11 Ekim 1939 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5

11 Ekim 1939 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SON POSTA Sayin 5 Propaganda Harbi Berlin, Paris, Londra ve Roma rb ve ta ya, Tenine radyosu le. —— “İngiliz donan, Alman ta. masına hücum ed. Bemilerimizin erinin ve yan tay- Korkabileceği söylenmişti. man tayyarelerinin yap- - İki ihtimalden biri İlosu için © zaman en- halin varid olmadığı an- 2— Yahuda, bulundu; Ga İtalyan kuvvetlerinde man kuvve, “Vur edilen fedakâr, Al miştir, de henüz zühür etme. radyosu söyledi; Yesinde Me inin aldığı tedbirler “İMİŞ sayılan. denizaltı harbi i£. Doğrumu * DU a i m İşte hatıl iz bize de öyle ge. ağiliz va 0 Ab han bati amamşlardır binla iflğg, gibi tcaba termiyecak hir şka denilen, iğsi 3 ilâh çi MİŞM, Sö, ? İCAd ettik; i di e İçine bir Kik söylen - AİN lk denizaltı har. lâ hatırıma geldi: «Canlı torpil Bu bir propaganda resmidir. Leh top haklarına giren Alman askerlerinin hali iyi muamele ettiklerini isbat için sureti İ mahsusada çektirilmiştir. İ Son süratle gidip zırklıya çarpıyor, ker- di parçalanıyor amma zırhlıyı da par « çalıyordu. Acaba muhariblerin iki tara- fında da buna benzer bir silâh icad edil. miş değil midir? İnşallah muharebe bi- ter de çabuk biter de suelimizin ceva - bını alamayız. * Bir haber ve bir sual Londra radyosu söyledi: — Garb cephesinde vukua gelen son muharebeler levazım itibarile Fransa - sanın üstünlüğünü isbat etmiştir. Alman tankları Fransız tanklarının karşısında parçalandı, birer külçe haline geldir ! * dra radyosunun harb vaziyetini tafsil e - den koltanterlerini dinlerken: — Fransada Fransız orduları tarafın» dan yapılan bu hareketleri yosu bu derece mufassal Ilatmaz da bu işi Londra radyosuna bi - rakır? diye düşünürüm. Elbette bir psi- kolojik sebebi bulunacaktır. * “ Roman ve sigara istiyorum." Berlin radyosu söyledi: — «Son pişdar müsademeleri esnasın- da elimize düşen Fransız zabitleri sıh - hatte olduklarının silelerine bildirilme- sini bizden rica etmişlerdir. Bunlardan teğmen filânn ailesi Pa - riste falan sokağın falan numarasında 0- turur. Teğmenin arzusu kendisine «Ra - sin» ile «Molyer» den birkaç cild ve bir miktar da «Göloi: sigarası gönderilme - sidir. Bu sile bu dakikada (o radyomuzu dinlemiyorsa diğer dinleyicilerimiz tara- fından haberdar edilmesini rica ederiz.» » Hatırıma geldi, Birkaç gün evvel Fran siz radyosu bir pişdar müsademesinden bahsederken: — «Esir aldık, cümlesini de kullan - mıştı, Alınan esir kaç taneydi, bir mi beş mi, herhalde çok olmıyacak ki tabir müb hem bırakılmıştı. Anlaşılıyor ki Alman radyosu kendisi için de ayni mülâha?a - nın ileri sürüldüğünü düşünerek daha vazih olmağa lüzum görmüş, isim zikret- miştir.» Biz sulh istiyoruz,. Berlin radyosu söyledi: — «Biz her zaman için sulh taraftarı olduk. Bu sebebledir ki Hitler son nut - ehemmiyetle !kunda bu bahis üzerinde alâr ver ki Almanlar tey, asla muvaffak olarsıyorlardı, birçokları durmuştu. Ve bilhassa demişti ki...» Bugün ayın 11 i, Hitler nutkunu be - İşinde söylemişti. O zamandanberi 6 gün sürprizler de gös.) Mümkündür, fakat ben her gece Lon-oluyor ki Berlin radyosu Fransızca ola - İrak yaptığı her emislonda nutkun başlı- ca parçalarını tekrar etmektedir. 'ransız gazeteleri bu nutku tabii tam olarak almadılar, mübim bir hülâsa ola- . (Devamı 11 inci sayfada) Bizde niçin iyi sirke yapılamıyor? bulmak mü me üzüm yetişmesine rağmen piyasada halis sirke Yapmak ve mükemmel kazanç temin &tmek kabildir durulmıya değer de sevzularımız .| YA Üzümün m Yurdumuzun si idda iyi bir altke Per rai a iz köden, Pi rik #irkelerin 6 gp ai Ye ruhu) geç çe benziyen sulardır. (Bien ” me, yapılan bu uydurma sirkeler hi eni meme #itkenin ağka türlüsünün yek! halde, piya - “ele aralamak DAY, bunları #iri bu Serena bol bir memlekete mi Yemek doğ YAPIlmış gayri sıhhi sir. rami Para vererek » vaziyet “ . Ün artağı Mz e Si olan cirej zı FA bular bir sirke iie , an ruh Betirlerek i baht tahir haya mü, irkeye Yor yermek 3 ipnaebetelltr. Binae Atını ve bU ruhlarla Ye meneda- Sa Yapıl ii 7 imiş Girkele- di TEVAÇ Yetmeniy samanı gelmiş. sirka Yuh ge hala tahini mens takdirde sirkelerin saz » ÖZÜ den baş EKE Tüpmük merbmriyar 72 Sİ han rinden biri a Yerlerinde ancak ezik, e e FA Sai ya oram ga ei İm r4 Yapılır Ve kalan cibresi : Çialbukl fzümün Beş ki va me MON beş krmşa satıldı; Sirke yirmi kuruşa nlar Demek ki en dur zamanlarda, üzümün sirke. ye çevrilmesi, diğer suretler kadar miihim bir kiymetlendirmedir. . Kaldı ki, benim burada sağlık vereceğin şekli, blihassa atıp giden eibrelerden sirke yapılmasıdır, Şırası anarak şarap veya pek. mez yapıldıktan sonra arta kalan çibreler, İyi bir sirkenin bedava sermayesidirler. Bun- lardan usulü veçhile elde edilecek bir sirke > sirke ruhu ile katkılı sularin değer flatla satıldığı piyasamızda - daima yüz güldüre- cek bir kazanç getirir. Para etmediği zaman- Jar, doğrudan doğruya üzümün de sirkeye v e zararı önlediği gibi, kâr da bira- Üzüm cibresinden iyi bir sirke yapmanın hüneri şudur; Cihre bir fıçıya konularak üzerine ağırlığı" min iki misli su eklenir, Sonra bu fıç! hara - yeti orta olan bir yere konularak göğnümeye 4 ihtimara) terkedilir, Göğnüme osnasinda bakteriler #zümün şekerini işliyerek ondan -jispirto yeparlar, Yani elbre suyumu şarnsn j çevirirler. Bu sırada elbreden boyuna (karbon Sazı) da çıktığından, taneler hep suyun yü- züne toplanır. İyi bir sirke yapmak istiyen - ler, bü tönelerin suyun yüzüne çıkmasına meydan vermemetidirler. Çünkü şekeri 4 - pirtoya çevirecek bakteriler, ancak harmsiz kaldıkça yaşıyabilir, yüze çıktıklarında işle- tinden kalmakla barabar, büşka bakterilerin saranına da uğrarlar Onun İçin kafesli bir #ahta İle su yüzüne kalkan bu cibreleri içe - riye batık tutmak lüzemdır. Yedi - sekiz gün sonra, fıçıdaki cibrenin kaynaması durur. O zaman suyunu bulan - durmadan geniş ağızlı bir gerdele aktarmalı. ve bir miktar hâlis sirka ie mayalayıp bu d8. fâ da sirkeleşmeğe bırakmalıdır. (Eğer çok keskin bir sirke yapılmak isteniyorsa, ilk göğ- nüme bittikten sozra, lbro suyunun yüz ki- Josuna dört kilo hesabile şeker katıp, tekrar Söğnümeye bırakmalı ve mayalamayı bu de- “ i , (“Son Posta,, nın ziraat mütehassısı yazıyor ) , faki göğnüme bittikten Sonra yapmalıdır). | kullanı Yalnız ehemmiyetle hatırlatayım kı, şarap | yapılan denizaltılar, göğnümesi (— ihimarı) famamlanmadıkça,|üzere Okyanusların vâsi sularına dağılı- cibre suyunu aktarıp mayalamak doğru de -İ yor ve her biri binlerce ton gemi batırı- ğildir. Bunun aksine olarak, göfmüme bistik- ten çok sonraya kalmak ta değru olmaz: Ka- bareıklâr tamamen kesilince, gerdele «lip mayalamak en iylaldir. Gerdele aktarma edilen (şarab olmuş cib. re suyu) nu, harareti 25-25 derece olan ka- sirkeye çevireeek bakteriler, ötekinin tersine mutlaka hava müvacehesinde yaşar, ve ka « ranlıkta iyi iş görfirler. Gerdel iyi hava almaz re güneşe karşı bırakılırsa sirke iyi olmaz. Karanlık yer bulunamazsa pencereleri kırmı. xi ile örtmek te olur. Odanın harareti uygun tutulur veya hava- Jar buna müsaid giderse, bir hafta - on gün sonra nefis bir sitke meydana gelir. Kemale gelen sirke bir lâstik boru ile sifon yaparak, bulandırmadan gişelere aktarılır ve ağızları kâpanarak piyasaya çıkarılır. Görülüyor ki eirkecilik pek zor bir iş de - #lidir. Bu işe biraz sermaye koyacak kimse- İler pekâlâ para kaşanabilirler. Temiz şişeler içinde satılacak, hâliz ve etiketli bir sirke, piyasamızın hasret çektiği bir metadır, Köylümüz için de sirkecilik; şarüb, pek- mea, köfter, sucuk vesaire imali kadar ehem. miyetli ve çök zaman onlardan daha ka - gançlı bir iştir. Bir bağcı Sanırım ki, 933 te bağının bütün üzümünü sirke yaparak um- duğundan fazla pâra kazanmıştı. 'Tarımman Tashih; (Ne ekersen onu biçersin) başlıklı geçen yazımın ilk sütunu nihayetinde bir tertib hatasi olmuştur. O kısımdaki bir cüm- le şöyle olacaktır: «. Her gün verimleri biraz EDENİZGCİLİ KI Almanların denizaltı harbinde kullandıkları yeni tabiye nedir? 1939 deniz muherebelerine gid şayan: Atlas denizinde bir İngiliz ticaret (Batan geminin mürettebatı sağda Cenubi Atlantik denizine açıldığı haber veriliyor, Etrafında birçok da denizalu gemisi varmış... Bundan dolayı Alman- ların denizaltıları kullanmak hususunda İyeni bir tabiye sistemi buldukları ve tat- bik ettikleri zannediliyor... Bu işi tetkik etmeden önce biraz deni- zaltıların tarihine göz atalım: * Büyük Harbde denizaltılar Büyük Harbden evvelki devrede de - nizaltı pek revaç bulmuş bir silâh değil di. Bunun başlıca şu mahzurları görülü- yordu: 1 — Sirati pek az. 2 — Görüş sahası az. 3 — Puslası gayri sahih. 4 — Dalma manevrası uzun. Nitekim harbin ilk senesinde çalışan ve vazife alan Alman denizaltıları bü - yük müşküller içinde muvaffak oluyor » lardı. Harb içinde çaprastop denilen mi- iki puslanın bulunması ve dizel mo- irlerinir. icadı gemilerin teknik vasıfla- rıpı çok yükseltti, Bununla beraber yal- nız herbde deği! Büyük Harbden sonraki devrede de denizaltıların süratiği ve gö- Yüş sahasını çoğaltmak kabil olamadı. Bu iki mahzur dolayısile denizaltıların, Büyük Habrde, harb gemilerine karşı müessir olamıyacakları meydana çıka - rıldı. Ancak ticaret gemilerine gelince iş Halbuki üzümün cibresinden bile iyi bir sirke |başkalanyordu. Filvaki İngilterenin, ancak, deniz yol- larını tehdid suretile mağlüb edilebile - ceği aşikâr idi. Denizaltılar ise bu uğurda Jacak en iyi vasıta idi. Harb içinde teker teker olmak Almanların amiral Şer kruvazörünün| (“Son Posta, nın denizci muharriri yazıyor dikkat bir resim; Bir Alman denizaltısı gemisini sulara gömdükten sonra bir sandal içinde görülmektedir.) Mslâm olduğu üzere milletler küvvet- lerini muhtemel harblerin maksadına gö- | re yetiştirirler. Bu yüzden Almanyanın da kuvvetlerini İngiltere töcaretini imba maksadma göre yetiştirmiş olmasi lâ - 9 zımdır. Büyük Harbde Almanyanın İngil “| tereye yakın kuvvette bir donanması var dı; denizaltılarını bu donanma ile birlike te kullanmış olsaydı neticede belki de muvaffak olurdu. Fakat bugün Almanya meseleyi yalnız denizaltı silâhile hallet « miye kalkışmıştır. Binaenaleyh bulacağı, sistem çok pratik ve kat'i neticeli olmas kdır. . * Bu tabiye ne olabilir? Bu tabiyenin ne olabileceğini şüphesla Almanya denizcileri bilir. Bununla beri ber bu sistemin denizaltılarmın süratten ve görüş sahasmın azlığından mütev mahzurunu giderebilecek bir şekil olma sı tahmin edilebilir. | Böyle bir sistem belki sade Almanyada değil İtalya, Fransa, İngiltere, Türkiye vesair raemleketlerde de tasarlanmış © labilir. Ancak, yukarda da söylediğim. gibi bunu tekmil denizciler gizlerler... Gizlemekte haklıdırlar da... Bizim tah« minimiz iki nokta etrafında toplanır. ! 1 — Beş, altı denizaltı gemisini grup- lar halinde çalıştırmak. 2 — Tayyarelerle düşmanın yoluny | bülüp buraya denizaltılarını saldırmak, j Bunlardan birincisinde muayyen saha ya birçok denizaltı koyarlar, bunlardan biri hücumunda muvaffak olmazsa di - ğerleri avı yakalarlar, İkimelde de tayyar re tarassudu vasıtasile düşman daho vw zaklardan görülür ve bu suretle denizak | yordu. * Bugünkü şerait Büyük Harbden sonra teknik sahada ranlık bir yerde beklelmelidir. Çünkü şarabı|bir denizaltı - Denizaltı tuzağı mücadele- si başlar. Denizaltının tekâmülünü isti. yenler Farnsa, İtalya ve Sonra da Al - manyadır, diğer tarafta İngiliz sanayii bununla meşgul olmaktadır. Uzun tecrü- beler, sarfedilen milyonlardan sonra de- nizaltma karşı bulunan vasıtalar muzaf- fer olmuştur. Bu hakikati itiraf eden - derin başında Almanya gelmektedir. Zafer âmillerinin en mühimmi sürat-| “ir. Büyük Harbi müteskıb hem harb ve hem de ticaret gemilerinin sürati artmış- $r. Mühim malzeme taşıyan ticaret milerinin bile denizaltılardan süratli git- meleri dolayısile, bugün denizsltılar iki müşkül karşısında bulunuyorlar: 1 -— Denizaltılar avlarını yakalamakta | zorluk çekiyorlar. 2 — Yakaladıkları avların ekserisi, de nlznltı hücum vaziyeti alana kadar kaçı- yor. * Yeni bir tabiye ihtiyacı tılar'da hücum istikameti almıya muvaf | fak olabilirler. i Xx Kruvazürle beraber çalışmak Gazeteler de böyle bir grupun Amiral Şer kruvazörü ile birlikte çalıştığı okun- | maktadır. Denizaltıların böyle bir kruvas | zörle beraber çalışması mesele değildir. Anesk mesele olan şudur: Bu kru « vazör kendi ikmal ve tamirat iş- | lerini nerede (o yapıyor. Nereden mak | zeme tedarik ediyor? Kruvazörün cenubi Atlantikte çalışması İngiliz hava kuvyet- leririn gözünden kaçmak ve İngiliz tey. yarolerinin faal olamıyacağı uzak saha | larda çalışmak gayesine omatuftur. Bu | meseleyi başka bir yazımızda irceleriz.., | F.L Men'i ibtikâr komisyonu toplandı Men'i iktikâr komlayonu dün öğleden ev. vel Mıntaka Ticaret Müdürlülünde toplan- mıştır. Komisyon elektrik malzemesi ve ampul | İithalâtçılarımı davet ederek mevcud stoklar hakkında malüma4 almıştır. Komisyon bu maddelerin fiatlarının yük- selmesi ve bir darlık husule gelmemesi içla aalâlçılkra fazia miktarda elektrik malze. mesi ve sınpul getiremeleri lüzumunu bildir miştir. Haber aldığımıza göre bazı memleketlere Denizaltının teknik sahada muvaffak daha artan tohurs islah müesseselerimizin | olamadığı inkişafı başka sahada yenmek bu yıl dağıttıkları üyi £ohum) miktarı, on vi lâzımdır. evwelkinin otuz beş mislini bulmuştur.» evvelce verilmiş olan siparişlerin bugünlerde muvasalatı beklenen vapurlarla geleceği tah. min edilmektedir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: