13 Mayıs 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13

13 Mayıs 1937 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İttihat ve Terakkide on sene 16 üncü kısım No. 32 Talât, Enver ve Cemal nasıl kaçtılar, nasıl öldüler ? Yazan: Eski Tanin Başmuharriri Muhittin Birgen - Yolculuk bilgisizlik yüzünden çok zahmetli olmuştu —:::::;:m Wmhım yv_ln ç':km;ya olu_x_'orduk_ _Bir arah)c geceyi bu de :ııkunA _Mrrdlven köyüne gelmiş olan tertip edi h;vh n — için pır çete geçmgk fikrine düştüm, Fakaı, ma-|bu kafile, o gün yirmi dört buçuk saat k_m“wur h Ç_eu, Belimiye kış-|dem ki yoldayız, ne kadar ilerlemek ka (sonra Keciörene varmış bulunuyordu. Wug:“"hf bir halde bulunan | bilse o kadar ileri gitmek daha iyi idi. | Hesap ettim, bütün dinlenme müddet- “Podı;.e,?t—'n gelmiş askerlerden ter-| Oradan itibaren klâvuzluğu, b leri çıkarıldıktan sonra yirmi iki bu- Savuştan mî_î_l. Yirmi beş çavuş ve baş: İvesmi klâvuza devrettim. Çünkü bu-|çuk saat yol yürümüştük. Bereket ver- hi ürekkep babayiğit, her bi-İradan ötesinde ben mütehassıs değil - |sin ki, yük itibarile hafiftik, apmış bi sene ı—_ı)ı.—ux etmiş, hary [d.m. Fakat, onun ihtisası da açık hava-| Keci ;hâln z "T çete vücuda geliyordu. Ali|da para etti; bir hayli tereddüttea | WIÜI'UII Rü"!m Ah - ve arkadaşları sonra Önü ve bizi götürdü.| — Vardığımız köy, her ve ğ Cohk Salâhaddin ve Vehbi 'ıGıl'. ğimiz istikamete muhalif olmakla | ti kabule alışmış bulunuyordu. da yola Mülâzim Rızanın kumandasın-| beraber önce ses çıkarmadım. Bir aralık | Küçük bir bakkal dükkânı, üstünde ıou.'hş:h“k olan bu çetenin siyasi | ayaklarımızın altında mahut Bağdat|küçük bir oda, köyün muhtarı ve jan- biraz olacaktım. Ben, Ankaraya|caddesinin topraklarına benzeyen top-|darması, o gün gelmesi muhtemel mi- nmelumu'î'eumur gitmesini istedim (raklar görerek durdum ve burada solu- İsafirleri aç bırakmamak üzere pi bemden olup, sonra ar -|mı dönerek bu toprak üzerinden Ş avşan, sonra, bu küçü Ahmet yoluş bulunan Sadri Etemle|rümeği teklif ettim. Klâvuz bu fikirde |içi b iatnlç üyür km,,,l_lh"m bir de Kemal Ragıbı|değildi. Yerimiz münakaşa yeri olma-|da il k Büe 'dim, dığı için ıstar etmedim ve resmi klâvu- a ZİM otuz beş kişilik çete, muayyen |Zt peşine tekrar takıldık. Bu esnada Tet VE saatte, Merdiven kö)ıünunu me-|Yakit geçiyor, biz de, benim tahminıme _k,'Ğlnllı karanlık basarken toplana -|Böre, ayni saha içinde zikzak ceph, *Ya Kadıköyünden bir araba ile|YOrduk. Bir aralık arazinin dal, Tındıkta " bamba gelecek, bunlar a -|Ein! eörerek Düyük Bakkal öY Gve “İriyor ve etrafın bütün havadislerini Stada loyekl Kurbağalıdereye inllip| CZ Ç ZL EE L V SÜ SÖŞ topluyordu. Ertesi gün oradan GÜktg 'Prakta gümülü tüfekler çıkarıl- | Yakından gelen bir horoz sesi, bize işi| , vuz, hei K ULONARAN, * "'n'“ Sönra sabaha karşı Keçiörene| 9hlattı. Klâvuz bizi olduğumuz vcrdfh:ıîba ;Ti.ı?ev;”ğ" vasıtası ola '“lltımar Üzere Bağdad caddesi tutula-| birakarak sesin geldi 4 t gitti ve Bakkal köyünün b lk akşa, düşmek üzere olduğumuzu görerek İ m topl ü sapıldı; ? N 8 #T h.'z* _hekliyeâp'â::ğwî;ğ wâldl lâşla geri döndü, Bu esnada sabah ©o E _hih:hyımgd;'ı,m .,Ş, sisilik Ka mak üzere idi. Demek ki, bütün gece d%“n geleci î dti el 'h_;_m_e yürüdüğümüz halde ancak 3 - ml:,]ı;“âd'lğu isün ğeç v:kılı: ;zâwıxhı:kv metre bir mesafe katetmiş ve . v Rten ç — aa JManda en tehlikeli mıntakadan uzak - ğ Sönra hareket tehir edildi. leşmamişız! ki tecrübede evvelâ, A b BT ve köy he Sis devam ediyor Yolunda gitti ve köy halkı yat- fek.ma“""l Bamide iken bizim çete,| - Sabah oluyor, fakat bereke & devam ediyordu. İş! ün bu nevi mi- odanın y köy, vazifesini dikkatle ve sadakatle yapıyordu. Gelip geçeni do- yuruyor, Yyatırıyor, icabında araba ve- * teker : önce Kurbağalıd * Sokaklarını d caddesin ç -'lvnın. sunr'n da Bağ-|tifade ünden uzak-| DİŞ TABİBİ N Volunu tuttu! |laşt ndüzün de biraz ünuı]ıî:f,k Desillerin böyle sergüzeştler | y tmuzu buldük. RATiP TÜRKOĞLU Menni : imı bütün yüreğimizle te - b u yerlerde, Ankara caddesinde: Maserret oteli üu&lna ü liyiz, Vatanları ecnebi is- İlalar vererek o gün akşama yü- karşısında (88) No.lı muayoneha- “uerinç. Ünyan insanların neler çek -|rüdük. Bir gün evvel sular kararmadan, |f nesinde hergün ' sast on dörtten bir Misal Ve neler çekebileceklerint her biri İstanbul ve Üsküdarın bir ta- İf (19)a kadar kabul elmekledir. bazı olmak üzere bu sergüzeşte git |rafından hareket etmiş ve sı ğrec l Tiımı ve bazı müşahedeleri- | -— a-ecertir & kaydedeceğim. İlk yolculuk akşamı “lnuy.;qya kaç günde varacağı belli İlk yol silâhh seyyah kafilesinin ile Wf“luk akşamı, büyük müşkülât Şükbakyar Tüz Kurbağalıdereden Kü- hı_ıh" al köyü sırtlarını tırmanırken Bu on bir sis, yarım saat, üç çeyrek Muzu * Kadar kesafet kesbetti ki yolu- Bürmek değli, üç adım ötesini Ceğiz? p Kânsız oldu. Ne tarafa gide- €Çiören'e kadar kılavuzluk &- Müda,, CÜN Merdivenköylü genç, bir Başırdı, Lıblz' EBötürdükten sonra yolu Ni ve kaybettiğini itirafa mec- Taları be;ıo zZaman, iş bana düştü. Bu- Samanı im çok iyi bildiğim yerlerdi. Bötürebiye, Ududuna kadar — kafileyi düştüm. Bimi ümit ediyordum, öne istanbul Belediyesi Mevsimlik muhammen kirası 300 lira olan Floryada Çekmece adlı plâj teslim tarihinden itibaren 1 ci teşrin 937 sonuna kadar kiraya verilmek üzere açık art- tırmaya konulmuştur. Şartnamesi Levasım Müdürlüğünde - görülebilir. İstekli olanlar 22 lira 50 kuruşluk ilk teminat mektup veya makbuzu ile 14/5/937 cu- ma günü ssaat 14 de Daimi Encümende bulunmalıdırlar. — (B.) (2420) * * 1 — İstanbul Ziraat Bankasından aylık almakta olan İstanbul Belediye ve Hu- susi İdaresinden müteşekkil mahalli ve idare emekli ve öksüzlerinin 937 yılı birinci altı aylık yoklamalarına başlanmıştır. 2 — Yoklama ilmühaberlerinin oşvabı arkasındaki izahata göre silintisiz yazı- lacak ve fotoğraflı olacaktır, 3 — Maaş sahipleri yaklama ilmühaberlerini oturmakta oldukları Nshiye Mü- dürlüklerine tasdik ettirdiklten sonra resmi senet, aylık cüzdanı ve nüfus tezke- resile birlikte Mayıs 987 sonuna kadar aid oldukları Belediye Şubelerine müraca- atla yoklamalarını yaptırmaları ilân olunur, — «İ.> «2717> ü * Beşiktaş Tapu Sicil Muhafızlığından: Beşiktaş Sinan Paşa mahallesi Hasfırın caddesinde «Sinan paşayi atik» mektebinin evkaf müdürü umumiyesi 241 büt - ve kanununun * üncü maddesi mucibince hususi idare namına tescili vilâyet toakamınca istenilmektedir. Sözü geçen mektebin tapu kaydı bulunamadığından 14 mayıs pazarlesi günü saat anda yerinde keşif ve tahkikat icra edileceğinden bu gayri menkülde aym bir hak iddiasında bulunanların keşif günü mahallin- de bulunacak memi veyahut bu müddet zarfında Sultanahmette Başiktaş Tapu Sicil Muhafızlığına müracaat eylemeleri ilân olunur. «B.» <2718> Türk Hava Kurumu BÜYÜK PiYANGOSU 2.cli keşide 11/Haziran/1937 dedir. Büyük ikramiye: - 4O.OOO |iraüir.. Bundan başka: 15.000, 12.000, 10.000 Liralık ikramiyelerle (20.000 ve 10.000) liralık iki adet mükâfat vardır.. Ayrıca: (3.000) liradan başlıyarak (20) liraya kadar büyük ve küçük birçok ikramiyelerle amortileri havi olan bu zengin plândan istifade etmek için bir bilet almaktan çekinmeyiniz... dbznlduran Karaburun, mna yaptığı emsalsiz a Jîfe bu akşam bir yenisini daha h'iun iyordu: O havalide, gece, bir h""*lln Uçuşundan bile şüphelenen ve ı% ulîuı_ bir tepeden ötekine koşa , h_r-f,ı arayan bu sadık Türk kü - Teketje,i, TüPhesiz, bizim uzaktaki ha- ,q.uu:txınlıı hissettiği için hayli u -| Tyin vliyordu. Sesin geldiği tarafı & L:'_"’”kl'_)'clumuıu bulmak ben- ;:İtî ik :r :lliîşıgu;ıdnnrdb: sayede bizim ini kenardan geçerek ka ı.îf bs_“mhdırayı kadar — götürdüm. q“ıa dlr Mart sonu gecesi, ikide bir ı.md'_'“n, etrafı dinleye dinleye, | lînd:;:n arazi üzerinde ayaklarımın * Evej hğ toprakları tetkik ede ede ç biş k.'î Mübalâga €imiyorum - saat- hr']“m;tw ancak gidebiliyorduk. Mîdimı eyi Samandıra köyüne kadar < Rrkul » köyün kümeslerindeki horoz- Ti zaplAklarımızın dibinde ötüverdikle- aman yerimizi tamam tesbit etmiş İTTİHAT VE TERAKKİNİN SGNIU ' İpelini o kadar bükmüştü ki, karşıdan gel- KORKULUK Çeviren: F. VARAL Her sene yaz tatilini geçirmek - için Köstebek kürkünün gelecek mevsimde "İ|Lille'e gittiğim vakit mutlaka Pepillet moda olacağını gazetede görmüş, kür et- "|babaya uğrardım. mek için şimdiden hazırlanmağa başla - Yüzünü saran buruşuklar, gözlerine | mıştı. yaklaştıkça çoğalan bu adam garip bir köylü idi. Bakışlarında daima herkesten şüphelenir bir hal vardı. Aldığım mahzun halden hemen rildım. Zira baktım, Papillet nine sının ölümüne pek acımışa benzemiyor- Uzun seneler toprakla uğraşmak onun | du: — Eh ne yapalım, diyordu, zamanı gel- mişti doğrusu... Ölüme ağlıyanları hiç anlamam.. Sızlayıp çırpınmak neye ya- rar bilmem ki? Hele matem elbisesi di - ye siyahlara bürünmek? Masraf kapısı açmaktan başka nedir? Pepilfet babanın ahlâkında hâkim o -| — papillet baba ölmezden evvel size lan, hasisliği idi. Köyün en ihtiyarları, 0-| »e vasiyet etti? nun her zaman sabahtan akşama kadar eşek gibi çalıştığını, meyva bahçelerin - den, bostanlarından verel sulün üç mislini elde ettiği lardı. Fakat Pepillet'nin yaşayışında hiç bir değişiklik görmemişlerdi. (diğini gören, siyah, yuvarlak şapkasın - dan başka bir şey seçemezdi. İhtiyar, bi-| rinin yüzüne bakmak istose, biz yıldız - ları görmek için nasıl başımızı geri atar- Sak, o da kendini öyle arkaya bırakırdı. — Bakın son sözü ne oldu: «En fazla a- (adığım. meyvaları kuşların istilâsından artık koruyamıyacağımdır. Bari ağaçla ra paçavra, sardalye kutularından kor kuluk yap! Y ökeaş ö yeci günüe eZi ÖzE Tabif ölünün dileğini yerine getir - * e - |diniz, lışıp bir çok para kazandığı hâlde, üze -| — g L L LA O L l ten san- rine eskiciden satın aldığı şapka ve el - ; K T! & iğ, t € eyvalarına ne biseden başka bir şey gıymezdi. ra: <ÂAzizim, dedim, meyvalarına — ge z AA kendin bakarsın, olmaz mı?» şimdi a - Hele evinde, kırık dökük iskemlele - ieelara Heodisi bekeilik ediğor, rinden bir tanesi oleun yenilenmemişti. | ““S” . ndiz G yor. Bazan hiç dinlenmek bilmediğini söy- K lesek: — Şimdi görürsünüz. — Eh ne yapalım, derdi. Çiftçi dedi - _P:ı_pü_lu( nine beni evin arkasına gö - Hü mahsulir toplaymcıya kadir gözüne' Trdüğü zaman, kocazmı, — her- samanki tarladan ayırmamalı. Mahsul de her mev. | Kysfetinde, bit ağacın tepesinde gör: - sime göre, değiştiğine göre insanın gözü | “Üm- daima toprakta olmalı. İhtiyar kadın, dişsiz ağıını açarak gü lerken anlattı: Fakat ısrar etmeğe kalkışsanız: — Herkes istediği kadar emek sarfet- Tıpkı kendisi, değil mi? Elbiseleri- ne ot doldurarak korkuluk yaptım. mekte serbestlir, diyerek kesip atardı. Yemişlerini, sebzesini, zahiresini, ta -| — Fakat kocanızı böyle sabahtan ak - vuğunu, yumurtasını, tavşanını, sütünü,|şama kadar karşınızda görmek sizi mü- balını satmakla elde ettiği kâr yetişmi -| teessir etmiyor mu? yormuş gibi Papillet baba tesadüflerin | — Bilâkis, öldükten sonta da gözü top- düşürdüğü fırsattan da istifade etmekten | rakta olduğu için onun hesabına sevini - geri kalmazdı. yorum. Orman, çayır dölâşarak, mevsimine gö- re, çilek, mantar, fındık toplardı. Dönüşte funda yüklenerek evlere sa - tar, eczacılar için de kediotunu unutmaz- dı. Belediye, köpekleri ortadan kaldırmak için ilân verse, ihtiyar köylü köpek ölü - lerini götürerek primi kaçırmazdı. B(ıyş:l.iklc kuruş kuruş, lira lira birik- Pehlivan güreş tirirdi. Papillet baba bu paralarla ne ya-| Pehlivanlarımızdan bir kısm pardı? Hiç bir şey. Bunları her halde bir |ha evvel Aydım ve Ankara güre; köşeye saklar, ve bütün zevki, kapıyı, ba- | iştirakleri tekarrür ettiği an'aşıldığın: cayı sıkıca kapadıktan sonra ihtiyar ka-|dan ve güreşin matlüp zevk ve heye - rısile bir bir saymakla kalırdı. camı verebilmesi için diğer pehliva Köylünün karısı Papillet nine, dilenci|larımızın da iştirakleri munta: kiyafetinde bir kadındı. Yolda yürürken |lunduğundan Bilecik pehlivan gür başını hiç yerden kaldırmaz, iğne olsun,İnin mayısın 29 ve 30 uncu günlerine çivi olsun, düğme olsun arardı. tehir edilmiş olduğu ilân olunur. Papillet baba dindar olduğu için pazar A A 6 günüm Fakat bnqiugğnl;lnde Operatör - Urolog n bile istifadesini çıkarmanı lâım olduğu|(D Z)r. Mehmet Ali için ellerini havaya kaldırarak, ıslık ça- Jarak tarlasında dolaşır ve mahsulü boz-| idrar yolları hastalıkları mütehassısı. Köprübaşı nönü han Tel: 21916 Yarınki nushamızda : Birinci ikramiye Çeviren : İsmet Hulüsi mak istiyen kuşları kovmağa çalışırdı. * Bir yaz gene Lille dörmüştüm. Pa -| —-. pillet babanın o kış öldüğünü duydum. 'Tabii derhal Papillet nineyi gidip gör - mek lâzımdı. Bahçeye girince, ihtiyar kadının bir sürü kapan kurduğunu gördüm. Neşriyat Müdürü: Selim Ragıp EMEÇ A. Ekrem UŞAKLIGİL S. Ragıp EMEÇ

Bu sayıdan diğer sayfalar: