13 Ocak 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

13 Ocak 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

13 Kânunusani 1937 AKŞAM SİYASİ İOMAL ——— Lehistanın vazıyeti E Avrupanın şu karışık zamanında sağ-, Tam sulh ve istikrar unsuru bulunan Lehistan Fransadan temin ettiği tki #niçuk milyar franklık istikraz ile hem mali hem de askeri mevkiini kuvvei- lendirmiş oluyor. Bu paraları Lehistan ört senede alacaktır. Bir milyarı harp Mevazımı tedariki için Fransada kala- | gaktır. Kalanı yeni demiryollarına ve yeni harp sanayii kurulmasına tahsis “ilmek üzere Lehistana gelecektir. Fransa Lehistanın eski borçlarının Ağır faizini dahi istememiştir. Ayrıca Lehistân emteasına kolaylık göster- Mtk için müsaid bir ticaret muahedesi “kdi için Fransa Leh hükümeti ile müzakereye başlamak üzere bulunuyor. $u buhranlı zamanda Lehistana hariç- İeR döviz olarak büyük bir meblâğ gir- mesi ve Lehislanın harici ticaretinin kolaylıklar görmesi bu memleketin ik- — vaziyetini düzeltmeğe ve yeni iş- | ler açılmasına çok yardım edecektir. İktisadi cihetten sağlam ve müda- | Jaası kuvvetli bir Lehistan Avrupanın #ülhül ve istikrarı için daha sağlam bir olacaktır. Lâkin Fransanın göster- diği yardım ve kolaylıklardan Lehista- Bin tekrar Fransanın harici politika- | N AÇ KALIR! Meğerse yanlışmış, uyuyan aç kal- #iyormuş. Bunu Makaşan adında bir Çifçi ispat etti. Bu adam yirmi iki se- Medenberi mütemadiyen uyuyor. Yal- iz sabah akşam kahvaltılarlle öğle Ye akşam yemekleri zamanı uyanıyor, karnını doyuruyor ve tek kelime söy- İemeden tekrar yatıp uyuyor. Yirmi İki senedir bu hal devam edip gidi dadır. Göz- ana sıhhati — Böyle bir vakaya şimdiye kadar tesadüf etmedik diyorlar, Doksanlık ihtiyar kollarını ve ba- Gaklarmı oynatabilmektedir. Fakat €n çok ve en kuvvetli oynattığı yeri Çenesi... Konuşmak için değil, yemek için! İSPANYADA ÇİÇEK BAYRAMI İnanılır şey değil amma doğru; İspanyollar bir tarafta birbirlerini Yerlerken diğer tarafta eğleniyorlar. “Berselonda bir çiçek bayramı tertip | €dildi. Büyük bir çiçek sergisi açıl- | dı. Birinciliği kazanan bir Fransız | gülüne bir altın madalya takıldı. Bu gülün yapraklarının içi sarım- firak kırmızı, dışı pembedir. Gül kat- Mmerlidir ve güzel bir kokusu vardır. JAPONYADA FİLM SANSÖRÜ | Japonya dahiliye nezareti polis “müfettişliği bundan böyle Japonyada aşk filmileri gösterilmesini yasak et- miştir. Dans edilen, öpüşülen, içki #içilen filimler de gösterilmiyecektir. “Tehgil. maksadile yapılmış siyasi Tenkli filimler de yasaktır. Japonya sinema sanayi âlemi bu karar üzerine iflâs borusunu çala” caklır, sına alet ve peyk olacağı mânası çıka- rılmamakladır. Çünkü Lehislan müsta kil bir ha: ip etmeği kati olarak ta: y Bunun için Fransanın Sovyetlerle ittifak eylemesini tasvip > etmemiş ve Romanya Sovyetler ile ittifak tasdvvu- rundan. kali surette feragat etmedik- çe bu devletle olan eski ittifakını tec- did etmemiştir. Fransanın Lehistana yaptığı iktisadi ve mali yardım. teda- füi ittifakı bulunan Lehistana karşı bir. cemileden ibaret değildir. Yeni istikraz Lehistana hayli ecneib parası öokacak ise de bu paralardan daha ziyade Fran- sızların Lehişlandaki natamam kalan. demiryolu ve fabrika gibi teşebbüsleri istifade edecektir. Lehistanın sırf kendisinin mil men fatlerini korumak için müstakil bir po- Hitika takip eylediğine yeni bir misal da Almanya ile Leh koridorundaki transi- te ald pürüzlü meseleyi halletmiş olma- sı ve Danzing le mevcud bütün ihtilâf- ları iki tarafı memnun edecek derece- de tesviye etmiş bulunmasıdır. Avru- panın şu karışık zamanında İngiltere- den sonra nâztnlık rolünü icra edecek mevkide Lehistan bulunuyor. EVLENME TÖRENİ ÖNEMLİDİR. Nev - York hükümeti belediye reisle- | ri, evlenecek olanları alâkadar ede- cek bir tamim neşrettiler. Bu be- yannameye göre, son zamanlarda, evlenme törenlerine gelenler, giyinip güslenmeden, her günkü iş kılıklari- le geliyor ve bu suretle evlenme tö- renine ehemmiyet vermediklerini gös- termiş oluyorlarmış... Duvarlara — yapıştırılan melerde deniyor ki: — Evlenme töreni önemli bri tö- rendir. Bundan böyle nikâh mera- simlerine. geleceklerin kılıkların&ı iti- na etmeleri şarttır, bunun aksi ha- veket etmek, nikâhın ananevi ulu- luğuna hürmetsizlik sayılacaktır, N- kâh ve evlenme törenlerine gelen- ler süslerine dikkat etmelidirler!... ESKİ KRALIN SERBESTİSİ beyanna 8 inci Edvard, İngiltere tahtından inip başından Krallık tacını atmak- la, herkes gibi, hür ve serbes yaşiya- cağını sandı ise aldandı: Matbuat, yalnız İngiliz değil, bütün dünya mat- buatı, Dük de Vnidsorun attığı her adımla meşgul. İşte size Viyanada geçirdiği bir günün hesabı: İngiltere sefaretini ziyaret, bir buçuk saat alaturka ha- mamda istirahat, lokantada öğle ye- meği; otadan çıkarken kadın gar- sonlardan biri kendisine üç gül ver- di. Dük Almanca teşekkür etti. On- dan sonra .bir şekerciden şeker alış verişl... Çıkmadan bir bardak ta, su içmiş... R Görüyorsunuz ya, içtiği suyu bile Aydın (Akşam) — Aydın parti vilâyet kongresi toplanmış, dilekler tesbit edildikten sonra yeni idare heyeti seçimi yapılmıştır. Yeni idare heyetine bayan Ruhyie Telli, bay Ethem Menderes, Nafiz Karabudak, Neşet Akkor, Ralf Gün- aydın, Raif Aydoğdu ve Şevket Levent seçilmişlerdir, Resmimiz parti vilâyet kongtesi toplantısını gösteriyor. © - | Esnafa yardım şekli kararlaştı Bir danışma bürosu, di panserler açılacak, Ci çocukları yetiştirilecek etleri varidatından ayrı- lan yüzde 25 ile eshafa ne şekilde yar- dım edileceği hakkında tedkikat yapan heyet mesaisini bitirmiş ve yardım şek- li programını hazırlamıştır. Karşılık» hı yardım şsasına işfinad eden bu prog- Tama göre esnafa üç şekilde yardım edilecektir: 1 — Müracaat vd danışma bürosu tes Esna? cemi sisl, 2 — Sıhhi yardım teşkilâtı kurulma» si, 3 — Esnat çocuklarını korumak ve yetiştirmek. Müracaat vedanışma bürosu Dördün- cü vakıf hanında kurulacak ve kadro- su bir avukatla bir daktilodan ibaret olacaktır. Avukat yarım ve daktilo tam gün iş başında bulunacaklardır. Huku- Ki işleri olan esnaf yalnız akıl danış- mak için avukata müracaat edecek ve istidaları da parasız olarak daktilo ya- zadaktır. Müşavere için de avukata pa- ra verilmiyecektir. Müşavir avukat u- cuz meslektaşlar bularak arkadaşları- nın işini takibi kolaylaştıracaktır. Yardım teşkilâtı da şu şekilde kuru- lacaktır: Hasta esnaf ve ailelerini ayakta teda- vi etmek üzere lüzumu kadar dispan- ser açılacaktır. Her dinspanserde iki doktor, bir hasta bakıcı ve bir de ebe bulunacaktır. Ağır hastalar dispanser doktorları tarafından evlerinde tedavi | edilecek ve hastaneye yatırılması lâzım gelenlere kolaylıklar gösterilecektir. Hastaların ilâç paraları da yardım tah- sisatından ödenecektir, Fakir esnaf ailelerinin doğum hâdi- selerine dispanser ebeleri gönderilecek, çocuğun ve anasının ilk çamaşırları yardım tahsisatımdan temin edilecektir. Ayrıca analara sıhhi yardım öğüdleri verileceği gibi esnaf içinde müteaddid yıkanma yeleri tesis olunacaktır. Fa- kir esnaf ailelerinin cenazelerini kaldır. ma masrafı olarak 10 liraya kadar yar- dım yapılacaktır. Üçüncü yardım şekli, işi bozulan es- naf çocuklarının ilk, orta ve lise tah- silini ikmal ettirecektir. İlk tahsili iyi derecede bilirenler arasında müsaba- ka mtihanı açılacak ve kazananlar san- at mekteplerine yerleştirileceklerdir. Talebelerin ders levazımı yardım tah- sisatından temin edilecektir. Bütün bu yardımlar için ayrılan es- nat cemiyetleri varidatının yüzde yir- mi beşi 22,000 küsur lira tutuyor. Bu paranın yarısile bu yardımların yapı- labileceği hesap edilmiştir. Ayrıca te- berrüler ve muhtelif hasılâtlardan se- nede 3000 lira kadar temin edildiğin- den yardım masrafı 14,000 lirayı bul- maktadır. Bu 14,000 liranın yansile bu işlerin görülmesi daha muvafık bulun- muştur. Şimdilik yalnız bir dispanser açılma- sı muvafık görülmüştür. Bu dispanse- ğı hesap olunmuştur. Danışma büro- sunun senelik masrafına 1500 ve es- naf çocuklarını okutma masrafına da 1000 lira kâfi görülmektedir. Program dün teksir edilmiş ve esnaf cemiyetlerine dağıtılmıştır. Cemiyet reisleri program hakkında idare he- yetlerinin fikirlerini alacak ve önümüz. deki pazartesi günü yapılacak toplan- tada programa kati şekil verildikten sonra derhal tatbikata geçilecektir. Aile bilgisi konferanslarının sonuncusu bugün verilecek 'Mullimlere verilmekte olan âile bil- gisi konferanslarının sonuncusu bugün) Kadıköy orta mektepte verilecektir. Ayın yirmisinde Maarif vekâleti ilk tedrisat şube direktörü Fuad bütün muallimleri toplıyarak bu mevzu üze- rinde üniversite salonunda bir konfe- rans verecektir. Bir kamyon bir vatmana çarparak ağır yaraladı Şoför Alinin idaresindeki kömür kamyonu'dün Beşiktaş caddesinden ge çerken yolun karşı tarafına geçmek i8- teyen larmvay vatmanlarından Sıdkı âdında birine çarparak başından ağır yarlamıştır. Yaralı Sıdkı Beyoğlu has- tanesine kaldırılmış, şoför Ali yakala" | narak tahkikata başlanmıştır, Dişlere dikkat etmeli Birçok hastalıklara sebep . dişlerin Bozuliğar Yalancı romatizma, barsak hastalıkları, hattâ apandisit diş çal in ileri gok, Üç sene evvel, ilk mekteplere devam eden çocuklar için Cağaloğlunda bir diş dispanseri açıldı. Bu dispahsere şeh- rin her semtindeki mekteplerinden bir- çok küçük yaştaki çocuklar gönderili- yor. Şimdiye kadar alınan neticelerdeni bizde diş hıfzıssıhhasına lâyıkile ehem» miyet verilmediği ve küçük yaştaki ço- cukların pek erkenden dişlerinin çürü- düğü, hattâ bazı ağız hastalıklarına tu- tuldukları görülmektedir. Geçen sene Viyanada toplanan bey» nelmilel diş hastalıkları kongresine üni versite namına iştirak eden Dişçi mek- tebi ağız hastalıkları ve cerrahisi pro- #esörü doktor Ziya Cemal Aksoy ile bu mevzular etrafında görüştük. Profesör, bozuk dişlerin küçük yaştaki çocuklar arasındaki feng tesirleri ve çürük diş- lerle ağız hastalıklarından doğan Za rarlar etrafında çok faideli izahat ver- di. Doktor, muharririmizin sorduğu Sü ale cevab vererek dedi ki: — Diş ve ağız bakımı işine evvelâ ço- cuk dişlerinden başlamak lâzım geldi- ğini nazarı dikkate alan Türk diş ta- bipleri, bundan dört sene evvel, ilk kon- grelerini yaparlarken çocuk dişlerinin. bakımı meselesine büyük bir ehem- miyet vermişlerdi. Profesör Kâzım Esad Devrim çocuk diş bakimı hakında nasıl bir teşkilât yapılması lâzım geldiğini bu kongrede tesbit etmiş ve bundan sonra bu bakı- ma aid hareket genişlemeğe başlamış- tar. Ağız ve diş bakımı meselesi uzviyetin tekâmülünde mühim bir rol oynar. Fa- kat bakımsız bir ağızdan doğacak Za- rarlar, trahom, kolera ve saire gibi dai“ ma hekimin gözü önünde aşikâr zarar- larını gösteren hastalıklara benzemez. Ağız bakımsızlığında ileri gelen zarar“ lar, sinsi sinsi uzvunun tekâmülüne sekte verir, Meselâ bir lokantada yemek! yiyenleri tedkik eedcek olsak bunlardan çoğunun iyi çiğnemediklerini görürüz. Bunlar, çocukluklarından beri iyice çiğ- nemeden yutmak hususunda fena iti- yadlarla büyüyen kimselerdir. Bunun | da sebebi pek küçük yaştaiken çü- rTüyen ve ağrıyan sert dişlerine aileler tarafından fazla ehemmiyet verilme- mesidir, Ana, baba, değişecek diye, çocukla- rının çürüyen dişine bakmağı, doldurt- mağı hiç bir zaman düşünmezler. Hal- buki çocuğun dişlerinden biri çürüyün- ce, ağzında yemek bakiyeleri takılıp ka-| lir, diğer dişler de çürür ve bunlar biri- birini takip edince, çocuk fena çiğne- me itiyadını küçük yaşta kazanmış olur. Bu alışkanlık hayatın sonuna ka- ! dar devam eder, Vücudün iyi tekâmül rin tam kadrosile 5,000 liraya çıkaca- | edememesi, hazım yollarının muhtelif bozuklukları hep bundan ileri gelir. Bundan başka çürük süt dişlerinin ağızda bulunduğu devrede bunlarla be- râber ağızda bulunan altı yaş dişleri (Buna halk ekseriya yedi yaş dişi der) çürür ve bu çürükler, çok defa bakin- $iz bırakılarak, sonunda diş çektirilir. Altı yaş dişleri ağzın anahtaridır. Bu dişler, çürüdüğü için vaktinden evvel çekildiğinden aradaki boşluğu doldur- mak üzere diğer âzı dişleri de çarpılır. Bu gibi kimseler, ekseriya azı dişlerini vaktinden evvel kaybederler, dişlerin İntizamı da bozulur. Binaenaleyh ço- cuk dişlerinde bu bozukluklar husule gelmeden evvel dişlerin bakımına dik- kat etmek lâzımdır. Bu mühim sıhhi vaziyeti nazarı dik- kate alan diş tabipleri, üç sene evvel Şe- hir meclisinden verilen 700 tirayı -hiç bir tedavi ücreti almaksızın- yalnız yol parasına sarfederek bütün şehrin ilk mekteplerindeki çocuk dişlerini mür| âyene ettiler ve aldıkları neticeleri alâ- kadar makamlara bildirdiler. Bizdeki çocuk dişlerinin medeni memleketlerle mukayese edilemiyecek derecede bâ- kımsız olduğu görüldü. Bundan sonra ikinci defa olarak alı- nan 700 liralık tahsisat ile Cağaloğ- lunda bir dispanser açıldı. Ve çok ha yırlı bir Iş yapılmış oldu. Fakat bu ufa- Dişçi mektebi ağız hastalıkları ve cer- rahisi profesörü Dr. Ziya Cemal Aksoy cık para, tabli memleketimizin çok ge- niş ihtiyacını karşılamaktan uzaktır, — Son zamanlarda hekimler diş işle- rine ehemmiyet veriyorlar. Birçok has- talıkların hep dişlerden ileri geldiği id- dia ediliyor. Ne dersiniz?, — Diş bakımının çok ehemmiyetli bir safhasına temas ettiniz. Yukarıda söylediğim gibi küçük yaştan itibaren iyi çiğnememenin verdiği zararlardan başka gerek ağzı, gerek bütün vücudü. alâkadar eden muhtelif zararlar ile hen gün karşılaşıyoruz. Diş tababeti bugün tabbın, tam mânasile, bir şubesi haline gelmiştir. Kök ucuna kadar doldurulması lâ- zım gelen bir dişe tam bir dolgu kon- mıyacak olursa dişin içinde kalan öl- müş uzvi kısımlar, ekseriya bu gibi diş lerin dibinde ve kemikle dişin kök ucu arasında Granulom denilen iltihapla- rın husule gelmesine sebep olur. Ke- mikle diş arasında sıkışıp kalan bu gibi gizli iltihaplar haslanın zayıflamasına, günün muayyen zamanlarında harâre- tin artmasına, Kesiklik ve kırıklıklara, dizlerinin ve ekseriya mafsallarının ağ» rımasına yani yalancı romatizma arazı göstermesine sebep olur. Buna Ameri- kalılar Fokal infeksiyon derler. Bu gizli iltihapları ağzında gezdire- rek uzun zaman vereme tutulduğu, zannedilmiş, prevantor'yomlarda tedavi görmüş birçok hastalarla karşılaştık. Bu gibi hastaların diş köklerinin uçla- rının rontken ile resimleri çıkarı larak iltihabın mevcud olduğu görülür ve dişler çıkarılınca hastanın sıhhati yerine gelir. Biz şimdi bu gibi dişleri, ekseriya, he. le ön üst dişleri çekmek cihetine git miyerek bunları kök ucundan bir pars ça kesilmek şartile tedavi ediyoruz. Hastaları zayıflatan, böbrekleri yöra- yak bozan ve ekseriya apandisitlere 48- be polan bir başka, diş ve ağız hastalığı daha vardır ki, buna Piyore veya (Diş döken) hastalığı denir. Bu hastalıkta diş çürümez, sapa sağlam kalır. Fakat dişin etrafını saran kemik erir ve diş eti dişten ayrılır. Ayrılan diş etinin hu. sule getirdiği boşluğa yemek artıkları ve ağızda daima bulunan mikroplar do lar, Bu diş etlerinin çukurcukları içe- risinde bir iltihap hasıl olur ve bura- dan daima cerahat akar. Ağza müte- madiyen boşalan ve parmakla bastırıl- dığı zaman diş ile diş eti arasından çi- kan bu cerahati hasta, haberi olmaksı- zın, mütemadiyen yutar, Bu yutulan mikroplar barsaklarda iltihaplara, bii- hassa apandisite ve mikropların zehi- rini çıkartmak için böbreklerin yorul- masına sebep olur. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, ağız bakımı meselesine çok ehemmiyet ver mek ve bilhassa pek küçük yaşta iken Ağız bakımına itina etmek, çocuk diş bakımı hakkında iyi teşkilât yapmak, mektep öğretmenlerine ağız bakımsız- lığının zararına dair esaslı, malümat vermek lâzım gelecektir.»

Bu sayıdan diğer sayfalar: