7 Mayıs 1931 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

7 Mayıs 1931 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Cumhuriyet 4 ıtıay la> r ATTILÂ Muharriri: Marcel Brion Mütercimi: Mustafa Namık Sehir ve memleket haberleri ] Karaya oturan vapur Mısır'la tîcaretimiz Iş ehline verîlmekle yur icmal Lortlar kamarası aleyhinde 5 Hün'lerin şecaati ve harp usulleri Roma'da muzaffer Hün'lerin parlak istikbali Muhaceretler ve harpler Bu insan dalgaları, bazan pek zarar vermeksizin memleketin içinden geçerdi. Göçebeler, u mumiyetle, tahrip edici bir haslette değildi. Onlar da esasen kendi yerlerinden edildiklerin den sığınacak yer ararlardı. Bazan bir memlekette sakin o larak onun ahlâk ve âdetlerini kabul ederlerdi. Diğerleri, bilâkis yerlileri esaret altına alarak, zulümleri altında tutarlardı. Bu hal ve vaziyet, daha kalabahk, ve önünde her ne varsa, hepsini tutup süpüren bir yeni ordunun memleketi istilâsma kadar de vam ederdi. Bu muhaceretler, çok defa, mevsimlerin tebeddülüne ve iklimlerin icabına göre, uzun seneler sürerdi. Dördüncü asırda Hün ülkesi Dördüncü asırda, Hün'ler Sibirya'nın Aksayi Şark hududundan Oral nehrine ve Hazer de nizine kadar bütün sahayı işgal ediyorlardı. Bunun ötesinde Roma'hların ve Gol'lerin coğrafî malumatına göre ucubelerle ve şeytanlarla meskun, geniş ve meçhul arazi bulunuyordu. Bu da, ihtimal ki, kumların ileri hattına kadar, kabili iskân olan bütün memleketi ihtiva ediyordu. Çin'liler, uzun zamandır, onları tanıyorlar ve kendilerile muntazam diplomatik münasebatta bulunuyorîardı. Vakayinameler bun lara «Hioungnu» ismini vermişti. Muntazam ve müstakar Çin İmparatorluğu ile bu bülheves serseri komsular arasında vaki muharebeleri, muahedeleri, it tifakları Çin müverrihleri kay • dü işaret ediyordu. Lâtin mü verrihleri onları iki şubeye ayırıyordu. Biri Ak Hün'ler: Bunlar Şarkî Hazer şubesiydi.Diğeri Kara Hün'ler: Bunlar da Oral şubesidi. Bu ak ve kara tefriki, hakikati halde, bu kavmi sınıflara ayır makta müşkülâta uğramış olan âlimlerin bir kaçamak usulüdür. Çünkü onların hepsi Mogol en muzecine tevafuk ediyordu. Basık burunları, uzun kafatasları ise, bu kat'î müşabeheti daha ziyade tebarüz ettiriyordu. Çünkü komşulukların ve istilâların ken dilerini sevketti^i ihtilâflara rağmen, onlar da, kanın saffetini, Mogol siması hututunun tamami» yetini mahfuz tutan bir zadegân tabakası vardı. Herke», hatta Cermen veya İskandinav melezleri, olmuşsa da Yatakh vagon şirketile dört gün evvel bu hususta an* Iatılmıe olduğundan diğer zeva> tm arzuları tatmin edilememiştir. Seyahate fstanbul, İzmir, Ed • remit, Ankara. Adana, Zonguldak'tan ekserisi iktisadî sahalarda çalışan bir çpk zevat iştirak etmistir. Bunlar meyanında Istanbul'dan doktor Halil Sezai, Ahmet Remzi, Seyfettin, Şeref Beylerle Tevfik Bülent B. ve refikası, Müveddet ve avukat Güzide Hanımlar, İz mir tüccarından Fahri, Mustafa, Halil Hulusi, Hüseyin Hüsnü Beyler. Adana'dan Zencizade Kâmil, Necati ve Ahmet Mürşit Beyler, Ankara'dan Kemerağasızade Hacı Mehmet ve Necati B. ler iştirak etmişlerdir. Heyet istasyonda bir çok zevat taraf ından teşyi edilmiştir. Teşyie gelenler arasında şeh • rimizde bulunan Macaristan'ın Ankara sefiri M. de Tahi Cenapları ve sefaret erkânı bulunu • yordu. M. de Tahi heyete güzel seyahatler temenni etmiş ve bu seya hatin iki millet arasında kardeşlik rabıtalarını takviye edeceğini söylemistir. Heyete refakat eden idaremiz { bazı sun'î vasıtalarla, eski Asya ırkının asillerine benzemek sev dasında idiler. Hün'ler, siyasî noktai nazardan müteaddit ve müstakil devletlere ayrılmıstı. Göçebe hayatile, seyahatlerin ve fütuhatm tesadüflerile parçalanmış olan Hün ırkı, böylece dağınık bir şekil almıştı. Hün milleti, fütuhattan fütuhata koşarak, bir cihetten Çin'e, diğer taraftan da Tuna'ya kadar var mıştı! Roma'mn müttefiki MukadHeratın cilveleri, niha yet onları Roma'mn müttefiki kılmıştı. Hün'ler, çok def alar, Roma Kayserleri hesabına, Roma tmparatorluğunu tehdit eden ecnebi milletlere karşı silâha sarılmış lardı; yardımlan Roma cene ralleri taraf ından pek ziyade takdir olunurdu. Ok atmakta, uzun kayışlarla düşmanı felce ugrat maktaki maharetleri pek çok metedilirdi. At sırtında dörtnala koşarken, birdenbire gözden kaybolurlardı. Bu suretle Hün'lerni kaçtığı zannedilirdi. Fakat derhal döne rek düşmanlarını oklarile iz'aç ve berbat eder ve gene çabuk ri cat ediyormuş gibi bir hileye müracaat eylerlerdi. Hün'lerin harp asulü Onları çocukluktan itibaren bu harp usulüne alıştmrlardı. Hatta daha pek küçükken, ata binmek için, koyunlar üzerinde tecrübe ettirirlerdi; küçücük oklarla kuşlara ve farelere nişan atmağa alıştırırlardı. Hün'lerin kahramanca vakayi ve sergüzestleri Çin tarihlerini doldururdu. Çin'de yekdiğerini takip eden hanedanların kemal ve idbar tarihinde Hün'ler büyiik roller oynamışlardı. Nitekim Çin tarihinde bu müthiş kavim kısa, nagihanî ve fakat korkunç bir surette arasıra baş gösteriyor. Diyarı ervahtan (Kuei Fong) dan gelen bu garibüşşekil mahlukata Çin âlimleri esrarengiz bir menşe atfediyorlardı. Irkları sayısız ve müstakil aşiretlere aynlmıştı, ki, bunların en mühimmi, kadim cihangir Hün hanedanmın idaresi altında (Tuna) vadisinde yerleşmişti. tste, Roma, buradaki Hün'leri bir ücret mukabilinde ittifakına al • mış ve (Radagaiie) i kahır ve roahveylemek üzere kullanmıstı. Mabadi var jVelfilt gaz gemisi nasıl kurtanldı? Alâkadarlar Tahlisiye Şirketini tebrik ettiler Karadeniz Boğazı haricinde Karaburun'da 25 şubatta karaya oturan ve aldığı rahnelerden dolayı yarı batmış vaziyette bulunan İngiliz bandıralı Velfilt gaz gemisi Türk gemi kurtarma şirketi tarafından dün kurtarılmıştır. Kazazede gemi, karaya oturduğu vakit içinde 7200 ton tayyare benzini bulunuyordu. Bu benzinîn 2000 tonu denize dö külmüş ve denizde her an için tehlikeli bîr vaziyet hutule getirmişti. Bu tehlikenin izalesi için gemi kurtarma şirketi, Liman idaresi ve jandarma müştereken tedbir almışlar ve bir kazaya meydaıı vermeden deniz üzerindeki benzinleri dağıtmışlardır. tngiliz gemUnin yaraları bulun • duğu roahalde kapatılmış ve bu suretle yüzdüriümüştür. Geminin diğer rahncleri Moda ve Kalamış koyunda durfun sularda tamir edilecek, bilâhare havuza alınacaktır. Bu su • retle Türk gemi kurtarma şirketi büyük bir muvaffakiyet göstermiş» tir. Alâkadar mümessiiler bir tene evvel tesis edilen şirkete Londra'dan müteaddit tebrik ve teşekkür tel grafları göndermişlerdir. U Belediye maaş veremiyor Bejediye mayıs maaşını elân verememiştir. Belediyenin borç taksitlerîni ödeme zamanı olduğu için me murlara tediyatta bulunamadığı beyan edilmetkedir. Diğer taraftan Belediye muhasebecisi Nuri Bey maaşın gecikmesi baremin tatbikindan ileri geldiğini »öylemektedir. Bir rivayete göre Belediye konservatuvar ve »tadyom için bankaya evvelce 240 bin lira yatırmıştır. Fakat bu parayı başka ihtiyaçlar için »arfetmiştir. Şim di de bunu ödemeğe mecbur olduğu için maaş verememiştir. Maaşın üç dört gün daha uzaması muhtemel görülmektedir. Sabahattin Bey, Kemal B.in alâkası yoktur, diyor Şehir Meclisi Şebir Meclisi bugün tekrar top lan&caktır. Bugünkü içtimada Darülâcezenin ıslahı için hazırlanan rapor okunacaktır. Komuyon bundan başka geçen içtimalarda en • cümenlere havale edilen bazı evrak ta müzakere edilecektir. Bütçenîn masraf kısmı henüz çıkmamıştır. Şehir Meclisi mesai ve imar ko misyonu da dün toplanmış ve şimdiye kadar yaptığı tetkikat ve mu karreratı gözden geçirmiştir. Cu martesi günü son bir içtima yapılarak mazbata hazırlanacaktır. Bu mazbata meclisin ancak son günlerinde müzakere olunabilecektir. Programın müzakeresi esnasında şiddetli müzakereler olacağı tah min olunmaktadır. Islah edilmiyen ahırlar Fennî ve sıhhî olmıyan ahırların tadil veya yeniden inşası için 3 aylık bir mühlet verilmişti. Bu müddet bittiği halde bazı ahırcılar inşaata başlamadıklarından setlerine karar verilmiştîr. Hamamları temiz tutmıyanlar Yapılan teftişatta bazı hamam ların gayrisıhhî olduğu görülmüştür. Yapılan bir tamimde hamam • ları ve eşyasını temiz tutmıyanlardan ceza alınacak, tekerrürü halinde hamamları seddedilecektir. Beynelmilel seyrüsefer işaretleri Beynelmilel seyrüsefer işaretlerinin yerleri ve şekilleri tamamen tesbit edilmiş olduğundan yerlerine konmağa başlanmıştır. Bu işaretler 15 mayısta tamamen talik edilmiş bulunacaktır. Kubilây abidesi Teberruat listesi Kubilây abidesi için gönde rilen teberrüatm kabulüne devam edilmektedir. Dün tstan bul 12 inci mektep muallim ve talebesi tarafından gönderilen meblâğ bugünkü listemize da hil edilmiştir. Dünkü yekun o73 İstanbul 12 inci mektep heeyti talimiyeşi 2 İstanbul 12 inci mektep 4 üncii sınıf talebeleri 0 Yekun 576 K. 98 40 60 98 mensuplarından Süleyman Namık Bey de heyet namına sefir ce naplarına teşekkür etmistir. Heyet mayısın 8 inci günü aksamı Budapeşte'ye muvasalat edecektir. Bu seyahate dost ve kardes Macar hükumeti ve Macaristan gazeteleri hususî bir ehemmiyet vermektedirler. Heyet şerefine Peşte'de samimî resmi kabuller yapılacak ve ayni zamanda iki millet arasındaki iktisadî ve harsî yaklaşmanın teminine hâdim temaslarda da bu • lunulacaktır. Çocuk dispanseri C. H. Fırkası İstanbul Vilâyeti geçen sene Divanyolu'nda bir çocuk dispanteri açmıştı. Bu dispanserde bir sene zarfında iki bin çocuk a yakta tedavi edilmiş ve ilâçları meccanen verilmiştir. Dispanserin halka büyük hizmeti dokunduğu için Fırkw<» »""«"«#• karar veri1mi«Mr. Djspaasci bu defa senede 34 bin çocuk muayene ve tedavi edecek şekilde tevsi edüecektir. Beyoğlu dispanseri de çok faaliyet ibraz etmistir. Bunun da tevsii düşünülmektedir. leri anla^ılmıştır. Malullerin kaydi hayat şartile maaşlarını almaları Iâzım geldiğinZabıtada tebeddülât den kanuna mugayir olan bu harevar mı? ket alâkadarana ihbar edilmiş ve Maliye müfettişi Saffet Bey BakırDün akşamki rüfekamızdan birisi tstanbul zabıtasında hazirandan köy mal müdürlüğünde tahkikata itibaren büyük mikyasta tebeddü başlamıştır. Bu mes'ele etraf ında şilât yapılacağını, dördüncü, beşinci kâyeti olanlar Saffet Beye müracaat ve altıncı şubelerin ilga edileceğini, etmelidirler. ikinci, üçüncü şubelerin de mesai Selim Sırrt Beyin konferansı tarzlarımn değiştirileceğini yazmakSelim Sırrı Bey bu akşam saat 7 ta idi. Bu haberin derecei sıhhatini de radyoda «Yunanistan'da fikir hadün akşam Vali muavini Fazlı Beyyatı» üzerine bir konferans vere den sorduk, Fazlı B. Vilâyete bu hu l cektir. susta hiç bir iş'ar vaki olmadığı, ' Süriye'den iltica edenler böyle bir tebeddülden de haberdar Suriye'den Ahmet ve tbrahim isbulunmadığı cevabını vermiştir. minde iki şahıs hükumetimize iltica Giinde bin beşyüz imzaî. etmişlerdir. Bu iki mülteci tabiiye Vilâyette bir sene zarfında 250 timize kabul ve tstanbul'da iskân bin evrak imzalanmıştır. Vali muave tescil edilmişlerdir. vini Fazlı Beyin günde imzaladığı evrak 1500 e baliğ olmaktadır. Yabıtai belediyeden bir şikâyet Yenicami'de börekçi Ahmet is Robert Kollejin yıldönüma minde bir zat Vilâyete mürncaat eRobert Kollej'in senei devriyesi derek zabıtai belediye memurları tarafından darp ve eşyasının denize münasebetile 8 mayıs cuma günü atıldığından şikâyet etmistir. mektepte bir müsamere verilecektir. İngiltere'de meclisi âyan maka mında olan Lortlar Kamarası aleyhine ötedenberi mevcut olan cereyan f son zamanlarda kuvvetlenmiştir. Sosyalist hükumetinin bir çok yeni Muhasebei Hususiyelerden kanunları mezkur meclis tarafından bazıları muallim maaşlarını ya reddedilmiş yahut esaslı surette tadile uğradılmış olması amele fırihmalden çekinmezler. Muhakasını ve kabinesini asabiyete dü sebe teşkilâtına dahil olan meşürmüştür. Lortlar kamarasınm sa murlar kendi maaşlarını peşin lâhiyet ve hukukunu tahdit eden aldıkları halde mektep hoca bir kanunun evvelce kabul edilmiş Ticareti hariciye ofisi Türkiye larını hava ile geçinebilir zanolmasma rağmen bu meclisi mesalihi Mısır ticareti hakkında bir rapor devlet üzerinde büyük tesir ve nederek zavalhların maaşatını hazırlamağa başlamıştır. nüfuzu vardır. Bilhassa mühim katedahülde bırakmakta bir be Bu raporda son üç sene zarfında nunların gecikmesinde en büyük âis görmezler. Matbaamıza Ineiki memleket arasındaki ithalât ve mildir. göTden gönderilen bir mek ihracat tetkik edilmekte ve memleNihayet amele hükumeti reisi tupta ora Muhasebei Hususiyeketimizden Mısır için daha ne gibi Mister Makdonald'ın sabrı tükendi. sinin maaş tediyesinde pek eşyalar gönderilmesi mümkün ol Mumaileyh ahiren irat eylediği bir lâkayt ve ihmalkâr olduğun duğu araştırılmaktadır. nutukta Lortlar meclisini son de recede şiddetle tenkit etmiş ve içledan şikâyet edilmektedir. AGümrük istatistiklerine göre, 929 rinde altmış senedenberi meclise adedi seksene varan memurlara ^ senesinde Mısır'a yapılan umumî yak atmıyan ve devlet işleri ve u İnegÖl Muhasebesi nisan maa f ihracatımız (7,866,000) ve Mısır'mumî siyaset ile alâkadar olmıyan şını vermediği için memurlar f dan memleketimize gelen muhtelif j azaları bulunan Lortların A vam kayüksek faizle borç para almak I eşyalar (2,692,000) Türk lirası iken marasındaki meb'uslar kadar devihracatmız, 930 senesinde iki milve ailelerini beslemek zaruretinlet siyasetinde ve işlerinde rey ve yon liralık bir tenezzül göstermiş tesir sahibi olmaları tahammül edide kalmışlardır. Şikâyetin asıl tir. 930 senesinde Türkiye'den Mı lemiyecek bir hal olduğunu beyan şayani dikkat olan noktası tnesır'a (5,548,000) liralık eşya ihraç etmistir. göl Muhasebei Hususiyesinde ve Mısır'dan memleketimize Başvekil Lortları tehdit ederek kanundan ziyade keyfî hare (2,327,000) liralık eşya ithal edil simdiki vaziyetin devamı Lortların ketlerin muamelâta hâkim olmiştir. Bu yekunlar arasındaki fark devlet işlerinde lüzumlu lüzumsuz masıdır. Şimdi mayıs iptida lann en mühim kısmı tütünlerde gömüde.halelerde bulunmaktan sarfı rülmektedir. 929 senesinde 4,463.000 nazar etmelerine bağlı olduğunu sında bu memurlara nisan makaydetmiştir. kilo tütün ihraç ettiğimiz halde 930 aşları verilmif olsa bu para Mister Makdonalt nutkunda Lortsenesinde bu mikar (2,181,000) kitamamile borça verileceğinden lar şimdiki inat ve müdahalelerinde loya tenezzül etmixtir. memurlar, ayni azap ve iztıra» devam ettikleri takdirde Lortlar kathracatımızın azalmakta oldu • ba bundan sonra da katlana marasınm devamı ve ademi devamı ğunu gösteren bu rakamlar Türkiye caklar demektir. Eğer bu işin hakkında milletin rey ve fikrine müve Mısır arasında bir ticaret mu racaat esasına binaen yeni intihap başında bulunanlar muhasebei kavelesi mevcut olmamasmdan ileri yaptıracağını tehdit makamında behususiye kanununu tatbiktan gelmektedir. yan etmistir. aciz iseler ya kendileri itirafı Lortlar bundan sonra fazla ileri Binaenaleyh iki hükumet arasınâciz ile çekilmelidirler, yahut gitmedikleri takdirde hükumet Kra da bir ticaret mukavelesi yapılması ve daha doğrusu, bu olmıyacak lın velâdetinin gelecek senei dev tarafeynin menafii iktizasından buçekilmeyi beklemeden o vaziriyesi münasebetile Lortlar kama lunmaktadır. rasına bir hayli amele aza ithal etfeler ehillerine verilmelidir; Ticareti hariciye ofutnin rapo • mek ile iktifa edecektir. Amele hüdiyoruz. runda, Mısır'da bir sergi açılması kumetinin şimdi Lortlara karşı give mamulât ve masnuatımızın teş rişmekte olduğu mücadele daha doğ rusu muhafazakârlara ve muhafa hir edilmesi; Mısır'da bir Türk zakârlısja karsı bir mübarezedir. Mısır ticaret odası tesis edilmcsi Çünkü Lortlar kamarasınm altı yühususları da mütalea edilmektedir. ze yakın olan azasmdan 489 kişi Bu rapor iki güne kadar ikmal edimuhafazakâr ve 79skişi de liberal lerek lktisat Vekâletine gönderilefırkasına mensuptur. Hatta bunun cektir. için Başvekil son nutkunda Lortlar kamarasınm millî bir meclis olmaktari ziyade muhafazakârlar fırka sınm tâli bir komitesinden ibaret olAyaspaşa vakfı dolayısile yakınM. Makas'ın konferansı duğunu beyan etmistir. da başlıyacak yeni bir dava hakkınAtina meb'usu M. Makas 8 ma Hakikaten muhafazakârlar hü da dün bazı malumat vermiştik. Bu yıs cuma günü saat 17 de Darülfünun kumet başında bulunmadıkları vamünasebetle vakıf mtitevellisi Sa konferans salonunda (Şark'ta sulhü kitte bile yukarı meclis kendi ellelâhattin Beyden dün bir mektup almüsalemet teşkilâtı) unvanlı bir rinde olduklarmdan her hangi hü konferans verecektir. dık. Salâhattin B. bu mektubunda kumeti istedikleri şribi oynatıyor elyevm tevliyet hakkında ikame ve Eczacı ve dişçi mektepleri lardı. tşte amele hükumeti kendinakzedilmiş bir dava olmadığını, sinin faaliyet ve icraatına kuvvetli Tıp Fakültesine merbut olarak Vize'deki ormanların hükumet tarabir engel olan bu eski müesseseye idare edilen eczacı ve dişçi mek fından satın alınmamış ve binaenve dolayısile ımıhafazakârlığa karteplerinin müstakillen idaresi hakaleyh ahaliye tevzi edilmemiş bu şı bir hayat ve memat mücadelesi kında tetkikatta bulunmak üzere lunduğunu, Ayaspaşa'daki arazide açmak üzere b"!unuvor. Tıp Fakültesinde teşekkül eden ko ise Belediyenin ve Evkafın bir hakMUHARREM FEYZt misyon bir aydanberi hâlâ bir karar kı bulunmadığını söylemektedir. verememiştir. Salâhattin B. Mehmet Ali Pş. hanıBu sebeple Darülfünun Emaneti nın tamamen Ayaspaşaya ait ol bu mes'elenin tetkiki için yeni bir mayıp on üç vakıfla mahlulü oldukomisyon teşkil etmistir. ğunu beyandan sonra diyor ki: Verilen habere göre komisyon diş«Mamulünbih vakf iyeler ise üç yüz çi ve eczacı mekteplerinin son se seneyi mütecaviz bir zamandanberi nelerde gördüğü rağbet ve ka • mehakim ve Kuyudu vakfiye idarezandığı ehemmiyeti nazari dikkasince müseccel ve mukayyet vakıf te alarak Tıp Fakültesinden ayrı onameler olup taraftmdan şimdiye larak idare edilmesine karar vere cektir. kadar böyle bir vesika ibraz edil memiştir. Tevliyet mes'elesine gelince, bendeniz Ayas Pş. evlâdı zükurundan Malullerin on senelikleri ayni zamanda Kevkebi ahfadındaMütekaidin, eytam ve eramilden nım. Ayaspaşa vakfınm Kevkebi amaaşları 50 kuruşa kadar olanların ilesile bir münasebeti olmadığından toptan on senelikleri verilmekte idi. Kevkebi ailesinden olduğunu iddja Bazı kimselerin memur ve kumuseden Kemalettin Beyin de Ayas Pş. yoncularla anlaşarak Bakırköy'ünailesi ve vakfjle hiç bir alâka ve müdeki malulleri iğfal etmek suretile nasebeti yoktur.» onların da on seneliklerini verdirdik İhracatta 2 rnilyon tenezzül var! Haricî ticaret ofîsi bir rapor hazırhyor Doğru değil mî ? Ayaspaşa vakfı Bulgar hacılar! Kudüs dönüşii bir kaç gün Istanbul'da kalıyorlar Bulgar hactlardan bir grup şehri gezerlerken Bulgaristan'dan Kudüs'e kadar gidip Hacı olduktan sonra İstanbul tarikile memleketlerine avdet eden Bulgar'lardan bir grup, şehrimizde bir kaç gün kalmağa karar vermişler ve dünden itibaren şehri gezmeğe başlamışlardır. Bu Hacılar grupu arasında bir çok ihtiyar ve genç kadınlar da var dır. Ekserisi gayet fasih Türkçe konuşmaktadır. Bunlardan Matmazel Olga bir muharririmize demiştir ki: « Biz köyümüzde de Türkçe konuştuğumuz gibi Bulgar'ca da konuşuruz. Kudüs'e kadar git tik Hacı olduk. Dönüşte Istan bul'u ve Ayasofya'yı da ziyaret ediyoruz. İstanbul çok büyük ve güzel bir şehir. Çok beğendik...»

Bu sayıdan diğer sayfalar: