13 Ağustos 1933 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 7

13 Ağustos 1933 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ves .G eee see senemanı | İ İ nm Şevki Be üğünlerde orta oyunları» Sikmaj vaz geçmemiştir.. rük temaşa şube - v “ynamaktadır. Ve'her gür N mk bulunduğundan un olduğunu söylemekte ken gün bana: Zum Şevket Bey, ne olur, “e benim artık' tulüatçi ol » si İ Karagürn 2.“ Snigicris 5 KR ŞY Şevki Bey anlatıyor ! İradığim yeri bulmuştum.. “Gençler için Edebi | Müsabakamız aşsbaşa | Gençler için açtığımız edebi şım Rahmi Bey bana kendi aralar miülelikikir. dik çipi En rında teşkil ettikleri amatör sah -| cok 800 kelimelik bir hikâye ve nesinde çalışmamı teklif etti. Ka-! yak” İS mlıkralık bir yaslilar 18 ragümrük idman yurdu temaşa $u | müsabakamıza iştirak ediniz. besinde çalışmağa başlamıştım.. Gençler arasmda muntazam me- sai, provalar, ber hafta muntaza- man muayyen yerde, müayyen vasİpp» i kifte verilecek temsiller, ayni az - Bir tuzgun (Hediye) manda mükemmel piyesler yardı. Kaya kadın kızının ona bıraktı- Sahneye olan aşkım yüksekti.. A» ğı küçük Demirle yedi yildır baş başa idiler... Demir bütün çağını — Tulünt kumpanyalarında ban | acıması çok olan büyük annesinin gi rolleri alırdınız?. dizleri dibinde geçirdi.. Epeyce — Tülüat kumpanyalarında oy» | büyümüştü.. Artık kedi yavruları nadığım zaman aldığım roller tak | gibi diz dibinde siftinmek doğru lit ve.ihtiyar tiplerdir. . İdeğildi.. Ona yeni bir eğlence,| — Talât sahsesini mi, yoksa | daha doğrusu bir işçik, bir oyala - amatör sahnesini mi tercih edersi- | ma bulunmalıydı.. e Bulundu. Ni - miz? —İ nesi küçük bir kuzu aldı... Kuzu çok sevimli idi.. Birinci gelenlere mükâfat verile- cektir.. — Amatör sahnesini tercih ede. Demir, rin.. Çünkü amatörler uhtelerine | kara gözüne, kara kaşına bayıldı. aldıkları vazifeleri sanat aşkı ve | Günler, dağlarda, bayırlarda kuzu bilâ menfaat yapıyorlar. Tulüatçı- | ile beraber atlama, zıplama ile ge ME Yaz, i dei, Bunun üzerine süalleri. . akm neler söylüyor : Sahneye ne zâman çıktınız? ai; sahne hevesi pek küçük A adı. Aile arasmdaki top- © eğlentilerde, ötede beride 4, monoloğları nakleder, , Yapar, misafirlerimizi eğ» y“ O zaman bana ah - İ / N in çocuk, komik çocuk i larböyle'mi ya, li — Tulüat kumpanyalarmda kim leri beğenir ve takdir edersiniz?.. — Tulüat kumpanyalarımda' sa: natkâr Naşit Bey takdire şayan » dır.. : Facialarda » Necati ve: Atıf Beyleri, vodvillerde Fahri Beyi, ye rinde nükteleriyle maruf Dümbüllü İsmail Efendiyi, “Şamram Hanımı da komik kantolarında beğenir ve takdir ederim.. — Amatör sahnesini niçin ter cih edersiniz?. © 24 — Çünkü sanati sanat için oy. narlar,. Böyle amatör sahnelerin de çalışan çok müsteit arkadaşlar vardı. Cümhuriyet gençler birliği mahfeli başında bulunan Müçteba Bey, Baha, Reşit, Ali Zühtü ve Vahdi, Nurullah Beyler, Karagüm- rük mahfelinden. Recai, Rahmi, Hayim; Fatih mahfelinde Rahmi Ziya, Musa eyler bir çok profesyo. nel artistlerden daha yüksektir » ler.. — Sahne hayatında başınızdan geçen en gülünç vaka hangisidir?. — Sahne hayatımda başımdan geçen en gülünç vaka; bir gün acem rolüne çıkacaktım.. Bir az ge cikmişim.. o Alelacele bir makyaj yaptım; sıram gelmişti, çabucak giyindim.. Daha adımımı atar at f j | *Süm bir sünnet düğünündeki İ pa oynamamı'rica et da CI v ( tile, m. İsrar ile kabul il N Seni, j Din acem taklidin kuvvet e çık!. Dediler. ve yünün mevzuunu anlattılar. yak a)... Haydi meydana,. Mars) *sparmuza tutulmuş ll, Yordu. Muhavereyi pek 1m, içeri geldim., Arka- N evo Şevki, dediler vag, da taklit yapanlar az ol İrteğiş nden bir de kürt tak da Ver. Kürde 'de çıktım. , alışkandım. O, sonsuz bir heves gel ! Mat den sonra orta oyun- Ne » Bir kaç yaz bu | | İ çiyordu.. Geçti.. Yeni yıla girerken kuzu, ko- yun... Demir de epeyce delikanlı olmuştu.. Her yer yeşerirken Demirin de gözleri yaşardı. — Neye mi?. Bu yıl gene dağda, tepede biri: cik kuzu ile gün geçirecekti. Hal. buki Hüseyin ağanın oğlunun bu yıl beş kuzusu vardı. “Benim neye olmasın!.,, diyordu.. Fakat nasıl olacaktı. Paraları yoktu.. Parasız —... bir şeycik vermiyor. du.. Gün doğarken her gün olduğu gibi oahra koştu. Koyunu İ tarıyacak; altını silip süpürecekti. Giderken çoğaltamadığı için yü. reği hem kırık, hem de biricik ko- yunun semizleştiğinden, güzelleş. | tiğinden de geniş ve sevinçliydi. Ahıra yaklaşmca gördüğü şey: den o kadar alıklaştr, o kadar a- fallaştı ki... Anlatamam... Küçük ahırın kapısı kırılmış ve koyun çalınmıştı.. Dizlerinin bağı'çözüldü.. Göz. lerinden yaş boşandı, yüreği pek içten sizladı. — Bu fenalığı kim yapmıştı??. Dumanlı başını kaldırdı. Zorle kendine can verdi. Evin av - ; İüğünlerde, İstanbulun m çalıştım. ü ! 9 kadar sevmiştim ki.. Ve bul dime bir yer arıyor. hş, Tum. Arkadaşlardan »yesiyle üstadım Naşit m Anyasına figüran ola t $ dört ay böyle tak t. efek rollere çıktım. n bura, a me heves tek Tul .. a ak ol İva RA aş l iç Etem, A iller le ieceğ 'maz ilk lâkirdide sakalım koptu. Halk gülmekten katılıyordu... Bir de sırtıma baktım; bu yetişmiyor. muş gibi, kadmlardan birinin sık mantosunu da acem cübbesi diya sırtıma geçirmemiş miyim!, ved P LL Gözlerin Ruhuma ne derin elemler açtı, Kalbime saplanıp kalan gözlerin.. Renkleri etrafa şuleler saçtı, Aşkımı çok derin yerlere gömdü da çalışamaz - imi tatmin ede. datın asıl tiyatro» duğunu içine gir- nlamıştım; Komik Beylerle de müte- verdik. hemen hiç diye la ,Para alıyordum ve | Siduz, , etmek için çalış- dum işime tiyatro yü - > ordum. , fazla da N ağ Nihayet sah « iki i yi Sene geçti, askerlik- i arkada - Göz yaşlarım akarken bana güldü Kalbim yanıyorken zevkim de sön dü, Aşkımı çok derin yerlere gömdü Yalan vaitiere kanan gözlerin... lusuna doğru yürümeğe başladı. Yanlış görüyordu.. Yanlış gör. meğe çalışıyordu.. Yahut hiç gör. |” memek istiyordu. Gözleri şimdi perdelense idi ne olurdu?. “— Çok fena bir şeyle'mi karşı» laştı,, diyorsunuz? — Evet.... Bakın söyliyorum.... Fenalığı siz düşünün!, Bir ağaç dibine koyunun derisi gelişi güzel atılmıştı, ss.» Her canlının pestili gibi yayıldığı | öğle üstü bir oda kapısı kapandı. | kapıya bir tekme indirdi. kapı | larında iki komedi oynanmıştır. Elinde büyükçe bir et parçası tu. tan iri yarı bir adam, gıcır gıcır ö ten merdivenleri inmeğe başladı. İndi.. Bir yanı tarla.. Öteki yanı yı- kık evli tozlu bir yoldan yürüyor. Yürüdü... Yürüdü.. Arkasında kuyruklu bir duman | da vardı.. Yahut kuyruklu bir du: | LO Ânadolu gençliği İzmir Muallim mektebinde iki saat izmir Muallim mektebi Bahribaba parkının üst tarafım | daki Kârataşa doğru uzanan yolu takip ederek Muallim mektebi ka- pısından içeri girdim. İki tarafı çam ağaçları ile süslenen bahçe - sini takip ediyorum. Yan tarafta yekdiğeriyle'muntazam bir mesa « fe bırakarak sıralanmış kanapeler de talebeler oturuyor.. Müdür muavini Beyin odasına girip te maksadımı kendisine söyle diğim zaman büyük bir nezaketle kabul ederek karşıdaki koltukta yer gösterdikten sonra zile bastı.. Fırsatınr bulmuşken sordum: — Muallim mekteplerinin lâğv i vedilerek liseye kalbedildiğini oku | yoruz.. Mektebiniz için böy!- bi | tebligat var mıdır?, Sait Bey: — Hayır, dedi, bize henüz bu şekilde bir tebliğat yapılmamıştır. İstanbuldaki erkek ve Edirnedeki kız muallim mektep'erinir. lağvi, teksif maksadiyle yapıldığı zan » nımdayım.. Zaten mektebimize bir sene daha ilâve edilmesi ve Jise derslerinin de ilâvesi, mektebimizi lise derecesine çıkarmıştır. Şimdi mektebi geziyoruz. Taş merdivenleri çıkarak kütüphane « ye girdik.. Büyük bir odadan iba. ret olan kütüphanenin dört bir ta- rafı kitapları havi dolaplarla kap: İr.. Ortada uzun masanın nibaye. tinde bir talebe kitap okuyor, Di - ğer masalarda da bir kaç talebe var.. Koridoru takip ederek bü. yük bir kapı önünde durduk. Bu. | rası konferans salonu.. 500 kişiyi istiap eden bu salonun, 300 kişinin oturabileceği sabit sandalyaları var... . Karşıda, ufak denmi. yecek kadar sabnesi üzerinde “Cümhuriyet fazilettir, o vecizesi yazılı. Sağ tarafa kıvrıldık.. merdivenden çıkiyoruz.. Karşıda Dar bir | Her sene olduğu gibi bu sene de yerli mallar sergisinde Cümhu- | Bubul'ün şarkıları Havaiyan kitar riyet gençler mahfeli - tarafmdan | konseri ve mahfelin en güel müşamereler verilmektedir. çen pazartesi akşamı ilk müsame- re verilmiştir. Ge» İ at gibi olduk. | Eğri bir kapi önünde durdu ve | kırılırcasına açıldı. Bu adam bu tekmeleme işine o kadar yaraşıyordu ki; görenler hiç te şaşmazlar.. Kapısı tekmelenen ev, Demirin evi idi.. Demir boynu bükük ar- şısına çıktı.. O adam eti uzattı: — Koyun yağlıymış, dedi... Ve ayyy ay man'oluyordu... Duman - gittikçe| eti, gülerek Demirin eline verdi. çoğaldı... Çoğaldı.. Çoğaldı.. Bu- M. Şevket 7— VAKIT 13 ENÇLİK Bİ; i bütün aksam var. Yerli mallar sergisinde Müsamereler Ağustos 1933 nasıl çalışıyor | ki odanın kapısında durduk. Bü . rasi, kimya tecrübesi odası. Bura da her talebenin kendisine mah: sus çekmecelerin içinde muhtelil tüpler var.. Karşida zehirli gaz. lar tecrübesine ait kapalı bir ocal var;. Fizik tecrübe odasındayız.. Bu rada fizik tatbikatı tecrübeleri ya pılıyor.. Yan tarafta elektrik tec, rübelerinin yapıldığı masa, karşı da elektrik tesisatı için lâzım olar Coğrafya salonundayız. Hari talar bağlanmış ve küçükten büyü ğüne kadar sıralanmış bir vaziyet. te.. Ortada bir masa üzerinde bi üre var.. İşte şimdi de hars müzesinde yiz... Duvarda her sene mezunla. rının resimleri var. Karşı duvar. da Menemende şehit edilen Kubik lâyın çerçevelenmiş bir resmi, ya. nında mektebin üçüncü sınıfında iken yapmış olduğu bir mağa res mi üzerinde “Kubilâyın muazzez hatırasıdır.,, cümlesi göze çarpı » yor.. Şimdi de revirdeyiz... 7 yataklı revirin karyolaları muntazam suret te sıralanmış, yan tarafta ufak bir masa üzerinde hasta defteri var. Musiki kolundayız.. Kenarda bir piyano, yanında org, dolapları da kemanlar var.. Duvarda musi- ki üstatlarının resimleri, Bethoven, Bach... Yemek salonundayız... Munta- zam yemek masaları, her talebenin oturacağı yerler muayyen... Yan taraftaki mutfaktan kavrulan yas ğın kokusu geliyor.. i Aartık mektebi tamamiyle ger miştim.. Müdür muavini Sait Be. ye teşekkür edip te ayrıldığım za» man arkaya dönerek heybetli bi. naya bakınca göğsüm gururla ka. bardı... Nevzat Hayati Müsamerede Moris Şövalye ve medyalarından yokmuş) nam vod (Bir varmış bir vil oynamıştır. Müsamerenin ikincisi de perşem be akşamı yapılmıştır. Müsame - rede (İhtiyar kız) ve (Plân) nam- Önümüzdeki pazartesi gününe (Yapışkanlar) komedisi oynana « rak sergi müsamerelerine nihayet verilecektir. Sergiyi gezenlere hoş vakitler geçirten sergi tertip he » yetini, beş senedenberi her sene temsilleriyi- . sergiye iştirak eden Cümhuriyet gençler mahfelini can dan tebrik ederiz..

Bu sayıdan diğer sayfalar: