24 Haziran 1933 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 3

24 Haziran 1933 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Aygı verici bir yıldönümü. — Dr. Reşit Galip Beye — Dikmen'den mektuplar Geçende Ankara Bomontisinde kut- İuanan bir yıldönümünde bulundum. Bu, çok aygı (İbret,intibah) verici bir toplantı oldu. Bumu size şunun için | diriyorum: İş arkadaşlarınızla yü! düğünüz büyük ülkü ve kültür yolla- rmda o tükenmek bilmez güçlerinize bir hız daha katacağı için. Ankarada (AKBA) firması altında toplananların yaptıkları bu ilk kuru- luş yıdönümünde kimler vardı? Bü- yük ünler mi? hayır. Yüksek adres- ler mi? hayır. köşelerde, dükkânlar ml e anrisi ne verdize, çok şükür yedik tik, burası lâzım değil. Asıl i dü- ğını bilmez. dile. Çünkü o yazıyı bilmezdik. Tanı mazdık. Okuyamazdık. Şimdi tü şeyi belledik. Dışını satarken içini o- kuyoruz. Bir şeyler öğreniyoruz. D; hasr var. Bugün sattıklarınız eskisin- den çoktur. Daha çok kazanıyoruz. Çünkü müşterilerimiz çoğaldı. Oku. yanlar arttı. Günden güne de artaca- #ma inanıyoruz. Ankarada bügü . yakla koşarak, bisikletle giderek, kap- mn ile getirerek, el arabalarile do- tarak gazete, mecmun satıyoruz. lerle tersini iddia edenler yalan söy- alym mez maz işte! Bu işin doğ- li 'aşasın bize bugünü gös- ,Biz, oradaki e vmd artik gazete, yazı esna afalı, — küçük Aliyi alkışladık, E ir di söz aldı. Alini ii bardak öle, Ami zile N — okumağa yazmağa dudak bük- ia iu gece burada değil iflâs maa bir alrafında toplanırdık. Halbuki tar Pil içinde bu şehrin gazetecisi, ki- an güz de yüz ilerlemişti. Banu Zn Bali, çitir. Milletin bilgiye karsı iftiralıyanlar şu patiska rl elan ajan çevresini dolduranlara bak- Bir, li i am dedi ki Bu kaş bep ki. Şek iii Beşinden de arı basan da kazandı. Ja kadar kazanmak Giren Şan a, oğlak iliği gibi sümürülü. Şimdi: Özü çok say, d 81, çalışışı çek Sa arn değer Reşit Galip B.1 izi bildiğim in şu küçük insanlarm tısından — arkadaşlari lacağınız şeyleri de üç, hezınıza hez iç ateşinize ateş, mânâlı emeğini. > üne gönlünüze mut ei unun için yazdım bunları, gn nden deği tek 1 . Ayirmi minci değil, evet yirmi birine; la doğru doludizgin yürüyen, 75” Hoşkalmız efendim. Aha GÜNDÜZ İmam BORSA (İş Bankasından alman cetveldir) 22 HAZİRAN 1933 Akşam Fiatları Vatikrazlar Tahvilât vaz dahili — il Elik Tramvay Tünel Rahim Anadobu 1 iza Geren! dd 10 ESHAM Telef ümmie u— ile pi DR ve Şark day? 089 m is Şark m. ema 2 ÇEK FJATLARI 1206 $ Psi 154 Tia 5 Viyena 440 saz9 $ Madrit 5,505 905 $ Berlin 1045 59 $ Viyana 440 ame ps» 3.1825 34555 $ Belerat Bez Sofia 67745 Bükreş 7497 Amsterdam © KEN $ Moskova | 108050 NUKUT (Satış) Ekonomi Kayıt başladı Sergiye iştirak edecekler yerlerini hazırlıyorlar i yerli mallar sergisine ait ha- el ğe LE e mayi birliği 1 Ağustosta açılacak olan fabrikalara yer Beşiktaş antreposu Beşiktaşta moksanları ikmal edilen yeni antrepolara gümrük idaresince lü. zumu kadar memur tayin edilmiş ve bu memurlar vazifeye başlamışlardır Fenerde açılâcak yeni antrepo supa- lan ve sahil eşyaya tahsis edilmiştir. Piyasa vaziyeti kü, yasa vaziyeti, Ticaret Müdürlü günce muntazaman takip edilmektedir, Ticaret Müdürü Muhsin Bey zahire fiat larında ufak temevvüelerden barka gay ri tabii bir yükseme ve piyasada bu ik- dar emaresi olmadığını söylemiştir. Belodiyede Tasarruf yapılacak Edirne yolunda bir gün... Bütçeden bir kaç yüz bin |Sürat katarının muhteşem servis vago- lira eksiltiliyor Hükümet tarafından tasdik edilen Belediye bütçesi Belediye matbaasın da bastırılmıştır Hükümet, bütçede hiç bir değişiklik yapmamıştır. Ancak ok- truva mayısın son günü lâğvedilerek gümrük varidatına yüzde on nisbetinde zam yapıldığı için Belediyenin bir kaç yüz bin lira zarar ettiği yazılmıştır. Bu zararı yeni bir varidat membeile telâfi etmeğe bu sene imkân bulunama mıştır. Bu vaziyet karsısmda Belediye muhtelif başlara ait masraflarda tadi- lât yapmak suretile bütçenin tevazünü nü temin edecektir. İnşaat laboraluarı den güne çoğaldığı nazarı dikkati cel- betmiştir. Belediye halkım aldarmaması için bir malzeme ve insaat lâboratuarı tesis etmeği düşünüyor. Bu lâboratuvar tesis Viyana kongresi mukarreratı Viyanada toplanan beynelmilel tica- "ret kongresine ait mukarreret, kongre- de Ticaret odasını temsil eden mahalli konsolosumuz Tahir Bey tarafından O- daya bir raporla bildirilmiştir. Şirketler müdürü gitti Bir kaç gündenberi şehrimizde bu. lunmakta olan İktısat Vekâleti şirketler müdürü Hamit Bey sehrimizde bulun- duğu müddet zarfında İktisat Vekâleti- nin eösterdiği lüzum üzerine bir kaç ee nebi şirketin vaziyetini tetkik etmiştir. Yeni senenin mahsul vaziyeti Son bir kaç gündür İstanbul borsası na yeni senenin mahsul vaziyeti hakkın da malümat gelmeğe başlamıştır. Bu ha berler derhal fiatler üzerine tesir yap- maktan heli kalmamıştır. Bu selen haberlerden edindiğimiz. malümata nazaran hu sena mahsulün kemale gelmesi esnasında sarbi ve şi- mali Anadolu ile Trakyada yağan yağ murlar daha ziyade arpa ve kısmen de buğdaylar üzerinde fena tesir yapmak. tan hali kalmamıştır. Buna rağmen memleket umumi mahsul vaziyeti iyi- Cenup ve sarki Anadelunun da bir kısmında buğday harmana alınmıştır. Arpa mahsulü memleketin her tara- fında kemale. gelmiştir. İstanbul mınta- arpalar bici kasında ilmektedir. Yalnız fazla yağmurlar dolaymile 2: pı kasa ve basak az taneli olmuştur. Borsada busünün ha düne naza- ran daha niklimdi Yapak rekoltemiz Son senelerde yapak rekoltemiz şa- yanı dikkat bir tenezzül göstermiştir. 923 senesinden itibaren 927 senesine ka dar mütemadiyen yükselen yapak rekol temiz 17.500 ton gibi mühim bir yekü- s2. olacağı tahmin edilmektedir. Yapağının geçmiş senelerle ölrülemiyecek kadar büyüktür. Yapak her şeyden evvel ge- nişliyen mensucat sanatimizin bir deste ği sonra da en az fint tenezzülü göster miş bir ihraç maddesidir . Esasen bu maddenin fiat sukutunda yerli sanayi bir nazım vazifesini sörmektedir. Türk yapaklarınm dünya pazarların da yeri ve olmadığı itiraf edilmek- le beraber yeri sanayideki genişleme bu maddenin yarımma tam hir atla ba- kamasını temin etmektedir. Romanya Bariye gidecek BÜKREŞ, 23 (A.A) — Ri blümeti, Bride açılacak Sarki üne: | miş, | esmi surette iştirake karar ver. | m — Tasfiye bitti Syrisefainde tasfiye bitmiş gibidir. SE me kn edilmiş, 20 kiş kad Mısırlılar 20 ağustosta gelecek Mısır doktor ve gazetecilerden Seral mürekkep bir heyetin dün gelerek buradan o Ankara'ya gi meleri mukarrerdi. Heyet beklendiği halde gelmemiştir. Alman habere gö" re heyet hareketini 20 Agustosa tehir Stmiştir, Bunun sebebi Musr gazete silerinden bir kısmınn Londra konfe. vanil müzakerelerini takip için Lond. RR olmaları ve ayan azasın- tatil ağ doktorların, meclis henüz rinden ld için vazifele- Kısa haberler Çoculez, Nisan Hakimiyeti Milliye ve miyeti tarafından, Pei Erfa se. * Himayci Etfal muz Hürriyet edecektir. Bunun linde kutular yapi * Sinekli nahiye müdürlüğünden nin satışı menedilecektir. İnşaat malze mesi cinslerine söre mevilere ve smıfla- ra ayrılacaktır. Başka plâklı otomobiller Son zamanlarda şehirde yakın Bele- diyelerin plâklarını taşıyan otomobiller ve arabalar çoğalmıştır. Seyrisefer me- murları hu arabaların plâ'darının haki. kâ olup olmadığını sıkı bir sekilde kon. trolu icin emir almışlardır. Söylendiğine göre bu plâklardan bir çoğu sahtedir. Maamafih İstanbul (o Belediyesinin plâka ücretlerinin çok pabalı oluşu 1s- tanbulla civar kazalar arasında işliyen otomobil ve otohüsleri oralardan plâka almağa sevketmektedir. İstanbulda bir plâka otomobilin beyğir kuvvetine göre ayda azami 12,5 asrari 5 liradır. Hak buki civar kazalarda en fazka 2 biradır. Eski oktruva işleri Oktruva tahsilâtmın gümrüklere dev ri üzerine Belediyece oktruva işlerinin in bir heyet teşkil edilmi tasfiye iki bitireceketir. — Nakil başladı Fakültelerin yeni binaları tesbit edildi Darülfünun hinaları tamamen tesbit edimiş ve nakiller başlamıştır. Ay s0 nunda esaslı nakiller başlıyacaktır. Yük sek muallim mektebinin Ankaraya mak- Ki doğru değildir. Darülfünumn yeni kadrosunu Maarif Vekâleti değil, M. Malehe yapacaktır. Hükümelin kararı önümüzdeki sene içinde Dafülfünunun yeni bir kadro ile derslerine başlaması ve Tıp fakültesinin de İstanbul cihetin- de olmasıdır. Tıp ve fen darülfününü- Dun asıl binasında, hukuk, edebiyat, ilâhiyat fakülteleri de Zeynep Hanım konağında olacaktır. Hususi mekteper talimatnamesinin iatbikine önümüzdeki ders senesi başla” nacaktır. Bu yaz tatilinde bir çok yer- lerde muallim kureları açılacaktır. Kooperatif cemiyeti Ankaraya rakledi'di Darülfümun kooperatifçilik cemiyeti Ankaraya maklı tir. Cemiyet Am- karada daha geniş bir şekilde faaliyeti. ne devam edecek ve her ay bir mecmu- a çıkaracaktır. * 200 İspanyol darülfünun talebesi geliyor İspanya Darülfünun talebesinden 200 kişilik bir #rup Temmuz ayı zarfın, da şehrimize selecektir.. İspanyol Derülfünunları Felsefe ve Edebiyat fakültelerinde muvaffakiyet göstermiş olen bu talebe hükümet tara- fından muvaffakiyetlerine mükâfaten tertip edilen bu seyahate iştirak etmek- tedir. Bu seyahat Ciudat de Cadix va. puru tahsis edilmistir. Talebe Akdenizde bir seyahat yapa- caktır. Kendilerine Madrit Darülfünun e fekültesi reisi refakat etmek- Reçeteler okunaklı olacak) Bir kısım sezahane sahipleri Etib- ba Odasına çok mühim bir müracaatta bulunmuşlar ve halkın sihhatini ya- kından alâkadar eden bir meseleyi göz önüne ko; dır. Bazı doktorlar reçetelerini okuna- mıyacak bir şekilde yazmaktadırlar. Bu yüzden bazı kelimeler yanlış © okun- makta, bir kısım maddelerin miktar- ları da aslmdan büsbütün başka kıy- mette anlaşılmaktadır. Bu şekil tabii çok mahzurlu görülmektedir. Etibba Odası idare heyeti bu me- seleyi müzakere etmiş ve neticede bü- Bu tamimde reçetelerin okunaklı ol- ması bildirilmektedir. vi İDoktorların ihtisas vesikası Sihhiye Vekâletinde yeniden ihti- almak istiyen — taliplerin nundan yeşil Trakya ovasını seyretmek, doğrusu hoş oluyor.. İnsanlar, kuş misalidirler. Geçen cuma günü, bu saatte Edirne ile İstanbul arasında son hızile giden bir katarın muhteşem servisi vago- nunda, yaylı koltuğa gömülmüş, yeşil Trakya ovası seyrediyordum. Siz bu satırlara göz gezdirdiğiniz aaatte'de kısmet olursa Bursada bulu- nacağım. Anlaşılan bu sene leyleği a- yakta görmüşüz. be sabahı, Sirkeci garında arkadaşlarla buluşduk. Tatlı birheye- can içindeyiz: Edimei görmede e OUZ. Demiryollarının na; rem? Paskal başkâtibi Kenan izi teşyi ettiler. Beraber yolculul iğimiz hareket da müdürü M. Antomari ile müdür mu; vini Sacit, hareket müfettişi | Asım Beylerle tanıştık. Edirneye ilk hareket eden (o gün- düz treninde yapacağımız bu yolcu- luğun zel geçeceğini içimiz bize a Ze dokuza beş kala | ilk kampana çalındı. İkinci kampanada da verelini Bdir- ne.. Sarayburnunu dalaştıktan on da- kika sonra, Kumkapıdayız, on bir dakika sonra da Yedikulede.. Bakır- köy've Yeşilköyü, yıldırım gibi geçtik. Küçükçekmece gölünün £ karşısında hayran dakikalar yaşıyorüz. O sırada, oturduğumuz servis vagonunun yan- kapısı birden bire açıldı. İyi kapan- mamış da ondan. Ben bağırdım: — Aman zayiat vermiyelim! M. Antomari gülerek temin etti: —— Merak etmeyin.. tertibat alın- mıştır. Herhangi bir kazayı soğuk kan Iılıkla karşılıyabiliriz! Otobüste olur- sanız karışmam ama, trende bir arıza, bizi yolumuzdan alakoymaz. Vagonun arkasmda bir makine var. Saat gibi tıkır tıkır işliyor. Sacit Bey izahat verdi: — Bu makine, kontrol vazifesini gören bir alettir. Tren, hatun hangi kısmında kaç kilometre yolla gidiyor, istasyonlarda kaç dakika duruyor, kineye bakarak anlar, maazallah ka- za halinde, mes'uliyeti kolaylıkla ta- 'can kurtaran: dei “Bir başka arkadaş atıldı: Kendimi vapurda zannediyorum. Sonra, mütemadiyen dönen makine- nin yuvarlağını göstererek ilâve etti: İnanmazsanız, işte pervanesi!,. Arabacma bindiğim için şarkısını söyliyorum sanmaym. Çok zamanlar var ki, bu kadar süratli bir tren yolcu- luğu yapmamıştım. Bazı yerlerden ©- kadar hızlı geçiyoruz ki telgraf direk- erini Bile sayamıyoruz. Şaka değil, 9 sa at üc çeyrekte Edirneye varacağız. Saat 10,18 de Ispartakuledeyiz is- tasyonda pek az insan var. Edirneye ilk hareket eden bu gündüz trenini meraklı gözlerle seyreden bir köylü sordu: erleri Bu tren, oEdirneye mi — Öyle ise, dedi, bu makineye ma- in 'melit.. gideri — Evet! — Ep gece gideerdi de... onunçün sordum. — Artık gündüzleri gidecek!.. Köylü sordu: — Ucuzladı mı barim? — Ucuzladı. — Eh yarabbişükür.. zere çok s- kımtı çekeriz bu otofoslardan...,| Tren, tekrar yoluna devam — etti. 10,47 de Hadımköyüne geldik. Bura- da oldukça hayat ve hareket var. Se- vimli Me lerimiz, İstasyonda dolaşıyorlar. Henüz tarih o olmıyan meş'um günlerde Sevr muahedesinin Osmanlı Avrupasına çektiği kara girit daha buraya gelmeden başlardı. 11,36 İnceği ö M. Antomari, bize hatır sormak, se. yahatin nasıl geçtiğini anlamak için hiç bir fırsatı kaçırmıyor. Misafir ağır larzak husunda, misli bulunmaz bir adam. yı henüz O geçmiştik. M. Antomari, yanımıza geldi: "— Vakit geçirmeden sofraya otu- ralım . — Nevar, Mösyö direktor? Güldü: — Hattın bu kısmı düzdür. sarsm- tı az olur.. Sofraya yerleştik. M. Antomari, ri- yaset makamma geçerek yüksek ses- İc; celseyi açtı: — La sceancel Sofra kuru değildi. Ortaya büyük bir şişe rakı getirmişlerdi. İlk kadeh leri elimize alırken birisi telâşla iz — Yanlış trene bisimişiz! — Ne münasebet! O de etti — Rumeli değil Anadoludayız. Sorduk: eğimi yaa — Baksana birader, Bileciğe gek MİJİLİ ile arası hoş olan bir “arkadaş da : ez e adi, bu istasyonda faz- laca duralım! lar: — Hangi istasyonda? Ç Bilecikte canım... Mlz ane sar. | sını tekrar başlamıştı. Rakının hep- ik. Y. sini biz içe: arısımı kolumuz yarısını burnumuz içti. Arkadaşlar. dan Halil Lütfü Beyin, sofrada yeri boş olduğuna dikkat eden Sacit Bey “acaba nerede kaldı?,, diye | sordu. Birisi cevap verdi: — O daima en sonra gelir. Malüm ya, “Son Posta,,! Sarsıntı devam ediyor ama, şikâye- te hakkımız yok.. Sürat katarı bu. Manda arabası değil ya.. Elbette biraz saralacağız. 12,13 te Korfallı, 12,34 te Sinekli 13,11 de Çerkesköy, 13,45 te Çorlu, 14,20 de Muratlı. 14,42 de Seyitler, 15,08 de Lüleburgaz, ve nihayet 15,45 tn Alpullu. Pancar ziraatinin Trakya için na: pa- ra kazandıran bir fabrika. içinde bir karış boş toprak olmıyan ekilmiş pan- car tarlaları.. Pencereden bakıyorum: Hat bo- yunca herkes çalışıyor, istasyon civa- rmda müthiş bir faaliyet ! Alpulludan sonra 16,13 Pehlivan- köy, 16,26 M.İ, 17,2 o Uzunköprü. Tren, bu istasyonda epeyce duruyor. Türk Trakyasınm Demiryolu burada bitti. Bir istasyon ilerisi artık Yunan toprağı.. Yunan sınırma geçmeden Edirneye varamamak, kim nederse O kadarıma geliyor ki tren bura- dan ileri getmesin ve biz Edirneyi gör- meden dönelim. Tabii benim öyleme gelen bu arzu, yerine gelmiyor ve tren yoluma devam ediyor: Meriç üs- tündeki demirköprünün başında Meh- metçiği, | elinde oo tüfeğile || gör. dük. O Mehmetçik ki, centpta “Şüm- dinan,ı ve Nusaybin'i Şarkta Kars, Garpta İzmiri de öyle bekliyor. Artık trenin geçtiği toprak bizim de gil, Yanan komşunun., Mericin öte ya- kasına girer girmez mavi beyaz boya- kı evlerile Kuleliburgaz karşımıza çık- “. Yunanlılar, bu kasabanın adını de- iştirmişler: Pitayon yapmışlar Benim ağzım alıştığı için komşumuzu müsa- adesile gene Kuleliburgaz diyecei İlk Yunan jandarmasını burada gör“ dük. İlk Yunan bayrağını, burada gö- zümüze ilişti Kuleliburgazdan sonra iki Yunan istasyonu daha var. Toriyon ve Neao- restiya dedikleri altın Karaağaç. Bi- ze kalan Karaağaca körlük olarak yapılan bu Yeniköy, hakikaten ma- Yunan istasyonlarında hiç durma- dık. Herkes birbirine soruyor: . — Bizim hududa ne vakit girece- ğiz? Topi büyük maştrke. temiyor. Ancak a Camii, kilometrelerce u- zaktan, görünmüştü. Türkün bu top- raklardaki asırlık hakkı bu dört mi- nareden bana rn hay- M. SALÂHADDIN pine Bir ev çöktü Sarsıntı hissedilmeseydi bir felâket olacaktı Evvelki eece saat onda Balatta kor- inhi olmuş, içim oturduğu Kız mı, oğlan mi? — Haftanın yazısı gebe kalmış. Saraym üfürükçüsüne sormuşlar: V — Kız mı doğuracak, oğlan mı? Üfürükçü mutat dualardan isti| relerden sonra: ? — Kız! Demiş. i Sultan hanımın günü gelmiş, ağır. lar başlamış ve nihayet doğa dağa bir. öğlan doğmuş.. Tabii sarayda niyeti mucip olmuş. Lâkin hocaya muşlar: , — Efendim, sen kız doğacak dedin idi. Bak oğlan çıktı... Bu sefer üfürükçü cevap vermiş: — Selâmlık dairesindeki dönmede- labın kapısınm içine bekiniz! — Hemen koşup bakmışlar. Şu sa- | tırlar yazılı imiş: “Herne kadar Sul- tan hanım kız doğuracak dedisem de doğacak çocuk oğlan olacaktır, Artık herkes hocanın kerametine | şaşmışlar. Halbuki siz de takdir eder- | siniz ya!,. Üfürükçünün oynadığı © | yan pek basittir. Eğer: — Kız doğacak! dediği doğru çi kıp çocuk kız olsaydı tabii hoca hiç «€ | sini çıkarmıyacak ve münasip bir za. satırları silecekti. Esase: lan istenildiğini bildiği için aksine ha- ber verdi. Kız çıkmayıp oğlan çıkarsa | umumi memnuniyet arasında kendisi ne bir şey denmiyeceğini bilmesine rağ. men kapının içine de o satırları yazdı. | Tabii saraylarda bu dolmaları yutar- | lar.. Ama © bizde olmaz... ii Ötedenberi tababet bu işle meşgvl ; | olmuştur. Bizde de bin türlü alâmet-. | ler bulurlar. Kadının karnı sivri olur» sa kız doğururmuş, yuvarlak olursa oğ- lan ne dereceye kadar isabet eder bil 7 cihazı vasıtasile hayvanın tohumun- daki dişi ve erkek yavru yapan hücre || leri ayırıyorlar ve sun'i surette bunlari dişiye aşılıyorlarmış. Dişi tohum aşi” İanırsa yavru dişi oluyor erkek tohim aşılanırsa yavru erkek çıkıyormuş... Vakıa ilk nazarda bunun ne ehem- miyeti olacağını insan kavrıyamıyor. ama düşündükçe düşündükçe mesele nin derinliğine iniyor. Meselâ inekle- riniz varı i isti; daha yapsın var, erkek encek yapsın istiyorsunuz. Baytar göderir istediğiniz tohumdan iyim. sali Eğer, bu iş insanlara tatbik edilin ne olucak? Yeni evlenmiş bir çift.. damat erk. istiyor. Gelin kız istiyor, kayinvald anası) oğluna taraftar. Bu şerait tında ne yapılacak. Kur'a ıı çekeces ğiz. ; Gelin Hanım: a — A! Bu sefer benim dediğim ok i olsan. Diye meseleyi nobetleşe bir erkek, bir kız ssmarla- tap... Yalnız bir mesele var.. bugüne kadar tabiat aşağı yukarı bir muvaze- için dünyadaki erkek ve kadın nüfusunun adetleri arasında fark yok gibiydi.. Şimdi bu usul orta- ya çıkınca ben eminim ki; dünyada | kadın nüfusu eksilmiye başlıyacaktır. Çünkü yüzde seksen aileler erkek ço- cuk istiyeceklerdir. Böylece kadınla» rın adedi erkeklere nazaran azal i gibi muva © o mahal kalma #ın diye, belki hükümetler bir kanun bir erkek çocuğa mukabil. kızlara tesadüf edilmiyecektir. tuhafı insanların müfus tezkerele hangi laboratuvarın aşı mahsulü tır. RL iğ ihasıl bu işin ne geniş bir istikbal Bİ e yipbe yoktur. Yalnız bütün * ba meselede halledemediğim şudur: 'Bu iş tahakkuk ederse evlenmiya. ne lüzum kalacak?.

Bu sayıdan diğer sayfalar: