1 Ocak 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 18

1 Ocak 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 18
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— - —x KŞ nnn | Son Posta'nın tefrikası: 89 h ' Haremağasının Haüraları Yazan: Ziya Şakir Abdülhamidin en k"çük kardeşi olan Sultan Reşad, ! yaralılışı i ibarile Sultan Murada benzerdi. Ancak | içkiyi ve kadını hi,bir zaman kardeşi kadar suiistimal etmemişii. Sinsi ve dessastı, Abdülhamide bile f kencisini sa dil gösteriyordu İmparatoriçe, resmi bir ziyafette bu-|kendini göstermişti. Meselâ; evham ve Tunduguna ehemmiyet bile vermiyerek:|hayat korkusu gi | — Çok güzel çaldılar. Çok muvaffak| — Evvelâ şunu arzedeyim ki; Abdül - ! oldular. Acaba, alafranga başka bir şey |hamid de — diğer biraderleri gibi — | biliyorlar mı? (anormal ) bir şahsiyetti. Pek küçük Diye, bir sual sorarak, âdeta orkestra |şındanberi içkiye iptilâ göstermiş ve bü takımını imtihana girişmişti. tün hayali mebzul şehvetinin hirs ve Bu süözler, takımı idare eden kalfaya hislerini tatmin ile geçmiş, hatlâ bu tercüme edildiğ! zaman o, hiç düşün-|yüzden genç yaşında ölüp gilmiş o'an “meden ve tereddüd etmeden: (Sultan Mecidj in — erkek ve kız — — Ne emir buyururlar? Arzu buyur-'evlâdlarının hemen hepsinde, bu anor- dukları bir şey varsa çalalım.. diye ce- mallik âdeta bariz bir şekildedir. M ş- vab vermişti. rutiyetin ilk devirlerinde, mâhaza Ab- D Xe e SÖON POSTA ... .. . Bütün Kartal bir . çocuk ile meşgul (Baştarafı 1 inci sayfada) Hâdisenin, geçen kıştanberi devam e- den uzun bir mazisi ve cidden meraklı safhaları vardır. Bu hususta dün yaptığı- mız tahkikatı tafsilâtile yazıyoruz: Leylânın babası Bay İrfan, Beyoğlun- da oturmaktadır. İlk karısından o'an ço- cuğu Leylâyı, Kartalda ikinci karısının annesi Bayan Şevkiye ile” babası Bay Tahsine bırakmıştır. İddialara göre çocuğun bundan sonra gün geçtikçe zayıflaması, vücudünün ya- ra bere içinde kalması, komşuların nazarı dikkatin! celbetmiş, fırsat bulup küçük Leylâyi gördükleri zaman; çocuk kendi- sinin aç bırakıldığını, soğuk su ile yı « , sonra çıpçıplak kuruttuklarını, ü sıcak maşa ile dağladıklarını söylemiştir. Hâdiseyi gören komşulardan Bayan Zabel, ; Genernl Hakkı refikası Vicdan, Bayan Hati- |t& ve Bayan Mediha bu vaziyetin önüne goç- mek İstemişler, kızın Üvey büyük ahnesi Ba- yan Şevtiyeye müracaat etmişlerse de şu ce- vabı. olmuşlardır: — Bizim ona bir şey yaptığımız yok, ge- çenlerd> tifoya tutuldu, onun iİçin zayıfladı. Zaten bu çocuğun bünyesi mariz, toplayıp | BeSti. Müdafan Hatlarımıza kadar sokulmi- İmparatoriçe hafif bir tebessümle,'dülham d devrini kötülemek için, sa »' gaa ek-“ağı yok! AÇ SPOR 5 Bükreş muhteliti Istanbu muhtelitini 3 - 2 yendi. ..: . . n Her takımın en iyi oyuncusundan teşkil edi!en İstanbi muhte'iti dün bize fena bir oyun seyrettirdi Çamurlu bir sahada, çamur gibi oynanan| Penaltı aldu. Artık kör düğüm alan bir futbol maçından sönra Taksim stadını nin uğuru çözülecek dedik. Sen, ben, o, 3-2 mağlüb bir halde terkettik. derken Necdet köşe kapmaca oynar gibi. Ankarada yaptığı maçların birinde bera- | şüt çekti. Ne oldu biliyor musunuz?.. D bere, birinde büyük bir sayı farkile mağlub | vurdu. geri geldi. ve tabil bu sayı da kağl elan Bükreş muhtelitini İstanbuldan galib| Artık karar verdik. Takım 1037 olarak yollıyacağımızı zannetmiyorduk. son saatlerinde sahayı müağlüb terkedeül Lig maçlarının son oyunlarına kadar gel-(oynryanlar ve seyredenler için yeni miş olan futboleularımızdan teşkil edllecek | garib bir Üzüntü İle gelecek .. herhangi bir takımın dün doksan dakika ö-| Penaltınım kaçışı Romenlere serum yununu seyrettiğimiz Bükreş muhtelitini ye- | yapınış olacak ki üçüncü golü de şöyle © mnivermesi işden bile değildir, değildir de, ne-|akın arasında yapıverdiler. Oyunda p den böyle oldu demek te aklınrtıza gelmiyor İyok, fakat habire de gol yiyoruz. doğll. Berezet, her sporda olduğu gibi fut-| Fikretin kornerini Hüsnünün kafasi boi:;:' da kendine mahsus olan — eillvelerini | mamtadı. bi ve takdir ediyoruz. biraz Hler takımin en İyi oyuncusundan ei maytı. Romen kalesine çekilen bir üt md eğdilen İstanbul muhteliti dün bu netlce ile| herden birine gurparak içeri girdi. bepimizi stadyomdan boynunu bükük bir| gu kadar talihsizliğe rağmen ber halde çıkarmamalı idi. kalmamıza intizar ederken hakemin dü Oyunun başlangıcı bizim — tazyiklerimizle | pomenlerin galtbiyetini ilân etti. Muhtelit takım — Cihad (Güneş), e yan top Bükreş mühteliti kalesi önünde bir bir kaç saniye düşündükten sonra, -ak- bık hükümdar Su'tan Murad ve Vüli - (Güneş), Hüsnü (Beşiktaş), Mehmed ı:'îılçe çamur halinde bir. müddet W""Pı,,..n_, (Günes), ( Ka |durdu. Oyunun gidişi ilk sayının hemen olu- 'iğına göre bunun üzerine komşu- lımda kaldığına göre- kısaca: ahd Reşad Efendiye atfedilmiş öy e Jâr, evin hizmetçisi İkballe temas etmişler | — Bahar çiçek'eri... demişti. kıymetli. Meziyetler we sfatlar —var- | T4 KOYüL ON Srde Kimae Gimsdii asmaü O anda, orkestrayı teşkil eden kız'ar dır ki; bu neşriyata gülmemek kasil py ::—ıyeu rızlı/ı—ı ;şî:nî-mlr'c:::; arası hafif, rüzgârı andıran bir fi- değild'r. daha fena şekilde musmelr otmiştir. silti iş.. üç değnek darbesi işili-| — Meselâ Sultan Murad, fevkalâde u—' Artık mesele bütün Kartalda dallanıp bu- Miş.. tatlı bir valsin dalga dalga yükse- ki imiş. Fevkalâde hürriyelpervermiş. daklanmıztır. Konişular, çocuğa yapılan İş- len âhengi, ziyafet salonunun yaldızı Bülün gecelerini sabahlara kadar oku - :_w::'-;; :.'.'."::.:fî::. :—:: :::."_; Mesei ae itrRRU | ş R irirmie BE 4 ı işler, -| lawl':n“îı'.ındık ı?( îımî:'ı'. K ba aüi mak, x:—ımıj.!a geçirirmiş, Eggr.hu' Vrn bana -e giden di kayinıkaniliğe, ve müle |Hevüz pek yeni çıkmış olan darlık mevkiinde kalsa imiş; bülün gemeye fevdi icin Çareler aramışlardır işittiği zaman imparatoriçe hissedilecek (Milleti Osmgniye) nin yüzü gülerek| Teylâ Güngörün kamşularından — Bayan derecede şaşırmıştı. Çünkü; sadece bir (Hükümeti Seniye), Avrupa devletleri- Mediha bundan sonrasını şöyle anlatıyor: — | fanteziden ibaret telâkki edilen bu kız- nin kat kat fevk'ne geçecekmiş... «— Sevkiyelerin evlerine şitlim. Hizmetçi | lar orkestrasının, henüz dünyanın her| — Bunlar — zamanın icabı hasebile — g::l kapıyı açtı. Çocuğu üstünde yalnız bir tarafına yayılmamış olan bir havayılo devrin propagandacıları - tarafından en'ari Üe gördüm. Kış gününde Yısca- Çalması, onda çok derin bir hayret u-İmmübalâğalı bir şekilde neşrolunan, ve / Gradan heman geri dönerek çimenib Tabrl. yandırmıştı. © devrin muharrirlerine de mevzü $€r- (kası döktoru Bay İsmaili buldum. Bay İs-! İmparatoriçe, ziyafetten sonra Abdül- |mayesi olan hayal mahsullerinden iba-|mail, kaymakamı Bahir Örtürakın ev sahi- | bamide ilk tesadüfünde: retti. bidir. Bu suretle mesele He gerek ben, yerek — Sevketmeab!,, Genç kızlardan mü- doktor İsmalil ve gerekse kaymakam ile ba- rekkeb arkestranızı dinledim. Hattâ e ilam "t:::: :ı:":lî;“ı;;ıd:'m’::n ea onları. küçük bir imihandan bile ge- I A DYO I'm, Söreltir “Çotule ” Müctelümumllğe çirdim. Aldığım netice, mükemmel, E- teslim etmeği ve babasını Gn bir mektub yas min olunuz ki, bu şâhâne orkestranız, Zu gea (Berlin) de dahi konserler verebilir.| Bugünkü program demi; İ 1 İkincikânın 1938 Cumartesi zarak vasziyeti bildirmeği tasarladık. Bu takdir, Abdülhamidi son dercce- İSTANBUL Bunun üzerine evt gene kimsenin olma- bir zamanda gittik, bizi Leylânın üvay LAT gn Ve Si Öğle neşriyatı: de memnun etmişti. Çünkü, böyle vesi-| — 1290 Plükla Türk musikisi, 1250- Hava- annesinin halası karşıladı. Fakat çocuk or- tada yoklu. Araya araya nerede bulduk bi- lelerle harem dairesine giren yüksek /diş, 1305: Plâkla Türk musikisi. 1330: Muh- | ecnebi kadınlarının, harem halkı hak- | telif plâk neşriyatı. lr misiniz? 100 numarada ve çırıl çıplak, Çocuğu aldığımız gtbi hemen hükümet ta- kında sarfettikleri takdir ve sitayişler,| — Akşam neşriyatı: N hünkârın çok hoşuna giderdi. 1830: Plâkla dans$ müsikisi. 19: Safiye: (Arkası var) yerinde bulamadık. Bunun üzerine doğruca | mahkeme salonuna geldik. Halk ta başımıza babetine gittlik. Faket hükümet — doktorunu i nEnlde' 1550 Kenle - birikmişti. Herkes galeyana gelmişti. — Hiç Abdülhamid, saraylıların az çok O-İrans: Selim Sırrı Turcan tarafından. 1055: kuyup yazmalarını da isterdi. Fakat, 0- (Borsa haberleri. 20: Badi ve arkadaşları kumaya fazla düşkümlük gösterenler, tarafından 'Türk musikisi va halk şarkıları. 20.30: Hava raporu. 20.139: Ömer Rıza tara- derhal nazarı dikkatini celbederdi. Ka- fından Arabca söylev, 2045: Semahat Öz « Kimse çocuğu lade etmemizi istemiyordu. O- TAĞA vaziyeti terbit eden bir zabıt tutturduk. |HBâkim Bay Alâcddin Leylâ Güngöre Bayan Efemlayı muvakkaten yedilemin tayin etil Leyliyı ona beslir ettik. dın zihinlerinin fazla açılmasına kat'i- yen tarafdar değildi. Onun için harem dairesine, entrikalı ve âşıkane romanlar girmezdi. Babasına haber yolladık, geldi. Fakat tah- kikat henüz mneticelenmediği için Leylâ hAJA yeddlemin Bayan Btemianın yanındadır.. — | Yaptığımız. tahkikata —nazarah — keyfiyet (denses ve arkadaşları tarafından Türk mu - sikisi ve halk gşarkıları. (Saat âyarı), 21 15: Örkestra: 2215: Ajans haberleri. 2330: Plâk- la sololar, opera ve öperet parçaları, 22.50: vereceğini gösteriyordu. Çok kısa zaman TtCdet (Galatasaray), Süleyman (4 içinde sayı yapmak arzasunda olmıyan bir AY Rasih (Güneş), Bülend (Galat oyun tarzı, topu, Romen kalesine sokmak ' Pikret (Pener). sevdasında olmadığımızı, ince bir takım a-| Hakem: Nihâd Bekdik (Gualatasaray). p yak oyunları yapmamızdan — anlaşılıyordu. Sabızsırlık haddini aştı, derin ve ince paslar tatsızlantı. oyun da yavaş yavaş — kızışirken Ömer Galatasaraylı oyunculara sağdan bir hücuma k golü yamemide neti-İ. — muhtelif cozalar- verildi Bir göle boş gol Üe müukabele edilebilecek | Galatasaray - Güneş maçımda hakem bir oyun seyrediyoruz. Çocuklar acaba hâlâ |ridun Kılıç tarafından dışarı çıkarılan | alay mı ediyarlardı? tecziyeleri istenilen Calatasaray oyunci Haftaym yaklasıyor. Paslar gittikçe kısa- | hakkında disiplin divanı on gündenberi yf hiyor, şütler rasgele atıldığı için top aserseri tığı uzun toplantıardan sonra aşağıdakl torpll gibi hedefini şaşırmış, oraya buraya | rarları yermiştir: j gidiyor. Müdafi Salim bir hafta, müdafi Suavi ? Bağdan bir hücum. İkinci golü yıdl;. Tek|ây, Mmuavin Eşfak ise bir ay kale oynuyoruz. Gölleri biz yiyoruz. Ümidi- mahrum bırakılmışlardır. miz henüz kırılmış değil amma, maneriyat | Salim geçen hafta oynamadığı için saraılmak üzere... Devre bltt. detini doldurmuştur. J İkinci devre Eşfak için boykot bitüikten sonra bir, İkinci devrede Naci ve Reşad takıma gir- ( AVİ de boykot billikten sonra iki ay Aygİ di Hücum hattı Romen kalesine yüklendik- | hak mahrumiyeti ile c işis ge yükleniyor. Otuz santimden çekilen şüt, | Hak mahrumiyeti alan şahıs kongre bir mötreden atılan kafa ya çamura, dafflere yapımıp kalıyor. Bu kadar gaytet maçlarımızda purvan kovalıyan — takımları- nlarında bile ender görülür. aNi OÇU srarsrsasARA ACAAALAE AAA K wE“ılalıiyat: Yeni yıla girerken.. (Baştarafı 6 ncı sayfada) fanın (Sözde kızlar) mı ve Ercümend Muazzer Tahsin -- Sonsuz Gece Cahit Uçuk — Dikenli Çit - Sc?nler Yolu Esnd Mahmüad — Vahşi bir kız sevdim |romancıların ve Bekir Mohrmud Yesari — Yakut Yüzük Bunler daha ziyade hoşça vükit geçirecek romanlar. Bdebi kiymetleri pek üstün sayı- Jamarz. İnkdâb kütüphanesinin ucuz roman- lar serisinde çıkmışlardır. Ancak şunu da bildirmeliyim ki Poyami Safanın (Korkuüyo- rum) gibi ve Cevad Fehminin (Son Posta) da inlisar eden çok güzel ve bizde ilk muvaffak | vermiştir. Kartal hâkımliğince Üsküdar Cumhuriyet müddelumumllğine büdirlimişlir ve htelse- ye ııwııuı'mmll:ıçe vaz'ıyed olunmuştur. Dün ve evvelki gün Leylâ Güngörün ma- Son haberler ve ertesi günün programı. 1 İkincikânun 1988 Cumartesi ANKARA Abdülhamid, muhitinde bulunan er- keklerde iki vasıf arardı: Ya, gayet iyi.. et fena. gayet iyi,. ya, gayı P : Ya. gayet zeki.. ya, gayet ahmak. 13.30: Muhtelif plâk neşriyatı, 13.30: Plâk: Ya, gayet dürüst.. ya, gayet müfsid.. | Türk musikisi ve halk şarkıları. 14.15: Dahi- MHadeleri alınmıştır. rüz kaldiği İşkenceler hukkında şahidlerin | pp yamanı «Yıldız Yağmuruk nu neşretmiş- bir zabita romamı olduğunda şübhe olmiyan (Valide Sultanın Gerdanlığı) gibl çıkmış e- serler henüz kitab şekline girmemişlerdir. Kanaat kütüphanesi şalr — Paruük Nafizin | » tir. Bu eser, derin ve İnce memleket duygü- t Bunların ortasma, kat'iyen ehemmiyet |li ve harici baberler. 15.30: Müzik: Öğret - i vermezdi. men mektebinden naklen, Cumhur Başkan - Hükümet tababetince, gocuğun vücüdun- 'larile süslenen bir tahlil romanıdır. Hele daki yaza ve dövme İzleri tesbit edilmiştir, |bası parçalarında «Han duvarları» şeirinin Tahıkftatın hifamından sonra ıamııını'ııılııx gürini nesre çevrilmiş gibi tekrar Halbuki kadınlar da bilâkis orta seviye ve seciyede bulunanlardan haz ederdi. Onun fikrine göre; kadınlarda zekâ arttıkça, şaytanet fikirleri de ar - tardı. Artık o kadıma, kolay kolay gü - ven olmazdı. Abdülhamidin; tam yir - mi iki sene, bilâ fasıla (Müşfika Ka - din Etendi) ile başbaşa yaşaması, onun- la bir yastıkla kocam: sırf bu Kadın —Efendinin —dürüsti, — hayır- hah, başka saray kadınlarının kapıldık- ları hirs ve temayülden çok uzak bir ru- ha malik olmasından ileri gelmişti. Naciye Kadın Efendi de ayni ruh ve girette idi. Onun içindir ki Abdülha- mid onu da Müşfika Kadın Efertdi ka- dar sevmiş, nihavet bu iki sevgili kadı- nın kolları arasında can vermişti. SMABDÜLHAMİDİN ŞAHSİ HAYATI VE HUSUSİYETLERİ Abdülhamid, itiyadlarına sımsıkı| merbut olan şahsiyetlerdendi. Onda, iyi | ve fena, güzel ve çirkin, makul ve sa - kim öyle bir takım âdetler vardı ki, on-| ları bir türlü terkedemezdi. — Bunlar, senelerdenberi onun ruhunda ve dima-| ğinda kökleşmisti. Böy'le olmakla beraher, hğı Filarmonik orkestra Dey'etinin — könseri. Şef Praetorlus. < Akşam neşriyatı: 1a830: Plük neşriyatı. 1835: Çocuklara Karagöz: (Küçük Ali), 19,10: Türk muslkisi ve halk şarkıları. (Maktule Çakar ve arka - daşları): 19,35: Saat âyarı ve arapca neşri - yat 19,50: Türk musikisi ve Balk şarkıları: (Bervet Adnan ve arkadaşları). 2015: Plâk - la dans musikisi, 20,30: Türk musikisi ve halk şarkıları. (Salâhaddin ve arkadaşları), Ajans haberleri, 91,15: Stüdyo salon örkes Urası 2155 Yarmmki program ve İstiklâl marşı. Nöbetci Eczaneler Bu gece nöbetci olan eczaneler şunlardır: İstanbul cihetindekiler: Aksarayda: (Ziya Nuri), Alemdarda: (Bsad), Beyazıdda: (Asador), Sumatya - da:, (Erotilos), Eminönünde: (Beşir Ke- mal), Eyübde: (Arif Beşir), Fenerde: (E- müyad0), Şehremininde: (Nazımı, Şeh - zadebaşında: (Asafi, — Karagümrükde: (Kemal), Küçükpeşzurda: kırköyünde: (İstepan). Beyoğlu cihetindekiler: İstiklâl enddesinde: (Dellasıda), Te- pebasında: - (Kinyolik, Karaköyde: (Hü- seyin Hüsnü), İstiklâl taddedinde: (Li - moncJyan), Pangallıda: — (Nargileciyan), Beşiktaşda: (Naf Halld). Botariçi, Kadıkây ve Adalardakiler: Üzküdanda: Sİmrahori), — Sarıyerde: ANarlt, Kadıkğyünde; (Sıhhat - Rifatı,, Büylikadada: (Şinasl Rıza), — Heybelide: (Hulüsiv, Ba- İ doğrüu olup olmadığı anlaşılacuktır. Yeni sene ve harb Korkusu (Baştarafı 3 üncü sayfada) bhangi insanın intihar ettiğini işittiniz? Şu halde: 1937 de gelmiyen harbin 1938 yılın- da gelmesi için hiçbir yeni sebeb yak- tur. Bu yüzden müsterih olabilir. ve neş'e ile, iman ile kendimizi işimize ve- rebiliriz. Fakat hazırlıklarımızı bırak- mamak ve her zaman, her ihtimale karşı tedbirli bulunmak şartile. Çünkü hazırlıksızlık gibi gaflet te insan cemi- yetinin katili oluyor. Selim Ragıp Emeç eeanecnedeneaöeERSAAReesanenRnA COYÇE ORİENT BANX Dresdner Bank Şubesi | Merkezi: Berlin Türkiyedeki şabeleri: ' Galala - İstanbul - İzmir Deposu: İst. Tütün Gü *& Her türlü banka işi * | zevkle okuyoruz. Meselâ şu satırlar: ç «Kitabların kervan geçmez, kuş uçmaz de- diği yollardan sükütü ürkütlmeksizin İlerle- meğe çalıştı. Karın altındaki ıztırab kadar İnsana işliyen ne var?. İşte İnkılâb Kütüphanesinin eserlerinden' de bir tant! Bürhan Cahidin — «Sevenlerin san, şü cümledeki gibi çok temiz ve akıcı: «Pembe yüzleri, sarı saçları ve mavi göz- derile biraz da kendisine benziyen genç kız- lar tam bir şark güzeli olan Doktor Demir- Bühulet kütüphanesinin bastığı telif ro- manlar arasında Akagündüzün «Çapraz De- Hkanlıe gı çok dikkate şayan, Yalnız ekser romanlarında olduğu gibi eşerinin — edebi mahiyetini birdenbire gazetecilik çerçevesi- ne Sbkan ve üstelik Iuballleştiren parçaları olmasa! Alın bir misal; — Allo! Nuşld Hakkı Beyt! 'Yok mu? Sen misin Hikmet Şevki? Zarallı Hikmet Şevki! çok feci öldü amma şimdi romanda diriliyor! Meşhur romancılartmızdan şu eserler de DU yi zarfırlda neşredilmişlerdir: Acımak (Reşad Nur!) - Gençliğimiz (Pe- yaml Bafa) - Zekeriya sofrası (Akagündüz)- Hlcran (Akagündüz) - Ölünceye kadar (E- sad Mahmud) - Papel oğlu (Ereümend Ek - rTem) « Meşhedi asları peşinde — (Ercümend S Bu çıkardığım edebi neşriyat — bilân 'Tanmmış romancıların en eskisinden da- | ( şüphesiz ki çok noksandır. Fakat bir ha yenisine kadar yeni harfle ikinel tabılar — y L L0 lcin oldukça uzün süreni €a yapilmişlir. Bunlar arasında bilhassa Gü- | ötunlarda bundan fazlasını sıkıştirmağa Münevvez - Ölmüş pan . Ekşiklerim j hayatı ve eserleri (Sadeddin Nüzhet) - nus Emre, hayatı (Abdü'bati Gölpınarli rafından, Kilabın içinde ayrıca Barak ballerinden (Hüseyin Rifat) Şaziye Berif) Enâtun'dan tercüme ettiği «Ziyafet Aşke Himll eserle Ziya Emiroğlu'nun ğt sÖğrenmek sevkle de dikkate şayan n küçük kıymetil eşerdir. İkbal kütüphanest nin Halkevlerinde oynanmak üzere g başladığı birer perdelik piyesler — de fa) bir kütüpbane teşkli edecek d dedirif Bunlardan Mahmud Yesari'nin < buhassa taysiye olunur. okuyucularımın ari aa Pah

Bu sayıdan diğer sayfalar: