28 Ekim 1930 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7

28 Ekim 1930 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Cavit Beyin anlattıklarına göre Goben ve — Breslâvn iz boğazından esrarı- Engiz surette çıkarak Odesayı bombardıman — etmesi, - fikir- bir yıldirım tesiri yap- Mıştı, Bilhassa İtilâfı müsellesi il eden Rus, İngiliz ve Tansız hükümetlerinin sefir- leri buhadiseyi, günlerdenberi Plllı: vermemesi için uğraşı- arbin başlangıcı addet- Mişlerdi. Sabık Maliye nazırının bu İfadelerini sükünet — ve - itidal ihde dinliyen- reis, şu suali Sordu: — Babıalide — toplandığınız tün Vükelâ meclisi dağılma- evvel gemilerin Karade- dize ne suretle çıktığı hakkın- bir müzakere geçmedi mi? Filhakika, Cavit B. etraflı ve Uzun izahat vermekle beraber &a yerde işaret etmesini unut- tuzu bazı şeyler de yok değildi. bik nazır reisin sualini şu Sevapla karşıladı: — Hayır! Reris bu noktaya ehemmi- Yet veriyordu ve bir sual da- sordu : — Sadrazam paşanın — hid- detli sözleri üzerine Enver Paşa, gemilerin Karadenize şıktığndan haberi olmadığını Söylediği vakit hiçbir münakaşa adı rm? Cavit Bey — Gemilerin Ka- Tadenize çıkmasına dair bir Müzakere olmadı. Bununla be- Taber — Enver Paşanın — sözü â"ı.î_'_'f' o kadar müstağni Esasen sadrazam Paşa © Zün mütehevvir bir halde idi. ea e öyle idim. Beyküde Tünakşa çıkarmak istemedim. Cavit B. cevabını bitirmişti. Ancak bu mesele üzerinde Orkadaşlar fazla durmak lüzu- Tunu görmüşler, bunun neti- Seti olarak ta sualler birbirini ı"'llıııışı._ Üİlk suali Muş Meb'usu İlyas Sami B. sordu: — Mes'ul bir nazır olmak p, Tile © içtimada Cemal Y birşey söylemedi mi? vit B. — Hayır, sölemedi. ş e meb'usu Hasan ada bu mesele ile çok ya- alâkadar olan ve ağız- .—h h 'Ğlll dolaşatı şu rivayetten Sltya FM vıkıllu dönen bir şa- H, Röre Alman amirali “Su- h c'ıııl Pş. dan salâhiyet N fakat paşa bunu red- bunun üzerine Enver a c;:—* paşaya: m başkumandan veki- ::ln d""'i. senin vermedi- Bu lllıl"h ben veririm | Sevabı ıld:k Cavit Beyden şu Bundan kat'iyen — malü- ——ıq Yoktur. Fakat bana so- Verildiği, ımu:::" halde emir aa l e verilmiştir; yoksa — Almanya tarafından mı?.. Muş meb'usu, şu kısa suüa- lile hakikaten çok mühim ve bütün bu hadiselerin anahtarı olan bir noktaya temas et- mişti. Şimdiye kadar suallere derhal cevap yetiştiren Cavit B. bile kısa bir müddet ha- fızasını yoklamak — ihtiyacını duydu ve şu cevabı. verdi: — Bu emirden bizim taraf- tan birinin herhalde haberi olduğuna kuvvetle kanaatim vardır. Fakat şunu da ilâve edeyim ki Talât B. bu işten haberdar — olmadığım — ba- na namusüu Üüzerine temin etmiştir ve böyle olduğuna da kanlim. Ben, Cavit Beyin şu ceva- bını çok ehemmiyetli buldum. Bilhassa, Enver ve Cemal pa- şalarla birlikte koyu bir harp taraftarı olan Talât Beyin, har- be vesile olmak üzere ihdas edilen tecavüz vak'asının ha- zırlanmasından haberdar olma- ması cidden şaynı dikkatti. SON İttıhatçılar Dwanı Âlide Hesap Verıyorlar... Alman Amirali Bombardıman İçin Kimden Emir Almıştı?.. Cavit Beye Gi_'ışgzğu— Da Enverin İşi İdi.. Şu da ispat ediyordu ki her iş Enver paşanın eli altın- dan çıkıyor, daha — doğrusu Almanların bütün emelleri için 'yalnız Enver vasıta oluyordu, Ağızdan ağza dolaşan kuv- vetli rivayetlerden biri de, ge- miler boğazdan çıktıktan sonra zabitlere kapalı zarflar içinde emir verildiği şeklinde idi. Bunu daha evvel diğer nazırlara da sormuştuk, — fakat sarih bir cevap alamamıştık, Şimdi — arkadaşlardan — Bolu meb'usu Necati Bey bu riva- yeti Cavit Beye de sordu: * — Kilyos ile Burgaz açık- larında donanma kumandan- larına kapalı zarflarla emirler verilmiş, Bu mühim noktayı Cavit Bey de iyice —aydınlatamadı, sadece dedi ki: — Böyle emirler - verildiği sonradan askerlerden işitildi, Torpito kumandanları -böyle söylemişler. Fakat ben bu hadiseden bir gün sonra kabi: neden çekildiğim için bunları Kahve Tacirleri İki Kısma Ayrıldılar Fiatların Çıkışı Hakkın: da Bunlar NeSöylüyor? Şehrimizde bir kahve tröstü teşkil edildiğini yazmıştık. Bu yüzden kahve üzerine iş ya- panlar ikiye ayrılmışlardır : 1 — Aralarında bir - birlik yapanlar. 2 — Birlik haricinde -kalan- lar. Birlik yapanlar tröst yap- madıklarını ve fiatı yükselt- mediklerini söylemektedirler. Diğer taraf ithalât emti- ası olan kahve üzerine — tröst di olmadığımı, ıındın Türk — müstehlikle- rin zarar edeceklerini söy- lüyorlar. Bu kısım, meseleyi hem İktısat vekâletine, hem Başvekâlete, hem de Büyük Millet meclisine bildirmek ta- savvurundadırlar. * Bu münasebetle — kahve , Klecarı, Hıy'mddm chlı gö- rüştük; bize dedi ki: — İstanbul'da . bir kâhve tröstü vardır. Ve bu inkâr edilemez. Trösiçüler tröst has ricinde — kahve — satmıyörlür, Bunlar kahveyi ihtiyaç nisbe- tinde ithal — etmiyorlar; bu suretle fiatı yüksek tutuyorlar, Kahve fiatlarının en çok kahve ihraç eden Brerilya'da ihtilâl çıktığı için yükseldiği söyleriyor. Halbuki fiatları, bu tröst, Brezilya isyanı çıkma- dan evvel yükseltmişti. x4 Tröstün teşekkülünü mem- leketimize faydalı görmiyenler- den biri de Kerim zadedir. O da şunları söylüyor: — Kahve tröstü vardır. ve bu muhakkaktır. Tröstü Ar- topulo Ef. isminde bir zat ida- re ediyor. Tröste dahil olup ta mal getirmek istiyenler bu zat vasıtasile tröst kasasına tip (Muayyen bir miktar) başına 50 lira veriyor. Tröst Brezilya isyanından evvel teşekkül etti. Fiatların yükselmesine bu tröst sebep- tir. Tröst yokken rekabet ve stok mal vardı. Bugün piyasa- da stok kahve yoktur. Tröst stok kahve — bulundurmuyor. Stok mal olursa kahve fiatı düşer diye, * Kahve tüccarları Akosmati zade meb'us İzzet beyin kahi ve tröstünü teşkil edenler- a- rasında — bulunduğunu — söylü- yorlar. İzzet beyle görüştük;, © da bize aynen şunları söy> ledi: — Tröst, kastı ihtikâr, ile herhangi bir metaı ginin bir elde toplanmasına derler. Kahve ticareti bizatihi. bu- na müstait değildir. - Cihasi istihlâkâti senevi 24 milyol guval olduğu halde bu sene 54 milyon çuval istihsal vardır. Bugün —Amerikayi — cemabiyi yakan ateş bu fazla istihsalâ- tın istihlâk edilmemesi mahsu- lüdür. Kahve fiatlarının teref- fü ve tenezrülü oradaki ve dahili — vaziyetlerle — alâka- dardır. —İstanbul — piyasasının bu meyanda hususi bir vazi- yeti yoktur. Şahsen ve bilhas- sa meb'usluk — sıfatımla İstan- bulda bir tröst teşkiline teşeb- büsüm gayri varittir, POSTA İstifade ediniz| lıııııııı.._ı,.—kaı :.—n--u—ı—ıı— edi- posta ile idarehanemize gön- deriniz. Dânınızın gazeteye gir- mesi için bu kadan kâfidir. BEDAVA İLÂN KUPONU 28 -Teşrinievvel- 1930 HANIMLAR TERZİHAHESİ — Bahçe kapı Rasımpaşa hanı 12 No, Telefon İstanbul 4057. MEKTEPLİ HANIMLARA — Kendim gibi mektepli bir H. la ders muhabere etmek istiyorum. Davutpaşada 2? Hamza Söhrap ERENKÖY DÖRDÜNCÜ İLKMEKTEP— Himayei etfal cemiyeti muhteremesinin Kadıköy şubesi tarafından mektebimirc müdavim talebeye tevri edilmek Üzere 800 kuruşluk defter hediye edildiğinden Kadıköy — heyeti — mübeccelesine arzı teşekkür olunur. EL1 ÇABUK SÜNNETÇİ SON BA- HAR SÜNNET MEVSİMİDİR. Köprülü zade Mehmet Rifat bey temiz, kansız, kolay ve acımız sünnet yapar. Suadiye İsmallağa sokağı No, &. HUSEYİN ZEYTİN YAĞINI — Di armti kullanınız. Yemeklerinizi mefia ve lezzetli yemek ister misiniz? l ile îî’:'.: BEELeer türüesi ARTİST VE DANSÖZLERE — İhti. yaç vardır. Taliplerin Galata Gümrük karşısı, İktısat Han No.1-2 serlan mü- racaatları. BAHATTİN SATILIK EV — Ortaköyde stanbul Yeni mahallede Cedit fırın, Cedit Üç yıldız sokağında denize mazır havadar boyalı 1 numaralı hane satılıktır. Bir Karışıklık Sokak İsimlerinin De- ğişmesinden Doğan cadde isimleri bir defa nüfus tahriri sırasında ve son defa da harf inkılâbı — münase- betile şu günlerde değiştirildi, Tâvhalar da asıldı. Fakat bu garip bir karışıklık karşısında kalmışlardır. Çünkü dışardan mektup gönderenler yeni isim- leri bilmedikleri için adreslere sokakların eski isimlerini yaz- »aakta, müvezziler de hayli şa- şirmaktadırlar. Alâkadarlar bu — biçimsiz vaziyetten, kurtulmak için ye- gâne çare olarak posta mü- dürlüklerine eski ve yeni isim- eri karşılıklı havi olan birer liste verilmesini ileri sürmek- ttedirler. Şehir Meclisi Tuvaletini BELİrLMİ ven Şehir meçlisi salonunun is- kemleleri —azanın mevcuduna göre çoğaltılmış ve hatipler yerlerinde söz söyliyecekl ri için ayrıca hitabet kürsüsü bulundurulmıyacağından — bu yerlerin kâtiplere tahsisi için l Üi ver A tamamen — ikmal edilmiş ve salonun her tarafı |yeniden boyıhlmııı.ıı Şıııdl her iş kaldı. Nihal Hanımın Mücevherleri.. Nasıl Bulduz?.. Nihal Hanım yaşlca ve ' zengin bir kadındır; Mabmut | Bey isminde fakir bir adamla evlendi. Nihal Hanımın kıymetli mü- cevherleri vardı. Bunlar on bin liradan fazla kıymette idi- ler. Mahmut Bey, karısına her zaman bu mücevherleri ya Bedestende, yabut bankalarda saklatmasını tavsiye ediyordu. Kadın nihayet buna razı oldu. Bir sabah, kocasına: —Haydi bugün mücevherleri götürüp bankaya koyalım, dedi. Fakat Mahmut B. ihmal etti, *koyanız, koyarız,, diye birkaç gün işi savsakladı. Bir geceyarısı, Mahmut B. ve karısı uyurlarken, odanın içinde kuvvetli bir gürültü işiterek uyandılar. Mahmut B. hemen elektrikleri yaktı ve gördüler ki pelerine sarılmış ve başına siyah bir külâh geçirmiş, yüzü gözü —görülmiyen bir adam, oda kapısına — doğru hızla koşuyordu. Mahmut Bey bir bakışta, karyolanın ba- şındaki — dolabın . açılmış - ol- duğunu gördü. Nihalin mücev- herleri orada dururdu. Mahmut Bey hemen yatak- tan fırladı, herifin üstüne atıldı, fakat hirsiz. sıyrılmış, — kaçmış | ve Mahmut Beyin elinde Mabmut bey şaşırdı ve he- rifin arkasından — koşamadı. Sokak kpısının — kapandığını duydular. Evin içinde hem uşak, hem de ahçı hizmetini gören bir adam daha vardı. O da uyanmış ve fanilâ dom- la odasından dışarı uğramışti. Hırsız - kaçmıştı. Polis gel- diği vakit şu vaziyeti tesbit etti. Hırsız. — dişardan uydurarak eve girmişti. Kapının önünde hırsızın ba- şına geçirdiği külâh bulundu. Zabıta uşaktan da şüphe et- miş olduğu için Mahmut Bey- den izahat istedi ve öğrendi ki, Mahmut Bey bu adamı sene- lerdenberi tanırmış ve ona iti- mat ederimiş, Harsızın — biraktığı pelerin tetkik edildi ve üstünde hiç- bir iz bulunamadı; yalnız ge- rek kapmın önünde bulunan külâhta, gerek pelerinde koyu bir soğan kokusu hissedilmişti. Fakat Mahmut Bey, uşağı ha- raretle müdafaa ediyordu. Esasen bu ahçı, eve — geleli ancak birkaç gün olmuştu ve mücevherlerin saklandığı yeri bilmesi mümkün sayılamazdı. Ahçı hakkındaki şüpheler kar- şısında Mahmut bey çok sinir- leniyor : anahtar — Bu adamdan namusum kadar eminim, diyordu. Fakat zabıta, sıkı bir. tet- kikten sonra faili veya failleri buldu. 1 — Fail kim veya kimler- dir? 2 — Niçin? Müsabakamıza İştirak Eden Karilerimiz.. Perşembe Gününden İtibaren Ku- ponlarını Tebdil Edebilirler... İdarehanemiz Sabah Ve Akşam Emirlerinize Muntazırdır.. tali oyumnu yapmak maksadile dercet- 2 — Bu müddet zarfında karilerimiz biriktirdikleri — kuponları — matbaamıza getirecekler, mukabilinde iki tarafında Ayaİ numarayı taşıyan bir bilet alacak- 3 — İdarehanemizde Notere mühür- letilmiş bir kutu vardır. 4 — Karilerimiz. matbaamızdan ak diklar — mumarilı biletin bir “kısmını kendi. ellerile ba kutuya — atacaklar, İkinci kasmesı da vesika mukabilinde sakhıyacaklardır. $— Kur'umız kuponların tebdil mu- melesini müteakip Noter tarafından arza eden — karilerimizin — huzurunda gekilecektir. TAŞRA KARİLERİMİZE GELİNCE.. İstanbulda bulunmalarına — rağınen herhangi bir mazeretlerine mebni mat- banmıza gelemiyecek olan karilerimiz ile taşrada bulunan karllerimize gelin- €e: Bu karilerimizin kur'amıza İştirak edebilmeleri için önlerinde Kaf dere- cede zamen brrakılmaştır. 1—Ba kısım karilerimiz — kopun. dJarını matlaacıza — bir. mektup ile ve mektuplarının içine mumarayı — kendilerine — gönderecek kutuya atılacak bileti de Notere — vere- rek kutuya attıracaktır. 3 — Numarayı — göndermekliğimiz için adresi — yazılmış ve — pullanınış alelâde bir zarf külidir. Fakat te- sadüfen — kaybolmaması — için zarfın taahhütlü mektuba göre pullanmazı. mi ve İçine de taahhilt Ücretinim konulmasını — tercih ederiz. # — İki takım kupon gönderenler yanlışlığa — mabal / kalmamak — üzere _ zarflarının Üzerine *“iki Yakım, koymalıdır. *”EKSİK.. NÜSHALARI TAMAMLIYABİLİRLER İstanbul karilerimiz için eksik nüshaları matbaamızdan tamam- lamak ber an için mümkündür. Taşra karilerimizin ise her eksik kupon için matbaamıza gönde- recekleri mektubun — içine pul koymaları maksadı temine kâfidir. Eksik — kupon gönderen- ler ve adreslerine yazılmış pullu zarf koymayı unutanlar, üzerinde Son Posta dııııfııı bulunan ku- ponlar da kabul edilmiyecektir. KUR'AMIZDA KAZANANLA| Piyankonun çekilmesini müte- .ıııp ıhıınlyckı derhal verilecek, eri yazılacak ve müsaade _d.ııu.. rzesimleri de — basıla- caktır. MÜRACAAT SAATLERİ Sabah doküzdan on bire, öğleyi müteakip dörtten sekize kadardı

Bu sayıdan diğer sayfalar: