27 Haziran 1937 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5

27 Haziran 1937 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

IT AN Gündelik Gazete | BAŞMUHARRIRI "Ahmet Emin YALMAN 'TAN'ın hedefi: Haberde, fi- kirde, her şeyde temiz, dü-| rüst, samimi olmak, kariin gazetesi olmıya çalışmaktır. GÜNÜN MESELELERİ | Mikroplu Su Iikokullara mahsus tabiat bilgisi Kitabını karıştarıyordu Gözüm şu | bahsine Mişti. Çocuğa su ve suyun İaydaları hakkında malümat verlldik. ten sonra, içilecek sular izah olunu. yor ve çocuğa şu tavsiyede bulunu. luyor, — Su vücut için çok faydalı ve lâ. | zım bir maddedir. Amma, suyun için. de mikrop vardır. Içilecek suya dik-| kat etmelidir. Berrak görünen suyun içinde bile mikrop bulunur, Mikroplu sular hastalık yapar. Içeceğiniz su te-| miz olmalıdır. Ikokullarda öğretilen bu basit klkati çocuk hayatta tatbika kalkar. 8a içecek su bulamamak meeburiye- tinde kalacaktır. Mikropsuz ve temiz su. Istanbulda | böyle bir madde var mıdır Istanbul gibi bir şehirde her sene mikroplu sular yüzünden yüzlerce ti- fo vakası olursa, artık çocuğu temiz Su içmesini tavsiye etmek müu müdür? * Mikroplu Süt Hüseyin Cahit Yalçın Izmit mah- kemesindeki müdafaasında Istanbul, da irinli silt satıldığını söylemişti, Bunu okuyan bazıları, Hüseyin Ca- hidi mübalâğa etmekle iktifa etmi Halbuki öğreniyoruz ki mikf loji enstitüsü şehrin muhtelif semt lerinde satılan sütleri tahlil etmiş. Bunlar içinde mikropsuz ve hastalik- Lı olmıyanma tesadüf edememiştir. Mizreçtik, mam öaallkikmğem kat süt içmek mecbu. Yiyetinde bulunan çocukların ve has. taların hayatı tehlikede demektir, Zaten Istanbul şehrinin yüzünü kı- rartacak birkaç mesele vardır: Ha- mallık, mikroplu su, mikroplu süt, pislik Bunlar eski Şark şehirlerinin hususiyetleri idi. Istanbul hâlâ bu ba- kımdan geri bir Şark şehri olmaktan kurtulamamıştır. Bunlar şehrin plâ- hı İle de alâkadar olmıyan meseleler- dir.Şehir plânı yapılıncıya kadar imar Programımızı tehir edebiliriz. Fakat Sehrin içtimai meselelerin! tehir için hiçbir sebep yoktur. Sonrada vari. datın çoğu plânm tatbikine hasredi. lünce, bt meseleler bütün bütün İhma- le uğrayabilir Onun için şehrin bi €ihan karşısında yüzünü kararta: herhalde halledilmesi kizim gelen Misi meselelerin halline bir an evvel başlamak Hizımdır. . Bedava Hamam İsteriz Haline şiddetle, süratle muhtaç ol- dvğumuz meselelerden biri de halkın Yıkanabileceği bedava hamam mes lesidir. Halk yıkanamıyor. Yıkanamadığı İçin kirli yaşamıya mecbur kalıyor, Kalabalık halkın evinde hamam ve Yıkanma vasıtası yoktur. Hele fabri- kalarda çalışan işçiler için her akşam değilse bile, sık sık yıkanabilmek bir ihtiyaçtır, Onlarm bu ihtiyacı ancak kendilerine bedava yıkanmak imkâ, tını vermekle mümkündür. Bu sebeple belediye fakir mahalle. lerde, ve fabrikaların bulunduğu semtlerdeki hamamları bedava halka çması, şehrin ve halkın sıhhati na- mma büyük bir zarurettir. Bu büyük bir masrafı istilzam eden iş te değil dir. Yapılacak fedakârlık, temin ed lecek büyük netice ile telif edilemiye- tek kadar büyüktür. ———— ——— Beynelmilel Ticaret Odaları Kongresi Ticaret Odası reisi ve Millet Ticaret odaları Türk milli kamite- *i reisi Mithat Nemli, mem Ticaret.» odalarını temsil için Berline Bitmiştir. Berlinde bulunmakta olan tacirlerimizden Avni Sakman, Mit. bat Nemli ile beraber Berlin kongre bulunacaklardır. etimiz TAN sisme esssasaseassesskareasansena ..— rey Mısırın, Kahirenin meşhur rakkaselerinden Bedia İ Muvaffak ()lmanın lik Şartı yata atılan her insanın kar» şacağı en mühim mesele, insanlarla geçinmek, insanları ida- re etmektir, Kendir tiğiniz lek her DE olursa olsun, mutlaka bir çok insanlarla karşılaşacak; bir çok arkadaşlarla beraber çalışa - Cak, bir çok insanları idare etm: » mes « are Gtmenin nekadar m iş olduğunu gösi X ük Araştırmalara dayanan kikati anlatmak yeti ıdaki Karneci yöre, mühepği » kazanıli n bu hakikati tey yatta en çok kazananlar, en li insanla, idirler, Fa- en başka etmek vermök Mesele bu dı mühim olduğu halde öğ en az ehem * miyet verilen'nokta budur. Halbı öğrenmek de kolaydır ve öğrenilen her geyden istifade temi» ündür. Bu yolda ilk tecril- yaptırmak iste- » Bu işi yaptır dir? Bunun bir phe götürmez. Oda oisi n İstek uyan- dırmektır. Fakat bu isteği dırmak çok mühim bir meseledir. İlk evvel bilinmesi iesp eden bir nokta, dünyada her insanm kendini mühim bir varlık saydığıdır, In - andan ayırdeden en belli 1 farikalardan biri budur. Ata- larımız, ehemmiyetli bir varlık ol- duklarını hissetmemiş olsalardı, medeniyet kurulmazdı ve insanlar hayvarilardan farksız yaşarlardı. * nsanı hayatta ileriye sevke- den en büyük âmil, bu his- tir. Bir muharriri ölmez eserler yaz | mıya, bir iş adamını milyonlar ka- zanmıya, hattâ bir insanı en son modaya göre elbiseler giymiye, sev- keden âmit bu histir, Her insan, içindeki bu hissi tat min için çalışır, Belki her insan, b lssini tatmine çalıştığı nisbette in- san sayılır, Bazi İnsanlar kendi varlıklarına verdikleri ehemmiyeti ifrat dereee- sine götürerek sapıtırlar ve realite dünyasın kendilerine vermediği e- hemmiyeti, deliliğin riya âleminde lerini bu şekilde mü varlık sandıkları, Dazarı dikkate #lmacak esaslar en mühimlerin - den biridir, Bunu bir vaka ile izah etmek ge- rektip; Dünyanın en büyük zenginlerin- den Carnegie, s#damlarından biri 0- İan Sehwaba (yılda bir milyon do. lar maaş veriyordu. Sebebi, bu adas mın bir dâhi olması mı idi? Hayır, Yahut bu adam çelik imalâtmda kimsenin bilmediği bir şeyi mi bi- is Sehwab'ın | maiyetinde bilgi bakımından kendi- sine nisbetle çok ileri olanlar pek çokta, Fakat bu adamın marifeti, kendisile birlikte çalışanların ta - nmmak istediklerini anlamasında ve onları takdir ve teşvik etmesin- de İdi. Carnegie'nin de ona bu ka- dar mgaş vermesinin sebebi, maiye- tini idarede kazandığı muvaffakı- yetti, endisi, bunu şu şekilde an- latıyor: “Bütün hüneri, çalışanların ça- lışma İsteğini ouyandırmakta idi. Bu İsteği takdir ve teşvik uyan - dırır. Amirlerin, bir adamı tenkit ve muaheze etmeleri kadar çelış- ma İsteğini kıracak bir şey yoktur. Ömrümde bir adamı tenkit etme- dim. Çünkü ben, çalışan adama hız verilmesi lâzım geldiğine İnanıyo- İ geyler asıl bundan sonra başlıyor. rum.,, Sehwab'm yaptığı iş bu idi ve kazandığı muvaffakıyet bu yüzden- A m VA Kış Kış Denilen Tulüatçılık İyi Oynanıyor ördüğüm iki piyesten birini bir tulüat kumpanyası, diğe- G rini devletin tiyatro trupu olan “Fırkat-ul-vataniyye” artistleri oynadı, Her iki akşam için, Kahire opera binası bir hayır cemiyetinin menfaatine kiralanmıştı. ğı (Odin bu dediği dedik olan vezirin Küçükağa'nn aptallığı ile meşhur ınduk olduğunu bilmiyi Nitekim oyunun sonunda Bunduk' un karısı olmak gilletine katlana - rak zavallnm hayatını kurtarıyor. Mısırlı ailelerin beyanları a «larda çarşafsız ve şapkalı Gl ı loczlarda ise çarşaflı ve n hattâ berberi kiyafetinde o- turuyorlardı. Jarket'de hemen biç kadın görülmüyordu. Buna muka- bil, pek gok sarıklı vardı ve Yun- Yardan ancak bir kısmı Ezherli i (1), Seyircilerin ancak yüzde dö dü kadındı. Bunun için olacak ki, Mısırda, tiyatro ve sinemaların ka» dınlara mahsus günleri varmış, Tulüat kumpanyasınm kendisi- ne ve en iyi artistine, halk ağzı ile Kiş - Kış diyorlar. Kış « Kış, o akşam, hiç te tulü- atçı denemiyecek bir piyes oynadı. Piyeste Karakuş'un hükmü tahlil edilmekte idi. Fakat arapçada, d: ha doğrusu bu piyeste, hükü, i “rejim,, mukabili olarak öyle tarihi denecek bir mev zuu, Misirlr Tulüat kum - panyası arızakız, soğukluklar yap. madan ve güldürmiye de düşün. dürmiye de muvaffak olarak oy- nadı. Halk ağzı ile yalnız Bunduk konuşuyordu. Öteki artistler, hep düzgün arapça kullanıyorlardı. Fırkat - ul - Vataniyye'nin tem- sil ettiği piyes, “Yetime,, isminde yerli fakat “adapte,, tesiri bırakan bir piyesti. “Yetime,, de evin kızı ile bera- ber yetişmiş olan bir genç kız evin Paris'ten tahsilden dönen oğlu ile sevisiyordu. Bunlarm evlenmesine mınni olmak için, kızı zorla, evin kühyasma. nikâhlıyorlar. Delikanlı, avdetinde bunu öğrenince, #nasiy- le babasınm rini anlıyor fa - kat kızım evlenmek mecburiy de kalmış olmasını bir türlü anla mıyor, Dramatik bir oyun sonu sahnesinde, kızın kendisini bütün bunlara rağmen sevmekte olduğu- nu kabul ediyor. Fakat kendisine bir başka erkeğin eli değmiş olma- smi bir türlü hâzmedemiyor: yeti ve saray erkânı ile birlikte Türt, kali deg AA ap giteteriliyonda. usağı pi ml, Karakuş ile uşak arasmdaki bir konuş- ma ile bağlanıyor ve birçok mace- ralardan sonra yine âki adamın muhaveresiyle çözü münün sertliğini bilen ve halkın bünden bizar olduğunu duyan Ka- rakuş, tebdili kıyafetinde bir ka» © — Şimdi sen artık ki çakçı ve esrarkeş kahvesine geli- a So Bilimin br dayuliizar az 1 e 7 mem a — O halde senin sevgin nerede lanayası Bhibi Küçükağa, yağına * © yalar? Sevginin vücut'le me alâka: karşı giyer sert ve merhametsiz. © çe yerdir a bir adamdır ve Karakuş'un yakın. — “Camı veriyor. Tatmin ede - larındandır. Bütün kadahati uşa - biliyor 've onu, İcarı yine (o MEĞİĞİNİ anlaymca, kendini pen - alamazsa, sopa İle tehdit ediyor. o cereden aşağı atıyor ve perde çığ- Öyle ki Karakuş ile ya kalmeca ( Iıklarla dolan sahnenin üzerine ka- kiminle o konuştuğunu ( bilmiyen (o panıyor. Bunduk (uşağm adı), gerek Kü » Piyeste, muhafazakârlığn bir çükağa gerek Karakuş aleyhine ağ © tenkidi yapılmakla beraber, zna gelen yor ve aralarında — rıda oturan seyircilerde hâkim zih- şu muhuvere cereyan ediyor; iyetin hilâfında bir tarzi halle gi- — Canım neden Karakuş'u bu — dilemiyor, kadar itham ediyorsun. Hükümet işi bu kadar kolay midir sanıyor - sun? — İki hafta için beni emir yap- sınlar, bak halkın nasıl yüzü güler. Bu sahneden sonra, Karakuş yoktur ve hükmeden Bunduk'tur. Ve “Karakuşi hüküm,, dediğimiz kat - ul - Vataniyye artist- leri, bazı yerlerde tiyatrom- suluğa kâçmakla beraber iyi oy. Dadılar. Bilhassa “Yetime,, tolü deki genç kadın, Yütün piyesi ke di iç acılarmın bir aynesı haline koymuya muvaffak oldu. Kendisi ve oymıyanlardan çoğu Müslütnan dı. Bilhassa bu piyesi seyrettikten sonra, Mısır sahnesi hakkında, in- sanda çok iyi bir intıba kalıyı Mısır'da, Almanların “Küçük Sahne,, dedikleri “Kabare, sanati da bir hayli ileridedir. Bunun da artistleri arasında pek çok Müs - lümanlar vardır. Solo yahut du- etto şeklinde şarkıl: danslar, mev- yuları pek tistünkörü olmakla be- raber zengin bir sahne dekoru ve kalabalık bir “girls, mzemesiyle yarı alafranga yarı yerli revüler, her akşam yüzlerce müşteri bul- maktadır. Hattâ denilebilir ki, Be- dix'nın tiyatrosunda verilen bu ak- amlar, Kahire'nin alafranga ka- barelerinin çoğundan, hem eğlence hem sadece sanat itibariyle üstün- dür. Arada, tabii, ezcüi sultanım bir gözdesi arasında se - vişme söhneleri Yardır. Fakat ka- di, Halbuki çoğumuz bunun aksini yaparız ve bu yüzden de işlerimiz ters gider. Fakat Carnegie'nin kendisi Sehwab'dan farksızdı. O da ke: disile beraber çalışanları hızlandı- ran, ve hepsini teşvik ederek ruh- larını tatmin eden bir adamdı. O kadar ki, mezar tagmda bile bunu anlatmış ve taşın üzerine; “Burada kendisinden daha çok zeki insanları etrafımda toplamayı bilen bir adam yatıyor,, sözlerini yazdırmıştı. Her insanın kendi hefsine gös - terdiği saygıyı beslemek gerek İnsanların iyi geçinmenin, insan. larla dost olmasırın ve dostlukları» nı kazanmanın en birinci şartı bu- dur. de Burhan Belge (1) Mısırda, sarık, mutlaka İlmi MM sınıftan olmuya delâlet etmez. S ar | okuyucu | Mektupları Otobüsler Azalmış Eyüpte oturan bir ökuyucumuz yazıyor: “— Belediye nakil vasıtalarının senelik muayenelerine başladı. Bu a- rada Eyüple Keresteciler arasmda çalışan otobüsler de sıkı bir kontrole dan geçirildiler. Şimdiye kadar mua- yeneye giden otomobillerden çoğuna işleme müsaadesi verilmemiş.. Bunu, arabaların azalmasından ve bazan yol cuların saatlerce otobüs beklemek mecburiyetinde kalmalarından anlı « yoruz. Eyüp — Keresteciler hattında işli. yen otobi maalesef tam bir inti zuma konulmuş değildir. Yolcular sa- atlerce beklemek mecburiyetinde ka» lırlar. Hareket vakti, saati katiyyen belli değildir. Iş bu halde iken, velev, musyene vesilesile de olsa arabaları azaltmak bu semtte oturan ve otobüsle gidip gelen yolcuları büyük zahmete ve sıkıntıya sokuyor. Benim bir teklifim var: Belediye, bu hattın araba ihtiyacı. nı elbette tesbit etmiştir. Muayenede bozuk çikan arabalar seferden mene dildikçe, (yerlerine diğer hatlars dan lüzumu kadar araba verilemez mi? Bu işin en kolay ve pratik hal şekli budur. Alâkadarların nazarı dik katini çekmenizi rica ederim.,, o Tramvay Saatleri Bostancıda, M. Ozgen imzasile a» dığımız bir mektupta deniliyor kiz — Bostancı, Kadıköy tramvay'ları, yoleyları hiçbir vakit vapura yetişti. r, Vapur saati hesaplanarak ie cikmeler vapurun kâçmasma ve yok cunun iskelede bir hayli müddet da- ha beklemesine sebep oluyor. Tram- vay tarifelerini yolcuyu vapura ye » tiştirecek şekilde tanzim etmek im- kânsız mıdır, acaba?, Yeni Polis Enstitüsüne * kimler alınacak Büyük Millet Meclisince kabul € dilen Emniyet teşkilât kanunu ile Polis teşkilâtmda bir yükseliş hare keti başlamış ve maaşlara yapılan zamlarla Polis memurlarınm refah ve istikbali temin edilmiştir. Bu ka nun, memleketin emniyet ve üsayle şini, halkın huzur ve refahmı körü | mak gibi çok mühim ve nazik bir vas zifeyi ellerinde tutan polislerimize geniş selâhiyetli ve emniyetli kare ket yolları açmıştır. Bu meyand Polis mesleğine #tajiyer olarak girens ler mektep tahsilini bitirdikten sol İra doğrudan doğruya Barem kanu nunun 6 ncı derecesine tayin edilmek. jSuretile (2000) kuruş maaşı asli ilg istihdam edileceklerdir. Kaununda, kültür bakımmdan kara'da ağilarak o Enstitü ile polis mekteplerine bilhassa ehemmiyet rilmiştir, Enstitünün ilk kısmına, polis nams' zetliğine dalr kabul şartlarını hal stajyerler almacaktır. Orta kısmma; lise mezunları imis hansız kabul edileceklerdir. Yü tahsil kısmına da; orta tahsil kısmis! nı İkmel edip staj müddetini bitiren lise veya muadili derecedeki mektep mezunları sevkedilecekler ve bu Üğ İtahsil kısımlarının ayrıca ih İ kursları da bulunacaktır. Polis mekteplerine girmek istiyen ler, bulundukları vilâyetlere bir ist da ilş müracaat edeceklerdir, Lâ. gelen tahkikat ve muameleleri bittik ten sonra kabule şayan görülenler 15-9. 937 tarihinde derslere bi yacak olan polis mekteplerine sevki dileceklerdir, Bu talebelerin mektepte oldul müddetçe iaşe ve ibatelerile buna teallik her türlü ihtiyaçları devlet temin olunacaktır. 10 aylik okumü müddetini muv#Takıyetle bitiren inzibat mımtakalarma. verilerek 20 kuruş asli maaşla polis memürü 0 caklardır. Etıbba Odası Kongresi Uçüncü Mintaka Etibba O dan: Üçüncü Mmtaka Etibba O 1937 yılı birinci umumi heyet top tısı 28 - 6 . 1937 Pazartesi günlü at 18 de yapılacağından saym üy rin gelmeleri rica olunur. ir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: