15 Kasım 1939 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

15 Kasım 1939 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

A Cevabsız kalan sualler Bu dakikaya kadar hareketsiz ve bit -| — Mösyö Zanette, dedi, acaba 1 - kin bir vaziyette duran Mösyö Zanetle bizeleri tanıyor musunuz! (“© büyük bir gayret sarfederek ayağa kalk-) — Bu Rue'un mantosu ve onun bere - iü Ürmeyer a gibi Gomarın yanına sidir. adar gitti ve Kulağına bir şeyler söyle -| oSonra tekrar di va Gomar da başını salladı ve onun ko -İmara baktı; m Ee luna girerek odadan dışarıya çıkardı. O- zi > z GMeE2y “İ — Bu da fazla bir şey ifade etmez. Ba- dda bulunanlar bu iki adama merak Ve) na öyle geliyor ki siz bizi alâkadar bü - hayretli ii SE PAK lunmadığımız bir isin içine karıştırmak J-7 mağlab etti Pera Şişliyi yendi larımıza veriyoruz: Beşiktaş 1 - Galatasaray 0 Gomar merdiven başında bekleyen Beşiktaş dünkü revanş maçında Fenerbahçeyi! ' Bayram turnuvası maçla- rında Galatasaray İ. Sporu, Gazetemiyin bayram münasebetile çıkma. dığı günlerde şehrimizde birçok spr hare. ketleri olmuylur. Bunları sarasile okuyucu- Pazar günü yapılan maçların en öikkatelesanslarını karıştırarak bir sonbahar ko- şayanı Beşiktekin Galatasaray arasındaki kusu yapan tatlı bir Chârlot'ya: — Bu odadan kimse dışarıya çıkmıya. cak, dedi. Dev cüsseli adam kapının önüne geldi ve Gomara manidaz bir şekilde göz kır - barak beklemeğe başladı, Gomar, bönkere hitab ederek: — Bilmem, dadi, şimdi sizinle bersber çıkmakla doğru yapıyor muyum? Bu ka- dar bitkin vaziyette bu heyecana taham- mül edebilecek misiniz? — Benimle meşgul olmayınız. Zanette'i beşinsi kata çıkardı. Elinde- ki maymuncukla kapıyı açtı, Zanette © - ha heyecan ve hayranlıkla bakıyordu. — Anlamıyorum, hayır (o anlamiyo - Yum... diye mırıldanıyordu. Bu komedi- Yi ne için oynuyorsunuz? .Beni ne için büraya getiriyorsunuz? Gomar onun sözlerine ehemmiyet ver. meden bankeri içeriye aldı ve arkasın - dan kapıyı ihtimamla kapadı. Küçük so- fadan geçtikten sonra apartımanın yerâ- ne odasına gelmişlerdi. Bu odadaki eşya bir masa, iki iskemle ve bir synalı do - lapdan ibaretti. Odanın bir köşesi diğer kısmından küçük bir perde ile ayrılmış bulunuyordu. Gomar bu perdeyi kaldırdı. Arkasın - da bir çini lâvabo vardı. Perdeli lâvabo - Yun önünde de bir büyük paket bulunu- Yordu. Gomar bu paketi parmağile gös - tererek: — İste, dedi. Zanette paketin üzerindeki örtünün kenarını acele ile kaldırdı ve daha iyi görebilmek için eğildi. Fakat birdenbire | Ağnerek' doğruldu ve korku ile bağırarak birkaç adım geriye gitti, , — Matmazel Paguct! Fakst bu feci bir şey... Böyle bir cinayeti kim işledi? O mu? le bir şey yapamaz! Sırtını duvara dayayarsık cesede kor - ku ile baktı, Sonra başını kab'iyetle sal - hn: — Hayır, hayır, bu bir mana ifade et. mez. Bu kâfi bir delil değildir. Bu cese - di buraya herhangi birisi getirip bırak - mış olabilir. — Affedersiniz, cesedin buraya gelişi hakkındaki düşünceniz o büsbütün belki tamamile yanlış olmayabilir; fakat katil ondan başka kimse olamaz. Bu akşam benim de işimi bitirmek istedi ve bu yüz- den elinden yaralandı. Bu akşam i sardığı kanlı mendilini buldum. Elimde ki delillerin en red ve cerh olunamaz: Jerindeki yaradır. Müsyö Zanette lütfen bana ellerinizi gösterebilir misiniz? b Bu bir delilikten başka bir şey de - ilâir, Ve sanki Gomarın söylediklerini işit - Memiş gibi odadan dışarıya cıkmak üze- 16 yürüdü. Gomar da onu takib ediyor - du. Fakat karyolanm önüne geldikleri 22 Man fikrini deği ve banket — Evet, dedi, fakat bildiğimiz modern #rüsiki ile oynanan bizim mahud danslar değil... Milli Yunan havaları çalıyorlar, balk şarkıları söylüyorlar, yerli oyunlar (© Oynuyorlar... Eskiden öyle idi, şimdi ge-| he var mı bilmem; müzik görünmüyor, | — Harikulâde bir şey... dedim, eğer bu numara eksikse yazık. İ Yanı başımda çılgın, görültülü, şakrak bir kadın kahkahası duyarak irkildim ve başımı çevirdim. Bitişik bölmenin arka - #mnda neş'eli bir metlis vardı: Bir kadın Ve bir erkekten vöcude gelmiş iki kişibk bir meclis... Erkeğin arkasını görüyo -| Füm. Kadın onun yanında (o oturuyordu| daha doğru bir ifade Me yarı iskemlede| Yarı değil. bu erkeğe yaslanmış, oturu *| Yör mu, yatıyor mu belli olmuyordu: ken! lerinden geçmiş gibi idiler, bulunduk -| yerden ve etrsilarındakı insanlardan haberleri yoktu; kalabalığın içinde yal - hızdılar, Bulunduğumuz balkonun arkasında bir Merdiven üst kata çıkıyardu. Bir kadın, “lbisesinin buruşuklarını elile düzelterek Merdivenden aşağı indi, kalabalığın için- #idip yerine oturdu. Kadehlerimizi boşaltıp masanın üstü - De biraktık; Uzo bizim rokıdan daha ber. bad bir şeydir, vsulüne göre susuz içilir Ye insanın gırtlağının köküne doğru bir Yangın alevi halinda iner. — Matmazel Petke' sükütumu mâ- 2ur görünüz; beni gelirdiğiniz bu esra - Yenziz âlemin uyandırdığı hayretten he- Yüz kendimi çekip kurtaramadım. Su a - #ajıdaki masada tek başına oturup derin in düşünen ve önündeki boşalmış ka- yok. İmkânı yek! O <1 istiyorsunuz. Şimdi koşup polise (o malf- (mat vereceğim. — Nasıl isterseniz, öyle yapınız. Be -İjanaı maçtı. Oyunun Her iki devresi de çok madı İrsotlar yakaladığı halde kerin dönmesini endişe ile bekliyorlardı. sarayın mağlöbiyetile bitti. Eve merak ile Burly'ya: F, ” » e e ehçe 1 - Kasımpaşa O > i ilirler? miki be eray olabilirler? Kadıköy stadında yapılan bu maç oçek ? , İheyecanlı bir şekilde cereyan etmiştir. Avukat ta onlardan farla bir şev bilmi-! jik devre sıfızsıfıra bittiği için oyunun bü- yordu. Binaenaleyh suallerini cevabsız | söz, yükü ikici devreye yüklenmiştir. meger A iman kalmıstı. $ Ğ3| Fenerbahçenin ikinc! devrede yaptığı şi- m çil merak ediyordu. İcle- yanı hayret hücumlar arasmda bir tek sayı soğukkanlılığını muhafaza eden kaydolunmuş, maç da 1.0 Fenerin galibi - yegâne insan Georges idi. Gülerek Eve'€:| vetne bitmiştir. — Buriy'nin arkadaşı garib bir adam, Peytez 2 - Hilâl O 5 sp > dedi. Esrarı ve karanlık işleri pek sevi | | yamde yapılan bu maç çok cetin olmuş vor. Bire anlattı seyler muhakkak ki! yap, cok enlibi dikkat. Fakat bu kanalı lisan; (ve PeYkoz Düyök bir müşküllilan solma 20 galib gelmis! kullanmakta ne msna var. Katilin ismini Ka-roüm-ük 2 - Anaolu 1 vekâlâ sövlivebilirdi. İkinel küme takımları arasındaki bu maçı Bütün Bur'w mütevszı bir tarımla paveh yendi “ — Bupu venmayısı belki de bumu Fen- | Karseümrüğün di bir pa Aisinin de daha pek iyi bilmemesinden- zanmıştır. dir. m - rami Süleymasiye 4 - İstanbulsne- 0 — etki de eman yidrimiestini isbat | oeymaniye, İanbulsmor macı İstanbul. stmsöp veterek kadar dele de meb N aporhların tabhsimiği içinde baslamış, daha *slda pa Hive pelies hsher verilmiyor? OYUrUD bidayetinde iki oyuncusu birden sa- Ne dive katili Aarhal bihum mevrdnna m kat olan İstanbulspor iIk devreyi 2. 0 mağ- kırarak resmi MET ivor9 Jüb olucak bitirmiştir. İkinci devreye de bi. R .. bir memur getirtilmmiyor? inci devre eibi 9 kisi le derama mecbur 0- zi lan İstandulsmor bütün goyretine rağmen EE ei çel e KE e 2 gel daha yiyerek 4 - O maplüp olmuştur > ” ni Y V>fe 5 - Tookam 0 Oyun çok süratli başladı. Vefa bu fırsattan — Siz bütün bunlardan bir sey anlıvor musunuz? istifade ederek ik anlarda bir gol © ya, Daha vazıh bir cevab vermek istiven | Her iki tarafını bütün gayret'ne rağmen dev. Burly: vi " Vefaın lehinde bitti nk dani Ve bim vee le İ İkinci devrenin 4 #neü dakikasında ikine! imbedinimizi Dilişarm. Balat Mizpek 08 yapan Vefa, gittikçe artan bir hücum Zanette ile Gomarın bersber nereye git, | JE 10 Urcu ve 30 uncu dakikalarda üçüncü tiklerini kesti; örn. KİKİ e: e) dördüncü götleri kaydetti. kate deb eri ten emin olmadığım |, OYu'Un son dakikasında Vefa beşinci go- İçin daha ferlasmı sövlivemiyasağım Jü yaparak 5-0 mar: kazandı. Eve ve Georges ikisi beraber sordular: Dun'ü maç'ar Netir? di - Fenerah li rel e e > Bine elin edi - lk öideinilei de, N ETE TESMEN| ecek bir gayretle mağlüb eden Besiktaslı - a sini li a İlar dün Şeref stadında bir revanş maçı yap- seordes rmeğe İtlar Stad oldukca kalabalıktı — Siz de arkadasınızı tekiide basla-| Oyuna Besiktaşhların akını We başlandı mavınız, diyordu. Düşündöğünüzü acıkçı söyleyiniz, Siz de katilin kardeşlin olaca- | pilen Bını m: tahmin ediyorsunuz? İkatadı. Siyah beyazlıların birinei golünü at. Burly cevab vermemişti. Bu sükütti karşısındaki: tarafından bir tasdik mahi-| Devrenin orlülarına doğru soldan aldığı vetinde telâkki edilmişti, Georges hid-İbir pasla Hakkı da Besiktaşın ikinci golünü detle verinden fırladı ve avukatın karşı- | att. Sahaya yerlesemiyen Fenerbaheellle — sma dikildi: rin durzunluğundan istifade eden Hakı, 39 — Kardeşimi hir katil yerine koyma, | upeu daklında 3 üncü golü ağlara taktı ve Sal adin esl on ölteğinn ye. devre 3.0 siyah beyazlıların lehine biti (ârkası var) (Devamı 1l inci s'yfada) ir favulü Hakkı çezti. Şeref pası ya- «Son Posta» nin yeni edebi roman: 24 Di e dehlerin sayısı sekizi onu bulan kayketli korumak için şu merdivenden yukarıya delikanlıyı görüyor musunuz? Melânko-|kaçıracağım! lik uçurumuna adım adım inen genç a -| — Tasviriniz rüze!, fskat tahmininiz damın başı simdi gözümün önünde bil -İdoğru değil... O sizm dediğiniz yalnız lürlaşıyor, dirrağı gizli bir yerinden ay -İromanlarda olur. Bu genç adam belki ha-| dınlatılmış da İçindeki düşünceleri dışa -|kikaten o kadını kıskanıyordur, fakat o rıya aksettiriyor gibi... Bu çocuk, karşı -| teessürle bir kaç kadı aha içece', son.) daki masada yanındaki erkeklerle oturup/ra başı birden ağırlaşacak, ağırlaşacak, içen ve arada bir basını bu tarafa çevire.| olduğu yerde önündeki masanın üstüne, rek kendisine gülümseyen kadını kıska -|kollarının aresına ditşecek ve orada uyu- nıyor; zannederira ki biraz sonra (hırsız! yup kalacak... Belki de bir müddet sön- polis filmlerinde olduğu gibi meyhanede)ra. eğer manzarası etrafındakileri rahat- bir kavga sahnesi de seyredeceğiz: Bu de|sız ederse kendisini içi eski ve kirli şey- likanhı olduğu verde yavaş yavaş ayağallerle dolu bir çuval gibi ikiti kalkacak altındaki kalın arkalıklı hasir) tiksinerek tutacaklar şu demin geçtiği » iskemleyi bir elile tulup yavaş yavaş ha-| miz koridoru awp kapının önüne, kaldı . vaya kaldıracak, sonra bir kol darbesile|rımin üstüne birak'verecekler. Siz âki- savurup karşıdaki masaya, o genç kadın-|bet itiberile bir insan vücudü ile bir so la şakalagıp eğlenen kalabalığın üstüne) kak köpeğinin lâşesi arasında büyük bir atacak, şişeler ve kadebler şangırtılar -|fark bulunduğunu mu zannediyorsunuz? la kırılacak, herkes ayağa kalkacak ve| — Aziz Doktor, aziz matmazel Petko - birbirine karışacak,.. O zaman Oben de|viç, gene doğru, açık ve fazla olarak acı sizi kollarımın arasına alıp ikeden | konuşuyorsunuz! Yedinel dakikada Fenerbahçe aleyhine ve -İJ, koluna karsı La) cEYLÂN AVI e konulan islkemlelere «Son Posta» nın tarihi tefrikas: 53 GÜLLÜ FATMA Güllü Fatma «Köçek İbo» yu gön - lüne kurban etmişti. Böyle. olmasa idi, hakikat ileride belki de «İbo» nun arzu - suna rağmen mıydana çıkacaktı. Güllü Fatma, Balatta bir genç kayık - çıya vuruldu. Gönhi ferman dinlemedi. Bir gür tek başına onun kayığına binip! Kiğpdkaneye gitti. Son kır çiçeklerinin şmal rüzgârının, sert, Kâğıdhane deresi boyunda'kı at kestane - oldu. Galalamarıydan birkaç oyuncu sakrt-İlerini uğuldattığı serince bir gündü. Mu- . ” Lİ a 20 ei dakikada Hakkı birinci golü hakkak ki görgüsüz ve kaba, karşısında - nim artık söyliyecek hic bir sözüm kal -Jatı fkinci devrede Galatasaray müteadâid kinde ufak bir zâf hissederse, mutlak bir eN > bunlardan birin! itaatten kahrediei bir tahakküm ve zel - Asağıda Zemette'in apartımanında ban- dahi gole çeviremedi. Oyun böylece Galata -İme kolaylıkla atlayabilecek (kabiliyette bir nefis olan sevdiğine, oldukça cetir. mücadelesinden sunra kendisinin o «kız» karşısında o gün şaşırmıştı. gene kızını Balat iskelesine o çıkarırken ikulâde lezzetli bir rüya gördüğünü yordu. O gere, bir kayı ü deki odasında sobaha kadar uyumamı: Meşhur köçek İb3 kız imiş hal. Bunu kendisıe bir başkası söylesey - di, inanmazdı. Kendisi başkalarına söy - lese inanacaklar mı idi? Kim bilir. İbo, ondan bu sırrı saklaması için bir söz al - mağa bile lüzum görmemişti. Onunda bü sıv etrafa vaymasında bir lüzum var muydı? Güllü Watma, ona o İbonun altın saatini vermişti. Hâdiselerin kesafeti içinde adı Gülü Fatma tarafından pek çabuk (O unutulan İbu kayıkçının elinde bu altın saat, ken - disini ölüme kadar teyen korkunç bir hatıra olmustu. Delikanlı, bir müd det, sabahtan akşama kadar, Balat iske - Tesinde deliler gibi hep Güllü OPatmayı beklemisti. Müşteri (o alamıyordu. Yao müsteri ile gittiği zaman çingene kızı ze- lirse dive,, O günler içirnle fa daha görün Kâğ gitmişlerdi. Fakat genç kayıkçı, güzel çin gene kızına karsı, ikinci seferinde birin - eien, ü gezintide nciden daha kaba ve mütecaviz olmuştu. Güzelliği ile meşhur o ırkının üzel, idesl örnekle- rinden biri olan Güllü Fatmayı, çok dar, yoksul hayat şartları içinde bulunan de- Jikanlı, bir gecim kaynajp olarak gördü. Bu da, kızı, kendisinden süratle kaçırdı, Altın saat, onda, her gün bir çok deli- kanlılara avuç avuç hediveler ve parslar saçıldığı ve kendisinin de bundan mah - rum bırakıldığı & doğurmuştu. Gül İlü Fatmadan herhanışi bir yol'ile para İs- İtemek önce, bir “ak istemekten nihayet tehdid ve şantaja aş vurdu. Sokaklarda köçek İbonun kız olduğunu bağıra bağıra latmağa basladı. Bu rezalet Baba Naz. ri bir aya sebeb oldu amma, köçek İbn da o meşhur Hind rakıslarını yapamaz oldu. Seyirciler ara- sindi yandım Yen sa Güllü Fatma'.s sesleri sık sak işitildi. selerinde, biçak ve tabanca çekerek bü erkek kıyafetin - deki kızı kaçırmağa bile kalktılar. Göl - Ii Fatmanın ilk göz ağrısı olan kayıkçı, bir gece, iü Fatma ile düşüp kelkmak ile suçladığı bir erkadaşı ile kavga eder- Jan ken bicaklandı. Bu ölüm haberi, sahte I-İ Yazan: Refik Ahmed Sevengil — Mademki doğru... Şu halde sözle - rimin bu vasfı öteki vasıflarını mazur göstermelidir. — Hilkatin en aziz şe'lığı olan insanı, yol üstünde, ağzına yüzüne bulaşmış me- ze artıkları sokak köpeklerine gıda teş - kil ederken düşünmek bana hüzün veri - yor; bu kadar zalim olmayınız! Bir kalabalrfın kapıdan gürültülerle girdiği görüldü, herkes basını o tarafa çevirmişti; kapı civarında oturanlar ge - enleri neş'eli seslerle karşıladılar. Bun- lar gezici çalgıcılarımış; meyhane meyha- ne dolaşırlar, bir müddet çalıp söylerler, halkı eğlendirirler, coştururlar ve para toplayıp giderlermiş.. o Botarz musiki heyeti bulundurmak müessese sahibi i - çinde fevkalâde (iktisadi sayıldığın - dan son zamanlarda pek rağbet bulmuş. Gelenler, ortalıktaki bu sedirin kenar. yerleştiler, olduğunu itiraf etmişti Kayıkç, hiç bir zaman düşünemiyeceği böyle bir vak'a Akşam üzeri erkek kiyafetindeki cin- Sayfa 9 BİNBİRDİREK BATAKHANESİ Yazan: Reşad Ekrem Güllü Fatmanın sevgilileri! böyu, Baba Nazlı kolundan, kat'i ayırdı. Bir müddet, sahilsarayına kapanmış 0- larak yaşadı; ve sırtından, erkek esvab. larını bir daha giymemek üzere çıkardı, İbonun çekilmesile Baba Nazlı da takımız nı dağıttı. Bu sefer, Güllü Fatmanın ya- nında, onur bir çengi olarak ta kıymetle- rini arttırmağa çalıştı. Bununla beraber onun Güllü Fatmaya öğretilerek çok seyi de yoktu. Bir rakkase olarak doğ- muş bulunan Güllü Fatma, yolunda süs ratle yükseliyordu. San'at hayatının yanı başında da, bir sıra aşk maceraları sıra- lanıp gidiyordu. İlk sevdiği erkek olan kayıkçıyı, İs tanbulur bir baldırı çıplağı, bir serserisi takib etmişti: Güllü Fatma Yandım Ali yi sevmisti. Fakat az sonra, bu genç sers serinin ne kadar tehlikeli olduğunu pek güzel görmüş, gönlünde ona ayırdığı yeri hiç kimseye verememekle beraber, Yan- dım Aliden mümkün olduğu kadar uzak kalmağı tercih etmişli. Kısa bir zaman için Benli Yusuf ile yaşamış, bu gencin Sultan Murad ile vuruşmasından ve «fe olarak “İlâket» inden sonra Sultan Muradın göz. desi olmuştu. Bu arada, bir gece dö, bü“ lıkcı güzeli Ahmedi görmüş, bu dilber delikanlıya karşı hayranlığını, o akşam onun yüzüne karşı nâra atarak ilân et- miş idi. Gene bu arada, bir zamanlar bir köçek olarak rekabet ettiği Saçlı Rama- zanın evlenme teklifini redditmişti. Güllü Fatma, Buba Nazlı tarafından görgü ve bilgi ile döşenmiş Balattaki yalısında İstanbulun en büyük, en meşhur çengisi İsifatını muhafaza ediyordu. Fakat, Sul- İtan Muradın gözdesi olduktan sonra dü- İğne derneğe çağırılamaz olmuştu. Benli | Yusuf vak'asını hatırlıyarak «ne Güllü Fatmanın raksı, ne de cellâd Kara Alinin yüzü: diyenler pek çoktu, Güllü Fatma. İnn da artık parayr pula ihtiyacı kalma mıştı. Sultan Muradın cümerdce ve sık ik yapılan ihsanları, iradlarının yanında çok mühim Bir yer tutuyordu. Bir erkek İçocuk gibi büyütülen Güllü Fatma, Sul- tan Muradın huzurunda Baba Nazlı ko- İunda olduğu gibi ekseriya köçek kıya- feti ile raksederdi. Haşmetlü efendisine İ karsı, icinde ciddi bir sevgi vardı. Güllü Fatma, Sultan Murad ateşe bas dese bar sarhı. Sultan Murad da bunu hissetmişti. Onun icindir ki, Güllü Fatmaya olan itimadımı, bazı geceler bu çingene kızının evine misafir gitmekle gösterirdi. Fakat, Sultan Murada olan sadakati, Güllü Fat. manır, bir gün Musa Melek Çelebi için yanıp tutuşmasını önleyemedi. Padişahın dilber sakisine karşı doğan bu sevgisini, İGümü Fatma: Sultan Murad müstesma, İ herkesten, hattâ bizzat Musa Çelebiden bile gözlemeğe muvaffak olmuştu. Bir gece, ya Hasan Halifenin, yahud da şair Yahya efendinin o sahilhanelerinde idi, bae döndüren bit Hind raksından sonra, padişahın ayağını öperek dizi di- bine çökmüs. oturmuştu ve galiba o sıra- larda, padişahın emri ile, Musa Çelebi bir çanek Timon suyu şerbeti sunmuştu. Gül lü Fatma, o bir çanak şerbeti yudum yu- dum içerken Musa Çelebiyi doya doya İseyretmişti, (Arkası var) kaç saniye içinde meyhanenin havası müs siki ile birlikte değişti. temizlendi, kibar- laştı, güzelleşti. Oynak, kıvrak, insana olduğu yerde hareketsiz kalmak imkânı vermiyen, bop- Yatıp sıçratan, şehevi nağmeler Bu heyetin içinde kıvırcık sivah saçlı, siyah kaşlı, siyah gözlü, perçimi alnının üstüne düsmüş, gene bir erkek vardı; kes mençe gibi, mandolin gibi küçük bir çal- gıyı göğsüne basmış, n meyhane hal. kını ayaklandıran sesler çıkarıyordu. Ux mumi coskunluk icinde, ayağa kalkan genc, cizgileri muntazam. mütenasib ve cahlı, tığ gibi vücudü ile hem çalmağa, kem oynamağa basladı. Rir saniye içinde srödan, soldan kadın erkek birçok kim» seler yerlerinden kalkarak güzel delikan- lının etrafını aldılar. elele tıtustular; ha- reketli. neseli, gözü okşayan jestlerle gü- zel bir sirto başladı. Bundan sonrasını hayal meyal hatırlı. yorum. Basık tavanlı bodrum (meyhanesinin havasında kızam., ateşi, yakıcı bir şey dolasıyordn. Teneffüs ettikçe insanı çık dırtan nağmeler... Şekil almış, elle tatu- lur hale gelmiş cinsi arzu halinde bir mu- siki sinirleri yakıyor. Heyecanlı sesler, kadırların muharrik kahkahaları, hayki rışlar, şarkılar ve elele, kol kola, vücudüm bütün güzel hatlarını belirten, gözönüne koyan bir raks... sazların torbalarından çıkardılar ve bir (Arkası var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: