bu suretle üç sene zarfında bir denizaltı gemisi yapılmış cl Yordu. E yapmış, Bu fahtelbahilerin hususiyetleri de ühimdir. Bugüne kadar İtalya deniz- çe gemilerinde aşağı yukarı 800 ton. ik ve “Orta kruvazör,, denilen tipi ter £derdi ve bu tip tamamiyle Akdeni" i mahsus bir tahtelbahirdi. Halbuki 30 dan sonra kabul edilen modeller başkadır. Bugünkü İtalyan tahtelbahirleri için Sskilerden daha kiiçük, 650 - 700 luk, Adua tipinde yirmi kadar de. nizaltı gemisi vardır. Bunlar gayet ça- bük inşa ediliyor. 1000 tondan fazla ve “Büyük kru * vazör,, denilen Marçello tipinden de 12 tâne kadar tahtejbahir bulunmaktadır. Bunlar cebelittarık boğazından çıkabi- lecek, Atlas Okyanosuna kadar uzanıp Fransız ve İngiliz kuvvetleri ile karşı. laşabilecek bir kabiliyettedir. İtalyanın deniz inşaatındaki faaliyeti çok mübimdir. 1936 ve 37 de tezgâhlar ra yeniden yirmi tahtelbahir konulmuş” tur, Bunun on tanesi 1937 eylülünden 19353 kânunusanisine kadar beş ay zar- fında denize indirilmiştir ve bu gayet seri bir şekilde olmuştur . 19 eylül 1937 de Urşeyh; 3 teşrini. evvelde Şebeli ile Gondar; 7 teşrinisa nide Negelli; 20 teşrinisanide Marçel - lo; Dandolo ve Monçenigo, 5 kânunu - evvelde Aşyangi ve Zoca, 6 kânunusani 1938 de de Şire denize indirilmiştir. Bu malümatı bahriye erkânıharp baş. kanlığının yardımı ile çıkan “bahriye mecmuğsı,, nden alıyoruz, 7 kânunusaniden son denize indiri lecek on gemi kalıyordu. Fakat bu raka- ma ecnebi devletler hesabına sipariş a- İnan diğer beş gemiyi de ilâve etmek lâzımdır. Bunlardan üçü Brezilya, ikisi de Romanya içindir. Şüphe yok ki, bir harp çıktığı zaman Italya bunları da filosuna ilâve eder. Hülâşa, İtalya bu sene sonunda ve gelecek sene 110 - 105 tahtelbahire sa» hip bulunacak ve bunların 1000 yeni yapılmış olacak. Gene ayni tahtelbalrir- lerin 70 ni 1932 deh sonra inşa edil - miş olan gemiler teşkil edecek, 'Tahtelbahir sahasında büyük bir fa- aliyet gösteren diğer iki devlet daha var: Bünlar da Almanya ile Sovyetler Birliği... Daha bundan üç sene evvel Almanya. am bir tek tahtelbahiri yoktu. Halbuki bu sene sonunda Alman bahriyesinin 50 denizaltı gemisi bulunacak, bunların hepsi de 1935 den sonra yapılmış, yani en son model olacak, Bu filoyu teşkil eden birlikler şum lardır: Baltık denizi için 250 şer tonluk 24, Şimal denizi için 500 şer tonluk 16; At- las Okyancau için 750 şer tonluk 10 tahtefbahir, . 1939 senesinde ise Alman filosunda son sistem 55 tahtelbahir bulunacak, Umumi harpte İngiliz deniz hâkimi: İ Ebeveynlerin bakamayıp sefalete çocukları “Cemiyetin himayesine almağa mecburuz! Himayelietfal cemiyeti reisinin nazarı dikkatine Dün akşam üstü, yazı odasından İçe- ri, pürtelâş bir gerç girdi, Çok müteessir bir hali vardı. Bir an etrafına bakındık- tan sonra benim massma doğru İlerle- de, — Ben çümrük komisyoncusu Şadi A, tagöksel; diye kendini takdim etti ve — Beni çok müteessir eden bir vaka- dan bahsetmek İstiyorum, diye sözüne devam etti. Kendisini dinlemeğe hazır olduğumu söyleyince tekrar anlatmağa başladı: — Şimdi Yenipostahane önünden geçi- yordum, pejmürde kıyafetli bir adama rasgeldim. Kendisinin kucağında ancak bir aylik olduğunu tahmin ettiğim mini mini bir çocuk vardı. Yavrucak öyle ağ» Wiyor, öyle ağlıyordu ki, gayrilktiyar! na, zari dikkatimi celbetti. Adamın yanına sokuldum, Ve çocuğun ne derdi olduğunu sordum. Bu sırada yavrucağın ellerinin bir yığın pis bezlerle sarılı olduğunun farkına varmiştım. Adam cevsb yerine bezleri çözdü ve çocuğun cilk yara için- deki ellerini gösterdi. — Hastaneye götürdüm, Para Mzım- mış, baktıramadım. Bu bizim komşunun çocuğudur, diye kısa bir de izahat ver- di. Teessürden dona kalmıştım. yetini ve itilâf devletleri kuvvetini sar. san o büyük bahriye kuvveti ile muka” yese edilirse bu pek küçük bir rakam kalır, Fakat bu kuvvet ne kadar sür'at- le meydana geldiği düşünülürse çok mühimdir: Almanya uzun müddet yaptığı tah- telbahir muharebelerinden ders almış ve bunun gerek teknik, gerek askri ve tabiye cihetinden tecrübelerini gözö - nünde bulundurmuş oluyor. Tahtibahir cihetindeki faaliyete işti” rak eden diğer devlet te Sovyetler Bir- liğidir, Hesap edilebildiğine göre, * çünkü Sovyetler Birliği silâhlarını çok gizli tutmaktadır. - Rusyanın bu sene sonun da en aşağı altmış kadar yeni model tahtelbahiri olacaktır. Bunun 35i, Baltık denizi için, 200 tonluk; 20 &i, ihtima) Karadeniz ve Uzak Şark için 500 şer tonluk; 10 u da Uzak Şark üs“ lerinde bulundurmak Üzere 800 er ton- Tuktur, Bu rakam hâlen hizmette olan ve © tuz yedi yeni, on eski tahtelbahirden müteşekkil bulunan filoya ilâvedir. İtalya gibi, Sovyetler Birliği de bü. yük bir tabtelbahir devleti olmak İste” miştir, .—.—. | düşürdüğü İstanbul sokaklarman toz toprak ve bakımsız yavrulardan — Nasıl gey? kimin çocuğu bu7.. diye mikrob İçinde oynasıp duran zavallı şehrin daha nice köşe bucağında böyle sorduğum zaman bana şöyle bir mdres| bakımsızlık, yoksuzluk ve ebeveynlerin verdi: — Annesi, Kadirgada, Mehmet paşa yokuşunda oturan Şaziyedir. Bu sırada zavallı yavrunun haline bir gafleti yüzünden mahvolup giden zaval- Ularm yekünu korkunç bir rakamı bu- Tur, Yukardaki resme bir bakınız. Geçen . daha baktım. İçim tekrar sızladı. Biça » İlerde, şehrin büyük caddelerinden birinde renin ellerindeki yaralardan başka kula, ğı da akıyordu. Muhatabım, dafa fazla durmadı. Ben- den on kuruş istedi, ve durmadan gitti, Daima o civarda duran tanıdık bir ha- mal, bu adamm doğru adres verdiğini söylüyordu. Vaziyetten fevkalâde müte- ©ssir oldum. Koşa koşa size geldim, Ku- zum Allakaşkına, bir şeyler yazin da, na. zari dikkati celbedin, Biçare bir yavru, iman göre göre, hem de en fesi bir gekti. de ölüme mahküm edilmesi nüfus siya - setimizle tahan tabana xt bir hareket değil midir? Bay Şadi Atagökselle biraz daha dert. İeştik, Ve sonra lüzumu halinde kendisi, mİ bulabilmemiz için adresini bırakarak çıktı, gitti.,, Bu hâdiseyle, Çocukları Koruma Ku- rumunun yazımızı okur okumaz alâkadar olscağmı sanıyoruz. Çünkü yoksuzluk ve bakımsızlık yüzünden feci bir ölüme mah- kâm olan bir yavruyu kurtarmak bu te- şekkülün en osaslı vazifesi olsa gerek- tir, Verilen adres sarih olduğuna göre, çocuğu bulmakda hiç bir müşkülüt çe, kilmiyeceğine de eminiz. Böyle bir ak- silik olursa çocuğu bulup teslim etmeyi de hiz taahhüd ediyorur. Fakat mesele, bu bir tek yavruyu kur» tarmakla hal olacak işlerden değildir. Bu olduğumuz bu resimde, yavruların toz top rak içinde nekadar gayrisıhli bir vazi - yette oynasıp durduklarmı görürsünüz. Bazan öyle yavrulara rasgelmek kabil- dir ki, bu zavallılarm vücudu belki sene. de bir kere bile su yüzü görmemiştir. Nüfus siyasetimizi baltalayıp duran, insaniyet ve medeniyet bakımından da içler acısı bir manzara olan bu halin ön nü almak emenk devlet kuvvetinin miyla kabildir. Medeniyette İlerlemiş birçok millet » Ter gibi, bizde de ebeveyni tarafından ba- kılamadığı sefalete ve öltime sürüklendi. ği anlaşılan yavrular, devlet tarafından çekilip alınmalı ve kurulacak çocuk ba - kun evlerinde büyüyünceye kadar, insa- niyete ve yurda faydalı bir insan ola « rak yetişmesine çalışılmalıdır. Belki büyük masraflara ve birçok külfetlere yol açacak böyle bir teşebbü. sün memlekete en büyük iyilikleri do. kunacaktır. Alman randman, sarfedilecek emekle « rin hiç şüphesiz yüzlerce defa fevkinde olacaktır. Himaycietfal cemiyetine yepyeni bir vatlyet vermek ve tamamen devlet teğ- kilâtı İçine almak, bu yolda yapılacak hareketlerin başında gelir kanaatindeyiz. 1. M, APAK Maden kömüründen toprak altında gaz alınıyor OVYETLER Birliği hükümeti, 1931 senesi bida- yelinde mades kömüründen toprak altında iken gaz alımmas: hakkinda bir kârar almış ve bu iş İçin hu, susi birteşekkü! vücuda getirmişti. Bu sene dünya teknik tarihinde ilk defa olarak, bir endüstri fabrikasının kazanları, Donetz havzasında Gorlovka madenkömürünün toprak alundayken ihraç .edilen gazi ile çalışmıştır. Donelz havzasında gaz is- tihsali için ikinci bir yeni İstasyon tesis edilmektedir. Moskova mmtakas! kömür havzasında da munzam bir tecrübe İstasyonu kurulmaktadır. Madenkömtründen toprak altmdayken gaz çıkarıl- ması keyfiyeti, gerek bizzat gaz çıkarılması bokımın- dan, gerek bilâhare gaz türbinleri yolu İle gazin elek- trik enerjisine tahvili bakımmdan, mühim tessrruf te. mün eylemektedir. Daha şimdiden gaz istimali sebebin- den elektrik enerjisinde yüzde 30 Vâ yüzde 40 ucuzluk müşahede olunmuştur. Bir milyon tonluk konvansiyonel mahrukat çıkarıl. ması için 2650 işçiye llizxum görüldüğü halde, bunun gazinin alınması takdirinde lüzumlu işçi miktarı, ayni miktar mahrukat için 600 dür. - Toprak altında gaz çıkarma istasyonlarındaki iş ve- rimi, toprak üstünde gaz çıkarma fabrikalarındakin- don 6 ilâ 8 kere daha büyüktür ve o nispette çabuktur. Toprak altında çıkarılmış gaz istimali, elektrik sanlrallarında nakliyat enstallasyonlarını ve kömürü kırma, tozunu ayırma ve külü beletme âletlerini lü, zumsuz birakmaktadır. Kömürden toprak altındayken çıkarılan gaz, toprak üzerindeki gazojerlerde istihsal olunandan 2 lâ 3 kere daha ucuzdur. Tavukların yumurt. lama kabiliyetini nasıl artırıyorlar ? AYADAN elde edilen antiraşidik (D) vitamini, Sovyetler Birliğinde geniş tatbikat sahası bul- maktadır. Bu s6ne, Sovyet endürtrisi, içine (D) vita. mini ilâve odilmiş mühim miktarda tibb! balıkyağı vere. cektir. Moskovadaki vitamin fabrikası, 1938 senesi zar- fında (D) vitamininden 120 milyon doz istihsal eyliye. cektir. Bu fabrika, ayni zamanda, tavuklar için, ültravi- yole şuslardan geçirilmiş 18 milyon doz maya da hazır. hyacaklır. Filhakika, kümes hayvanları arasında yapi- lan tecrübeler neticesinde, ültreviyole şuamdan geçiril- miş mayalar, tavukların hacmini ve yumurtlama kabili, yetini pek mühim surette arttırmaktadır. Fabrika, helen, metabolizm için lüzumlu “B-1” vi. taminini de istihraca başlamıştır. Bu vitamin alkolik- ler için, kalb faaliyetinin azalmasında çok faydalı ola- caktır. Diğer taraftan, maya vasıtasiyle “B,2” Flavina vi temininin hazırlanması v imal olunması için teerübevi faaaliyet programı tamamiyle hazırlanmıştır. Yakında tatbikat sahasında çalışılmağa başlanacaktır. Bu vita- min, malüm olduğu üzere, yavaş yavaş büyüyen çocuk. lar için çok faydalı olduğu gibi, saçlarım çıkmasına da yaramaktadır. 120 yaşından sonra diş çıkarıyor! Yugoslavyada Kamenyani köyünde 120 yaşmdaki bir adamın yeniden dişleri çıkmağa başlamıştır. Plen Musleyeviç ismindeki bu yüz yirmilik ihtiyar son dere ce dinçtir ve köyden kasabadaki işine hergün yaya ola- rak gidip gelmektedir. İhtiyar, fakir bir köylüdür ve bütün hayatı böyle geçmiştir. Fakat çok neselidir. Bu yaşta bile gözleri gayet iyi görmektedir ve iştilası ye- rindedir. 120 lik ihtiyarın yeniden dişleri çıkmaya başlaması daha pek çok yâşıyacağına delil sayılıyor.

Bu sayıdan diğer sayfalar: