1 Ekim 1949 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 5

1 Ekim 1949 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Dünya turu “Yeni Sabah adına büyük dünya fturuna çıkan güzide romancı Üs. tad Esat Mahmut Karakurt, — son) baftalar içinde Miamide, Nevyork, Yaşington ve Kalifornla, Holivut- ta günlerce kalmış, sonra Asyaya geçmiştir, Şiadi Hong - Kong'da bulunu . yor, Büyük romancının Yeni Sabah Aadına yapmakta bulunduğu dünya seyahati iki üç haftaya kadar ni hayet bulacaktır. -Şimdiye kadar hiç bir Türk gazetesi, bu derece enteresan ve harikulâde cazip ya- z ve resim majzemesi — derleyen Bir dünya röportajı yapmağa mu - vatfak olamamıştır. Hiç bir gazetenin göze alamıya- cağı büyük maddt fedakârlıklarla yaptığımız bu dünya türu, — Yeni Sabah için cidden muazzam bir başarı olmuştur. Esat Mahmut Göndükten sonra, Antibalarını kendisine mahsus zip Üslübile okuyucularına anlatma ğa başlayacak ve bu arada pek ne- fis ve mühteşem resimler, bu yazı gerisini süsleyecektir. Bugüne ka- Üar bize yolladığı yazı ve resimler, bir rüya âleminin hâtıraları ka . dar güzel ve çekieldir. Meselâ, Esat Mahmut Karakurt, 'Amerikanın dahi cenneti adını alan yeryüzünde yaşayan hemen bütün Ansanların gıpta ve alâkasını çe ken Miyamide, uzun günler kalmış, oradaki harikulâde eğlenceli haya. ta nüfuz etmiştir. Miyamideki günleri - anlatan bir | Amerikalı gazeteci, bakınız neler| Karakurt, yurda büyük seyahat ca. yazıvor: “ «Karakurt, burada, Atlântik sa-| hilleri üzerinde dünyanın en güzel etellerinden biri olan The Shery Frontenac otelinde kalmıştır. — | Bütün Amerika — milyonerlerinin bir toplantı yeri olan bu 800 odalı ötelde, bir haftadanberidir. halkın meşgul olduğu tek mevzu, dünyayı dolaşan bir Türk muharririnin a. ralarında bulunmuş olmasıydı, bü. tün oteldektler — kadınlı, — erkekli, Karakurtun etrafını alarak Afri- kada ne gördüğünü, Cenubi Ame - rika memleketlerinde halkın nasıl yaşadığını, İspanyadaki güreşlerin heyecanlı olup olmadığmmı soruyor, malümat almağa çalışıyorlardı. akurtun İstanbulda çıkan Ye ni Sabah adındaki Türk - gazetesi namına dünyayı dolaşmakta oldu - #ınu buradaki bütün gazeteler yaz dılar ve bu süretle bir Türk mu- harriri olan Esat Mahmut, şahsi yeti etrafında daha büyük bir alâ. ka topladı. Nitekim iki gün evvel Miyami - den kalkan bir nehir vapurile or. manlar mıntakasını görmeğe gider ken bu alâka, âdeta memleketimiz namına bir tezahüir halini aldı, Vapurun hoparlörü, gemi hareket edeceği sırada yolculara — hitaben, göyle bir söyleyiş yaptı: «Mühterem — yolcular, - aranızda bugün iki mühim şahsiyet var. Bi. risi büyük mahkeme hâkimlerin - den Hopkins, diğeri de, İstanbul - da çıkan Yeni Sabah — ismindeki 'Türk gazetesinin muharriri Kara - kurttar, O muharrir ki, Amerika- 'nın dostü olan, gözü hiç bir şey - den yılmaz, cessr, mert, döğüşme sini bilen bir milletin muharriridir. Mühterem — hâkim ve — mühterem misafirimiz, Hiniz de ayağa kalkı. niz, sizi alkışlayalım. > Bunun üzerine hâkim Hopkins fle Karakurt ayağa kalkmışlar ve vapurda bulunan bütün — yolcular, istisnasız, dakikalarca onları alkış- Jamışlardır. Bilâhare Karakurtun etrafını a. lan Üniversiteli genç kızlar, onu Istanbul Asliye 9 uncu Hukuk Yargıçlığırdan: 949/583) ni Saraymeydanı caddesi düâvacı Kasım Avşar ta- rafırdan 14/12/946 tarihisde ölen Ali kozı Cater Avşar karım Hatlce Avgarın veraset davasınla: — Ölü . 'nün kocası Cafer Avşarır karımı - nin mirasındar mülkiyet veya tat.. fa hakkından hangisini tercıh etti ginin bilinmesi ve son ikametgâ. hi olan Kadıköy Yeldeğirmeni U n Hafız sokak 25 aayılı eve ya pılan tebligata verilen meşruhatta Mahalli emniyet baş — komiserliği yazısında mezkür mahalli satarak semti neçhüle gittiği ve halen 1 kametgâhı meçhul olduğu bildiri - miş olduğundan yargıçlığımızca a nen tebligat ifamına karar veril . miştir. İşbu İlân tarihinden itiba. beş gün içinde ökünün kocası r Avşarın mülikiyeti veya in- tifa hakkından hangisini tercih ede ceğinin mahkememizin 949/583 a. Yıh dosyasına — bildirmesine — akal takdirde mülkiyet hakkını tereih ettiğine Karar verileceği üân olu. nur, — 29/9/049 gea KHEDİV AL aex, MAİL LİNE Istanbul — İsken; New.York ve Filâdelfiya ara sında seri ve muntazam posta York'tan gelmekte olan Mohammed Ali Elkebir Jantik vapur de muvasalat ve 9 Ekimde yolcu ve eşyayi ticariye ala. Tak İak nderiye — New.York ve Filâdelfiya ya hareket edecektir. Fazla tafsilât için Galatada Karaköyde Yen! Handa 2 nci katta GİLCHRİST WALKE! €t Co, Ltd. “ Yeni Sabah “ın büyük sona eriyor bir sual yağmuruna tutmuşlar ve vapur akşam avdet edene kadar, hep Türkiyeden, Türk kadınların « dan, Türk erkeklerinden bahset - mişlerdir. Karakurdun — buradaki — ziyareti mehtaba tesadüf etmiş, ve dün ge- ce mehtapta Misla Amerika şerefi- 'ne yapılan merasime o da davet olunmuştur. Esat Mahmut bu su - retle, her yeri, içi palmiyeler " ve rengârenk çiçeklerle dolu küçük adacıklardan — mürekkep olan — ve Amerikada, cennetin dünya Üzerin deki gölgesi diye bahsedilen Miya. minin bu mehtap altındaki muhte. gem manzarasını görmek, ve bu Manzaranın dekoruna sığınarak va pılan bütün gece eğlencelerinde ha Zir bulunmak fırsatını elde etmiş - tir.> Tarım Bakanının beyanatı (Baş taratı 1 noide) «Marşal yardım — plânında bize verilen traktörlerin 1600 tanesini satmış bulunuyoruz, Yeniden gele- cek olan beş bin tane için de ta. lipler müreaatlarını şimdiden yap- mışlardır, Evvelce peşin yüzde o- tuz beş alıyorduk taksit müddeti 4 sene idi, Şimdi peşin yüzde on yedi buçuk alıyor ve taksit müldde Aini 6 seneye çıkarmış bulunuyo - Tuz. Bu sene bu traktörlerin fay - dalarını büyük mikyasta gördük.. Yurt gezisine çıktığım zaman, çlift çt vatandaşlar, bu yılki mahsul du | vamunun çok iyi olduğunu bildir - diler,> Traktörler hakkında çıkarılan dedikodulara temas eden Bakan: — Memleketimiz, hiç bir zaman makine mezarlığına çevrilmeyecek tir. Bunları kullanacak elemanla. Tımız mevcuttur, Traktörler hay - vanla yapılan ziraati — baltalamış değildir. Memleketin bünyesi, hay- vanla yapılan ziraati mümkün ol. duğu kadar yaşatmamızı icap et- tiriyor,> demiştir. gS A L — Atom bombasının kontrolü meselesi (Baş tarafı 1 incide) Mülletlerde dalmi delegesi olup yaz danberi Rusyada tatilini geçirmek te olan Jacob Malik'in, Rus duru. munda bazı değişiklikler bildire - cek haberler getirebileceği kanaa- tindedirler. Geçen salı günü — Parise gelmiş olan Malik, gelecek hafta Lake Successe'de beklenmektedir. Rus ajamına malümat veren atom âlimi Vaşington 30 a.a. (United Pres) — Amerika aleyhtarı faaaliyetler” tahkike memur temsilciler meclisi komisyonu, Moskovanm ajanı Nek sona atom enerjisi hakkındaki ma lümatı veren Amerikan ilim adarmı nan adını açıklamıştır. Bu adam Minnosota Üniversitesi fizik profesörü Welnberg'dir. - Ko- misyon Welnbergin tevkifini Ada let Bakanlığından istemiştir. Weinberg, harp sırasında Kalifor niya Üniversitesinde atom araştır- malarında çalışmıştı. Avrupaya harp malzemesi sevkiyatı Vaşington 30 aa (Reuter) Lün akşam beyanatta bulunan as. kert sözcü, Birleşik Amerikanın 8 aya kadar, Batı Avrupa memleket lerine top, tank ve uçak göndere. ceğini bildirmiştir. Anadoluya tayin edilen öğretmenler (Baş taraf, — nolde) 210 öğretmenin İstanbul merkezin- 'deki okullarda kadro fazlası olduğu anlaşılmıştır. Bu miktarın bütçeye fahmil ettiği yük tam 757 bin 200 liradır. Ba duürüm karşısında — üç mesalo ile karşılaşıyoruz. - Birincisi öğretmenlerin huzur içinde çalışma- larını sağlamak ; ikincisi memlekette öğretmen istiyen yerlere - öğretmen vermek; üçüncüsü bütçeyo konulan maaş ödeneğini - tasarrufla — kullan- mak. İkinci ve üçüncü problemler maa- lesef meslektaşların şahsi durumla- tına uymamaktadır. kargısında şahsi menfaatlerden fed: kürlhk etmek lâzımdır. Gazetelerde nakilleri yapılan öğ- retmenlerin verildikleri vilâyetli öğretmen ihtiyacı olmadığı ileri sürül mektedir. Bakanlık daha önce bu öğretmenlerin verildikleri vilâyet rin kadrolarını tetkik ettiği için iddia varit değildir. 152 öğretme - nin gittikleri vilâyetlerde köylere ve- rileceği habori do yanlıştır. Bu ö retmenleri şehir ve kasabalara yer- leştirmek mümkündür. Tüyin odilen 152 öğretmen arasında çok kıymetli rkadaşlarımız mevcuttur. — Bakanlık tâyinlerini yaparken öğretmenlerin İmesailerini nazarı itibare almamış- Jor. v unu söylemek isterim ki kan öğretmen İstanbuldanı ade Anadoluya âzımdır. Bakanlı. aptığı bu tâyin kanun çar. İbevoni Aahilind Batleri BUROMANET N Aci bir kayıp Hicaz tüccarlarından İbr Acentalığına müra; AAA ç: (20014 e Dr. Vilki Banadi'un b AĞN Küğan, Tart Oğur İA SA redi, Tarik Bökmen v BĞ YN Yölişirmsadesinla a eeei Larkar Bibopkğındar aai v abilç yükkük-leva tayü d Şakir $ Beyazıt camüinden kaldırılarak Edir. ADT eai K e) NK AAT EA A G (Baş tarafı 1 inolde) içinden geçmiş bulunuyoruz. Dış em- niyet üzerinde meselenin yalnız ken- di ehemmiyeti değil, binim içimizde ikirlerin dağınık, görüş ve kavrayış| ların türlü tesirlere maruz olması da ayrıca menfi bir Amil oluyordu. Bunun çetin imtihanlarını ©40 da ge- çirdik. O sene nihayetine doğru mem leket efkârında açık bir muhakeme, memleketin dış emniyet işinde aşikâr bir kayrayış görülmüş ve dış politi- kamız kararlı bir hal almağa başla- mıştı. Bu müddet esnasında Türki- 'ye maraz olduğu ağır ihtimallere kar Şi kendi milli bünyesinde taşıdığı kudretle yalmız bulunuyordu ve hari- ci politika münasebetlerinde İngiliz- lerlo olan ittifak munhedemiz hayati- yet delillerini yeniden ortaya - koy- muştu. Amerikanın alâkası D47 da Amerikanın Türkiye ilo alâkası dış politikamızda yeni bir safha açmıştır. İngiliz ittifakı yanın- da Amerikanın, Türkiyenin kendisini müdafaa etmesinde, yalmız - Birleşik Milletlerle olan alâkası bakın değil, medeniyet âleminin esaslı unsaru olarak bunun sağlıyacağı em- niyet, Amerika için ve bütün dünva için kıymetli olduğunu göstermiştir. Biz,- bu neticeleri " memleketin kondi varlığını tek başına da — kalsa muhafaza etmek için kat'i karar sa- olduğunda bütün dünyayı şüphe- İden kurtarmasını - birinci - derecede âmil sayıyoruz. O zamandanberi dış politikamızda emniyet meselesi, me- deni milletlerle müşterek bir mesele mahiyetini gittikçe daha ziyade teba- 'Tüz ettirmiştir. 1939 İngiliz - Fran- sız - Türk ittifak muahedesinin ta- mamiyle hayatta ve kuvvette oldu. Kunun ilân edilmesi, son zamanların ehemmiyetli bir eseridir. Şüphe yok ki, bu hâdise bizim beynelmilel mü- 'nasebetlerimizde ve emniyetimizde Mmüşterek — menfaatlerin — korunması vasıtası olarak kıymetli - bir mevki almıştır. Avrupa Birliği on zamanlarda büyük — bir kıymeti haiz mevzu olarak — Avrupa Birliğinde bulunmamız ehemmiyotle zikrolmağa değer. Avrupa Birl ye, Avrupa medeniyet ve kültü- ip eden milletlerden biri o- larak ve Avrupa devletleri arasında kendisine düşen vazifeleri yapmağa bazır bulanarak kıymetli bir mevki almıştır. Türkiyenin emniyeti Dış politikada 945 yalnızlığından merhalo merhale ilerleyerek medeni- yet dünyası içinde bir itibarlı rükün mevkini almamız türlü sebeplere at- folunabilir. Coğrafi mevki, muhtelif memleketlerle menfaat birli h. memleketin ehemmiyetle gözönünde tutması icabeder ki, dış Ppolitikada, aldığımız ehemmiyetin asıl sebebi, millet ve memleket olarak isbat etti- ğimiz, bütün dünyanın gözönüne koy duğumuz kıymettir. Eğer biz, kon- di varlığımızı koruyacak, kendi me- selelerimizi anlıyacak ve büyük — va- tan dâvalarında milletçe beraber ola- rak yürüyecek kabiliyeti — şüphe gö- türmez bir sarette isbat etmemiş ol saydık, biz, yardım edilecek ve ken- inden yardım Beklemek mümkün olacak bir itibar kazanamazdık. E- ğer biz, kendi varlığımızı müdafna için vazifelerimizi hakkiyle ve ciddi olarak yapacağımızda tereddüt uyan- dırırsak, memleket ve millet olarak hakiki bir kıymet —sahibi oluşumuzu zayıflatırsak,, emniyetimiz ve boy- 'nelmilel —münasebetlerimiz sarsılır. Bunu memleket mütefekkirleri, mem lekek münevverleri ve bütün daşlarımız gözden uzak tutmamak mecburiyetindedirler. Dış politikada birlik Dış politikada siyasi partilerin kansatleri gittikçe açık bir hale gi. rerek memleket ölçüsünde cephe bir- liği göstermesi de bize hususi bir kud ret vermiştir. Bunun demokratik bir rejimin câri olduğu memlekette sor- best, açık bir münakaşa içinde ka- rarlılık bulması, hâdisenin ehemmi- yetini dünya nazarında ciddi olarak sanlandırmıştır. Dış politika üzerinde söyledikle- timi anlatırken benim hangi mevsu- lar üzerinde uyanık ve dikkatli d mam lâzım geldiğini gözleriniz önül de tecessüm ettirdiğimi — sanıyorum. Gerok siyaset cereyanlarında, gerek milletin umuml efkârında dış emn 'yet üzerinde fikir ve cephe birliğini sağlamağa ve bu birliği sarsıntıdan korumağa çalışmak benim birinci derecede alâkadar olduğum mevru- dur. yatan- Bimdi iç politika İşlerine geçiyo- tam: İç politika İç politikada bizim büyük hâdi- in demokratik reji 4 v0 safhaları p nin memleket- denberi p rde, Ğ Benim ça- diğ nalarım ve benim ehemmiyet ver- diğim istikametler olarak — size bir takım safhalar hikâye edeceğim 12 Tommuz Kanaatimce iç politikada dem ratik rejimin eaaslı bir dönüm no) tası 19 Temmuzdur. 19 Temmuz, memlekette ümitsiz bir suretto ça- lışma halinde bulunan siyaset cere- yanlarının salim bir istikamet alma- ının başlangıcıdır. Bu zamanlarda memleketta demokratik hayata — bir istikrar verebilmek için hiç olmazsa en Tüzumlu prensipler tzerinde —an- yı temin etmek benim rinci derecede için mmiyetli idi, Onun Kayet sa- kanun içinde kalacak Muhalefet, emniyet İçinde çalışacak.. içerisinde ç plâna aldım. Çalışma halindeki yeto geçtim. Momleketin her tara dol: hükmü, yüni partilerin kanun ' VENİ SABAN karşısında bulunması hükmünü ruhlarda, tatbikatta ve idare meka» masında fiilt olarak takarrtir. et- tirmek için köşe köşe, köy köy do- Taşmağa başladım. Çalışmam mülsbet ni — vermiştir. Sı, yaşaması temin olunmuştur. Her meselo türlü zaviyeden görüldüğü, türlü ölçüde tetkik edildiği gibi mu- halefetin emniyetle çalışmasında el- söylediğim müsbot ne- tico do münakaşa edilebilir. Hakikat şudur ki, böyle mü- nakaşaları kesecek — olan Amil, | memleketin ve milletin umumi | efkârında hâsıl olan kanaattir. | Artık bu memlekette hürriyet | içinde çalışma yoktur. Siyasf | partiler emniyet içinde, kanun İ teminatı altında değildirler, her | hangi faaliyetleri kanun haricin de olarak gu veya bu şekilde tah dit olunuyor İsnadını kabul et- tirmek güçtür, buna kimse inan maz. Siyasi partilerin kendi iç- lerinde ve aralarında uyanan tep kileri ve tesirleri tetkik ve mll- talâa etmek maksadımızın hari- cindedir. Çünkü 12 Temmuz ha- reketini tenkit edenler, hattâ en şiddetli — faaliyetlerinin kanun teminatı altında serbestçe cere- yan etmekte olduğunu farketme mektedirler. Gaye olarak memle kette muhalefet denilen müesse- senin devlet ve millet idaresinde lüzumlu bir unsur olduğunun an laşılması, kabul edilmesi ve yer- leşmesi maksadı temin edilmiş- tir. 12 Temmuz beyannamesinin di ğer maddesi ve unsuru - olarak muhalefetin kanun içinde çalış- ması mevzuu yeni faaliyetimin temelidir. Siyast faaliyetler inki şaf ederken muhtelif ölçüler ken dini gösterdi ve şiddet politika- sı bir muvaffakiyet vasıtası ola- Tak siyast hayatımızda yer aldı. Hâdiseler, böyle bir Inkişaf gös- terince siyas? faaliyetlerin ka- nun içinde cereyan etmesi mev- zuu nezaket kesbetti. Şiddet po- litikasının göze çarpan en açık misalini 948 ara seçimlerinde gör dük. 948 SEÇİM KANUNU VE ARA SEÇİMLER 946 seçiminden itibaren bu memlekette seçim meselesi diye bir mevzu ehemmiyetli olarak bünyemizde mevki almıştır. Ben demokratik siyast hayat inkişaf ederken bu seçim meselesinin 946 dan sonra 950 ye kadar, tedrici ve daimi bir iyileşme ile hallolun masına birinet derecede ehemmi yet verdim. Kanaatimce kanun- Tarda mütemadiyen yapılacak iyi leşme, ara seçimlerde kazanıla- cak tecrübe ve beraber çalışma: larla siyasi hayatın normal ve meşru olan kargılıklı mücadele- leri 950 ye kadar bir tekâmlii yapacaktı. Bu uğurda çalışırken hiçbir fırsatı kaçırmamağa, siya st partileri bir araya getirmek için elimden gelen bütün tesirle- ri göstermeğe çalıştım. Seçim kanunu Üzerinde en ehemmiyetli ve verimli çalışma 948 de olmuş tur. Bizim 946 da gizli oy ve açık tasnif gibi o zamana kadar, hat tâ ne işittiğimiz ne tecrübe etti- ğimiz bir takım mafhumlar yenl rejimde ön plânda meseleler ha line geldi. Biz bunları ciddt ola- rak 948 de ele almış bulunduk. Kezalik 948 senesine kadar me- murin muhakematı gibi bu mem- leketin asırlık anlayışında husu- &t bir mevki tutan mevzular da seçim İçin cesaretle ele — alındı. 948 seçim kanunu, gizli oy, açık tasnif ve seçim suçunun doğru dan doğruya mahkemeye gitme sl esaslarını tereddüt götürmez Burette temin etti. Fakat bu ara- da, adli teminat ve parti mümes lerinin kurullarda — doğrudan doğruya, mazbata imza etmeğe salâhiyetli olması gibi iki nokta ayrıca münakaşa mevzuu olarak kaldı. Bunların ikisinin veya bİ rinin elzem, faydalı veya zararlı oldukları çok münakaşa edilmiş- tir. Hakikat gudur ki, partiler arasında münakaşa mevzuu olan noktaların ikisi de mutlaka te- min edilmesi lâzım olan temel gartları değildir. Nitekim bu ka nunu biz sonra Avrupada salâ- hiyet sahibi zatlara tetkik ettir- dik. Belçikalı, İngiliz ve Fransız mütehassısları tetkiklerinde. bir çok eksiklerden bahla, fakat ku- nunların demokratik — olduğunu | bize temin etmislerdir. Hic biri | adit teminat dediğimiz. hâkimle- | rin secim kurullarını İdare etma- |Si maddesini ve karsı nartilerin mazbata İmzasına salâhiyet|i ola rak kurullarda yer almarı mevzu | unu şart göstermemişlerdir. Fa- | kat münakaşa © hale geldi ki bir az dabelki hissf olarak İkt taraf arasında birleşme hâsıl olmadı Kabul olunmıyan maddeler 8 | bep gösterilerek geçen sene 946 | ara seçimine muhalefet partileri iştirâk etmediler. ŞAHSAN COK EHEMMİYET VERİLEN AR ©48 ara seçimine girilmemesi basit bir hâdise olmadı. Memle ket bünyesinde şiddet volitikası nın çok sert tezahlirlerine mahal verdi. Kanun Büyük Millet Mec- lisine gelirken gu veya bu gekil- de gelsin diye aylarca memleke- tin siyasi hayatı çalkandı. Ka nun Meclisten çıktıktan — sonra eksik kalan maddelor, seçim em- niyeti mülAhazasile geniş vatan- daş kütleleri bir uçtan öbür uca harekete getirildi. Vatandaşlar iştirâk etmesin diye geniş ölçü- de siyast faaliyetler oldu. Doğru veya yanlış oldu diye gazeteleri- mizde ve umumf efkârda büyük münakaşalara zemin teşkil etti. Demek ki 948 ara seçimine gir- memekliğimiz kanun — Üzerinde partilerin ehemmiyet verdikleri İkt noktayı da temin edemediği- mizden dolayı mümkün olmadı. Ben şahsan çok ehemmiyet ver- diğim ara seçimlerini çok iyileş- tirilmiş ve İlerlemiş bir kanun içinde teferruat sayılabilecek bir ikl noktanın temin olunmaması yüzünden beraber yapamamak- tan dolayı cok zarar gördüğümü ze kanlim. Bundan dolayı siya- Sf hayatımızı idare eden / arka- daşlarıma çok târizde bulunmu- gumdur. Artık hâkimlerin seçim kurullarını idare etmesi veya et- memesi meselesi ilim mevzuu o- larak, fikir olarak favdalı veya mahzurlu bir tedbir olarak — gö- zümde ehemmiyetini kaybetti. Memleketin idaresinde — huzurlu ve salim bir ilerleyişi femin et- mek İsi, birinel derecede bir mev zu oldu. Bundan çok ıztırab çek- mişimdir. ARA SEÇİM BİR HUZUR VASI- TASIDIR» di tekrar bir ara seçimine girmekteyiz. Bu sene dahi parti lerin beraber olarak bu ara recim tecrübesini yapabilmeleri benim için çok kıymetli bir mevzudur. Ara seçimi memlekette siyasetin siddetli cereyanlarını ve giddet- H mücadelelerini — yatıstıracak, tedavi edecek, sâlim İati'ramette sevkedecek başlı basına bir ted- birdir. Ara seçim bir huzur va:- sıtasıdır. Ara gtçimi, kazanan parti için kendi Istikametini tâ- yin edecek, kendi sinirlerini ta mamiyle makul va doğru isletme ğe yarıyacak bir devâdır. Kaybe decek parti icin de - faaliyetini kendi menfaatine ve memleket menfaatine göre salim bir mecra ya sevkettirecek hakik? bir me- saledir. Bunların hepsini ara se- çime girmemekle kaybediyoruz. Ara seçime girmemekle memle- kette huzuru temin edecek bir vasıtayı huzursuzluğu tahrik ede cek bir vasıta haline getiriyo- ruz. Biz Avrupa medeniyet ve kültü rüne dahil bir memleket ve Garp usulü demokrasiyi memlekete yer- leştirmek iddlasında olarak, Garp demokrasisinin — esaslı — addettiği Mmevzularını / ehemmiyetle nazarı dikkate alırsak sanıyorum ki, bü . yük tecrübelerden istifade etmiş ve Memlekette demokratik hayatı fe. yizli bir surette — geliştirmek için faydalı bir iş yapmış oluruz. Şimdi bu yent ara seçime katıl - mamaktan —manen ve - siyaseten memleketin ne kadar sarmlacağını ne kadar huzursuzlük - karşısında kalacağını tayin ve tahmin edemem Neden ara seçimine girmiyoruz Bu nokta da tahli! edilmelidir. A ra seçimine neden girilmediğini bil miyoruz, Çünkü 948 de ara seçmi 'ne girmemek bir kanun —meselesi idi, O kanunda hangi noktalar hal ledilmemişse, hangi noktaların hal. ledilmesi icap ediyorsa, hükümet, siyast partilerden gerek meclis kür. süsünde, gerek umum! efkâr huzu runda tekliflerini açık ve kat'1 ola. rak söylemelerini istemişti. Bu se- 'no anlaşıldı ki, ara seçimine gir. Mmemek bir kanün meselesi değildir. amma, biz, kanun meselesidir. di ye, bu memleketi İkt sene kadar t cereyanlarının tesirlerine maruz bırakmışızdır. Şiddet politikası Bu hâdiseyi, gerek 948 ve gerek 949 ara seçiminin bu torahürlerini ben içinde bulanduğumuz şiddet po- litikacılığının, şiddet taraftarlığının Arızaları, işaretleri addediyorum. Şid dek - politikacılığı mutlaka — tedavi edilmeğe muhtaç olan bir hastalıktır. Bunun en sert ifade şekillerini gör- dük ve memleketin muhtelif yerle - rindeki müşahadelerim, aldığım ha « berler hakikaten bünyemirde tedavi olunacak bir hastalığın mevcut ol - duğunu göstermektedir. Şiddet cere- yanının tehlikesini göstererek bunun üzerinde vatandaşları, mütefekkirle- ri, münevverleri uyanık bulundurma- yı memleketin büyük menfaatlori için 'en lüzumlu tedbirlerden sayarım. Bu noktayı gözönünde — canlandırırkon, on #eyahatlerimde ve bugünkü siya- set hayatımız' içinde kendime başlıca ir fanliyet sahası olarak vatandaş- lar arasında düşmanlık - olmamasına ok ehemmiyet vermeği çalışma mev- wu diye seçmemi isah etmiş oluyo- rüm, Nasil memlekette — muhalefat amniyet içinde, kanun teminatı altın. da her türlü faaliyetini müsterih o- larak yapacaktır tezini yerleştirmek, buna, bu memloketin idaresini, Tu: hunu alıştırmak için çalışmış ve do- laşmış isem bu memlekette — giddet politikasına, —siyaset — cerayanlarına tandaşların kapılmaması için — de kasaba kasaba, köy köy — dolaşarak çalıştım. Şimdi bu nokta başlıca © - mmiyet verdiğim bir vazifedir. Arkadaşlar, şiddet politikası üze- r 1 kadar israr ettikten - sonra bunun tedavi edilmez, güçlükleri a- ilmaz bir mesole olarak telâkki et- tiğim zannının hasıl olmasını iste mem.. Ban bu hâdiseyf — bir tabiat hâdisesi gibi mütalda ediyorum. Si- şasetçiler şiddet politikasını muvaf- fakiyet vamtası telikki ottikçe — hiç bir nasihatla onları bundan vazgeçi- remoyia, — Politikacılar, giddet poli- tikası vasıtasını sonüna kadar tco rübe edeceklerdir. Nasıl — memlöket İnönü dün, iç ve dış politikayı izah etti afkârı, bu demokratik — rejimin ilk samanlarda çok telâşlı - ceroyanlara İstikamet verecek bir olgunluk gi termişse, nasıl muhalefetin emniyet içinde tesanlla edip çalışmamı — temin olunmuşsa, memleket şiddet politika- sına karşı da kendi bünyesinden ce- vap vermeğe, bu imtihanı da geçir- meğo-mecbuşdar. — Memleket - şiddet politikasını tutmasan bu hâdise bün- yemize âriz olmuş bir hastalık gibi seyrini takip ederek tarihe karışır. gider. Memleket şiddet politikamına temayül eder, bu politikayı — tasvip İaderse, şiddet politikasmını takip e- 'denler memleket mukaddaratına hü- kim olabilirler. Şiddet politikasının tabintiyle getireceği neticeleri mem- leketo tecrübe ettirirler. Diğer ta- raftan memleketin uyanık evlâdı, u- mumt efkârda tesiri olan avlâtları, memlekotin hayrına olan intikameti| vermek için faaliyetlerde bulunacak- lardır bulunmalıdırlar. Bu onların va, politikasını kanilm. sifeleridir. Ben şiddet memleketin tutmıyacağına Kondi tecrübem, kendi da, vatandı olmasın birbirlerini anlasınlar, mem leketin büyük mesoleleri, kendileri- 'nin dost olarak beraber çalışmalarını 76 yaşamalarını icabettirir. yolunda gaptığım telkinlerin derin ve müsbet tesirlerini müşahade ettim. Diş emniyet karşısında beraberlik Size söylediğim bu tahlili çatandaş kütleleri: geniş ederken lüsa ediyorum: Vatandaşlarımın bir dış emniyet meselesi karşısında bera- berliklerini, cephe birliğini temin et- meğo çalışıyorum. — Vatandaşlarımın her hangi bir gebep ve suretle birbir- lerinin boğazlarına sarılmalarına mü- ai olmak için elimden gelen bütün gayretleri sarfedeceğimi söylüyorum. Bu hülâsa, size yaptığım izahların kısaltılmış, sade - bir şekli sayıla- bilir. Muhalefet müessesesinin emni. yet içinde çalışması Sözü bitirmek için memlekette iki noktanın açıkça bilinmesini tek rar söylemek isterim: Birisi, demokratik hayat demek, memlekette muhalefet mülessesasi - nin emniyet içinde çalışması, yaşa ması demoktir. Bu bir temel mefhumdur. Bizim bü tün faaliyetimize bu temel mefhum rehber olmuştur ve atf için rehber ola caktır. Anlaşma politikası, şiddet poli- tikası şu veya bu sebep, bunların hiç birisi muhalefet müessesesinin emniyet içinde çalışmasını zedele. miyecektir. Diğer taraftan muhalefetin ve bü tün siyaset faaliyetlerinin kanun 1- çinde cereyan etmesi benim birinck derecede alâkadar olduğum mesele dir, Kanun dişina / taşacak bütün cereyanlara ve muvaffakiyet vam. tası sayılacak şiddet politikasının kanüin dışı bütün tesirlerine muka- t için elimde olan — inikânları n olarak, ve bulunduğum mev klin vazife ve salâhiyetleri icabı o- larak sarfetmek borcumdur. Şiddet politikasından muvaffaki- yet beklemek üsülündeki tehlikeyi mübalâga etmiyorum. Millet kendi anlayışında, kendi - bünyesinde bu hastalığı tedavi edecek — kudreti gösterecektir. Siyasi hayatımızın inkişafını ben bu imkânda görüyorum, Hâdiseleri sükünetle, dikkatle takip ediyorum Ancak vazifelerimizin dikkatle ya pılmasında israr ediyorum, Bizi selâmete götürecek başlıca unsur Gazeteci ve — münevverlerimizin, mütefekkirlerimizin ve büyük va tandaş kütlesinin siyast partilere dahil gövdeler veya hiç bir siyast partiye dahil olmayan kütleler ola rak vatandaşlarımın — memlekette huzurun, emniyetin mahfuz bulun durulmasına birinci derecede ehem miyet verdikleri kanaatindeyim, Bu, bizi selâmete götürecek, baş hıca unsurdür, Diş emniyet, iş em niyet yolunda, düşüncelerimi, faa- liyetlerimi ve memlekette ehemmi yet verdiğim mevzuların esasları- ni sizo sade şekilde izah etmeğe çalıştım, Fikirlerimi Iyi anlatabil . diysem bahtiyarım. Beni sonuna kadar dinlediğiniz için de size çok teşekltr ederim, Banka ikramiyeleri ve eşya piyangolarından vergi alımacak Ankara, 80 (Hususi) — Ban- kalarca küçük tasarruf hesaplar rı ve kumbara sahipleri arasın- da çekilen kuralar, Cemi fanat tüzüğü gereğince tertip ve keşl- de olunan eşya piyangolarında kazanılan miktar ve bedeli 1000 lirayı aşan — menküllerle / gayrl menkul İkramiyelerin tamamın- dan veraset ve intikal vergisi alınacaktır. İlmt hey'et (Baş tarafı 1 Inolde) sir mevcut dosyaları üzerinde tet- kat yapılacak, bunlardan İlmt ne- tice alınması cihetine gidilecek mi- dir? yet böyle bir dosya tet kildir. Ancak partiler verecekleri mütalâalarını bina eder- ken bu hâdiselerden bahsederler — ve mlara ait vesikaları eklerlerse, yün- he yok ki bu dosyalar — üzerinde de tetkikat yapılacaktır. Bu tetkikatın ticesinde varılacak karara göre fi- kir ve mütalâa boyanına imkân ola- — Partiler tâyin edilon içinde mütaldalarını yetiştiremezlerse mütalda bildirmezlerse, ya- müddet pılacak iş nedir ve komisyon mesal- #ini ne zaman tamamlıyabilecektir? -— Bilindiği gibi biz partilerden 10 Ekimde cevaplarının - komiayona, SAYFA:B5 Door'un mühim beyanatı (Baş tarafı 1 ncide) işaret ettiği üzere, Amerikan hal. ka, Marahali plânı mucibince Av. rupaya iktisağen yardım sağlamak | makaadiyle ve kongre — vamtasile Kene muazzam bir yekün tutan ye ni bir tahaisatın kabulünü sağla . miş bulunmaktadır, Amerikan halkı, tarihte — mlali görülmemiş bir teşebbüs için —30 haziran 1950 tarihinde sona — eren önümüzdeki malt yıl zarfında sar. fedilmek Üzere 3,7 milyar dolarlık bir tahsisat temin — etmiştir. Bu miktar Marahali plânının ilk yılı kabul edilen milyarlarca dolara i- lâve edildiği takdirde, yekün he men hemen 10 milyar dolara yük selmektedir.» Bundan sonra Mr, Door Mare- hali plânının her Amerikalıya 200 Türk rası kütfet yüklediğini söy lemiş ve bu yıl Marahali plânı tah Sisatının — azaltılmasına — rağmnen, 'Türkiyenin bu — sene daha - fazla miktarda yardım göreceğini, bu. nun sebebinin de; Türkiyenin Av. rupa kalkınmasına yaptığı yardı- min ehemmiyetile, bu yıl buğdayını az olmamı olduğunu söyl) siş bun 'dan sonra Türkiyeye teşvik plânı. dahilinde yapılacak yardıma temaa ederek ve bunun miktarının henüz tespit edilmemekle beraber 1 Ocak 950 de sona erecek olan 6 aylık müddet için senelik tahsisat olan 59 milyon 100 bin dolar nisbetin. de bir meblâğ ayrıldığısı, — Türk hükümetinin bunun hibe — geklinde olmasını istediğini, fakat bunun için hentiz bir karara varılmadığı- ni söyliyerek, memleketimize tah &is edilen 55 milyon 300 bin dolar. lik tiraj hakkına temas etmiş ve buna mukabil Türkiyenin Yunanla tana 8 milyon dolarlık mal vere . ceğini, bu malları Yunanlıların be dava alacağını, buna mukabil 'Tür kiyeye yapılan Marshall plâmı ik - razatından 8 milyon dolar düşüle. ceğini, kalan —miktarın da yüzde iki buçuk falizle 35 senede ödene ceğini söylemiştir. 1949 İstanbul Sergisi (Baş tarafı 1 Inolde) lariyle açılacak olan sergi, bir ay de- yam edecektir. Sergide satış da ya- pilacak ve 10 kurüş mükabilinde gezilecektir. Sergi geceleri 24 de kar dar, sergi içindekiler de gece 2 ye kadar açık bulundurulacaktır. Bu münasebotle sergi evi etrafın- da esaslı emniyet tertibatı alınması lüzumu hissedilmiştir. Vapur seferleri Denizyolları idaresi sergi müna- sebetiyle halen yapılmakta olan se- ferlere ilâve olarak Kabataştan Üs- küdar, Kadıköy ve Haydarpaşaya 'yeni vapur seferleri tertip etmiştir. Bu suretle halkın köprüye gelme- den karşıdan karşıya geçmesi müm- kün olacaktır. Rusya ve peykleri, Tito ile münasebatı kesiyor (Baş tarafı 1 nolde) böyle bir anlaşmaya lüzum kalma- dığı belirtilmektedir. Macar - Yugoslav anlaşması 8 Aralık 1947 de imzalanmıştı. Diplomatik enuhabirimize - göre” bu andlaşmaların yalnız bir taraf- h bozulması, Yugoslavya Üzerinde| fazla bir tesir yapmayacaktır. Zira, kominform ile Titonun — A- rası açıldığındanberi peykler, esa- sen Yugoslavyaya ekonamik ablu. ka tatbik etmişler ve silâh yardı- mını durdürmüşlardı, İngiltere hükümeti, Macaristana bugün verdiği bir notada, Londra - daki Macar diplomatlarından biri- ni geri almasını istemiştir. Ayrıca İngiltere hükümeti, — Macaristanın harp tazminatını ödemediği hak - kındaki müracaatını nazarı dikka te almıştır. Yugoslav Dış Bakanenın beyanatı Lake Success 30 aça, (Afp) — Rus - Yugoslav dostluk andlaşma- sının feshini yorumlayan Yugoslav ya Dişişleri Bakanı Dr. — Kardeti, basına beyanatta bulunarak dömiş. tir kl: «Sovyet Rusyanın bizimle mev - Cut dostlük ve karşılıklı antaşma paktını feshetmiş olması, Yugoslav yanın genel Assambledeki durumu- nn dürüsthüğünü ispat etmekte . dir, Bu tedbir, Yugoslavyanın da- ha sıkı bir baskıya maruz Kkalaca - ğını gösteriyor. Böyle bir tedbirin| Sovyet delegeleri tarafından barı. gın takviyesi yolunda burada veri. len demeçlere ne - dereceye kadar uyduğu düşünülecek bir meseledir, Yugoslavyaya karşı yığılan Rus kuvvetleri Viyana 80 (AP) Buradaki Batılı kaynaklar, — Rusların — Tito Yugoslavyasına karşı askert ha- rekât hazırlıklarında bulundukları 'na dair Avusturyada herhangi bir bölgesinde Rus harekâtına rastge. Tinmediğini söylemektedirler. Abnan son haberler göre, Rusla. rın Avusturyada iki piyade tüme- ni, Macaristanda ikt piyade tüme. ni ve Romanyada Bir piyade tü . ment bulunmaktadır, Avusturyada aynı zamanda - bir uçaksavar tümeni de mevcut bu - Tunmaktadır. Halen, normal kıt'a değişiklikle. | rinden manda, — Avusturyada Rois askert hazırlıklarını - belirten - her hangi bir hazırlığa rastgelinmemek tedir. | Yugoslavyaya verilecek harp gemlleri | Roma 30 (AP) — İtalya Kabine| Bi bugün, barp tazminatı olarak Tito hükümetine 9 küçük harp ge. misi verilmesi için Yugoslavya ile yapılan anlaşmayı tasvip etmiştir. tik, Rüer o verilmiş olmasını rica et samana kadar gelmezse veya hiç ve- rilmezso komisyon mesaisine devam edecek ve raporunu hükümete bil: recektir. Bu mesainin ne zaman ta- Bundan sonra Mr, Door, Mar« shall plânının hedefinin, milletieri sağları bir ekanomiye aahip kıl 4 mak ve ticaret münasebetlerini arf tırmak olduğunu, meselâ. Almanya 'nin kalkınmasila Türkiyenin ticare. tinin artacağını, Türkiyeye 1949 50 program yılında tahale edilem 115 milyon dolarlık yardımın az olmadığını, Türk bütçesinin hemeni hemen dörtte birine — yaklaştığını Türkiyenin yardım plânında bi. Tinci dereceyi aldığını, çünkü —bu sene yardımın yüzde 281 nisbetin. de arttırıldığını, ikinci olarak ge- len Norveçin Me artış nisbetinim yüzde 44 olduğunu söylemiştir. Milletlerin kabiliyeti imtihan edilecek Mr, Door Amerikanm takip ede ceği teşvik sistemine temas ederelk gunları söylemiştir: <— Marshall yardımından istifa. de eden milletlerin tahsisatlarının arttırılması veya ekailtilmesine © memleketlerin Avrupa ekonomisi - ni ilerletmesi konusunda neler ya pabildiği tesbit edilerek, karar ve rilecektir. Bunun için de devletle. rin ilerlemeleri realist bir şekilde tetkik edilecektir. » Türkiye bir vergi reformu yap - maktadır, Bu reform muvaffaki . yetli neticeler verirse bu, 'TTürkâ, yenin azim ve - kabiliyetine — delit olarak telâkki edilecektir. İşte ge çenlerde Mr, Hoffmanın ilân etti. &i teşvik programının ruh'ı budur, Bu bir tmtihandır ki, Türkiye - 'nin çalışkan ve azimli halkının bu 'nu kolaylıkla vereceğinden eminim, Bu imtihanı geçirmek için hüsnü. niyet ve azimle çalışmak lâzımdır. Fakat muvaffakiyet zengin sonuç- lar doğuracaktır. Teşvik programı rekabet ve yarış için bir plân de. Bil, azamt verimi isteyen bir prog ramdır.> Mr, Door sözlerini, Marahall plâ ni mütehassıslarının, — Türkiyenin istihsalâtını arttıracak — projelerin tahakkuku için istişarelerde bulun mak üÜzere Türkiyeye gelip incele. elerde — bulunacağını - söyliyerele sözlerini bitirmiştir. Marshall plâmı yardamı için yapılan toplantı Ankara 30 (Husust) — Bu sa- bah Devlet Bakanlığında, Cemil Salt Barlasın başkanlığında — bir toplantı yapılmış, tiraj haklarının nakil ve tevziine alt liste ve tesbit olunacak esaslar g7-'on geçir rek muhtelif Bakanlık ve teşekiktil leri alâkadar eden ve Marshall plâ nina taallük eden iktisadi işler ko nuşulmuştur. Balıkesirde bir cinayet dâvası Balikesir 30 (Telefonla) — 948 senesinde Sındırgının bir bucağın - da bir cinayet işlenmiş, Kâhya Be. kir Tunçsiper, iki çoban tarafından kafası sopa ile parçalanmak sureti Ie öldürülmüştü. Suçlulardan İbrahim Hirbe, yapı- lan yargılarma sonunda 15 sene hapse, mahküm olmuştu. ©O zaman kaçak bulunan diğer sanık Şeremetler köyünden Ali Ka rakurt, geçen sene Sökede yaka lanmıştı. Alinin yargılanmasına - şetiriml Ağırceza Mahkemesinde devam ee Gümiştir. Bu sanık hakkında iste. nen ceza, İdamı — tazammtın eden suçlar için İstenen cezadır. Duruş. ma başka bir güne tâlik edilmiştir. SHUT Soldan sağı 1 — İstanbulun — gürültülü bir semti. İlâve, 2 — Mükemmel, Kar makarışık — renkli, 3 — Anlatan, 4 — Tersinden okunursa satıcı o. Yır, Tersinden okunursa hatırla. yan mânasına gelir, © — Yavru ta. vuk, Geniş değil, 6 — Yemek, Bir 'nevi pantalon. 7 — Tahta ayakka bi, 8 — Bir nehrimiz, Tersinden o- kunursa kudurmuş mânasına ge. llr, 9 — İptidal bir taşıt vasıtası Çok değil, Yukarıdan aşağıya: 1 — Kimsesiz insan, 2 — Göz. teriş, Tersinden — okunursa — hâyâ mânasına gelir, 8 — Tarihe karı şan Fransız siyasisi, Köpek sesi, 4 — Horozda bulumur, Havac'ın son ra en lüzumlu madde, 5 — At yav rusu, Dahilt harpte rekor kiran bir memleket. 6 — Meydan, ter- sinden olcnursa — Asyada bir göl olür, 7 — Anayurdumuz, 8 — Ter sinden okunursa bir harfin okunu- şu olur, Söz söylemek kudreti, 8 Sözle neticeyi bildirmek, Faz.. lası Aşık usandırır, mamlanacağı hakkında şimdiden bir gy söylemek mümkün değildir. Dünkü Bulmacanın halledilmiş v sTA JDENTİZSTAN slA'L LİKİ &)HİE N (d sJA'N IR | L RA| s|EİR mc SİTO ŞİA e|i M DBi e(PA AİN

Bu sayıdan diğer sayfalar: