20 Şubat 1941 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

20 Şubat 1941 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hâdiseler Ve Tarih YILANLI FIçı, İngilterenin r rçil bunu acıkca söyle. Ame muvaffak Bin sene evvel kadar İngiltere ilâ ediler vi Son harbe harbi" diyen de b selerin çoğu Bane di. Lâkin güvenilemez. rünlür; #amanda bir noktadan kop Bir: bütün emekler boşa gid. ümitler i r olur. Bun, men, an için mümkündür Tarihte de var; gi ie eri Be rkos k yi istilâ eden- Bi ü İngilizler di dışarıdan gelen, içeride bulunanların karış- masından meydana gelen k. Yük bir hamurdur; bir madeni Yillek bir hamurdur; bir madeni sertleştirmek Z lerle ri Lod. pek korkunç bir gördü Dokuzuncu asrın ortalz Dez alar Fransanın şimaline, kıyılarma akmlar API, da Normano, ük fakat en sert ınân gemilerine er kişi biniyorlar £ daliyorlar; köy! leri kasabaları toları yağma ediyor, Reynard Lodhrog. gözü pek, m dir adamdı; çenesi, nin İki tarafmdan sarkan, uzun #arr bıyıkları, ensesine ve UZ, larma len dalgalı sarr saç- e ii miğmeri, kısa kollu uzun boyu, gergin bi Vücudu vardı. Yanan kasabalar: Ve Ayşe ile sevişmenin yoluna bakmışlardı. Kızm büyük bir mu. kavemetiyle karşılaşmışlardı. Ken disinden ne istendiğinin katiyetle farkında olmamasına rağmen kizca gız, insiyaki bir hareketle hemen ber teşebbüse mukavemet ve bir kaplan kesilmişti. Hedefe varmak isteyen bar kat'i teşebbüs karşımda evvelâ ellerini kurtararak karşısındakini büyük bir şiddetle iterek, sonra kollarını Röğsünde kavuşturarak çok setip bir gülüşle, tıpkı çocuklara yaka yapılmak istendiği zaman bunu an. ladıklarını göstermek işin gülüm. sedikleri gibi gülümsiyerek sanki kendisine ne yapılmak istenildiğini anlamış gibi durdu. Ve İşte bu an- İarda gözlerinin canlı partitısı ve Yüzünün kızarıklığiyle bütün gü- Hi göze çarpıyor ve sanki aklı başında bir kız gibi görünüyor, ha, rekâtmdaki tatlı çekingenlik edası na ayrı bir güzellik ilâve ederdi. Velhasıl ondan istifade etmive tscbbüs edenlerin heyet bunun im. sna olduğunu anlamışlar ve 8- etmiş Bazan | İ seşisi kan ve ateşti, İ ölüm ında, İ Kanadanın harp masrafları İki senede iki milyar doları bulacak Nevyork, 19 (A.4.) — Otta, için bir liyon dolar istiye, üzere at kabul et, Sovyet Halk komiserler | heyeti reis muavini diyor ki: Bugünkâ harp benzin ve yağ harbidir elle e FE komi- bir nu, i kongresinde r demiş, ve ezeümle zi hiç bri sılamamız rp gemisi snlinde hiç etmememiz Vizımdır. Vozhosens! teknik ve ekonomi ilmi bakımın” dan bir motör harbi, yani yük. sek teknik seviye ve büyük mik | tarla da h Jan evlere, sürü sürü sürük, sen esirlere vahşi bir gülüm. bakardı. Geldiği ver kan, geçliği yer kan, durduğu yer Zı kin yaratır; zulüm arttıkça kinde artar, nihayet granit en kesilir; zalimin at, tuğmı zalime çarpar; onu yere Bir gün bu kan, ateş ve yağ- mas adamı İngilizlerin e ge ti. Parça parca edeceklerdi: et. mediler. Dediler ki: — Cezası da suçundan fark. sız olsun! ağmacıyı arı çip- soktular. Zalimin çığ , inilti, lerini derin bir hazla dinlediler. İntikamm tadı dünya hatları, nm en derinidir; en içlisidir. Gelen haberlere bakılırsa sim. di bütün İngillere bir yılanlı i iyor; o Oraya girmek ak için “şerbetli” ol- mek İâzrm. Kadircan Kaflı ve kapağını k çırpın 700 | İ bir miktar faal dahili em; İ ingiltereye tayyare hücumları Geçen ay 1502 kişi öldü, 2012 kişi de yaralandı .) — Hava ve teb- Londra, 19 CA. nezaretlerinin Burada Ağır yaralı | ÖĞUEDEN SONRAKİ HÜCUMLAR , 19 (A,AÇŞ retlerinin - Hava ve teb | olmustur. Bom- balar atılmış, fakat şimdiye ka, dar glinan raporlara göre hasar ve telefat az olmuştu YARALANAN VE ÖLENLER Londra, 19 (A.A.) — İkincikâ- İngilterede hava 1602 sivil öl. malarmı icabettirecek sekilde ralanmışt Bu malümatı etmektedir: Öleni kisi henüz tasnif edilmemiştir. ———oc Agahanın oğlu Fransa | için çalışıyor i Londra, 19 (A. 4.) — "ın oğlu Ali Tan, general dö 'ün Fransız kuvvetlerine dım etmek maksadiyle H tandaki Fransız arazisinde bir cadele açmıştır. Hindistan, ki Fransızların ekgeriy t mücadeleye müzaheret etmekte, dirler. ——— m * Roma, üne Alı nin sıhha Hn srhhi vasiyetinde 19 (A.A) — Stefani; 1$ an doktoru Prof, Prugoni bültenine göre sabık kre hafif bir o selâh AA) ajansr bildiriyor: Kral maihi Horti, Ankarı ve Sofya atâşemiliteri'ğine | yarbay Adayın yerine kurmay (yüz. başısı Otto Hatzr tayin etmiştir * Bindrit, 19 (AA) — Haber alın e, İngilterenin İspanya bü yük elçisi Bamuel Hor geçen hafta Cebelittarığa giderek kisa bir müd- det katmıştır. 19 (A A) — İsveçta 200 milyon xron elde edilmişti, $ ayda İsveçliler mil müdafaa için bir maf yar kron tedarik etmişler * Bombay, 19 (A.A.) — 1500 kişi Uk yeni bir İtalyan esir kafilesi daba Bombaya gelmiştir. i Amerikan Amerikan ordusu mevcudu On beş gün sonra bir milyonu bulacak 19 (A.4.) — Har, fından resmen 5 gün sonrs kuvveti Vaşington, biye nezareti t bildirildiğine bir milyon tır Ruzvet, yakında bir mil dafaa pilini nesredeveği miştir. Bu plâna yarışmda her Amer eğilmiş olacaktır. Siyamla Hindiçini arasında Sulh müzakereleri kesildi Japon donanması Siyam körfezine hareket etti Saixon, 19 (A,A,) — Salâ mahfillerde beya nedildi; Tokyoda cereyan Fransız mütareke simali Laos m kadar Siyamlır > dan çekilmesine intizaren tatil edi:- miştir, Bir Jup Uların mevzuu kilip ce ve Laos gitir. Saizon, 19 (A.A,) — Formoz a, dasmda bulunar Japon donanması. | na mensup bazı büy iler Si. yam körfezinin garp kısmındaki fi. loyu takviye etmek ilzere yola çık- muşlardır. Bangkok, 19 (A,A,) — Sİ yare fi his muntakadan ç0- osu Siyam m hü ongla açık, p gemileri yam hududuna İngi- liz askeri yığıldığına dair çıkan şa, yiaalrı kat'i bir lisanlı tekzip et. mistir, Tebliğde cenubi Siyam vilâyet. leri ahalisini telâşa düşüren bu ha, berler hakkinda tahkikat makta olduğu bildirilmektedir. imam Çörçil tank talimlerinde bulanda Londra, 19 (4. — Çörçi yanında general d5 Gol ve gene- ral Sikorski olduğu halde, son günlerde İngilterede bir m de bir tank taliminde bulunmuş. tur, İngiliz başvekili; tankların a- rıxalı bir arazide nelere n.ukte, dir olduğumu görmüştür. Çörçil kendi ismini taşıyan ve içinde telsiz âleti bulunan bir zırhlı 0. tomobili tetkik etmiştir. Çörçil yapıl- | merkezi elan | Asker | seyre gidiyorum İn nefer vardır. Onları da sizin Yanı, 1 Erzurum yolunda - İstan soğuk - Kayabaşı türkül ile sulh fermanı ve sulh zuruma harem kaç bin manlı veznesinde İngiliz Erzuruma gitmek lenryordum, Fakat Şükrü efendinin şimdilik tekaütlü. | ğü uyamıyacağından ordu ruz.| namçeliğine mahsus olan iki beş yüz kuruştan bin kuruşunun | tı hayvan 3 ile miz yine dört hin kuru- kadar para , diyerek ses ettim, Babamı ürmek istedim. hiç gitmemiştim. in veda başladım, orduyu hümayünun Errurumda demek- - Her kimle voda edersem, hayr sa ederler: “Ak İbrahim efen, bir zamanda Frzuruma dilir mi” Anadolu ordusuna ruz, wamçeci oldümuz, ordu nerede? nerede? Artık Cenabıhak metler, hayırlar ihsan etsin, derlerdi, Hikmeti o huda, bunların bu sözlerinden asla ve kat'a gön- gülmezdi. Yani kork- Güya ki Ki ) gönlüm pür Cünkü tasraya Ahbap ve ih Lâkin Ruslar, ira gihi aşk ve muhabbeti Babamla beraber vapura bindik. »örâber Fenerden da diyerek Karadeni, urumuz başvurdu. Artık ga, riplik her cihetten başgöslermeğe başlad. Babam düslin im diye 5 bilmezdi. Pek çok zaman hikâyelerinden söyler, beni güldürürdü, Böylece günler geçerek, oelkamdülilâh salimen Trabzona vâsü olduk. Fırtmasız ve dalgasız gittik, Trabzon sevk me- muru olan kaymakam Osman Be- yin konağına minafir olduk, İki öç gür istirahat ottik. Erzuruma ha, reket olunmak Üzere lâzmgelen hayvanları kiraladık, Osman bey: Biraz yollar bozuktür. Batumdan gelip orduya gidecek yedi sekiz ipone görürler, hem gitmiş olursunuz boruher yola rovan olduk, Trnhaon derele vurarak Cevizliyo doğ- ru gidiyoruz... O gün akşama ka dar öyle dere içinden gittik, Dağ, lar otrafımızı sarmış, her dağın başında tek tik birer hane görü, nür, Bazan ufacık ova gibi yerler görünür, Mekâricilerden sordum, Ersurumu anlatmağa basladılar. Bayburdu geçtikten sonra Yolda Müsir Selim paşa hazretlerine rastladık. Çerkes İsmail pasa dör. düne ordu müşiri olup benden hir Hem hizmetinizi de bir cemiyetle dedi, Neferlerle t dafi toplarile sori ateşli bof'ors toplarını da görmüş ve tepeden bir muharebe talim hü- cumuna nerazet eylemiştir. Aşkın Mucizesi —6— mellerinden Vazgeçmişlerdi. Hattâ içlerinden biri bir gün doktora şu sözleri söylemişti: — Vicdam, kalbi, velhasıl bü- tün daygulariyle faziletin timsali olan kadınlara rastgeldim. Wakat bunun gibi kanmda fazilet kayn. yan kadınları, yemin ederim ki, ha- Yatımda hiç görmedim! Bazı kimseler, onun, hoşuna gi- den hor subayı kendisini sevip W- Butmuş olan sevgilisine benzettiği, Bi sanıyorlardı, Fekat bu doğru olmasa gerekti, Çünkü olan biten #eylerie alâkadar bir tek kelime olsun söylemesi icabederdi. Halbuki böyle bir gey vaki olmamıştı FK- seriyetle bu hususta kendisine sa- aller #orarlerdı, Faket hiç bir za“ man bir say anlamış veya hatırla. miş hissini uyandırmamıştı. Söyle silen sözleri dikkatle dinledikten Nakleden: sonra kahkaha ile gülmekten bas- ka bir mukabelede bulunduğu gö- rülmemigti, Bir müfreze adadan hareket €. deceği saman, İmana kadar peşin- den gider, vapur uzaklaştığı zaman da mendil sallar, fakat hiç bir defa ne gözünde bir damla yaş, ne yü. zünde bir ıstırap izi görülürdü. Vapur gözden kaybolduklan 200- ra jse koşup yeni gelen subaya 25. kından bahsederdi. Son gelen subayın ise diğerleri- nin hepeinden biraz gafa fazla ho- şunu gittiği gözden kaçmıyordu. v Dektor Faik ile Cemil sksam geç vakte kadar hep aynı mevzu İze- rinde deli kıza dair konuştular, MECDI ENON Genç subay arkadaşından ayrılaca,, ğı srrada tekrar: — Zavallıcık, ne kadar da gü- 701!..diye mırnidanmaktar kendini alamadı, Doktor da: — Deli olmasaydı, kimbilir ne ssil ve faziletkâr bir ruha malik olmuş olacaktı! diyo ilâve etti, Gece olmuş ve meydanlıkta kim. se kalmammstı, Bvi o kahvahanenin bulunduğu tarafın karşısında idi, isteksiz adımlarla oraya doğru yü- rümiye başladı, — Acaha orada mmdır? diye dü. şünerek gözleriyle karanlığı delmi. ye ve başmı ileriye doğru uzata. rak kapısınm önünde bekliyen kim- 8€ olup olmadığını görmiye çalışı, yordu. Fakat gece çok karanlık ol. duğundan bir şey görmenin imkfını yoktu, ay ovval hareket etmisti. Selim pasa İstanbula dönüyordu, Kim ok | duğumu sordu, Beyan ettik, LAti, Kendi kendine; — Eğer orada elinde koca bir bıçakla bekliyon bir haydut oldu. ğunu bilsem daha emin adımlarla yürürdüm!.. diyerek beğ on, adım daha attı. Kiz orada idi, Kapmm önündeki merdivenlere oturmuştu. Gece çok karanlık olduğu için yüzü görün. ordu, Biraz yaklaşarak Burada ne vi sordu, yorsun ? diye O, hemen cevap vermedi. Ayağa kalktı, İki elini omuzlarma doğru u. ratarak ve göğüs göğüse bir vazi - ok tatlı bir sesle ve dün - yanm en şuurlu bir insanm konuş- ması andıran bir eda ile: — Seni bekliyordum, dedi, w. yumuş kalmışım. Subay omuzlarına dayanan iki eli itmek istedi. Fakat bu sefer kol. larından tutmasına mani olamıyaş rak: — Neden beni bekliyordun? di- ye sordu, (Devamı var) Hatıraları yazan : Aşçı Dede ibrahim Ley 2 buldan Trabzona - Trab- zon - Cevizli - Müşir Selim Paşa - Yollarda kar ve eri - Erzurum - Rusya şenliği - Istanbuldan Er- kuruşa getirtilir - Os- lirası. Rusya aske- rini bir taraftı yekiyor: Simdi artık Erzurum W r. i istirahat ü rdi, Lâkin ke Arap gibi si e müjde V dairesi halkı, müğ üze. ası göründü, sesle Mevlânâ ları çelatir. Yanımızda bulunan askerler de »im neşemle neşelenip Kay türkülerini aldırdrlar, Mekâreviler de hayvanları nogyie sirmeğe bas ladılar. O nese ile bir akşam üz Erruruma girdik, Dördüncü ordu jurna! başkâtihi Ethem efendi zâ. ten İstanbulda (o abbabımızdanör. Ve bir müddetçik kalem arkadaş- kığımız vardı, Doğruca onun kona- ğını sorup oraya misafir oldum Malâmya o vakit telgraf olmadı. #mdan kimsenin kimseden | yoktu, Pthem efendi hi boynuma sarılıp günü beraberce Müşir paşa eee gördük. İltifat ettiler, Sonru odamıza ge, Wp efendilerle görüştük. İşlere başladım. Erruruma gelişim 1772 senesi Şabanıwerifindeydi, Yenikapıda Fe- rik Veli paşanm konağı karşımda bir ev kiraladım, Oda birin le bir döşedik, Babamla bir & uşağımız hanede rahat ederler, ban de sahah akşam memuriyeti. me gider gelirim. Sekizon gün sonra posta geldi, Rusya ile barı şik fermanını getirdi. Bir büyük alay olup forman okundu, dualer olundu, toplar atıldı, Ahali ve ki. tiplerin elinbüş ve neşesi fevkalâ da oldu, Herkes nilelerini getirt- meğe başladı. Babam da üvey a namı getirtmek istedi, Fakat tiz elden akço tedariki mümkün ola, muıyacağından maaş ve tayinat be- delimden mahsup olunmak üzere bih kuruşa bir senet yazıp def- beyefendiye o götürdüm Defterdar Halet beyefendi her za, man yanlarma gitsem syağa kal, kıp oturturlar ve çubuğumu dahi arlarlardı, Sair oda miimeyyi: iltifat etmezdi. Keyfiyeti arz akdi: im. Senedi görünce güldü. rmiyeceğini zannettim. * namceci efendi hiç üç harem Erzuruma gel şimdi İstanbuldan birtekım şeyler alacaklardır, hiç olmazsa #ltr bin kuruş göndermelisiniz, deyip 86 - nedi s)tr hin kuruşa tekdil ettik. Defterdar maaş ve yem bedelin. den esste cesta mahsup olunmak üzere vezneye verile buyrultust o “Biz hep bir kapı yol- dâşıyız, diyerek iltifat ettiler, Böyle kapı yoldaşıyız demesini o zaman bir devlet bendosi mü . Basma almıştım, Meğer kendiler de tarikatt, Sonra anlaşıldı. Senedi doğruca vemeye götürüp, aitr bin kuruş cümlesi ingiliz tire w olarak avacumu doldurdu. Pa- raları habama vererek Ramazan bayramından sonra gerisin geriye günderdim, Validemi, üvey anamı karımı ve oğlumu alıp gelecekti. Norveçin servet! aşınıyor Londrn, 19 (A.A) — Norveç ajan #ıns gelen hir tolgralu göre Alman po Ma teşkilâtı relsi Himler, gimali Nor. veçle yaptığı bir teftis sayahatinden Osloya dünmlştür. Norveç ajana: şuru ilâve ediyor: “Sonkânun ortalama kadar Alman Mar Norveç bankamndan bir milyar 482 milyon kron çekmişlerdir. Bundan başla hiçbir para vermeden (o büyük miktarda malzeme de almışlardır. malzeme arasmda vagonlar da var.

Bu sayıdan diğer sayfalar: