7 Eylül 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 29

7 Eylül 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 29
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

KİTAPLAR İstiklâl Harbimiz (Kâzım Karabekirin hâtıraları, Birinci cilt, Türkiye Yaymevi, İstan- bul 1960, Türkiye Basımevi, 1171 sayfa 4000 kuruş). (Gesen haftalar içinde kitapçı vitrin» lerinde arzı endam eden odun kü- tüğü kalınlığında bir kitap, arka tarafında yer alan astronomik rakama rağmen peynir ekmek gibi kapısıldı. Ankaradaki ve Anadoluda- ki kitapçılar İstanbula tekrar tekrar sipariş vermek -orunda kaldılar. Kitapçı vitrinlerine dağ gibi “ lıp kar gibi eriyen kitabın adı, “İstik lâl Harbimiz"di. Kurtuluş e komutanlarından biri olan Kâzım Karabekir yazmıştı Kurtuluş Sava- şına ait hâtıralarını, bir takım belge- leri ile birlikte toplamışlardı. Kara- bekir öldüğü için kitabının basılması ancak üç kızının müsaadesi ile müm- kün olmuştu. Türkiye Yayınevi bu hayli riskli işi, en azından mali teh- lkesini göze alarak O benimsemişti. Nitekim kitap yayınlanır yayınlan- maz derhal dedikodular başladı. De- dikoduları, gaze.s sütünlarında yer tutam açık tenkitler tâkip etmekte gecikmedi. Bir takım gazeteciler ki- tabın toplattırılmasım edecek derecede ileri gitmekten çekinmedi- ler. Kitap hakkında anketler yapıldı, Karabekirin devrini vaşıyanların fi- kirleri alındı ve hukukçularla konu- şuldu. Velhasıl, aslında ilgi çekici o- lan kitabın daha çok ilgi çekmesi ve daha çok satılması için ne gerekiyor- sa hepsi yapıldı. O kadar ki, gazete- lerin açtığı kampanyaya bakan bâzı safdiller, acaba bu kampanya kitap nâsirleri tarafından para ile mi yü- rütülüyor diye düşünmek zorunda kaldılar. Etrafında bu kadar gürültü ko- pamlan kitabın mahiyeti ne idi, gü- 5 niye koparılıyordu? Kitabın akdimini bu sorulara cevap vererek nie fayda vardı. Karabekir, Kurtuluş Şavaşında canla başla çalışmış, Mustafa Ke- zimet içindeyken, elindeki kolorduyu dağıtmıyarak tek silâhlı birli; dimdik ayakta tutmuştu. Bütün bekirin umamlanmda olduğu > bi UEİZ. 1 EYLÜL 44 yakasından hiç endişe etmemişti. Kurtuluş Savaşı bilip de gerçek 3u- vaş, devleti kurmak, muasır mede- niyet seviyesine çıkmak savaşı baş- layınca Karabekir arkadaşları ile bir takım anlaşmazlıklara düşmüştü. Mustafa Kemalle, İsmet Beyle anlaş- mazlığa düşen sâdece Karabekir de- gild.. Hamidiye Kahramanı Rauf Bey de, Fethi Okyar da aynı konu- larda anlaşmazlıklarla arkadasların- dan ayrılmışlardı. Pek tabii ki bu an- laşmazlıklar Karabekiri de, Rauf Be- yi de, Fethi beyi de yeni kurulan dev- letin ön plândaki mevkilerinden uzak düşürmüştü. O günlerin havası bunu gerektiriyordu. Bir başk. çıkar yol bulmak mümkün değildi. Ya muasır medeniyet seviyesine ulaşmak ve mo- dern devleti kurmak savaşını kazan- mak, ya da Kurtuluş Savaşının mu- harebe safhalarını kazandığımız hal- de, fikri safhalarını yacağı mız için tarihten silinmek gorunday- dık. Mustafa Kemal pratik bir insan olarak birinci şıkkı ikinciye tercih etti. Savaşı kazandı, arkadaşlarını kaybetti. Yarı yolda harcanan arkadaşları sipette ki Mustafa Kemale ve etra- fında kalanlara hayır dua etmiye- ceklerdi. Nitekim bunun en tipik ör- neğini bizaşt Karabekir verdi. Adının vatandaş kulağında doğuracağı bü- kuruluş sancıları bitmemiş bir mem- lekette rahneler açabilirdi. Mustafa başladılar. Artık Karabekir tataız günlerin için- dedir. Evinde bir nevi siyasi nezaret altındadır. Her hareketi kontrol edil- mekte, her sözünde mânalar aran- maktadır. Karabekir bu devresinde Mustafa Kemale suikast hazırlamak- tan sanık olarak İstiklâl Mahkeme- leri huzuruna dahi çıkacaktır. İhtiigi- lerin kanunu kan dökmektir ama, Karabekir bu mahkemelerde boynunu bir çingenenin yağlı ipiye teslim et- mekten kurtulmustur. Bu kurtuluşta, Mustafa Kemalin herşeye rağmen bu eski arkadaşını harcamak isteme- mesinin rolü büyüktür. Karabekir, her geçen gün başta- kilere kini bir parça daha artarak köşesinde oturmağa başlar, Bu arada sikaların ışığı altında, biraz da çeke- memezliğin ve kinin tesiri ile çoğu- zaman tek tanığı kendisi olan hâdise- ledi kendi görüş açısından kaleme alır. Banxa tutar, bu bAlıralaı baztır- mak ister. Yıl 1933 Nisanıdır. Mem- lekette gericilerle devrimciler bir ig savaşın başındadırlar. Devrin Musta- fa Kemal yâranı Karabekirin bu ki- tabını haber alırlar. Kitap daha mat- baada iken toplatılır ve yakılır. Bu, Karabekirin hırsını bir kat daha art- tırır ama, bir daha da 1938 yılına, Mustafa Kemalin ölümüne kadar sesi sedası çıkmaz, Mustafa Kemalin ölü- münden sonradır ki, Türkiyenin ikin- ci Cumhurbaşkanı, eski kinleri ve anlaşmazlıkları yatıştırmak için, per- de gerisine itilmiş olan bâzı Kurtulus Savaşı kumandan ve idarecileri gibi Karabekiri de muayyen bir müddet ön plâna çıkarır. Ona imkânlar tanır, T.B.M.M.'ne Karabekiri Başkan ya- par. İtibarını iade eder. Sonra da günün birinde Karabekir ölür. Yakı- lan kitabın müsveddeleri eldedi? ama saret verecek bir havâ bulunamamış- tır Derken devran değişir, Türkiye çok partili hayata girer. C.H.P, ikti- dardan yuvarlanır ve bir takım Mus- yıllarda birden Karabekirin kitabı yasada boy gösterir. Kitabı ilk de- fa basmağa teşebbüs eden Sinan O- mur bastırır. Bu, 192 sayfalık ufak bir cilttir ve Karabekirin hâtıraları kısaltılarak hulâsa edilmiştir. 1931 yılında basılmış olan ve o zamandan bu yana sahaflarda sürüklenip du- olur v. bir kere daha ha Avâzeleri ilg çınlar ve bu arada d Karabekirin kitabı metni ile ortaya çıkar, işte o zaman kıyamet kopar. Vay efendim nasıl o- lurmuş da bu hâtıralar basılırmış!.. Karabekirin hâtıralarının basılma- sı Mustafa Kemale saygısızlık mıdır, değil midir? Bunu kıa bir müddet > kenara b hatıralarında Karabekir neler söylüyor, buna bak- mak iâzımdır. kir, Kurtuluş Savaşının başlangıcını kendisine mal ediyor. Ben olmasaydım, benim ye- rinde ve ciddi davranışım olmasaydı Mustafa Kemal Samsundan çıkıp Er- zurum ve Sivas kongrelerini yapa- mazdı. Miralay İsmet bana daha mü- tarekenin ilk günlerinde herşeyin bittiğini, askerlikten istifa ederek çift çilik yapmanın doğru olacağını söy- ledi. Mustafa Kemal, Anadoluya geç- meden İstanbul kabinesinde bir ba-

Bu sayıdan diğer sayfalar: