4 Ocak 1939 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 3

4 Ocak 1939 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Özrü Kabahatinden Büyük| Ben O Zaman Dalgada İdim Tevkifhanede Arkadaşını Niçin Oldürmüş? wvelki gün şehrimiz tev - kifhanesinde vukua - gelen hir tinayet dün Ağırceza mtha - kemesine intikal etmiş ve cüt * Mmümeşhut kanununa göre mulha- kemesi görülmüştür. Evvelce Galatada bir ekmek - | çi dükkânında Abdullah isminde birini kemend atarak boğmak'tan suçlu ve 12 seneye mahküm Ku ruçaylı Bekirin tevkifhanedeki gandığı aranmış ve içinde eroin bulunmuştur. Bekir bu hâdiseyi tevkifhane arkadaşlarından Ri - zeli Sait oğlu Dursuna atfetmiş ve onun gidip kendisini idareye baber verdiğini zannederek on - 'dan intikam almağı kurmuştu Bunun için fırsat kollyan Be kır; evvelki gün Dursun tevkifsa- e hastahanesinde yatarken sör- de onu ziyaret etmek kasdile Dur- #ünun yanına gitmiş ve kısa bir Münazaadan sonra cebinden bı - gağını çekerek Dursunu 13 ye - rinden vurup öldürmüştür. Dursun — bilâhare yakalanmış ve dün adliyeye verilerek aksarı saat 17 de muhakemesine baş - lanmıştır. Çifte katil Dursun dün hâkim huzurunda emayetini soğukkan- hlıkla itiraf etmiş ve vak'ayı şöy- le anlatmıştır: — Ben dün tevkifhane hasta - Lanesinde yatıyordum. —Ansızın Bekir bulunduğum odaya gela: Kapıyı kapadı ve: — Benim erginlerimi nuye- it- bar ettin? Kendin benim yerime meydancı olmak istiyorsun, de « | Bil mi? Dedi. Sonra bir Jâf söylememe mey - dan bırakmadan üzerime hüçum etti. Bıçak çekti, ben de kendimi | müdafaa için yanımda bulundur- düğüm ve halen - hapishaneden çıkmış olan Mustafadan aldığım mangal ayağından yapılmış b - çağı çektim. Bekiri vurdum! Bundan sonra zabitaame oktn- muştur, Zabitnamede; &inayetten sonra katil Dursunun; kendisini yak- - lamağa gelen baş gardiyan Or - Mmana: — Gelme! Seni de vururum!.. Dediği yazılmakta idi. Reis; Dursuna bunu sorunca n: — Ben açık alınlı (!) bir ada mam,.. Her şeyi doğru söylerim. Bu yalandır. Dedi. Bundan sonra adl! tabip Env * Kaarnın raporu okünmüştur, Raporda maktulün 13 yerinden yara almış olduğu ve 30 yaşında Lulunduğu yazılı idi. Müteakıben şahitlerin mesine geçilmiş ve evvelâ sabit Mastor Hasan çağırılmıştır. Ha - san; gözleri yarı kapalı yarı & - No. 33 Alemdar; Sultan — Mahmudun Lu iradesi üzerine; Haat edip a kerine emir verdi; — Dışarı çıkın! Emrini verir vermez derhal dışarı çıktılar.. Alemdarın tek bir emri binler 'e vahşi Rumeli zorbalarırı olduğu yerde mıhlamıştı. Bütün bir ga - Tayı baştanbaşa kesmeğe kalkan bu eli palalı yaman adamlar baş buğlarının verdiği emre nizaml; hir asker gibi itaat ederek kavı » Gan dışarı boyun keserek Çıkımış- lardı. Bu hal Sultan Mahmudun cümler ıî“i:'. &- lı * ğ V aa Hkidi ZORBALAR - SALTANATI Çik ve uyuklar bir halde hâkimin önüne gelerek şunları söylemiş - &n — Ben de eroinden yatıyorun Eastanenin koridorunda gezini;- ken Bekir küfür ederek yanım « dan geçti. Elinde bıiçak — varti Dursunun odasına girdi. Aradan iki sigera içimi bir vakit geçti geçmedi, Bekir odadan dışarı fır- <adı... Üzerinden kan fışkırıyor « du. Sonra yuvarlanarak yere duy tü. Ben korktum; kaçtım!.. Rels burada Hasanın hazırlık tahkikatındak tifadesini okutmuş- tar. Hasan; bu ifadesinde «Bekir'n elinde bıçak görmedim> diyor v> maktul Bekirin Dursuna hita » ben: e— Artık vurma Allah aşk. - na... yeter.... diye yalvardığımı işittiğini, hattâ - kapalı kamya Tağmen - Dursunun Bekiri bıçe- ledığını gördüğünü söylüyordu. Relis deminki ifadesi ile bu ev- velce söyledikleri arasındaki md- diyete işaret etmek üzere Hasa - yın tekrar şehadetine müraenat etmek istemiştir. Bu ifadesi okunurken Hasan i- su, yorgun başını önüne-eğmiş u- yuklar gibi duruyor ve herşey - den bibaber görünüyordu. Reis; hazırlık tahkikatındaki i- tadesi ile deminki şehadetinin bir- birini tutmadığını söyleyince Ha- san başımı yukarıya ağır ağır bal- dırarak: — Ben eroinci bir adamım..: O vakit dalgada idim. Öyle söy - lemişim ki, öyle yazıışlar'... -| Demiştir. Bundan sonra reisle Mastor ha- Sanın arasında şu şayanı dikkat —Muhavere geçmiştir: Reis — Dalgada idim ne de -| mek? Hasan — Hani eroin çekmiş - tim de.., — Orast tevkifhane... Sen ero- inl nereden buluyorda çekiyor - sun?... — Nereden buluyorsun da çe- kiyorsun söz mü reis beyciğim Baksana üstüme başıma... Orası senki ercin fabrikası rels bey . Sata sata üzerimde bir şey kal « madı. Hepsini «mala» eroine ver- Gim!,.. Bundan sonra şahit; katilden mevkuf İhsan dinlenmiştir. İhsan: — Bekir hiddetle önü - t üzden geçti. Dursunun odasıtx gerdi. Elinde bıçağa benzer ps>-- lak birşey vardı. Sonra gürültü »- du, koştum. Bekir kapıdan di - garı fırladı. Yere düştü. Bilâha e ge öldü!. Demiştir. İhsan Bekirin orta - Ga olmiyan biçağı hakkında da şu ehemmiyetli İddiada — bulun - Yüzan: M. Sami KARAYEL gözünden kaçmamıştı. Genç Pi - dişah; tecrübesiz ve toy olmakla beraber çok çetin bir adamdı. Alemdar Mustafa Paşa, Padi- şahin verdiği ilk iradeyi tutmuş- tu, Çünkü, bu irade sert ve kat'i hit ifade ile verilmişti. Paşa; yalnız silâhlarından u « zeklaşmak istemiyordu. Padişa » bin verdiği emir kendisine olduk- ça garib gelmişti. Rumeli Balkanlarında zorba ilkla baş olan Alemdara şimdiye kadar silâhlarımı kimse çıkarta - madığı halde çocuk deueok' yaştı — ee — Çorap Söküğü Gibi!.. elediyede aziller, sulistimal | ihbarları, vâkıalar biribirini takip ediyor. Kimisi şunu yapmış, kimisi bu - mu yapmış, bir sürü münasebetsiz- lik biribirini takip etmiş, yıllar bo- yunca sürüp gitmiş! İşten el çektirilen makine şubesi müdürü, bir gazetede çıkan mktu- bunda evvelce ihbaratım vardı, bu- nu tazeledim. mealinde - satırlar, kaydediyor. Geçenlerde bir gün yine gazete - ler sulistimali tebeyyün eden bir memura ait dosyanın «hılzır kay- Bını ihtiva ettiğini ve şimdi tekrar mahfuz bulunduğu çekmece gö - zünden çıkarıldığını haber veriyor- Tardı. Yeni Vali ve Belediy Risi, anla- şılıyor ki İstanbul sokaklarından önce onu temizlemek ile vaziledar olan İstanbul Belediyesi teşkilâ - tında bir temizlik ve tasfiye yap - mak istiyor. Ve ilk hareketinin verdiği teşvik ve cesaret de her halde birçok ihbarları artaya çıka- Tiyer, Bu davada filhakika bize düşen bir çift I4f, sadece: — Allah gayret versin.. Deyip Lâtfi Kırdar'a muvaffakı- yet temenni etmek olmakla bera- ber insanın Bu nevi ihbarların ço- Tap söküğü gibi biribirini takip ct mesine hayret etmemesi de elden gelmiyor. Bu kadar suüstimal ve kötü işler varmış da bunlara kal- kan olan biri mi varmış acaba, yoksa ihbarda mı taallül ve teah- hur gösterenler oluyormuş? — İşte, düğüm noktası. BÜRHAN CEVAD muştur: — Bekirin elindeki bıçağı LP. &hare baş gardiyan almış, fakat muameleye koymamıştır. Çünkü Osman ve muavini, maktul Be - kirin hemşerisidirler, Ve bunen için dalma onu iltiza mederler; hattâ «partis tutarlardı efendim! İhsandan sonra Rifat dinlen « miştir. Rifat ta katil hâdises'ni görmdeiğini söylemiştir. Bilâhare baş gardiyan Osman dinlenmiştir. Osman vak'ayı an- iatmış ve Bekirin elinden kat « iyyen biçak almadığını ve gör « mediğini söylemiştir. Bunun üczrine şahit İhsanıa baş gardiyan yüzleştirilmişler - dir. İhsan, Osmanın yüzüne karşı da deminki ifadesini tekrar et « Miş yani bıçağı kendisinin sak - dadığını iddi etmiştir!... Osman da - evvelki sözlerinde #ebat etmiş; yani bıçağı görmed'. Hini söylemiştir. Mühakeme bundan sonra vak- tin çok gecikmiş olmasından do İayı ve çifte kati) Dursunun ev - “velki mahkümiyetile sabıkasının #orulması için Cumartesi günü - ne talik olunmuştur. Şayanı dikkat bir mahiyet » - Tan muhakemenin Cumartesi ıgı'-n-I Fü celsesinde karar verilecekl'r İ olan bir Padişah, paşaya silöhls Tını çıkar emrini vermişti. Alemdar, Paşişahın bu emrine itaat etmekle beraber şu ricar'a bulundu: — Efendimiz, iradelerinize in- kıyad etmeği bir vazife bilirim Giye ettiği palayı taşımama mü- saade buyurmanızı niyaz eyle; Sultan Mahmud, Alemdarın t> ricasını kabul ederek şu cevabı verdi: — Peki!. Alemdar, silâhlarını çikararak yanında bulunan Rusçuk yararın- dan Ramiz Efendiye teslim etti. Belinde pala olarak Hırkai Saa - det dairesine girdi. Halbuki; Hırkai Saadet dairesi- | ne silâhla, kurulduğu gündenberi daha hiçbir kimse girmemişti. Bu zorbalık yalnız Ruscuk voyvoda- sı Alemdar Mustafa Paşaya na » &ib oldu. KiT y HK mürii I Kültür îşleri ı Yeni Mekteb Binaları Yapılacak Çatalcanın Mekteb İhtiyacı Halledilecek : stanbul Maarif Müdürlüğü şehrimizdeki — bütün iik mektepleri kısa bir zaman içinde kira evlerinden kurlara - rak ve eski tip binalarda bulr - nanları da modern inşaatlarda t>p! Hyarak her mektebi geniş bahçe- Yi ve müsait oyun sahalı birer va- ziyele sakmağa karar vermiş'ir. Bunun üzerine inşaatına bar - Janan yeni ilk mektep binaları - nn süratle bitirilmesi için emir verilmiş ve ayrıca 939 yılında ye- Bi ilk mektepler inşası için büt çeye tahsisat konulması karar - daştırılmıştır. Diğer taraftan Cerrahpaşada ve Karagümrükte inşalarına de- vam olunan yeni 45 ve 24 ünet ük mekteplerin inşaatları süret - le bitirilmiştir. Şimdi bu mekteplerin tefrişi - ze başlanılmıştır. Bu iş de bir haftaya kadar bı- | tecek ve ayın 15 ine doğru mera- simle resmiküşatları — yapı tır. Bu suretle İstanbul yeniden i- ki ilk mekteb daha kazanmış o - lacaktır. Diğer taraftan Maarif Vekâleti | de İstanbuldaki Lise ve Orta mek- tepler için peyderpey yeni ve m> dern binalar inşa etmeği karer- laştırmıştır. Bu hususta ve bina- Değişen Kasaba İsimleri Vekiller Hey'etinin Kararları Vilâyetlere Bildirildi Bakanlar heyeti Siirt vilâyeti.: de kurulan Baykan ve Kotlek, İsparta vilâyetinde kurulan Sut Çüler kazalarının sınırlarını tahe Git etmiş, bazı kaza isimlerini de- Biştirmiştir. Sütçüler kaza merke- t Sütçüler nahiye Mmerkezinde birakilmiştir. Baykan kazası mer: kezi Sıyanis köyü, Kozluk kaza &ı merkezi de Hazo köyü olacak- tur. Garzün kaza merkezi Ayınka - sır köyüne kuldırılarak kaza iş « mi Kurtalar olarak değiştirilmi - tir. Bitlisin Mutlu kazasında 7 kezi Meydan köyünde olmak &- zere Meydan adile Bitlisin met . kez kazasına bağlı Kasrik kö;b merkez olmak üzere de Narlıde. te adiyle iki nahiye kurulmuş tur, Mutlu kazasına bağlı İgik na hiyesinin merkezi ayni nahiye j« çindeki Kölanis köyüne kaldır'- mıştır. Diyarbakırın Egil kazası Yrerkezi Piran köyüne, Çınar ka- zesi merkezi de Hankpınar kâ « kaldırılmıştır. Hırkai Söğdet, Padişahların tak- | dis ettiği bir yerdi. Orada Haz « Teti Muhammedin abdest nalın- ları, hırkası ilâh.. birçok zati eşe yaları vardı. Yavuz Sultan Selim Mısırı fet- hettikten sonra; Hilâ: z fakat, amcanız Sultan Selimin he- ' ee LT Tine aldığı cihetle Osmanlı Pa - dişahları saltanata geçtikleri za» raun yalnız bir Kral ve yahud ime parator değil, Allahın yeryüzün- de Resülüne vekâlet eden bir ha- Kife 1dI. Bu sebeble; ber padişah —olan evvelâ Hırkai Sazdet deiresine gi- dip dua eder, ondan sonra; müi - yeti bit ederdi. Hırkal Saadet dalresinde ema- neti muükaddese mahfuzdu. B'naenaleyh; Sultan Mahmud ds evvelâ Hırkal Saadet dairesine Bidip dua edecekti. Bu münacat - tan sonra; hem halife ve hem de imparator olacaktı. aa Ait iarın yerleri hakkında - tetkikâata başlanmıştır. Çatalca halkı da, günden güne ödedi artan orta tahsil çağındı Ki çocuklarına ; dar gelen — örta mektep binasını yeni bir vaziye- te getirmek için kendi araların ca karar vermişlerdir. Bu karar üzerine Çatalcalılar eralarında para toplıyarak orla okul civarındaki bina ve arsı - ları istimlâk etmişlerdir. Bunlar eyrıca inşaat için lâmm olsn kum, taş, kireç ve saireyi de a- dıkları gibi inşaatın birer de plâ- pini yaptırmışlardır. Çatalcalılar dün vilâyete mü- rataat ederek bu plânı tatbik e gdecek bir mühendisin gönderi! - mesini ve müsaade verilmes'«i rica eylemişlerdir. Vilâyet; bu is- teği yerinde bulmuş ve bir mü hendis göndermeği — kararlaştır- mıştır. Şimdi, bu mühendis bir iki gü te kadar Çatalcaya gidecek hemen inşaata başlanacaktır. Diğer taraftan Aksarayda Ve- nikapı ile Kadırga arasında bu - mnan Musalla medresesi arsasır- da yeni bir ilk okul binası inşa e dileceği ve tedrisa ta önümü> - deki sene başlanacağı haber a - ) vKız Değil Eerkekmiş Bu, Ancak 13 Yaşına Gelince Belli Oldu Ortaköyde Nigâr sokağında 0 turan dişçi Alekonun 13 yaşıfda- ki kızı Evyoniyanın erkek oldu- ğundan şüphe edilmiştir. Bunün üzerine babası korunı Haseki hastahanesine götürmüş ve yapılan muayenede filhakika erkek olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine kızın nüfus kâ- Bidının erkek olarak değiştiril - mesi için dün 5 inci hukuk mu - Bakemesine müracaat olunmuş - tur. l giidürü İcra İşleri Tera dairelerinin ıstahı hakkın- Gaki İsviçreli profesör Leymar vermiş olduğu rapor Adliye Ba - kanlığında mütehassıslar, Bakan- bğin muhtelif şahıslardan ve da- irelerden istediği mütalâaları d: Alemdar, belinde palası Padi- şahın peşinde Hırkal Saadet dai- resine girdi. Sultan Mahmud usulü veçhile dua etti ve dışarı çıkarak daire- sine gitti. Alemdar, çok yorulmuş ve du- gakları kurumuştu. Saray üdatin- Gan olduğu veçhil kendisine şer- betler ikram edildi. Alemdara şerbetler meyanında| bir de anberle yapılmış gül reçeli verilmişi Paşa; usul ve âdat bilmedigi için kendisine takdim edilen şey- leri Rumeli âdatına tevfikan hep birden yiyordu. Gelen amberli bir kâse gül reçelini de kaşıklıya- Tâk gövdeye indirdi. Amber; saray için mühim br ikramdı. Çünkü cinsi hareketi vü-i cude getlern yegâne ilâçtı Halbuki Alemdar böylesini bil- “mediği için amberli gül reçetn! AB vE Ka ————mamm— — —a Para Azaldı BunumYeni Tedbirler Alındı Eski 5, 25 ve 1 kuruşların 1 İkincikânun 939 dan itibaren te. davülden kaldırılması dolayısile ortaya bir ufak para sıkıntısı çık- anışlır. Tramvaylarda , otobüs - lerde, postahanelerde ve sair yer- lerde memurların, esnafın ve ha kın dalma bu yüzden güçlükle karşılaşmakta olduğunu het gün haber almaktayız. Bu vaziyetin kâfi derecede kar- Şülk para hazırlanmamış oldu - Bunu, yoksa başka bir sebeple mi hasıl olduğunu öğrenmek için a- | ibkadar makamlar nezdinde tauı- kikat yaptık, aldığımız netice şu- dür: Darphaneden, gerek İstanbula, gerek vilâyetlere ihtiyacı karşı sevkiyat yapılmaktadır. Merkex Bankasında mühim miktarda u- faklık, bilhassa, sıkıntısı çekil kuruşluklar bulunduğu gibi, trsn-| Vay, Akay, Şirketihayriyeden Je yapılacak müracaat üzerine, Darp- baneden istenildiği kadar ufaklık Para verilebilecektir. Çünkü davülden kalkan paralar için bol miktarda karşılik hazırlanmış bu- lunmaktadır. Bu itibarla, ufak para sıkıntı - | amın, tedavülden kalkan parsla- | rın Merkez Bankasına götürüle- rek değiştirilmesinde istical pö's- terilmemesinden ileri geldiği ar. saşılı tadır. Tıîı_'qlgye ' San'at Ser_gisi Ankara'da Mühim Bir Toplantı Yapılacak Maaril Vekâleti İstanbul Sanat Mektebi müdürü ile mütehassıs muallim ve şeflerini - Ankaraya | davet etmiştir. Ayrıca memleketimizde mev - Cut diğer sanat mektepleri mü - Gür ve mütehassıs şefleri de da- vet olunduğundan bunların iş - tirakile Ankarada bir toplantı ya- Ptlacaktır. Bu toplantıda; yakında Anka- yada açılacak olan «939 Türkiye büyük sanat sergisi> hakkında ça- karılanların mütalâaları alınacak ve serginin esasları tesbit olu « narak kendilerine direktifler ve- rilecektir. , Sergi pek muaizam bir eser ©- lacak ve görmek üzere bariçten de bazı zevat davet olunacaklar- Gir. Ufak Ş | den alınacak neticeye göre e tetkik edeceklerdir. Bu tetkikler- ve iflâs kanunumuzdaki lüzumn iklikler yapılacak ve yesi takdim eden ağanın elinden &l - mastıraş kâseyi aldı. Kaşığı bastı. Yedi, yedi.. Vehepsini sildi sü « pürdü. Sultan Mahmud; muhakkak k: Sultan Selimden çok çetin bir Fe- Gişahtı. Sultan Selim, Halim ve Selir. idi. Cerbezeli bir padişah deği! ti Kaorkaktı. Ancak her şeyi normal olarak yapmak isterdi. Şalir, ed'p. Tüsikişinas ince ruhlu bir adamdı Halbuki, Sultan Mahmud, şair ve edib bir Padişah olmakla be yüber azimkâr, cür'etkâr, cesur bir zattı Alemdar Müustafa Paşaya ver- giği ilk emri nefsi iradeye sahih olduğunu gösteriyordu. Ne demişti: — Silâhlarını çıkar!.. Adamla « Tını kapıdışarı et! Bu iradeye karşı, zorba Alem dar bile itaat etmişti. l L N 4 Tramvay mı, Otobüs mü? ariste artık hiç tramvay hattı kalmadığını söylüyer- lar. Raylar sökülmüş, ara- balar da hurdaya verilmiş. büyük şehirde insan taşımak içi istifade edilen vasıtalar metro de men yeraltı trenleri ile büyük ve asri otobüslermiş. Şu sen günlerde İstanbul vay şirketinin halini — görmüy musunuz? Gazetelerin verdi haberlere göre, her gün beş tramvay arabası bozuluyor. Ca » mumızı bu hurda ve köhne araba- lara nasıl emniyet ediyoruz, bil- miyorum. İstanbulun sokakları dardır. Şe- hir dağınıktır. Tramvay şirketinin satınalma müzakerelerinin yapıl dığı şu sıralarda, hatıra, şehrin u- — mumi nakil vasıtası olan tram « vaylarin bu berbad hali geliyor. Acaba, İstanbulda da, bütü yolcu nakliyatını otobüslerle yap- mak ve tramvayları bütün bütün — kaldırmak mümkün değil midir? Bu, şehircilik mütehassınlarının teknisyenlerin bileceği bir nektu- dır. Fakat, eğer, tramvayları bü- tün bütün lâğvedip, bu işi tama » men otebüslere gördürmek müm- — a Ç | künse, İstanbul Belediyesinin bize zat kullanmak üzcre bulunduğu sotobüs işletme imtiyazır mevzuu daha geniş şekilde tetkike Tâyık « tır. Zannediyoruz ki, otobüs daha az masraflı ve rahattır. Şehir, kısa bir xaman sonra, munltazam yol- lara kavuşunca, etobüslerin bu rahatlığı artar, işletme masralı da © nisbette azalır. Ş Tramvaylar kalkınca, şehrin v mumi — münakalesindeki — batact bertaraf edilmiş ve bugün tıkalı — bulnnan yollar da açılmış olur. FEYZİ — Barındırma Odaları Açılıyor Yarından itibaren çocuk barın- Cırma odaları açılacaktır. Arıla- cak odalar, evvelce de yazdığımız Eibi nüfus kesafeti arzeden Sehe remini, Fatih, Karagümrük, Fe « ner, Eyöp, Kasımpaşa, Aksaroy, Koca Muslafa paşa, Samatıra. Yi diküle gibi işçi mantakalarinda o- Tacaktır. 4 Eirimizin Deri- Hepimizin Derdi | İKemikli ve Kemiksiz) Et Fiyatları 4 Devlet wirnat kurumu şehirin et Ahtiyacile eraslı bir surette alâka- dar olarak, İstanbul halkına u - güm, demiz ve taze et yedirimeğe galışırken, biz, bu meselenin bel- di cephesine ald mühim bir nok- tayı göz önüne koymağı faydalı | bulduk. Müşteri, her hangi bir kasal dükkânıma girince etleri şöyle bir | EĞzden geçirir ve alacağı elik ne eli olduğunu anlamak için üze - rinde bir damga ve bir #üket gör- mek isler. Mezbahanın — vurduğu bir haldedir. Kasabın kayması lâ- zim gelen etikel müşlerinin en ziyade gözüne çarpan, alacağı e- | —

Bu sayıdan diğer sayfalar: