11 Ağustos 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10

11 Ağustos 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Mehmedin Yeni Maceraları GİBALİ ZİNDANLARI Son Posta'nın zabıta romanı: 38 Bir anda Gâvur Mehmedin gözle -| Gâvur Mehmet, kollarını açıp ka « rinin önüne; Petri Çorbacının kaldır-| pıyarak gerindi: dığı ve kendisini yuvarladığı 6 demir| — Oooh, dünya varmış... Hay Al- kapak geldi. 5 lah senden razı olsun, Eşekci. Vücudu buz kesildi. Âdeta, meflüç| — Dedi. bir hale geldi : Ç Eşekçi Salih, feneri eline aldı. A- — Ölüm geliyor.. Fakat o bir şey yağa kalktı: değil.. Kim bilir, ne işkenceler yapa-| — — Hadi bakalım.. İş başına... Boş caklar.. Ne kadar canımı yağacaklıı. geçirecek vaktimiz yok... Vâkığ ben O acılara nasıl dayanabileceğim?.. keralari sdnesakilir . AYA bza d gedi. YU e Hakkreği ma.. Ne olur, ne olmaz. Belki, tekrar aşını ağır ağır kaldırarak ses ge -| /L len tarafa çevirdi. Yattığı yere nazaran Kiğal a tağ cihetinde ve on metre kadar yük-| — —— A, buna hiç şüphe etme; Salih. aekte, gayet hafif bir ışık belirdi. Bu| Gelecekler? ışık, korkak ve mütereddit bir göz gi-| — Niçin2.. bi, o karanlıklar içine uzandı. Rutu »| — Evvelâ beni söyletmek.. Sonra betten simsiyah yosunlar bağlamış o-|da öldürmek için. lan duvarlarda ve kemerlerde dolaştı..| — Vallahi, iyi pazarlık... _:/: wnmı:,:[îdr ağır, aşağıya doğru|amma, sana ne söyletecekler?.. ymıya başladı. A h Gâvur Mehmedin kalbi şiddetle çar- leyi ınHlî:;vı::_" St 3ND SS Te piyor; gözlerini bu ışıktan ayırmıyor- du. Ayni zamanda, içinden de şöylece söyleniyordu: Pekâlâ Gâvur Mehmet *& /avaş yavaş aya- ğa kalktı. Bahçekapı karakolundan iti- baren başındı leri ş — Gelen, bir tek kişi... İhtimal ki | gekçi Salha anka eee bok X sadece, o hain Petri... Elindeki fener, : Gali S b Te DN UAŞ Örkümüş Tyk ver sİLal l S miyor. Onun için gelen adamın da yü- Ş ö KESü ğ zü görünmüyor... Fakat, niçin merdi-| — —— .Pı:kıı]â_.. Şimdi ne yapmak fik- venlerden bu kadar ağır iniyor... Ah; |rindesin?.. Dedi. ben bu taş merdivenlerden kim bilir nasıl yuvarlandım. Tevekkeli, böyle| Gâvur Mehmet, düşüncesini, şöyle- ce izah etti: hurdahaş olmamışım... Herif, yaklaşı- yor. Ben şimdi gözlerimi kapayım. Da-| — Şimdi, bana kalırsa.. Evvelâ, ne- rede bulunduğumuzu iyice tetkik & - ha hâlâ baygın imişim gibi davrana - t delim. Girip çıkacak yerleri öğrene - Gözlerini kapadı. Başını yere da -|lim. Sen beni, tekrar güzelce bağla. yadı. Yerde uzanan vücudu ile âdeta|Ben gene tekrar yere yatayım, Onları l ç ha Na Son Posta'nın siyasi tefrikası * İstanbul ittihatçıları, düşüncelerini| kaşalar cereyan etmiş; — Selânik İtti - şöylece tesbit etmektelerdi: hatçıları, İstanbul ittihatçılarına hak — Selânikliler, bize karşı niçin te -| vermişlerdi. fevvuk iddiasında bulunuyorlar?.. Ev-| Bir gün merkezde bir müzakere ce- velâ, cemiyet, İstanbulda doğdu. Se -|reyan ederken, müzakere salonuna bi- nelerce yaşadı. Büyük işlere atıldı. Ab-'tişik olan odanın kapısı açılmış; Rah- dülhamidi iskat ederek veliahtı salta -İmi Bey başını içeri uzatarak Talât Be- İttihatçılar Devrinde MUHALEFET sıl doğdu, Nasıl y_aşadı. Nasıl n Araya giren soğukluk dolayısile, halka ve henüz meşrutiyete ısınamamış hü mete hissettirilmeden, İstanbul hîihatcılanndın bazıları, birer tarafa çekilmişlerdi. NY el Se7)| öldü? H Yazan: Ziya Şakir "| kabul ettik. 4 Demişti... Orada bulunan ve cef yan eden müzakereyi idare ile mef gul olan avukat Baha Bey, Rahmi P yin sözlerine hayret etmişti. Çün Giritli İsmail Paşa evvelce cemiş nat makamına getirmeye remak kaldı. Fakat bir boşboğazlığa kurban olarak dağıldı... Bu uğurda, bir çok kurban verdik. Senelerce hafiyelerin zulmü altında inledik. Buradan Avrupaya a- dam gönderdik. Oradaki merkezi de |biz teşkil ettik. Böylece (Cemiyet) fik- rini her tarafta kökleştirdik ...Rumeli, henüz üç sene evvel uyanabildi. Basit İbir teşkilât ile işe girişti. Ancak; bu - radai giden Manyast zade Refik beyin himmetile esaslı bir şekle girebildi. Mu- hiti serbest bulduğu için sür'at ve kuv- vetle inkişaf etti... Halbuki biz burada, Abdülhamidin burnunun ucunda, tek- rar merkez açtık. Etrafımız, hafiye sü- rülerile muhât olduğu halde çalışma- ya başladık. Elimizden gelen her şeyi yaptık. Hattâ, vükelâya tehditnameler bile yolladık.. Mubit, Rumeli ittihatçı- larına müsait olduğu için askeri bir hareket gösterdiler. Abdüihamidi ür - küttüler. Meşrutiyetin ilânına sebep teşkil ettiler. İştel.. Bütün yaptıkları iş, bundan ibaret... Acaba İstanbulda olsalardı, bu faaliyeti gösterebilecekler İmi idi>,. Hayır. Bü, mümkün değildi. ölü gibi bir hal aldı. bekliyelim. Gelsinler. Beni istievap et- İhtiyatla yürüyen ayak sesleri, yak-| sinler. Hiç şüphesiz ki, bir hayli de iş- Taştı. Sımsıkı kapalı olan göz kapak -|kence edeceklerdir. Ne çare, dayan - larına, bir ışık çarptı. Yüzünde, bir in-| malı... Ben onları bir düzenle atlatmı- san nefesi dolaştı. Kalın bir ses, türk-|ya çahşırım. Eğer bunun farkında ol- çe olarak: mazlar da, beni bir kaç gün daha yaşa- — Vah, zavallı oğlan... Acaba sağ tırlarsa, ne âlâ... O zaman onların ar « uu?.: kasından çıkar takip ederiz. Asıl lâ - Diye mırıl:.lındı. zım olan şeyleri öğreniriz. Bu Gca, (_Zav_ur Mehmede y“h'““ — Oğlum!.. İyi amma, bunlara ne gehr:edı. Zıhışınden yıldırım. sür'atile İlüzum var. Herifler buraya girerken şu sözler geçti: Z , |bir yere saklanalım. Hepsini birden — Bu sesi tanıyacağım. Fakat, bi-|pastıralım. Bunlar, elli kişi birden ge- zim arkadaşların değil. Acaba kim o-İ1ecek değiller a... labilir?.. Aman, ihtiyatlı bulunayım. Belki, bu da bir tuzaktır. — Çok doğru söylüyorsun amma.. B 5 « |O zaman yalnız buradakileri ele ge - hçD::l::;ıg ıîî:;:ekî;âı'ı döyandı. Bir çirmiş oluruz. Asıl bize lâzım olanları v S < Jelden kaçırırız. Gel.. Sen şu işi, bana — Oooht!. Çok şükür.. Oğlancağız | kırak. yaşıyor. ğ Daha kuvvetle söylenen bu sözler, c ::adı î:kılım. bıraıklkım. e ğ Gâvur Mehmedin kalbinde bir emni- h— K —F;l:;y(?' Beğ t:n b yet uyandırdı. Yavaş yavaş gözlerini yııby:ımmv t. hinaz daha d_;ıyı K açtı. Dudaklarında, dünyanın en bü « nabilirimi. Ver. bakalıma ga. feneri ba » yük sevincini gösteren bir tebessüm YA canlandı. Birdenbire başını kaldırdı: — Sen misin be, Eşekçi?.. Diye bağırdı, — Hay, Allah müstahakını versin.. Aklımı başımdan aldın, Gâvur Meh - met. Ben de seni nasıl ayıltacağım di- ye düşünüp duruyordum. — Ayol, seni buraya kim gönder - di?.. — Kim gönderecek?.. Sulukulede- ki Çeribaşt değil ya.. Allah, gönder - di... AHah... — Aman, şu ellerimi çabuk çöz. — Benim niyetim de, öyle, Eşekçi Salih, Gâvür Mehmedi yan tarafına döndürdü. Ellerini sımsıkı bağlamış olan ipi çözdü. Gâvur Mehmet feneri eline almış. yukarı kaldırmış; etrafa dolaştırmaya başlamıştı. — Vay canmal.. gezdiği duvarlarda, altınla işlenmiş o- lan mozaikler parlamaya başlamıştı. (Arkası var) — Kızılay Balosu — 25 Agustos Pazar gecesi BÜYÜKADA Yat kulübünde Milli Müdafaa Vekili Kâzım Öz - alp'ın himayesinde her yaz mevsimi - nin en zengin en nezih balosu olan Kızılay balosu bu yıl da Büyükada Yat Kulübünde verilecektir. Baloda şehrimizin en kıymetli san'at kârlarından mürekkep bir caz takımı bulunacağı gibi ayrıca yüksek — kadın an'atkârımız Pakize, İzzet Nezih ile ayan Zirkin tarafından keman ve pi- yüno könseri verilecektir. Bundan başka bir çok — sürprizler, şık ve zengin kotyonlar dağıtılacaktır. (1) O tarihte, gerek zabıta memurları ve gerek kasa hırsızları (hırsız feneri) de- nilen bir fener kullanırlardı. Bu fenerin içirde, petrol ile karıştırılmış, zey'inyağı yanardı. Ve yalnız ön tarafta küçük bir ca- mı vardı. Bu camın üstünde de, açılır, ka- | panır bir kapak vardı. Kasa hırsızları, ken- dilerini göstermemek ve mümkün olduğu | kdar ışığı etrafa fazla neşrederek uzaktan Bazarı dikkati celbetmemek için — fenerin | objektif camı üzerine siyah bir bez sarar- lar. Yalnız ortasına küçük bir delik açar . Tetanbula vapur temin edilmiştir. Bir çift 8 lira MLETLER : bi, kişi 2 liradır. Biletlerin satış yeri: Büyükada Yat l kulübü. Diye mırıldanmdıştı. Çünkü, işığin | Daha ilk adımda, yakayı ele verebilir- İlerdi. E, şu halde?... İstanbul ittihatçılarının (Hukukçu) darı, işi daha esaslı noktadan tutturu - İyorlar, şu mütaleayı da ilâve ediyorlar- |dı . — Meşrutiyet her türlü imtiyazla- ri ilga eden bir idaredir. Meşrutiyetin ilk günündenberi halk, (Yaşasın hür- riyet, yaşasın adalet, yaşasın müsa - vat) diye feryat ediyor. Hürriyet, ol- du. Adalet, tatbik edilecek. Fakat mü- savatı, biz kendimiz — ihlâl ediyoruz. Bir taraftan istibdat devrinin fuzuli haklarını ve imtiyazlarını kırmıya ça- lişırken; diğer taraftan da cemiyet içinde imtiyazlı bir sınıf tanımıya ve tanıtmıya uğraşıyoruz. Bu, nasıl doğ- ru olabilir?. « Diyorlardı. Bu suretle araya bir soğukluk gir- mişti... Halka, ve bilhassa henüz meşrutiyete isınamamış olan hükü - mete karşı bu soğukluk hissettirilme- dan bazıları, teker teker birer tarafa çekilmişlerdi. Ve, Selânikten gelen temsil heyeti de, artık vaziyete hâkim olmak istidadını göstermişti. İşte tam o sırada bir vak'a zuhur etmiş, ve bu da (cemiyetten ilk isti- fa) hâdisesini teşkil eylemişti... İstan- bul merkezi, cemiyete ithal edilecek- İlerin, (az; fakat temiz) olması fikrin- |de idi. Bunun için de, cemiyete alına- İcak zevat hakkında, âdeta mason İo- |calarındaki merasim — ve takayyüdata tamamile riayet edilmekta idi. Meşrutiyetten evvel, Selânik mer - kezi de ayni usule riayet ettiği halde; meşrutiyetin ilânından sonra, (dok - tor Nâzım Bey) in ısrarı neticesinde bu prensip ihlâl edilmişti. Cemiyetin ka - pıları ardına kadar açılmış; daha dün şiddetle istibdat tarsitarı . olanlardan başlıyarak her sınıfa mensup bir çok kimseler cemiyete girmişti. Halbuki cemiyetin en müecssir cep- hesi, (mahremiyet) i idi. Bu mahre- miyet ortadan kalktığı gün, cemiye - tin kudret ve mehabeti de, az çok sar- sılıverinişti. İstanbul merkezi, Selânik “merkezi- nin bu hareketini tenkit etmekte, ve eski prensibi bozmamak fikrinde idi. Buna dair de iki taraf arasında müna- mekle beraber, İstanbul ittihatçıların- | * girmek için müracaat ettiği halde, & zı esbap dolayısile kabul edilmemif| (Arkası var) ye hitaben: — Giritli İsmail Paşayı, cemiyete İstanbul Belediyesi İlânları | Hepsine 348 lira 21 kuruş fiat tahmin olunan Karaağaç satı müdürlüğünün senelik ihtiyacı olan kırtasiye açık tn konulmuştur. Kırtasiye listesi ve şartnamesi levazım müdürlü; görülür. İstekli olanlar kanünun tayin ettiği vesika ve 27 liralık vakkat teminat makbuz veya mektubile beraber 18 Ağustos 936 günü saat 14 de daimi encümende bulunmalıdır. (M.) (149) * * Keşif bedeli 734 lira 4 kuruş olan Beyoğlu 37 inci ilkmektebif tamiri açık eksiltmeye konulmuştur. Keşif evrakı ve şartnamesi | zim müdürlüğünde görülür. İstekli olanlar kanunun tayin ettiği fen işleri Müdürlüğünden alacakları ehliyet vesikasile 55 lira 5 ruşluk muvakkat teminat makbuz veya mektubile beraber 18 tos 936 Salı günü saat 14 de daimi encümende bulunmalıdır. (.) * * Senelik muhammen mu Kirası Teminatı Bulgurluda Çınaraltı sokağında 66 N. lı kahve karşısında 42/96 metre murabbaı yol artığı 937 mayısı sonuna kadar Cağaloğlunda Hadım Hasanpaşa medre- sesinin 1 N.lı odası 937 veya 938 — yılı sonuna kadar 24 1,80 Yukarda semti senelik muhammen kirası ve muvakkat yazılı olan mahaller kiraya verilmek üzere ayrı ayrı açık konulmuştur. Şartnameleri levazım müdürlüğünde görülür istekli lar hizalarında gösterilen muvakkat teminat makbuz veya mektubif| beraber 12 Ağustos 936 Çarşamba günü saat 14 de daimi | bulunmalıdır. (B.) (4269) , " Kültür Bakanlığından: Bölge Sanat okullarile Ankara inşaat Usta okuluna sınavla p sız yatılı talebe alınacaktır. Sınav 17/8/1936 tarihinde her vilâyet merkezinde yap Sınava girebilmek için aşağıdaki şartları haiz olmak lâzımdır. 1 — Türk olmaları 2 — 13 yaşından küçük, 17 yaşından büyük olmamaları 3 — En az beş sınıflı bir ilkokuldan diploma almış olmaları İsteklilerin bir pilekçe, aşı raporu, nülus tezkeresi ve aldıkları diploma veya bu gün bulundukları okuldan alacakları bel£ ve üç tane Belge fotoğrafisile birlikte sınavdan en çok bir gün © ceye kadar bulunduğu yerin valiliğine müracaat edilerek na: kaydolunmaları lâzımdır. “343,, “2TT, 0,60 Ankara İmar Müdürlüğün den 1 — Eksiltmeye konulan iş: Bendderesi Mezarlık yolunun ihit kısmi keşif bedeli 36244 lira 97 kuruştur. J 2 — Bu işe ait şartname ve evrak şunlardır. a. Eksiltme şartnamesi Mukavelename Nafia işleri şeraiti umumiyesi Hususi ve Fenni şartname . Keşif cedveli g. Proje İsteyenler bu şartnameleri ve evrakı iki lira mukabilinde İmar Müdürlüğü muhasebesinden alabilirler. 3 — Eksiltme kapalı zarf usulü ile yapılacaktır. 4 — Eksiltme 28 / Ağustos /936 Cuma günü saat 17 de İmar Müdürlüğünde yapılacaktır. 5 — Eksiltmeye girebilmek için isteklilerin 2718 lira 37 muvakkat teminat vermesi ve bundan başka Nafia işleri umumiyesindeki şartları haiz ve ehliyeti olduğuna dair Vilâyet Müdürlüğünden vesika getirmesi lâzımdır. 6 — Teklif mektupları yukarıda üçünü maddede yazılı saat evveline kadar Ankara İmar Müdürlüğüne getirilerek Komisyonu Reisliğine makbuz mukabilinde verilecektir. Posta gönderilecek mektupların nihayet dördüncü maddede yazılı saate kaf gelmiş olması ve dış zarfın mühür mumu ile iyice yapıştırılmış dâzımdır. Postada olacak teahhür kabul edilmez. “341,, Naft saatten P -| y gö

Bu sayıdan diğer sayfalar: