11 Ekim 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9

11 Ekim 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

annesile beraber gitmişti. “Evgeniya OÖne- Kayn seyrettikten sonra © odasına çıkmış, süratiz “, ve saçlarını çözerek, aya i “klik ve sırtında beyaz blür Kalde, yazı masasına otur- derhal yazı yazmağa başla” “Evgenlya Onegin” opera- manlarından Tatyana gi « "ektup yazmak istiyordu: a Kviyorım, fakat siz beni sev- ” N sevmiyorsunuz!.,, cüm- Mzdiktan sonra gülmeğe baş- Ya Awcak on altı yaşında idi. My, Kİseyi sevmemişti. Fakat mdeki zabitle Gruzdev is- a, talebenin kendizini sevdikle- du. Ama, şimdi, Puşkinin seyrettikten #ohra, bü Bevgilerinden giphe etmek kapıldı. Seven fakat sevil- . t bir insan olmak ne Ka- 1 bir seydi! Sevip te mukabele h âşıkların aşklarında, güzel, . N şairane bir şey vardır. enteresanlığı, sevmeyişin- ğe İvana'nın barikulâdeliği ise, ik, BİM âşık oluşundandır. Şayet i SİRİ biribirini ayni derecede sev a? bahtiyar olsaydı, o zaman, San sıkıcı bir insan hissini Komi Zabit Gorniy'i a devam etti; ©, Sevdiğinizi inandırmağa hiç yınız!. Çünkü size inanma- yoktur. Siz akılı, malü- ve “idi bir gençsiniz!, İstidatlısı- “ak bir istikbaliniz var. Ben te çekici olmiyan basit, ale. m, Sİz kendiniz de pek ben hayatınızda size bir iy iRaktan başka bir geye yara- sn, Hoşmuza gittiğimi biliyo- . beni gördüğünüz zaman, “49 yaşattığınız tipi bulduğu- Mettiniz!.. Fakat eiz, kendi- £ yi varmadan ( yanılmıştı- di siz büyük bir nedamet b i kendinize soruyorsunuz ne diye rastizdim? Mün- a iyi kalpliliğiniz bu dü- 2İ İtiraf etmenize mâni olu- düşünerek eN ee e RA, i S im eş r . bu satırları yazdıktan son- haline acıdı ve ağlamağa Fakat gere mektubuna de- ağ ta ve kardeşimi bırakmak Beye Seliyor, yoksa ben çoktan İbe elbisesi giyer, gözümün “ Yere giderdim. Tabii siz do #&hr ve bir başkasını sever- * yek imkânlarını bulabilsem?” İkr, gözyaşları arasından ca mümkün değildi. Nad- * bir menşurun içinden ba- vi Gibi, yerde, m&sahın üze- pa kısacık aldimsemalar Fuyordu. Artık yazı yaz- vi kalmamıştı; koltuğun ha dayanarak Gorniy'i dü- »* başladı. h, arabbi, şu erkekler ne çe- Macar mahlüklar!.. Naj- * müzik hakkında herhangi akataya giriştiği zaman £â- Nin ndeki ifadenin, ne kadar imz ne kadar güzel olduğu- hi, V. Zabit bu vesziyetlerde, İşi, tiresla titrediğini gösterme- ty Ç ük bir gayret sarfeder, şe isızlığın, ve soğuk bir a- a bir terbiye ve asalet alâ- a edildiği sosyetelerde in- tiraslarını gizlemek mecbu- e rler. İşte Gorniy de ihti- b çalışıyor; fakat Sy lak olamıyor. Çünkü her Mi 'Y'in ihtirasla müziği sevdi- tr Müzik etrafındaki bit- m, “mez münakaşalar, hiç bir Rig yan kimse'-»in küstahça Vi , onu daimi bir gerginlik ik O, ürkek ve geş- a A e. yaman sonra Çeviren: Frah Ferruh #izdir. Hakiki bir piyanist gibi güzel piyano çalıyor. Şayet zabit olmasay- dı, muhakkak meşhur bir müzisiyen olurdu. bi) ukarla-ba,-yuvexmezuztari c £f £ Nadya'nın gözlerindeki yaşlar ku- ruğu, Genç kız, zabitin, senfonik bir konserde kendisine aşkını ilân ettiği- ni, sonra he yandan soğuk bir rüz- gârin estiği vestiyerde ayni şeyi tek- rarladığını hatırladı.. Nadya gene mektubuna devam etli; *“N t, talebe Gruzdev'le tanış- mağ alfak oluşunuza çok sevin» dim. O, çok akıllı bir çocuktur. On- dan hoşlanacağınıza eminim. Dün akşam bize gelmiş ve gecenin ikisine kadar oturmuştu. Onun gelişine he- pimiz sevindik.. Fakat sizin gelmeyi- şinize çok üzüldük. Gruzdev, bir çok iyi şeylerden bahsetti... Nadya, ellerini masanın Üzerine koydu. Başını elleri (o Üzerine eğildi, Saç'arı mektubu kapadı. Genç kız, talebe Gruzdev'in de kendisini sevdi- ğini, onun da Gorniy kadar mektup almağa hakkı © olduğunu hatırladı Filhakika mektubu Gruzdev'e yazsa daha iyi etmez mi idi?. Sebepsiz ola» rak yüreğinde bir sevinç kımıldadı. Bü sevinç ilk önce küçüktü ve yüre- Zinde lâstik bir top gibi yuvarlarıp duruyordu; sonra, büyüdü, genişledi ve bir dalga gibi bütün yüreğini is- tmâ etti. Nadya artık Gorniy ile Gruzdev'i unuttu bile, Fikirleri karmakarışık bir hal aldı, Fukat sevinci hiç dur- madan büyüdü, arttı. Yüreğinden elerini, ayaklarına geçti. Adeta se- ellerine, ayaklarına gecti. Adeta se- ni kımıldatmıştı. Hafif bir gülüşten omuzları titredi.. Sonra masa, ve lâmbarın üzerindeki şişe de titre- meğe başladı, Gözlerindeki yaş dam- lalarından bir kaç tanesi mektubun üzerine sıçradı. Genç kız, gülmesi- nin önüne keçecek kudreti kendinde göremiyordu. Sebepsiz olarak gülme- di i kendi kendine göstermek için, ülünç bazı şeyler hatırlamağa çalış- tı Gülmekten tıkanacağını hissede- rek; — Ne gülünç fino köpe; diye söy lendi, Cidden gülünç bir köpek!, Dün gece, çaydan gonra Gruzdev'in fino köpeğile nasıl şakalaştığını, da- ha sonra da, akıllı o bir fino köpeği hakkında bir hikâye anlattığını hatır- ladı. Bu akılı fino köpeği avluda gördüğü bir kargayı kovalamağu baş- lamış.. Karga, köpeğe dötüp baktık- tan sonra: — Ah seni yaramaz, ak!.. demiş. Talimli ve terbiye görmüş bir kar- kanın karşısında bulunduğunu bil miyen fino köpeği, bu halden fevka- lâde mahcup olarak kargayı kovala- maktan vazgeçmiş ve büyük bir ha” ret içinde havlamağa başlamış. Nadya: — Hayır, Gruzdev'i sevmek daha iyil, Kararını verdikten sonra yazdığı mektubu yırttı. Talebeyi, ve talebenin aşkını dü- şünmeğe başladı. Fakat kafasındaki fikirler âdeta dağılır gibi oldular.. ve © her şeyi düşünmeğe başladı: Anne- sini, sokağı, kalemi, piyanoyu... Genç kiz bütün bunları büyük bir sevinçle düşünüyordu. Her şeyi onükemmei, ve güzel görüyordu. Sevinci ise, bü- türt bunların hiç bir şey olmadığını, anil bundan sonra iyi şeyler görece- ğini kendisine müjdeliyordu.. Yakın- da bahar, daha sonra da yaz geliyor» du. Annesile beraber sayfiyeye gide- cekti. Yakında tatil başlıyordu. Ta- tilde Garniy gelecek, beraber bah- çede dolaşacaklardı.. Gruzdev de gelecekti. O genç kizla kroket oymıyacak, genç kıza gülünç ve tuhaf hikâyeler anlatacaktı, Genç kız müthiş surette bahçeyi, karanlığı, temiz gökyüzünü, ve yıl dızları arzuladı.. Gene omuzları, gül- miglen, sarsılmağa başladı. Odada ba” 11 Birinciteşrin — 1988 SALI Hicri: 1357 — Şaban: 16 ia vana rn Lüzumlu Telefonlar Yangın: İstanbul Için: 44614, Kadıköy İçin: çin: Yeşilköy. Bakırköy, Bebek, Tarabya, Büyükdere, Fenerbahçe, Kandilli, Eren köy, Karisi, Büyükada, Heybeli, Burgaz, Kınalı, için: Telefon muhabere memu- runa yanın demek kâfidir. Rami itfaiyesi: 22711 Deniz itfaiyesi 35. 20 Beyazıt kulesi: 21996. kulesi; 40060 Sıhht imdat: 44993. Müddelumumilik: 22290. Emniyet müdürlüğü: 24982. Nefia Vekâleti İstanbul Elektrik İşleri Umum Müdürlüğü Beyoğlu: 44801 , İstan, bul: 24378. taş: 40938. Gia 20722. Nurosmaniye: 21708. Üsküdar « Kadıköy: 00773. Havayazi: İstanbul: 24378. Kadıköy: 60790, Reyoğlu: 44542, Taksı Otomobili istemek İçin Sular İdaresi: Beyoğlu: 44783. Reşik- Beyoğlu ciheti: 49084. Bebek ciheti; 36 - 191, Kadıköy ciheti G0447, Denizyolları İstanbul ecenteiRi: Karaköy: 42362. Parartesi Tophaneden 16,90 Mudanya, 20 Bandırma, Salı Tophaneden 9,30 İzmit, 16,30 Mu- danya. 19 Karabiga, 20 Bandırma, Gala- tadan 12 Karadeniz. Sirkeciden 19 Mer- sin, Çarşamba Tophaneden 16,30 Mudanya, 20 Bandırma, Sirkeciden 15 Ayvalık, 18 Bartın, Perşembe Tophaneden 9,30 İzmit, 16,30 Mudanya, 20 Bandırma, Galatadan 12 Karadeniz. Cumartesi Tophaneden 14 Mudanya, 20 Dandırma. Sirkeciden 15 Ayvalık, 18 Bartın, Pazartesi Tophaneden 9İmroz, 9,30 İz- mit, Galatadan 8,30 Mudanya, 10,30 İzmir Sür. 12 Korodeniz. 22,30 Mudanya. Müzeler 24242, Beyoğlu için: 60020, Üsküdar & Galata yangın 740, Roma - Bizans, Yunan eser nili Köşk, Askeri Müze va sarnıç lar, Ticaret ve Sanayi Müzesi, Sıhhi müze. (Bu müzeler hergün saat 10 dan 16 ya kadar açıktır.) Türk ve İslâm eserleri müzesi! Pazar tesiden başka hergün sant 10 dun 16 ya kadar ve Cuma günleri 16 dan 17 ye ka- dar açıktır. Topkapi Müzesi: Hergün sant 13 fen 16 Ne kadar açıktır. P'amleket Dışı Deniz Seferleri Romanya vapurları: Cumartesi günleri 13 de Köstenceye; Salı günleri 18 de Pi re, Beyrut, İskenderiye. İtalyan vapurları: Cuma günleri saat 10 da Pire, Brendizi, Venedik, Triyeste, Sirkeci İstasyon Müdürldğü Telefon 23079. Anadolu hattı Hergün hareket eden şimendiferler: Sant $ de Konya, 9 da Arikara, 15,15 de Diyarbakır ve Samsun, 15,30 da Eskişes hir, 19,10 du Ankara ekspresi, 20 de A- dapazori, Bu ivenlerden sant 9 da hareket eden Ankara mubteliti pazartesi, çarşamba ve cuma günleri Haleb ve Musula kadar sefer etmektedir. AKASALAR: Antalya memleket hastanesine muktazi ameliyat masası 1861 ve Ameliyathane Yâmbası 370 lira üzetinden 19-10-938 çar şamba günü saat 15 e kadar açık eksilt- meye konmuştur. GEÇEN SENE BUĞUN NE OLDU? Tarihçi Ahmet Refik öldü . Bugünkü RADYO 11 Birinciteşrin — 1988 SALI Loca 100, Her yer 20 Paradi 10 kuruş 1830 dans musikisi, (plâk), 19 kom ferans, Kadıköy halkevi nama, Vecihi Bertketoğlü o (Memleketimizde resim), 1930 İsmail Hakkı, halk şarkıları, 19,55 saat ayarı, Faide ve arkedaşları taralın- dan Türk musikisi ve halk şarkıları, 20, 40 ajans haberleri, 20,47 Ömer Rıza Doğ rul tarafından arapça söylev, 21 saat aya rı orkestra, 21,30 Cemal Kâmil ve arka" daşları tarafından Türk musikisi ve halk şarkıları, 22,10 hava raporu, 22,13 Fasıl saz heyeti, Torahim Uygun ve arkadaşları, tarafmdan, 22,50 son haberler ve ertesi günün programı, 23 saat ayarı, istiklâl marşi, son. her koktuğunu, pencerelere ince bir dalın çarptığını zanneder gibi oldu. Yatağına gitti, oturdu. Göğsünü dolduran büyük sevincin. hamleleri içinde ne yapacağını bilmiyerek, ksr- yolasının beş ucundaki Meryemana resmine baktı ve: — Allahım, Allahım, Allahım! diye söylendi. — Rusçadin— Yazan: Rahmi YAGIZ “6071301 1510 1736 1907 429) «e ip av beş günde tam 72 ton benzin almışlar ,, — 108 — — Günde bir ton benzini ne yapıyor muş acaba? — Bilmiyorum efendim! — Tabii bilemezsin!.. Onu ne sen, ne ben, ne de sultanın bizzat kendisi biliri, Benzinle banyo mu yapıyorlar sultanın adamları? İ — Şaşılacak > doğrusu,, Şimdiye ka- dar kaç ton almışlar! — Bir ay beş günde tam 72 şam! Tam 576 teneke!., — Sen bu işe ne dersin? — Bendeniz, sultanın ağası işi sulisti- mal ediyor, bunu ticaret vasıtası ittihaz ile anbardan kaldırdığı benzini satıyor düşüncesile vaziyeti Ayşe sultan hazret- lerine bir mektupla bildirdim. — Ey.. Ne cevap verdi?.. İsmail Hakkı paşa cebinde duran sulta” nın mektubunu çıkardı. Paşaya uzattı ilâve etti: — Zatıdevletinizin emri bu merkezde iken miktarı istiksar etmesinin benim ka- balığıma delâlet ettiğini cevaben bildir- diler! Enver paşa da İsmail Hakkı paşanın ileri sürdüğü ticaret tarafıma fikrini kap- tarmiğ; onun için meseleyi omühimse mez bir tavır almıştı. Genç kumandanın çatık kaşları çözüldü. o Yüzünde bir te- bessim izi belirdi, sonra bunu şımarıkça bir kahkahaya çevirerek söylendi: — Hele şu cevaba bakın!., Padişah bar basına güvenerek devletiâliyenin kosko- ca bir paşasına, harbiye nezaretinin muk- tedir İcvazımatı umumiye (reisine böyle cevap veriyür... Neyse paşa! İşi uzatma, anbara emir verirsin. Benzin miktarını azaltırlar.. Ben de ayrıca (sultanı görür kendisine söylerim. Bu kadar aşırı git mez! İsmail Hakkı paşa nazırı yerlere kadar iğilerek selâmladıktan sonra geri geri yü- rüyerek odadan çıktı. Kendi dairesine döner dönmez de telefona sarıldı, anbâr müdürünü buldu. Yeni emiri şöyle tebliğ etti; — Ben, levazımalı umumiye reisi mir“ liva İsmail Hakkı.. Ayşe sultan hazretle- rinin otomobilleri için verilen benzini a” zaltmak üzere nazır paşa emir buyurdu" lar. Şimdilik miktarı üç günde bir tonâ indirin. Bir müddet de böyle devam et sin. Sonra gere ben $ize haber veririm..| Ayşe sultanım ağası ertesi günü eli boş olarik yalıya döndü. Davistle * yeni bir eğlence getesi geçirdikten (sonra bitap bir halde kalan muhteris sultan ağanm kendisini görmek istediğini duydu, çağır dı.. Hadım arap perde arkasında durdun sultan sordu: — Şebirev... nevar? ne İstiyorsun? — Allah hânm sultan afandimize tir kenmez ömürler ihsan (buyursun, afam dım. Benzin almak için anbara gittim de. — Ey.. ne oldu? almadın mı? — Afandım yeniden * emir vermişler... ton pa benzin vereceklermiş. Oyle (söylediler. Döndüm geldim. Sultanıma haber vere yim dedim.. Ayşe sultan birdenbire köpürdü.. Da- ha bir gece evvel sevgi Abdullah, Ine giliz casusu Davist kendisine o kadar tat- h o kadar yakın görünmüş, ber çin her zamankinden binkat fazla iltifat göstermişti. Şimdi, şu arabın verdiği ber, sultanın Davist yanındaki bu tatlı ve imrenilecek (I) mevkiini sarsacak mahi— yetteydi. Muhteris kadın olgun kalçalarını örten atlas üzerine ibrişim işlemeli Jâal yorganı bir silkinişte üzerinden attı, karyolasın- dan aşağı atladı. Üstü inci işlemeli to- puklu mabeyin terliklerini (o ayaklarına geçirdi, olduğu yerde tepine tepine, hay” kırdı: — Ne... ne dedin?.. Benzin vermediler mi?.. Seni beceriksiz musibet fellâh seni,. Paşa eniştemin verdiği oemre kim karşı durabilir!.. Ben, onu bunu bilmem. Şinr di gideceksin. O levazımatı umumiye re isi olacak paşayı bulacak, onunla görüşe ceksin,. Muhakkak benzini tedarik ede” ceksin! Bunu yapmadan sakın Duraya döneyim deme! Aklına gelmedik işi yap tırırım sanal, Haremağası neye uğradığını şaşırmış” tı, kekeledi: — Sultanım benim suçum yok bu iştel — Daha söyleniyor musun orada? Hay- di, dırlanma defol!.. Git paşayı bul, le- vazımat reisini gör, me yaparsan yap.. İşi görmeden buraya, yalıya gelme!. Şebirev, bir suçu olmadığı halde sulta- pın azarlayışına çok üzüldü. Emektar ha remajası gözleri yaşardı. sultanın odası dan çıktı, beyaz mendilini siyah yüzünde dolaştıra dolaştıra, gözlerini kurulayarak yalıdan ayrıldı. Tekrar nezaretin yolunu tuttu. İki saat sonra levazımatı umumiye reisi topal İsmail Hakkı paşanm huzu- runda boy gösterdi. Paşa, bir gün evvel cereyan eden hali anbardan öğrenmişti. Arabı pişkin bir ta* vırla karşıladr.. Haremağası daha yerler- den temennelarla kendisine o sokulurken ayağa kalktı, iltifatta bulundu: — Safalar geldiniz ağa hazretleri... bu- yurun efendim! Arap, yüzünde tuhaf batlar (belirten bir sırnaşıklıkla paşaya yaklaştı.: — Allah ömürler versin afandım... A» fandimızı rahatsız ediyorum ama.. Suk tan hazretlerinin irzdelerini tebli İsmail Hakkı paşa Arabın sözünü kes* ti: — Estağfurullah ağa hazretleri.. Buyu run.. sizi dinliyorum; — Afandım bize bir miktar banzin lât- fetilmesi nazır paşa hazretlerinden zatı“ devletinize iş'ar buyurulmuş.. Bugüne değin tarafımızdan almagelmisken, son müracaatimde ancak haftada bir defa ve rileceği beyan kılınmakla... Üç günde bir şimdikinin yarısı kadar (Devamı var) CAFER Müshil Şekeri | Tesiri kati içimi kolay en iyi müshil şekeridir Bilümum eczanelerde bulunur. Mizaramanaımmazın YE EİT İTEM YAY TT İRKİ AY LLM YA Mİİ Muhammen bedellerile miktar ve vasıfları aşağıda yazılı iki grup mak ztme ve eşya her grup ayrı ayrı ihale edilmek Üzere 24.10.1938 pazartesi günü saat on buçukta Haydarpaşada gar binası dahilindeki komisyon ta zalından açık eksiltme ile satın almacaktır. Bu işe girmek istiyenletin her grup hizasında yazılı muvakkat temi. nat ve kanunun tayin ettiği vessikle birlikte eksiltme günü saatine kadar komisyona mürcaatları sâzımdız. Bu işe ait şartnameler komisyondan parasız olarak dağıtılmaktadır . 1 — 1000 adet üç renkli el işaret feneri muhammen bedeli 1900 Jira muvakkat teminatı 142 1-2 Iiradır. 2 — 300 adet vagon camı, 50 şer adet duble süt beyaz ve yeşil cam, 300adet adi bina camı il: 25 adet duble buzlu cam muhammen bedeli 2019 1-2 lira muvakkat temin-tı 151 Jira 47 kuruştur. (7195)

Bu sayıdan diğer sayfalar: