23 Aralık 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

23 Aralık 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

“Hayır,, ve “Evet,, Galip, kararsız bir çocuktur. Yalnız bir şeyde kararsızirk edemedi: Gönlünü Selmaya kap: tırmakta!,. Selma, iyi kız. Babası edilir insanlardan değil. de hoş kadın... Fakat, Galip, bir türlü izdivaca karar veremiyor... Karar veremiyor amma, her gün Selma ile biraz daha kaynaşıyor, anlaşıyor. Konu komşu, dediko- duya başladılar. Bunun üzerine iki gencin parmağına birer nişan siizüiğij takıldı. Terken. düğün sü" nütesbit edildi. “Nikâhta kezamet vardır!,, di- yorlardı. Delikanlının içini vik vik kurt yiyor. Kaçacak... Gel gelelim, bir törlü kaçamıyor, uzaklaşamıyor. Kızı seviyor. Nihayet, zaman, sel gibi aktı; Galibi, tahta parçası gibi sürük ledi ve nikâh gününe çattırdı. — Âlem memnun... . diye düşü- nüyor. » Fakat, bakalım, ben ka- rarımı verdim mi? Selmayı alacak mıyım ?... Daha nikâh memurunun huzuruna çıkmadık”ki... Orada “evet!,,, yahut “hayır!,, diyece- ğim.., Fakat, işte o dakika da geldi. Nikâh memuru sordu: Annesi — Galip! Selmayı zevce olarak | almak istiyor musun? Galip sarardı. Artık, ric'at imkânı yoktu. Hayatında ilk defa olarak ka” rarını vermek ve fikrimi söylemek cesaretini kendinde duydu, Cevap verdi: — Hayır... Korkunç bir süküt.. Yalnız, o, sarhoş edici bir zevk hissediyor. Annesi, “ah, yer açılsa da içine girsem...,, diye temenni ediyor. He le kızm annesi, kıpkırmızı kesildi. Sendeledi. © Gelin, iskemleye çöktü... Kayın peder, kalbini tuttu... Hulâsa, re zalet.. Galip, memnun, masanm önün” den ayrıldı. Sokağa doğru yürürken, kolunu bir el tuttu. Dönüp bakt. itiraz | BARBAROS | k ÇA Zi ğ ; | Lâkin bunu daha evvelden bize söylemeniz lâzım gelirdi. Bununla beraber, size sitem de etmiyorum, Şimdiki vaziyette ya" pacağımız bir şey vardır: Namur sumuzu kurtarmak! Böyle bir re zaletten sonra Selmaya artık koca çıkmıyacaktır. Halbuki, o, fevka” lâde iyi bir kızdır. Size de fenalık yapmamıştır, Onun için, haydi, ge" lin, şöyle bir şey yapalım. Nikâh memurunun huzuruna tekrar çıka İm. Ben ona “bir yanlışlık ok muş!,, diyeyim. Suali tekrarlasın, Siz, kendisine “evet!,, deyin. Kızım hayır, desin. Böylelikle hem Iz” divaç olmaz, hem de kızım temize çıkar. Bunu yapmağa mecbursu" nuz. Razı mısınız? — Razıyım. Kayın peder, kızın yanına gitti. Meseleyi ona anlattı. Sonra, nikâh memurile de konuştu: — Fazla heyecana tutulmuş da yanlış söylemiş... * diye bin dere- den bin su getirdi. — Pekâlâ... Bir daha gelsinler.. Memurun huzuruna çıkıldı. Aynı sual: — Galip! Selmayı zevce olarak! almak istiyor musunuz? | Delikanlı, vazıh bir sesle: — Evet! . dedi. Hazırun, rahat bir nefes aldı. — Selma! Siz de Galibi zevç olarak itiyor musunuz? Kız, heyecanla ve arzu ile: — Evet! # » Saadetleri herkesinkinden az olmadı.. Nakleden : Hatice Süreyya Üsküdar Hukuk Hakimliğin. den: Kadıköyünde Cafer ağa mahal lesinde 10 No. lu evde sakin Arşak Altunciyanm Çarşiyikebirde kuyum cular içinde 44 No. lu dükkânda sarraf Aram Cenazyan aleyhine açtığı gayri menkul üzerine vazo lunan haczin kaldırılması davası- nın icra kılınan muhakemesi ne ticesinde Koca Mustafa paşada Leblebici sokağında eski 24 ve ye- ni 28 No.lu arsaya vazolunan haczin kaldırılmasma 11/7/935| tarihinde karar verilerek bu bap taki ilâm sureti müddeialeyh A- ram Cenazyan vefat ettiğinden . Kaym pederi. — Oğlum... Bu yaptığmız iyi bir hareket değildir. Eğer kızımı almak istemiyor sanız zorla vermeğe kalkışmayacağım.' size onu! kendisine tebliğ edilemediğinden tebliğ makamma kaim olmak üze re ilâm sureti mahkeme divanha* nesine talik kılmmış olduğundan keyfiyet gazete ile de ilân olunur. HABER — Akşam post TA pi AN agir Tefrika numarası: 102 Yazanı (V8-N0) Hasan, kendini hâli adada ve bir uçurumun dibinde sanırken, ansızın bir kahkaha ve ıslık işitti. Baskına uğradı Geçen kısımların hülâsası Gazanfer Reisin hesinesil içinde mahpus kalan Ha san, orada, Lidyanın bir resmini bularak hayret edi- yor: Ayni zamanda da, bir sürü evrak bulmuştu. Kâğıtları karıştırdı. Baç almak için Akdeniz kıyısındaki derebey İerine yazılmış namelerin müs. veddeleri yahut cevapları... Hızı rın babası Yakup Beyle birbirleri- ne gönlerdikleri mektuplar. . Ansızın eline başka bir kâğıt geçti... Dürülmüş, bürülmüş bir parşmen... Bunu açtı... Vasiyetname... Gazanfer Reisin vasiyetname si. Kimbilir ne esrar öğrenecekti? Fakat yukardan doğru şiddetli darbeler işittiği için, vasiyetname- yi şimdilik okumaktan vazgeçti. . Merdivenleri çıkmağa başladı: Basamakların ortasına vardığı vakit: — Lidya! . diye seslendi. — Ne va, Hasan? — Kırabilecek misin? — Hayır!... Kapının kayaları, benim elimdeki taşlardan daha sert... Bir türlü kıramıyorum... Sa- hile ineceğim... Senin kayıktan de- mir parçalarını çıkaracağım. Ka- pıyı onlarla kırmağa çalışacağım. — Aşağıda ne buldum, biliyor musun? — Ne buldun? — Bir hazine!... — Hayret... — Gazanfer Reisin hazinesi... — Daha büyük hayret! — Ondan da daha fazla şaşıla- cak bir şey söyliyeceğim: İçerde İ senin resmini buldum, Lidya... — Alay ediyorsunuz... — Kat'iyyen alay etmiyorum... Bilâkis sen benimle alay ediyor sun!... Çünkü artık senden şüphe leniyorum... Mutlaka bu hazinele- rin esrarma sen vakıftın. Beni bunların içine bir entrika yüzün- den düşürdün. — Yemin ederim ki hayır... — Öyleyse burada senin resmin ne arıyor? — Hazinelerin yanma belki 35 - 40 senedenberi kimse girmemiştir. Halbuki ben (17 . 18 yaşındayım. Yapılan bütün tablolarım da ma- lâmdur. Hele son seneler, hiç bir resmim yapılmamıştır. — Öyleyse? — Aklımın ermediği esrar... — Doğru söylemiyorsun. — Doğru söylediğimi isbat için, sahile ineceğim... Orada bulaca ğım demirlerle kapıyı kırmaya uğ- raşacağım. Hakikatin ne olduğu nu beraberce anlamağa çalışırız! Kız, ayrıldıktan sonra, Hasan merdivenlerden tekrar aşağıya in- di. Oradaki ışıkta, Gazanfer Rei sin vasiyetnamesini okumağa baş-! ladı. | Vasiyetname, Reisin kazandığı) Fiyatı 100, ciltlisi 125 kuruştur muharebeleri anlatmakla başlıyor du. Hazinenin teşekkül ettiği mü cevherler burada sayılıyor, dökü lüyordu. Sonra, (Varisim kim! dir?) diye bir bahis vardı. Hasan, merakla okuduğu sıra- da, kulağına bir kahkaha sesi gel di. Bir erkek kahkahası... Hayretle kulak kabarttı. Bir ıslık... Bir kahkaha daha... Sonra bunlar silindi... Demek ki, o zamana kadar bo: sandıkları ada, hali değilmiş. Bu rada kendilerinden başka insanla da oturuyormuş... Her halde, es rar içinde esrar... İşin daha garip tarafı, kahkaha ile ıslık, Hasanın indiği merdiven ler tarafından değil, aksi cihetten gelmişti... Hazinenin bulunduğu uçurum ters tarafa doğru uzanıyordu. Ha san, o tarafa yürümeğe başladı. Işık, gittikçe azalıyor, uçuru. mun bu taraftaki kısmı daralıyor. Hattâ bir zaman geldi ki, basit bir çatlak haline geldi. Hasanın bu rağan sürünerek ilerlemesi icap| etti, Delikanlı, toprakların ve kaya ların vaziyetinden şunu da keşfet | tü: Evvelce, burası, böyle çatlak değilmiş. Zamanla, ihtimal zelze- lelerle çatlamış. Bir su yolu teşki! etmiş. Bir müddet sonra bu su yp lunda. Hasanın sürünmesi lâzım geldi. Hayli müşkülâtla dışarı çıktı Şimdi artık bir sahile varmıştı Daha doğrusu, sahilin on arşın ka dar yükseğindeydi ve buraya bi: Kenan Hulüsi Bir yarasa Bir kıza âşık oldu Yakında kitap halinde çıkıyor Re YEMEK > TATLI ki TABI MAFRMiy TURKA Hergün pişecek İyemeklerii tatlıları» trapılığlarını bu âkilal bulacaksınız sarı yeri e AY eee Eferst; ves İla elirai: 195 EN i ama vi ANKARA CADDESİ 15 Diş hekimi i Ratip Türkoğlu Ankara caddesi ol oteli Karşısı numrara (88) i ARS takım çalılıklar ortasından çık: mıştı. Geldiği yeri şaşırmamak için, çalılığa nişan koydu. Buradar tekrar Gazanfer Reisin hazinesi- ne girebilecekti. Fakat, anlıyamadığı şey, de minki kahkahalar ve ıslıktı. Bun. ları kim çalmıştı, hazinenin bu- landuğu yeraltı mahzenini tama- miyle gezmişti. Her yerini gör- müştü. Burada insanların saklana- rak kendisine oyun oynamasına imkân yoktu. Hem buna niçin lü- zum göreceklerdi?... Eğer istesey- diler, mahpus bulunduğu sırada ellerinde oyuncak olmıyacak mıy: dı? İşte şimdi serbestti! Etrafına baktı: Hiç kimseler yok... Deniz tarafında da, kara kıs- mında da kimseler görünmüyor. Acaba Hasan hayalâta mı kapıl mıştı? Yoksa Gazanfer Reisin hazine- sini bulduğu da bir hayal miydi? Çıldırmış mıydı? Fakat hayır... Hâlâ vasiyetna- me elinde... Genç kızın resmi de elinde .. Bunlara hayretle bakıyor. Bilhassa resmi def«'arla süzüyor: “O... Aynen o... Hiç şüphe yek...,, Bir an, vasiyetnamenin arkası- nı okumakla gidip Lidyayı sahil- de bulmak arasında mütereddit kaldı. — Akşam olmadan evvel sahile insem de, onunla buluşsam daha isabetli olur! - diye davrandı. Baskın! Tam yerinden kalkacağı sırada çalıların dibinde bir hışırtı oldu. — E ler yukarı!.. Davranma... (Devamı var) Baylar Ve bilhassa gençlere lâzım ©- lan TEKSAYT sıhhi lâstikleri her eczanede satılır, j HABER AKSAM POSTASI IDARE EV Istanbul Ankara Caddesi Posta kutusu » Istanbul 214 Telgraf adresi: istanbul HABER Yazı işleri telotonu : 21812 idare ve ilân : 24870 ABONE ŞARTLARI Türkiye 1400 Kir. «00 , m VON 309 > İLÂN TARİFESİ içaret ilanlarının. satırı 12.80 Resmi ilâmarın «© e Senelik Sahibi ve Neşriyat Müdürü; Hasan Rasim Us Basıldığı yer (VAKIT) matbaası

Bu sayıdan diğer sayfalar: