13 Temmuz 1957 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 29

13 Temmuz 1957 tarihli Akis Dergisi Sayfa 29
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

9 DN E M A Festivaller ürlin 1957 ylo anlaşılıyor ki, Berlin Festi- vali- için seçilen tarih, man- ların misafirseverliklerine, hiçbir festivalde rastlanmıyan intiza- ma, herşeyin bir saat düzeniyle işle- mesine rağmen, onu büyük festival- ler arasına- girmekten alıkoyacak. Berlin festivali, ikı büyük festival arasında Kkalmaktan büyük bir za- reklâm, güvenilir bir başlangıç ola- rak, çeşitli memleketler en iyi eser- lerinden birkaçını A Eyl ıylarındn yapılan Venedik'e yollar- Festivalleri na rağmen yedinci Festivalı de evvelkilerin den kurtulamadı. Kırktan fazla mil- letin yüzden fazla filmle katıldıkları bu yarışma, yollanan eserlerin çoğu- nun ikinciı, Üçüncü derecede eserler olması, r başıbozuklukş hava- sı aksettirmeleri yüzünden festival- den ço bir panayır hususiyeti taşı- yo lkınci aksayan taraf, festivalin Cannes karşı, Eğer Berlin Festivalinin ger- çekten birinci sınıf filmi festivali ol- vdlden bir seçmeye tâbi tutmak. Filmler Vedınc Berlin Festivgli, büylük İ memleketlerin festiali — olmadı, A, ($ TDUNÜS : 195e “Siyah Kalem” Tek kozumuz ama küçüklerin de olmadı. İki tara- fiın da festivale yolladıkları eserler çoğu birbirinden kötü eserlerdir. Hat- sırf festivale katılmış olmak içi gönderilmiş en bayağı filmlere bile rastlanıyordu Amerika, Berlln Festivaline baş- hca Üç uzun film yollamıştı. Rejisö: Damıell Mann'ın Japonyada Glen I"ord. Marlon Brando ve Japon yıl- dızi Machiko Kyo ile birlikte çevir- dlgı "The Teahouqe in the —August Moon - Çayhane”, Brando'nun şark- h - Japon tıpıni şimdiye kadar hiç- bir yabancı bir oyuncunun -yapama- dığı kıdar bışanlı yaratmasın men, benz! bir komedıden öteye geçmemektey- di. Joh Steinbeck'in — “Wayward Bus” adlı romanından Victor Vicas'- m yaptığı filin, son zamanlarda git- tikçe birbirinden kötü ror: Bsörü olan Sid- ney Lumet'in çevirdiği “Twelve Ang- en - 12 Kızggın Adâam” idi. Ame- rikan adalet sisteminde ehenwniyet- li yer tutan bir. jürimın, babasını öl- dürmekle suçlandırılan bir delikanlı için toplanıp karara varmaları sı- rasında teşrihini yapan “12 Kızgın Adam” ele aldığı mevzu ile - Henry Fonda ve Lee J, Cobb'un oyunu. ha- kımından dikkatı çekiyordu. Başlan- gıçta bire karşı en deli- kanlının suclu olduğu kanaatine var- ması, karşı fikjedeki üyenin (H Fon- da) yavaş yavaş obitrlerini çocuğun suçsuzluğuna ikna etmesi, her »jüri Üyesinin birbirinden ayrı karakter- de, birbirinden ayrı düşüncelerle hâdiseleri bambaşka şekilleri ğerlendirmeleri, Kisacası bir jürimn kararının daima sübjektif hükümle- re dayandığı oldukça kandırıcı bir gekilde ortaya konmaktaydı. O kadar ki, başlangıçta a)ak dıreyen 11 jl- şeyircide gene şüphe uyandırıyordu. “12 Kız- gin Adam” öbür Amerikan filmleri arasında sivrilmesine rağmen en az- dan iki büyük kusuru vardı Birin- kincisi Cayette'ın aynı mevzuu çok daha başarılı olarak daha önce işle- €e Amerikanın kısa filmleri, uzunla- rından daha talihli çıkmadı. Bunlar arasında, iki Disney filmi, artık eski filmlerini tekrarlamaktan başka bır ema dışına doğru ıtııgınx ortaya koyuynrdu Disney'nin “Sec- rTets of Life - Hayatın Sırlaıı” isim- i ise, savaş içinde Amerikan ordusu için hazırladığı e- gitim filmlerinden farksızdı. “United Productions of America” nın yeni bir Mr. agoo'su, “Maşoo's Puddle um, bir hayli geride bıraktı. sonra hıç umulmıyan bır Yugoslavya da, * Jin r. Magoo'yu geride bırakacaktı. Hırsız - pollx hikâyeleri F rlin'e iki hırsız - polis filmı göndermışu Bunlardan biri Jacgues Becker'in “Les Aventures d' Arsöne Lupin - Arsene Lupin'in Ma- ceraları” idi. edi ha- da-çok işlenmiş bir mevzuu, anasız kalan bir çocuğun ana şefkatinden uzak kalarak babasiyle anlaşamama- ni ele alıyordu. Tuhaf bir tesadlif- le, festivalde daha, iki film İngiliz- lerin “The Spanısh Gardener - İs- panyol Bahçıvan” ile Danımarkalıla- rın “İngen Tit Til Kaertegn - Çocuk Sevgisine, Vakat Yok” adlı — filmleri gene aşağı yukarı aynı meseleyi ele alıyorlardı. Annelise Hovmand adlı bir kadın rejisörün eseri olan sonun- cu film, hiç şüphesiz Üçünlün en ba- - KÇA

Bu sayıdan diğer sayfalar: