20 Ekim 1934 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 5

20 Ekim 1934 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

du haftaki filmler EELEKTE Kadın severse sineması bu hafta kadın sever- eki fransızca duble edilmiş lr. Hor akşamını bu arkadaşları ile ber bir kabarada geçirir. İçli içer. &ece hususi kostümlü bir baloya da- ir: Ev sahibinin otomobili kendi. Almaya gelir, Otomobilin içinde baş- davetli daha vardır. —— otame ti Lord Filip Reksfort'a bu acip rin içinde sabahlamaktansa şehir tetile başka bir eğlenceye gitmeği *der. Filip kabul eder. Şehir kı- tile biribirlerini görür görmez be- ler ve eğlenceye gidecekleri yerde *vde geçirirler. i Avrupaya dönmek mecburiyetin- akat tam vapur kalkacağı sıra- çok sevdiğini onsuz yaşamı" anlar, seyahatinden vazgeçer. bütün mazisini bildiği halde 0- evlenir beraber Avrupaya gider- ” le © sone sonra... bir de mini mini kız R mayi. Filip bir iş için Amerikaya mecburiyetindedir. Mari Pariste ır, Filip gidince teyzesi Mariye Ma yalnız sıkılacağını kendisile be- 'n gelmesini söyler. 'da Nevyorktaki eski hayatını ), > Sürmeğe başlamıştır. Eskiden ta- olduğu bir genç adıma rastlar sar i olduğu bir gece onu öper fakat Ma A derbai uklı başına gelir kaçar oda- Knanır. Tonny onu takip eder oda” a düşer yaralar Seç, e hüği ler Şilet kopmuştur... Bütün gazeteler Va eden bahsederler. Filip Avrupa İnd düğü zaman karısını affeder fakat öne İlma bir şüphe vardır. Nihayet Ni sezlik içinde müşterek bir İğ in olmadığım söylüyerek Yağ çağa karar verirler. Mari kocasını ia, keder Kocasından resmen ayrıl” Tonny ile evlenecektir ve şim- Fan beraber yaşamaktadır. ta j & olmadı tay Karısının hiç kabahati 2 wt getirir bir telgrafla Mari hizi Mari her şeyi öna anlatmak İl “© fakat kocasını görünce bir *Y sevdiğini anlar ti için yalan söy sdığı mej yaşamaları” Miş ân yoktur, Mari Nevyorka döne- iğ Tam hareket edeceği sırada Filip b. bir hayat kurumlarını teklif © Deri de kocasını her jeyden fazla Sağ tedir, Mew'ut olmaları içim hiç bir Damıştar. Mm , sever, ve mturap a Sehonrer May kadım çok güzel yaşatmıştır. iğsi de giydiği. elbiseler de çok Gü Bir kere daha Amerikanın en şık kadını olduğunu isbat elniştir. Marschall Filip rolünde fem > Fakat şen ve biraz budala bir in İlieli olduğunu o görünce balkom | *yi Robert mery çok iyi leme: Artistler hiç yadırgama- | dan rollerini başarmışlardır. Fotoğrafi de iyidir. Montaj güzeldir. Müküleme- ler iyi değildir. Hele bazı şahısların ne söyledikleri hiç anlaşılamamaktadır. TURKTE Daktilo evleniyor (Türk) sineması bu hafta Daktilö ev- leniyor ismindeki fransızca sözlü filmi göstermektedir. Bu file bundan iki sene evvel bütün dünyada çok büyük bir bnu- vaffakiyet kazanan (Küçük Daktil) filminin devamı ve sonudur. Ayni ar- tstler tarafından oynanmıştır. le Küçük Daktilo) da 28 ir ban- e emzikli daktiliuk edem şir rin bir kızı seviyor ve onunla ye du. (Daktilo evleniyor). filminde ay bankacı karısı ile Cöte d'Azur e bal ayı 5 gidiyor. Fakat giderken İş ikdi ellere bırakmamıştır. Çek geçmeden bankanın iflâş ettiğini baber Bütün malları haczediliyor ve bir gece bankacı smakini, — sı > bei ile beş parasız kendilerini kt bei Sadık adamları Fanfarel'in bir çok sergüzeştlerden son- Fakat sıkıntı” seyahi lerimi beceri alıyor, yardımile, . Parise dönebiliyor! Sadırlar, Karısı Simone; kocasının habe- Olmadan kendisine bir iş #rıyor ve bir vın yanına giriyor. Kocası bünu : ide kızıyor, kıskanıyor nen fena bal biliyorü w çikep gidiyor » m hm € “gi da işlerini yoluna - koyabiliyor. Ve küçücük kızın beşiği yanında karı- barışıyor. Mevzuda hiç bir fevkalâ- ze berabör mevzu o kadar delik , güzel idare edilmis, oynanmıştır ki çök öylenebilir. 2d rd Glory Jean Murat çok iyidir tar, Armand Bernard her zamanki tur ile seyircileri çok güldürmekte- sahneye konmuş ve güzel bir Gilm oldu- Marcel Cbantal Amok filminde Yukardaki resim bu hafta Sumer'de gösterilen Amok filminden bazı sahnelerdir. steki resimde Marcel Chan- tal'i hasta sahnesinde görüyorsunuz Bu haftaki filmler SUMER'DE Amok Sumer sineması bu hafta; mevzuu Stefan Zweig'in © eserinden alman, fransızca sözlü Amok filmini göster. mektedir. Vak'a Malezya adalarında geç - mektedir. Ağır havası, © sağanaklı, müthiş yağmurları ile Malezya ada © ları... Buralarda insanlar en ipti bir şekilde yaşıyorlar... Bir hastalık Amok ismi verilen bir hastalık orta- lığı kasıp kavuruyor... Bu bir nevi cinnettir. Tutulanları hiç sebepsiz adam öldürmeğe kadar sürüklüyor... Beyaz bir insan: Doktor (o Holk. Gençliğinde işlediği bazı ağır hata - larm cezalarını çekmek için bu vahşi muhitte yaşıyor. Yalnızdır, medeni sanlardan nofret eder, vahşilerin h. yatına uymuştur, onların sürdüğü ha- yatı sürer, Bir gün evine bir kad gelir... Hem de bir beyaz... Bunu gören doktorun aklına insanlık gelir. Traş olur, kıya- fet değiştirir... Kadını kabul eder. Kadın anlatır: Kocası burada yok - muş... Karnında âşıkının çocuğunu ta» #yormuş... Şimdi kocası gelmek üze- re imiş bu çocuk katiyen doğmamalı imiş. Ve doktora bir oprasyon için bir servet teklif eder. Bütün bunları sakin halile, sesi bile titremeden an- latır, Doktor reddeder. Kadın bir tokat vurur ve gider... Doktor pişman ol- muştur. Kadını her tarafta arar.., E- vine gider... Kapı açılmaz. & Nihayet bir süvarede bulur yardımını teklif | eder; onu sevdiğini söyler... Fakat kadın kendisini seven adamın kendi hayatr pahasma bile olsa başkasının çocuğunu almasma katiyen razı de - Bildir. Oprasyonu bir Çinli kadın yapar... Doktor geldiği zaman artık çok geç- tir... Kadın ölmek üzeredir doktor ha- yatını kurtaramadığı kadın hatı - rasını kurtaracağına yemin eder. Kocası hiç bir zaman © karısın Deden öldüğünü bilmiyecektir. Kocası gelmeden cenaze alaymı yapabil - | mek için çok çalışır fakat koca gelir. | Ani ölümden ve acele yapılmak iste | nilen cenaze alayından şüphelenir. | meydana ç Karısının cenazesine otopsi yaptırmak için Avrupaya naklettirmeğe karar verir. Eğer otopsi yapılırsa kadının sırrı meydana çıkacak. . Cenaze vapura yüklenilirken Doktor Holk tabutu kaldıran ipi keser. Tabut içinde sakladığı kadının vücudu ve sr ile beraber denizin derinliklerine karı” şir. Doktor artık vazifesinin bittiğimi am lar tabutun arkasından kendisi de denize atlar... Bütün bu hikâye Stefan Zweig'in ro- manmda müheyyiç ve güzel bir uslüple anlatılmıştır. Kahramanlarının haleti ru hiyeleri çok derin, çok ince yerlerine ka: dar tahlil edilmiştir; iklim çok güzel tasvir edilmiştir. Bu kuvvetli bu kusur- suz ejerin filmi de kusursuz olmalı idi. Filhakika filmin âlk kısımları, Malezya dalarının havasmı yerlilerin | hayatını gösteren sahneleri fevkalâdedir. Fakat denilebilir ki bütün © muvaffakıyet bu sahnelere münhasır kalmıştır. Şahısla- rın meydana çıkmasile film de bozuluyor. Romanda bulunan ruhi tahliller filmde bulunmadığından filmin kahramanları anlaşılamaz birer insandırlar, Marcelle Chantal çok güzel fakat o derecede de hareketsiz — ve donuktur, Younel doktor Holk rolünde iyi değil. dir, Jean Serwais bu filmde yerini bu- lamamıştır. En iyi oynayan artist İnle- jinozz'dur. Gerek Amok, hastalığına tu-” tulmuş bir yerli rolünde gerekse sadık bir hizmetçi rolünde fevkalâdedir. Ha- reketler çok ağırdır. Mükülemeler fena tanzim edilmiştir. o Eğer objektif bazı yerlerde çok fazla büyütülmüş olmasa idi fotoğrafiler için de çok güzel denilebi- lirdi. Müzik yeni bir tirajededir. Filmde en çok muvaffak olunan şey dekorlar» dır. Heyeti umumiye itibarile film güzel. dir. Romanm tamamen takip edilememe- inde mes'uliyet vazsi sahne M. Osep'te değil Avrupa sanı dedir. Filhakika Avrupada bu filmin gösterilmesi uzun müddet menedildikten sonra nihayet bir çok yerleri kırpılınış ve ondan sonra ira- Seine izin verilmiştir. SARAYDA Zombi Sinemacılar, meraklı ve esrartengiz film yapmak hususunda biribirlerile âde- ta rekabet ediyorlar, Ve bunun için de fevkalâde akla havsalaya sığmayan mev- zular intihabından çekinmiyorlar. Bu hafta Saray sinemasmıda gösterilen Z. bi filmi de işte böyle İmren. m ürpertici, esrarengiz bir maceranın bi- küyesidir. Zombi bir hortlaktır. Yaşayan ve do- daşan bir hortlaktır. İşte böyle hortlak- ların yapacakları fevkalâde | vaziyetler, cinayetler alınır iki seyircileri heyecan: dan heyecana sürükleyecektir. Mevzuu hülâsa edelim: Hayiti adalarında müthiş büyücüler vardır, Bu büyücüler insanı bir nevi man- yatizma ile taş gibi yapmakta, onun ira desini öldürmekte ve sonra istedikleri gi bi kullamnaktadırlar. İşte evlenmek üzere nişanlısmın yanı na giden bir genç kızın başmdan boyle müthiş bir macera geçmiştir. Genç kıza yolda bir adam delicesine âşık olmuş fakat yüz bulamamıştır. Bu- nun üzerine bu adam Zombi işinin mü- tehassısı bir büyücüye müracaat ediyor ve bu büyücü kızı taş haline getiriyor Kızda artık irade falan kalmamıştır. O yaşayan bir ölüdür. Büyücü ne derse âşıkı ve isteröz onu yapmaktadır. Ha ir aralık çok sevdiği ni- şanlısını bile öldürmeğe kalkmıştır. Fakat, tam bu esnada Zombi ümrina vakıf bir papas imdada yelişiyor, genç kızı bu felâketten kurtarıyor. Nihayet Zombilerin reisi bu ve öşik ta bir mücadele © esnasında ölüyorlar. Film beyeti umumiye itibarile güzel Meraklı, heyecanlı maceraları sevenler bunu zevkle seyredebilirler. Fotoğrafiler” kuvvetlidir. PEKTE Hayat bizimdir İpek sineması bu mevsim başlangı- candan beri ilk defa bize güzel bi ilan | seyrettirdi. Bu film de (hayat bizimdir) diye türkçeye tercüme edilen Aprös nowa In Döbuge filmidir. Jenrme Crawford her zamanki gibi kuv- vetli, sevimli ve tatlıdır. Filme hâkim olan hisleri adam akıllı car Garry Kooper'in Jearne C ml ve min ve İç Meyzu cazip ve heyecanlıdır. Sanatkâr larm kuvvetine, mevzuun hareketi de inzimam etmiştir , İçinde çek kuvvetli harp sahneleri vardır. Bu sahneler bem donanmaya hem tayyareciliğe aittir. Jeanne Crawford iki sevgili arasında bucalayan kadın rolünü bihaldan benim: seyerek oynamıştır. Filmde aksayan yer yok gibidir. Seyir. Gi daima heyecandan heyecana sürüklen mektedir. Fotoğrafiler gayet güzeldir. Hülüsa hayat bizimdir) filmi O sonuna kadar zevkle seyredilebilir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: