27 Eylül 1934 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

27 Eylül 1934 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

'2/ bvlui 'Cumhariym TELGRAF HABERLERI ((Kızılordu yaman bir kudretth! ı Buğday satışımız yittikçe artıyor Bir İtalyan Jeneralının Birçok memleketler Türk buğdayı istiyor müsahede intıbaları Roma 26 (A.A.) Ciornale Ditalya gazetesi, Sovyet ordusunun geçen ağustos manevralarında hazır bulunan ttalya askerî heyetinin başı Jecıeral Grazioli ile bir mülâ kat yapnaıştır. Jeneral Grazîoli, modern Kızı • lordunun mükemmel teknik teşki • lâtını, kumandanlarının derin bil • gh'mi, ordunun fennî teçhizatını, nakliye vasıtalarının motörleşme temayüllerini, çok muktedir pilot Iara malik olan kuvvetli havacılı ğını kaydettikten sonra, Sovyet ordusunun yaman bir kudret vasıtası olduğunu söylemiştir. Ankara 26 Buğday meselesi etrafında sorulan suallere cevaben Ziraat Bankası umum müdürü Kemal Zaim Bey aşağıdaki beyanatta bu • lunmuştur: c Buğday satıslarımız son günlerde çoğaldı. Muhtelif memleket • lerden daima yükselen fiat teklif lerile buğday »atın almak teklifleri karşısında bulunuyoruz. Hatta bir gün belki de bu teklifleri karsıla • mak üzere kâfi miktarda buğday bırfamıyacağız. Orta Anadolunun yetiştirdiği buğdaylardan Hameks ismi verilen seet buğday tipi bilhassa Avrupanın belli başlı piyasalarında satılmış ve gloten verimi itibarile temayüz etmiştir. Bunun için öniimüzdeki senelerde alacağımız tedbirlerle bu tip buğdayın istihsalini çoğaltacağız. Şirketlere verilen müsaadeye gelince, bugünkü vaziyette bunu ha kikaten bir müsaade olarak telâkki etmek lâzımdır. Filhakika elimiz • dekî buğday stokunu tasfiye etmek için şirketlere buğday satmağa mecbur değiliz. Yukanda da söylediğim gibi elimizdeki stoklar, çoğalan istekler karşısmda belki de kâfi ge lemiyecektir. Bu itibarla müsaadeyi şirketlere verilein kolaylık mahiye tinde telâkki etmek lâzımdır.» Kastamonuda mahsul bereketi Kendir ve elma bu sene her senekinden fazla Kastamonu «c Hususî» Vilâyetimiz havalistnde çok ekilip her sene mikta • n artmakt. olan yeni kendir mahsulâ piyasaya çıkanlmıştn*. Piyasaya, gelen kendirlerin btr ku • mı vilâyet merkezindc mevcut hususf I* malâthanelerde urgan ve halat imaU suretile harice sevkedilmekte ve bir kıs» mı mühinuni de doğrudan doğruya kend^r olarak ihraç olunmaktadır. Vil&yetimizin başlıca ihraç madde • lerinden birini teşki] eden kendir nrganlann rekabetle satısmı temîn için piyasaya geHrilmekte olan bendir v» or ganlar her hafta muntazaman vilâyet Tîcaret ve Sanayi Odasmca muayene • den geçîrilmek suretile piyasada satıl maktadır. Bu sene kendir mahsulü vilâyetimiz havalisinde geçen senelere nisbetle fazla olmakla beraber elyaf itibarile d* çok temiz çıkmakta olduğundan istekli muame!e görmıekte ve piyasaya gelen mallar da derhal satılmaktadn. Budapeşte hamamları Tunanın Margritini gezerken*.» şte Pestemn doğu tarafındaki büyük hamam; geniş mermer merdlvenlerden sanki azametli bir saraya giriyorsun. Karşıda ve yanda kademe kademe yükselen mermer sütunlu şehnişinler Roma tarihinden birer kanat gibi gerilip kurulmuslar •• NALINA MIHINA Bize taşmı? arlamentolar konferansmm çi • kolata renkli, şirin hatibi, Fraj« sız meb'uslarından ve sabık müstemlekât naznIanndan M. Gan • dace ne güzel ve tatlı fransızca konuşuyor. Şivesinde hiç bozukluk yok; o ka» dar ki birçok Fransızlar, hele Marsilyalılar onun yanınöa hayli çetrefil kalır» lar. «fnsanlarda mühim olan renk değil kafa kalptir Insanlan, derilerinin ren • ginden dolayı mes'ul tutmak doğru olmaz. Biz dünyaya istediğimiz gibi değil, gönderildiğüniz gibi geliyoruz» diyen bu müstemleke çocuğo, pürüzoüz fransızcası, kuvvetli belâgari, keskin zekâsı, siyasî işlere vukufile kendi iddi* asmm bürhanı, yani insanlığın, derinın renginde değil; kafada ve kalpte ol • duğunun çok canh bir delüitlîr. Krarsız murahhası, evvelkt gfinku nutkum'a iktuad buhrandsr bahseder* ken şu zözlen de söylem:st)'ı: Iktısat Vekilimiz Uşakta Uşak 26 (A. A.) İktısat Vekili Celâl Beyefendi bugiin Ankaradan gelerek Uşak şeker fabrika«ı önünde tirenden indiler. Fabrika müstahdemini tarafından hararetle karşılandılar. Vekil Beyefendi fabrikayı ve yeni vücuda getirilen elektrik tesisatinı ve pancar tecrü • be tarlalannı gezerek muhtelif izahat aldılar. Bilhassa Uşağa gele rek kaymakamlık dairesini fırkayı •e belediyeyi ve Yılancı zadelerin dokmna fabrikannı ziyart ettiler. Yarın sabah lzmire hareket ede • ceklerdir. Budapettede Sieinyi hamamtmn deniz ve güneş banyolarile muhteşem tesitatı .. Gülbaba tepesinin taro karşısmda Margrit adası var. Toptan bakılınca iki yanı şişkin bir mekiğe benziyor. Oynaklık yapmasm diye mekiği Mar grit köprüsünün böğründen uzanan kısa bir kolla ümikleyivermişler: Köprü, karaya, ada köprüye ve zevkini seven Peşteliler adaya bağlı! Her çeşit eğlence, gül oyna; her türIü konfor, yat dinlen; beride kızlann ath spom, binenler binilen gibi güzel. ötede kadun daha çok bir plâj, yü • zenler yüzülen ra gibi şeffaf. Ortada alev renkli bir çiçek tarlası, toprak kahkahalarla güluyorl Tunanm Margritini gezerken Tuncanm Sarayiçini nasıl habrlamazsm ? Tunca Tunadaa çok kuçuk, fakat bizim adanın duruşu bundan çok güzel. Tunca Sarayiçini yere yabnlmı* 8 rakamı gibi işledL Biri iki ve Odyi bir yapan ince belli bir ada. Lâkin neye yarar, orası yalnız ağaçla burası ayni zamanda emekle dolu! Peşte kaplıcalan ve Peşte hamam lan; yazlık kışlık, açık kapalı, soğuk sıcak; eskisi de var yenisi de, kurnalısı da var, banyolusu da, hatta durgrmu da var dalgalısı da. Dokuz tane büyük sıcak stı kaplıcası ve 80 tane kaynak. Avrupanın en büyük suyu Peşteden akar, meğer en zengm kaynakları da buradan çıkarmış: üstten Tunayı ge • çirtip dipten sifayı fışkırt! tste Peştenin doğu tarafmdaki büyük hamam; geniş mermer merdivenlerden sanki azametli bir saraya giriyorsun. Havuzlu ve plâjlı yazlık avlu bizim Sultanahmet meydanı kadar, kar^ıda ve yanda, kademe kademe yükselen mermer sühmlu şehnişinler Roma tarihinden birer kanat gibi gerilip kurul muslar. Denizsiz karaya bu ne deniz hbnmeti? Bizim Fiorya kıyısmt oraya götürmek imkânsız, bari oranın hımm: ti bizim kıyıya gclse! tşte Budanın cenubunda Geüertin dalgah havuzu, hani bir bardak snda fırtma çıkarmak diye bir tabirimiz vardır, Macarlar bunu bir harmanlık ha • vuzda başarmışlar. MüstatÜ bîçiminde billur gibi bir havuz. Dektriğin büyülü üfürüğü karşı duvann şeffaflığına Karadenizin çatlak dalgalarmı şaklahyor. Dalganm şaman vöcude masajmış ve yalnız yüzmek değil »uyla dnvOşmek gerekmiş. Bir halk türkGmüz «deniz dalgasız, gönül sevdasız olmaz» der. Sahi gönül umman ve sevda dalga gibi. Macarlar coğrafyadan denizi ala • mayınca fenden dalgayı almışlar. Or tada gönül yok, sevdası var! Alafrangalan sadece göriip gererek yıkanmak için bizim Sokulludan kalma hamama gidiyorum. ünlü bir frenk edibi «suyun çirini hiç bir mfllet Türk kadar çıkarmadı der. Suyu fıskıyeli şınltı halinde odalanmıztn içine de koyduk. Bir darbımeselimiz yalnız üç sesi beğenir: Su sesi, kız sesi, altın sesi! Dünya üçüncü sesi kaldırdı, diğer iki • sinden daha üstün bir üçüncüsü yoktur. Biz güzel bir kıza bile «bir içhn su» deriz. Türk, kıza su gibi baktı ve suyu ku gibi severek! Kafasından, Donla Volgayı birleştirip anavatana yol açmak gibi, tarihi • min en yüksek fücri doğan büyük So kollu, tstanbuldan Orta Avrupaya kadar şahdaman gibi uzanan fetih yolunun her konak yerinde her çeşit hayır yapılan kurdururken Peştede dahi suların en şifalısmdan hamamlann bu en Hy dalıstnı yarattı. Dört asırdır, uğultulu bir kafatası gibi yükselen kubbesile, Tuna kıyısına bağdaş kcrar gibi oturan yapı yalnız bir hstıra değil. sadece kuru bir abide ı'eŞil; kendisine zaman da dokunmadı, Macar da; düne seref, güne fayda, yarma gene sifa^'r, kurna larında üç zaman yıkanıyor! Eski yapıya yeni ruh, dünün hakkile günün icabı, mazinîn abidesile fennin diIeği nasıl da birieşmiş! Bizim halvetler camekânlı bölmelerle serinden kaynara kadar derece derece; terlemiyeceksen şurada yıkan, yağ eriteceksen orada; havuzda yüz idmandır, banyoda uzan rahattır, masaja uğra devadır. Evliyanm «pâk ve saf, ehlidil ve ziid rak!» diye öğdüğü teüâklar yerine güçlü kuvvetli yıkayıcılar; lYva vücudünü oğup fen govdcni yoğuruyor; çıkınca, tamirhaneden c;kmış makine gib:sin. Hamam bizim, yıkanıs bizim değil. Biz kalarak garbi alış: Bu alış olmasa küflülük, o kalıs olnvısa züppeliktir; ka fa!s»nmız da bu hamam gibi o'sa de • dim! Liyon tSMAtL HABİP Elma mahsv'.ü çok bereketli Kastamonnda bu sene elma mahsu • lü en yaşh ihtiyarlann bile hatırlamıyacacrı derecede boldur. Elma ağaçlarmm kınlmaması îçin altlarma destekler konmustur. Asm Amasyadan pelen ve fakat Kastamo • nu da tcendine mahcus bir nefaset peyda eden Amasya einsi elmalan da çok mahsul vermistir. Dış piyasalarda son senelerde *oh • ret bulan Amasya elmasmın bu sene memlekete mühim bir kazanç temin edeceği kuvvetle ümit edilmektedir. El • maların toplanmasma 1 5 2 0 gün son» ra baslanacaktır. Emlâk Bankası müdUrlüjjü Ankara 26 (Telefonla) Emlâk ve Eytam Bankası Müdürlügüne Mer kez Bankası müdürİBrinden Cevdet Beyin tayini Ali Tasdika arzedildi. Londra ile telefon mükâlemeleri ucuzladı Londra 26 (A.A.) Posta ve Telgraf Nezaretinden bil • dirildiğine göre, hükumet uzak mesafelerle olan telefon muhaverele • rini halk arasmda tamim etmek maksadile 1 teşrinievvelden itibaıren fîcretleri mühim surette indirmeğe karar vermiştir. Gündüzün üç dakikalık bir muhaverede bu tenzilât Holanda için 6 pens, Almanya ve Danîmacka için 1 «ilin, Avusturya, Letonya, Litvanya, Fenlandiya, Norveç, Lehistan ve Isveç için 2 silin, Romanya, Çekoslovakya ve Yuna • nistan içm 3 silin, Türkiye için 4 şilin ve Bulgaristanla Estonya için de 5 şilindir. inkara şehir meclisi namzetleri Ankara 26 (Telefonla) Cumar tesi günG Ankara Şehir Meclisinin namzet'eri flân edueeektir. Tiftik tattn Son zamanlarda piyasada durğun bir vaziyette satıs görmekte olan tiftik fi • atleri birdenbire yükselmiş ve hararetli mttamele gSrmeğe baslamış olduğundan fehrimizden külliyetli miktarda tiftik ihracatma baflanmısor. Kemal « Hiçbir millet yalnız yaşıyamaz. Gümrük takyidatı ve kontenjan osnlfl devam ederse muhakkak felâket çıkacaktır. M. Briandın dediği gibi bütün Av rupa milletleri iktısadî bir birlik yap • malıdır. Gümrük takyidatı ve kontenjan usulünü takip edenler, kendi haricî ticaretlerini iflâsa mahkum etmiş olurlar.» Türkiye de, gümrük takyidatı ve kontenjan usulünü tatbik etmekte oldoğuna göre M. Gandace bize de taş ahyor; d» mektir. Dostumuza hatırlatmak isterüî ki gümrük takyidatı da, kontenjan nsalü de yerli malı değil; Fransız mamu • lât ve ithalâhndandır. Fransanm ve 3te» ki memleketlerin yaphklarmı biz de tafc bik ediyoruz; o kadar... Bu takyidai ve usuüer başka memleketlerde kalk hğı zaman bizde de kalkar. Ecnebi şirketlerin alacakları buğday Ankara 2fi (TVUf o n la) Ecnebi •îrketlerin kazanç hîsseleri mukabiHn • de buğday alabîlmeleri hakkındaki karar bugiin Vilâyetlere tebliğ edildi. Şebrin müzminîeşen bir derdi: Hileli sütler! (Birinci tahifeden mabait) vesaitle biraz daha uzatılabflir.» Ferhan Bey, asıl meselenin sütlere yapılan hilenin men'i olduğuna »6y lemiş ve bu hileleri anlatmıştırt « Süt birçok sabcılar tarafından müstahsile malolduğu fiatten ncuza »•hlıyor. Bu sütler ya suludur, ya kay mak alh, yahut ta krema altıdn ki, netice itibarile üçö de yavrulara ve hastalara gıda diye alınan süt değildirl Belediye kaymak ve krema altmm çıkanldığı yerlerde tedbirler almırsa, halkın sıhhatine büyük bir hizroet et miş, hilekârlara meydan vermemiş o hır. Biz Belediyeye bu hususta yardım etmeğe, hileye müsait olan yerleri go«termeğe amadeyiz. Sa kanştmlmış sBt te basit bir muayene ile anlaşüabüir. Sonra halkı iğfal eden açıkgözleri sütçîiler de inekçüer de pekâla tanırlar. Alâkadarlar barekete geçerierse, bn yolda da kendilerîni tenvfr ed*bfliriz. Bana kalvsa yalnız cezalandnmakla kal. mamalı, hilekârlan gatwtelerîe teşhir de etmelidir!» Kayseride jeoleji tetkikatı Kayseri 25 (A.A.) Fransanın Dijon niversitesi jeoloji profesörü M. Sapo ve Istanbul Üniversitesi jeoloji ensritüsü müdürü profesör HamH Nafiz Bey Pmarbaşt kaza • sının Halevik köyunde iki ay evvel bulunan üçüncii devre aît bir hayvanın bulunduğru yerde jeoloji tetkikatı yapmak iizere sehrimize jelmi# ve beraberinde maarif müdürü Hüsnü Bey bulunduğu hald* mahalline giderek ilcnî arastırma • lar yapmışlardır. Kayseri 25 (A.A.) Vnâyet da • hilinde înşa edilen 25 mektebin küşat re«mi Bnümtizdeki Cumhuriyet bayramında yapılacaktır. Istanbul . İskenderiye Sıhhiye ve Dahiliye V. leri geliyor yerine Hopa Portsait Ankara 26 (Telefonla) Dahiliye Vekili Şükrü Kaya ve Sıhhiye Ve kili Refik Beyler bugiin tttanbula ha • reket ettiler. tstasyonda Başvekil ts • met Paşa ve vekiller tarafından uğurlandılar. Başvekil Paşa istasyonda Nafıa Vekili Ali Beyle görüştü. Ali Bey, demiryollan tarifelerinde yapılan tenzilâhn faydalannı anlatarak varidatın çok arttığını, bu tenzilâtın diğer yer • Iere de tesmil edileceğini söyledi. Dahiliye Vekili Bey onümüzdeki pazartesi günü Ankaraya dönecektir. (Birinci tahifeden mabait) tskenderiye postalarmın bu suretle tevsi edilmesindcki gaye, ihracatımızı nakliyat cihetinden korumaktan iba • rettir. Şundiki halde Karadeniı limanlanndan sevkedilen bir ihracat malı tstan • bula gelmekte buradan bir aktarma üe ya doğrudan doğruya ecnebi memle • ketlere sevkedilmekte, yahut ta burada ikinci bir vapurla fzmire veya Pireye gönderilmekte, oradan ikinci defa aktarma muamelesine tâbi tutulmaktadır. Bu fazla aktarmalar hetn mallarunızın maliyetmi yükseltmekte, hem de malı ve ambalâjı bozmaktadır. Bu proje tatbik edildiği zaman mallanmız Yunan ve Mısır lünanlanna aktarmasız gîtmîş olacaktn*. Bu suretle tskenderiye postalarmın fazla varidat temin etmesi de kabil o« lacaktır. Aldığımız malumata göre keyfiyet Ankarada alâkadar zevat tarafından e«;£s itibarile kabul edOmistir. Hopa Portsait seferlerine baslanma tarihi bir haftaya kadar belli olacakhr. Vapurlanmu, Hopadan Portsaide k a d f olan bu muntazam postalannı l.t günde yapacaklardır. Maarif Vekilinin istifasını tekzip Ankara 26 (A.A.) Maarif Vekili Abidin Beyefendinin sıhhî sebep dolayurile istifa edeceğine dair gazetelerde ıgörülen haberlerin hiçbir asıl ve esası olmadıgını beyana Anadolu Ajansı memur edilmisHr. Londra Avusturalya tayyare müsabakası Ankara 26 (A.A.) 2 tesriniev velde Londra üe Avustralya arasmda yaptlacak tayyare müsabakasma iftirak edecek olan Avustralyalı tayyreci Kingsford Smitin memleketimiz üzerinden uçmasına müsaade edümiştir. Emniyet Umum mUdilrü Ankarada Ankara 26 (Telefonla) Buraya gelen Emniyet îşleri Umum Müdürü Şakru Bey Dahiliye Vekili Beyi ziya retten sonra ise başladu Güzel Trakyanın istikbali (Birinci »ahifeden mabait) program mucibince mGzakerelere bu gün nihayet verildî. Bu müddet zarfında, tkbsat Vekâleti tarafından gönderilen ve burada tetkikatta bulunan ik tısat mütehassıslarından mütesekkü heyetin de fikirleri a'mdı ve Trakyanm iktısadî ve idarî işleri hakkında fay • dalı görüşmeler oldu. Bu müzakere • lerden bir program çıkanldı, bu programı tatbika çalısacağız. Bütün işlerin basmda Trakya halkının iktısaden yük> selmesi için verilmiş kara^'an hergün rtpcak bir kudretle tatbika çalışaca • ğız.» Bigalılar kurtuluş gününü hararetle kutluladılar Uludağda yeni bir otel yapdıyor Firdevsinin 1000 înci yıldc tonumu (Birinci sahifeden mabait) Hazretleri tarafından muazzam bir abide ile beraber büyük bir de hastanenin küsat resmi yapılacaktır. Ayni günlerde, trana dost olan başlıca metnleketlerin hükumet merkezlerinde de, Firdevsinin şerefine mrasinr !• edüecektir. Baikan konferansı nelecek seneye kaldı Cenevreden ekseden haberlere göre oada topianan dört BaKkan H'l '^iye « Nazın tesrioievvelJD 29 unda Istanbulda toplanması mukarrer bulunan Bal k^n konferansHiro gelecek ilkbahara bı« rekılmasma karar vermişlerdir. Izmir borsasında yario bir vaziyet Bıgarun umumi manzaran Biga «Hurusî» Biganm kur • tulus günü bu sene de derin ve coşkun tezahüratla pek parlak olarak tekrarlandı. Halk, mektepler, es • naf cemiyetleri kısmen otomobil ve kamyocılarla ve ellerinde bay raklarla Çmarlık mevkiinde topla • narak 12 sene evvel şehri kurtaran miliî çeteler ve muntazam efradi askeriyeyi temsil eden kafileleri alkışlarla karşıladılar. Bu mes'ut günü kazandıran UIu Gaziye bin minnet ve çükran duygularile coşan halk bütün gün akşama kadar ve gece yarısına kadar sevinç içinde çalkandı. îzmir 26 (Hususî) üziim ihracatçüan bugün borsadan bir çuval bile üzüm almadılar. Yalnız dahilî piyasaya sevkedilmek üzere 310 çuval satıs yapılmiftır. Her gün 5 6 bin çuval üzüm satmakta olan borsa, bu vaziyetten çok meyustur. İhra • catçı tüccarların birdenbire borsa dan çekilmelerine sebep olarak, Almanya satışlannda muhtemel bazı te * beddüiler gösterihnektedir. Dağcılardan bir grup ailelerile beraber Uludağda Krehslen mevki'nde Bursa (Hususî) Bursa dağ sporları kulübü azaları; mevsim başlangıcı olduğu için; ailelerile birlikte otobüslerle Karabelendeki hndat evine çıkarak bayram yap • mışlar ve geç vakte kadar dağın muhtelif yer'erinde eğlenmişlerdir. Dağcıların bu bayramlanna bir aza aıfatile valimiz Fazlı Bey de iştirak İ etmiş ve öğleden sonra Karabelene çıkarak dağcılar arasmda uzun müddet kalmıştır. Kafile sabahleyin kış sporcuları İÇÎO otelin üstünde yapılan Türk kadınları Biçki yurdunun sergisi (100) kişilik kayak evinin inşaatını gör meğe gitmiş bilâhare tekrar Karabelene dönmüştür. Türk Kadınları Biçki Yucdunun 21 ircî sergisi cumartesi günü Yurcua Divanyolundaki binasında açılacaktır. Bu sene sergide çok giize! eserler vardır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: