October 21, 1906 Tarihli Balkan (Filibe) Gazetesi Sayfa 1

October 21, 1906 tarihli Balkan (Filibe) Gazetesi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İNKILAB MI ALDANIYOR İSTİBDAD MI? Geçen hafta Rusya'nın sabık Başvekili Vite (Sergey Vitte) Paris'de "Matin" (Le Matin) gazetesi muhbiriyle bir mülakatında diyor ki: "Rusya'da görülen ihtilaller, pek i'zam idilecek kadar ehemmiyeti haiz olamaz. Zira Rusya'da hükumet mutlakdır. İhtilalciler ne zaman olsa hükumet kılıcı altındadır. Bundan başka Rusya'da, asker hükumete muti'dir. Ordu her zaman hükumetin sadık bir kuvve-i icra'iyesi hükmündedir. Ben derim ki, bu ihtilaller Rusya hükumeti içün güzel bir ders olacak, ve hükumetin kudret-i mutlakesini istikbalde bir kat daha takviye idecekdir." * * * Rusya Başvekili'nin şu sözleri dikkat ve mütala'aya şayandır. Vite demek isteyor ki, Rusya hükumeti tahkim-i istbdad eyledikçe kuvvet bulacak, öylece yaşayacak, hükümran olan ihtilaller ise bir yangın alevi gibi sönüb gidecek. Vite'nin bu sözü acaba şayan-ı itimat mıdır? Vite demek isteyor ki, Rusya'da şimdi ihtilal, inkılab var, fakat o inkılab neticesizdir. Bu neticeye ise idare-i mutlake, yani istibdad hakimdir. Acaba doğru mu? Vite'nin didigi gibi, şimdi Rusya'da hakikaten inkılab var. Fakat istibdad da bu inkılaba mukavemetden gerü durmayor. Bu cidal ve musara'ada acaba inkılab mı aldanıyor, istibdad mı? Biz buna cevaben : "İnkılab mı aldanıyor, istibdad mı" yerine, acaba "tarih mi aldanıyor, Vite mi" disek, müşkül, daha sarih anlaşılmaz mı? Bize kalırsa tarih, emsal ve tecarib-i tarihiye asla aldanmıyor. Fransa İnkılab-ı Kebir'inde On Altıncı Lui'nin (Louis) tahtgahını yerlere geçiren, sarayını ateşe verüb kendüsünü kana boğan, mazlumin-i ahrarın makteli olan Bastil (Bastille) Habishanesi'ni zir ü zeber eden On Altıncı Lui'nin şahsına sadık zan ettigi cühela-yı halk, ordularla Fransız askeri degil midir? Tarihin buna şebih emsal-i ibret nümudu az mıdır? Asar-ı sabıkaya ne hacet, asrımızda, bilhassa Rusya'da vaki' ve cari olan faci'at kafi bir ibret degil mi? Çar, Çar hükumet-i mutlakesi madem ki ordularına, kuvvet ve kudretine emindi; niçün Duma'yı küşad etmek, fukara-yı zürra'ı tatyib içün miri emlakını halka bahş etmek gibi birtakım icraat-ı kasrıyeye mecburiyet his etti? Mademki Çar hükumeti ordularından emindir, niçün o sadık ordularıyla Rusya'yı başdan başa ateşe veren ihtilalcilerin hala, zerre kadar kafasını ezemedi? Her gün bir bomba ateşiyle külleri göklere savrulan rical-i hükumeti ne içün Çar kükumeti, istibdad idare, ne içün koruyamıyor. Bedbaht diplomat? Hala kendi kendisini aldatmağla teselliyab oluyor. Fakat "Söner mi söndü dinmekle,

Bu sayıdan diğer sayfalar: