29 Ekim 1931 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

29 Ekim 1931 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

EMBE 29 TEŞRİINIEVVEL 1931 illiyet Milliye Asrın umdesi «Milliyet» tir. 29 TEŞRİNİEVVEL 931 IDAREHANE — Ankara cadde- si No: 100 Telgraf adresi: Milliyet, İstanbul, Telefon numaraları: 24311 — 24312 — 24313 ABONE ÜCRETLERİ G 3 Türkiye için Hariç için 400 kuruş 800 kuruş , 1400 2700 aylığı 2 Gelen evrak geri verilmez Müddeti geçen nushalar 10 kuruş tur. Gazete ve matbaaya sit işler için müdiriyele müracaat edilir. Gazetemiz ilânların mes'uliyetini kabul etmez. Bugünkü hava Yeşilköy hava rasat mer-j! kezinden aldığımız malü-! mâta nazaran buğün hava ekseriyetle bülutlu olacak rüzgâr şimali istikametler- deri Mutedil küvette €se- cektir. 28/10/931 tarihinde! hava tazyiki vasati olarak 765 milimetre azami suhu- net 18 aşğdri 4 idi. Ufacık bir pire! Vaktile Amerikada - her şe- yin büyüğü, her şeyin harikulâ desi, her şeyin zengini bulunur du., Binalardan tutun da kaide lere kadar herşey Amerikada büyüktü.. Lâkin zaman nelere | bir gün geldi ki; Amerikada mali bir çöküntü ol du. Yüzlerce © banka iflâs etti. Binlerce zengin meteliksiz kal- dı ve nihayet Amerikanın zen- inliği,paralar üzerinde biraz te reddüt edilebilen bir mevzu ha line geldi. Bugünlerde Ameri- ka reisi Hoover'in Fransa Baş- vekilini oraya davet edip işlerin düzelmesi için Fransanın yardı mını istemesi ibret alınacak bir şeydir. Bu münasebetle size bir fık- ra nakledeyim. Pariste bir otele bir Ameri- kalı inmiş.. Daha ilk gününden itibaren oteli, Parisi, binaları tenkit etmeğe başlamış.. — Canım! Bu nasıl otel!.... Beş katlı bir bina! Bizde otelle rin en ufağı yirmi beş katlıdır. — Bu ne ufak lokanta! Biz de en aşağı üç bin kişi yemek yi yen holler vardır. Ve bütün rastgeldiği şeyleri böyle ufak görürmüş. Otelci Amerikalının bu tenkitlerinden bizar olmuş. Bir gece onun yatağınm içine kocaman bir istakoz yerleştir. miş ve yorganı üstüne örtmüş. Amerikalı gece yarısı gel. miş, soyunmuş, yatağını açıp is takozu görünce fena halde ürk müş. Hemen çıngrağı çalmış.. Zaten kulağı kirişte olan otel- ci derhal Amerikalının odasına gitmiş. Amerikalı sormuş: — Bu ne bu, yatağımın için deki... ! karşılığı ancak altın Affedersiniz efendim... Ufacık bir Fransız piresi.. Ame “1 iktisadi bahisler || Bulgaristanda iktısadi vaziyet ne halde? Sterlinin sukutundan mütevellit müşkülât- Kambiyo müraka- besi - Ticari muahedeler - Bütçe | Son gelen Avrupa gazetele rinden öğrendiğimize göre, İn- giliz lirasının birden bire yüz- de yirmi derecesinde — sukutu Bulgaristanm ihracat ticaretini karmakarışık etmiştir. Bulga- ristan, mahsulâtının ekserisini harice İngiliz lirasile satmak- ta; Varna ve Burgaz limanla- rından sevkolunan malların be delleri ibrazında tediyesi meş- rut isterlin poliçelerle mekte idi. Milli bankanın ka- | ün ve nizamnamesi mucibince mütedavil- evrakı naktiyenin veyahut serbestçe altına kabili (tahvil nukutu ecnebiye teşkil eder. 22 eylül tarihinde Milli banka İngiliz lirasını nükutu ecnebi- ye fiat listesinden © çıkararak | kambiyo muamelâtını da mün- hasıran kendisi ifaya salâhiyet tar kılındığı için, isterlin poli- çeler on gün kadar Bulgaristan da muamele görememiştir. Bi- lâhara, bu müşkülât bertaraf edilerek İngiliz lirası kote edil meğe başlanmış; fakat isterlin fiatlerindeki mühim temevvüç- le ihracatçıları ızrar ederek şa şırtmaıştır. Bizde olduğu gi yerine Fransız — veya İsviçre frangı veyahut Florin, doların ii de esas ittihaz mikyasta kabili (tatbik değil dir. Çünkü, diğer ecnebi nakit piyasalarınm aynı teshilâtı gösterebilecek evsafta olmadık | i olunuyor. Sonra, ih- | racat daima İngiliz lirası üze- rinden açılmış senedatı ticari- ye kredilerile finansiye edildi- ği için sühulet ve tekâmüle mazhardı. Diğer nakit piyı ları ise bu kolaylıkları temin e debilecek derecede kredi küşa rikadakiler bundan büyük değil midir? Şifa niyetine stadyum! Stadyum bahsi biraz hararet | lenmeğe başladı. Bakalım bizi nerelere sürükleyecek. Stad- yum hakkında söz söyleyen rü- feka arasında bir kısmının fikri ipçe gidiyör: Yı ve da nerede yapılır Bu sözle Nasrsddin Hoca- nın karısına söylediği: — Bana görünme de görünürsen görün! Sözü arasında hiç fark gör- mem., Efendim, stadyum deni les şey namaz kılar gibi heryer de yapılabilen ve daima aynı se vabı temin eden bir şey değil. | dir ki?.. Hiç böyle şifa niyecine stadyum olur mu? kime öden- | FELEK GLORY A'da 31 Teşrinievvel Cumartesi Slam “Milliyet'i in Edebi Romanı: 63 BAŞI DÖNÜ — Daha vakit var, Otomo bille şöyle bir lâmelif çevire lim. Diyerek, genç kadını kan dırmıştı. Beraberce “Şehzade başına kadar gitmişlerdi. Bu rada Ahmet Nebil, elbisesini değştirmek Süheylâdan birkaç dakika izin istemiş, kı di odasına çıkmış, elbisesini değiştirmekle beraber ihtiyat parasıni da cebine almıştı. Bu suretle geceyi geçirme ğe hazırlandıktan sonra yine otomobille dönmüşler, Tokat yana gelmişlerdi. Orada Sü heylâ sinemada kararlaştırdığı proje dairesinde telefonlarmı etmiş, sonra (Ohususi odaya geçmişti: Hizmet eden gar son, Süheylâyı tanıyordu. Ah met Nebil, onun garsonlarla Serbest konuşuşuna. binanın KLER İbrahim NECMI her tarafını bilişine, yemek” leri ısmarlayışına — baktıkça, Süheylâyı bu âlemlerin kurdu | bir erkek, kendini de bu erkek tarafından elde edilmiş ace mi bir kızcağız farzediyordu. Sinemadan beri zevk içinde yüzen Süheylânın çeneleri açıl mıştr. Boyuna anlatıyordu; ilsen, senin Fatihli sev | gili sözü Şişlide neler yaptı. Me Nihat Hanım kudur muş, ille bu kız” görecâğim, ille Ahmet Nebilden intikam a lacağım diye tutturmuş. Se miha onu teskin için ne yapa | cağını şaşırmış. Şeyda Kâmi | li seni takibe, © kızın hüviye | tini tahkike memur etmişler. Bir, telâş bir kıyamet.. Neriman Cemşit Hanım da bu hikâyeyi duymuş. O'da küplere binmi i it değildir, Bu yeni nden Bulgarista nın ihracatı mühim düşerek, esasen mahsulâtı ar- ziye fiatlerinin sukutundan mü tevellit mevcut buhranı teşdit eylemiş, resmi iskonto fiatinin yüzde 8 1/2 tan 9 1/2 çıkarı masma sebep olmuştur. Ayaı zamanda, umumiyetle kredile- rin tahdidi ve bankalarla tica- ri müessesatm berayı — ihtiyat vezne mevcutları takviyeye çalışmaları - büyük bir darlık husule getirmiştir. Bu tahdidat ve | tedabirin gerek hazinenin ve gerekse ti- cari borçların vadeleri yaklaş: tığı şu sırada tatbik olunması memleketin harici ticaret mu- vâzenesile ihtiyat döviz msvcu dunu fena halde müteessir et: miştir. Kambiyo omüamelâti- nın tahdidi vaziyeti * pek 1slah edecek gibi görünmüyor. Piya- saya arzedilecek . karabiyonun ihtiyaçların ehemmiyet ve müs taceliyetine göre tevziini » ayrı bir teşkilâtin idaresine — tevdi etmek fikri ileri sürülüyor ise de, salâhiyettar mehafilin ka- naatine nazaran böyle bir ted- birin Bulgar evrakı naktiyesi nin altın karşılığını kartiniz tan başka bir faidesi olmıyı tır, Milli bankanın mütedavil evrakı naktiyesine nazaran al- tın mevcudunun yüzde 32 oldu. ğunu maliye nağırı “beyan et- miştir İhracat ticaretini bugünkü âtaletten kurtarmak maksadile | Bulgar kabinesi arzu eden memleketlerle ticari muahede ler akti zımnmda derhal müze rr olunmasını 8 teş rinievvelde tahtı karara almtş- tır. İthalât tarifesinin © tenzi her tarafta arzu (olunmakta, efkâr umumiye çok — lüzumlu olan eşyadan alman ağır güm- rüğün indirilmesini i#€mekte- dir. Köylünün o manifatura fi- atlerinin yüksekliğini protesto etmesi o kadar şiddet ve vüs” kespetmiştir ki, en nihayet hü kümet acilen bir kanun çıkara- rak bu eşyanın fiatlerini (otan- zim eylemeğe mecbur kalmış- tır. Bu kanunun tatbikatı hü kümet mürakabesi ve saire gi- bi bir takım masarifatı müstel zim olduğuna göre bakalım matlup netice almacak mıdır? Vaziyeti maliye henüz dü- zelmemiştir. Umumi iktisadi müşkülât © yüzünden mübim mikdarda azalan varidat resmi zahire mübayaa idaresinin açı kabartmış, varidat ve ma- sarifat arasında muvazenesiz- lik busüle getirmiştir. Hayrettin Şükrü ALBERT PREJEAN ken, biz dururken gidip gidip te ta Fatihin bir köşesinden basit, değersiz bir kızı beğen mek olur mu?,, diye şimdi her bulunduğu mecliste senin de gersizliğini, zevksizliğini anla tryorrmuş. Beyi kışkırtmış. “Aman doktor, şu kızı sen bul, şu Ahmt Nebil budalası- nın elinden al.,, diyromuş. Bir taraftan da Atıf Cemşit o Bey senin için “verdiği sözü tutmu yor, centilmen değ İmiş.,, diye Şişli âlemi aleyhine döndü . — Çok şey!.. — İşte biz böyleyiz, o dos- tum, bir hafta evvel ( göklere çıkardığımızı hoşumuza gitme | yince bir hafta sonra yerlere geçiririz. İlk Muhteşem Hanı- | mın salonunda göründüğün ge | ce sen muhitin sevgilisi kesil- din. Bütün Şişli hanımları seni istediler. Hattâ Semiha Nazmi bile geçen gün: “Yazık oldu, ben kendimi sona saklıyayım diyordum. Halbuki Nebil Beyi selden kaçırdık.” Diyordu. Da- derecede | O da doktor Lütfi| Yeni neşriyat: Kıymetli bir eser Türk gazeteciliğinin bir asırlık tarihi Yüz sene evvel ilk Türk. gazetesi eşredilmişti. İstanbul Matbuat ce- miyeti bu vesile ile gazeteciliğimizin yüz senelik tarihine ait bir eser neş- retmek teşebbüsünde bulunmuştu. Bu iş gazetecilik ve matbaacılık hakkında kiymetli etütler yapan Se- lim Nüzhet Böye havale edilmişti et B., kendisine mahsus e dilkni ve itina ile etmiş ve Türk gaze: altnda © cidden malü- | iin ile dolu bir eser vü- nn çereyanlârini anlatan bu birinci eildi neşredilmiştir. 183: ği senelik matl ede çıkan Constantinople” ismin bile nü- i ndan son- basılan “Le spec tateur Oriental” gazetesi © geliyor. Fakat ilk Türkçe gazete, (o 1831 de yani eski tarihle 1243 de neşredilen Tı i Vakayidir. Selim Nüzhet B., bundan santa İstanbulda çıkan bütün yözetelerin mahiyetini ve inli şar tarihlerini birer birer göstermiş ve bunların en mühimlerinden bir çoklarının fotojrof nümünelerini de kitaba ilâve etmiştir; 1881 den gü- nümüze kadar olan ikinci cilt ayrıca basılacaktır; Pek büyük bir dilkatle ve Avru padaki emsaline cidden müsavi bir mülermmeliyetle vücude getirilen bu eserden dolayı hem kiymetli snüclli- fi olan Selim Nüzhet Beyi, hem de İstanbul Matbuat cemiyetini tebrik ederiz, Bugün mağazalarının bütün gün açık mühterem müşterilerinin enizarı. ıttalama arz slundurylacağını eyler, Müdiriyet İ Bir İngilizFabrikası Otomobillere mahsus patlamaz (im- tiyazli) iç lâstığı için kendi hesabı- ha çalışacak müme, rayor. Zir deki adrese yazilihâsı: St. Helens Cable & Rubbir' Co 91, Avenue Philippe Auguği Pöris, Adalar Sulh İlahkemesinden: Te rekesinin resmen, tasfiyesine, karar verilen müteveffa Telamahosun uh tesinde bulunan Heybalide Büyük caddede kâkı beş oda biri taşlık iki Apdesane bahçe ve kuyuyu havi ha sap bin beş yüz Jira kıymeti muham menesinde 47 No. lu hanenin nasıf birinci artır. rar verilmiştir. Si tebii şeraiti müzayede Mahkeme Divanhanesine tâlik edilmiş ve müzayede günü 22-11-931 Pazar günü saat on bege kadar tayin ve tesbit edilmiş bulun. duğundan talip olanların yüzde on teminat akçasile müracaatları ilân olunur. peşinde İ RENE CLAİR'in reza ha bir çok hanımlar seni salon larma çekmek için çareler dü- şünmeğe başlamışlardı . Ya! Öyle ya: O günler senin zafer günlerindi. Şim sine döndü. Senin Fatihte gör güsüz bir mahalle kızına âşık | olduğunu duydular, bu âşk yü zünden salonlarlan ayağını çek tiğini gördüler. : Hepsi birden aleyhine kalktılar. — Vah, vah. — Amma, korkma Ben hiç aleyhinde bulunmadım senin... Hattâ geçen gün Nihat İlhami ye de söyledim: “Canım, de- dim, bir genç kız sevmekle ne | olur? Varsın sevsin. Yalnız bir kusuru var, Bu sevgile beraber gene salonlara devam edebilir. di. Amma geçer. O gene bize geli — Nihat İlhami Beye böyle mi dedin sen? — Ya! Bilmemiş (miyim? Bak, işte gene (bana geldin... ah! Süheylâ Ahmet Nebili kucakla dı. Delikanlı ürkek, utangac EtablismiinOrozdi - Bak CONSTANI REMY Dün akşam samumamamumnamzmun om l KATİ von NAGY ve WİL- LY FRİTSCH tarafından tem- İ sil edilen: Prenses.,.Emriniz! | Prens2s..Emrinizl dhre Heheit Befiehit) ALMANCA kopyesi Elhamra t kazanmıştır. * UFA'nın ilmi ve fen- Bu gün hepiniz MAJiK sinemasını teşrif ve kemali muvaffakiyetle gösterilmekte olen JOHN BAR RYMORE'un seri Taç Deviren JENERAL JOHN BARRYMORE prens KRİSTİYAN sifatile taliin yüksel Kalp kırıcı ve baş ezici bir askerdir Sisi şaşı ri... Cesirane aşk ve kin için dövüşen asker erin şecaatını seyredeceksiniz. Bugün ve yarın 1l matinesi. nin duhuliyesi 25 kuruştur. (Princesse a vos ordrcs) FRANSIZÇA kopyesi i MELEK sinemalarında büyük muvaff. muhteşem şahe Dans kıraliçası RO- | İlâve ENO ve şarkı kı ralı NİNO MARTİNİ “Clair R ks şarkısında. PARAMOU ihazer sesli ni «Çiçeklerin zekâveti». fil | mi dünya bavad de Tune"e ti. Yarın akşamdan cinin huzur tı prog; i Hazretle da Cümhüriyet Bayra mı şerefine yapılacak merasimi intibös rama ilâveten gösteri lecektir, Bugün matineler saat 1 den itilen. Yarınki saat 10,45 de ELHAMRA'da saat 11 de Cuma MELEK ak harp sahnele- suari hücümları azilâtlı matineler Ru akşam ASRİ sinemada Son derece müessir, muazzam ve muhteşem bir film; KAIZİL KILPÇç Çârlar Rusyasinda cereyan eden ve bir köylünün zevcesine taarruğ ve iffetini payimsl ettikten sonra katil ve zevcini cerh eden bir Kaf. Bugünden it bare ETUA ui kas Çete Reisi macerasıdır. sinemasında | TROIKA OLGA TCHEKOWA meldir. Heyeti temsiliyesi başımda: WİLLİAM COLLİER ve MA- RİON NİXON ve CARMEL MY ERS, - Perde aralatında meşhur İspanyol (o dansözü Aşk ve ihtiras ile dans ve sarhoşluk sahneleri | sonderece mükeim- PAÇUİTA PAGAN ve GİTARİSTLERİ. up tarafından m || Tiyatro, Sinema | Sinan; ça e Belediyesi Darülbedayi temsilleri Bugün akşam saat 21,30 da Yazan: Gerolombo Roverti Tercüme E. : Bedrettin BUGÜN Alemdarsinemasında (CENNET YOLU) apereti kadar muazzam ve muhteşem Cürmü Meşhut HENRY GARAT e MONTEL tarafmdan temsil edilmiş sözlü, sesli ve şarkılı operetin Fransızca Kopyesi İlâveten: PARAMOUNT halihazir sözlü ve sesli dünya havadisleri. Matineler: 1,3,5,7 ve suare 9,30. . Yakında : Kalbin Sesi “Beşiktaş kazası kaymakamlığından: | üsküdar Ha Sinemasında 151-031 Pâzar günü tedrisata başlayacak olan Millet mek-| ŞAN VE ŞEREF YOLUNDA teplerine kayi için âşağıda yazılı mekteplere müracaat olun- | Mümessili: Dölores del Riyo. ması Namussuzlar Piyes 3 Perde ve Akaretlerde Köyiçinde Paşa mahallesinde Nişantaşında Arnavutköyünde Bebekte Ortaköyde Dikilitaşta Ye Cumhüriyet Bayramı refine bu gece sabaha kadar Kadıköy Süreyya Salonlarında Himayei Etfal menfaatine Büyük Tombola Bir çok eğlenceler Istanbul Maarif müdürlüğünden: 1-11-931 tarihli Pazar gününden itibaren Millet mektepleri tedrisata başlayacağından (A) ve (B) dersanelerine kayıt için mekteplere müracaatları ilân olunur (.3528). i ZAYİ — 1522 numerolu şoför vesi- kamı kaybettim. Yenisini alacağım- dan hükmü yöktur. Nişantaşında Yeni mahalle sokak 88 numerolu Mustafa oğlu İskender Nuri. Milyon peşinde RENE CLAİR'in peşinde RENE CLAİR'in ii ye İDE le ANNABELLA peşinde RENE İkame ANNAHELA BASKIN filminde yapıyor. Amma, tabii değil mi, azizim, herifin karısı karkasın biri, kurumundan ge- gilmiyor. Hem de hangi erkeği görse sakız gibi yapışıyor. Lâ- kin, ne yapsın, kocası da benim İ gibi genç, güzel bir kadm bu- Tunca... Değil mi, amma?., EL bette kur yapar. Öyle. — Amma, benim (hoşuma gitmedi. Kur yapması ne ise ne, kibar adamdır, amma $e- vişmek... Allah göstermesin. — Neden? —A! Been var mı? Baksa na! Ben ondan çok gi ok rözeli ,enç, Gi — Tabii, Fakat erkekte gü- zellik gençlik — Aranmaz diyeceksin. Öy- le derler, amma onun da bir de recesi var , — Hakkın var . — Bak, Semiha Nazmi bile Ferit Necdeti buldu bulalı Ni- hat İlhamiye yüz vermiyor . — Ne?.Semiha Nazmi Ha- nım eskiden Nihat İlhami Bey İle mi sevişirdi? Aşk... ihtiras ... ve cidal... (OSSso) EDİTH MERA mamulâtı bir kız gibi kucaklamı | meçekine mukabele etti, — Ne dedi Nihat İlbami B.? Süheylâ, Ahmet Nebildeki hararetsizliğe bütün başka bir mana ver: — A! Yoksa Nihat İlhami yi mi kıskandın? - Budala mı- sın? Herkesin sözüne bakıp ta aramızda bir şey mi var, zan- nettin? Ahmet Nebil, birden bire şaşırdı: Süheylânm Nihat İlha minin metresi olduğunu pek âlâ biliyordu. Pa: sında seyrettikleri nündeydi. Genç kadının bünü şöyle düzce inkâr edivermesi- ne hayrette kalmıştı. Halbuki böyle bir kıskançlık aklına bile gelmiş değildi . — Yok, canım, ne münase- bet! — Ne münasebet diyorsun, amma, ondan ; bahsedince he- men yüzün bozuldu , —Hayır . — Hayır deme. Bak, ben sa mimi kadınım sana doğrusunu söyliyeyim; Nihat İlhami ba- — Öyle ya: Muhteşemle ahbaplıkları da oradan (geldi. Azizim, anlamıyorum bu ka- dınları: Aynı erkeği seviyorlar da gene biribirile O can ciğer dost oluyorlar. Nasıl şey, bil- mem? Ahmet Nebil hafifçe gülüm sedi. Sözü tekrar eski mecra- sına getirmek istedi: — Ya! Bilmiyordum Peki, Muhteşem Nihat Hanım ben- den nasıl intikam alacakmış? — Burak ği liyaleiyi Ga- ya sevdiğin kızı o görecekmiş, kendi salonuna “Çağıracakmış, onun değersizliğini, ken- i üstünlüğünü gösterecekmiş. — O! Bu biraz tuhaf bir in- tikam ,Hemde kızın değersiz- liğini ne biliyor? — Onun gözünde kendinden başka değerlisi yoktur ki... Likörleri getiren garsonun se vurması söze fasıla ver. Re — Andirya, Şu Sofrayı da temizle, kuzum. : (Devamı var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: