7 Aralık 1930 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 8

7 Aralık 1930 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— 3 — VAKIT 7 Könunevel 1930 a İA Ali Cenani Bey bizden tazminat e. istiyeceğine ... Milletten beraeti zimmet mazbatası istida etseydi daha doğru hareket etmiş olurdu ! Ankara asliye mahkemesi ceza dairesi huzurunda müdafaamız Esbak Ticaret vekili Ali Cenani B. tarafından gazetemiz aleyhine açılmış olan hakaret davasmm rüyeti Ankara Asliye mahkemesi ceza dairesinde hi- tam buldu mahkeme heyeti ayın on al tımcı günü kararını tefhim edecek. Muhakemenin son celsesinde gaze- temizin vekilleri avukat Hâmit Şevket ve Galip Hikmet Beyler müdafasları- nı serdettiler. Hâmit Şevket Bey selis, parlak ve kuvvetli bir ifade ile Ali Ce- nani Beyin davasındaki çürüklüğü, va ziyetimizin ne derecede metin ve rasin olduğunu izah etti. Avukat Galip Hik- met Beyin müdafaası da fikri ve huku:| Ki kıymeti haiz ve şayanı na yardır. Galip Hikmet Bey Ali Cenani Beyin dava arzuhalini okuduktan son ra ceza muhakemeleri usulü kanunu- non şahsi davanın nasil açılabileceği ne dair olan 350 inci maddesinin muh- tevi olduğu hükümleri zikretmiş ve Ali Cenani Beyin ne ilk istidanamesinin, ne de onu takip eden ve ifadei şifahiye varakası namını verdikleri ikinci isti- danamesinin bu madde ahkümına uy»| gun olmadığını, binaenaleyh kanunen ikame edilmemiş bir dava karşısında bulunulduğunu, bu itibarla davanın reddi lâzım geldiğini söylemiştir. BİZDEN EVEL, Galip Hikmet Bey bundan sonra: “farzı muhal olarak bir Tâhza için ken dimizi usul ve kanun dairesinde ikame edilmiş bir dava karşısında telâkki edelim,, diyerek gazetemize izafe edil- mek istenilen suçu tsbit ve tahlil etmiş bu yazıların gazetemizde intişarından bir gün evel Politika güzetesinde he- men hemen bizimkine yakın bir ifade tarsile intişar ettiğini, daha evel de; Ali Cenani Beyin ortaklarının, beri ber iş yaptığı adamların Ankara polis müdürlüğüne müracaat ederek Ali Ce- nani #eyin gazetemizde yazıldığı se kilde firar ettiğini bildirdiklerini söy- Jemiş ve demiştir ki: “Bir taraftan bir akşam gözelesi huzurunuzda okuduğum satırları ya- zıyor, diğer taraftan polisten muhbiri- mizin aldığı havadisi işitiyoruz. Men- balar mevsuktur. Politika gazetesi, Hakimiyeti Milliye gazetesi sahipleri tarafından idare ediliyor. Polisin res mi tahkikatı var, Bütün bunlar korşt| sında meslek aşkını, vatan borcunu, milli heyecanı bir tarafa bırakarak, bertaraf etmek imkânını bularak ga- zeteme acaba “Ali Cenani Bey tagays| yüp etmiştir. Bu tagayyüpte bir cinn- yet kokusu vardır., ve yahut buna benzer her hangi bir şekilde bir gey mi yazaydım? Hayır muhterem beyefendiler, yazı- Ian bile bu vaziyet karşısında, kanaa- timce çok azdır. GAZETE NEDİR? Lehimize tecelli eden bugünkü telâk kileri bir tarafa bırakalım. undan üç yüz sene evvel meşhur bir fransız mu harriri “Renenudot,, gazeteyi şı, suret le tarif etmektedir. dir, Gazete ise bir şeyin vukuu hakkın da deveran eden şayiatın, kılükalin ğe mecburdur. Gazete yalanı meneder se hayli hizmet etmiş olur. Kı ylisine doğru olmak üzere verilen huvadisi kâzibeyi nakletse bile yalan söyleme. miş olur, Yalnız bir nieyti huzsusiyeye mebni olan kendi yalanı kendisini müs tehakkı tahkir edebilir... Bu tarif demokrasinin doğmadığı, henüz milliyet fikirlerinin başağı belir mediği bir zamanda yapılmıştır. Buna için şüphesizdir. ALI CENANI BEY KIMDIR? kâleti yapmış ve birçok seneler nazır. gün dosyanızda mevcut olan icra hâki- minin ilânı, eğer B. M. Meclisi kâtibi mündericatı rakabesine ve merakına açılmış ve ken)ve eğer dahiliye vekiletinin başvekâ- disine verilen mevkilerdeki salâhiyetitete yazmış olduğu tezkere münderia dairesinde millet işlerimle, vatan iy hakikat değilse bizim yazdıklarımızı lık ve vekillik yapmış ve artık hayatı- min en ufak hâdiseleri bile milletin mu lerinde, rol oynamış bir şahsiyettir. Ali Cenani Beye ait en küçük bir ha- reketi her vatandaşın en büyük bir alâ ka ile takip etmesi en mukaddes bir haktır. Salâhiyetler şüphesiz ki hürri-! yet masuniyetini tahdit eder. Bugün tarih meşhur adamların öyle hususi- yetlerini araştırıyor ki meselâ Ahmet Efendiye karşı ne bu hakkı hisseder, ne de o külfete tahammül eder. | Ali Cenani Bey, bizzat kendisi, aca» ba hakkındaki divanı âli kararından sonra millet nazarında şerefli bir ma- xi iddin edebilir mi? Elbette hayır! Millet işlerindeki ef'alinden dolayı mahküm olan Ali Cenani Bey bugün milletin hakaret ve husumetine maruz! bırakıldığı iddinsile kendi ef'alinin se bebiyet verdiği hadiselerden dolayı bir! vatandaş aleyhine dava ikame etmek hakkını kendisinde görebilmeli mi İ- di? Türk efkârı ammesinin bir ifadesi olan bütün Türkiye gazeteleri acaha membaı Ali Cenani Bey için meçhul olan hangi endişe ile aleyhine yazmak için ittifak ettiler? HAYSİYETİNİN YARISINA TECAVÜZ EDİLMİŞ, YARI SINA EDİLMEMİŞ! Muhterem hâkimler, biz namusun, şöhretin, vekarın tecezzi etmiyeceği kanaatindeyiz. Eğer bizim yazılarımız bu kelimelerin tavsif ettiği cevherlere| bir taarruz ise, eğer yazdıklarımız namus ve haysiyete dokunacak mahi- yette ise, Ali Cenani Beyin ayni mahi-| yette telâkki edip te dava açtığı ve aç tığı davadan feragat ettiği huzurunuz-| da tesbit edilen bir gazete dosyası bu- gün kaleminizde mevcuttur, Ali Cenani Bey, okumadı, bilmiyor- du, veya zühul etti de bütün güzete- ler aleyhine dava açmadı diyebiliriz. Fakat açtığı bir davadan nasıl tevil edebiliriz? Ali Cenani Beyin şerefi lekelenmis ise Ali Cenani Bey, Cümhurleyt gaze- tesi aleyhindeki davasından feragatle bu lekenin kendi üzerindeki tesirinin manasını çok iyi izah etmiştir. Gazetemizin neşriyatı, Ali Cenani Beyin telâkki ettiği mahiyette kabul edilse bile bugünkü vaziyette tecrimi! mahiyette görülmesine, muhterem he- yetinizin, akıl, mantık ve vicdanı mü- nidir, feragatini VAKIT GAZETESİ Ikinci defa meşrutiyet senelerinde intişar etmeğe başlıyan Vakıt gazetesi, eğer karli olmak şerefini kendisine| nİZ. Fakat bugün huzurunuzda rum; Ali Cenani Bey Hâkimiyeti Mil|olmadığı şununla da sabittir: Ali Ce liye gazetesinin 8 kânunusani 930 tarih|nani Bey Türkiyeye avdet eder etmez li nüshasının son sahifesinin üçüncü|hakkında ve lehinde ilk neşriyatı biz ve dördüncü sütunlarında intişar eden| yaptık. Eğer Ali Cenani Bey aleyhine icra ilânmdaki: “..firar eylediği... ke|bir kastrmız olsaydı hiç olmazsa bu limelerine cevap vermiş midir? Milletin heyecanile; milletin itimadi|ki yazdıklarımızda bir kast varsa o da le oynıyan Ali Cenani Bey bu günahı-|südece karilerimize günün haberlerini nm ecrini bizim masum neşriyatımıza| vermek kastıdır. mı yükletmek İstiyor? Herkes her şeyi istiyebilir. Fakat istenen verilmediği Neşriyatımız farnı muhal bir suç zaman bazan İstenmiyenin verilmesi|telâkki edilse bile buna davacı kendi de ona refakat edebilir. Ali Cenani B.İhaksız. hareketile sebebiyet vermiştir. bizden tazminat İstemeden (milletten| (o Davacının hakı ri beraeti zimmet mazbatası istida etsey-| dir? mi e .ldi daha doğrn olurdu... Avukat Galip Hikmet B da hakikat olmıyarak kabul edebilirsi-|re ağır hapisle tecziye edilecektir. soruyo- bahşetmişseniz, takdir buyuracağınız) unsuru Baklirmdz. filsimisi. | ale. vechile başlıca evsafı arasında ağır dikkati celbeder. ri arasındadır. Refik Ahmet Bey Ali Cenani zahilirdi? YAZDIKLARIMIZ HAYADIS l MİDİR? Bundan hiç şüphe etmiyoruz. Hatta vatandaş bir gazetenin milli heyecanı diyebiliriz ki öyle bir havadis ki ademi nr da ilâve etmek icap edeceği bugün'derci kariin hiçbir suretle müsamaha ledemiyeceği mahiyettedir. başlılığı ve milliyetperverliği nazar Yakıtın sahibi byein yüksek ve ne- cip şahsiyet ve hüviyeti hakkında tek bir söz söylemeği zait görüyorum. Re- ifik Ahmet eye gelince isticvap için huzurunuza gelen bu genç vatandaş buzün İstanbul beldesinin mümessille Beyi “Tarih vaki olmuş şeylerin itadesi- müddeti ömründe bir defa bile görme- miş ve bittabi görmek arzusunu da bil hassa bundan sonra aklından geçirmi» ifadesidir. Tarih daima doğru süsleme yecektir. Refik Ahmet Bey her gazete ci gibi hadisatı nakletmek endişesin- den başka bir şey düşünmemiştir. Teş- ri kuvveti, icra kuvveti, ve adli kuvvet yanında bütün dünyaca dördüncü kuv vet olan gazetecilik meslekine vâluf bir gazeteci bu vakalar önünde ne ya: ibilmek için diyelim ki Italyan ceza ka nunu nazarında hakaretin teşekkülün- de filin mahiyeti tahkiriyesini bilmek kâfi olup faflin maksadını nazarı itiba ra almak lâzım olmadığını beyan eden! nazariye varit değildir sanırız. Kanu. nun tetebbuatı ihzariyesi bu nazariye. nin kabulüne müstenedünbih olarak «babı kâfiye göstermiyor. Bilâkis bu tetebbuatta tahkir niyetinin Tüzu. mu esaslıdır. Ayan komisyonu failin maksadı meselesinde ancak İspatın müşkülâtını nazarı itibara almış ve hat ta fallin hüsnü niyet veya suiniyeti takdir edilmek icap ettiğini söylemiş tir. Biz 398 üncü madde ahkâmının namuslu vatandaşlar hakkında ne su- retle tatbik edilebileceğini soruyoruz. Bu gibi mesailde tetebbuati ihzariye. den evvel kanunan metni ve mantık ka vaidi nazarı itibara almır. Kanunu ce zanın 45 inci maddesile mevzu kaideli ümümiye hakaret hakkında da kabili tatbiktir. Bu maddeye göre hakaret e den kimsenin tahkir filini istemiş ol. ması lâzımdır. 994 üncü madde müttehemin isnat jettiği filin hakikatini ispata kalkışamı | Yazdıklarımız hakikat midir? Eğer! yacağını tasrih etmekle nazariyemize Davacımız birçok seneler millet ve-| Politika gazetesinin neşriyatı, eğer bu! muhalif bir delil göstermiş olmaz. Zi- İ umumiliğinin tezkeresi ra filin hakikat olmasının cürmiyeti ortadan kaldıramıyacağını söylemek başka, namuskârane bir maksada milp tenli olsa dahi böyle bir fiili tecziye et mek Tizım olduğunu söylemek yine iri tecviz edilmiş olan fülleri negrin hakaret olmıyacağını beyan eden Sar- rın fikrinin bir ifadesi olarak kabul © dilen matbuat sahasında aksi en dunya kanununun 579 uncu maddesi! nt muhitlerden en gayri medeni muhit ahkâmı arasına almamış olduğu halde şimdiye kadar hiç kimse bu kabil hal- lere kadar, Türkiyeden başka her bö” gi bir memleket matbuntında daha çek lerin namus ve haysiyeti haleldar etti| yelveledar ve nefretli olurdu. £i cihetle hakaret teşkil edeceğini ak- mizin, diğer milletlere tefevvuk edt” İma bile getirmemiştir. Tenkit ettiğimiz nazariye kabul e-| dilirse mehakimde cereyan eden muha kematın ve mehakim kararlarının mat baatla neşri de cürüm teşkil etmek lâ- zımgelirdi. Ayni suretle şaka yerine söylenen sözlerin de hakaret teşkil et mesi icap eder. Binaenaleyh bizce cür mün vücut veya ademi vücudu failin takip ettiği maksada göredir. 393 üncü madde başka suretle anlaşılırsa ga- yet garip neticelere varılır. Meselâ dikkatsizlikle bir kimseyi öldüren kim. se 75 gün hapisle tecziye edildiği hal- de namus ve haysiyeti haleldar eden bir hadiseyi anmüşahedetin neşreden gazeteci on aydan aşağı olmamak üze- Şerh: cilt 3, sahife 232. Bizim neşriyatımızda hakaret kastı neşriyatı yapmazdık. Bu da gösteriyor! KENDİSİ SEBEP OLDU Bu meyanda bilhassa şunları Saye SUÇUN KANUNİ UNSURLARI İbiyiriz: Avukatımız bundan sonra karar hâ- kimliğinin kararnamesinde hakkımı7”İkömiyetini intaç eden harekât, da zikrettiği “neşir vasıtasile hakaret, cürmünü mütalea ederek bu cürmün|dan vaki ihbara sebebiyet veren hare tekevvünü için Jâzımgelen anasırın neşİkay, riyatımızda bulunmadığını mukni, e sashı ve hukuki delillerle izah etmiştir; mahafilinde kendi hakkında uyandır.|etmiş, müteakiben müdafaatını cürümde esasi unsur olan mütecaveİdığı telâkkilere sebebiyet veren hare.) ederek davanın reddine veya zünaleyh veya amme üzerindeki tesi: katı, rin mevcut olmadığını söyledikten son-| © Bütün bu hareketlerin vatandaşla- ra cürümde manevi unsur olan kast bahsine geçmiş, demiştir ki: “Türk ve İtalyan ceza kanunların şerhinde şu cümlelere tesadüf ediyo- ruz: “1760.— Hakaret cürmünün niyet a) — Davacının divanı âlide mah- b) — Davacının, şerikleri tarafın»! €) — Davacınm, meclis ve hükümeti MEMLEKET MEKTUPLARI 7 Kastamonuda gece hayatı nasıl geçiyor ? Kastamonu, ( Vakıt ) — Dostum ve gazetemizdeki tabrir arkada- şım (Gök Kaya) iki aydanberi Anadolunun bir kasabasında, Düzcede bulunuyor. Şimdiye çok orijinal görüşlerinin mahsulü ola- rak bize seve seve okuttuğu gü- zel hikâyeleri yerine Vaktın üç nushasındadır. Gine çok orijinal memleket mektuplarını okuttur- mıya başladı. Bu Gök Kayanın bu mektubu- nu orijinal diye tansif ediyorum, Zira o, benim 26 senedir içinde yuğrulduğum Anadoluya ilk ola- rak gidiyor, ve Anadolu şehir- lerindeki bizim çok talii gördü- ğümüz ve yaşadığımız hayatı bam başka görüyor. Pazar yer- lerinden tutun da gece hayatları» na kadar hepsi onun kaleminden başka türlü çıkıyor. Arkadaşı- mın görüşleri hakikaten bir ya- zı mevzuu teşkil ediyorsa, bizim Kastamonuda onun gibi ciltler dolusu kitap yazacak mevzular var, Düzce her balde anlattığı gibi başkadır. İtalyan kanunu kanunen meş ise bizim sittin senelik vilâyet İl kıymetli bir hasleti, ağırbaşlılığı * vekarıdır ki bizim matbuntta Ali Ce” ni Bey hakkında yazıldığı kadar 9” uulmakla iktifa edilmesine sebep old” Ceza kanununun 5İ ve 455 inci mii deleri bu noktaya temas etmektedi") , Tahrik ve haksız harekâtm muti | şahsa ve şahsiyete müteveccih olm” | , lâzım geleceği hiçbir yerde kabul memiştir. İnsanların en necip h karşı vaki tahrik ve haksız harekâf” daha büyük tesirler ika edeceğini # | , bul etmek için çök yüksek okumİl | olmağa da lüzum yoktur. , İ DAN Cenani Beyin yukardaki hare? İ lerile hissiyatımız üzerinde yaptığı , sülâmellerin derece tesirini ve isini yüksek takdirinize tel i az SEBEPLER VE |; TAKDİR HAKKI i Farzını bile tasavvur edemiyeceği” N bir ihtimal var. Eğer hükim beyfeni | ler; şimdiye kadar arzettiğim nok” larda aldanıyorsam ve kararımı S vacımızı haklı bulacaksa şimdiden Türk vatandaşa hitap eder gibi ade buyurunuz da, ceza kanun pr 59 uncu maddesini hatırlatmak : fesini ihmal etmiş olmuzayım, tin hem kafanızdan ve hem r dan nur ve ziya almsamı istemek ' hakkımızdır. Türk vatandaşları “Jüri, tini hâkimlerinin vicdanına tir. Suçlu muyuz? sualine vie zın vereceği cevabın “Hayır,, dan ka bir şey olacağıma ihtimal veril rum. ” Galip Hikmet Bey bundan li Cenani Beyin istediği yirmi be$ lira tazminat meselesini merk mes'uliyetimize karar verilmesini yi yerek sözlerini bitirmiştir. y merkezi (olan Kastamonud”” çok iyi... pr” Gerçi bizim Kastamonuda şam dörtte başlıyan uyku hast” lığı yok, her taraf elektirik içinde, fakat başka bir faaliy' e te yok. Bir tek sinemamıZ My O da müşterisizlikten sinek 1“ maktadır. Şeki Dar ve basık bir yer. perdelik bir film seyredebil için tam 18 defa dışarı bavs mıya çıkmalı. da? Bugünlerde bir sinemanın ye açılması mukarrer, Fakat gr malar Düzcede olduğu gibi öğ cadde üzerinde değil. Biri, rikte öbürü; mağripte.. çala Hele bugünlerde tiyatro k gd da gördüğümüz yok. maşınlar, eskiden Düzcey€ ryan tulutaçıların buraya radığı vakidi. Şimdi o Deli Ayni zamanda si de şurada burada birkaç kadr? ayrıldıktan soora noksan * ile gelirler. şimdi” bula” Hoş gelseler bile ya” sonra oynıyacak yerde yacaklar. Çünkü, evvelce A O PAP A AM A a a

Bu sayıdan diğer sayfalar: