18 Ocak 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10

18 Ocak 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— Verdiğiniz postaya mwukabi oldukça fazla bir şeyler (o töyle olmak için, Bir ye muka bil bir çok şeyler söylemek lâ sim, Hâkla: — Peki, Mir: Myerr, suçunuz tebeyyün etmiş tir, Sizin iskambille fal balmar dolandırıcılıktır. Ben de bilir iskambli kâğıtlarının mânası var dır. Tabi, bunun hakkında bi çök ayrı düşünenler Fakat benim hatırımda kaldığına göre, maça yedilisi seyahat demek de ğildir. kâfi, diyor. var. “Gıdaları karıştıran veya (Ode ğersiz eşya satanlar gibi siz de elli lira para cezaşına mahküm €-| dilmiş bulunuyorsunuz. “Diğer taraltan, (hakkınızda bir şüphe daha var, Mrs Myers, ayni zamanda casuslukla da itham olunuyorsunuz. Fakat, böyle bir şey kabul etmiyeceğinizi sanırım. Mrs Myers, derhal itiraz edi- yor: — Vallahi... Fakat, hâkim kadının kesiyort — Bu mesele üzerinde fazla konuşacak değiliz. Ecnebi tabii- yetinden olduğunuz için hükümet sizi hudut harici edecektir. Hadi güle güle Mrs Myers... Size de teşekkür ederiz, Mrs, Macleary... O zaman falcı kadın: — Şimdi benne yapacağım? diye sızlanıyor. Tam bir kaç kişi tanıdığım bir sırada. . ».. Bir sene kadar sonra Mr. Kelly polis hafiyesi Mac Leary ile kar- şılaşıyor: — Ne Mac Leary nasıldırlar, injaallah? . Polis haliyesi düşünceli görü müyor. Biraz tereddüt eder gibi olduktan sonrâ: — Karım mı? diyor, kaçtı. Hâkim hayretle: — Ne diyorsunuz? diye baykı- riyor. Onun gibi iyi bir kadın!. — Öyleidi ama, kaçtı işte. haber, dostum? Mrs. iyidirler Genç bir zıpçıktı peyda oldu; mil-| yonermiymiş, neymiş. Melburn- dan gelmiş, kârımı tutayım, de- dim. Fakat.. Mr, Mac Leary elleriyle, nev midape bir işaret yapıyor ve de- vam ediyor; — Bir hafta oldu, beraber A- vustralyaya gittiler. (Hikâyenin — İngilizcesinden tercüme edilmiştir.) 198 KAHRA' — Mademki kendileri evin bozulmamasını, olduğu gi kalmasını, babaları da yıkılma- ını istiyorlar. Bumu telif etme. Tütfen nin yolunu aramalı. Sinyör Dandoloya evi bütün e yasiyle, olduğu gibi satm ala. cak birini bulduğunuzu, Sinyo. ra Leonora da evi satın alacak adamın hiç bir şeye dokunmı- yacağını söyleyiniz.. Ben bura- da çok kalacak değilim.. Ven dikten hemen ayrılacağım, gece ziyaretlerini de . arzu ederler yapabilir mu?, — Şüphe mi var monsenyör, Ben bu evden ayr krısam zaten çok yaşamaz ölürüm. — Şimdi beni söylediklerime küçük bir şa ilâve edeceğim.. — Ne şartı?, — Bu aliş verişi mümkün ol. duğu kadar çok çabuk yapmak.. — İsterseniz şimdi.. — Venedikte tiyorum. — Anahtarları bu akşam si- ze teslim edebilirim, — Demek ben de parayı bu sözünü | Siz de buradi ka- kırsınız.. Dandoloya ne şartlar. lâ hizmet ediyorsanız banada öylece hizmet edersiniz. Kabul eyiniz.. Şu geçireceğimi söylediğim bir kaç günümü bu. rada, yeni evimde geçirmek is. - Orkin / HABER 0Z — Akşam postası akınınd seçen facia! | (Başlarajı 7 incide) | lallarda göze çarpıyor. İğnesine| yem takılı denize indirilen her ip dir kaç saniye sonra ucunda parıl! İ parıl parlıyan iri bir balıkla yüka. | ı çeki a | Sandallarda kimler yok ki! Çan. | tasi “başaltına,, savrulmuş mek- tep talebeleri, merakı yüzünden bir güzlük kaçamağa katlanımş! | esnaf, memurlar, işçiler; emekli şağını bile boşuna harcamaktan! sakman işgüzar tekâüdler, sanda» ln kıçında üstü İskaralı bir mal tuzla bir taraftan balık tutan, bir taraftan da tuttuğunu ıskaraya zerek meze yapan şarap binli omüzlamış, zevkini ve merakını bir arada dindiren hovardalar.... Neler ve kimler yok?!1.. Hayısız ada kryılarından tâ ahır kapı sahillerine kadar sandaldan j sandala atlayarak geçmek müm- kün. Avcı kafilesinin sandalları denizin bu kısmında bir kara par- | çası meydana getirmiş âdeta... Arada bir sandallardan yüks:- len gazel muşralarını, heyheyleri | şarkı kırıntılar pr, balıkçıların işa- | ret haylırışları, denizi kamçılayan | ucu mermer taşir balk çevirrmeğe | mahsus salma iplerinin tempolayı- şı aralıyor.. ve av, har'l harıl de-| vam ediysr.. İ Her harekette yeni bir balıkçı| iistılahiyle o karşılaşıyoruz; Feri-| | dun Selçuk ikide bir bana soru- yor: hz Iğrıb çivirmek nedir Allaha İ aşkına?. İ İhtisasımla hiç te alâkası olm | yan bu ıstılâhlara ben de onun ka- | dar yabancıyım... Dudağımı bükü- yor, Hamza reisin yüzüne bakı- i yorum.. Hal diliyle ondan soruyo- rum. Reis işiyle meşgul, bunlara cevap vermek değil, aldırış bile etmek istemiyor.. İki saatlik ağ ağa, denizi dövme, çeşidli manevraların sonunda ağ- lar çekiliyor.. Gürbüz kollu genç | tayfalar ağları biribirine karışmı- i yacak, zedelenmiyecek hususi şe- killerle ve ustalıkla alamanaya alıyorlar, Ağın âdeta her deliğin- der parıl parıl parlayışiyle bir tıyf meydana getiren canlı ve iri ba- “hık! MAN HAYDUD bi (o kadar? Fak p zerime çevirtirsiniz. tizaren her şeyi bazırlatmıştım. e« Yalnız Oo mutasarrıfının adını lacaktır.. —Haaz kalsın dum. e ra; çekilip gitti. rt gezdirdi: — Jan di Loronzo dö Mânte. Rolan rıhtıma koştu. . Orada ladı; di, akşam getireyim., Borcumuz ne — Sinyör Dandolo on bin e. küye verebileceğimi söylemişti. — Bu akşam on bin eküyü getiririm, Siz de icap eden mu- ameleyi hazırlatır, tapusunu ü- — Bir müşteri çıkmasına , in- kaydettirmekle her $e bitmiş o- unutuyor Rolan cebinden çıkardığı: bir kâğıt parças na bazı şeyler ka- ralayarak ihtiyara uzattı, Son- — Akşama gelirim. diyerek - Rolan ayrıldıktan sonra ihti- yar eline sıkıştırılan kâğıda göz bekliyen göndollardan birine at- — Büyük kanala, emrini ver- Emperyanın sarayı önüne geldikleri zaman gondelu dur- durttu. Bir kaç dakika sonrâ $i- raya girmiş bulunuyordu. Muh» teşem dehlizlerin birinde tesa- Bunlar, iki balıkçı tarafmdan ağdan çıkarılıyor, kay.âm Orta undaki geniş ambara atılıyor. Çır- pınan balıkların küpeştelere ken dilerini çarpışı insana için için eza| veren bir ölüm masşı tesiri meyda ma getiriyor. Hamza reisin yüzü gülüyor. Bir saat içinde kay'ğın bir tonluk orta ambarı ağız ağıza lüfer ve uskumru ilâ doldu, keyifli keyifli izah ediyor ; — Talihli adamlarmışs'nız be ba yım.. Kıyak voli çevirdik. Biz, mânasını anlamadığımız seis .İ halde reisin iltilatına delâlet eden â| bu sözden hoşnuduz.. Sandallar, çözülen bir yumak gi bi ipleşerek biribiri ard.na İstan bul istikametine sıralanırken ça. tana, alamamaları arkasına taktı... Şimdi o balıkhaneye çıkarılacak bol avın tutarını zihnen hesapla- yan Hamza reis kiç güverteye yan lamış. azametle tuttuğu dümene sert hareketler yapt varak kayığı nı rotasında yürütmeğe uğraşıyor. Reise döndüm, denizi işaret et- tim: — Balıkçılık söylendiği kadar güç ve tehlikeli bir şey değil, bana öyle geliyor .... dedim, Akşamla o sertleşen sakalı diplerinde ütperişler o yap- sırarak okşadığı kıpkırmızı yüzü mü müstehsi bir buruşturuşla kı- rıştırarak reis cevap verdi? — Öyle., Tabii davulun sesi gi bi, uzaktan hoş gelir.. Devam ettim: — Ne de olsa durgun havada ağ atmak tehlikeli değil, âdeta zevkli, nceli bir şey.. Senin başından geçmiş tehlike dolu, 2. cıklı bir vak'a anlatabilir misin? Hamza reisin müstehiği bekişl, gözleri buğulandı.. Maziye Karş - miş bir facianın hatırlarışında du yulan astırabın canlı ifadesi yü- tünde belirirken anlattı; — Biraz da hakkınız var.. Ağ çekmek, hava sakin olursa azıcık zahmetlidir, fakat tehlikeli değil. Bir de zıpkın avı vardır. Gece ya. pılır.. Torik, orkinoz avlarında kul larılır.. Kayığın ucunda bir odun ateşi yakarız. Balık ışığı görsün de yaklaştın diye., Hayvan ateşe 50- kulunca kayığın ucunda alesta 46 ettiği bir h — Ecnebi bir ziyaretçinin kendilerini ziyaret etmek arzu- sunda olduğunu Lâtinyora Em- peryaya lütfen söyler misiniz?. Dedi, — Lâsinyora, hastadır, kini- seyi kabul edemiyor.. — Siz bir ker dilerinin pek sevdiği bir şalvs hakkında malümat getirmiş bi- risi olduğumu söyleyiniz. Hizmetçi yanında bulunan bi- risine bir şeyler laştı. Aradan on dakika geçme- m'şti ki Emperyanın kendisini kabul etmek üzere beklediği ba- berini getirdiler. Rolan, hizme! Kendisine hiç te yabancı olmı- yan bir takım cdalardan geçe- rek bir odaya alındı. Süslü bir o- da. .Emperya şaşaalı hayatı se. viyordu. Emperya başını yast ğa dayam mış bir halde bir koltukta oturu. yordu. Beyaz, bol bir fistan, zari! bir ceket giymişti. muş, Yüzünde, tatlı bir soluk. luk vardı. Karşısında eğilen ecnebi sen. yöre baktıktan seşle: — Oturunuğ aşağı yukarı | poytazın | #iim iğin çok kiymetli bir şeyden bekliyen zıpk.ncr, zıpkınını balığa nüşanlar, hızla suya fırlatır. Hay- vana saplanan zıpkına rağmen bir çok defalar zıpkıncı müvazenesini kaybeder, denize düşer.. Karanlık- ta, hele sular da biraz kabarık o. lursa onu tekrar kayığa almak, İ sudan çıkarmak güçlükle kabil ç lur., Reis durdu, yutkundu, sözlerine devam etti; — Evvelki sene Boğaz dışına, orkinoz akımını çıkmıştık. Tıpkı böyle bir sonkânun gecesiydi. Dü mânxjc ben, zıpkında oğlum, kü- rekte de tayfalar vard:.. O gece bol bir k smetle işe baş. İamış, yarım saatte her biri 250 kiloluk 4 orkinoz yakalamıştık ... Sesaiz küreklerle ağır ağır İlerli- yordu. Başta, meş'alenin yanında elinde zipm bekliyen oğlum Ca- ler seslendi; — Baba ... yavaş; çok iri bir hayvan geldi, sokuluyor. ve.. sö- zünü bitirir bitirmez zıpkını sal. dı.. Savuruşunun şiddetinden vin lâyarak suya dalan zıpkının arka sonra oğlum denize yuvarlandı. Yerim- İden fırladım. Ardımca koşuşar geldim. Denize eğildim... Baktım. Suyun yüzünde çırpınan evlâdı. mı arayan gözlerim hâyretle iri leştiler.. Görünüşte kimseler yoktu İ Seslendim: Cafer, Cafer! diye hay | kırdım. Haykırışıma sesimin en | gindeki aksi cevap verdi.. İki sa-| n'ye sonra da meş'alenin isli ışı. Şıyla yakamozlaşan suyun yüzün- de, yeryer kızartılar belirdi. İ İşi, korkunç ve acıklı hâdiseyi anladım.. Evlâdım, orkinoz diye İÜ pıamını canavara soramış, Yön İ ra müvazenesini kaybedip suya du- warlanınca bir saniye evvel avla- mak istediği canavara kendisi av çimuştu. Reis durdu.. Av bolluğundan doğan, her tarafını kaplayan bi- İraz evvelki neşesinden şimdi yü zünde eser bile yoktu.. Hayat savaşında evlâdmı bir lokma uğruna canavar dişlerine lokma eden babânm kalbindeki gizli yaraya dokunduğuma üzül KAHRAMAN HAYDUD izmetçiye* kıymetli bir tek e sorunuz. Ken- söyledi. O uzak- © yordu. tçiyi takip etti. tüy i$, yarı uzan: oManto şivesiyle / tayfalarla iki sışrayışta baş tarafa| bahsetmek istediğinizi söyledi- ler, Benim için dünyada çek — Kızmız, değil mi madam?. Emperya sarararâk yabancıya baktı. Büyük bir ümitsizlikle ellerini kavuşturdu. Gözleriyle yalvaran bir hali vardı. Rolan şimdi, karşısında, he- Tecank darbelerle çarpan bir ka. dın kalbi görüyor, müteessir 0. Tuyor, yavaş yavaş söyliyecek- lerinde tereddüt etmiye obaş'ı- İ Emperya, kendisini güç halle toplayarak cevap verdi.. — Evet mösyö.. Söyliyeceği- niz neyse çabuk söyleyiniz. Emperya Rolanı tanımamakta hakkı vardı. O bu seferde ta. mamiyle başka bir kılıkta giyin- mişti. Şeklini değiştirmekte ne kadar mahirse şivesini değiştir- mekte de o kadar mahirdi, Şimdi bata müteahhide Aydın, (Hususi) — Şehrimize | ki üz kilometre mesafede bulunan İ meşhur Azmak bataklığımın esaslı | bir şekilde kurutulması kararlaş-| miştir. Bu bataklık kış mevsiminde! 12 bin hektar araziyi su altında br. | rakmakta ve 3000 hektar araziyi de | yaz kiş batak halinde bulundurmak» | tadır. Aydın ve havalisi için her ba» | kımdan bir felâket kaynağı halinde bulunan bataklığın kurutulması igi- | İne bu günlerde başlanacaktır. Su- (lar idaresinin bu iş için yaptığı pro- je, 50 bin liraya bir müteahhide i-/ ihale edilmiştir. Müteahhid kada | kullanacağı ekskievatör makinesini İ getirtmiş ve monte etmiştir. sından da müvâzenesini kaybeden | Nafıa vekâletinin bu teşebbüsü | ması işi, su davi düm, pişman oldum. Alamana köprüye gelinceye ka. | İ dar reisle tek kelime konuşmadık... | İ Sustuk.. İçin için sızlayan baba! Sustuk. İçin için sızlayan baba| kalbinin gözlerde meydana getir.| diğine şüphe etmediğim yaşlı e lem İzlerini görmeme akşamın loşluğu mâni oluyordu, yalnız ka- famda canlanan, dudaklarıma ka. İdar gelip dışarı fırlamak isteyen | mısrat kayıktan çıkıncıya Yada güç zaptettim, karaya ayak ba sar basmaz söylendim; | Deniz, kadın gibidir, güvenmek | olmaz hat... İ Rakid duruşiyle sinsi sini uyu" yan bi? yılanın Ürkünç tavrım taşıyan denize dehşetle, kinle bak- tım, Caferin dinç yap'lı, genç, gür- büz hayali gözlerimde tanlandı... Pilâtin saçlı, yeşil gözlü sevgi tin uğruna beba çlan sülün yapılı delikanlıların arasında Caferi de mevki almış gibi gördüm. Cafer de bir aşka kurban gitmiş i. Hayat savaşındaki vazifesine, | denize olan aşkına N. BORA vücud var, konuşuyordu. — Söyliyeceklerim sizi mem- nun edecektir sanırım, madam Saçlarını topla” Kızınız sağdır ve her türlü teh Yikeden azade bir haldedir. ! Emperya koltuğundan fırladı. — Sağ olunuz, var olünuz. Bu sonra çekici bir haberiniz beni tasavvur edemiye ceğiniz kadar sevindirdi. Bu. nu nereden öğrendiniz?.. Kim mösyö, dedi, be- o söyledi ve siz şimdiye kadar kimsiniz? Sizi Venedikte hiç İi Taşbaş, Nuri KİS . Asırlardanbe! Aydını kemir klık | Azmak bataklığının kurutul ihale edildi bütiln Aydın mental İde burakmuştır. Güz ii asırlardanberi bön? bir artma kaynağı 927 yılmânnberi i ızın kurutulması 1GİS şebbüsler yapılıyor, P ride em mühim bir üzerinde kararlar yet bunun mükele. rutulmazı kararlaşilş cumhuriyet yılında rulmuştu. İki üç yali ij le kısmi bir çalışms derdin ortadan dsna çıkarmıştı. Bü sildıktan sonra, bali > Indır. Bu geniş bal de edilecek toprak © Şimdi açılacak ol” dm - Muğla şosesi kilometre uzunluğu Kanal, Osmanbükü Mendereşle birleş? ha açılması cümiu nin balk dileklerin& miyelin canl bir » Orda - Halkevi dispanser # Ağır hastalar © tedaviye gönd Ordu, (Hususi) köylülerin muayene VE “ İtemin için on yatakli açımağı karar verb rak eski bir otel ğ ralanmışlır. Bu hayırlı sıhhat ve malzemeleri şehri ii tir. Mürssesenin ni maxi için, köy BütS g sosyal yardım ts veznesine verilecek. ©“ diye kazaları da & . panser masrafına İşt” dir. Toplanacak olt iü Orduda tedavileri mühim haştelıkinrir ya diğer vilâyetlei min edilecektir. Halicevi cezaevindfi. tandaşlara haftada vermeğe karar vi gi Ge 60 elitlik bir kü” 3 caktır. ö Konya Ticaret yeni idar& Konya, (Hususi) ten Konya ticaret “5 nin idare meclisi gd gündetberi devam ticelenmiştir. Azalıklara rey zatlar seçilmişlerdi"” gf Ömer Keleş, Hak met Kürkçüoğlu, A” Hazım Köseleci, met Hetamışlı, Mehmet Civelek, zar. di 0” Dr. Irfan Me RÖNTGEN M Türbe, si karşısında esi ! sokak No, 8-11.

Bu sayıdan diğer sayfalar: