29 Aralık 1940 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2

29 Aralık 1940 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

î" t?ââ ıNB*ıSîANA DAR! Halk, ister istemez ec- nebi sermayesile açılmış fabrikalarda ancak kuru ekmek temin edebhilecek bir Ücretle çalışır — © hâlde, dinin içtimat ve ahlâki faydalarını al, yunus ile balina balığını kendi hallerine birak, — Hayır.. Bize hocamız “ya hepsi, ya hiç biri,, dedi. İlmi, a- cayip tefsirlerle Kur'ana uy- durmak ta işime gelmiyor. Şeyh Abdunun mikroba “cin,, demesi- ni fikir doğruluğu namına - çir- kin buluyorum. Hiristiyan dünyasında bugün teessüs etmiş olan şey ahlâki hakikatlerle ilim hakikatlerini birbirinden ayırmaktır. Onun için bilhassa Anglo - Sakson u- leması arasında çok dindar nekler görünüyor. Ve Cümia, İslâmda işte bu yeni vaziyete giren benim gördüğüm ilk essesedir. Hiç kimse Einstein esini, yahut Kuvantom nazâriyesini din ile karıştırmı- yor. İnzibat bakımtndan Camianın terbiyedeki yolunu hem ölçülü, hem de makul buldum. Küçük sınıflarda hürriyet inzibatla ka- rışıktır. Çocuğun benliğini, isti- dadını ifade etmek, istediği sa- halarda onu serbest bırakıyor- lar, fakat günlük hayatları maz but bir proğram içinde geçiyor. Sınıflar yükseldikçe hürriyet tarafı yavaş, yavaş müesses in- zibattan fazla olmıya başlıyor. Talebe kendi hayatını, eğlence- sini, mesaisini ve hattâ inzibatı- n kendi tanzim ediyor. Gazete- lerini kendileri çıkarıyor, konfe- ranslarını, okuyacakları kitap - ları, şube, şube her nevi faali- yetlerini kendileri tanzim edi- yor. Camianın, mektep ve üniver- site sınıfları haricinde tetkik şubeleri de var. Çin de dahil ol- duğu halde bütün Müslüman dünyasından burada muayyen bir mevzuu tetkik, onun üzerine bir eser yazmak için gelen bir hayli yaşlı talebe vardır. Mekteb, bütün tedrisatını pek aZ istisna ile ordu lisanında ya- par. Hindistandaki lisan mese- lesi bahsine başka yerde temas edeceğimiz için bunda durmıya- cağım. Mektep iptidai hocası yetişti- ren bir şubeye çok ehemmiyet verir. Ayni zamanda Hindistan- *Sda lâzım ve orada pazarı olan bütün el sanatlerinde ihtisas sa- hibi işçi yetiştirmek için şube- ler açmak üzere idi. Bana bu sa- ha Müslümanlar arasında en lâzım gibi göründü. Çünkü hu- dut vilâyetleri haricinde Müslü- man köylü pek mahduttur. İhtisas sahibi amele de bakım sızlık ve mektepsizlikten azdır. Hinduların hem köylü, hem de kasaba halkı için sayısı çok o- lan teşekküllerine mukabil, Müs- lümanlarin hemen hiçbir mek- tepleri yoktur. Halk, ister iste- Tez ecnebi sermayesiyle açılmış fabrikalarda ancak kuru ekmek temin edebilecek bir ücretle ça- lışır. Büyük sınıflardaki tedrisattan bahsetmiyeceğim. Tarih ve ede- nazar Türkiye — Ecnebi 1400 K, 2700 Krg. 760 »— 1480 » BAYLIK — 400 »— 800 » 1AYLIK — 150 » — 800 » 29' Birincikânun 1940 PAZAR 9 Zilkade 1359 16 Birincikânun 1856 | Gün 364 ay 12 yıl: 940 - Kasitmi 52 Güneş — Öğle SENELİK S AYLIK İkindi | 2.37 7.28 947 — Ezani 8.25 13.16 1536 Vasalt İAkşam Yatsı İmsak 12.00 1,39 12.50 — Ezani 17AB 18.27 6.36 Vasati DİKKAT «Yeni Sabah» a gönderilen yazılar Ve evrak neşredilsin edilmesin lade ; ©lunmaz ve bunların kaybolmaların- dan dolayı hiç bir mesullyet kabul edilmez. - YAZAN : - HALİDE EDİB biyat sahasında kendi yerli me zularına en büyük mevkii veri- yor, bunun haricinde tahsil her-| hangi mektep tahsili gibidir. Küçüklerin tarafında çok uzun saatler kaldım. Binaları ve va- sıtaları fakirdir, fakat temiz ve güzeldir. Çocuk geldiği fıka-| Tâ, muhitin vasıtası dahilinde medenileşiyor. El işleri şubelerinde çocukla- | rın çok serbest bırakıldığını ve hocanın sırf lâzım olduğu vakit sadece bir rehber olduğunu gör- | düm. Bunların yaptığı oyuncak, tahta oymaları, bilhaşsa resim- ler dikkate değer şeylerdi. Şu- rasını da söyliyeyim ki, esasen Hintli çocuk muhayyilesi ve gü- zellik mikyası itibariyle bana Avrupalı ve Amerikalı çocuktan daha olgun geldi. Bilhassa eski masalları resimle - ifadelerini pek orijinal buldum. Birinin bir Tejjal resmi vardır. Bu bi- zim ummacıya mukabildir. Biz çocukken- ummacıyı korkunç tahayyül ederdik. Camialı ço - euk korku unsurunu kaybetmiş tir. Küçüklerin başı, doktor Ek ber dedi ki: — Çocuklar, buraya ilk gel- dikleri zaman altı ay müddet- le gayri tabiidirler. Hoca ağzını açıp bir lâf söylerken hemeh ar- kasından yumruk vuracakmış bi korku ile ellerini başlarına | ürler. yaştaki eski hocalar, zan- nedersem çocuğun elini başına göt ü eski Şark tahsilinin €en mânidar bir alâmeti olarak hatırlar. Bu hareket eski Şarkın içini harap eden çürük esasın bir âle- midir. Daima başına inecek yumruğu bekliyen bir zihniyetin ifadesi. Ana, baba, hoca, jandar- madan, hulâsa herkesten çocuk ve genç yumruk bekler. - Onun için sinik, bütün teşebbüsünü ve cesaretini kaybetmiş bir fert olarak büyür. Buna mukabil kendi fırsat bulur bulmaz o da hemen yumruk atanlar arasına girer. (Arkası var) MÜTEFERRİK Çocuk esirgeme kuru- mu İstanbul Merkezi büyük eşya piyangosu Çocuk Esirgeme Kurumu İs- tanbul merkezi tarafından, bü- yük ve çok zengin bir eşya pi- yangosu tertip olunmuştur. Ke- şide yeri olarak Taksim Cüm- huriyet Pastahanesi karşısında- ki Ford Acentesi binası tefrik o- lunmuş ve binanın bu işe yarar bir şekilde tamir ve tanzimine başlanmıştır. Piyango keşidesi- *ne, 1 Kânunusani 941 çarşamba günü, mezkür mahalde başlana- cak ve keşide 31 kânunusani 941 akşamına kadar bir ay devam e- decektir. Beher biletin fiyatı 1 liradır. Hiç boş numara yoktur ve çıkan eşyalar keşide yerinde derhal sahiblerine - verilecektir. Piyango hasılatı kurumun 941 faaliyet devresi içinde vilâyeti: miz hudutları içinde açılması dü- günülen bir çok çocuk dispanser | ve kıreşlerinin ilk açılış masraf- | larına tahsis olunacaktır. Bilet | fiyatına nazaran, çıkacak eşya | kıymetleri kat kat faik bulun- maktadır. Bu hususta daha şim- diden İstanbul Merkezine bir çok bilet talepleri vukubulmak- tadır. Kurumun Cağaloğlundaki merkez binasında aylardanberi | devam eden keşide hazırlıkları hemen hemen sona ermiştir. | Tanzim ve teşhir olunmak üze- re eşyaların bugünlerde keşide mahalline nakline başlanacaktır. Kurumun bu çok hayırlı ve ayni zamanda halk için bu çok kârlı teşebbüsünün vilâyetimiz halkı tarafından büyük ve geniş bir| rağbet göreceğine şiiphe yoktur. | Reşad Mimaroğlunun konferansı Bugün, saat 15 te Şişli Halke- vinde, İstanbul vilâyeti C. H. P. idare heyeti reisi ve İzmir me- busu Reşat Mimaroğlu tarafın- dan ahvali hazıraya mütcallik | bir konferans verilecektir. No. 32—-—' İ VI'V[ BABAH A L L A L LA qEHEF& “wmgw KUYUCU Kai DİYORKİ: Kocaeli Maarif Mü- dürlüğünün tavzihi Kocacli Maarif müdürlüğünden 4 tavzihnameyi aldık: 2-1940 tarihli — gazetenizin sayfasının 5, inci sütunun- da “Yukarıpazar,, okulunun so- baları şimdiye kadar kurulmadı- Bindan, — talebenin bu soğuk kış rtide Üşümekte ve hasta - lanmakta olduğu İzmitten alınan bir mektuba atfen yazılmakta ol- ğünu okudum. Okulun başöğretmenini çağırt- tım kendisinden mevzuübahs ya- Zi hakkındaki mütaleasını — sor- düm, Bana; “bu güne hattâ — bu #aate kadar hiç bir çocuk velisi- nin müracaat ve şikâyette bülun- madığını, soğuktan — hastalanmış tek bir çocuğun olmadığını, oku- lun sobalarının kurulu olduğunu,, söyledi. İzmit merkezinde 2000 — küsur lebeyi, 36 dershanede toplayan ti okulumuz vardır. Bu okulla- rın sobaları tamamen ve hatta bir ay evvel kurülmüştür. — İzmit, mahrukat — kanununa — tevfikan linyit kömürü yakmağa mecbur vilâyetlerden olduğu halde ajan- latın değişmesinden mütevellit pi- ida linyit kömürü bulurma- dığından - kanuni — formalitelere müracaat edi'crek - vilâyetten ka- rar alınmak suretiyle okullarımı- ihtiyacı — önleyebilecek odun lmiş, bir taraftan da yeni ta- 'yin edilen ajan vasırasiyle kömür sipariş ettirilmişlir. Okullarımızın mevsim itibariyle en başta gelen bu ihiyacını “önlöyebilmek — için alınan bu tedbirden başka, okul- lardaki çok eski soba borularının değiştirebilmek ve yeni — açılan dershanelere boru — temini için -ahvali hazıra dolayısiyle saç bu- Tunamadığından - galvazinli on- düleli saçlar tevsiye ettirilerek bu ihtiyaç önlenmiştir. Gazetenizin nevzuu — bahseylediği okulun bir dershanesinin soba boruları da ar- zeylediğim öndüleli saçlardan ya- pılmıştir, za, | BELEDİYEDE Kasapların kontrolü için yeni bir sistem İstanbul Belediyesi, kasahla- rın iyi bir surette kontrolünü temin ve et fiyatlarında ihti - kâr yapılmasına mâni olmak üzere yeniden bazı tedbirler al- maktadır. Bu tedbirleri tesbit etmek üzere yarın sabah bir ko- misyon toplanacaktır. Öğrendi- ğimize göre, Belediye peraken- de'et fiyatlarını gü Şekilde ol < dukça sıkı bir kontrol altına a- lacaktır. Mezbahada kesilen hayvan etlerinin topdan satış fiyatları üzerinden perakende - satışlar icin muayyen bir emsal tesbit edecektir. Perakende et satan kasablar mezbahadaki topdan satış fi - yatlarına belediye tarafından tesbit olunan bu emsali ilâve ederek perakende satış yapa- caklardır. Bu itibarla kasablardaki et fiyatlarının - tabii veyahud da gayri tabif olduğu kolaylıkla an- laşılabilecektir. Taksimde bir âbide yapılacak Güzel San'atlar akademisi muallimlerinden bir grup dün, yanlarında meşhur heykeltraş- | darımızdan Nejad bulunduğu | halde Vali ve Belediye Reisi Doktor Lütfi Kırdarı ziyaret etmişlerdir. Bu ziyarette Tak- | sim meydanının müstakbel şekli ile yapılacak âbide etrafında | Vali ve Belediye Reisi Doktor. Lâütfi Kırdara izahat vermişler- Tövbe eden kaçakçı İzmit (Hususi) — Akyazıda garip bir hâdise olmuş kaçak tü- tün ve sıgara kâğıdı satan bir adam, bu kaçak maddeleri geti- rerek mahalli inhisarlar memu- runa teslim ve bir daha böyle kaçak eşya satmıyacağına töv- beler atmiştir. Kömür derdi halledildi | — İzmit (Hususi) — Burada şid- detle hüküm süren mangal kö- mürü derdi, valimiz Ziya Teke- linin ve Belediyenin alâkası ile kısmen önlenmiş ve kömüre ye- niden narh konmuştur. Bu narh mucibince bundan sonra kömü- rün kilosu 6 kuruştan satılacak- tırr Odunun kilosu da 50 pata- dir. Dkullarda yılbaşı ve Kurban Bay- ramı tatilleri Tatil müddetleri dün vekâletten bildirildi KA T Maarif Vekâleti, Maarif Mü- dürlüğüne okulların yılbaşı ve kurban bayramı tatilleri hak- kındaki kararını dün bildirmiş- tir. Bu karara nazaran ilk okul- lar 31 birincikânun salı günü leden sonra başlamak Üzere ayın 4 üncü cumartesi gününe kadar tatil yapacaklardır. Orta okul ve liseler de pazar- tesi günü sabahından başlamak üzere perşembe günü sabahına kadar tatil yapacaklardır. Bütün okullar ayın sekizin- den on üçüne kadar da kurban bayramı tatili yapacaklardır. Harice Seyahat Yapılmıyacak Maarif Vekâleti ahvali hazıra dolayısile sömestr tatilleri esna- sında Üniversite ve diğer okul talebelerinin memleket haricin- de tetkik seyahatleri yapmalari- nı menetmiştir. Okullar tetkik seyahatlerini memleket dahilin- de yapabileceklerdir. Balık ihracatı için buz bulunamıyor Bu mahsulümüzden is- tifade için yeni ted- irler alınıyor Son iki gün zarfında İstanbul ve civarında 200 bin çift torik yakalanmıştır. Bu balıkların bir kısmı ihraç edilmiş ve bir kıs- mı da dahilde istihlâk edilemi- yerek denize dökülmüştür. Alâkadar balık tacirleri mem leketimize her sene 3 milyon lira temin edilen bu mahsulü- müzün varidatımır için ıhr%ca için kâfi miktarda “buz teminini islemişlerdir. Bomonti fabrikasının elinde gayet az amonyak olduğu için balıkçıların ihtiyaçlarından an- cak onda birini temin edebil- mektedir. Bunun için Tahtaka- ledeki buz fabrikasının da is - tihsalâtını arttırarak balıkçıla- ra buz yetiştirilmesi için teşeb- büslere geçilmiştir. Balıkların bir kısmı kara yolile sevkedil- | mektedir. Yunanısmn, Bulga-| ristan, Rumanya ve İtalyadan yeniden bir çok talebler alın - Mıştır. Şehrimizde toriğin urnA 90 kuruştan satılmaktadır. Valinin konsoloslara ikinci çayı Vali ve Belediye reisi Doktor Lütfi Kırdar, dün akşam saat 17 de şehrimizde bulunan ya-| bancı devlet konsoloslarına ikin-| cı çayını vermiştir. Çayda da- vetli bulunan bütün konsoloslar hazır bulunmuş ve çay geç vak- te kadar neşe içinde devam cet- miştir. Fransız Sefiri Valiyi Ziyaret Etti Şehrimizde bulunan — Fransız sefiri, dün yanında Fransız bas konsolosu olduğu halde Vali ve Belediye Reisi Doktor Lütfi Kırdarı ziyaret etmiştir. Vakıflar umum mü- dürü Ankaraya dündü Birkaç gündenberi şehrimizde| bulunan Vakıflar Umum Müdü- rü Fahri Kiper dün Ankaraya avdet etmiştir. Bay Fahri Kiper| şehrimizde bulunduğu esnada bazı evkaf işlerini tetkik etmi ve Evkaf - Belediye ihtilâfları-| nın halli hususunda Vali ve| Belediye Reisi Doktor Lütfi| Kırdarla temaslarda bulunmus- | geldi yanıma oturdu. bille doğru Me tur. | HALKEVLERİ | Motörcülük kursu Eminönü Halkevinden: Motörcülük kursunun kısmı her hafta cumarte: leri sat (14) de ve çarşamba günleri saat (18) de Halkevinin arkasındaki Tasvir sokağında Turan garajında yapılacak ilk ders 1 İkincikânun 1941 şamba günü başlıyacaktır. velce derslere devam etmiş ol ların bu ameli kurslara da ge meleri ilân olunur. ameli gün- Beledıyeye yahı bir teklif yapıldı Teklif çok müsaid görülüyor Fras Razi Kampani isminde bir İsviçre firması belediyeye Mmüracaat ederek otobüs satmak teklifinde bulunmuştur. Firmanın yaptığı teklifler Belediye - Riyaseti tarafından makul görülmüş ve firma il& te- maslara başlanmıştır. Hükümetin İsviçreden bir milyon liralık bir alacağı oldu- ğundan otobüslerin alınması pe- gin döviz vermeği zaryri kılma- Maktadır. Bu itibarla temasla- rın müsbet bir netice vermesi mümkündür. Firmanın hali hazırda 15 ha- zır otobüsü vardır. Anlaşma ta- hakkuk ettiği takdirde ilk ola- rak bu otobüsler getirilecektir. Almanyaya iki milyon kilo incir gönderiliyor Almanya ile aktedilen anlaş-| ma hükümlerine göre bu mem-| lekete ihraç edilecek olan 2 mil-| yon kilo kuru incirin İzmirden| Şehrimize sevkine başlanmıştır. Bu incirler şehrimlizden Ru- manya tarikile Almanyaya gön- derilecektir. Bundan başka ayni yoldan Çekoslovakyaya da 30 bin liralık beyaz sabun gönde- rilmiştir. Muhtelif memleketlere de 300 bin liralık ihracat yapılmıştır. Bu mallar meyanında İsviçreye 200 bin liralık tiftik vardır. Ru- manyaya da mühim miktarda | mandalina satılmıştır. | İsviçre ile ticaret güçleşti | 'Tuna dondukfan sonra İs re ile ticaret işleri pek müşki bir vaziyete girmiştir. Çünkü| şimdiye kadar Tuna tarikile Bratislava üzerinden yapılan sevkiyatın artık tamamen kara yolile icra edilmesi lâzımdır Bu Vaziyet işleri daha ziyade güc- leştirecektir. Altın fiyatları yükseliyor , Altın, fiyatları, birkaç - güne) denberi süratle yükselmeğe bas- lamıştır. Fiyatlar gene 20 kuruş birden yükselmiştir. Dün bir altın 23 lira 10 kuruştan mua- mele görmüştür. | Almany adan mü- | him mıkdarda mal idh_a] Vedilecek Tıbbi ecza ve boya siparişleri -yapılıyor eei Almanya ile aktedilen 21 mil-| yon liralık anlaşma hükümleri-. ne göre bu memlekete evvelce sipariş edilen ve yeniden sipa-| riş edilecek mallar için İstanbul Mıntaka Ticaret Müdürlüklerine | verilen beyannameler Ticaret Vekâletine gönderilmişti. Ve-| kâlet bu siparişlere göre Al-| manyadan getirilecek mallar| için kontenjan listelerine göre| listeler hazırlamıştır. Bu liste-| lerin eczayi tıbbiye ve boyalara , aid olan kısmı İstanbul mıntaka ticaret müdürlüğüne bil dirilmiştir. Mal ithal edecek o-| lan firmalar Ticaret Müdürlüğü- ne müracaat ederek kendi his-| selerine isabet eden kısımları| | öğrenecekler ve derhal Vekâle- te müracaat ederek müsaade tiyeceklerdir. Vekâletin tasvibi- le bu malların derhal ithaline başlanacaktır. Dört beşibir- | Tiğin gâsıbı Kocamustafapaşada “ ötüran| 100 yaşlarındaki Asiyeyi iğfal ile sokağa çıkararak koynundaki dört beşibiryerdeyi gasbetmekle | suçlu Mehmed Durdu dün ikinci| ağır cezada muhakeme edilmiş | ve duruşması karara - bağlan-| mıştır. Mehmed Durdu, altınları olduğunu - bildi yar Asiyeyi bir gece: — Oğlun polisler tarafından yakalanmış karakolda şimdi. Beni gönderdi ki acele seni is- tiyor. Galiba söyliyecekleri var.| Öleberi tiyeedihiğ. | Diye iğfal ederek sokağa çı-| karmış ve tam karanlık bir yol-| da kadının üne saldırarak koynundaki dört -tane besibir- yerdeyi alıp kaçmıştır. Mehmed Durunun bu suçu sabit görül - müş ve dün 2 sene 6 ay hapsine | ve iki'sene altı ay da emniyet nezareti altında kalmasına ka-| rar verilmiştir. | Kolunu belime doladı, Elinide koy- numa soktu. Derken efendim... Meşhur kadın avcısı Eyüpli Halidin dün birinci ağır ceza- daki muhakemesine devam 0o- lundu. Bu duruşmada Halidin avlıyarak bir hayli parasını dolandırdığı Hafize ismindeki bayaf âmme şahidi olarak dinlendi. | Eyüplü Halidin binlerce a- |j Eından birine düşmüş olan bu kadıncağız mahkemede başın- dan geçen vak'ayı -tabii has- belicab biraz tevilli ve biraz da kitabına uydurarak- söyle || anlatıyordu: — Hâdise gecesi Cümhuriyet bahçesinde geç vakte kadar oturmuştum. Oradan kalktık- ı tan sonra- geldim. Bir de eve | | baktım ki kapılar kapanmış. Bizim orada âdettir. Muayyen saatten sonra eve giremeyiz. Ben de ne yapayım?. Bir arka- daşıma gidip oraya misafir olayım diye derhal bir tal atladım. O sırada bu bey pe da oldu. O da şoförün yanına Di radan buradan der- ken ahbab olduk. Canım çok sigara istemişti. Fakat üstüm- de yoktu. O zaman gene bu a- dam bana sigara ikram etti ve Otomo- yünde- orası da kapalı. Kapıya çıkan madama: — Ben Eğe nim!. Kocana süvarisi Lütfi lâm &ö) apalım bu akşam' kıs- met değilmiş. Başka bir akşam - eğleniriz artık. Diyerek otomobile d — Çek Büyükdereye Diye emir verdi. Ben o gıra- da hayretle sordum kaptan mısınız?. — Evet diye . cevab verdi. Eğetin süvarisiy, Bu suretle otomobil Büyük- dereye doğru yol almaya baş- lamıştır. Artlık yavaş ya- vaş —ahbaplığı — arttırıyor - duk. Derken bir kolunu be- lime doladı. Bir elini göğsüme || koynuma soktu ve karıştır- müya başladı. Derken efendim; ak$i gibi o gece koynumda ço- || cuğuma aid olan bin lira vardı. Eline onlar geçmez mi?.. Der- hal cekip aldı. — Bunu paylaşalım!.. Diye, lâtifeye başladı. Sonra işi ciddiye döktü. Ben tabii iti- raz ettim. Önce bı—_; yüz lirayı vermeye kalktı. Ben hepsini isteyince büsbütün — paraların üstüne yattı ve şoföre seslen- di. Otomobili durdurdular. | <—HAFİZE ANLATIYOR: — nun 1910 Yazan; rol Sallh Muııd Uzdllak Keşıfler "ihtiralar ——— Yıldızlardan alınan dersler ae A İngiliz astronamlarından Sir William Huggins 1864 senesi 29 ağustosunda ilk defa olarak Nebula ziyalarının analizini yap- mağa-muvaffak olmuştu. Bun- dan beş sene evvel Alman âlim- lerinden Kinehoff ile Bunsen güneş üzerindeki etüdle (tayf -« spoctrum) ansliz usulünü bul- muşlardı. Bu üsu) <ayesinde gök teki bir cismin kimyevt terkibi kolay ve doğru olarak bulunur; tıpkı bir kimyagerin lâboratı varda bir cismi analiz etmesi gibi. Huggins'in ve daha sonra Bowen'nin müşahedeleri bu yo- lun ne kadar doğru olduğunu isbat etmiştir. Huggins'in klâsik eserini ken- disinden dinleyelim: — “Spekt- roskoba baktım. Beklemediğim bir tayıfla karşılaştım. İlk dü- şüncem prüzma — (menşur) un yerinden oynaması ve yarıktan gelen ışığın bunun yer yüzün- den in'ikâsı idi. Bunun varid ol- madığını görünce hakikat bir şimşek gibi zihnimden geçti. Ne- bula'nın ışığı monokromatik (tek renkli) dir. Çünkü âdi gü- neş ziyasında olduğu gibi men- urda tam tayfı göremiyorum. Bu ziyayı iki menşundan geç dikten sonra tek parlak bir hat olarak kaldığını gördüm. Bu su- retle Nebula muamması halle- dilmiş oldu. Bu meselenin cev. bı şu olsa gerektir: — Bir Ne- bula zannedildiği gibi yıldızlar grubu olmayıp ziya veren bir _:ızden ibarettir,, İngilterenin yetiştirdiği yük astronamilardan Si Herschel bunü daha on sekizinci asrın sonlarında tahmin etmiş- ti. Nebula'lar üzerinde yapmış olduğu müşahedeler bunların a- teşin bulutlardan ibaret olması ve yıldızların bunlardan teşek- kül etmesi ihtimali fikrini çrta atmıştı. Onun ifadesine ” “Mahi © eçhul o- lân parlak bir seyyal.,.. Öyle bir saha ki yeni yeni mefhumlar â- lemini bize açıyor!... - Gökte O- rion burcunun etrafinda altmış derecelik geniş bir kavis teşkil e- den büyük parlak bir bulut. Bu- | nun sayılmaz yıldızlardan mü- | rekkep bir grup olmasından zi- yade parlak madde gibi kabul e- dilmesi daha doğru olur.,, Huggins'in — (Nebulyum) u keşfi üzerinden seksen seneye yakın bir zaman geçiyor. 1864 senesihde Lockyer adlı maruf astronom güneş atmosferinde Helyum adı verilen diğer bir ha- fif gazı keşfetti. Bundan otuz sene sonra İngiliz kimyageri Ramsay bu atıl gazı Kelvit'te bulmuştu. Şimdi bu gaz Ameri- ka Birleşik Cümhuriyetinde ta- bif gazdan çıkarılıyor ve balon- larda kullamlıyor. Helyum'a na- zaran daha ziyalı addedilen Ne- bulyum'un hakiki mahiyeti daha sonra anlaşıldı. Bu muammayı açan Kaliforniya Üniversitesi fi- zik lâboratuvarında çalışan pro- fesör Bowen olmuştur. Bunun eserini yarına bırakıyoruz. İzmitte Belediye işleri Bozuk sokaklara Beni yolun üzerine bırakıp kaçıp gittiler. İşte efendim benim gördüğüm bildiğim bun- dan ibarettir. Bayan Hafizenin hikâyesi burada bitiyordu. İddia maka- mını işgal eden müddeiumumi muavininin açtığı birkaç do- lâmbaçlı sual şahidi bazan müşkül vaziyetlere soktu ise de gene uygun cevaplarla hâ- diseyi biraz daha - aydınlatmış oldu. Diğer taraftan suçlu Halid ise — Ben bu kadını ne gördüm, ne konuştum... Ne tanırım, ne de bilirim. Diye ter ter tepinerek ken- ini müdafaa ediyor ve: Hepsi iftira... Hepsi ya- lan Di keme 'ordu. Bundan sonra mah diğer şahidlerin celbi ve dinlenmeleri için duruşma nın başka bir güne bırakılma- Ve muhake- sına karar verdi. me talik olundu. kaldırm- döşenecek — Şehrimiz ekik iye işleri normal de deyam etmektedir. Bele bozuk ve tamire muhtac mahalle sokaklarını k ptırmaktadir. len uzun bir yol, ekilde yaptırılmıştır liye dairesi önünden de de yeniden yapılm diye yeni yapılan Halkevi E da ve etrafındaki harap ve köh- ne binaları da istimlâk ederek yıktırmıştır. Burada asfalt bir cadde vücud bulacaktır hrimiz Belediyesinin iyi &- olan m o- zel bir serle nden biri olan rıhtımın da tesviye işlerine başlanmıştır. Bu rıhtım, hrimize müstesna - bir güzellik vermektedir. İzmit Belediyesi son üç ay zar fında fakirlere yardım olmak ü- zere 16 bin lira sarfetmiştir. Bu rakam gösteriyor ki, İzmit Be- ledisi fakirlere en geniş mikyas- ta yardım eden Belediyeler ara, sındadır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: