15 Ekim 1933 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

15 Ekim 1933 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

A İt 15 B. teşrin 1933 i Almanyanın En Güzel Yıldızı —i — Peşine | Düşen | Erkek! Dedikvdudan endişe — Yol dönemecinde bir sorgu: Hayır!" — Kocasına şikâyeti — Ziyafetteki şaşırtıcı LİL DAGOVER İN HAYATI: “Yıldız olmak ister misiniz?” — “Benirahat bırakınız.. | karşılaşma ! Kendisinden “Güzellikler sa - hasmı gökyüzüne ve güzel kadın- ları birer yıldıza benzetirsek, Lil Dagoverin bu yıldızların en ber - rak ışıldıyanlarından biri oldu - ğunu söylemek, çok yerinde bir söz olur,, diye bahsedilen müstes- na yıldız ,san'at hayatına nasıl gir di, bu sahadaki muvaffakıyeti na- sıl başladı, nasıl devam ediyor?. Lil Dagover, Alman bir baba, Fransız bir annenin kızı olarak, Cavada doğmuştur, Fakat, bu ek - zotik hususiyetli memleketi pek az hatırlar. Ancak seyyal bir rü - yanın müphem bir safhası gibi.. Çünkü ,oradan çocukken ayrıl . ! mıştır. Daha altı yaşındayken... Altı yaşındayken Cavadan Al - manyaya götürüldü. Annesi, ba - bası kisa fasılalarla öldüler, kız Baden - Baden, Karlsruhe, Cenev re şehirlerinde, Türingen civarın- da teyzelerinin ve başka akraba - sının yanlarında (büyüdü. On üç yaşına bastığı zaman, bir pansiyo na verildi. Pansiyonda iken mun - tazam bir hayat geçirdi, iyi bir tahsil gördü. On yedi yaşında evlendi. Ko - cası, mensuplarının ciddi san'at gayesiyle çalıştıkları küçük bir ti- | yatronun kıymetli san'atkârların - dandı. Kur rı yuvada tatir, sakin bir hayat sürmiye başladı - lar. Kadın, kocasının çalıştığı san- at sahasıyle alâkadar oluyor, tem- sil işleriyle meşgul olmaktan hoş- lanıyordu. Bununla beraber, tem - sile iştirak suretile sahneye ayak basmak yolunda bir arzuyu ne kendisi ileri sürüyor, ne de koca - sının böyle bir arzusu ile karşıla- şıyordu. Bu sırada, tuhaf bir hâdise ol- du. Bir gün sokakta yalnız başına giderken, hiç tanımadığı bira - dam peşine düştü. Kadın, bunun farkına vararak adımlarını sıklaş- tırdı. Erkek onu takipten vazgeç - medi. Peşi sıra hızlı hızlı yürüdü. Genç ve güzel kadın, bu takip- ten son derecede kuşkulanmıştı. Türingenin küçük bir şehrinde bu- Junuyorlardı. Böyle bir takip, ai- le saadetini bozacak dedikodulara kolaylıkla sebep olabilirdi. Ken - disini tanıyan birisi ,bu hali gör - dü mü, çok geçmeden dedikodu — ağızdan ağıza, kulaktan kulağa dolaşır ve ta kocasının kulağına kadar giderdi. Ne yapacağını şaşıran Lil Da - gover, bir yol dönemecinde dur - du. Bir an kararsızlık içinde dur - i duktan sonra, artık yanma iyice — yaklaşan tanımadığı adamın yü - © züne baktı. Heyecanla sordu: 5 — Niçin benim peşim sıra geli- yorsunuz, Mösyö?. Tanımadığı adam, gülümsiye - o rek şapkasını çıkardı, iğildiz © — Size mühim bir teklifte hu- lunmak için, Madam! — Ben bir aile kadınıyım! — Çevirdiği -— Beli yok. Aile kadını olma | size bu teklifte bulun: | ik film Lil Dagoverin çocukluğu rı şaşırmış, yarı hiddetli, bir aile kadınının söylemesi lâzımgelen sözü söylemiye hazırlanırken, ta - nımadığı adam ,kısaca şöyle de - di: — Yıldız olmak ister misiniz? — Yıldız mı?. — Evet, film yıldızı! Güzelsi- niz, cazipsiniz. Hal ve tavrınız, kımıldanışınız, yürüyüşünüz, mü kemmel. Eğer isterseniz, siz, kısa bir zaman içersinde büyük bir yıl. dız olabilirsiniz! Yıldız olmak! Muvafık mı, de. ğil mi?. Acaba kocası razı olur mu? Daha önce ,kendisi ne düşü- nüyor, ne'hissediyor?. Lil Dago - ver, bunları oracıkta uzun boylu araştırmadı. Her ne vesileyle olur- sa olsun, yabancı bir erkekle 80 - kak ortasında durup (konuşması, o zaman içinde yaşadığı muhitin telâkkisine göre yakışık almazdı. O, her şeyden önce bu ciheti göz önünde tutuyordu. Ve bu endişe - nin tesiri a'tında,; yabancıya sert, kısa ve kat'i olarak, şu cevabı ver- di: — Beni rahat bırakınız? ! — Yıldız olmak. — Hayır! Yol dönemecindeki konuşma, bu kadarla kesildi. Kadın, erkeğe sırtını çevirmiş, süratli adımlarla uzaklaşmıştı. Eve gelince, her ihtimale kar- şı bu takip ve teklifi kocasına aç- tı. Kocasına kendiliğinden bahset- memesi, muhtemel bir dedikodu üzerine müdafaasını güç eştirebi - lirdi. Dolayısiyle, o gün “Başına gelenleri,, yana yakıla anlattı. İ İşinasıl şık tarafı, bundan İ sonrası... Onun şikâyetine karsı i hiç ses çıkarmıyarak gülümsiyen kocası, kendisini o akşam sahne artistleri arasında verilen bir zi - yafete götürünce, kadınm beti, benzi attı, Davetliler arasında gün düz sokakta kendisiy'e (o konuşan adam da vardı! Genç ve güzel kadın kocasının koluna yaslanarak, kulağına fısıl- dadı: — Kendimi iyi hissetmiyorum. Haydi, eve dönelim! “Bu aralık, yabancı onlara doğ- ru ilerledi ve kocasına dostça eli- ni uzattı: M. Muşanof “ Misak iptilâsı ,, aleyhtarı Pariste Bulunan Bulgar baş- | vekili Mösyö Muşanof (Maten) ! guzetesine, Bulgaristanın beynel- j milel siyasetine dair şu beyanatta i bulunmuştur: İ “— Hükümetim, müstakil kal - İ mak politikasını idame ettirmek fikrindedir. Şunu ilâve edeyim, ki | siyasetimizin ana hattı Cemiyeti ! Akvam misakı ve imzaladığımız İ Kellog — Briyan misakı muci - bince sulh siyasetidir. İsmet Paşa Beyle, iki memleketi bağlıyan bi- taraflık muahedesini beş sene için yeniledik. Buna mukabil, dostla - rımızın, Yunanistanla imzaladık - i ları misaka müşabih bir misak imzalamak tekliflerini müzakere | etmedik, hattâ (o Türk — Yunan misakı hakkında ( sarih ve vazıh malümat talep ettik. IM. Çaldarisle görüştüm. Muh - telit bir komisyon, muallakta ka- lan meselelerin halli ile meşgul o- lebilecektir. İki memleket krallarının mü - lâkatından sonra Yugoslavya ile aramızdaki gerginlik zail olmuş - tur. o Bu bütün Avrupanın naza- rı dikkatini celbetmelidir. Çünkü Avrupaya ateş veren o kıvılcım, ! Balkanlardan sıçramıştır. Mösyö. Muşanof, o mütearrızın tarifi meselesine ve Litvinof mi - sakma dair sorulan suale: *— Tekrar ediyorum, ristan her türlü kombinezon'dı - şmda kalmak istiyor, Ben bugün hüküm sürmekte olan “Misak iptilâsı,, nın kat'iyen aleyhinde - Şii MEM ————————— — Güzel san'atlar akademisi san'at tarihi ve esnetik hocalığı Güzel Oo San'atlar akademisi san'at tarihi ve estetik hocalığına Kadıköy erkek lisesi (edebiyat muallimi Ahmet Hamdi Bey ta - yin edilmiştir. Değerli arakdaşı - mız Hamdi Beye yeni vazifesinde muvaffakıyet dileriz. km yiyip Jandarmanın mahkümiyeti Üzerinde dört defter cigara kâ- ğıdı bulunduğu iddiasile adliye - deki 9 uncu ihtisas mahkemesinde muhakeme edilen jandarma Di - yarıbekirli (o Şemsettinin iki ay hapsine karar verilmiştir . yı'dızlığı teklifi hususunda evvel- den sözleşilmişti. O akşam mesele geç zamana kadar konuşuldu. Lil Dagover eğ İ bul etti, Yol dönemecinde “Yıldız ol - 'mmak ister misiniz?,, diyen adam, / o sırada, meşhur “Kaligari,, fil - mini çevirme hazırlıklarını yapan ! Birkaç prova, | Konrad Vine idi. Berlinde, sonradan Erih Pomme - rin idaresi altında kuvvetlenen ve yükselen “Dekla,, film şirketiyle ilk mukave' enin imzalanmasına yetti. Yeni yıldız, “Kaligari,, fil - minde oynadı. Bu filmin senaryo- su noktasınlan, erkek artistlerin i rolleri kadın — artistlerinkinden | daha büyüktü. Bu vaziyete rağ - men, Lil Dagover, nispeten küçük olan rolünde kendisini (o gösterdi, san'at ve istidattan anlıyanlar, şu neticeye vardılar: “Konrad Vine 'Bulgarya istemiyor! Evelki gece Ankaradaki cinayet Bir memur boşanmak istiyen karısını öldürdü Mesele mahkemede iken koca, karısın4 sokakta rast gelmiş ve.. ve Tevfik Rüştü| Bulga «| 'enli esnasında, nihayet teklifi ka- | Evvelk gece saat 20 raddelerin- de Leblebeci mahallesinde Simit- çi fırın önünde bir cinayet ol - muş ve nüfus umum müdürlüğü memurlarından Muammer zevcesi muallime Fahriye Hanımı ! sokakta öldürmüştür. “Fahriye Hanımla Muammer B. arasında bir müddettenberi geçim ! sizlik başlamış ve nihayet Fahri - ye Hanım mahkemeye müracaat ! ederek boşanma davasr açmıştır . Mahkemece bir kaç ogün evvel bunların ayrılma karariyle bitmiş» tir, Fahriye Hanım dava açtıktan : sonra kocasının eyinden çıkıp git- miş İmiş. Evvelki gece Fahriye Hanımın saat 20 de yanında bir iki arkada sile Kağnıpazarından geçmekte olduğunu gören Muammer Bey Üfürükçülük Galatada üfürükçülük yaptığı iddiasiyle İstanbul ağır ceza mah- kemesinde muhakeme edilen hacı Tahir Efendinin muhakemesi, son safhasına gelmiştir. Müddei umumi, dosyayı müta - leaya almıştır. e Gelecek muhake- mede iddianamesini söyliyecek, sonra müdafaa © yapılarak karar öküüüdE5 l ——— , Açıkta kalanlar kalan memurların henüz pek azı- na başka vilâyetlerde vazife veri- "lebilmiştir. | Açıkta kalan 450 kadar memur dan şimdiye kadar ancak 159 me- murun tayin edilebildikleri arla - şılmaktadır. İstanbu! maliyesinden açıkta - kalan memurlara geçen iki aydır tam maaş verilmişti, Fakat bu memurlara bu aydan itibaren nı - sıf maaş verilecektir. Maamafih bu memurların uzun müddet açık. ta kalmamaları ve muhakkak bir yere tayinleri için çalışılmaktadır. ! Açıkta kalan memurlardan kısmı da Ankaraya tayin edilmiş- tir, Bunların Ankarada ma'iye mes lek mektedine devamları temin e- dilecektir. | — am — i Viyanalı orkestra Viyana radyosunda yapılan bü- yük programlarda caz konserleri- ni veren profesör Maten ve or - kestrası Ankarapalasta bir mev -| sim için angajman kabul etmiştir. | Viyananın sayılı dans orkestra ları meyanımda olan bu san'atkâr lar takımı Arkaraya cümhuriyet bayramından evvel yetişecektir . ———— | İ- Haydarpaşa hastanesi | HaYdarpaşadaki emrazı entani- i ye hastanesindeki çamaşırhane ec ki tarzda olduğu için hastaneye | i yeni tarzda bir çamaşırhane yap - | tırılacaktır. Bundan başka Heybe- liada sanatoryomunda olduğu gibi burada da hastaların hava alıp is- trahat edebilmeleri için ayrıca bir kür salonu yapılması düşünülüyor. Ancak bunun için henüz kâfi mik- tarda tahsisat bulunamamıştır. Bey | İstanbul maliyesinden açıkta | bir | dam Faninin üzeri aranmış | , ! ipekli kumaş bulunmuştur. bunların arkalarına takılmışt”” | Fahriye Hanımın arkadaşlar! ammer Beyin geldiğini görür yollarını değiştirmişler ve Fahri” ye Hanımı yalnız bırakmışlardı" Muammer Bey Fahriye Hanı” mın yanına yaklaşarak onunla raz yürümüştür. Fakat bu esnada aralarında n* geçmişse geçmiş, Muammer birden tabancasını çekerek Fab” ye Hanımın üstüne beş el ateş miştir. Fahriye Hanım sessiz yere düşmüş ve Muammer Bey hiç bir şey olmamış gibi soğuk kanlılıkla evire gitmiştir. 5 Silâh seslerini işiten zabıta M© murları koşmuşlardır. Mesele”? müddei umumilik O başmuavi” Nazif Bey elatmış ve katil yaks * lanmıştır. Muammer Bey cins? kendi yaptığını söylemiştir. Karaköy köprüsü Karaköy köprüsünün birks€ dubası eskidiği için tamirine b8f” lanmıştır. Unkapanı köprüsünü de dubaları tamir edilmektedir Sol taraf döşeme kısmırm tani" çö de birkaç güne kafar bitetek bundan sonra Unkepanı * “orsö” den kariyon'arın da © gözmesin* müsaade erile--ktir, Fransiz'“e'çisi”t id Fransanın yeni Ankara el$ , vr Pi IM. Kammerer, Re's'c ne itimatnamesini teh üzere, A: İ ava gitmiştir; | e | Muhtarlıkiar. kalkarken Muhtarlara sit işlerin beledi; ” lerce'nasıl görüleceğine düir Da“ hiliye Vekâleti bir nizamnıme hs zırlamıttadır. Nizamname Şöraf' Devlette tatbik. edildikten sonr? tatbik: olunacaktır. Nizanmazı!i* I muhtarlık işlerinin neden ibaret bulunduğu da gösterilecektir. Be” i lediyede yapılan hazırlık sırf idi ! noktadandır. —— i Bozuk Terkos saatları Bozuk terkos saatlarınm yek da kontrolüne ve değiştirilmesi? başlanacaktır. Avrupaya semeri nan yeni saatlar on güne kadar g lezektir. Eskiden olduğu gibi *” atar değiştirilirken abonelerd€” fazla ücret alınmıyacaktır. Mantosunun arasında ipekli kumaş taşıyan kadın Prens Marya vapuru dün At! i nadan limanımıza gelmiş ve yo". culardan Madam Fani isminde kadırın tavrı hareketi şüpheli SÖ rülmüştür. Bunun üzerine mantosunun arâsında yarım Güm rük muhafaza memurları tal Şi dan ipekli kumaş müsadere miş ve Madam Fani hakkında anuni mugsmeleye başlanmıştır” Mazrit müfettişi e Maarif Vekâleti müfettişleri” den Hasan Â'i Boy dün akşam A karaya gitmiştir. z * ia ctr

Bu sayıdan diğer sayfalar: