25 Mart 1940 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7

25 Mart 1940 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hollivuttan gelen haberler Greta Gerbonun vaziyetinde büyük bir de- Bollivutan şık lokantalarında hemen ber akşum Greta Garboya tesadüf edilmektedir, Artist birdenbire neşeli bir hal almış. Sık sk gülüyor, herkes- ie ahbapça konuşuyormuş. setmekte, artistin eski esrarengiz haji neden bıraktığını araştırmaktadır. Bu hususta fikirler muhteliftir. Bir kıs- mu diyor ki: rengiz bir kadın diye tanınmıştı. Onun münzevi hali, kimseyle görüş- memesi, hiç gülmemesi artık alâ- tı. Greta bunun için birdenbire vazi- yetini değiştirdi ve bu tahavvilün merak ve alâka uyandıracağını tah- min etti. Artist tahmininde hiç yanıl- madı, Çünkü şimdi herkes yeniden onunla meşgul olmaktadır. Bu hâdise, eski bir Yunan generali nün birinde çok büyük bir köpek bul. muş, yanında küçük bir eşek boyün- daki bu köpek bulunduğu halde ges- meğe başlamış. Herkes bu garip me rakı dolayısile generalden bahsetmiş, Fakat bir müddet sonra halk bunu Greta Garbo da sırf merak ve alâ- ka uyandırmak için eski münzevi ya. gayışını bırakmıştır.» Bir kısmı ise Greta Gerbodaki bu Her sene Hollivutta,bir sene zarfın; mükemmel kadın ve erkek artist seçi ir, bunlara hatıra makamında birer ün sanatkârların şiddetle arzu et. gilmişlerdir. Greta Garbo ve erkek tistlerden Laurence Olivier üçüncü olmuşlardır. 939 senesi zarfında kadın artistleri Davis'in Avrupada birkaç #mi göste- rümiştir. Birinciliği kazanmasını te min öden filim henüz gelmemiştir. Artist şimdi Charles Boyer ile birlikte yemek Yy «Greta Garbo senelerdenberi esra- 5 ka ve merak uyandırmağa başlamış- El ni hatırlatıyor. Kendisinden bahsedil- $ möesinden zevk alan bu general gü © artisti payesini kazanmak tabii bö-fl amanda birinciliği kazanan Betteb” Greta Garbo tamamen değişti! Esrarengiz kadın şimdi gülüyor, lokantalarda iyor, dans ediyor! değişikliğe bir aşk ve alâkanın sebep olduğu kanaatindedir. Esasen Greta sevdiğini ve bugün pek mesud oldu- ğunu gizlemiyor. Yalnız eski ihtiyat. kârlığını tamamen terketmediği için İnrla tafsilât vermiyor. Fakat Holi vatta şimdi herkeş artistin Dr. Ben- jamin Gaylord Hauser'le nişanlandı- ğını ve yakında evleneceğini bilmek- tedir. Dr. Hauser Amerikada, sihhate sarar vermeden sirf rejimle kadınları. zayıflatmakla meşhurdur. Bilhassa Hollirutta ve Los Angeles'te çok yeni bir #lim çevirmektedir. Bette | maktadır. Davis dördüncü defa olarak senenin | (Robert Donat'ya gelince; birçok fi- Mi V vw ye Garbe müşterisi vardır. Greta Garbo geçen. de hastalanmış ve tedavi için bu dok- tora müracâat etmişti. Bu suretle ta- nışmışlar ve aralarında iptida dost- Juk teessüs etmiş, sonra nişanlanmış- lardır, Acaba ne zaman evlenecekler? Fessallâr bir müddet beklemek lâzım» geldiğini iddia ediyorlar «Hele biraz zaman geçsin, halk Greta Garbodaki değişiklikten bahsetmez olsun. O za» man tekrar kendisinden bahsedilmesi için düğün yapılacaktır!» diyorlar. En mükemmel artistler Kadınlardan Bette Davis, erkeklerden Robert Donat seçildi yi en mükemmel artisti payesini kazan. | ilimlerde iktidarını gösteren bu artist ilk defa olarak erkek sanatkârlar ara- “öğ <Attilânın ölümü», Türker Acaroğlunun «Büyük davamız», Tevfik Besimin «Ka- manla fiat tesbiti meselesi» isimli yazıla- n ve Orhan Velinin şürleri vardır. Kıymetli edib B. Nahid Sırrın yuku. nda ismini yazdığımız etüdü, edebi ba- kamdan bilhassa dikkate şayandır. Mu- barrir, Abdülhak Hâmidin tiyatro eser- İleri hakkında hazırladığı ve yakında intişar edeceğimi öğrendiğimiz bir tet- kik eserinin birinci kasını teşkil eden bu yazısında Abdülhak Hâmid hakdan- da şahsi kanaallerini tesbit ediyor. Onu bilhassa tiyatro eserleri yazmış bir mu harrir olarak kabul eden B. Nahid Sır- rı, Abdülhalik Hâmidi bir dahii-âzam ad- detmemekle beraber Türk edebiyatının en büyük siması sayıyor. Makalenin baş tarafından birinci kısmını aynen aşağıya naklediyoruz: Divan edebiyatının Fuzuli, Bâki, Nef'i, hatta Nedimle Şeyh Galip gibi zirvele- si de, halk ve tekye edebiyatlarının bü- yük şahsiyetleri de o kadar ayrı ve baş- ka bir âleme mensupturlar ki, kendile- sile Abdülhak Hâmid arasında bir mu- kayese tesisine kalkışmamak daha doğ- ru olur. Fakat, edebiyatımızın, garp ede- biyatlarının yahut sadece Fransız edebiya- tanın tesiri altında kalmaya başladığı za- mandan bugüne kadarki devre içinde bir ikinci Hâmidi, muhakkak ki yotişti- remedik. Onu, bazı coşkun hayranları Shakespeare, Geethe ve Hugo ile mu- kayese ettiler ve böyle mukayeselerden mağlüp çıkmasına razı olmadılar. Celâl Nurinin cesur kaleminin mab- sulü olan ve hayali bir muhatabı edilen £ €Shskespenre bazan yaklaşıyor» cümlesi, bu sahadaki ların azami haddidir. Bu taşkın senalar, ve bitaraf olmayan mukayeseler netice- sinde de, Abdülhak Hâmide, şark mü- balâğasının en koyu bir mahsulü olarak gösterebileceğimiz bir pâye tayin ve (dâhi - âzam) gibi zekâ ve nisbet hu- dutlarını aşan bir sıfat tevcih edilmişti, Halbuki Shakespeare'i insan hafızasının bildi$i hiçbir şair ve edible mukayeseye imkân olmadığı gibi, Goethe ve hatta Hugodeki o sonsuz kâinata ve bütün kâinat akislerine Hümid'te ayni geniş- lik ve azametle tesadüf olunmaz. Bununla beraber onlara yaklaşması daimi ve hakikaten bir dâhi azamet ve kudretile konuştuğu da vakidir. Hâmi- din sesine velev ki bazan gelen bir ahenk, sözünün hiç değilse arada bir iktisap eylediği bir kudret vardır ki, Türk şiir ve nesrinde beniz benzerini dinlemiş ve bulmuş değiliz...» Kitabei sengi mezar «Varlık» mecmuasının yine son nüs- hasında genç şair Orhan Velinin birçok şsörleri var, Bunlar arasında, içinde «Yar zık oldu Süleyman efendiye» mısraı bu- lunan «Kitabei sengi mezar» isimli şii rin ikincisi de neşredilmektedir. Bu şür sövledir: Mesele fâlan değildi öyle To be or not to be kendisi için, Bir akşam uyudu, Uyanmayıverdi, Aldılar, götürdüler; Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü, Duyarlarsa öldüğ alacaklılar Haklarını helâl ederler elbet, Borçlusu da yoktu zaten rahmetlinin. Orhan VELİ Sarı esirler Amerikalı kadın muharrir Pearl $. Buck'un kendisine beynelmilel bir şöh- ret temin eden ve 938 Nobel mükâfatı. m kazandıran «Sarı esirler; adlı roma» nı B. İbrahim Hoyi tarafından dilimize | tercüme edilmiştir. Çin hayatını, toprak sevgisini canlı ve realist bir latan bu eser, Remzi kitabı çıkarılan «Dünya muharrirlerinden ter- cümeler» serisinin 38 - 39 uncu kitaplar nani teşkil etmektedir. İki cildin fiati el- Hişer kuruştan 100 kuruştur. Tavsiye ederiz. 1939 Anadolu zelzelesi Eminönü Halkevi neşriyat ve kütüp. hane şubesi tarafından «939 Anadolu zelzelesi ismile bir kitap neşredildi. Bu kitapta son Erzincan zelzelesi münase- betile gazete ve mecmularda yazılan yazılar, şiirler ve etüdler bir araya toplanmıştır. Kitabın fiati 50 kuruş olup hasılatı tamamile zelzele felâketzedele- rine terk ve teberrü edilmiştir. ARKİTEKT (Mimar) Bu mecmuanın 107 - 108 nci sayıları zengin bir münderecat ile intişar etmiş tir. Bu nüshalarda, mimar Bekir İhsanın bir kira evi, Fatihte inşa edilen maliye yabesi, mimar Bedri Ucarın bir villâ projesi ile doktor Süheylin Edime sara- yında Kumkasrı adlı tarihi yazısı, süt çifliklerine ait mimazt nazariyet ile «Pa- ali korunma» inşastı kaideleri hakkında değerli yazılar, inşaat piyasan O minari haberler vardır, ya Bugünün insanları Aylık «Yücele mecmuasının 60 ne sayısı, yamcların değerli etidleri, yeni yere dair makaleler, şiir- İer hiküye ve berelimelerle çıkmıştır. Gm & yıla sirmesi miünasebetile Şişli Halke- vinde yapılan konuşmalar da bu nüshadi neşredilmiştir. Comal Nadirin bir kari katürü vardır. Bugünün insanları başlık- h aşağıdaki parçayı «Yücel» den aldıki Meşhur piyanist Padereveki Nevyor- kun civarındaki ufak kasabaları geziyor du. Bu gezintisinden birinde, bir evde piyuno galındığını farketti ıyri ihtiya- ri © tarafa doğru yürüdü. Evin kapışım- * ga şu ilânı gördü: «Miss Smith. Saati 25 cente piyano dersleri.» Çalınan parçayı dinlemek için durdu. Gayet falsolu çalınan bu parça Che- pinin Noetürne'uydu. Gayri ihtiyari ka- pının zilini çaldı. Miss kapıyı açti ve büyük sanatkâr: derhal tanıdı. Sevins- rek kendisini içeriye devet etti. Pade- tevski içeriye girince evvelâ kendisi bu meşhur parçayı çaldı ve sonra da bir saat kadar Miss Smithe eserin nasıl ça- hınacağını gösterdi. e Yanlışlarını tashih etti, Sonra Miss Smith sanatkâr teşek kürlerle teşyi etti. Tesadüf bir iki ay sonra Paderevskiyi ene ayni köye götürdü. Sanatkâr Mis ithi bir defa daha görmeği istedi; Kapıya geldiği zaman eski levhanın ye- rine şu yazıları gördü: «Paderevakinin talebesi Miss Smith saati | dolara piyano dersleri». Büvük sanatkâr güldü ve kapiyi çal maktan vazgeçerek yoluna devam etti Kemalizm inkilâ- bının prensipleri M Türk tarih kurumu azası doktor Salfet Engin tarafından yazılan sildi neşredilen «Kemalizm inkılâbının prensipleri> isimli eserin üçüncü cildi de gıkmıştır. «Kültür inkılâbı ve Kemaliz- min başka rejimlerle mukayesesi: Oba. hislerini ihtiva eden bu üçüncü cildin ön sözünde müellif şu satırları yazmak- tadır: Üçüncü cilddeki bahisler esas itibarile ikiye ayrılmıştır. İlk kısımda, kültür he- yatımızdaki inkılâplardan, lâyiklikten, maarif ve terbiye sistemimizin dayan dığı yeni prensiplerden, ihtisas ve Gre- ko - Lâtin kültürünün ehemmiyetinden bahsedilmiş ve bunlar üzerine kurulmuş olan teşkilât mütalâa edilmiştir. Yine bu kısımda, kültürümüzün en mühim unsurları olan tarih ve dil hareketleri mizin mana ve mahiyetleri analitik ve sentetik bir görüşle ayrı ayrı bahisler içinde çalışılmıştır. İkinci kisım- da, inkılâbımızın başka rejimler ve in- kılâplarla mukayeseleri yapılmış ve Türk inkılâbının or litesi, milli iktisadın ve büyük endüstrinin ehemmiyeti ve tatbik şekilleri tetkik edilmiştir.» Radyo konferansları B. Burhan Belge tarafından Ankara radyosunda «Günün meseleleri: ismi altında verilen radyo konferansları dört küçük kitap halinde çıkmıştır. Hukuk mecmuası Hukuk gazetesinin 41 - 42 inci sayım «Beyaz kitabın ruhiyatı>, «Babalık da- vas - İffetsizlik mefhumu » Kan tehliliş, «Hâkimler kanunu ve hâkimlerimiz hakkında düşünceler», o «Ceza kanunu muzda ta İzem bir maddes başlıklı yazılar ve daha birçok mesleki tetkik ve tenkitlerle çıkmıştır. 'Tibbiye şehidleri Dr. Cengiz Haner üniversite teessür et. tiği yıldan son aylara kadar altı sene içinde vefat eden Tıp fakültesi profe- sörleri ve talebelerinin hatıralarını taziz için onların resimlerile hayatlarını bulâ- sa eden bir kitap çıkarmıştır. Bu eserde on profesör ve doktor ve 35 Tip fakül tesi talebesinin adı yadedilmektedir. Savaş Bu isimde yeni bir mecmua çıkınaya başlamıştır. On beş günde bir neşredile- cek olan bu milli, hamasi, kültür mecmu asının ilk nüshasında tanınmış muharrir. ler tarafından yazılmış askerliğe, Türk bhamasiyatının ilim, fikir, edebiyat, fen ve tekniğine dair kiymetli yazılar, mu- harebelerde Türk kahramanlıklarını t9- vir eden hikâye ve hatıralar vardır. fi- ati 10 kuruştur. Karilerimize tavsiye ederiz. Kaynak B. Turgut Akkaş © manzumelerini #Kaynaka ismini verdiği bir kitapta top ıştır, Kitap oAnkarada basılmış de 22 manzume vardır, Finti 25 kır ruştur, Uludağ Bursa Halkevi tarafından neşredilen «Uludağ» mecmuasının yeni çıkan 26 sında Halkevlerinin sekizinci yil ne dair yazılarla Salih Arsal, Ali Boysan, Nazım Yücelt, Naci'Kum, İhsan Uludağ, Emin Ülgener ve diğer yazıcıların etüd, makale ve şörleri, Bug» sa şeri mahkeme sicilleri vardır, * ii 7 / / “

Bu sayıdan diğer sayfalar: