18 Haziran 1939 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 2

18 Haziran 1939 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AAA A N A BİZİM nını'nuu.uu AÇIKTA KALDILAR ütün İstanbulun yabancı hanende ve sazendeler tara- E fından işgal edildiğinin far- kında mısınız?, Bir çok bahçeler- de onlar faaliyette. Geçen gün, bir arkadaşım, arab - şarkıcıların bu İstilâsından dolayı, yıllardır bahçelerde şarkı'söyliyen veya saz Çalan 50 ye yakın san'atkârımızın, bu yaz, açıkta kaldığını söylüyor- du. Yabancı diyarlardan gelenler, | üstün san'atkârlar olsalar, ne aldı! Fakat, nerede?. Yerli san'atkârla- Tımızın ekmeğini elinden alan bu | yabancı şarkıcı akını karşısında, | alâkadarlar tedbir almıyorlar mı?. | Çünkü, bu gelenler san'atkâr de- | ğil, basbayağı küçük eşnaftır. ORADA HEMEN AÇLIK BAŞLIYOR Uzak Şarkta, Japonlar Tientsin denen mintakayı abluka ettiler. Ajans telgraflarının haber verdi- | ğine göre, burada —derhal açlık başlamış.. Ne hikmettir, bilinmez, Mihverci yahut, namı diğer tota- liter devletler nereye burunları- ni soksalar, orada açlık ve sefalet başlıyor.. Halbuki, giderken: — Medeniyet götüreceğiz, di- yorlar... Ekmek bile veremiyorlar.. 'Te- reyağını birakınız.. Onu, bizzat kendilerinin de yemediklerini iti- raf ettiler. BAREMİN YENİ” RÜYALARI Ne kadar memur, ücretli, ban- kacı, husust müessesede müstah- dem tanıdığım varsa, şu günlerde hepsi, tatlı rüyalar içindedirler. Geceleri, yeni Barem lâyihasının 4 upuzun maddeleri, cetveli uy - kularına hâkim oluyor, rüyaları- ha giriyor. Ümid büyük: maaşlar artacak!. Buna göre, şimdiden, hayaller, * Yeşilköy Halkevi bir dispan- ser açımak üzere teşebbüse geç - miştir. & Şitketihayriye Eminönü mey-| danı için dört taraflı büyük bir | saat gipariş etmiştir. Yeni saat, eski saatin yerine konulacaktır. # Atatürk köprüsünün orta du balarının tecrübeleri — yapılmış, muvaffakiyetli netice alınmış - | tır. Dubalar şimdilik kenara çe- | kilmiştir. Döşemeler bitince tek- rar yerlerine konacaktır. * Kızılay hemşehriler okulunda 24 haziran cumartesi günü saat 17 de diploma tevzi: mi yapı- #caktır. * Beyazıd ile Aksaray arasın Taki bulvarım asfalt olarak ya - | pılmasına krar verlimiştir. * Dhiliye Vekili Falk Öztrak | şehtimize gelmiştir. " 4& Tramway, elektrik ve tünel işletmelerini Belediye namına tı | detti. | c Süleymanbey köyünden Meh- ON TELGRAF —İ8HAZİRAN 1838 KARŞISINDA Son! Telgrof- plânlar kuranlar var. Hele Bayan- ları görme, Yeni Baremin sıt- ması içinde. Diktireceği elbisele - | rin parlak, şeffaf ve göz alıcı renk: le kendinden geçip, mestolar Yeni Barem, herkesin gönlün - deki tek sevgili haline geldi.. Ne mutlu ona, SEVGİLİSİNİN ÖNÜNDE CAN VERMİŞ.. Bir hafta evvel, bir Ermeni gen- ci, sevdiği bir Rum kızı ile bera- | ber, Kumkapı sahillerine giderek denize girmişler.. Fakat, delikan- linın suya atlaması ile kaybol: sı bir olmuş.. Bir daha çıkmamış. Genç kız, sahilde beklemiş, bekle miş.. Yok.. Ağlamağa başı Tarih, sevgilisi önünde can ve- mış. ren yeni bir kahraman daha kar Aşkı inkâr edenlere yeni ve hüzünlü bir destan BELEDİYE DİLİMİZİ DE DEĞİŞTİRİYOR. gün gazetelerde görüp okuyoruz: Şişli reğijü yapılacak.. Harbiye refüjü tamamlandı.. Şehzadebaşı ile Edirnekapı arasındaki refüj- lerin tanrimine başlandı.. Bu re- füj de nedir, Allah aşkına.. Mu- allimlerin mesken bedeli hikâye- Bi gibi, bir türlü bitip tükenmiyen büu refüj'ün ne olduğunu merak ettik; anladık ki, şu, bazı ” geniş yolların ortasındaki toprak kısım imiş.. Üzerine çiçekler filân diki- liyor.. Belediye, şehri — değiştiriyor, teşkilâtı değiştiriyor.. İyi, amma.. Fakat, dilimizi ne diye değiştiri - yor . Yoksa eski Belediyenin bü- tün çektiği «dili belâsır mı idi?. AHMED RAUF Okuyucularımdan MHL yi Mektubunuzu aldım. İltifatınıza te- şekkür ederim. Bahsetliğiniz mev. leri sırası geldikçe yazacağım.. Say - sellüm edecek olan heyet yarın işe başlıyacaktır. Bu devir. mua- | melesile işletmelere 2id binalar da Belediyece teselüm edilecektir. * Düzi müden öldüren 1315 doğumlu Ha- li terzi İbrahimi taam- med Ali Adapazarında idam edil- miştir. W İzmirde İsmetpaşa bulva - rındaki Kemal ve Fevzinin ben- zin deposunda yangın çıkmış ve iki ssat devam etmiştir. Yangında lından itibaren ilk okullardı tedrisat kaldırılacak! * Kasımpaşada oturan Adalet | adında bir Bayan minder üzerin- | de bulunan büyük bir yorgan iğ- | nesi kaba etine saplanarak yara- ı.nmış:ır. Anadolu Hisarı Plâjı İkmal Edildi, Yakında Halka Açılacak Şirketi Hayriye yaz hazırlamşıtır. Yeni tarife yakında sene Boğaz- r. Ev kiraları tarifi içine rağbet a ftan in artması için bir- y ktadır. Bu tarifesi de ona göre ha- Şirketi Hayri, boğaza rağbı çok seneki ar. Pazar günü Boğaza | ye gidenler akşamları geç vapur bulamadıklarından şi- rlardı. Bilhassa Boğa- | zın Anadolu “yakası rağbet göremiyordu. Şirket bu mahzurları göz önün- de tutarak yeni tarifede bilhassa cumartesi, pazar akşamları B bu yüzden içinden leri İhdas etmiştir. Bu suretle ta- til gününü Boğazda geçirmek is- tiyenler, boğazın — sayfiyelerinde geç vakte kadar kalarak daha ser- best ve uzun zaman eğlenmek im- kânımı bulacaklardır. Diğer taraftan, bu sene Şirket Boğaz - pâjları ehemmiyet vermektedir. Asri Anadoluhisarı plâjının inşası bitmiştir. Plâj ci öprüye gece yarısı sefer- na da varının tanziminden sonra gerek gazino, gerek pl, a açılacak- tır. Anadolühisarı plâjı bu sene boğazın o kısmını şenlendirmiş - tir. Altınkum plâj ve gazinosu da bu sene bir çok yeniliklerle açıl- mıştır. Şirketi Hayriye bu yaz bo- gazda plâjları - kontrolü nda bulunduracak, her plâja bir me- | mur tayin edecektir. Plâj memur- | ları halkın her ti kından alâkadar olacaktır. aü e gn li Yeni Otobüs Hatları E: meka—;ı_-—Cihangîr | Hattı Nerelerden İşliyecek ? Avrupadan iye kadar şehrin bi tramvay geçmiyen yollarında hal- ka kolaylık olmak üzere yeni oto- büs hi dir Edirni rı açmağa karer vermiİş- « Cihangir hattı için gire Tophan Tarlabaşı y Yaz mlü: ında da otobüs ade- Mevcuda ilâve o- | larak bu hatta dokuz otöbüs daha işliyecel Plâj No. 8 Delikanlılar toy çocuklardı. Pe- linin ressamla konuştuğunu gö - Tünce - açılmışlardı. Necdet bir aralık: — Doktor.. Diye seslendi. Pelin kaşlarını kaldırdı: — Arkadaşınız doktor mu? — Evet, | — Niçin tanıştırımıyorsunuz be-i “ ni onunla? — Tanıştırmağa vakit kaldı mı yat! Siz. acele bir işiniz olduğun- dan bahsederek Kadıköye gitmek üzere benden ayrılmıştınız! Arka- Bulbullerı Yazan kender F, SERTELLİ Pelin güldü.. Bu sözlere cevab vermedi Müstehzi bir tavırla sordu: — Arkadaşınız doktor mi — Evet, nereden biliyorsunuz? — Şimdi, doktor diye çağırdı - nız.. Unuttunuz mu? Feridun yüzerek geldi: — Bonsuvar Hanimefendi.. Necdet: — Doktor Feridun.. İyi bir da- hiliyecidir. Diye takdim etti. Sanra Feriduna dönerek: — Portresini yaptığım müşte - Htaelmdan Nati Hemmalandi başını salladı; — Teşekkür ederim. Pelin ellerini suya vurdu.. Ve Feriduna sordu: — İyi yüzmek bilir misiniz? — Maalesef, hanımefendi. Bus raya kadar ne müşkülâtla geldiği- mi bilseniz. de durabiliyorum. Maamafih bu yaz yüzmeyi öğreneceğim. — Canım, yüzmeyi çocuklar bi. le çabuk öğreniyorlar. Bir cesa- ret meselesi. Bakımız bana.. Pelin bu sözleri söyler söylemez denizin dibine daldı. Feridun şaşaladı. Necdetin de ağrı bir karış açık kalmıştı — Bu kiz, çok hoppa şey Diye mırıldanıyordu. Pelin biraz sonra Necdetin aya- gının dibinden çıkarak: — İsta hâvle — vüzmali. doktor ni ü şikâyelile ya- | otobüs | Ancak suyun üstün- | gençlik üzerinde nasıl bir t bıraktığını araştırıyor. Di «Unufmiyalım ki, Almany 194 genç | fikirlerli | turlü bi amış çizmeli, po - ikti 1918 de elinden | silâhi iyen yorgun | asker bu gençliğe mensubdu. man — zaman ba- lerin «her ne — pahasına |olursa olsun sülh> zihr | aa etmelerine bakar ket heşabına endişey i yersiz buluyorum bir tesir yapabil; | yoktur. nlerin meslekten ayrıl- nlemek ancak onların min etmekle nun bi mali irfa Burabili VAKİT: Asım Us Hatayın ana — vatana iltihak edeceği bugünlerde Ata- | türke ald b diyor ki: '—numkuıı olur. Bu- visi yollarızı ara he arnız İçin vahamet do - ek bir zarurettir.. hatırasını anlatıyor. *«Atatürk bir devlet reisi olduğu | kadar gazeteci idi Bir gün beni a davet etmişti. Atatürk Hatay meselesi hakkında makale yazmağa karar vermiş i- | miş. Atatürk kendine — mahsus sür'atli ifadesile söyledi. Ben ol- duğu gibi söylediklerini not ettim.| Yazı gazetede çıktı. — Atatürkün | © gür | kasa bir ziyaret, Hatay davas mumiyesine kı si böyle bir güne münhasır d(g.l- dir. Beş gün sırasile bu s İİ L | | halli ancak w olabileceği kümetine kabul ettizdi. Y Hüseyin Cahid Yalçın, Pi den 6 Türk gazetecilerinin landığını yaç nasıl karşı - anlatıyor. On — günli Fakat gaze' cilerimiz alâ değer ne mek kabilse hepsi | mişler. İngiliz sosyete nt de gezmişler. . Hüseyin | Cahid Yalçın diyor ki: | t, çocuk tahsil çağına gel mektebe dev Bugün İngiltere parlâ - daki meb'usların iki yüz- | asının Eton mezunu ol - | duğunu söylüyorlar. Buradan çı- | zaman başlar. mentosu kacak gençler bir diktatörün elin- de c düşecek, şahsiyetten, kine olmıyacak- | NSL et ve vasıta haline tefekkürden mahrum bi lardır. Buradan biref adam çıka- caktır. Kendi kusurlarile, kendi kuvvetlerile, kendı kabiliyetlerile iyi veya fena birer adam! Fakat her halde şahsiyet sahibi birer a- dam.» izmir Fu izmir, 18 (Son Telgraf) — İzmir Fuarının açılma merasimi şimdi- ye kadar her sene 20 Ağustosta Kültürparkın «Lozan kapısı» ö- nünde yapılmakta idi. Bu sene yi ne 20 Ağustosta, fakat :9 Eylül kapı lacaktır. Açıl- mâ töreni için zengin bir prog - Tam hazırlanmıştır. Fuar komite i, bütün — Vek İlerimzile meb'uslarımızı Fuarın açılma me- rasimine davet edecektir. Kültür- parkın 9 Eylül kapısı, 15.000 lira * muhteşem bir şekilde inşa | edir. 9 Eylâl meydanın- park da tanzim - edi çok güzel bir hale geti önünde yı | 15,000 lira sarfile yapılmakta Diyerek Feridünun omuzuna e- Tini attı.. Geniş bir nefes aldı. - Süyun altı çok sıcak.. — Her şeyin içi, dışından daha sıcaktır. Pelin birden elini çekerek geri- ye çekildi. Onun bu hareketin - ' den Neodet fena halde sinirlen - | | mişti, Pelin, beş dakika içinde dok-| tor Feridunla senli benli konuş- ! mağa başlamıştı. Halbuki, Nec - detle kaç gündür tanıştığı ve gö- î Tüştüğü halde ona hâlâ: «Beyefendi!» diye hitab ediyor- dü. Necdetin kıskançlık damarlari da gerilmişti. Feridun kendi kendine: — Ah, diyordu, elime iyi av düş- tü amma.. Yüzmek bilmemek be- | limi büküyor. Maamafih her ne bahasına olursa olsun, şu yüzme- Eylül Kapısı arında 9 dir. Bu kapının iç kısmında Luna- | park ve gaire eğlence paviyonla- rı için 12000 metre karelik saha ayrılmıştır. Burada mühtelif pd- yonlar ve 30 metre yüksekli - bir döner dolap inşa-edil- dir. Kapının — sol tarafında geniş bi nde bir de "Ne- bati mek- saha ü: hçesi» vücude gi Fuarın elektrik tesisatı tevsi e- ektedir. Tesisatın mühü olan 9 eylül kapısı Pelin tekrar doktorun yıııxıu[ iniz. doktor? — Sevmesem,kendime ressam arkadaş intihab edet miydim? — Bunlar iki kız kardeştir... Re- sim ve şiir., İkisini de çok seve - tim. — Bir üçüncü kardeşleri daha vardır, sanırım, Onu unuttunuz! Necdet atıldı: — Evet, üçüncü kardeşlerinin a- di Selin'dir. Pelin kaşlarını çatarak, alaycı bir bakışla: Aldandınız, dedi, Necdet Bey! Üçüncü kardeşin adı, mü - zikdir. Gülüştüler. Fakat, Necdet gül- medi, Ğ Denizin içinde alnından damlı- nin tanzim | deki bir çok cüddelerde paket tag Sanayi Odaları Teşkilâtı Müstakil Bir Şekilde idaresi Hazırlıkları Devam Ediyor ana larından ay şekilde idare edilmi lıklara devam edi sat Vekâ i odalarının Ticaret oda- | kurulması acaktır. Nizamname henüz çin S nın 1940 senesi bida- oda- kuvvetlidir Bu mühir zamname hazırlanmadan önce İk- tisad Vekâleti tarafından yapılan ler ha- mevzu üzerinde, ni- ler müsbet netic emlekette sanay: inkişafı iç ümet muraka- şkilâtlandırılması memle - t himay takil bir idare halini almncı lekete daha fazla müfid 9! ceklerdir. Memlekette büyük merkezi olarak tanınan İz tanbulun Sanayi odasına bilhassa | ci olduğu anlaşılmıştır. Bu ibarla İslanbul sanayicileri Sa- | odasının bir an evvel faali- yete geçmesine taraftardırlar. Diğer taraftan, Sanayi odaları- nıh Ticaret odalarından ayrılma- sı meselesi, eylülde Ankarada top- lanacak olan Ticaret odaları kon- gresinde de mühim bir görüşme mevzuu teşkil edecektir. Kongre Ticaret odalarında geniş ıslahat sanay | yapan bir ruznameye malik olaca- ği cihetle, Sanayi odalarının bu | | teşekkülden ayrılması üzerine ha- sıl olacak vaziyetin münakaşala- ra yol açacağı tahmin edilmekte- | dir. Kurşun Hırsızı İzmirli Bahaddin adında biri evvelki gece Fatihte Başkurşunlu çalarak suç üstünde yakalana- verilmiştir. medresesinde kurşunları savuşur! tak Adliy için bir heyet faaliye- te geçmiştir. Bu heyetin başında | İzmir Ziraat mücadele istasyonu | B. Nihad İgriboz | maktadır. İnkılâp müzesi binası inşaatı tamamlanmıştır. Onun da tanzimine yakında başlanacaktır. Fuar zamanı, Kültürpark ve P 1 tozdan kurtarmak için Beledi F mevsimine kadar civar- d cadde ve meydanları parke ve aslalt döşemek için faa- liyete geçmiştir. Bunların en mü- himi bir kilemetre uzunluğunda Aııı Akyürek bulvarıdır. -Paket a döşenilmektedir. Zaten şimdi- )ı kadar yöl inşaatında bu tarz | yolun, diğer yollardan daha çok | dayandığı anlaşıldığından şehir - döşenilmektedir. liverdi, O, bilhassa arkadaşının yanında böyle bir mahcubiyete düşmek istemezdi. Bu kız da ne kadar nobran, ne kadar dik sözlü bir mahlüktü! Her düşündüğünü derhal söyleyiveri- | yordu. | Ve birden Necdete dönerek: — Şilr, resim, müzik... Bunla- rın üçü de yalancıdır. ressam bey! dedi, üçüne de itimad edilmez. Necdet câli bir gülüşle cevab | verdi: $ | — Ben, mesleğimin beni aldattı- ğını hatırlamıyorum. — Kabiy değil, resim, şür ve müzikle uğraşan bir insan her da- kika aldanıyor demektir. Zira, bu üç kardeşler <Yalan adlı bir tah- | tan üstünde oturuyorlar. Onlar ya- lan söylemeden saltanat süre - mezler, | fenko, Ankaraya yaptığı ; leketin emniyetini, | mektedir. Çünkü | karı, aynı tedbirleri B. Gafenko Atinada Yazan: Ahmed Şükrü ESMER Romanya Hariciye Vekili Ga- iyaret- ten sonra Atinaya gitmi | döst memleketi len haberler Hariciye Vekil taralından — samimi karşılandığını hakika bu ginden asla şüphe edilem Romanyayı Yunanisti yan dost! Almanya ve İt rişilen tecavi vafi i inkişafından sonra bu dostluk bağları daha ziyade sağ- lamlaşmıştır. Çünkü her iki mem- istiklâlini hattâ mülki tamamlığını tehdit e- den tehlikeler, aşağı yukarı bi rinin aynıdır. — Çekoslövak Almanya tarafından istilâsı, Re - manyayı ansızın Alman tehlikesi karşısında bıraktığı göbi, İtalya- nın Arnavutluğu ilhakı Yunanis- tanı son derece müşkül vaziyete düşürmüştür. Bunlar ayrı ayrı teh likeler gibi görünmekte ise de ha- kikatte birbirinden ayrılamaz. Ve esasen Berlinde imzalanan Alman - İtalyan ittifakından sonra ikilik sı büsbütün ortadan kalk» mi tezahürlerle ve ın manz: nadası içindeki leri de birbirine benzer. Bilir gibi, bugün Balkanlar içindeki ziyeti tayin eden en ehemmiyetli âmil Bulgaristandır. Bulgaristanın Romanyaya ve Yunanistana karşı olan münase - betleri diğer iki Balkan nti devletleriyle olan münasebetle - rinden ayrı bir hususiyet arzet - Bulgaristanın Türkiyeden ve Yugoslavyadan bir toprak iddiası olmadığı halde Ro- manyadan ve Yunanistandan top- rak iddiasındadır. Binaenaleyh antı | Bulgaristanla olan ı.mııuı mü- manya ile Yunanistan arasında ya- kın münasebet vardır. Her iki Balkan devleti bu tehli- keleri karşılamak için aşağı yu- almışlardır. Önce Balkan harici tehlikeyi ön- lemek maksadiyle her ikisi de İn- giltereden garanti almışlardır. Bal- kan hudutlarını da Balkan antan- — h ittifakiyle korumaktadırlar. Görülüyor ki Romanya ile Yu- nanistan arasında tam bir menfa- t ve görüş birliği vardır. Birbiri- ne menfaat ve görüş birliği ile bu derece sıkı bir sürette bağlı olan iki devletin mukadderatını idare edenlerin böyle nazik bir zaman- da Fikir teati etmeleri pek tabii- | dir Romanya Hariciye Veki- li Gafenko, mart ve nisan krizleri çıkalı, büyük Avrupa devletleri- nin payıtahtlarını ayrı ret etmiş ve Yugoslavya Hariciye Vekili Markoviç ile Tuna üzerin- de Hariciye Vekilimizle de Anka- rada görüşmüştür. Şimdi Yu nistanın mukadderatını büyük bir | kudret ve liyakatle idare eden Me- taksas ile seyahat turnesini tamamlamış ola- caktır. İki Balkanlı devlet arasındaki görüş ve menfaat birliği bibirine ne derece benziyorsa; Türkiyeyi bu'iki devlete bağlıyan dostluk bağları da o kadar birbirine ben- zemektedir. Gerek Romanya ve gerek Yunanistana doğrudan doğ- rüya ittifakla bağlıyız. Sonra İn- giliz emniyet sistemine iştiraki - miz dolayısile denilebilir ki gerek 'Yunanistanın ve gerek Romanya- nin emniyeti bizim emniyetimize bağlahmıştır. Şu halde mukadde- ratımız birleşmiş demektir. Bu i- tibarladır ki bize en yakın dostluk bağlariyle bağlı olan iki müttefi- kimizin, kendi aralarındaki esa- sen sağlam olan bağları daha ziya- de sağlamlaştırmalarını dileme - miz pek tabildir. Markoviç ile Ga- fenko arasındaki görüşmelerin bütün Balkan milletleri için böy-

Bu sayıdan diğer sayfalar: