8 Ocak 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

8 Ocak 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Her akşam bir, hikâye Her gün saat bişten yediye kadar, kulesi adını taşıyan büyük Mağaza bu isme gerçekten Jâyık ol- duğunu ispat ederdi. Asansörler dur- Mâdan işler, müşteriler durmadan çıkar. Koca salonlar, kat kat ile dolardı, Ber katta memur ve müstahdem- lerden başka, bir de, gizli müfettiş Yardı, Bunlar sakit, dikkatli, dolaşır- Jar, yahut bir tarafa çekilerek ora- dan ortalığı teftiş ederlerdi. En zor iş te beşinci kat müfettişi- Ne Lerettüp ediyordu. Çünkü kıymet- “ eşyaları ve mücevherat ora- da satılırdı. Buraya memur olan Grammont Mağazanın en açıkgöz ve muktedir Müfettişlerinden sayılırdı. O gün, bir Bülunun dibinde durmuş, sık, zarif | *V0 güzel bir kadını gözden ayırmı- Yordu. j Genç kadın elmaslara bakıyor, bun- ları çıkartıyor, takıyor, beğenmiyor, Başkasını istiyordu. Nihayet, genç kadının tek taş bir Pırlanta yüzüğü kutusundan alarak Parmağına taktığını, sonra, beğen- Memiş gibi yaparak geri verdiğini, fâkat bu sırada büyük bir meharetle Yüzüğü aşırarak mahfazayı kapelı hir halde fade ettiğini gördü. Satıcı, » Sâlgınlıkla mahfazayı açmadan ye- Yine koymuştu. Mağaza müdiriyeti rezalet çıkar- Yak taraftarı olmadığı için, müfet- tiş ortalığı telâşa vermedi. Giden ka- dının arkasından yetişti, Ve bir ka- P: açarak, büyük bir nezaketle: — Yütfen amcık buraya buyurur Musunuz? dedi, Burası pencsresi olmıyan, tek ka- pilı küçük bir oda idi. Müfettiş elek- trik düğmesini çevirdi. Genç kadın bir koltuğa dayanarak azametli bir tavır, mağrur bir tebessümle bekli- yordu. Yakası açılmış kürk mantlo- Bile bu vaziyette gercekten çok güzel görünüyordu. Müfettiş: — Madım, dedi, ben i Grammontum. — Anlıyorum. İsminizin bence bir ehemmiyeti yok. Mağaza müfettişle- rinden biri olacaksınız. Ne istediği- nizi, beni buraya neden tıktığınızı söyler misiniz? Büyük hırsızlar hep böyle yüksek- ten atarlardı. Onun için, müfettiş bu muameleye muntazırdı. Ağır ağır ce- vap verdi: — Sebebini anlamış olacağınızı zannederim. Müdiriyet rezalet çıkar- mak istemez. Biraz evvel dalgınlıkla, sizde kalmış olan yüzüğü iade eder- geniz kılınıza bile ziyan gelmeden buradan çekilip gidebilirsiniz. Bundan daha “azikâne bir mua- mele olamazdı, Genç kadın da biraz evvelki mağrur ve haşin tavrını bi- Taktı. Hafif ve ahenkli bir gülüşle: i müfettiş Garnatz nasıl olsa, günün birinde Sultan Ebu Abdullahın rizasile İspan- yollara teslim edilecekti. Bunu yalnız kral Ferdinand değil, bütün İspanya böyle düşünüyor ve büyük bir emniyet- le bekliyordu. Fakat, Malka kalesi Garnala şeh- rine benzemiyordu. Malka kalesi ta- mamile mücahidlerin elinde bulunu- yordu. Bütün İspanyol donanması bu ka- lenin surları önünde Iki yılâ yakla- $an uzun bir zamandanberi'esir gibi bağlanıp kalmıştı, Malkanın sukutu haberini Garma- fallar duyunca kimbilir ne kadar müteessir olacak ve büyük bir ümid- sizliğe düşerek onlar da Malka mü- dafileri gibi kaleyi müdafaadan vaz- geçeceklerdi. Kral böyle düşünüyor ve amcasının verdiği müjdeyi ordu- Ya yayarak, büyük şenlikler yapılma- #mi emrediyordu. Acaba, amiral Hanrikesin söyledi- Bİ gibi, İspanyol denizcileri hemen €rtesi yün Malkayı zaptedebilecekler Miydi? Graz | Müfettiş KEMAL REİSİN İSPANYA DÖNÜŞÜ Yazan: İSKENDER F, SERTELLİ ( Bir Amerikan hikâyesi — Şimdi anlıyorum, dedi, Zanne- diyorsunuz ki... Haydi geliniz, istedi- ğiniz gibi her tarafımı arayınız. Genç kadın, hep mütebessim tavrile, çantasını müfettişe doğru attı. Mü- fettiş buna hiç kiymet vermeden ma- sanm üzerine koydu. Şimdi kadına yaklaşmıştı: — Israr ettiğime pek müteessitim. Fakat rica ederim, soyunur musu- nuz, madam? Genç kadın hiç bir şey söylemeden, arkasındaki mantoyu çıkardı. Ka- dın endamının bütün tenasübü ile bir heykel gibi duruyordu. Birdeabi- re müfettiş Grammontun zihninden şeytani bir fikir geçti: — Rien ederim, durunuz, deği. İk- Umalki yanlış gördüm... Size iftira ettim. O kadar zar'f ve güzelsiniz ki... Kendimden geçiyorum. Çılgın gibi seviyorum sizi... Kadın, hiç kıpızdamadan gözlerini kaldırdı. Müfettişin gözlerinin içine baktı, Çekiniyor, bir şeyden şüphele- niyordu. Maamafib, bu garib müca- deleyi kabulden çekinmedi. Hafif sesle: — Ben de size ayni şeyi tekrar ede- bilirim, dedi ve dudaklarımı uzattı, Grammont kadına sarıldı. Göğsü- xe bastı. Her tarafını okşuyor, sıkış- tanıyordu, İkisinin de dudaklarımı birleştiren uzun buse bir türlü bitmi- yordu. Fakat Graramoni korsnin kıvrımları arasından yüzüğü ee ge çirince artık buseyo nihayet verdi. Komedya bitmişti. İki adım geri ç€- kildiler. İkisinin de nefesleri değiş- weişti. Genç kadın kürkünü yakala” dı, arkasına geçirdi. — Artık gidebilirim, değil mi? de- d. — Şüphesiz, Fakat bir şartla, — Hâlâ şart mı var? — Sizi sevdiğimi unuttunuz. — Sahi! Adresimi ister misiniz? Magda O,Sliver Avenue, 164. Grammont güzel kadırın elini öp- tü, onu kapıya kadar teşyi etti. Son- ra, memnun bir halde bir cigara yak- tı: Yüzüğü yerine iade etti, Sonra uzun bir rapor kaleme aldı. Bunda mağaza müdiriyetine gösterdiği haret ve muvaffakıyet hakkında hat verdi. me iza” ... Fakat bir iki sat sonra, mağaza kapanıp ta esvap değiştirdiği zaman, müfettiş Grammont ceketinin iç ee- binde cüzdanını beyhude yere aradı durdu. Cüzdanda tamam dört yüz 1- ra yardı. Cüzdan ile beraber uçmuş Müfettiş Grammont nasıl kurnaz bir hırsıza çatmış olduğunu anladı. Derhal kafınm verdiği adrese koştu. Fakat burada polis müdürü oturu- yordu! Hikâyeci No 68 KÖTÜRÜM BİR 'TOPÇUNUN YARARLIKLARI.. Ahmed Selimin o gece, aradan iki saat geçtiği halde kaleye dönmeme- si, arkadaşlarımı meraka düşürmüş- tü. Kimin hatırına gelirdi ki, Ahmed Selim o gece kaleden eyrihrken, ar- kadaşlarına, gitliği yeri söylemiş bu- Junsun! Bir topçu zabiti yanına on beş a5- ker alarak şehre irmişti. Seyid Haşimin evinin üst katmda ışıklar görünüyordu. Seyid . Haşim sevgilisi Molina ile şarap içerek sarhoş olmuştu.. müca- hidler ilkönce Ahmed Selimin Moli- na ile işrete daldığını düşünerek ka- pıyı çalmak istemediler. Fakat içle- rinden biri: «Dediğini yapmağa mec- buruz. Bize buraya gelmemizi ve ken- disini aramamızı süyliyen odur, Hay- di çalın kapıyı!» dedi, Mücahidler kapıyı vurdular. Bir uşak, sokak kapısının küçük teliğinden seslendi: — Kimi arıyorsunuz? $ Künunusani 937 Cuma İstanbul — Öğle neşriyatı: 12,30: Plâkla Türk musikisi, 12,50: Havadis, 13,06: Plâkla hafif müzik, 13,26-14: Muhtelif. plâk neşriyatı. Akşam neşriyatı: 17 İnkılâp dersleri: Üniversiteden naklen, Recep Peker ta- rafından, 18,50 Plâkla dans musikisi, 19,30 Spor müsahabeleri Eşref Şefik tarafından, 20 Vedia Riza ve arkadaş- ları tarafmdan Türk musikisi ve halk şarkıları, 20,30 Cemal Kâmil ve arka- daşları tarafından Türk musikisi ve halk şarkıları, 21 Saat ayarı: Orkestra: 22 Ajans ve borsa haberleri ve ertesi günün programı, 22,30 Plâkla sololar, 23 Son 9 Kânunusani cumartesi Öğle neşriyatı: Saat:-12,30 Plâkla Türk musikisi, 12550 Havadis. 13,05 Plâkla hafif müzik, 13,25 - 14 Muhte- lif plâk neşriyatı. Akşam neşriyatı: Saat 10,30 Plâkla dans musikisi, 19 Şehir tiyatrosu ko- medi kısmı tarafından bir temsil. 20 Türk musiki heyeti, 20,30 Münir Nu- rettin ve arkadaşları tarafındanu Türk musikisi ve halk şarkıları, 21 Saat ayar: Orkestra. 22 Ajans ve borsa haberleri ve ertesi günkü proğram. 22,30 Plâkla sololar. 23 Son, KARİ MEKTUPLARI: —— —— , Bir duvar yıkılmak üzere Kumkapıda Mollabey sokağında otu- ran bir kaç karlimiz yazıyor: Kumkapıda Mithatpaşa caddesi ni- hayetinde Saraç İshak çeşmesi karşi- sında bir mahalle camii vardır. Molla- ,bey sokağı denilen bu dar yolda kâin camiin duvarı, yağmurun tesirile y- Kılmak üzeredir. Bu yol başında bazi yerler yıkılmıştır. Sabahtan akşama kadar bu yerden yük arabaları geç- mektedir, Bu yerin tamiri ve duyarı- rın sağlamlaştırılması mutlaka lâzım: dır. Kumkapı nahiyesinin ve beledi- yenin ehemmiyetle nazarı dikkatini celbederiz, I AYLIK 350 » Posta ittihadına dahil olmayan ecnebi memleketler: Seneliği 3600, elti aylığı 1900, üç kuruşluk pul göndermek lâzımdır. Şevval 25 — Ruzu Kasım 62 & İmsak Güneş Oğls İkindi Akşan Yalı E, 1242 2,29 723 947 1200 1 Va, SAY 1,26 İZA İk 18,33 İdarehane: Babıâli civarı Acımusluk Sok. No. 13 — Ahmed Selim burada mu? — Hayır.. yok. — Buraya . gelmişti, Niçin yalan söylüyorsun? — Yalan söylemiyorum. biraz ön- ce gitti buradan. Mücahidler içeriye girmekte israr gösterince, köşkün üst kalında bir telâş eseri görtildü.. müslüman zabit- leri şüpheye düştüler: — Kapıyı aç.. Seyid Haşimi göre- ceğiz. — Şimdi uyuyor, yarın görürsü- nüzi — Saz sesini: duymadık mi sanı- yorsun? Haydi aç kapıyı. Yoksa. Uşak küçük deliği kapadı. cevap vermedi. Seyid Haşimin evinde bir kazaya uğradığından o şüphe edilen Ahmed Selimi o gece oradan kurtarmak ge- rekti, Mücahidlerden bir kaçı köş kün arkasına, koştular, İçeriye ancak bahçe tarafından girmek mümkün- dü. Büyük kapıda dört beş nöbetçi bi- rakarak, arkadan duyarı atladılar. bahçeye girdiler. Seyid Haşim © göce böyle bir bas- kına uğrıyacağım aklından bile ge- çirmemişti. Ahmed Selimin oraya geldiğini nereden de anlamışlardı? Molinâ korku ve Lelâş içinde boca- Jamağa, Siyid Haşlın de o gece adam- EM BULMA SOLDAN SAĞA: 1 — İçki içilen ye» (7) Boy değil (2) 2 — Utanmaz (5) 3 — Yemeği sindirmek (5) Üzüm çar- dağı (4) 4 — Beyaz (2) 5 — Cenizelerde dilenenler (7) No- ia (2) 6 — Sual (2) ' — Potu düzelime «sözde» (9) 8 — Beygir (2) Meydanda (5) 9 —3 harfi yeryüzü, 2 harfi beyaz (5) Garez (3) 10 — Orta (3) Musiki âleti (3) Su- el (2) YUKARDAN AŞAĞI: 1 — Şehir tiyatrosu rejisörü (6) 2 — Bir isim (6) 3 — Vahvah (5) Mısır mabudu (2) 4 — Kâhya (5) 5 — Bir yemiş (5) Afiş (4) 6 — Sual (2) Kir (4) 7 — Cefalı (5) Boy değli (2) 8 — Kurum (2) Eski (4) 9 — Mücevher (5) Ayı yuvası (2) 10 — Bir şeker (5) Sual (2) GEÇEN BULMACANIN HALLİ: Soldan sağa: i - Kuduz, Kene2- Acemilik 3 - Ur 4 - De, Aldet 5 - Ural, * K.N,, La 6 - Suut, Cem 7 - Ayakkabı 8 - Al, Bravo 9 - İle, Dayı 10 - Kut, Kenar, Yukardan aşağı: İ - Kundura, İK 2 - Er, Yalı 3 - Da, Asalet 4 - Ucuzluk 5 - Zer, Ukba 6 - Aktar 7 “ Kilim, Ba- de 8 - EL, Civan 9 - Nihal, Oya 10 - Ek, Tama, Ir, aa va are Şişli halkevinde konferans ve konser Bugünkü cuma günü akşamı saat 2! de Şişli Halkevinde doktor Muzaffer Şevki tarafından | zayıflamak hakkında bir konferans verilecektir. Konferans- tan sonra 12 kişilik Mandolina takımı tarafından bir konser verilecektir. Kizilay Unkapanı Kamunundan: İkin- ci kânunun onuncu pazar günü öğle za- manından sonra Unkapanı Elvanzade caminde Kızılay İstanbul mümessili methum general Alinin ruhuna ittihaf olunmak üzere mevlüdü şerif okunacağı ilân olunur. Yarına izin verdiği için, üst katla dü- şünmeğe başlımıştı. Mücahidler zemin katının kapısını omuzladılar.. bir meşale yakarak köşkün alt kısmına girmekte gecik- mediler. Seyid Haşimin plânları, Molinanın hulyaları yavaş yavaş suya mı düşü- yordu? Birdenbire zemin katında Ahmed Selimin bassız gövdesini gören müca- hidlör, yıldırım çarpmış gibi, birden sarsılarak cesedin üstüne kapandı- lar. — Selimi öldürmüşler! — Zavallı Selim!.. Selimin boynundan akan kanlar yerde pıhtılaşmıs bir halde duruyor- du. Büyük halâskârın vücudü henüz soğumuştu. Artık bu hâdise karşısında irade ve mühakemelerini kaybeden mücahid- ler ne yapacaklarını o bilmiyorlardı. Hep birden: — Biz zaten Seyid Haşimden şüp- heleniyorduk. Onun İspanyollarla el altından uyuşmak istediğini duy- muştuk. Demek ki duyduklarımız doğru imiş, Malkaya düşmanın ko- Jaylıkla girebilmesi için, her şeyden önce Selimin başını koparmak gerek olduğunu anlıyan Seyid Haşime he- men haddini bildirmeliyiz... Diye bağnşarak kılıçlarını çekti- İse | istanbul 7 Kânunusani 1537 (AKŞAM KAPANIŞ FİATLERİ) | Esham ve Tahvilât İst, dahili o 96,50fİş.B. Hamiline 10, Kuponsuz 1933 istikrazı 97,59İT.C. Merkez iğ Ünitürk | 22,87,59| Bankası » NU 21,35,—İ| Anadolu his. » İK 2130,— Mümessil | » u > M İş Bankası » Müessis 83 93,— 2,— Telefon 6,15 41,99) Terkos 11,75 33,55) Çimento 13,40 İttihat değir. 10,50 10—| Şark » 0,75 Para (Çek fintleri) ği 22,59,40 Berlin 1,96,62 1 Madrit 7,54,50 Belgrad 34,58,— 418,67 Pengo 4,34,73 Bükreş o 107,59— Moskova 25,10,— Paris 16,93,25 Londra 621,— Nev York 79,40,— Milâno Atina Prağ 15,02,50 87,92,25 Cenevre (— 3,44,25 Brüksel © 4,69,20 Amsterdam 1,44,50 Sofya Ticaret ve zahire borsası Zloti 64,41,25 7 Kânunusani fiat ve muameleleri İthalüt: Buğday 376 çavdar 90 arpa BI tiftik 35 â yapak 25 mısır 87 B. pey- nir4 3/4 kepek 51 un 45 1/4 fasvlye 7 ğ iç ceviz 4 3/4 ten afyon 99 kilo. İhracatı Razmol 174 3/4 tfük 49. 3/4 yapak 74 tin 2 — Satışlar: Buğday yumuşak kilosu 6 kuruş 16 paradan 6 kuruş 30 paraya kadar, buğ- day sert kilosu 6 kuruş 20 paradan 6 kuruş 30 paraya kadar, kızılca kilosu 6 kuruş 10 paradan, çavdar kilosu 3 ku- ruş 22 3 paradan 5 kuruş 32 4 paraya kader, mısır beyaz kilosu 4 ku raş 22: 1/2 paradan misir sar ni kilesi 5 'kuruşlan, yulaf kilo su 5 kuruğtam $ kuruş 7 4 paraya kadar, fındık iç kilost 70 kuruştan, yapak Diya- nbekir kilosu 58 $ kurustan, peynir be- yaz kilosu #1 kuruş 7 paradan #2 kuruş 14 paraya kadar, j 3 — Telgrafları. j Londra Mısır Lanlata 2. ci kânun tah- mili kerteri 24 Şi, Ki 3 Kr. 40 Sa. Lan. o | dra keten tohumu Laplata 2. ci kânün ! j tahmili tonu İZ Ster, 5 iŞ. Ki, 7 Kr. 45 Sa. Anvers arpa Lehistan 2 ci kânun,"şu- bat tahmili 100 kilosu 116 B. Frank Ki. 5 Kr. Liverpul buğday mert tahmili 100 Kibresi 9 Şi. 9 5/8 P. Ki, 6 Kr. 67 Sa. Şikago buğday Hartvinter Mayıs tah mili Buşeli 131 7/8 sant Ki, 6 Kr. 10 Sa, İ Vinipek buğday Manitoba mayıs: tah- mili Buşeli 136 5/8 sent Ki. 3 Kr. 85 Sa, Hamburg iç fındık Giresun derhal tahmil 100 kilosu 156 R. Mark Ki. 78 j Kr. 92 Sa, Hamburg iç fındık Levan derhal tahmil 100 kilosu 155 R. Mark Ki. 78 Kr. 41 Sa, Jer,. meşalelerle birlikte köşkün üst katına çıktılar. s1 Seyid Haşim tehlikeyi görünce: o, onlardan önce aşağıya inip gizli yoldan seninle birlikte kaç- | | saydık, Molina! Allah bizi şaşırtlı., halâs yolu evimizde iken, canımızi, kurtaramadık.. ne yazık! Diye ağlamağa başlamıştı. Molina, Seyid Haşim kadar kaklık göstermiyordu. Odanın kapısındaki sürmeyi iyice” j çekmişlerdi. Bu çok sağlam kapli bir odaydı.. buraya kolay kolay giri“ Temezdi. Ni Mücahidler kanıvı vurdular: ğ — Alçak köpek! -Bövle bir aslanı öldürürken vicdanın , sızlamadı 7017. Endülüş yıkılırsa, onun ankazı üze“ rinde sen nasl berinabileceksin? Haydi, aç kapıyı... Seyid Haşim cıllırmıs gibi, başınt. iki avucunun icine atmıs, odanın Ore tasında dimdik dwruvor ve: ij — Onu ben öldürmedim. Moling öldürdü., Diye hâavkirvordu. 'Kapıvı tekmelemeğn haslamışlardı.' Seyid Hasimin bu sözlerinden di detlenen Molinn: . a — Alcakt Yantıfm cinavelin mes suliyetini bana mı yüklemek istişoı sun? kor * a m a mlm İĞ mmm ml maymun limyzolmalbllimplimmm nl aliyim miyim. (Arkası var) |

Bu sayıdan diğer sayfalar: