10 Ağustos 1939 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 6

10 Ağustos 1939 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

180 SERVETİFÜNUN No. 2242—557 TURK TARIH KURUMUNUN Kongresi Türk Tarih Kurumunun ifade ettiği (Oo geniş, şumullü manâ içinde, muayyen tek hedefi görme- mek mümkün olamaz. Bu da, Türk tarihini hakiki şekil ve kisvesile gösterebilmektir. Bu engin umman içinde, tıpkı bir serap gibi, yaklaştıkça kaçan bu noktayı elde etmek, ona vasıl olabilmek için Kurumun çalışma- dığını iddia edemeyiz.Zaten bu mak. sad olmasaydı Kurumun kurulması manâ ve hikmeti kalmazdı. Türk tarihi nasıl meydana gelmelidir $ İlim; münakaşaların, fikirlerin birbirlerine bulutlar gibi çarparak yıldırımlar düşürmesile, gaye edin- diği hedefe vasıl olabilir. Bu 8e- bebden, bu husus hakkında ilmi münakaşaların, hadsiz ve hudud- suz bir saha içinde, gürültülerden kıyametler koparması, hakiki Türk tarihinin hayat ve varlığı namına Hrifesinde istenecek olduğu kadar da en doğru bir şeydir. Zaten Kurum il- mi bir teşekkül olması hasebile bunun bizden daha ziyade teraf- darıdır. Tarihi hususlarda programlar ve programlarla çalışma meselesi en doğru bir hareket olmakla beraber, tanzim edilen programın doğrulu- ğu veya yanlışlığı cihetini de ted- kik, bunun kadar ehemmiyetle iti- barı nazarına slınacak bir keyfi- yettir. Bu sözümüzle Türk Tarih Ku- rumunun böyle programa sahib olmadığını iddia etmiyoruz. Bir çok tercümelerin yapılması, kon- gerelerin ietimsi, bize bir progra- mın varlığını bildirmektedir. Yal- nız bunu açık ve vazih bir surette görmek mümkün olamamıştır. İlmi teşekküllerde, bahusns ta- rih gibi, en geniş saha içine girmiş, hakiki, ciddi tetkiklere muhtaç bir ilmin teşekkül etmiş bir bey- #tinin, builmin bizden istediği bü- tün bilgilere sahib olmasının im- kân dahilinde bulunmadığını ka- bul etmek'lâzımdır. Şu halde tarih encümeninin uhdesine teretüb eden ilk vazife, sai progıramını şumullü bir çekil- de umumi enzara vazetmek, bunun hakkında herkesden, âlikaderülste- taalbir cevab verilmesini bekle- mek dir. Biz bunu yapılmış gibi Talakki ederek bazı düşünceleri- mizi bu aatırlar arasına 'dercede- ,ceğiz. Kasdımız tenkidden ziyade hasbıhaldir. Zirr sade bu Kuru- mun kurulmasığbaddizatında bir büyüklüktür, Tarih8kongarası zengin büdce- sine istinad ile, umumi faaliyet hatlarının ana merkezini tercüme- ler üzerinde toplamaktadır. Bu tereüme işinde deilk intihab et- tiği eser (Reşideddi) nin (Camiüt- * tevarihi) dir. İRıza ÇAVDARLI| Bize ğöre - tenkid gibi gözük“ mesini - Türk Tarihi bakımından bir kiymeti haiz olmıyan hatalar- Ia dolu bu eserin Türkçeye tercü- me edilmesi, ilmi araştırmalarla meşğul olanlar için belki küçük bir faideyi mucib olabilirdi, Yal- niz, benüz kütübhanesini bugibi eserlerle doldurmağa (o çalışanlar için değil, dolmuş, coşan, taşan bir kütübhanenin son ie diye telakki edilerek, ilmi kol bıraktırmamak için yapılabilirdi. Şu halde bizde (camittevarihin) tercümesi zait (olmakla eTA- ber, Türk tarihini de yanlış yollardan yürütecek, ve bu yanlış akideleri, birer hakikat gibi Türk gençliğinin dimağına nakşedecek, hayırlı değil, fakat tehlikeli bir teşebbüstür. (Camiütteverihin) ter- cümesi, belki kendi vusatinden üç defa daha büyük haşiyelerle çık- mış olsaydı, o zaman bir fayda temin edebilirdi. Fakat bunun için sarfedilecek emek ve paranın büyüklüğü göz önüne getirilecek olunursa bu müthiş yekünun, Türk tarihi için elzem, on büyük eseri meydana çıkarabileceğini ve bunların bihakkın faydabahş eser- ler bulunabileceğini kabul etmek icabeder. Terecümeye ihtiyacımız. büyük olmakla beraber, tercümeyi, işte bu ihtiyacı tatmin için yapı- yoruz diye yapmağa kalkışmak doğru bir şey olamaz. Zaten böy- le bir hal de Tarih kurumundan beklenemez. Bize kalırrra Türk tarihi için tercümeleri ilk safta duran bir çok eserler vardır ki bunlar da (Mayyaj)nın tarihleri, (Stagistlas Jül- yen), (Rdvard Şavan) (Abel Re- muza), Küstav Şilegel), (Veaidelo), ve ilâh gibi müelliflerin Çinceder iktibas ile vücude getirdikleri ki- tablardır. Bilhassa ibtidai devirlere nit Çin tarihi, hakiki manâsı içinde

Bu sayıdan diğer sayfalar: