30 Mayıs 1932 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

30 Mayıs 1932 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

. • 30 Mayıl 1932 Camhuriyet SON TELGRAFLAR Halı ve tiftiklerimiz arasında mülâkatlar Alman siyasetinde Spor, para ile inkişaf eder, muvaffak Kararname çıktı, bunlara mukabil gele Tebeddül olacak olmak için profesyonellik zaruridir karmak (Birinci cek mallar kontan jandan istisna edilecek Reisicumhur ile Başvekil en iyi bildiğimsahifeden mabait) ' eder. ihtimaline veda etmemiz icap için Fenerbahçe'yi e e Agâh için Muvaffak B^în mütaleası Spor işlerimiz nasıl düzelebilir? Ankara 29 (Telefonla) Halı ve tir lâkadar gümrük idaresinin tasdik şerhini tiklerimiz mukabilinde ithal edilecek ec havi bu şehadetnamelerden birisi ihraç nebi memleketler eşyası hakkındaki ka edilmiş olan halı veya tiftikler mukabilinde ithal edilen yabancı memleketler rarnameyi bildiriyorum: eşyasımn ithali zamanında ithal ma • Madde 1 Memleketimiz halı ve hallinin gümrük idaresine teslim ve işbu üftiklerinin ihracı mukabilinde muadil kıymette yabancı memleketler eşyasmın idarece hıfzedilir. Diğeri ayni idarece kontenjan harici ithaline müsaade e • lasdik edfldikten sonra hıfzedilmek üzere malı ithal eden tacir nezdinde kalır. dilir. Madde 3 Bir ve ikinci maddeler Madde 2 Bu şart dairesinde ihraç mucibince ihraç edilen halı ve tiftikler edilecek halı ve tiftiklerin keyfiyet ve mukabilinde muadil kıymette ithal ekıymetleri Ticaret ve Sanayi Odaları idare heyetleri ve niifusü 100,000 den az dilen yabancı memleketler eşyası için döviz verilmez. İşbu şart ikinci madde olan yerlerde oda meclisleri azasından mucibince verilecek şehadetnamelere Iktisat Vekâletinin mahallî en büyük memurunun iltihakile tesekkül edecek aynca dercolunur. Madde 4 İşbu karaname neşri takomisyonda tayin ve takdir olunur. Nerihinden muteberdir. tice iki kıt'a şehadetname ile tesbit ve * ** işbu şehadetnameler ihracatçı tacirlerin yedine teslim olunur. Bu şartlar daire • Bu karaname İstanbul Gümrükleri sinde ihraç edilen halı ve tiftiklere ait Başmüdürlüğüne, Başmüdürlükten de şehadetnameler ait oldukları malın ihalâkadar dairelere tebliğ edilmiştir. racı zamanında ihraç mahallinin gümrük Ticaret Odatı önümüzdeki çarşaraba idaretine ibraz ve mezkur idarece tasgünü bu hususta mühim bir içtima yapadik ve mal sahiplerine iade edflir. Acaktır. Rus'Iar Pamuk alacaklar Rusya'daki Heyetimiz Berlin 29 (A.A.) Dün gece saat 11 de Berlin'e avdet eden Reisicumhur Mareşal Hindenburg, M. Brünihs'i kabul edecek ve Alman siyasetinde büyük bir ihtilâl yapabilecek ve kat'î bir ehemmiyeti haiz ola • cak bir mülâkatta bulunacaktır. Bu mülâkatm hiç şüohesiz feci bir mahiyeti haiz olması lâzim gele • cektir. Cünkü Başvekil fevkalâde müskü' bir mücadeleye girişecektir. M. Brüning, gavrimütecanis ve kabili inkisar tesrii bir ekseriyetle en müskül şerait içinde iki seneden • beri Almanya'yı idare etmektedir. Mumaileyh gayrikabili inkâr olan iktidari ve siyasî faaliveti sayesin • de en vahim müsküUeri iktihama muvaffak olmuştur. Maamafih kendisini en müskül zamanlarda hudutsuz bir itimat ile takviye eylemis olan Ma reşal Hindenburg'un birdenbire müzaheretinden mahrum kalmıt bulun maktadır. Reificumhur simdi Baş vekile yeni istikametler çöstermek ve vaziyete daha muvafık yollar takip edilmesini tavsiye etmek ızti • rarında kalmış gibi görünmektedir. Bu iki devlet adamını bir ihtilâf m ayırmakta olduğumı herkes bilir. ReN'cumhur M. Brüning'den ayrılma«ı ka.t'ivyen arzu etmemektedir. Fakat Basvekilin Reitıicumhur ta • rafından izhsr edilecek arzulara are • nis mikyasta inkiyat etmeksizin ik tidar mevkiini muhafaza edemiye ceği de asikârdır. alınız Bir sene zarfında faraza kırk oyun oynuyorsa bunlann arasında dört veya beşi birinci derecede bir futboldur, her hangi bir Avrupa takımile kıyas edile • bilecek derecede yüksektir. Buna mu • kabfl diğer müsabaklarının bir kısmı zararsız, bazısı ise, on beş gün evvel yapılan Galatasaray maçının ikinci devresi gibi fevkalâde aşağıdır. Fenerbahçe yerine Galatasaray'ı, Besiktas'ı İstanbulspor'u, İzimr'den Altay'ı, Karşıyaka'yı» Ankara'dan Muhafızgücü'nü, Gençler birliği'ni ve İmalâtıharbiye'yi bu yolda bh tetkike tâbi tutarsak onlarda da ayni hallerin tekerriir ettiğini göriirüz. Bu takımların fena veya mutavassıt oyunlarını gördükçe, futbol tedenni etmiştir, diyoruz. İyi ama, bu fena oyunlar o takımların hakikî kudretlerinin tecellisî midir? Normal oyunları mıdır? Eğer böyle olsa ve bu takımların dereceleri müttefikan bu fena oyunlarile hemayar bulunsa arada sırada birer şimşek gibi parlıyan o güzei ve müstesna oyunları nasıl çıkarabilirlerdi ? Gene bu noktai nazardan iddia edebilirim ki bugün İstanbul ikinci kümesinden meselâ Eyüp veya Kasımpaşa takımlannın oyunu yedi sekiz sene evvelki Fener bahçe'nin veya Galatasaray'ın oyununa nazaran daha çok tekniktir. Futbol tedenni etmiştir, demek, teknik aşağı düşmüş demektir. Halbuki arada sırada yapılan bu müstesna oyun • lar da gösteriyor ki, oyuncularımız teknik hususunda bazan çok yüksek de • recelere kadar irtika edebiliyorlar. Fakat bazan, her vakit değil. O halde hastalığı bu ceoheden tetkik etmek icap etmez mi? Teşkilâta basit bir şekil vermek lâzımdır idare heyetine gelince: Her şeyden evvel teşkilâtı basit bir şekle ifrağ et • mek. lüzumsuz heyetleri ortadan kal dırmak zaruretine kaniim. Sporda fazla merkeziyetin aleyhindeyim. Merkezi umumiye verilen vâsi salâhiyet, müfit hiç bir netice vermiyecek ve iş leri ifrlâk edecek mahiyettedir. Ben, şoyle düsünüyorum: Meselâ Futbol federasyonuna getir dipimiz adamlar bu işin en ziyade mü tehassıs olarak tanınmış simalarıdır. Bunlann futbol hakkında verdikleri bir karara, idarî bir heyet olan merkezi umu minin müdahale etmesini anlıyamam. Fikrimce her federasyon, idare ettiği isin en vüksek makamı oiması icap eder. Vereceği kararlar son ve kat'î olmah dır. Lik usulünün bir çok kusurlan ol makl? beraber faydalan da vardır. Nizamname tadil olunurken mazarratını ortcan kaldır^cak tedbirler düşün mek sartile bu cihete temayül oluna bilir. Maamafih likler teeekkül eden kasabalarda muhtasar bir merkez heyetî • nin lüzumuna da kailim. Onu dün Karacaahmed'e bı • raktık. ölüm gibi en büyük sükut karşısmda susmaktan daha gü zel bir şey olmamakla beraber, hatırasını bu sütunda anmaktan kendimizi alamıyoruz. «Cumhuriyet» te imzasız bir çok yazılarile size hüviyetini de> ğilse bile ruhunu çok iyi tanıtan Agâh, sessiz ve gösterişsiz, ha luk ve sade bir insan kalıbı için de, hepimize örnek olacak büyük bir cevher taşıyordu: Kalbi son derece rikkatli, ince, dürüst ve temiz bir arkadaştı. Nihayetsiz bir müsamahası vardı. Bu duygu, onda, her seye karşı derin bir is tihfafla da karışıyor, kendisine adeta mistik bir sükunet veriyordu. Ölümü de ayni müsamaha ile, ayni istihfafla, ayni sükunetle karşıladı. Bu dünyadan ötekine açılan gizli çatlaktan bir buğu hafifliğile geçti, süzülüp gitti. Canım, canımız Agâh. PEYAMİ SAFA ((Mare Nostra» Bizim denizimiz, Adiryatik! 1 Beynelmilel temaslarda nasıl muvaffak oluruz? İstanbul'a bir ticaret mü Mütehassıslar heyeti dün messili geliyor akşam hareket etti Moskova 29 (Hutuıi) Textilimport müessesesine mensup M. Matviyef yakında Türkiye'ye giderek pamuk, tiftik ve yapağı merkezle rini ziyaret edecek ve mühim mik tarda mubayaatta bulunacaktır. Leningrat . Moskova şimendifer • leri Türkiye'ye aktarmasız hamule nakline başlamıştır. Konşimento ve diğer makbuzlar türkçe ve rusça tabedilmiştir. Japonya Temıri .ıl. : Tiflis 28 (Hususî) Türk mü • tehassıslan bu sabah ziraat kooperaAdi zamanlarda böyle bir varîvet tifini, maarifi, sanayi odasını, hima • hususî bir vahametî haiz olmaz. Yalyeietfali tetkik etmişler ve Hariciye nız kabinede bir tadilât ieraMİe iktiKomiserinin ziyafetinde bulunmuş • fa edilebilirdi. Fakat esasiı bevnel • milel mes'elelerin müzakerelerinin pek lardır. yakın bir zamanda icrasmın mukar Kafkas Komiserler Meclisi Reisi rer buiunması bütün Alm«n siyaseti Musa Beköf, öğleden sonra Türk he üz*>~'*le a»ır basmaktadır. yetini kabul ederek Gazi Hz. ne karM. Brüninir. daKilî ve haricî nüfuşı olan hürmetlerini bildirmiştir. zu tam bir haHe kalmadtkça Lau Heyet, bazı ziraî ve iktisadî mü • .«ınne'a F'demiyeceği kanaatinde esseseleri de ziyaret ettikten sonra d E*er M. Gruener istifaya ve Da > Akşam Tiflis hükumetinin verdiği zi hilive Nf7aretini terke icbar edil • yafette bulunmuş ve saat 11 de Ba memic ve M. Brünihsfâe sâ$ ce'nan ektum'a hareket etmiştir. seriyetine müracaate mecbur kal Batum 29 (Hususî) Türk mü • tehassıs heyeti, Batum nebatat enstitüsiinü, bahçesini, çay fabrikasını, petrol tasfiye fabrikasını tetkik etmiştir. Acaristan hükumeti reisi Lorki panidze ve muavini Ramişvili Yol daşlar Türk heyetini kabul ederek bir akşam ziyafeti vermişlerdir. Heyet azaları Batum hükumet sayfi • yesinde misafir edilmişlerdir. Batum çay fabrikası dünyanın ikinci büyük çay fabrikasıdır. Ci vardaki çay zeriyatı sayesinde iki sene sonra Rusya S0 milyonluk çay ithalâtına mâni olabilecektir. Heyet Bulgarya vapurile hareket edecektir. akşam mamıs ol*«vdı. vsziyet bövle olmı yacaktı. Cüfkü Almanva'da hüku metten zivade bütün mes'ulivet devlet rei»irtin uhdesinde temerküz etmektedir. Amatörlük infisah etmiştir Rus'larla ihtilâf, mevzuu bahis değilmiş! Berlin 28 Rus'larlar Japon'lar arasında bir harp vukuu ihtimalleri hakkında ısrarla ortaya atılan iddialar üzerine Japonya'nın Berlin sefiri M. Obata bir beyanname neşretmiş • tir. Bu beyannamede deniliyor ki: «Japon hükumeti, Sovyet'lerin Şimalî Mançuri'dekî meşru menfaat lerine harfiyyen riayete dikkat et mektedir. Japon hükumeti, imalî Mançuri'deki askerlerin, o mahalde bulunan Japon tebaasinı sıyanet için bulunduklarını başka hiç bir gaye takip etmediklerini Sovyet hiiku metine kat'î stırette beyan etmiştir. Sovyet hükumetînin hüsnü niyeitmizi anladığı, ve hiç bîr ademi itimat hissi beslemediği kanaatindeyiz. Harp tehlikesi hakkında bazı membalar bulanık suda balık avlamak gibi fena niyetlerle yanlış şayialar çıkarmak tadırlar.» Niçin daima veya ekseriya iyi oyun oynıyamıyonız ? Bunun birinci sebebi amatörlüğün infisah etmesidir. Bugünkü gençler, oyunları itibarile değil, fakat spor asklan noktai nazarından dünkü genclerle kıyas edilemezler. Bugün ipek etekler, cazbant nağmeleri ve Aemrikan fflimleri onlann hayatında daha vâsi bir yer almışhr. İdmana gelmiyorlar, calışmıyorlar ve netice olarak oynadikları oyunların ekserisini kabüiyetlerinin dörtte birîle başa çıkarıyorlar. Bunları ekzersise mecbur etmek için elde vasıta da kalmamışhr. Avrupa seyahatlerinin arifesinde id mandan kaçan öyle gençler gördüm ki vaktiie Sofya'ya gitmek için can atar • ken bugün en nefis bir Avrupa turnesine götürülmemek tehlikesi bile kendileri için bir tazyik vasıtası olmaktan çık mıştır. Eskiden bir GalatasarayFener bahçc maçı için haftalarca mesai sar folunurken, bugün, mça takaddüm eden son günlerdeki ekzersislere bile ancak be» altı kişi icabet ediyor! Bu da gösterir ki amatörü, «zevki ve eğlencesi içtn oyun oynıyan adam» tarifinden hariç bir çerçive dahilinde et lâkki dünyanın her tarafmda yanlış bir nazariye olmuş ve yanlış neticeler ver mistir. Kulübün rengi, memleketin şe refi gibi yüksek fikirler, o amatörleri maç sahasına toplıyabiliyor ama, idman meydanlarına muntazam surette getirtemiyor. Beynelmilel futbol temaslan ne ka[Basmakaleden mabait] dar çok yapılırsa o kadar müfit olur. ni'nin düsturlaştırdığı bu milli cereElde profesyonel takım bulundurula yanı Garibaldi yüksek sesle hay • cak olursa daha iyi çalışmak ve daha kırarak kahramanlaştırdı. Kavur 1güzel neticeler almak mümkündür. Yal talya'nın tarümar olmuş eczasından nız sırf millî takım için muayyen bir bir devlet birliği çıkardı. Şimdi or kadro ayırarak oraya dahil oyuncuları tada M. Musolini'nin idare ettiği bü« profesyonel addetmek ve takımı bun yük bir devlet var ki en büyük vasfı Iarm arasmdan teşkil etmek fikrini bibelki millî vahdet yolunda her gün raz kabiliyeti tatbikiyeden mahrum göbiraz daha fazla gösterdiği himmet rüyorum. Maamafih kabili tecrübedir. ve tekâmülde toplanır. Şimdiki ttalBu usul, muvaffakiyet vermezse, bilâ • ya çok değil, henüz yarım asırlık har~ tadili de kabildir. yeni bir varlıktır ki 1883 ten başlamıştır. Ancak yarım asırlık millet ola • Bütün bunları hulâsa etmek için bir maz. Musolini İtalya'nın toprak sey söyliyeceğim. Spor, para ile ve bülarını kazarak Roma'nın hristiyan • yük miktarda para ile terakki ve inki lığa bile takaddüm eden tarihini yerşaf edebilir. Bizim sarfettiğimiz miktar lerin altından çıkarıyor, bunları hal memleketin ihtiyacına nisbetle lâşey ve istikbal nesillerinin gözleri önüne mesabesindedir. Nakit cihetinden ken koyarak: dini idare edebilen bir tek kulübümüz İşte siz busunuz ve bu kadar esyoktur. Ankara' daki kulüplerden müskisiniz. tesna vaziyette olan ikisi bir tarafa bıDiyor. Bu hamleler önünde hafı » rakılacak olursa diğer dördü, mıntakaca zası canlanan bir millet maziden altahsis ettiğimiz ayda 50 lira ile idamei dığı kuvvetle kendisinde îstikbale hayata muvaffak olabiliyor. Binaenaleyh tahakküm etmek daiyelerini bulu ilk yapüacak şey, kulüpleri yaşıyacak bir yor. Umumî cephesinde Faşist ttalya hale getirmektir. Meselâ Bulgristan'da belediyelerce her kulübe sahalar tah • budur, ve İtalya'da faşizm bu de mektir. sis edilmiş, tribün ve duvar inşaatı için İtalya hesabına demokrasiyi hürormanlardan ihtiyaçlarının iki üç misli duhaş eden faşizm ortaya yepyeni fazla kereste hediye edilerek mütebaki bir millet çıkarmak için kendi millekısmının bedeli ile sahalarının inşası tinin tabiatlerine uygun inzibat ve tahtı temins j»lı~»"«'«Hr. Yunanistan'da intizam kaideleri tedvin ve tatbik e« kaza takımlannın bile küçük bir stadı diyor. Musolini'ye göre demokrasî vardır. Acaba bizim belediyelerimizden bir oligarşi demektir, faşizm ise millî bu yolda bir muavenet temenni etmehakimiyetin hakikî devlet otoritesi miz çok mu görülür?.. olmasını istihdaf eder. Her yiğitin bîr Bu yolda yardımlar temin edilmedikyoğurt yiyişi vardır. ttalya'da de çe teşkilâtı da değistirsek, profesyonel mokrasinin entrikalarile beraber sı« de olsak, basımıza dünyanın en yüksek nıfların mücadelesini de ortadan idarecilerini de getirsek elde edeceği kaldırmak ve vaziyete milletin ahenk« miz neticelerde ancak nisbî bir salâh tar çalışmasını hâkim kılmak için ihgörebiliriz. Büyük terakki ve inkişaf tiyar olunan yol budur. devri maalesef henüz gelmemiştir. Biz baska bir millet daha tanı Muvaffak Beyin bu mevzu üzerindeyoruz ki belki başka yollardan ve faki fikirleri bundan ibarettir. Anketimi kat hemen harfi harfine ayni ifade ze devam edecek ve yarınki nüshamızlerle avni gavelere teveccüh etmis gida, Türkiye Idman cemiyetleri ittifakı diyor. Bu millet Mustafa Kemal'in teşkilâtının müessislerinden ve sabık başbuğluğu altında yürüyen Türfc merkezi umumî reisi AIi Sami Beyin milletidir. Mustafa Kemal ile Musolîmütalealarını neşredeceğiz. ni ayni mefkurelere doğru mahiyeten birbirlerine çok benziyen usulleri ve tedbirleri kullanıyorlar. Bu usul» lerin en başlı hedefi her şeyden ev. | vel şuurlu millî bir varlık teşkil ve takviyesidir. O zaman tarihin kaydeU MEYVA: Çilekçi Laz Osman ve tiği inkitalar ortadan silinerek meyPetraki Efendiler naktî mükâfat, Hal dana mazilerine lâyık sayılacak ka * kah Ziraat mektebi altın madalye, Musdar parlak istikbal sahibi milletler tafa Bey gümüş madalye kazanmıslardır. çıkmış olaçaklardır ve bu milletler MEYVALl FtDANLAR: Petraki bu büyük yolda ilk adımlarını at • Efendi birinci gelerek naktî mükâfat, mışlar, hatta haylice mesafe dahi al« Vasil Efendi diplomasız gümüş madalmışlardır. ye almışlardır. Roma'yı ziyarete giden yeni Tür» TEZYİNAT FİDANLAR1: Vasil kiye'nin Başvekili tsmet Paşanın şahEf altın madalye kazanmıştır. sında tarihin Türkiye ve ttalya unFotoğrafçı Süreyya Bey teşhir ettiği vanlarını taşıyan bu iki büyük millet! çiçek tablolarından altın madalye, Vasil yekdiğeri derağuş etmiş olaçaklardır» E f endi bahçe plânından bronz madalYalnız Adriyatiğ'e değil, bütün Ak * ye, Vasil Efendi bahçe plânından bronz deniz'e bizim deniz diyeceğimiz bir madalye, Frederik Efendi bahçe plâ gün gelecektir. nından bronz madalye almıstır. Silivri YUNUS NADİ ziraat memuru Fahri Bey tavuk resimlerinden bronz madalyeler almıştır. Sergi dün dokuz ilkmektep talebesi tarafından gezilmistir. Dün akşama kadar gelen ziyaretçi lerin adedi 17,000 dir. Sergi bu ak • şam kapanacaktır. Rabat 29 (A.A.) Toold civa rında bir askerî mevzi yakınında pusu kormus olan kıyamcılar, bir ni Kısıkh nahiye müdürlüğüne Muzafşancı müfrezesi tarafından tarde fer, Mahmutbey nahiye müdürlüğüne dilmişlerdir. muallim muavini Fuat, Hasköy nahiye Müsademe neticesinde bir Fransız müdürlüşrüne Bahkesir Belediye kâtibi zabitile altı nişancı askeri ölmüf ve Kenan, Sisli nahiye müdürlüğüne Da hiliye Vekâleti sicil sefi Ali Rıza Bey • keza bir labitle 12 nefer az çok t©h« likeli surette yaralanmışlardır. ler tayin edilmişlerdir. Spor, para ile inkişaf eder Manidar bir tebliğ Berlin 29 (A.A.) Mareşal Hindenbug'un öğle üzeri M. Brüninp'le yaptığı mülâkattan sonra atideki resmi tebliğ neşredilmiftir: «Maretal Hindenburg, bugün Başvekili kabul etmiştir. Mumaileyh, Reisicumhura vaziyet hakkında iza hat vermiştir. Başvekil, yarın tekrar Reisicumhur tarafından kabul edi • lecek ve izahatına devam edecektir.; Tahmin edildiğine göre reisicumhurla Başvekil arasındaki mülâka • tın neticesinden ancak pazartesi günü malumat ahrabilecektir. Maarif müdürleri Arasmda tebeddüller Seyrisefain Ankara 29 (Telefonla) Eskişehir Maarîf müdürlüğüne Sivas Maarif Bütçesi müdürü Hüsnü, Yozgat Maarif mü • dürlüğüne Gümüşane Maarif müdü rü Safa,Bolu Maarif müdürlüğüne Manisa ilk tedrisat müfettişi Kâşif Beyler tayin edilmişlerdir. Profesyonellik kabul edilmezse... Masraf kısaldığı halde 1,355,000 lira açık var Ankara 29 (Telefonla) Merlise verilen ve yarın müzakere edilecek olan Seyrisefain bütçesine göre encümen 932 varidatını buhran dola yısiîe 1,787,213 lira noksan olarak 3,371,937 lira üzerinden tesbit et • miştir. Masraf hükumetin teklifin den tenzilât icrası ile 4,723,000 lira olarak kabul olunmuştur. İdare bütçesindeki açık miktarı 1,351,000 li radır. İktisat Vekâleti deniz nakliyatının tanzimi için bir kanun lâyihası ha • zırladığından encümeni idarede e saslı ıslahat ve tadilât icrasını bu ka nuna bırakmış, ücretsiz seyahatlerin tahdit edilmesini muvafık görmüştür İdareden açığa çıkarılacak me • murlara tazminat verilecektir. Bombay'da yeni kargaşalıklar Bombay 29 (A.A.) Bugün, bir müslüıranın mecutiler tarafından taarruza düçar olması netice»inde yeniden kargaşalıklar çıkmıştır. 1 kişî ölmüş ve 30 kişi yaralanmıştır. Hamdi Emin Beyin cesurane ortaya attığı profesyonellik usulü kabul edil • mezse ne istediğimiz gibi bir milli takım, ne de kuvvetli bir şehir muhteliti çı ingiltere'de feyezanlar Londra 29 (A.A.) Son yağmurlar Nottingham ile Lincolnshire ve Yorkshire kontlukları dahilinde geniş bir saha üzerindekî ırmak ve nehirlerin taş masına sebep olmuştur. Rojel ırmağı taşarak muhafaza seddini iki yerinden çatlatmış ve bütün havaliyi kaplıyan ve Gainsborough'deki Neward'e yayılan sular bir çok evlerin sakinlerini tecrit edilmiş bir vaziyete koymuştur. 500 aileden mürekkep olan ve iki gün evvel feyezandan kaçan Doncaster ci vanndaki Tallbar kasabası ahalisi henüz meskenlerine dönememişler ve yükselen sulann neticede bir felâkete tahavvül et mesinden endişe etmekte bulunmuşlardır. Çiçek sergisi kapanıyor (Birinci sahifeden mabait) cü derece gümüş madalye almışlardır. BAHÇIVANLIK ALÂTl, KİMYEVî CÜBRELER: Akiryadis Efendi diplomasız gümüş, Karacabey harası diplomalı gümüş, Fikret Bey meyva molâjlarından diplomalı gümüş, Türk Avrupa sirketi diplomalı gümüş, İbrahim Efendi çiçek saksüanndan diplomasız gümüş, Culhazadeler kimyevî gübre lerden diplomasız bronz, Alman kim yevî gübreleri diplomalı gümüs, Bayır müstahzaratı ve haşarat mücadclesin • de kullanılan ilâçlan diplomalı gümüş, Kazancıyan Efendi bahçıvanlık alâtından diplomalı gümüş madalyeler al • mışlardır. ÇlÇEK KISMI: Kesilmiş çiçekte Lutfi Arif Bey birinci, Hacı Şükrü Ef. ikinci gelmişler ve her ikisi de naktî mükâfatla Ultif edilmişlerdir. Belediye bahçeleri Altın madalye, Taranto Ef. gümüş madalye, sabık Vali Haydar Bey diplomalı bronz madalye kazanmıslardır. Mustafa Ef. diplomasız bronz madalye almıstır. SAKSILI ÇtÇEKLER: Belediye büyük seref mükâfatı, Lutfi Arif, Susu Simo Efendiler altın madalye, Mustafa Ef. yerli fojer koleksiyonundan altın madalye, saksılı çiçeklerden gümüş madalye, Vasil Ef. saksılı çiçeklerinden gümüf madalye kazanmıslardır. Zuydersee denizi göl oldu Amsterdam 29 (A.A.) Zuydersee körfezinin iki tarafını birbîrine bağhyan seddin inşası dün öğleden »onra nihayet bulmuftur. Bu denizin Şimal denîzinden bu suretle ayrılmış olan kuım bundan sonra İjseel gölü ismini ala • caktırZuydersee körfezî, karaya merbut oIan kısmının inhidamı üzerine 14 üncü «strda teşckkül etmiştir. Mühendisler, körfezin kurutulması için bir plân tan» m etmişlerdir. Yeni yapılan seddin in şası bu plânm birinci merhaiesidir. Başlanılan inşaat, Felemenk arazisini «hemmiyetli surette büyütmeğe müsait olacakhr. Atlâs Okyanosunu tekrar geçiyorlar Linden 29 (A.A.) (Yeni Jersey) Leh'li tayyareci Stanley Hausner, 220 beygir kuvvetinde bir motörle müteharrik tek satıhlı «Bellanca» ismindeki kır mızı tayyaresile Avrupa'ya müteveecihen havalanmııtır. Mumaileyh, takriben 2,500 litre benzin taşımaktadır. Muvasalat noktasınm Londra veya Paris olduğu, fakat ebeveyninin Lehistan'da mukim olması Hi« barile Varşova'y* yetişmeği tecrübe etmesinin de muhtemel olduğu zannediliyor. Bir Yunan tahtelbahri Kazava uğradı Atitıa 28 Deniz üstünde 780 ton cesametinde olan Triton Yunan tah telbahrinde evvelki gün bir infilâk vuku bulmuştur. Gemi dahilinde elektrik bataryaları doldurulurken ka • lan kabili istial gazlerin inflâkından husule peler. kaza neticesinde iki tay fa yaralarmıştır. Tahtelbahirin dahilî iesisatı hurda haline gelmiştir. Hasar 4050 milyon drahmi olarak tahmin edilmektedir. Triton tahtelbahri geçen sene Fransa'da yapılmış olan dört tahtel bahirden biridir. Fas'ta mücadele Sabık Habeş imparatoru kayıp Adisabeba 29 (A.A.) Kuvvetli bir nezaret ve tarassut altında bulun • makta olan sabık İmparator Lidj CasıouLidi Prass'ın mevkuf bulunduğu yerden firar etmiş olduğu sayiası deveran et mektedir. Habesîstan'ın şimali garbî vilâyeti vtlisi Ras Hailou, bu sebepUn doUyı tevkif edilmiftir. Fransız'lar 6 maktul 12 mecruh verdiler Yeni nahiye müdürleri J

Bu sayıdan diğer sayfalar: