20 Mayıs 1938 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 4

20 Mayıs 1938 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

4 - SONTELEGRAF — 20Mayıs 1938 Fransa- ikitaraf mıya Va İtalya arasında anlaş- rmak imkânsız ! italya fırsattan istifade ede- rek Fransaya istediklerini kabu | ettirmek mi istiyor? Başlıyan müzakerelerin yakında bir İtalyanın yel Yeni gelen Avrupa gazeteleri Sin- yor Musolini nin geçen gün Ceno- vada söylediği nutuk ile meşgul. İ- talya yeni bir zırhlı yaptırıyor. 35.000 tonluk olacak. Yeni zırhlının adı İmpero'dur. Sinyor Musolini Cenovada bu zırhlının tezgühta ya- pılmağa başlaması — münasebetile tertib edilen merasimde — bulundu. Fakat söylediği nutuk milletlerara-| &1 politikasına ve İtalyanın vaziye- tine temas etmek :tibariledir ki Av- rupa matbuatında muhtelif dedi - kodulara yol açmış oldu. İtalyan payitahtında bulunarak Roma me- | hafili ile temas eden yabancı muha- rin gazetelerine verdikleri ma-| lümat şayanı dikkat olduğu gibi bu nutkum muhtelif Avrupa payıtaht- larında uyandırdığı — tesirlere dair ler de gözden kaçacak or Musolininin tku telgraf haberi olarak — «Son| da çıkmıştır. Bugün bu yazılacak şey Avrupa ga - zelelerinin bunun etrafında ne de- idir. gibi değildir. ikatına dön- m. Bu mülâkat olacağı za- man, olurken ve olduktan sonra or- taya pek çok tahminler atıldı ve türlü türlü rivı T döndü. Şimdi Sinyor Musolininin Ceno- vada söylediği nutkun ehemmiyeti rüştüğü zaman iki-| in arasında konuşulan — şeylerin olduğuna dair bir takim şeyler| l r. Cenova nut-| görüşmesinde, ni az çok, r_ııue.! anlatmaktadır. İngiltere ile anlaşan İtalya malüm-| dur ki Fransa ile de konuşmağa baş-| lamıştır. Fakat Cenova nutkunda| kul ma göre İtalya bugün| İngitere ile —anlaşmış olduğuna memnun olarak İngiltereye kuıJ itimad göstermektedir. Lâkin Pran-| saya karşı iş öyle değildir. Bu mü-* zakerelerin neticeleneceği bile pek öyle muhakkak sayılmıyor. Çünkü Sinyor Musolininin dediğine gö bu Tmeselede İspanya dahilf harbi mühim bir rol oynamaktadır, Fran-| sızlar İspanyada hükümetin ıu.ıııı-W masını — istiyorlar, — İtalyanlar lıeW Frankonun kazanmasını bekliyor -| lar. | İşte İtalyan Başvekili bunu İtal-| ya İle Fransa arasındaki aylırılığın | devamına sebeb olarak karşılamak- tadı Fransa - İtalya müzakerelerinin heticeye varıp varmaması Berlin - Roma mihverinin bugünkü halini göstermek itibarile bir ölçü sayıla- taktı. Fakât Cenova nutkundan an-, ıkmaza girmesi muhakkak. ni sistem kruvazörlerinden bazıları laşılıyor ki İtalya, zannedildiğinden |yan bugünkü şerait ve hâdisat için- daha fazla olarak Almanyaya bağ -|de birbirlerini bırakmamak - lâzım lanmıştır. Onun için Fransa ile|olduğunu düşünüyorlar, Roma me- Esrarengiz Ginayetin İç yüzü Genç kadının koca- sından para istiyen haydudlar onu ka- çırdıktan sonra öldürmüşlerdi Haziran gelirse bir sene olacak. Amerikadaki estarengiz vak'alar « dan birinin bahsi yeniden tazelendi. Amerika gazetelerinde merakla bah| sedilen vak'alardan biri de otuz altı yaşlarında kadar tehmin edilen Alis Mak donel'in ortadatı kaybolması - dır. Vak'a yeni değildir. Daha geçen sene haziranda Mis Alis Nevyork civarındaki sayfiyesinden kaybol - muştur. Alis büyük bir mirasa kon- muş bir kadındır. Genç kadınım Par-| son isminde bir kocası vardır. Şim- diye kadar Parson eğer karısını se- viyor, onun hayatını temin etmek 4 tehdid ma-| ç mektub ab-i mıştır. Birincisinde 5,00 dolar iste- 'niyordu. Fakat bu para verilmemiş- tir, Bunun üzerine ikinci bir teklif daha gelmiştir. Fakat bu se: dolar talep ediliyordu. Gene kai nin kocası da zengin bir |Amerikanın kâğıd kralları rinin oğludur. miştir. Zabıtanı kaçırılmadığı, düği |mmerkezindedir. Kadın kaybalduktan | sonra odasında yarı boş bırakılmış bir kloroform lunmuştur, hafilinden anlaşılan şu olduğu gü rülüyor: Sinyor Musolini Her Hit- lere kargı eskiden Itimadsızlık bes- liyebilirdi. Fakât son mülâkatta ar- tık ondan emin olimuştur. Onun için Fratısa ile anlaşmakta Tüzüm - görmüyor - İKİYE Yazan : Nusret safa COŞKUN ş iyilikleri, hizmetleri saymakla bi- tiremem. Eğer bu seyahat sonunda bana bir oyun oynamamış olsaydı, hakkını bir türlü ödeyemezdim h: rifin.. Gece geç vakit eâdet budur; en sonra — gelir. bezme — ekâbir» diyerek kamaramızdan çıktık. Geç. &1 ve üstüme tıpatıp gelmezdi. Ne becerikli bir adamdı 'epyeni denecek hir u bana.. Bir. de ken - disine kirzalamağı unutmamıştı. Va- purun berberinde rahat bırakmıya- caklarını hesablıyarak, tıraş toki - a mını çıkardı. Kendi elceğizile beni Mek ne mümkün.. Ne kadar ikin güzelce perdahtan geçirdi. Nevyor-| ÜŞÜNcü mevki yolcular, hatta sü - müş. ka varıncıya kadar bana yaplığı| Yâreye iştirak otmiyen birinci ve İlüks mevkidekiler varsa yollara sıra müzakerelerin hakikaten bir anlaş- ' miya varıp varmıyacağı meselesini ikinci ve üçüncü derecede saymak- tadır. İngiltere ile malüm olduğu üzere anlaşan İtalya bundan sonra Fransa ile de konüşacak diye beklenirken Sinyor Musolininin nutku İtalyanın bilâkis Almanya ile daha bağlı olduğunu göstermiş oldu. Öy-| le zannediliyordu ki İtalyanın mak-| sadı bir kere Berlin ile bağlı olduğu gibi İngiltereden sonra Fransa ile de anlaştıktan sonra Avrupada bir müvazene politikası takib etmektir. Bu suretle Avrupanın büyük dev -| letleri arasında büyük bir anlaşmı- ya varmak mümkün olacaktı. Hele artık Habeşistan bahsi tarihe karış- |— Amerikadaki İngiliz casus teşki- tıktan, başta İngütere olduğu halde Jâtının Umumi Harb esnasında o - Milletler Cemiyetine - dahil diğer radaki Alman teşk katşı mü- devletler de İtalyanların Şarki Af- | çadelesinden bahsederken İngiltes rika İmi unu tasdik etme-İreye giden bir Amerikalının nasil e karar verdikten sonra İtalyanın yakalandığı yazılmıştı. Amerikada- Fransa ile anlaşması daha kolay 0-|ki İngiliz teşkilâtının başı olan A- lacaktır; diyorlardı. Halbuki şimdi miral Gaunt bunları anlatırken bu İtalyanın Almenya ile sımsıkı bağlı| Amerikalının İngiltereye gider git- olduğu görülmekt mez yakalanması üzerine Amerika Buna sebeb ne İtalyanlarla hükümetinin nasıl teşebbüslere gir. Almanlar niye ağı belli olm- / diğini kendi tebaası olan Ameri - ları kalı bilmiyordu. Kendisine: tebin açılma merasiminde bulu- bildirmişti. nacak. «Majeste Kraliçe, bu anahtarı ğından İngiliz casus teşkilâtı relsi =.İ—1 kurtarmağa - çalıştığını da Kraliçe «Dünkü Son Telgraf» da bur b « (anlatılmıştı. Yakalanan — Amı JAlman kontu Brenstorf'un bir mek- M erı. ile geliyordu. Fakat Ameri - — kali mektubun içinde ne olduğunu An'k a"ın | Mektubu veriniz!. diyorlar. O da nihayet mektubu denize attığını » . söyledi. Amerikadan gelirken ken. nahtar İSİeMİyON -e b mekbsa verüsizi'inez - İlizler nereden biliyorlardı? İngiliz Kralının validesi Kra-| Bunu Amerikadaki İngiliz teşki- liçe Meri, yakında Eseks'de tahs/lâtı öğrenmiş, teşkilâtın başı olan sil eden kızlara mahsus bir mek- amiral hemen İngiltereye to'grafla İngütere ile Amerika arasında Mektebin müdiresi, Kraliçe - bu adamın tevkifi meselesi büy nin hususi kâtibinden şu mealde mekte iken Amiral Gaunt da Nev. bir mektub almıştır: ıyoıkum uzaklaşarak başka bir ye- «Majeste Kraliçe, küşad res-'re savuşmuştu. Çünkü Amerikalı- minde altından mamul bir anah-'lar bu işin onun yüzünden çıklığı- tar verilmemesi arzusunun size nı öğrenmişlerdi. Kont Brenstor”un tebliğini emir buyurdular. Amerikalı ile bir mektub yolladı - küşad resminden sonra müdüre emin idi. Bunu nası) öğrendiği bun- vermek için adi çelikten yapıl-|dan evvel söylenmişti. Fakat bunu ması arzusunu izhar ediyorlar.e isbat elmek zordu. Her ne ise bu Kraliçe Meri, birçok küşad|dedikodular devam ederken amiral merasiminde caktır. Şübhesiz, bu yüzlerce al- miş, bir hafta kadar teşkilâta dahil tın anahtara sarfolunacak para- olanlardan biri kendisini görür gör- harı fazla görmektedirler, ——— |mez: hazır - buluna - Amoerikanın başka bir tarafına git-; —. —— Esrarengiz telgraf İngiliz Sefiri aldığı iltifatna- meye: çok sevindi. Fakat..Neş'ekısa sürdü ve meçhul | casusun oyunu meydana çıktı - bir surette: Kontes Wielopolska — Ah, neredesiniz?.. Elçi sizi arı. yor. Size söyliyecek mühim bir sö- zü varmış!. diyordu. la lumuzu çevirdiler. Aralarından seç. |tikleri üç kişilik bir heyet, üçün |sınıf yolcuların, Majeste Ondördün. cü Ahmedin at *hdchkr kalktı. Suvareı İmek üzere harcım gibi azamı Bunun üzerine amiral İngiliz el- çisile görüşmek üzere Vaşingtona gidiyordu. Elçi kendisini görür gör- mez o da hemen: — Netedesiniz?. Hep sizi aratı - iyorüm, demişti Nerede olacağım.. Bir müd gözden kaybolmak lâzım geldi. Bir iş için başka bir tarafa gittim. Sizin bilmediğiniz işlerden biri. — Çok iyi ettiniz, çok iyi.. Bunu|” sormaklığım zaten doğru değildir. Şimdi sizden bu mesele hakkında kat'i malümat almak istiyorum. Hangi mesele hakkında aca - bitmemesini hakikaten fona olacaktı. Yollarda şiddetle alkışlanıyorduk. İngiliz ve vapur mürettebatı güç - lükle yol açıyarlardı. Vapur baş . tan aşağı renkli ampullerle donan- mıştı. Bütün bunların şerefimize pıldığını temin ettiler. İçimden, yahtı, şu koca vapurdaki bin kişi arasından bir kişi - ölsün Türkiyede prenslik kalmadığım bil- |miyor mu, diyordum. Anlaşıüyor - b | yal den olmak değil, sadece r mesele teşkil ediyordu. Ecnebilerin, bilhassa İngi Amerikalıların — şarka - ve prensliğe, asalete karşı dehşet! alâkaları ve sempatileri var birader. Bir Transatlântikde böyle sahtesi değil de, hakiki bir prens olsa ne çıkar? Fakat tuhaftır, adamcıklar İbana bir Kral kadar ehemmiyet ve- riyorlardı. Ne yalan söyliyeyim bi itibardan, alâkadar hiç de şikâi Malüm olan mesole., Yani A- merikalının İngilterede tevkifi me- selesi, Amerikalı «A..» isminde bi- rinin buradan vapura binerek İn - giltereye gittiğini, orada varır v. maz hemen tevkif edilmesini siz mi telgrafla bildirdiniz?, Casus teşkilâtının reisi buna kar. gı hiç vaziyetini bozmıyarak tabil prenslik — Evet, zatı âlilenize haber ve - reyim Xi bu işi ben yaptım. Haki - katen ben böyle bir telgraf çektim. | ,, yoktu. Lüks mevkiin muhte - İngilterenin Vaşingtondaki bü - şem salonuna — girdiğimiz yük elçisi bunu duyar duymaz ken- / 4deta gözlerimiz kamaştı. Allahım dini zaptedemiyerek yerinden fır -|4 ne ihtişamdı. Kadınlar, gen; kız. lamış, salonda aşağı yukarı hızlı - Jay, ağır tüvaletlerile peri kızlarına dımlarla adeta koşar gibi hareket- kenziyorlardı. Salon baştan aşoğı ler yaptıktan sonra amiralin ö'mne',ıgık, renk ve süs içindeydi. Salana gelerek onun ellerini tutarak sık - girişimiz uzun alkışlarla korşılan - mış ve nihayet: dı. Benim için bir masa hazırlan - — Bana buna dair daha ziyade'mıştı. Üzerini kırmızı beyaz çiçek- izahat veremez misiniz? diye sor - 'lerle süslemişlerdi. muştur. | Başımla salondakilere selâmlıya.. Büyük elçi büyük bir sabırsızlık rak masama doğru ilerledim. Sü - de idi. Sonra kendisini zaptede- vari ve balo tertib heyetindeki ka- miyerek şunları ilâve ediyordu: — |dınlar bana refakat odiyorlardı. — Ah, azizim, ah.. ben tam kırkr Başım dönüyordu. Tatlı bir sar - (Devamı 6 ancı sahifemizde) — hoşluk içindeydim. Gözlerim bu « zaman | Hadığım bu ipucunu birâ! rında bulunmasile | rüdüm. Jiklet kralınım duydukları sevinci ve anörü mü - (Yamıştı. Genç kızın barlğ İbalâğalı jestler, parlak kelimelerle iyüzünde ve göğsünde WP ifade etti. Alkışlandık. Şerefimize|Önünde durdum. Adeta *” hitamın- ra: |da tekrar kendilerine şeref (!) ver.| yTIldik. lni"il;ü*““- biri kollarımın arasındâ) rüyordu. Prenslik, etrafında alâka gi yüzümü gıcıklıyan uyandıran bir adam olmak ne İyi'syucumun içinde terley$ii ydi.. Yalnız bu rüyanın çabuk /ellerile bu nefis mahlük istiyordum. Uyanış den çıkarıyordu. Maiusî 4 dündi AHMEL L0 0 ğulanıyor, rüya gördüğümü medeceğim geliyordu. Herkesin gözü bende! da bu tezahürattan giliz, ne yapacağını şafı nümüze derhal şampanyâ di. Süvari ayağa kalkarak bir nutuk irad etti. Ondördüncü Ahmedi set y loya şeref verdiğinden dekfl şekkür ve hazırunu ğe davet etti. .Bi Artık ben, ben değildif! limin bile erişemiyeceği Kadk y sek bir saadetin kanatlarıPi g) miş uçüyordum. — Böyle y prenslik etmek için bütün ? vermeğe razı idim. Eiralıli yanın en güzel kadınları, H mış sinema yıldızları — $7ğ Takdirle, beğenilerek nr)'M min farkındaydım ve nt ! sun bu sempatiden istifi kararını vermiştim. kralının masası î' mdaydı. Mis Rejiüi p karşılaşınca, genç V yf Tz A YAY CA Ş ŞA gördüm. Gülümsedim. — “g etti. Başımla selâm verdimi cinden deli olacaktı. B”::ıf kalkarak bu iltifatımdan GÜĞÜ lere kadar eğilerek beni Teşekkür etti, Ş Bu fırsat kaçırılır mi HS Ğ ğ 'af tım. Böyle yağlı kapı elt her zaman.. Elbette krafına bir damad - oldu!? gç keyfim gel.. Hem zengin peder, hem dünya güzeli y Prensin ilk dansı merâ muşlardı. Orta salondan geçerken ' Jeniyordu. Bütün — kadifil' vandan sarkan serpantinler, kâ-]h,,x'h_vıdmm" titrediğini T |&d fenerler, tezyinat nazarı dikkâ. gı benimle etmek şerefini İtimi celbetti. Meğerse demökzet /rak, etrafa hased saçmak F mevkiün yolcuları da kendi halle - / rini görüyordum. rince bir eğlence hazırlamışlar. Yo-| Caz nefis bir tango çalif ğa kalktım, Danşa hamifİlr İgörenler — duraladılar, - İğü iklet kralının masasına GA w /| h âttı kendini.. yanın en güzel Kİi v sümün altında ezilen yüt Bilmiyormuş gibi isi — Rejinald Majeste, — Amerikalı mısınız?- Evet majeste.. ni — Bana bir daha maâj yin. Sadece Ahmed Devıd. — Böyle bir hürmet$ yapabilirim majeste.. — Rica ederim. Sizinle bir arkadaş gibi konuşmiliç Pij — Ocoh. Çok lütufkârsif ği Kız bir görüşte bana benziyordu. Her halde Y ğil asaletime, prensliği? nazik midirler prens?. — Evet Mis.. Biz Türll 'sa dünyanın en kibar M — Oooh bilmezsiniz örmek isterim “ğg l nekadar görmek iste k’f', ' rem varmış.. Sizin kaç — Anlamadım. d — Orada Erkekler müti dın alabilirlermiş. İhtim” birçok zevceleriniz vardi” — Hayır mis. Ben eti — Sahi mi. — Evet!. A — Nasıl olur da sizif ve zengin bir prens evler' hahur. T kalbimin aradığı Bdi buldum. İlk defadi” ı:'* ge eç dın beni- kendimden £ lunüyor. Yüzü mahzunlaştı- dolu oldu. — Kira bu bahtiyar Mf — Tahmin edemiyör ? — Hayır!. (Yarın

Bu sayıdan diğer sayfalar: