21 Ağustos 1950 Tarihli Yeni İstanbul Gazetesi Sayfa 5

21 Ağustos 1950 tarihli Yeni İstanbul Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

2 Ağustos 10850 1İSTANBUL GÜNÜN EKONOMİiK HAREKETLERi Su işleri dâvamız, en mühim kalkınma dâvamızdır S itleri deyince hatıra ti mühim 1 gelmektedir. Birisi islâh, — diğeri #ulama, İslâh namı altında akar su yataklarının sabit bir karakter arzet- yük zararlara sebep olan taşkınları kanıp akamıyan ve ekseriya büyük sahaları kaplayan çok zararlı batak- Tikların ” kurutulması işlerini anlarız. Sulama namı altında ise herkesin z çok bİdiği ve kurak mevsimlerde ya- tağında boşuna akan suların sumüz- duk çeken nebatata Verilmesi kaste- dilmektedir. Islâh işleri hemen dalma — büyük maddi külfetleri gerektiren işler olup ancak devlet güçiyle renlize edilebi- dirler, Sulama işleri ise ancak irmak ve nehirlerden sulama suyu alınması mevzuubahis olduğu zamanlarda ya- ni sulanacak aahanın binlerce hekta- ra baliğ olduğu hallerde ehemmiyet kesbeden ve dolayısiyle devletçe ba- garılması gereken işlerdir. Bunun ha- Ticinde ufak çay ve derelerden fayda- Janılarak #tlama temini işleri mahal- H halkça yapılabilen işlerdir. Feye. zan zamanlarında yüzlerce metreküp guyü yatağını / doldürüp — taşırarak geçiren bütün derelerimizin sarfiyatı en fazla 24 saat gibi kısa bir za: manda bir kaç mi e düşm tedir. Hele sulama mevsimi olan ni Tin bir çoğu kurumakta olup en ba- bayiğitleri ise 100-200 litre civarında yani bir iki değirmenlik sarfiyatla a- karlar. Sırası gelmişken şunu ilâve edelim ki, yazın kuruyan dereler hav- Zaları fundalıksız Ve ağaçsız olan de- reler ve 100-200 litre sarfiyatlı dere- der ise havzaları fundalıklı ağaçlı o- dan derelerdir. Ormanların - önemine burada kısaca temas etmiş olduk. İ- Jeride bu konuya tekrar temas edece- #iz. Sulama mevsiminde suları — bu kadar az olan derelerin sularının sı Jamaya alınması ise; taş, çim kes deri, demet Ve kazık malzemesi kul- Janmak süretiyle pek basit bağlama- larla mahalii halk tarafından kolay- Tikla kabildir. Bunun içindir ki, ma- halli halk bu gibi dere ve çayların daima feyezan tahribatından şikâyet- a husü, ekim ayları zarfında bu derele. çidirler. Sulamada faydaları ları yok gibidir. Durum böy Küçük su işi yukarıda açıkladığımız Tanksatlardan — tamamiyle — birinci maksat içine girmektedir ki, teknik bakımdan bu iş, büyük su işleri gibi famamiyle — tecrübeli ve bilgili su mühendislerinin ve dolayısiyle — B yındırlık Bakanlığı Su İşleri Relsli- Kinin başarabileceği bir işdir. Bayın- dırlık Bakanlığının bugüne kadar ba- gardığı bir kumm çok önemli küçük Su işlerini burada zikretmeyi faydalı 1 — Burdur Deresi alâhi ikmal e- dilmiştir. Bu dere Burdur şehrini fe- zanlariyle tehdit ettiğinden derenin İi tarafına lüzümlu rıhtım düvarları nşa edilerek şehir feyezan tehlike. 'sinden kurtarılmıştır. Yazan : Salâhi Demirbilek Yüksek Müheni 1940-1950 senesi feyezan mevsimin. le Azami feyezana yakın olan — 150 Metreklp feyezan suyu getiren bu dere şehre hiçbir zarar vermemiştir sarfiyatı ancak 100 da bir. düden Bu derenin yaz itre kadardır. ki, bu 2 — İnebolu Deresi islâhi olup 1- nebolu kasabasını adı geçen den feyezan zararlarından kurtarmak - gin yapılmıştır 3 — Alaçam Deresinin ıslâhi aynı maksatla yapılmıştır. & — Elmalı Karagöl bataklığının Kurutulması işinin birinci safhası Ik- mal edilmiştir $ — Erzurüm Karasu — bataklığı kurutulması işi ikmal edilmek üze dir. Bu konuların ilk üçü vatandaş. Jarın can emniyetini sağlayan ve di- er ikisi ise vatandaşların tam fas: liyet mevsiminde enerjisini sıtma âfe- tiyle kemiren sivrisinek yuvalarının imhasını sağlayan ve aynı zamanda binlerce hektar ziraate çok elverişli araziyi halkın istifadesine koyan ko- nular Küçük su işleri için verilen ödene işlerin en mühimlerindendir. Memle- ketin her köşesinde mevcut bu küçük Su konuları yüzlerce olup — bunların hallinin bir zaman ve ödenek işi düğü hatırdan hususta takip edilen program ise ko- nuların ehemmiyet sahasıdır. Kanaı timizce başka suretle hareket etmi ve de imkân Büyük su işlerine gelince nesinde verilen ilk tahsisatla hükü- met merkezi Ankaranın içm Jama suyunu temin edecek olan Çu- buk Barağı inşası ele alınmış ve 1936 da ikmal edilmiştir. Aymı senelerde verilen ödenekle Yeşii Bursanın gü- zel ovası islâh edilmiş yani gerek fe- 'yezan tahribatından ve gerekse bu arılmamalıdır. Bu taklıklardan kurtarılmıştır. Takrit 5000 hektar vüsatında olan - Serme Bataklığı bugün en verimli meyva bahçeleri halinde ovanın Zümrüt gibi yemyesil Bundan sonra zası islahi Üzerinde durulmüş ve te işe başlanarak 1939 da ikmal e- dilmiştir. Bu ıslâhla Küçük Mende- 15.000 resin feyezanları zamanında, müddet sular altında kalan hektar arazinin tarım emniyeti ta- mamiyle sağlanmıştır. Bu — sahanın 5000 hektarı tamamiyle batak ve ci- var için ölüm kaynağı halinde 1di. Bu Sahanın en belâli kısmı olan Cellât Gölü bugün, işe başlarken Ebedi Şef Atatürk — tarafından dirilen Sağlık Ovası, namı İle anılmakta ve etrafına yerleştirilen göçmenlerin ek tiği pamuk, susam gibi yemyeşil ne- atlarla bir hayat kaynağı — halinde Kgözleri almaktadır. Etrafındaki bazı öyleri Sıtma Afeti ile munkarız kıl- diği Yer, yer küme halinde - görülen vosunlu mezar taşlarından anlaşılan Cellât Gölünün kurutulması ve Küçük Menderes havzasının ıslâhi manzüme. #i Türk su mühendislerinin. yüztünü P A İlelebet ağartacak Ve dünya suculuk tekniğinde örnek olarak gösterilecek bir eserdir. Küçük Menderes ıslâh işlerinin de- vam ettiği sırada büyük su işlerinde daha geniş işler başarmak üzere 1937 'de yeni ödenekler temin edildi. Bü- yük su dâvalarımızın bulunduğu yer- lerde memlekete bu gün de, yarın döviz temininde en mühim rolü oyn- 'yan beyaz altın nebatının yetişmesine Mmüsaft ovalarda, iş merkezi — sikleti teşkil edilerek faaliyete geçildi. Bu bEyaz altan nebatının yetişmesine mü- salt ovalarımız sırası İle Çukurova, Büyük Menderes ovası ve Geniz Ir Bu işlere muvazl olarak Samsun bölgesinde Çarşamba bataklıkları 1s- Jahı, Tokat Kazovasi sulaması ve Es- kişehirde Porsuk Barajı inşası işleri ele alındı. İkinci Dünya - Harbinden evvel tasarlanan ve o günkü ölçülere harbin patlaması ile husule tisadi buhranla askerlik - dolayısiyle teknisyen ve işçi bulranı - yüzünden gerek para ve gerekse Zaman bakı- mından çok aksadı. Bütün bu sikin- tılara rağmen bugün 70.000 hektar eyaz altın yetişen ovalarımızda ol- mak üzere 100.000 hektara yakın a. razinin sulanması imkânları sağlan- mış ve ayrıca 100.000 hektar tarılmıştır. Bugün Tokat Kazovasın- da 10.000 hektar arazi tam olarak su- anmakta ve bilhassa Turhal Şeker gelen ik- arı ve bataklıktan kur L ) Fabrikasına şeker pancarı yetiştir. mektedir. Arazl darlığı çeken / Ka- radeniz sahilinde Çarşamba bataklık- Jarından — kurütülan arazinin — 5000 hektarlık kısmında Tarım Bakanlığı Gelemen Devlet Çiftiiğini kurmuştur. Porsuk Barajı bir seneden beri Eski- gehiri Porsuk Çayının feyezanların- dan kurtarmış olduğu gibi Eskişehir seker fabrikası için hemen fabrika divarındaki Eskişehir ve Alpı ovasın- da yetiştirilecek şeker pancarı için 150.000.000 metreküp suyu / biriktir- miş vaziyettedir. Bu suretle Eskişe- hirde en az iki fabrika daha kurmak kabil olacak ve beyaz altın ziraa 'en elverişli Çukurova — topraklarında şeker kamışı yetiştirme tasavvurları. 'm da önlemiş olacaktır. Görülüyor xi başarılan işler azametli ve en mühim su konularımızdır. Devam etmekte o- Jan işlerimiz her sene 10.000 lerce a- razimizin gulanmasını, tapamlamak- 'ta ve bir o kadar arazinin de su bas- inlarından ve bataktan kurtarılma- sını sağlamaktadır. - Kanaatimizce memleketimizin kalkaımasında — en mühim rolü aynıyacak işler Bayın- hrlik Bakanlığının su ve yol işleri- lir. Su işi istihsalin ana faktörlerin. den birisidir. Yol işi ise istihsali pa- zarlara nakleden, istihsali değerlendi- ren vasıtadır. Türkiye bir vücut ise kanı su ve demarları yoldur. Bu ka- maatimi, bu İnancımı memleketimizin hemen hemen bütün su — dâvalarını gezmiş, görmüş ve içinde çalışmış bir unsuru olarak edinmiş bulunuyorum. Çhicago, Beynelmilel Ticaret Fuarında) ürk paviyonu büyük bir rağbet gör- mektedir. Paviyonumuz, her taraftan gelenim Yakanı şakıda da Güzel Sanatlar ve Türk Kalları paviyonunu görmektesiniz Shell Kumpanyası, Mısırdaki petrol kuyularını kapatıyor. Kahire — Buradaki petrol işleriyle alâkası olan bir kaynaktan bildirildi- #ine göre, Shell Petrol Kumpanyası Mısır. Hükümetine, Rastamatarma kuyularını kapatacağını bildirmiştir. Haberi veren kaynak, bu kararın, Masir Hükümetinin, Misır - toprakla: rında çıkarılmış olan ham petrolün ihracına müsaade etmemesi neticesi olduğunu kaydetmiştir. Buradaki tas- fiye imkânları mahdüt — olduğu için petrol girketi kuyuyu kapatmayı mu- Yafık bulmüştur. Zağreb Fuarına iştirak edenler Belgrad (Hususi) — 23 eylülden 9 ekime kadar devam edecek - olan Fuara şimdiye kadar 14 devlet işti- Tak edeceğini bildirmiştir. Bu mil letlerarası Fuara girmeyi kabul eden devletler şunlardır: İngiltere, Ameri- ka, İsviçre, Avustralya, İsveç, Avus. turya, İtalya, Batı Almanya, Trleste, Belçika, Danimarka, Mısır, Holanda ve Yunanlstan. Türk - İngiliz ticari münase İzmir, 20 (Husust) — Ticaret Ba- kanı bugün Foça ve Menemenden gelen ve Üzüm mahsulü — hakkında Maruzatta bulunan — heyetleri kabul etmiştir. Bakan, İzmir — Fuarındaki İngiltere paviyonuna da gu mesajı göndermiştir. “İngiliz tâcirlerinin Türk ve İngi- liz tüccarına birbirine yaklaşmak - ve tanışmak imkânlarını hazırlayan İz- mir Fuarına bu sene de İştirak et meleri beni çok sevindirdi. Ekonomi. leri birbirini tamamlayan — İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaretin her gün daha ziyade gelişmesine yardım etmek en büyük emelimizdir. İyi ve kötü günlerde birbirini yakından ta- niyan ve takdir eden bu iki milletin birbirine karşı duydukları hissi bağ- Jarı iş sahasında da teyit etmeleri '€n güzel eserlerdendir. İngiliz sergi heyetinin bu husustaki — faaliyetinin müsmir olmasını temenni — ederken, gösterdikleri kıymetli alâkaya da te- gekküir ederim.” Sergi münasebetiyle İngiliz Büyük Elçisi Noel Charles da aşağıdaki me- #afı göndermiştir: “İngiliz tacirleri geçen sene İzmir Fuarında paviyonlarının pek yerinde olarak / kazandığı. muvaffakiyetten cesaret olarak bu sene son birkaç aydan beri İngiliz - 'Türk ticari mü- nasebetlerinin maruz kaldığı zorluk. Jara rağmen Britanya — istihsalâtını daha vâsi ve mütenevvi bir şekilde teşhire imkân bulmuştur. . Böylece mamulâtımıza yeni müşteriler temi- 'ninde ve Britanyalı müstahsilin bil. &i ve tecrübesinin Türk ekonomisine daha yakından yardımı dokunmasın- da Amil olmasını temenni — ederim. Sterlingin azlığı, hemen hemen kli se- 'ne Büyük Britanyadan yapılan İth: Jâtın Üzerinde bir baskı vazifesi gör- müştür ve binnetice. bazı mamull rimiz Adeta bu piyasadan — kaybol muştur. Fakat bu gibi mallara olan ihtiyacın hâlâ devam ettiğinden emi- nim. Paviyonumuz — istihsalâtımızı halka arzetmiş olacak ve Avrupa Tediye / Birliğinin ve — milletlerarası 'ticareti serbest esaslara - bağlamak üzere alınan tedbirlerin Türk müş- terilerin mallarımıza / erişmelerine engel olan gayritabil mânileri berta- raf edeceklerini ümit etmek pek ye- rindedir. İhracata — gelince, Büyük Britanya, — Türkiyeden — mübayaatta bulünmayı çok istiyor. Geçen eylül. de Türk istihsalâtının sterling fiya- tinı yükselterek sterlingin kaymeti- nin düşürülmesi bence mühim bir darbe olmuştur. Fakat son zamaı larda kabili ihraç 'Türk istihsalâtının betleri Ticaret Bakanı, İzmirde mühim bir beyanat verdi. İngiliz Elçisi de bir mesaj yayınladı Artmasından ve fiyatların memnu- niyet verici bir istikamet almasın. dan çok mütehaasls - oldum. Türk mallarının ihracının gelişmesi her ild memleketin de göstereceği gayret ve teşebbüse bağlıdır. 1950 yılı İzmir Fuarının İngiliz - Türk ticaret bağ- Jarını — sağlamlaştıracağını ve İ memleket arasındaki mütekabil hür- met ve anlayışı kuvvetlendireceğini Ümit ediyorum. Fıstık mahsulü noksan 1.000 ton kadar fıstık istihsal edildi Piyasaya gelen — haberlere göre, Gazlantep bölgesinde fıstık mahsulü geçen seneden çok noksandır. Ancak 1000 ton kadar fıstık istihsaj edile- Bildiği anlaşılmaktadır. Geçen seneden satılamıyarak elde” 3000 ton kadar da fistik bulunmak- tadır, Fiyatlar yerinde 280 kuruştur. Habuki geçen sene fistik - bolluğu yüzünden, — seyyar sacıtılarda — 250 kuruşa fıstık satılıyordu. Fıstıklarımıza karşı — Birleşik A merikadan, Holândadan geniğ istek. ler vardır. Amerikalılar bir ton fıs tık için 1000 dolar vermektedirler. Fransız Kambiyo İdaresinin bir kararı Paris (Hususi) — Fransız Kambi- yo İdaresi, ecnebi bir girket tarafın- dan çıkarılacak hisse senetlerini ya bancı dövizle satın almak isteyen Fransız vatandaşlarına her türlü ko- Jaylık gösterileceğini bildirmiştir. Bu kolaylıklardan istifade edebilmek için, hisse senedi çıkaran ecnebi girket merkezinin, Avrupa Tediye Birliğine dahil memleketlerden birinde bul man Jâzımdır. Torino'da uranyum bulundu Torino, ALA. (Reuter) — İyi ha ber alan kaynaklar Torino'nun güne- yinde uranyum bulunduğunu / bildir. mektedirler. Bu cevheri hükümet uz- manları incelemiştir. Uranyüm, / Torino'nun — güneyinde Fransa hududunda Cunee - civarında Chiusa de Pesio köyü yakınlarında bulunmuştur Araştırma gizli yapılmaktadır. Hafta içinde, piyasada tüccarı meşugl eden meseleler, yeni dış ticaret rejimine ait hükümler, ve bu karanameye bağlı listelerdi. Yeni dış ticaret rejimi, bazı tacirlerin zannettiği gibi, mutlak bir surette, her türlü kayıtları ih- tiva etmeyen bir dış ticaret rejimi değildir. Umumi ka- haate göre, yeni rejime ait kararname, zamanımızda mev- cut ekonomik şartlara, milletler arasında görülen ticar Münasebetlere göre hazırlanmış bir kararnamedir. Bu iti- barla, evvelce birçok maddeler için ticaret odalarındaki it- hal bürolarından lisans alacak kimseler, şimdi - Merkez Bankasına ve Kambiyo Dairesine müracaat edeceklerdi. Eski ticaret rejimi ile, yeni rejim arasında, bu tarzda bir fark bulunduğuna kani olanlar çoktur. İSTANBUL Ticaret Borsasında tiftik ve yapağıdan başka birinci plânda gelen madde fındıktır. Muhtelif vesilelerle yazdığı- TMız gibi, bu yıl fındık istihsalindeki noksanlık, fındık fi yatlarının görülmemiş bir surette yükselmesine sebebiyet vermiştir. Yeni mahsul üzerine Giresun Borsasında — bile 305 kuruşa kadar iş olmuştur. Şimdiki halde daha mevsim başında bulunuyoruz. Mevsim sonuna doğru fındık fiyat larının hangi seviyede bulunacağını tahmin etmek zor de ğildir. Fakat rekolte hakkında kati hükümler elde edil. Meden önce, alivre satışlara girişenler, tahminlerinde al danmışlardır. Bilindiği gibi birkaç ay evvel yeni mahsul Üzerine eylül teslimi, 195 kuruşa kadar alivre satışlar ol- muştu, acaba bu satışı taahhüt edenler, bugün ne yapa cak? Tiftik ve yapağı durumuna gelince, hafta içinde yasa hararetini muhafaza etmiştir. Satışlar en ziyade giltereye yapılmaktadır. Yeni kararnamcye göre de, satış- lar ihraç İisansına tâbidir. Bu itibarla mutlak olarak mev- cut yapağılarımızın dışarıya satılması da bahis mevzuu değildir. Yerli fabrikalara, umumiyet itibariyle milli ihti- yaçlarımıza da, Zımdır. Yağlı tohumlar grupu da, hararetli bir mektedir. Bilindiği gibi susam, ayçiçeği gibi mahsullerin noksan elde edilmesi de, piyasayı hararetli bir safhaya gokmuştur. Gerek susam, gerekse ayçiçeği istihsali ha kında kati malümat elde edilememiştir. Esasen ayçiçeği istihsal bölgeleri çok dağınık biz şekildedir. Bir çok yer lerde köylü, tâli madde olarak ayçiçeği ziraatine ehemmi.: muayyen bir miktarın da ayrılması lâ- durum arzet, Jet vermektedir. Bu itibarla is'y1al miktarı hakkında kı Ba bir zamanda malümat elde edilemiyecektir, biraz dah: beklemek lâzımdır Hafta içinde, ayçiçeği tohumu fiyatları 34-35 kuru arasındaydı. Susama gelince, fiyat 69 kruuştan ileri gid memişti: Yağlı tohumlar grupunda en ziyade keten tohumu t rakki kaydetmiştir. Bir ay evvel 42 kuruştan ileri gidem yen, keten tohumu son hafta içinde 54 kuruşa kadar yü #elmiştir. Nebati yağlar grupunda, zeytin iyasası müt reddit bir devre geçirmektedir. Piyasan'” bu teseddütte kurtulması için, zeytin mahsulü hakkında kati denilebile cek malümatın elde edilmesi lâzımdır. Bazı haberlere göre sıcak dalgalarının zeytin ağaçlarına zarar verdiği ileri sü- Borsa ve piyasalardahaftalık vaziyet rülmektedir, Fakat bu haberlerin ne dereceye kadar doğru olduğu hakkında bir fikrimiz yoktur. 'Nebati yağlardan ayçiğeği, susam yağlarında fiyat lerlemesi müşahede edilmektedir. Fındık yağı da, fındık fiyatlarına muvazi olarak, ilerlemektedir. İki ay evvel 130 kuruşa kadar düşen fındık yağı, son hâfta içinde 155 ku- uşa kadar yükselmiştir. Hafta içinde bakliyat grupunda, yeni mahsul yeşil ve kırmızı mercimekler üzerine hararetli işler olmuştur. Bu arada yeşil mercimek 54 kuruşa kadar yükselmiştir. Kuru fasulye cinsleri üzerine dikkate değer mahiyette bir. iş ol- mamıştır İZMİR; İzmir, 20 (Hususi Büromuzdan telgrafla) — Yeni ti: aret rejiminin ilân edilmesinden sonra Resmi Gazetede çıkan sirküler ve dış ticaret rejimi talimatnamesinin, hâf- tanın ikinci yarısında Borsada gayet hareketli bir iş ha- fası yarattığı meydandadır. Büyük firmaların simsarları ve ajanlar. Borsada çalışırlarken öte yandan en büyük faaliyet, tüccar yazıhanelerinde başlamış ve dış piyasaları yeni mevsim için fiyat teklifleri yapılmış ve bazı bağlan ara bile girişilmiştir Piyasada esas itibariyle gayet müspet karşılanmış o- lan yeni ticaret rejiminin muhtelif mülâhazalarla leh ve- ya aleyhinde bulunmak belki de mümkündür. Fakat tat hikatta hiç olmazsa 30 günü doldurmadan ve ithalâta ait müeyyideler tatbik edilmeden bu bahiste ileri geri konuş- manın realist bir olmıyacağı mütalâası, İzmir tica. ret muhitinin görüşü olarak beyan edilebilir. Kaldı ki, 1949 ve daha evvelki seneler mahsulâtından eldeki stokları eri: tecek olan bir sistemin gidişini ihracatçının beğenmemesi aslâ hatırdan geçemez. Yine ihracatçıyı, bu hafta sonunda alükadar etmiş ©- lan diğer önemli bir nokta da, İzmir Fuarına iştirak vey iyaret maksadiyle İzmire gelen yerli ve yabancı iş adam: ları ile yapılan temas ve iş hareketleridir. İşte böyle bir empo içinde muhtelif mahsullerin piyasa — hareketlerini hafta sonunda âdeta takip etmek bile güçleşmiş hulunu: yordu. ÜZÜM: Büyük sayılma; rekolte ile yeni mev sime girilmiş olması, Üzüm mahsulünün bu yılki geleceğ an bir hakkında müstahsile ve tüccara ümitler vermektedir. Müs tahsil ve onunla ilgili mehafil çekirdeksiz - rekoltesini 30.000 tona varmıyacağını ifade ederken, İngiliz İaşe zareti alıcıları rekoltenin belki 70.000 tona yaklaşacağır elirtiyorlar. Öte yandan Chicago Fuarında teşhir edile curu Üzümlerimize Amerikanın en büyük pastahanelerin kek imalcilerinin gösterdikleri yakın alâka ve — ve ikleri 5000 tonluk siparişlerin piyasa üzerinde ilk adı a husüle getirdiği tesir gizlenmiyor Filhakika hafta sonunda İzmirde tüccar elinde fa: ktarda üzüm Fakat gireceğimiz haf n g Borsaya bir. hayli üzüm gelmesine intiza: lebilir. Kısaca TARİŞ, bu yıl kendi ortaklarına ait fiyat baremini tesbit ve ilân etmeden üzümde ticari mânada bir fiyat hareketinin vücut bulmasını beklemek imkânsızdır. Fakat bugün için Borsanın kapanış fiyatının 63.5 kuruş olması, buzı ihracatçıların endişe duymasını icap ettirdi- ğini söylemek vazifemiz sayılır. İNCİR: Hakiki tesbitçi olması icap eden İncir Koo- peratifleri Birliği rekolte hakkında henüz konuşmadığı gi- bi, piyasanın açılış tarihi ve fiyat baremi hakkında da sö- zünü söylememiştir. Bu kadar küçük bir rekolte karşısın da mahsulün üçte birine sahip bulunan İncir Birliğinin, eninde sonunda ticari fiati ilân etmesinden başka çare yok- tur. Bunun yanında Londra piyasası işlenmiş incirlerimi- ze alâkasını arttırdığı gibi Kanada ve Amerika da bizden büyük ölçüde incir almak üzere faaliyete geçmiş bulunu- yorlar İncir piyasasının 28 ağustos günü, mütat törenle açıl- masından sonra incirin istikbali hakkında bir görüşün yer- leşmesi mümkündür. Görünüşe göre bu yıl incir müstah- silleri hurdalarını, geçen senenin incir fiyatına biraz da ha yaklaştırmak azmindedirler. PAMUK: Hafta içinde değişik bir gidiş arzeden pa muk piyasası bazan hareketsiz ve iştihasız olmasına mu- kabil bazı günlerde de gayet hararetli devam ettikten ve cuma günü 246 kuruşluk bir seviyede toplandıktan cumartesi günü 255 kuruşluk bir kapanış / göstermiştir Amerikada rekoltenin düşük olması yanında Liverpool Borsasında göze çarpan kıpırdanmalar İzmir Borsasında sari bir hareket olarak görünmüştür. Pamukların kuraklık yüzünden bir çok yerlerde yanmış olmasının da tesiri bu duruma katılınca Almanyanın yeni fiyatlerle bizden bir hayli pamuk alacaklarını meydana koymuştur Çekirdek fiyatı hafta içinde bir hayli - temevvüç östermiş ve zeytin yağı piyasası yükselmekte devam et miştir. Şimdi bütün mesele, Ekonomi ve Ticaret Bakanının hafta başında Ticaret Odasında yapacaj toplantılardadır Bakanın sözleri büyük bir ilgi ile beklenmektedir ADANA Adana 20 (Hususi Büromuzdan telgrafla) — Adana: la haftanın ilk günü başlıyan pamuk toplama faaliyet birdanbire hızlanmış ve bu yılın ilk mahsulü Borsada sa tılmıştır. Henüz çırçırlanmamış olan ve mahalli tâbirk utlu adı verilen bu pamuklar 78 - 79 kuruştan muamel. örmektedir. Kutlunun geçen sene açılış fiyatı 65 - 70 ku uştur, Çırçırlanmak üzere fabrikâlara külliyetli miktardı utlu geldiğinden 1950 pamuk kampanyası önümüzdek aftadan itibaren açılmış olacaktır. Borsada açığa yapılaı adeli satışlar devam etmektedir. Fiyat 190-200 kuruştur Jazır mal 195 kuruştan 215 kuruşa kadar muamele nektedir. Adananın en büyük firması olan Çukurova Pa nuk Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ise açığa iş yap namaktadır. Böylöce Adana piyasası en kuvvetli rakit rtaraf etmiş vaziyettedir. Pamuk üzerine hariçten talep r fazladır. Hafta zarfında Mersin limanından vabanc 5 kuruştan 380 ton birinci, 193 kuru: tan 89 ton ikinci, 161 kuruştan 156 ton üçüncü akala pa- muğu ihraç edilmiştir. 33 kuruştan pamuk döküntüsüne de hâlen yabancı alıcı vardır. Bu sene çiğit piyasasının da hararetli olacağı anlaşıl- maktadır. Başta Almanya olmak üzere Suriye ve Yuna: nistan büyük partiler halinde çiğit istemektedir. Nebati yağ sanayiimizi himaye maksadiyle çiğit ihracatı bu sene tahdit olunmazsa yağ fabrikalarının çiğit mubayaa fiyat- larını ihraç fiyatları seviyesine çıkarmaları zaruri olacak- tar. Bu bakımdan bu sene yeni sezon çiğit piyasasının önü- müzdeki hafta 15 kuruştan açılması muhtemeldir. Ancak memleket içinde çiğit fiyatları birkaç kuruş yükselirken yağ fiyatlarının da başı boş bırakılmaması temenni edil- Mektedir. Çiğit yağı hâlen âzami 135 kuruştur ve Adana- da dahili istihlâk bu sıralarda haftada 4-5 ton raddesinde- dir, Diğer taraftan çiğit küspesi ihracatı da muntazam şekilde yapılmaktadır. Evvelki gün Mersin limanına gelen İrland isimli bir İsveç vapuru İsveç için 1150 ton çiğit küs- pesi almıştır. Susam 66-68 kuruştur. Şimdilik ihracat yok- Sa da piyasada susam toplayanlar vardır. 1950 mahsulü fasulye alış verişi de iyidir. Keten tohumu ihraç fiyatı 80,26 kuruşa fırlamış ve Mersinde bir firma bu fiyatla 30 tonluk bir parti sevketmiştir. Keten tohumunun dahili sa- dtışlarda 51 kuruşa kadar alıcısı mevcutur. Bu senenin harnup mahsulü de çıkmış, Adananın Kozan İlçesiyle Mer- sin ve havalisine mahsus olan bu maddenin ilk satışları 9 kuruştan kaydedilmiştir. Yeni dış ticaret rejimine göre, mukabilinde lüks eşya ithali mümkün olduğundan harnup bugünkü ihraç mallarımız arasında lüks bir mevki işgal et- mektedir. Bilhassa Almanlar harnuptan nefis likörler imal ettiklerinden bu madde üzerine olan İş isteklidir. Takasın yeni şekli olan harnup ihraç edip lüks eşya ithal etmek piyasada harnuba bir çok talip temin etmiştir. Haftanın diğer ihraç hareketleri arasında Suriye yeniden 20 ton ham koyun derisi almış ve Mersin limanından sevkedilen bu mallar 130 kuruştan muamele görmüştür. Yeni dış ti- caret rejiminin açık bıraktığı kapılardan gayri nizami eş- kilde faydalanmayı düşünen Mersinli bir firmanın döviz kaçakçılığına tevessül ettiği anlaşılmıştır. Bu firma kuruştan vukarı bedelle aldığı birinci akala pamu Lübnana 200 kuruştan aşağı sattığını beyan ederek, Mer- sin İhracatçılar Birliğinden lisans talep etmiş, keza Mer- in Borsasından da geçmesi icap eden muameleyi aynı şe- ilde tekemmül eettirmek istemiştir. Birlik lisans verme- miş, Borsa da ancak mevzuatın müsaadesi nispetinde ve usül dahilinde muamele yapmıştır. İstanbuldan da bir fir- ma aynı tarzda hareket ederek Beyruta 200 ton pamuk çöndermiştir. Yüksek fiyatla aldıkları malı Lübnana aşağı yatla sevkeden firmalar bu malları orada gene yüksek fiyatlarla dolar mukabilinde satmakta, Türkiyeye gizlice ktukları bu dolarların karaborsa farkından büyük kâ temin etmektedirler. Bilindiği gibi Lübnanda serb Jlan dolar memleketimizde Merkez Bankası fiyatiyle ka- aborsa fiyatı arasında büyük fark göstermektedir. Yeni IŞ ticaret rejiminden sonra lisans mecburiyeti de kalktı- ından oldukça kolaylaşan bu nevi muamelelere ve te- ebbüslere karşı nasıj bir tedbir alınacağı piyasada merak dilmektedir

Bu sayıdan diğer sayfalar: