22 Eylül 1929 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4

22 Eylül 1929 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 4 5 — Akşam n 22 Eylül 1929 Hepimiz bu — zaavllı insanlarınakibetine uğ- ramamak için dua ettik.. İskeletleri arkamızda FJ Ş bırakarak ilerledik.. | — ça Mahpushanede iken or- | — GEĞİ man hakkında korkunç. | bikâyeler işitmiştim. Bu- —- mun için her adımda | — bir önümüze bir kap- lan, bir timsah, bir yılan | çıkmasını bekliyorduk.. Hepimiz — bıçaklarımız elde, tek bir hat üze- rinde yürüyerek ilerli- yorddk.. O gün mü- temadiyen yürüdüğümüz B ü Maroni mehrinin sahilini bula- madık.. Aklımıza feci bir şüphe geldi: — Sakın yolu şaşır- mış olmayalım? Orman zaten karan- hıktı, gece de basmca etrafımız büsbütün ka- Göz gözü görmiyor.. He- fmizin “ yorgunluktan — dizlerimiz kesildi, Ahmet hiç durmadan ilerilemek taraftarı idi. Lâkin Tevfi — Ben artık yürüyemiyeceğiml. Diye yere çömeldi.. Biz de oturduk. Etraftan çalı çırpı top- ladık, büyük bir ateş yaktıl Hepimiz birer mütcassıp ateş- perest gibi alevlerin — etrafına izildik.. Uzaktan hiç işitmediği- miz oğultular, iniltiler, böğürtüler geliyerdu. Nikolaviç korkak kor- kak ormanın derinliklerine baka- gak: — Vahi hayvanlar! dedi. Ateşi ne isınmak - için ne de orman aydınlatmak için yak- asıştık. Sadece bir fikrimiz vardı: Vabşi hayvanların tarruzundan kurtulmak!.. kulaklarımızı kabart- tık, yüreklerimiz güm güm atı- yor.. Ahmet: — Mademki ateş yaktık. Bari getirdiğimiz. pirinçten bir çorba pişirelim... Dedi. Nikolaviçte bir könserve kulusü vardı. Bunu su ve piriçle doldurarak ateşe sür- dük. Bir saât sonra sözüm ona bir çerba pişirdik.. - Yiyebilene — Bu ormanlarda ateş yakm: dan yatılmaz.. Karanlıkta bütün vahri hayvanlar başımıza toplanır.. Onun için yatmasak daha olur.. 'nun kolayı var içimizden 21 Eyiği ti AMERİKALI Vahilerin Açkı Mütercimi (VA-NaN nasihat Z iişine yermiyorsun? 200 pezos fena mı? niçin Satsa ya. Rodrigo, kendi kendir dişlerini gıcırdatlı: — Ne yapayım? Lâf dinlemi- yor ki., Ö, ticaretten ne anlar? Yalnız şarkı söylemesini ve hikâ- ye anlatmasını R:drigo, Pakita'ya döndü — Galiba, Karlos, Kankırmızı Makao nun kizartmasın yapmal istiyor! - dedi. - Yahut, kendi bildiği şarkıları ona da öğretecek! Akşamlıyın, eve döndükleri za- man, hiçbiri ağzını açıp tek ke- yiyerek, —— | Büyük bir ateş yaktık' Ağaçlar arasında dolaşan gardiyanlar düm. Ahmet bana tavsiyelerde | bulunuyordu: — Sakm uyuyayım deme.. Ateş nerse hapı yuttuğumuzun res- | idir... | — Yoo00 uyumam... — Aman dikkat et.. — Merak etme. — Yarım saatte bir ateşe odun at, — Atarım.. Ahmet benim yerime uzandı uykumu — dağıtmak — için kenarına indim yüzümü akıllı yıkadım. Ben — arkadaşlarımın yanına döndüğüm zaman onlar çoktan uyumuşlardı .. Ateşin kenarma oturdum .. Beklemeğe başladım .. Ahmet Şevki mütemadiyen hor- hyorda ...Yanımda yatan altı kürek mahkümünun hali görülecek şeydi.. Ateşin kazıllığı vuran çehreleri Fevka- | lâde korkunçtu. Saçları, sakalları | uzamış yüzlerinde garip, vahşi hatlar peyda olmuştu.: Uyuyuşlarında bile müthiş bir korku vardı. Onları uzun müddet seyrettim. Ateş bir arça karavır gibi olmuştu. He- en kalktım, büyük bir dal ko- pararak alevlerin arasına attım... Başımı bir ağaca dayayarak ni- hayetsiz düşüncelere daldım... O kadar yorulmuştum ki Ahmet Şevkinin — tavsiyelerine — rağmen HUMMAYI MURZAĞİ - ISITMA KANSIZLIK — Zafiyet v KINYUM Ham hazım, dafii humma Yemekten evvel ve Ve Kuvvetsizlik halarında LABARAK t garabinı tetimal ediniz. Gezanelerde satlir » Malson U, FRERE (€ Valllanı & Ciel , 48 hu KANSIZLIK : Benizslelik cin yegâne deva kani Yaya eden a msatahin ada tarakudan tertip edeimş Zonguldak yüksek maden 48c0b, PARIS süya v Chlorose IROP DESCHİENS, PARIS mühendisi mektebi müdiriyetinden: Zonguldak Yüksek maden mühendisi mektebi, leyli, meccani ve tahsil müddeti d senesine münhasiren | Tedrisat 1 Teşrinievelde mezunları, mektep müdir lise şehadetnamesi veya rt senedir. Birinci mezunları kabul olunur. başlar. Girmek isteyen lise tine bir istida ile beraber muvakkat tasdiknamesi, 6 Kura çektik, nöbet beklemek gözlerim kapandı, uyuya kalmı- ha- Yemekten sonra Tev- | sırası Ahmet Şevki ile bana düştü . | şım. Gecenin ilk beş, saatini Ahmet iki bekleyecekti.. Ondan son- Tasıtı da beni. Hepimiz birer |— pastat. kenara büzüldük. Göz kapaklarım Yf ağırlaştıkça ağırlaştı, ağırlaştıkça | — — Yahu kalksanıza.. ağırlaştı.. Göz kapaklarım sanki | — — Ne oluyoruz. demir bir kelepçe ile birbirlerine — Cemil, Cemil.. Uyudun mıı"' bağlanmış gibi. Derhal yerimden fırladım... Ateş ee F d ç eee ” İt lönüin. Etrafımıza: Omuzlarımdan sarsıla sarsıla | “Patl,, “Patl, Diye bir şeyler uyandırıldım... Ahmet — başımın | düşüyordu. Üyku sersemliği ile | ucunda ( etraflarına bakınan - arkadaşlarım bağırıp - çağırıyor- ( Mabadı var ) Alı Ticaret Mektebi Mudürlüuımdnn 1 — Mektebin Ulümu Âliye (İktisat, şehbenderlik, muhasebe, ban- ka ve sigorla) ihtisas kısımlarına tam devreli lise mezunları ve me- kâtibi aliyeden ve Ecnebi mekteplerden gelenler. 2 — Yüksek ticaret kısmına, Orta meklep mezunlarile İiselerin birinci devrelerini bitirmiş olanlar ve bu derecelerdeki musaddak mek- teplerle meslek mekteplerinden muracaat eden mezunlar. 3 — Orta Ticaret kısmına, ilk mektep mezunları kayıt ve kabul edilmektedir. Kayıt müddeti 30/ eylül akşamma kadar devam edecektir. Kız ve Erkek Ameli hayat Mektepleri müdürlüklerinden: Yeni talebe kayt ve kabüline başlanmıştır. Kayt günleri Cumar- tesi, Pazartesi, perşembe saat 10 dan 12 ye, 13 den 17 ye kadar- dır. Talebe kadrosu mahtuttur. zemanında müracaat edilmesi lazımdır eski talebenin nihayet Eylülün 19 zuncu gününe kadar kaytlarını yenilemeleri mecburidir. Aksi takdirde yerlerine yeni talebe alınacak- tır. Birinci sınıfa ilk mektep mezunları alınır. yukarı sınıflara - girmek isteyen lise ve orla mektep müadil sınıf talebesi gireceği sınıfın daki sınıf derslerinden imtihan olunur, Kız Amelihayat mektebi Sa- raçhane başında Münür Paşa konağında Telefon, İstanbul: 2731 Erkek Ameli hayat mektebi Cağaloğlunda Tel, Istanbul: 3630 lime söylemedi. İki kardeş, Paki- | kitaplı bir hayat tarzıdır. Elindeki tayı evine kadar götürüp teslim | sermayeyi, hergün pezos pezos mütemadiyen lardı: — Ne var? — Haydı kalk, nöbet seni Gözlerimi oğuşturarak di ettiler. — Vedalaştıkları — zaman, — üstüne koymak suretile biriktir. genç kiz, ikisine de ayni mülâ- | mişti. Önüne, Kankırınızı Mukac yim ve mültefit sesle: | lar nevinden fevkalâde fırsatlar | — Bucnos nocesl- dedi. çıksın çıkmasın, oğlanın atisi mü- Zira, gayet iyi biliyordu ki, | emmendi. İşte bu düşüncelerin şayet Karlos, kuşuna mükabil | sevkiledir. ki, Pakita'nın kalbi, | 200 pezosu alsa bile, gene para | gene Podriğo'ya doğru meyil | | kâfi gelmiyecek; kulübe yapıla» | gösterdi. | Akşam yemeği yedikleri sırada, iki kardeş, ağızlarım açarak birlerine tek kelime söyleme Yemekten sonra, Rodrigo, derhal | kulübeden çıktı. Ve, hiddetlemi zaman daima yaptığı gibi, küti bıçale saplamakla vakit geçirdi Gün doğar doğmaz , Karlos koltuğunun altında kuş , gene | pazar yerine seyirttti. miyacak; hediyeler almamıyacak; düğün yapılamıyacak; yedek para saklanılamıyacak. Bütün bu, cihetleri iyice düşün- dükten sonra, Pakila, şu neticeye | geldi ki, — kankırmızı Makasnun bulunması; buna mukabil Karlos' * un eline para geçecek olursa | hüsnü tesadüftür. Böyle tesadüf- | | ler, nadirdirler; enderdirler. On- " i Onun arkasından Rodrigo | lara güvenilmez. Rodrigo'nun işi ! Viee Teadülere bağlı değilai |— Onun arkasından da, Pakital Muntazam — bir — iştii — hesaplı, | — Pazarda , bir gün evel , kuş dir! kı Kayt müddeti 1 l'ee i İstanin! llit Glll]lrllullllül:l] sm.k BNP — Kilo ğ ı CT a . Eğ a ei he 2 vE , Müz çiS c « Sönük T 1 ŞfE » y İ LA n Adet — 31 « Paçay t W0 A » Si — İ M Bağ L Na Sandık 1 CAC , Sişkk aT ç » Sandk 1 MA , Sandıkça 1 MA , Bağ £ & Berveçhi balâ 16 külem eşya üğü satış ambarında bilmüz; Devlet Demiryo ÜUmumi idaresin Haydarpaşa eşya tahmil ve tahliyeleri kapalı zarfla konn iştur. 410 — Pamuk mensucat 210 & » > S10 — Et makinası 93 — Kese kâadı 0 — Müstamel çürük elbise 3,500 Deri 122 — Kâat sicim 95 — Lavha lâstik 0 — Kâat ve pamuk futin baği 32 Karyola topu 41 — Çocuk araba sepeti 16 — Ağaç saplı kebir bıçak 0 — Kuyumcu putası— 50 — Bant bezi 23 — Kurşun 0 — Demir boru â 23/9/929 tarihinde İstanbul — İthalât ayede füruht edileceği olunur. IMarı ve Limanları den: münakasaya Münakasa 24/9/29 Salı günü saat 16 da Ankarada Devlet Demir- yolları idaresinde yapılacaktır. Münakasaya iştirak edecekleri: teminatların ayni günde saat 15, mine vermeleri lâzımdır. in teklif mektupların ve muvakkat 30 8 kadar umumi müdürlük kale- Talipler münakasa şartnamelerini iki lira mukabilinde Ankarada , Malzeme dairesinden İstanbulda edebilirler . etrafında uyanan — alâka , artık kalmamış gibi idi, Hattâ , esnaf biri birine, şu suali soruyordu: “Acaba, Hüseyin, dün verdiği Hati bu gün gene verecek mi? Zaman biri , / kuşun yanına gelerek ona - bakıyordu. Lâkin , kimse , alıcı çıkmıyordu. Hem,, 200 den ziyade, kim teklif edebilirdi ki? Bu kadar para kimde vardı? Pakita, bir köşeye - çekil lâf etmeden dürüyor ve düşünü- yordu. Karlos'un yanına, ancak, bir müşteri gelip de kıza bakma: ğa başladı mıydı yaklaşıyordu Karlos. gözlerini, kuştan ayır- mamakta idi. Bu ateş rengindeki | kıpkırmızı — mahlüka — bakıyordu. Başını, sırtını okşayıp doruyor. Öyle vaktine doğru, pazarda, bir Amerikalı ile karısı göründü. Haydarpaşa — mağazasından *edarik | Demin gelen büyük gemiden ka- raya inmişler, alınacak - birşey var mı diye ortalığı geziyorlardı. Kankırmızı Makao, derhal, nazarı dikkatlerini celbetti. W Karles'an yanına yaklaştılar. Kadın, kuşu, pek, amma - pek beğendi. Rakita olsun, pazardaki diğer insanlar olsun, derhal anlamakta güçlük çekmediler ki, Karlos tam beklenilen fırsat — gelmiştir. Makaoya, — bu - Amerikalılardan | daha müsit müşteri zuhur edes Amerikalı, sordu: — Bu kuş kaça? — 500 dolarl Karlos, bu sözü, gözlerini biş an kırpihaksızın söylemişti. Pakita, heyecandan, az dahâi tıkanacaktı: | (Mabadı var) __—_——ııı_ıı'*j

Bu sayıdan diğer sayfalar: