13 Ocak 1931 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5

13 Ocak 1931 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

izzet Kendisini eskiden beri hem bir kon-| sers.si, hem de mükemmel bir muallim olarak tanıdığımız viyolonist İzzet Ne zih Beyin altı sene Almanya ikametin- den sonraki şahsiyetini ve (övolutlon) derecesini pek İyi tanımıyorduk. Alman yadaki konserlerinde çok muvafakiyet| kazanan ve (Ballenterdt) konservatuva rmda keman muallimi olan İzzet Nezih B, dün 'Türk ocağındaki konserile bize kendisini daha İyi tanıttı, Konserde başlıca eserler: Sehtiman: nla Mineur Sonate, Cencerto, Menedel sohn ve bu isimler bize dinliyeceğimiz keman hakkmda çok iyi haber veri yor. Pianist Atıf Besim B. hasta imiş. Onun yerinde tanınmış piyanist M. Va- siliyefi görüyoruz. Konser başlıyor. Ve Şumanm romantismi birdenbire deh şetli dramatik bir mahiyet aldı. Bir a- lev parladı, sağır bir taraka camlarla beraber İzzet Beyin yayını sarstı! A. ğrr, mavi bir duman Şumanın taşkın nefeslerle dolu göğsünü sıkıştırıyor! Fotoğraf çıkıyormuş! Ve konser devam etti. İzzet Nezih bu san'atte garp muslki- sinin (tradition) larına ne kadar sadık ve muayyen bir mektebi anlamakta ne kadar derinleşmiş bir sam'atkâr olduğu nu ispat ediyordu. Sonatın birinci kıs. mı sahne Üzerinde bulunmanm verdiği Ok asabiyete rağmen lâzım olan bütün taşkınlık ve heyecanla ve pianist İle tam bir vahdet içinde çalmdı, &on kıs- Vakıt, okuyucularının dert ortağ Postada adreslere iyi dikkat edilmiyor mu? petrülrinde aduymuşlar, Nezih Yazan: Mes'w Cemil mı arasıra rüyalı bir şire avdet eden zindegi ve hiffetle bitti, Mendelsohn un konsertosuna gel dik, Bu konsertonun keman edebiyatın da mühim bir mevkii vardır. En küçü! ünden en büyüğüne kadar her virtuo- zun virdizebanı yahut virdisazı olmuş- tur; kolay gibi görünür, halbuki ince lik ve güzelliği büyük bir çalâki ve par laklıkla lerasında mündemiç olduğu i- çin çok güçtür. İcraf olarak hususi bir! cazibesi vardır, ve bütün kemancıları çeker. İzzet te bu cazibeye kapıldı ve hakikaten bir nevi cezbe ile çaldı. LA- İzım olan bütün sühulet ve uçucu süra- ti gösterdi. Kadans çok mükemmel ve finale giriş üstadane idi. Üçüncü k- sımda (Matheson) un Ariası ve Mozar tm Rondosu çok muvaffaktı. Fakat Dvorak ile Sarazatm dansları iyi se çilmemiştir fikrindeyim, Kuvvetli bir (Esprit exotiyue) e malikiyet icap et- tiren bü eserler ne bu itibarla ne de tek nik tarzları itibarile İzzet Beyin musi- ki mizsema uygun değildir. İzzet Nezih bilhassa klâsiklerde, ale lümum çok ciddi ve derin eserlerde kuv vetli bir artisttir. Daha ne istiyelim? Bir musikişinas için en İyi meziyetler. Teknik cihetinden sağ eli, bilhassa &pi- kattosu bir çok kemüncılar için şayanı gıpta olmalıdır. Konserlerin tekerrürünü ümit ve te menni edelim. Mes'ut Cemil ıdu Yazın Bir paket önce Yeniköye, sonra Erenköyüne gitmiş Dün Merdivenköyünde (oturan ve gazetemize abone olan Recep Beyden bir şikâyet mektubu aldık. Bu pek hak Yı şikâyet mektubunun yanında bir de adres kâğıdımız var. Bu kâğıt üzerine bulunan damgalardan anlaşılıyor ki Resep Beye gidinciye kadar bir defa Yeniköy postahanesine, gitmiş tekrar İstanbula döndükten sonra Erenköy ve Merdivenköyüne gidebilmiştir. Gazetenin bu garip seyahati her, halde üzerindeki adrese iyi dikkat edil memesinden ileri gelmiştir. Posta tevzi memurlarının biraz da- ha dikkatli davranmasını rica ederiz. Rumeli simendiferleri —emie> Bu kış mevsimince niçin va- gonlerin yerini değiştirdi? Matbumıza yazılıyor: Rumeli şimendiferler idaresinin yıl Yaşından itibaren katarlarda vagonla- ım mahallerini değiştirdiği haber alın| mıştır. Bu suretle şirket, kadınların va gonlarını kadınlara mahsus < bekleme mahalerinden çok uzaklara atmıştır.' Şirketin tesisindenberi — istasyonlarda yapılmış ola nmevki mahallerinin ön. lerine gelen o hat boyu ahalisi kâmi-| Jen müştekidir. Birkaç gün evvel kadın ve erkeklerden mürekkep bir heyetin Sirkeci istasyonuna gidip şikâyet def- terine bu hususu kaydettirdikleri hal de heniz bir semere hâsıl olmadığı ar! laşılmıştır. Hususile yağışlı havalar.| da kadmların bekleme mahallerinden bir katar tülünce uzakta duran vagan! Yarına ellerinden tuttukları çocuklari- le koşuşmaları, yahut treni kaçırma-| mak için rasgeldikleri vagonlara gire- rek oradan vagondan vayona reçmek suretile kendilerine nit mevkilere var- maları acıklı bir manzara İrne etmek en şu yağışlı havalarda arile vakondan vazo ların bir kurban bi. le verecekler; hakkaktır. Keyfiyet üzerine mercii nidinin e- nazarı dikkatini çelbeder, ba halin, memleketin bir kurban verme den önüne geçilmesini isteriz. Bir mütekaidin şikâveti Meclisten kanun tasdik edilip çıkar çıkmaz umum mütekaidine harbi umu- . ! unun miden icap eden zam maaşları verilme si lâzım iken senelerden beri verilme di. Bunun İçin müteaddit istidalar ver dim. Maaş senedi resmisi bile tekalit şubesinden gelmediği gibi hakkında bir muamele de yapılmadı. Bu sebepten İstnabul muhasibi mes'ullüğüne ve An. karada tekaüt şubesine verilen istida- larım 413 ve 479 numara ve 6 şubat 930 tarihinde tekaüt şubesine gönderilmiş. ken on iki avdan beri cevap gelmemiş. tir. Müracnati nazarı itibara alınma. mak suretile bir mütekaidi böyle acı nacak bir hale koymak reva mid? Sevgili cümhuriyet hükümetimizin tarafından lâzımgelen muamelenin ya pılmasi için muhterem gnxetenizin ve satetini rica ederim efendim. Abonman karilerinizden 313 - 98 sicil numaralı Mütekatt binbaşı Sait m P. os ada Adam öldüren posta eğin müdürü ne Ada posta tel N en bir adam İLe see e ii va 4 panakanalığı tara- ından İstanbul t m lm blürlmişir. Mz Baş müdürlükt k Me kadar lar Mei vekil müdür göndermiştir. Ehliyetnâme alan telsiz memurları Istanbul iyeti anbul posta ba üriyet Seyrisefninden li e ii graf memurlarını imtihan etmiş ve S5 memura miştir, Telgraflardaki imlâ hataları Telgraflardaki imlâ hataların- İtal — zy şikâyetler * Posta ve telçraf Baş iel einen nazarı itibara ahn- Bu ehemi taraf et kinalar almağa karar işti vermiştir. Pl a bu makinalarla yaz” ebliyetname ver- miyetli malızuru ber- mek için müdüriyet mâ- Baba katili Sü man nasıl asıldı | Ust tarafi birmci seyıfada | ra bir otomobil arkasından bir kam yon. Kamyonla otomobillerden (biri takim gölgeler çıkıyor, kamyonun —& natlarını açıyor, sert ve acele hereket| lerle uzun bir direk indiriyorlar* Bir. direk ve sonra bir tane daha kazmalar, kürekler ve bunların kaldırımlarda çi-| kardıkları boğuk akisler.-. ç Arasıra sert emirler işitiliyor, US direk kazılan çukurlara müselles çeke linde oturtuluyor. Yağlı ve Ya$ bir ip direğin üstünde sallanıyor. bir otomo! bil. Bri otomobil daha. Biraz son ra bütün meydan jandarma, Y€ polis kordonu altında, ve nerden çıktığı bel H olmıyan te ütük insanlar, biraz son ra büyük bir kalabalık oluyor. Mey- dan hincahınç doluyor. Bir otomobile atlıyor tevkifhaneye gidiyorum. Büyük kapının önünde demir par maklıklı nakil arabası bekliyor. Bura ida başka hir hareket var. Birinci di- vanhanede küçük bir mangal başında iki gardiyan oturmuş kulaklras dışar- dn kaldırımlardaki akisleri dinliyor, Müddei umuminin gelmesini bekliyor- lar. Bunlardan biri önüme düştü Bi ra merdivenden çıktım. Müdür Hak- kı Beyi nodası kalabalık... Köşede İ- mam Mehmet Nuri efendi tesbih çeki: yor. Bir zabıt kâtibi sizara içiyor, da ha birkaç kişi. Iki jandarma çavuşu azı emirler alıyorlar. Bİr koltuğa ©- turdum. Tevkifhane müdürü saatin — Beş deği, sonra bize lâve etti; — Daha bir saat var. Mahkümun e baktı: dönerek i- ley-| İmiştir v apon tarah birinci ssbrisda | be müdüflerinden 'Ali Şövki,# Prensin mihgundarı bahriye “Kumardanların- dan Ziya B. ler İstanlyii matbuntı mümesdİlleri Sa i Sarayburnu açıklarında karşıl gemiye çıkmışlardır. Gemide Prens ve Prensese hoş nmedi sefir M. istikbale gelen zevatı ve maibuat müs! messillerini misafirlerimize #akdim et beyanı etmis, PRENSESİN Bİ RSUALI Vapur limana girerken Prens ve Prenses hazeratı güyertede o bul yorlardı. Çok güzel fransızca ve in: lizce konuşan Prenses yunmda bulunan zevata Galata tarafını şa syali sormuştur: — Ben bir kitapta okumuştum. Kar-| N göstermiş ve yaları istedi. yi dığını yanma geli şeyler) söyliyecekti fakat dortor Ismail Zati B. kapıdan girince kelime ağzında kal dı. Yutkundu. Dik duran başı önüne düştü ve yalnız: — Of... Anladım! Diye mırıldandı. © vakit asabi bi ihtilâçla krvranarak haykırdı: — Ben masumum. Ben masumun, Babamı ben öldürmedim! Gardiyanlar teskin gittiler. Fahati şüphe artık onu ateşten kıskae içinel almıştı. İdam mahkümuna yavaşça ; tım: — Süleyman, dedim. Peki babanı kim öldürdü? ıslak ve çıpıl gözlerini üzerimde dolaştardı, uzun bir ah çek» yaklaş! bir şeyden haberi yok sakin üyuyor- muş. Buzün ziyaret günü idi Atle- si gelmişti, her vakitki gibi onunla ko nuştu. Kadında bilmiyor. Ben de dün tevkifhaneye gelen gazetelerin bu kısmını makasla kestim öyle mevkuf. lara verdim. Fakat kurnazları Ziy& Süleymana lememişler. Akşam çok neşeli le şakalaşmış, ailesi sevinmiş » Müdüre mevkufun nasıl uyandrrr lacağını akşamdan tecrit edilip edilme diğini sordum. — Hayır, dedi, tecriğe lüzum gör- medim. Koğuşta uyandırması kolay. Hiç bir arkadaşı da onun alındığını duymıyacak, bunun usulü yar. Bu usulü merakla öğrenmek İste dim, müdür güldü, söylendi. “Her şeyin püf noktası var dedi.,, Saat beş buçuk odaya yine sessiz ve hüzünlü bir süküt'indi. Hep müddei umumi muavini Cemil Beyin gelmesi- ni bekliyoruz. Bir Hl. Bir telefon sü- kütu yırttı. Kalplerimiz çarpıyor, bu Cemil B. olacak... — Alo... Tevkifhane. — Ha. hapisane müdürü Baha B. six misiniz? Geliyor musunuz. Buyu Yun her şey hazır saat altı... Mahküm ilâm mucibince tam bu sa atte asılacak. Mdüür B. zile bastı: —— Bana ser gardiyanı çağırınız de di, Sonra yavaş yavaş emir verdi: —— Süleymanı uyandırın. Ser gar- van sana bir $ mi indirin diye orada çoraplarını çıkarırsınız ve muvacehe için Şileye gö çeğini söylersiniz. hi we sölge gibi merdivenlerden in- dim kapı altındayım. Burası tevkif- hanenin bir tarafı sokağa diğer ceheti meykufların avlusuna açılan dar bir taslık.. Dışarlayda koşuşmalar oldu. selen büyük kilitlerin şıkırtısı duyul di Ve SOYA... Parmaklıkiı kapı ağır! ağır açıldı. Bir kolunda jan mil Bİ, elelri kelepçeli, © lirdi. Beyaz, bem İda sapsarı bir yüz- Uzamış bir sa arasında iki çift trahomlu gör. sonra geniş bir yapı, Uzun bir Dehşet veren çatık bakışlar... Bu idam mahküm Ürkek adımlarla iskemliye oturdu. Şimşek nazarlarile hepimizi süzdü ve yavaş ancak iğitilir bir sesle: si Merhaba dedi. Sonra ser gardi- yana döndü aynen: EN l — Beni dedi. Şileye götürecek miş- siniz... Sabahı niye beklemediniz. Bu idi. Arkadaşlari- ile görüştüğüne darma onbuşısı Kö atarili bir hayal be büfe ey soracak diye kapı; diğerinde gardiyan bulunan!£ beyaz. saçlar altır-| kal| unun kendisi idi. K ti ve: — Rfendi dedi onu ben öldürmedim. Ben düşmanlığa uğradım, iyi vekil prensi İa tatap iyi müdafaa yapamadım! — Şilede Hüseyin oğlu Hasanla Me cit. Onların plânına düştüm. Ah iyi müdafaa yapamadım ahhhhh. kaldırım) eserlerden birini İakamatsu şi Galata değil mi? Prensesi (evet) cevabı üzerine: — Okuduğunta göre orada (Yi bir yer Yatmış, Memleketimiz aleyhinde yaş duğuna şi mıyan Prensese kizim gelen izahı rilmiş ve memleketimizde tekke yi viş olmadığı izah edilmiştir. 1 PURDAN OT at on birde rıh motörle vapur risefain rılıtımna çikr Prens ve Pe: tonisi ve vali Muhittin B, karşılanmış, koloni — namim ticaret sereiği Om ri e ği Prens ve Prensese beyanı hoş | etmiş, vali Muhittin B. Japongi ti ataşe navalirin zevcesi Mim, tarafından Prensese birer dim olunmuştur. i Misafirlerimiz buradan otöj le Perapalas oteline gitmişler, re kadar otelde istirohat ettikfei ra çıkmışlar Japon sefaretini teğ mişlerdir. 4 Misafirlerimiz sefarette verili fette bulunmu$lar, altıda Perapalasa dönmüşler ir, Prens saat sekiz buçukta otele rrlmış, “otomobille Seyrisefain na gelmiş, Japon sefiri ve diğ ile Sakarya motörüne binmiğğe dokuzda Haydarpaşaya geç L KARAYA HAREK Misafirimiz burada vali Mi tarafınadı karşılanmış Pre hususi tren& rakip olmuştur. at on dokuzu kırk geçe h tir. Pernse Japon sefiri de) etmektedir. j ANKARADA BUGÜN MERASİ M* Tren bugün öğleye doğru Galiba daha söyliyecekti. Fakat bu vasıl olacak misafirimiz istası na zaman bulmadı. Çünkü hoca efen-İriciye vekilimiz ve Reisicimii di tam o anda kapıdan girmiş ona yak laşarak şunları söylemiye başlamış! namına Tevfik ve Rüşuhi er fından karşılanacak, 'T Ri — Oğlum, «Tövbe ve istifar et! sen prens şerefine bir öğle Zi) babanı öldürmüşsün, “ mahkeme senil cektir, idama mahküm etmiş, başa gelen 6©| Prens Takamatsu öğleden ge kilir... Tövbe ve istifar et. İdam mahkümu büsbütün sendele di. Gardiyanların kolundan kayar gi- bi oldu-. bir gömlek giydirdiler ve fazla mera sime lüzum görmeden kolundan çekip ilerlettiler. Saat altıyı 15 geçiyor. Beyazıt mey- danı sokaklar kadın erkek binlerce ki- İşi ile dolu. İdam sehpasımın etrafın- dua süngüden bir kordon var.. Herkes bu hainin haklı akibetini görmek için birbirini. itiyor. durdu. Onu bitkin bir halde çıkardı. lar, hafif hafif inliyor, yalın ayak metre ilerdeki sehpaya getirdi! eh payı görünce bir an durakind. Yü- rümemek istedi. Üç cingene onun el lerini arkaya bağlamakla meşguldü. Bir zabıt kâtibi kararı okudu. Çingeneler acemi id. Boynuna İpi geçirmeden masayâ çıkardılar. Müdde- i nmumi bunu düzeltti ve sodru: — Son vasiyetin nedir? O hilâ inkâr ediyordu. Son bir hi- rltı ile bağırdı: — Ey millet işittik işitmedik deme yin. Bin bir şey yaptımsa Allah beni buradan kurtamasm. Ben insaniye- te kurban gidiyorum, yahıyorum... Snat altıyı 22 geçiyor. Üç çingene yavaş yavaş yağlı ipi tuttular. Ücü- nün de parmakları kımıldadı. Sonra İbir çift el masayı hızla cekti. tahtalar a bir cisim yarim döne dakika İet yerini bulmus nün yanma yaklaşanlar 6i ğin üzerinde gu yartayı 0 “999 teşriniğa: nin 2i inci koz, köyüne giden babası Kar şa mahkemesinde küm edilerek hakkındaki fazı tasdiki âliye iktiran et sulben idem edilmis olan $ n Man vakit yolculuk olur mu? Buna küçük bir cevap verildi. İnan mış gibi oldu ve etarfına bakımdı. Eş| him oğlu Süleyman. tiler.. Halâk 100; Iwimından w leyip balta ile öljlere ait hatıralarını ihtiya ağır ce) Bu kıymetli eseri karile im ma mah-ederiz. hükmün in. olan ve Yunan-Bulga «mü şan oğullarından 1913 tevellütlü İbra. ga Saat onda cesedi ailesine teslim et-tanın teesbiiste bul isieümhur Hz. tarafından yurulacaktır. N Ankara Palasta misafir Ona biraz su verdiler. Siyah ja nPrens Takamatsu An e gün kalacak ve perşembe a timize hareket edecektir, ri te şehrimizde de Uç gün kali on dokuzunda ekspresle Sofyi kekt edecektir, Prenses Kikuko Taka, mizde kalmıştır: Perapalast makta olan Prensese vilâye mahsus müdürü Ekrem Beş in Otomobil polis kulübesinin önünde|H, efendi mihmandarlik PRENSİN TERCEME 1905 senesinde tevellüt Prens Takamatsu müteveff torun ücüncü oğlu ve şimdiki torun küçük kardeşidir. Ik tahsilini asilzadezin mekt ren Prens 1929 iğ girmiş 1924 de makie namazi mektepten çıkmıştır, ns simdi erkâ a mta Prens Takamatsy Pre ile'geçen sene Şubatmda izdi .d tir. HAMDULLAR UP ZİYAFETİ Ankara, 12 (Telefon) merkez hey B. perşembe 5 ziyafet vermen * reisi fiamduği nü Japon iie Yeni Neşriyat: MATBUAY HAYAL Ahmet İhsan B, bu pili metli eserinin ına koydu. cent alâ yu mii kinet eğiğin Tan verici yin Yin meşrii i harbe kadgf Bundan evvel Yunaşifi ıristan arasında gi ret mükavelesinin unduğü! <a gazeteler yazmaktadırld

Bu sayıdan diğer sayfalar: