13 Ocak 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

13 Ocak 1935 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

r<Ikincikânun 3*> c Y evtiç Belgratta mühim beyanatta bulundu :Küçük Andlaşma müttefikleri ve Balkan Antantı münasebetlerile beraber genel emniyeti ve barışı da korumakta devam edecektir!» Belgrad 12 (A.A.) Başba kan Yevtiç gazetelere asağıdaki beyanatta bulunmuştur: « Küçük andlaşmanm durumu şimdiye kadar olan durumun ayni olarak kalmıştır. Bu, ban«ın muhafazası ve ulusUrarası tnüna sebetlerin pekleştirilmesi için daha sonra yapılacak bir sıra anlaşma içinde geniş bir diplomatik hare ketin başlangıcı olmuştur. Küçük andlaşmanın faaliyeti ulusal menfaatlerin müdafaa ve himayesine azmetmiş olarak kalmakta devam etmekle beraber, gelecekte anlaşmalar ruhu içinde inkişaf edecektir. Bütün menfaatlerimizi ve muttefiklerin Balkan antantı memle ketlerile olan münasebetlerini korurken, genel emniyetin ve banşın menfaatlerine hizmette devam e deceğiz.» Yevtiç, Uluslar Kururnunun kararı hakkındaki suale şu cevabı vermigtir: « Cenevrenin kararı, bizim için muteber biricık karardır ve bu karar en kat'î ve en şuurlu bir surette tatbik edilmelidir. Küçük andlasmamn bundan sonraki vaziyeti buna bağlı oltcaktır.» TELGBAF HABERLERI Ispanyada bloke edilen dövizlerimiz 933 tarihinden önceki paralar veriliyor Ankara 12 (A.A.) Ekonomi Bakanlığından: Memleketimizden tspanyaya gönderflmiş olan mailardan 933 yilmm 2 ikincitecrin gününden önce ithal edilmiy olduğu vesaikle ispat edOebilecek oidukları bloke edOmiş dövizleri yapilan te • sebbüs üzerine tamamen serbest bı • raktirümiştir. Alâkadarlar bu gibi mallar için ev • rakı müsbite olarak tspanya gümrükleri tarafından verilmiş olan ithalât vesikasfle tspanya hariciye bankasma tspan • yadaki bir banka vasitasile baş vur > duklan takdirde alâkadar makam bu mallara aid bloke alacaklarin tama • rainm serbest birakılmasm.ı müsaade edecektir. Bundan baska şimdiye kadar tspanyada parasi altina nisbetle düşük olan mem!eketlerin mallarina ve bu arada Türk ithalâtma tatbik edilmekte olan munzam vergi, gene tspanya hükumeti nezdindeki teşebbüslerimu üzerine kaldınlmıştir. Bu hujuttaki karamame dünkü tspanyol resmi gazetesinde çıkmiş • tir. Kafiyeler arasında Halid Ziya UşakltgU Ahmed Hasimra riiyada coşkunluklarını dinledikten sonra kirpi tutmus bir adamın parmaklarında duyduğu dikenlenmelere benziyen bir duygu ile beynimde iğneler vardı. Son sözlerinin köpürmesi a • rasında bir yığm isimler de saydı. Hatırımda kaldığına göre diyordu ki: Edebiyatı cedide sairlerini bir tarafa bırakalım; onlar, birisinin dediği gibi, icad ettikleri kus dilile artık büsbütün unutulmustur, bele ondan evvelkilerle bugünün arasında kapkara bir perde gerilmistir; fakat dünle bugünün arasında üs • tadlar var, o üstadlar ki bir elle • rile düne yapısık iken öteki elle • rile bugünü yakalamıslardu... Burada Ahmed Haşim dislerini gostererek gülümsedi, anladım ki bir tuhafhk doğuracaktır: Sanki, dedi, iki denizin sula • rını biribirine karıstıran boğazlara benzer bir nesil... Tevazuundan kendisini zikret medi; tertetniz lisanile, en seçme duygularile tek başına bir siir devri yapan Yahya Kemal, galiba hece ile söylememis diye, geçildi. Ondan sonra Mithat Cemalin, Celâl Sahirin, Fazıl Ahmedin, Halid Fahrinin, Halil Nihadın, Faruk Nafizin, daha bilir miyim kimlerin isimlerini, karmakansık, biribirini kova liyan dalgalar telârumile siraladi: tste bunlara bakınız, dedi; en güzel örnekleri onlarda bulacak • sınız, ve ne zaman, gene sizlerden bes on gencin yapabildiklerini yaparsanız, onlar kadar muvaffak olabilirseniz, o zaman para sarfedip risaleciklerinizi bashrımz. Kafiye!.. Kafiye!.. diye dudak burup omuz silkince en iyisi kafiyeyi büsbütün kopanp çöplüğe atmaktır. Yok, bunu mısralarınızın sonuna birer inei gibi takmakta bir faide buluyorsaHIS o zaman uydurma inciler ver meyiniz... tşte Ahmed Haşimin zihnimde tortu halinde kalan son sözlerinden su bulâsayı cıkarabiidim, bunlarm ne dereceye kadar doğru olduğuna bir defa daha kanaat edebilmek için elimin altina tesadüf eden siir kitablarımn sahifelerini çevirerek kafiyeler arasında bir gezinti yaptım. Ifte hırçm yairi sinirlendiren kafiye bozuntulanndan iki misal ki yiizlercesine örnek olsun diye îvaret ediyorum: tstiyorum = Dokuyorum Sarınca = Aynlınca Bu çrsid kafiyelere her adım basında tesadüf ediiir. Elbette mek • teblerde edebiyat muallhnleri ha ber vermişlerdir ki fiillerden kafiye tedariki pek tavsiye olunacak bir usul olmamakla beraber pek te reddedilemez, eğer kafiye eklentilerde değil faslın cevherinde mevcud ise... Istemekle dokumak, aynl makla sarmak cevherleri alınınca kafiye teskil edebilecek hiçbir münasebete malik değillerdir. Bu sarta vâkıf olmıyan yahud yalmz eklen tilerin uygunluğile iktifa eden gene sairler kafiyeden beklenen zevkj hiçbir zaman tatmin etmis olamazlar. O halde ne için zahmet ihtiyar etmeli. Eğer filin cevherinde kafiye varsa, gene gözüme ilisen bir gencin manzumesinde: ördüm = Gördüm ' Kafiyesi gibisi, bu kaideye onu • vafık olmak itibarile, kendisini muahazeden kurtarır; yalnız unutmamalı ki bu pek kolay bir kafiye • dir. Gönül ister ki sair yalnız ku • lağımızı memnun edebilecek bir zevk vermekle iktifa etmis olmasın. Bizi biraz da hayrette bıraksın. Eğer kafiyesinin biri «gördüm» ise ona es yapacağı kafiye büsbütün baska bir aileden, umultnıyan, beklenmiyen bir yerden gelsin, bize: «Nereden bulmuf!..» dedirterek taaccüble karısık bir takdir duy gusu versin. Eskî edebiyatta, lisan arapçanın, farsçanın istilâsı altında örtülmüs iken baştanbaça ayni kafiyede şiir söylemek isten bile değildi, en «tenk» kafiyelerde bile onlara «denk> olacak, onlarla <ahenk» yapacak, renk renk es bu NALINA MIH1NA Güclü olmak gerektir Fransız; İngiliz konusmaları Şarkî Anadolu karla örtülü! Londrada paraların istik Fakat 24 saattir soğuk ran da mı görüşülecek? şiddetini kaybetti Londra 1 2 Paris ve Nev yorktan gelen malumata göre Fransız bakanlannın Londrayı ziyaretleri esnasında Fransa ve îngiltere arasındaki para işine dokunulduğu takdirde müzakereler yalnız faydah bir görüs teatisine munhasır kalacak ve bugün için lngiliz lirasının istikrarı neticesini vermiyecektir. Bunulna beraber Lon dra maliyecileri bu müzakerele rin, acun para sisteminin bundan sonraki ahengine zemin hazırlıyacağını ümid etmektedirler. İstikrarı ancak lâzım olan çartlar tahak kuk ettikten sonra erişilecek bir gaye olarak telâkki eden bu maliyeciler, bugün için bu vaziyetin böyle olmadığını dü?.ünmektedir Venizelos mahkemeye mi verilecek? Muhalefet liderînin beyanatı hayret ve infial uyandırdı Atina 12 (Geceyarısı, telefon • la) Evvelki gün münhal bulu nan bîr meb'usluk için firarî Ge neral Plastrasın fırkası tarafından natnzed gösterilmesini teklif eden bazı kîmselere Venizelos Plâitirasın Yunanistana gelmesinin henüz doğru olmadığını, yapilan kraJhk propagandasi ileri götürülürse o vakit ortahğı temizlemek üzere geleceğini söylemişti. Başbakan M. Çaldaris gazctecilere verdiği beyanatta bu sözlere hayret ettiğini, bu beyanatın Ve nizelosun bir siyaset adamı olmadığını Yunan milletine bir daha anlattığııu, ve muhalefet liderinia bu sözlerile Plastrasın, hükumet ve rejimi değistirtnek emelile kurmak Ankara 12 "(ATA.) 12/1/ 1935 te Türkiyede hava vaziyeti: Ekim Bakanhğı Meteoroloji Enstitüsünden alınan malumata göre son 24 saat içinde yurdda hava Trakya alanmda yağımlı, diğer alanlarda açık geçmiştir. Yağıslar yağmur şeklindedir. Ençok yağış üç milimetre olarak Edirnede öl ÇÜlmüştür. Diğer yerlerde yağış. 2 milimetre etrafmdadır. Bütün a lanlarda gece ve gündüz suhunetleri 3 derece etrafında olmak üzere yükselmistir. En düşük, gece suhunetleri sıfırın altında Karsta 26, Erzurumda 24, Sıvasta 20, Aydında 18 derecedir. En büyük gündüz suhuneti de sıfırj> üstünde 18 derece olarak Adanada kaydedilmis,tir. Qrta Anadolunun batı kısmmdan nıaada yerleri doğu Anadolusu tamamile karla örtülüdür. Şarkî Karahisar 12 (A.A.) Kazamızda 25, civarlarda 35 san tim kar vardır. Ayın onuncu ge cesi derece sıfırdan açağı 19, 11 inci gecesi 18 ve bu gece 17 ye inmiştir. Alınan habere göre butaya ya kın Alucra kazasında soğuk daha çok fazladır. Erzurum 12 (A.A.) Havalar birdenbire soğumuç ve aagarî su • hunet gece 27 ye düsmüştür. Kütahya 12 (A.A.) Karm çokluğundan Kütahya Gediz Simav postası işliyememekte ve gelip gitmekte zorluk çekilmekte dir. Çankın 12 (A.A.) Şiddetli soğuklar devam etmekte ve sıfırdan aşağı 22 ye kadar inmekte dir. Kastamonu 12 (A.A.) Soğuklar biraz hafiflemis ve sıfırdan asağı 20 ye kadar inen suhunet 16 ya yükselmistir. Kazalardan gelen malumata göre soğuktan bir kişi ölmüçtür. Kapanan mektebler açılmıçtır. Kardan kapanan tnebolu, Çankm ve Ankara yolîannjn. açılması için Nafıa tarafından a meleler çahştırjmaktadır. Kâzım Ozalp ve 3 Bakan Ankarada Ankara 12 (A.A.) Kurultay başkanı Kâzım özalp, Maliye, Ekonomi, Gümrük ve lnhir/ ;lar Bakanlan Fuad Ağralı, Celâl Bayar, Rana Tarhan bu sabah seh rimize dönmüsler ve durakta birçok saylavlarla bakanhklar ileri gelenleri tarafından karşılanmış lardır. Beyoğlu kaymakamı degişti Ankara 12 (Telefonla) tımhr vali muavinliğine Beyoğlu kaymakamı Sedadın, Beyoğlu kaymakaraIiğına tstanbul emniyet müdür'üğü deniz şubesi müdürü Danişin, An • kara vilâyeti idare heyeti azal'ğıaa mülkiye müfettifi Cevadın tayialeri Ali Tasdika iktiran etmistir. istediği diktatörlüğü tesvik ettiği ni söylecniftir. Başbakanın bazı dostlanna da Venizelosun bu beyanatınm reji me karşı bir «uc teskil ettîğini anlattıği da haber verilmektedir. Ahali fırkasının ileri gelen meb'uslanndan bazılan Venizelosun rejitni değistirmeyi tesvik suçundan dolayı mahkemeye verilmesi fik • rinde bulunmuşlardu*. Tekaüdlük müddeti Ankara 11 Hazırlanmakta olan tekaüd kanua lâyihasma ikra • miye almak için 35 sene çahsmak kaydi konmustur. Muallimlerin fazla yıprandıklan nazan dikkate alınarak onlann hizmet müddeti 25 senedea 20 eneye indirilmistir. Basra Bağdad ve Frabzon yolu Irakta bir Türk heyeti tetkikat yapıyor Irakla Türkiye arasındaki ekonomik münasebetleri perkitmek yollarını araştırmak üzere Ekono mi Bakanhğından yüksek bir memurun başkanhğmda bir heyetin Bağdada vardığı bildirilmektedir. Basra körfezi ve şehrini Bağdad ve Musul üzerinden Karadenizde Trabzona bağlıyacak büyük bir münakale yolu yapılması hakkın* da bir tasavvurdan bahsedildiğini Irak gazeteleri yazmaktadırlar. Parisde işsizlerin yapmak istedigl nümayişler Paris 12 (A.A.) Meb'usan mec fisinin önonde tezahüratta bulunmayı tasarliyan Paris dvan işsizleri taarfindao hazirianan «Pariss yürüyüş» polU tarafından yasak edOmiştir. Ba sabah 1200 işsiz bn yasağa rağmen yürümeğe kalkışmislar ise d« mühiro bir hâdiseye mahal rerilmeden poIis tarafından dağıtılmtslardir. Mtlntehibisani seçimi Ankara 12 (Telefonla) tç tsleri Bakanlığından alman malu mata göre bugün Çanakkale vilâ • yeti müntehibisani seçimini bitir • miştir. Italya sefiri itimatnamesini AtatUrke verdi Ankara 12 (A.A.) İtalya büyük dçjsi M. Dr. Carlo GaUi bugün öğle • den sonra Çankaya köfkiinde Reisi cuınhur Atatürk tarafından kabul e«?îlerek itiroadnamssini verraiftir. Distfleri Bakanhğı Vekni ŞükrS Kaya böyük elçinin kabulü «ırasinda Atatürkün yanmda bulunuyordu. M. Dr. Carlo GaUi gelişmde olduğu gibi köfkten aynhfinda da bir kıt'a a*ker tarafmdan selâmlanmiştır. Yunanistanın müdafaası için yapılacak toplantı Sovyet sinemacılıgının 15 inci yılı Moskova 11 (A. A.) Matbuat, Sovyetler birliğinde sinemanın 1 5 inci yıldönümünü, alelumum Sovyet kültürü çenliği olarak kaydetmektedir. Stalin bir yazısında sinemacıları tebrik ederel^, sinemanın Sovyet hükumeti elinde çok kıymetli bir kuvvet teskil ettiğini bildirmektedir. Keza komünist fırkası merkez komitesile halk komiserleri mec lisi, atnele sendikaları merkez meclisi, muharrir ve artist teşekkülleri de sinemacılan tebrik etmişlerdir. Sekiz gün her taraîta büyük suvareler tertib edilecek, Sovyet filimleri gösterilecek ve nutuklar söylenecektir. Mareşat Hindenburgun yüzkalıbı Berîin 12 (A.A.) Maresal Hindenburgun yüz kalıbı, UnterdenLinden müzesinde Almanya nınaskeri zaferlerine tahsia edılen salonun ortasında teshiz edilecek .tir. Atina 12 (Gece telefonla) Memleketin müdafaası için yapılacak askeri işleri görüsmek üzere bütün hrkala«n reislerinden mürekkeb büyük styasi meclisin çarsamba günü sabah saat 11 de Haridye Bakanlığinda top'anroasi için davetiyeSer gönderilmiştir. Venizelosa da davetiye gönderDmiştir. Fa kat Venizelos kendisi gelmiyecek, fırka•ı reis vekUIerinden Gonatas ve yahud Sofolisi gönderecektir. Bu mecliste evvelâ Harbiye Bakani General Kondflis memleketin müdafaa bakımindan •aziyetini anlatUktan sonra bu mesdede bütün firkalarin birletmesini memleketin müdafaasma taal • luk eden iflerde noktai nazar ihtflafı bulunmamasını istiyecektir. Başbakan da bu fikir üzerine konuştuktan sonra ftrka reisleri rHdrlcrmi »öyliyecekler • dir. Alman Yahudileri medenî haklarını kaybediyoriar Berlin 1 2 (A.A.) İç Bakanı Frikin Amerikan gazetelerine yaptığı beyanat, Alman yahudilerinde şiddetli heyecan uyandırmıştır. Çünkü Frik, arî ırkına mensub olmıyanlavn üçüncü Rayş d'Vİetinin kat'î teşkilât kanununda medenî haklarını kaybederek ecnebi telâkki edileceklerini bildirmiştir. lurlardı, pek olmazsa <ferhenk> imdadlarına yetişir, meselâ bir «p«lenk> verir, şair kolayını bulup on günlerde, Büyük Savaşts şiirine bu yırtıcı hayvanın pençesi Yunanistanın başına gelenleri ni bile sokardı. anlatan bir kitab okudum. Bu Bu enk kafiyesinin darlığı içindc kttabı okurken sinirfenmemek ve o zadaha neler bulmazdı: Senk, jenk, man düşmanimız olduğu halde, Yunadrenk, daha kim bilir manalan binistana aamarnak elimden gelmedi. ribirine hep iğri iğri bakan ne kaYunanistan, Büyük Savaşa karismak dar vezne girebilecek kelitne bu istemiyordu. Çünkü Almanya üe be lursa hep ayni manzumenin bacakraber olursa tngüiz Fransız donan lanna gelip yapışırdı. Şair sanki emaları Yunan kiyilarinı ve adalarmı linde ucu kancalı bir sırıkla tavanyakar yıkar, ele geçirirdi. Bunlarla beda karmakarısık asıh eskipüskü, raber olursa Alman, Avushırya Ma bitpazan mallarından, bir mas car, Bulgar, hatta Türk ordulari, Yu kara kıyafeti düzmeğe çaltşan benanUtanı çiğner, ezerlerdi. Onun için zirgân marifetile ortaya bir tuhaf Yunanistanın bu savaşa karismak sabır eseri çıkarmış olurdu. Bir hurirtememesi, çok doğru idi. Fakat önce ma'çekirdeğinin üzerine Kulhuvaîbütün Avrupanm, sonra da bütün dünlahü yazan, bir fildişi yuvarlağının yanto birbirine girdiği o Büyük Sa içme beş alti halka hakkeden sa vaşta, büyükler, küçük memîeketleri bir adamı bize ne kadar hayret, ve rahat birakmıyorlardı. Almanya, Karaayni zamanda bir hiç için sarfo • deniz oyunüe Türkiyeyi zor'.a savaşa lunan bedbaht zaman hakkında soktuğu gibi, Fransizlar da Yunanis ne kadar esef verirse, bunun kar • tanın başına belâ kesilmişler, bu ifte şısında da onu duyar, geçer giderVenizelosun kendflerine yardimci ve dik. yardakçı olacağını görmüşler ve öyle ö z türkçede kafiye elbette daha de yapmitîardı. Bizf{e F.nver Pasa, Alzordur. Hüner, iste, bu zorluğa gamanlarm, Fransız, tngüiz ve Belcik» lebe çalmaktadır. Bunda muvaffak İ ordulartnı önlerine katarak yıldırim giolanlar bulunmasaydi «ne yapalım? bi Parise doğru ilerlediklerini görünce: Türkçede olmuyor...» denir, ausu« Aman harbe girmekte aee lurdu; halbuki hiç öyle değil, böyle edelim, geç kalacağız, sonra!» le bir iftiraya karsı türkçenin mu • diye telâşa düstuğü gibi, Yunanis vaffak olan, hatta en yeni nesilden, tanda da Venizelos, daha savasm başsahidleri var. Bir gece Halid Fahrinin «Baykuş» langıcmda Almanlarin birkaç gün içinde yenileceklerini saniyor « Aman faciasını dinlerken mevzuun, lisaharbe girelim» diye yırtinıyordu. Kral nın, baştanbaşa güzelliklerle dolu Konstantin ise çok doğru olarak küçük nazmınm mestliği arasında kafiyeYunanistanın arada ezileceğini düşü ler i birer birer gelip beni baska nerek Basvekü Venizelosun gösterdiğı türlü bir zevkle sarsmıştı. Eşi zor telâsm Önüne geçiyordu. Böylece bulunabilecek bir kafiyede: cBuna Kralla Venizelosun arasi açildı. Gi nasıl çare bulacak?» derken hemen ridli diplomat, Krala ve öteki nazirlasualimin arkasından hiç beklenmira haber vermeden savaştan sonra Yuyen bir kafiye gelip bana: «Ne günanistana Anadoludan toprak veril zel bulmuş!.. Bunu nereden avla • mek şartiîe Çanakkaleye asker gön mış?.» dedirtiyordu. dermek için Fransizlarla tngilizlere baş Böyle beklenmiyen, umulmıyan vurdu, bir Yunan fırkasının Boğazı ele bir kafiye yalmz gelmez; onunla geçirivereceği gibi gülünç iddialar ve birlik gene beklenmemis, umulma • tekliflerde bulundu. mış bir fikir gelir; kafiye mi o fikri getirîr, o fikir mi kafiyeyi verir; Sonra, tngüiz Fransız ordusunun bunu şair de bilmez, fakat okuyan, Selâniğe çikarilmasini Utiyen ve böy • dinliyen iki türlü zevk duyar. lece memleketinin başuu belâya so • kan da, gene o olmuştur. Fransız, tn • Gene bu sairin son yazılmtj öz güiz askerleri Yunan toprağma ayak türkçe bir şiirinde nekadar muvafbastıktan sonra Yunanistan felâketteu fak olmuş kafiyeler buluyoruzt Meselâ fiillerden kafiye alıyor kurtulamamıştir. Müttefikier, Mütare • kede tstanbulda yaptıkiarinın daha ama serinlemek = inlemek = dinağınni, Yunanistana yapmislardir. lemek hep cevherlerinde kafiye Hele Fransa, Yunanistant tazyikte lidir. Bu bir dereceye kadar kolay! o kadar ileri gitmiştir, ki bu memle ^ Fakat bu fiilleri biribiri ardınca kete ve halkma karşı, yapmadığı te • getirmek için onlan davet eden fikirler hep evvelden tahmin oluna cavüz, vermediği zarar kalmamiştir. Yıllarca süren bu tazyik esnasında yal mıyacak nevidendir. Sairin muvafniz, kendi memîeketleri gibi işgal et • fakiyeti bu aev'e münhasır kalmaz tikleri ve bâkun olduklan Selânik v« el = tel = yel isimlerini bulur. ö z türkçeden peri detnek olan irşiyi Makedonyada değil; Yunan adalarin alır, buna kişi = güneşi kafiy^erini da ve eski Yunanistanda da, hükume es yapar. içinde hükumet kurmuşlar; kabtneleı tki denizin sularım biribirine devirmisler; millet mecHslerini dağıt bağlıyan üstadlann ön sırasında • mışlar; Yunan donanmasini, Yunan si kiler arasında iste Fazıl Ahmed dün lâhlannı ve cepanesini zaptetmişler öbür denizde yüzgeçlik ederken Atinaya asker çikarip müsademele bugün de ayni ustalıkla bu denizde yapmişlar; gemilerile şehri bombar dalgıçlık yapıyor. diman etmişler; bütün payitabti to Tekmeleyip yılgmlığı atılırken ateşile baştan asağı yakmağa kalkiş yarma nuslar; Venizelosu isyan ettirip Selâ Korkuları yere sersin okunuz;ntkte ayn bir hükumet kurdurmuşlaı Burada biraz beklenir, «yarına» nihayet bütün Yunanistanı abluka al ile «okunuz» için nasıl eş bulacak tina alip bütün bir milleti açlıktan öl acaba? Şair kendisi hiç bekleme dürmeğe kalkiçmiçlardır. Bu abluka b miş görünür, derhal: aydan fazla sürmüş, ekmeksiz bırak En kılağlı bir bıçak ta karanlığın tıldarı balk otlarla kaminı doyurma bağrına ğa çalışmişbr.Müttefikler, böylece b Siz durmadan sokunuz!.. çok hastalan, çocukları, zayifları öl Hep böyle, kafiyeler birer birer dürmüslerdir. Memleketin iyiliğmi ı geldikçe, adeta bir hokkabazın ce•asa girmemekte gören Kralı zorla ta binden, gömleğinin arasından, kol tandan indirip büyük oğlu Ue berab tuğunun altindan çikiverip hayretler memleketten çikarmişlar; devlet adaı veren bir kedi yavrusu, bir koca larinı kumandanlari, zabitleri, memı demet çiçek, bir çift güvercin gibi lan sürmüşler; Venizelosçu olmiyan tesir eder; zevkinizden gülümser • lan vatan hafati diye hapse atmı siniz. lar; Venizelosu, Başvekil yapar Yunanistanl savaşa sokmuşlar; söz İste gene bu sairin: kisası tam üç yil Yunanistanın cani Beslesin = esin Memesi = sesi okumuslardir. Kafiyeleri. Yukarıda da dediğim gibi, bu de Buna mukabil Fırlamazsa ile letlerin, bitaraf, hatta kendilerine d olmzasa, gersin ile gelsin, bağn ile bir memleket olan Yunanistana yaj vedalan. tıklari, mütarekede düşmanlan o Kabilinden şeyler görülünce o Türkiyeye karşi yaphklarindan çok < zaman Ahmed rjaşimin hırçınlasan ha agır, çok daha zalimanedir. Bir tngflizm yazdığı bu kitabl ok ruhunu rüyaların arasında püskü • yup bitirdikten sonra, düşündüm rüyor görmek gayet tabiidir. yalmz yurdu düşmanlara karşi kor HALİD ZİYA UŞŞAKUGİL mak için değil; böyle belâlı dostl karsı koyabümek, zorla baristan aj mamak içm de güclü olmak gerel Amerikada bir zenci daha linç edildi Frank lirt\;on (Amerika) 1 2 Galeyan halinde bulunan halk hapisane bürolannı işgal ederek a nahtarlaçı almışlar ve mahpus bir zenciyi öldürerek cesedini sokak larda sürüklemişlerdir. Zenci ka tilden dolayı asılmağa mahkum olmuş ve fakat hüküm Luizyan temyiz mahkemesi tarafından njkzedilmişti. Hiçbir kimse tevkif edilmemis. tir. Marmara ve Karadeniz mın kalannda tütün vaziyeti önümüzdeki ay içinde Marrr ra havzasile Karadeniz mıntak sında tütün piyasası açılacal Marmara, Trakya ve Samsun 1 tünlerinin de iyi fiatlerle satıl. ğı kuvvetle umulmaktadır. tn sarlar idaresi, bu yıl Marmara Karadeniz mıntakalarından m •niktarda tütün almak üzere 1 zırlıklar yapmıştır. Iranlrak hudud ihtîlâfı Cenevre 12 (A.A.) İran Irak ihtilâfı hakkındaki İran muhtırası dün akşam matbuata dağıtılmıştır. Mesele, sah günü konseyde konusulacaktır. Napolide bir tiyatro yandı Napoli 12 (A.A.) Nuovo tiyatrosu temsili müteakıb çıkan bir yangın yüzünden tamamen yan • mıştır. Ölü yoksa da zarar milyonlara baliğ olmu;tur. Bâr tek kibritle Havagazı sobanız hemen tat ho9 bir sıcaklık İ

Bu sayıdan diğer sayfalar: