24 Haziran 1933 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9

24 Haziran 1933 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Av hayvanları, mevsim ve | Kurt, muzır mahlüklarla mücadele Bazı hayvanların avında birinci sırada gelen cesarettir... , Vak, 19 (Hususi) — Gün geç - | verdirilir, Herhangi bir kazayalli servetimiz olan av hayvanlarını ki yeni bir avcı klübünün | meydan vermemek ve her zaman | mevsim, zaman ve nizam gözetme mu duymıyalım. Gazetele- > böyle milli varlıklara ehem- ie Veriyorlar. Ve bizler bu sa- bu teşekküllerin Kuruluşun- *eihçler duyuyoruz. Bazı yer iradeli ve feragatli genç avcı b kurulma işine önayak olu - ir. Bazı taraflarda Halkevle - » Yüksek himayesinde bu de - İsşebüs kucaklanıyor ve ça - ha, sahasına arzediliyor İ Sütunlarda bu millf spor uğ -| i “Yazı yazmış müsabakalara gi | k bir avcı sıfatile oşahsan .. ğun sevinci tarif edemem. gibi av sporuna inanmış ar | ritmin duyacakları sevinç! , n daha fazla ia ri n ederim, Kıymetlerin haki- / nası anlaşılmış ve Türk mil İ, * mukadderatma hâkim olan | hk *lim bunu tayin etmiş demek! : İk iğerinden habersiz yaşı -| Ye çalışmalarını muayyen bir | ;'âma bağlamadan mahalli ib- Ye zevklerden alarak yürü - | Avcı teşekküllerinin istikame- | hi tayinini gene yukarda işaret | K N iz ve derin bağlarla eklen - aklı selime bırakmak lâ - ui Biz burada çal EE Bimde | atış yapılacağı bilâmel izah edilir. âna hatlarından bahsedecö- e daha kuvvetli, vukuf - itadaşlarımız bizi takviye ede j ver teşekkülleri için © birinci | Ahlâki itaat gelir. Bu ih - Silirse silâhlı sporda zabıt ve ve çalışmanın diğer “Atı yürütülemez. Buna bil - ; dikkat etmek, takip etmek sonra avcı teşekkülleri- hen vazifeler şunlar olabilir: Atıcılığın Fenni usullerle yi > Hile avcılığı ile mücadele &, Ve av hâyvanatmın israfma 7 Olmak. >> İklim, hayat şartları düşü- yeni av hayvanları üret - | Av köpeklerinin cinsini 1$- terbiyelerine ehemmiyet Kiler hayvanlarla müca - | Ne Sıhhati, muhakemesi, ira » Yerinde olan bir genç avcınm * çabuk olur. Evvel emirde Klerinin, yivli silâhların ev- bahsetmek, parçalarını icap eder. Silâhın temiz Muhafaazsını birinci iş ola- ağ urmalıdır. AN sonra barutların, saç - ! ,, urşunun, kartuşların, ta - ) *vsafını anlatmak, (Ba - fennine ait malümatın e - e mek şarttır, Dolu - inde tariften sonra biz- ; Mayı ve nüfuz, intişar vazi- N gene genç avcı tarafın - ünü öğretmek icap e - İç? devam ederken sabit he - atış Yaptırılır. Bilhassa dav sabukluğa ehemmiyet kafasında sabit bir düşünce yaşat- mak için (silâh kullanan silâhtan tetik olmalıdır.) sözü aşılanmalı - | dır. Asıl mesele müteharrik ve canlı hedefleri vurmaktadır. Bu da ev - Av ve.. velâ dikkatle sonra tecrübe ve mü- marese ile elde edilir. Gnç atıcının terbiyesini üzerine alan bilgili av- cı onu civarından ayırmaz ve her noktada ikaz ederse bu iş te sürat- le elde edilir. Av hayvanatının bil hassa kuşların uçuşları muayyen olmadığı için karşıdan gelen, ön - den uçak, yandan geçenlere nasıl Domuz, kurt, geyik, karaca gibi büyük av hayvanlarının vurulma - sında birinci iş irade ve cesaret meselesidir. Bir kaç Sürek avında bu da temin edilebilir. Avcı Av mevsiminde vuruculuk ve a- tıcılık terbiyesi bu şekilde yürütü- | lür. Mevsim haricinde (Marttan iti- baren) idman makinesi ile plâklar üzerinde muhtelif hareket vaziy» lerine nazaran mümarese yapma! lâzımdır. Kurşunlu silâhlarla as - keri usul üzerine daire hedeflerine ve müteharrik hedeflere atışlar yaptırılır, Esasen vurmak zevkini tadan bir avcı kendi kendine tec - rübe ve mümarese mevzuları bu - lur ve muvaffak olur. Türk olup ta muvaffak olamıyacak ve silâh | zevkini duymıyacak kimse tasav - vur edilemez, 2 — Bir avcı için mevsiminde vuracağı av hayvanlarının korun - ması en esaslı bir vazifedir. Garp milletleri kendi orman ve meraları dahilinde kendi muhitlerinde ye - tişmiyen av hayvanlarını fenni u - | suller dahilinde çoğaltarak avlıyor lar. (Bu avlama işi gerek orman ve gerekse av noktasından düzgün nizamlara bağlanmıştır.) Halbuki biz tabiatın verdiği mil | hayvanlarının nizamı den avliyoruz. Buna avlamaktan ziyade tahrip etmek demek lâzım- dır. Bugün Türk avcılarmın amel et tikleri av nizamları bu esasları mü dafaa edememektedir. Zavallı av anlamıyan cahil ve hotbin ellerde ne feci akır bete uğradıklarını ne ahlâksız şart larla tahrip edildiklerini tetkik e - delim. Mevsimsiz ve hile avcılğı | hakkında görebildiklerimiz aşağır da yazılıdır. 1 — Kanun Marttan itibaren bilâmum avcılığı (Vahşi ve muzır i hayvanlar müstesna) menetmiştir. Marttan sonra yavru yapmak için hazırlanan av hayvanlarına tabii bir atalet gelir ve uçmak, saklan - mak ve saire gibi müdafaa vazi - yetlerini kullanamazlar. Bu sıra - larda milli meselelere yabancı bir avcı (buna avcı demekten ziyade kunduracı demek lâzımdır.) Eline geçirdiği tüfekle kuluçkadaki kek liği, gebe veya yeni yavrulamış tavşanı, karacayı vurur. Öldürdü- ğü bir tek adet bir sürünün bir a - ilenin ölümü demektir, A — Kafes avcılığı: Marttan sonra çığırtkan kekliklerle dişi ve erkek düşünmeden avlanılan hile avıdır. Tetkikimiz neticesi bu avın vazır çingenelerdir. Ve bu kötü â- det zayıflara her zaman yardımcı hilekârlara her an düşman türk s0 yuna kadar gelmiştir. B — Yumurta toplamak ve pa - laz tutmak. Bunu bilhassa köylü - ler yaparlar çalılar arasından kek lik yumurtası toplar Patlıyası mi- delerine indirirler. Bunlar ceza - dan ziyade meçhulü bulmuş gibi takdir görürler. Her nasılsa bunla- rın gözüne ilişmiyen yuvarlardaki palazlar meydana gelir. Onuda beş on kuruş için tutarlar onda bi- ri sağ kalmak şartile beslerler ve kafes avında kullanırlar. C — Su başında pusu kurmak: Yazın sıcak günlerde muayyen de re ve çeşmelerden su içmiye gelen zavallı kuşları çalıdan örülmüş bir (güme) içinde bekliyen ve sürü - süne ateş ederek zavallı O hayvan ları tahrip eden sefil insanlar var- dır, Bunlar kanun, nizam hiç bir şey düşünmezler devletin jandar- ması filân dağın filân deresindeki sahtekârı görebilir mi? Bilhassa bu avcılık yayla muhi- tinde av neslini kurutan feci bir u- suldür. Bunu av hayvanlarının müdafaasını üzerine alan avcı ta- | kip edecektir. D — Otomobil avcılığı Miras ye dilerin yaptığı bu av gece otomo bille yollarda yapılır. Otomobille re ayrıca ilâve edilen kuvvetli pro jektörler her nasılsa yol kenarına yaklaşan tavşanları şaşırtır, Oto - mobilde bekliyen (sporcu?.) şaş - kın duran bu hayvanı kahraman- ca vurur, Bu şerait altında İzmir havalisinde bir gecede 150 tavşan vuran kundakçılar görülmüştür . 3 — Yeni av hayvanları üret - mek; Avcı teşekkülleri bulunduk- ları mubit dahilinde bazı av yer - -9 — VAKİT 24 Haziran 1933 — Kuzu, Kartal Kavgası Muharriri : Ömer Rıza — Mel'un, hain! Kemiklerin çü- rüyerek zincirlerinin o arasından | düşünceye kadar burada kal. Ge - i ce gündüz, karanlıkların, güneş al- | İ tında kasırgalar karşısında şimşek. ler altında kal. Romalılar da, ya-| hudiler de çektiğin o ıstıraplardan ! sevinecekler. Şeytan kızı, şeytana dön ki, dülgerin oğlu seni kurtar - sın!, Kalip bağırdı: — Kadını telin edip durma. Lâ- netler öyle çoktur ki onları oku - yanların başına düşer. — Küstah herif! Büyüklerin sö- züne nasıl karışıyorsun. Sen de mi Romalıların dostusun! Kalip cevap vermedi ve Merye- me bakarak: — Elveda! diyerek yürüdü. Simon da kapıyı kapıyarak çık- tı. Aaşğıda herkes toplanmış Mer- yemi seyrediyorlardı. Simonla ar- kadaşları indikten sonra yahudiler Meryemi taşlamıya başladılar. Ve bu taş sağanağı ancak ortalık ka - rardıktan sonra dindi. Romalıların hedefi bu kapı ol duğundan muharebe onun etrafın- da devam ediyor. Fakat Romalılar bir türlü muvaffak olamıyorlardı. Titusun bu ana kadar maksadı ya- hudi mabedini tahrip elmemekti. Fakat tahribat yapmadan mabedi elde etmiye imkân kalmamıştı. Ti - İ tus gümüş kaplamalı kapıların ya- ; kılmasını emretti. Ateşin şiddetin- den gümüşler eriyor ve ateşler içe- riye sirayet ediyordu. Güneş doğ- duğu zaman Romal:lar yangını sön dürerek ve onun yaptığı tarhibat - tan istifade ederek yol almıya çalı şryorlardı. Ateş ( söndürüldükten sonra Titusun kendisi askerlerile birlikten ilerledi ve yahudi mabe- lerinin avlanmasmı tehir etmeli - dir, İklim ve arazi itibarile müsa - it olan yerlerde keklik, çil, sülün gibi av kuşlarmı geyik, karaca gi - bi av hayvanlarını üretecek terti - bat almalıdır. Bu işlere başlıyan klüpler münasip yerlere lâvhalar asmak, şehir dahiline ilânat yap - mak suretile muhiti tenvir ettiği gi bi daimi kontörol yapmak lâzım- dır. 4 — Av köpeklerinin cinsini dü zeltmek ve terbiye etmek; (Kötü ! bir köpek dört arkadaştan iyidir.) sözünü unutmamak lâzımdır. Kö- peklerin yalnız avda değil diğer iş lerde harpte zabıta hidematında gördükleri mühim işler takdire de- ğer. Av köpekleri terbiyeye müste- it ve koku alma hassalarının kuv - vetinden dolayı avın takibinde ve saklandığı yerin keşfinde mühim vazife görürler. Avrupalılar av kö- peklerinin cinslerini ıslah ederek dinin “Kadınlar avlusu,, nu işgal ettirdi. Nikanor kapısı, Romalıla « rın eline geçmek üzereydi. Fakat bunlar damda bir kadının bağlı İ durduğuna dikkat etmediler. Çok geçmeden onu gören birkaç Roma- lı, ona doğru bir ok attı, fakat ku- mandan bu askeri çağırarak tevbih etti. O gün ne Romalılar, ne de ya - hudiler hamle etmediler .Fakat mabedin içinde gene (Hanna oğ- lu İsa) nın yüksek sesi duyuluyor» du: — Veyl Orşime, veyl! Veyl şehre, veyl mabede vey!, Meryem, tekrar onun sesini duy- muş ve: — Veyl bana! diyebilmişti. Romalılar, mabedin iç tarafla- rma hücuma hazırlaniyorlardı. Meryem, bütün günü, ağustosun ya kıcı güneşi altında kıvranarak ge - çirdi. Susuzluk onu korkutuyordu. Akşam, onun bağlı olduğu sütu - nun üzerine birkaç damla şebnem toplandı. Meryem onları yaladı. O. nun ensesine, vücuduna (dökülen İ şebnem dalgaları hayatını yenile- di. Meryem, bağlı olduğu oyerde uyumıya mecbru oldu. Korkunç rüyalar, ikidebirde onu uyandırı - yor, fakat Meryem her şeye rağ « men uyuyordu. İğ Yahudilerin son mücadelesi O gün güneş doğmadı. Kurşu- ni sisler, güneşin ışıklarına perde çekmişti. Zaten günes bir kere da- ba doğsaydı, Meryemin bir gün da ha yaşamasına imkân kalmıyacak- tı, (Devamı var) bu zevki duymuştur. Ve spor diye bununla uğraşmalıdır. (Avcılık Türke yaraşan en kuvvetli spor - dur). İkinci iş av hayvanları meselesi ve tabii servetlerimizin müdafaa- sıdır. Bu esasları her avcı teşekkü- lü birinci işleri saymalıdır. Mese- leyi yalnız zevk ve eğlence saya * rak bu davanın haricinde düşün » mek demektir. Avcı klüplerine girmiş her arkadaş bunlara inan - malıdır, Bilâ kayt ve şart hürriyet Afrika çöllerinde bile yoktur. İste diği zaman, dilediği şekilde, canr- nın istediği avı vurmak kimsenin hakkı değildir. Cemaatini bunlara inandırmamış bu işleri takip etme- miş bir teşekkülün mahalle kahve- sinden farkı yoktur. Cümhuriyetin cemaate verdiği haklar ve vazife- ler içinde avcılık namına üzerimi- ze aldığımız işleri tam manasile başarabilmemiz için müphem his kâmil bir vaziyete getirmişlerdir. ! ve zevklerimizden fedakârlık yap Türk avcıları da bu terbiye usulle- rini ıslah kaidelerini gözeterek ça- lışmalıdırlar. Kurt, domuz gibi hayvanlarla mücadele etmek: Milli servetimi - ! ze zarar veren bu muzır hayvanla- rın her mevsimde programlı bir şe İ kilde öldürülmesi avcı klüplerinin üzerine düşen mühim © vazifeler. | dendir. Bu sayede hem başta bah- | settiğimiz irade terbiyesi halledil - miş hem de bu muzır hayvanlar - dan kurtulmuş olunur. Yukarda yazdığımız esaslara gö re birinci iş silâh zevki ve silâh terbiyesidir. Türk milleti aslında masını bilmeliyiz. Bir avcı gözü İ- le bildiklerimizi yazdık bu sütun- larda görüşü ve duyuşu kuvvetli avcı arkadaşları bu dava üzerinde söz söylemiye davet ediyoruz. Her avcı klübü umumi ve hususi vazi - yetleri etrafında diğer klüpleri mektuplarla makalelerle tenvir et- melidir. Önümüzdeki av senesinde si - lâblı spor federasyonunun kurul - masını diler ve bütün avcı arka - daşlarrma #edakârane çalışmaları. nı tevsiye ederim, Uşak ve havalisi avcılar klübü Reisi Hakı Doğan

Bu sayıdan diğer sayfalar: