9 Mart 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

9 Mart 1936 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Süreyya bir kaç senedenberi siyle geçinemez olmuştu; onu tik yaşlanmış ve çirkinleşmiş İuyordu. Onunla sevişerek ev - kenmişlerdi amma Nazire kendi - “İhden yaşlıydı ve aşklarının üs - tünden geçen seneler kadının saç- nı kırçıllaştırmış, yüzünde bu- Yuşukluklar meydana getirmişti; Sapkın tabiatlı Süreyyanın zama» in bu insafsızlıklarını tevekkül - karşılayıp karısiyle eskisi gibi Yaşamasına imkân yoktu. Arala - Yinda her gün çıkan kavganın esas *ebebi bundan başka bi” şeyde - Rildi. Ayrılmağa karar vermişlerdi. zire hafta sonunda annesinin Yanma gidecek, sonra resmi mua- Meleler için teşebbüslere girişe - Seklerdi. Süreyya serbest kalacağı za - Manı sabırsızlıkla beklemekteydi. Karısı evden gider gitmez, son za- Manlarda tanıştığı, Calibeyi yanı" Ra alacaktı. Metresini nikâhla al - Mağı bile düşünüyordu. Lâkin bütün bunların olabil - mesi i imi evelâ karısının gitmesi dı. İşte bunun için sabırsız» liktanı çatlıyor, bir zamanlar toz İkondurmadığı karısına, saadetine *ngel olan bir düşman gözüyle bakıyordui Calibe ile önün yüzün- den o kavga etmiş değil mi idi? Gene “ml fevkalâde “kıskanır » “e Daima yanında bulunma - ön iekân Yoktu, evine, karısının Yanına gitmeğe mecburdu. Arala- tında çıkan küçük bir kıskançlık kavgası büyümüş, bir dargınlga Yol açmıştı, Şimdi bir yandan da metresiy- k barışabilmek için çareler düşü» Yüyordu. Küçük düşmeden onun #önlünü almağa çalışmalıydı. Dü. ü, bir mektup yazmağa karar Vererek masasının başına geçip Yazmağa koyuldu: “Sevgili meleğim, Biribirimizi üzmekte ne mana Ür? Sevişiyoruz, sevenler ufak fek kusurları hoş görmelidirler, him gibi bir adam türlü meş- bilesi vardır; bazan sinirli olabi- *, İstemiyerek sevgilisinin kalbi. Ni kırabilir. i Aramızdaki küçük anlaşmazlı- unutmamız ve bir daha bunu is aklımıza getirmememiz daha değil mi?,, Mektubunu burada kesmeğe Yüşti, kaldı; odaya karısı gir - km Bunla hiç meşğul değildi, odada bakıyorum. Varsa beraber gö- receğim de... Belli etmeden mektubu ye koydu. Zaten karısı o - bi seyler arıyordu. N — Bana ait öteberi var mı di- ş Nazire kocasına bu izahatı ver -mizsaynsaz vam etti. Süreyya fena halde $i - nirlenmişti, dışarı çıktı. Öğle yemeğine eve döndüğü zaman metresine mektup yazmak. tan vazgeçmişti. — Kendim gideyim daha iyi, di- yordu, mektuba ne lüzum var? Zaten ortada büyük bir dargınlık yok ki... Karısiyle karşılıklı yemek, her zamanki gibi, (opek sessiz geçti, Nazire kocasiyle göz göze gel- mekten çekiniyor gibiydi. Sürey- ya sıkıntıdan patlıyacaktı, bir an evvel evden kendini atabilmek için acele ile yemek yiyor, karısiy- le yeni bir kavgaya imkân verme. meğe çalışıyordu. Hamdolsun yemek bitti, Sü- reyya kahveyi bile beklemeden giyinmeğe davranıyordu ki karı - sı: — Süreyya, dedi,seninle ko - nuşacaklarım var. — Eyvah! Gene yakalandık! Kim bilir gene neler söyliyecek! Süreyya böyle düşünerek karı- sına cevap verdi: — Seni dinliyorum. — Bu sabah odana girdiğim sırada yazdığın mektubu gör - düm! Süreyya yerinden fırladı, hid- detle: — Hah, tamam! Bir bu eksik- ti! Şimdi de çekmeleri karıştır - mağa mı bazlara? Aym şey! Sen- den bunu ummazdım! Nazire omuzlarını sikti? yav: rucuğum, nasıl olsa öğrenecek de- ğil mi idim? Biran evvel öğren - dim; ben zaten odaya girdiğim zaman bir şey sakladığını farket- miştim. Süreyya afallamıştı, karısının hele o mektubu okuduktan sonra kendisine eski günlerde olduğu gibi “yavrucuğum,, diyeceğini hiç ummamıştı. — İş sandığımdan daha sessiz ve rahat olacak galiba! Diye düşündü. Mırıldandı: — Çek iyi kalplisin! Nazik me- sele, söylemeğe cesaret edeme - miştim. — Daha evvel benimle açıkça konuşsaydın bu kadar zaman kar- şılıklı biribirimizi üzmemiş olur - duk. Nazire ayağa kalkmıştı. Ko - casma — hayret! — şefkat ve muhabbetle bakıyordu. Sonra ya- nma yaklaştı, ellerini tuttu ve: — Ben de sevgilim, dedi, mek. tubunda bana söylediklerini yaz - mak istiyordum. Ben de seni sevi- yorum. Biribirlerini hakikaten se- venler arasında böyle ufak mese - lelerin ne ehemmiyeti vardır ki? Artık bu kavgadan hiç bahsetmi- yelim! Nakleden : Fahire Muallâ Selen sonra araştırmalarına de -| | SEW: İnhisarlar U. Müdürlüğünden: Ma Şartname ve keşifnamesi mucibince levazım ambarında yap olan 2154 lira muhammen bedelli rafların pazarlığı 10 — 3 NE sat; günü saat 15 de yapılacaktır. 4,2 — İsteklilerin şariname ve keşifnameyi Möçmek için her gün ik için de tayin olunan © gün ve saatte ©” 5 7.5 muvakkat gü- Ne paralariyle birlikte Kabataşda levazım ve mübazabE şubesinde- Nema komisyonuna müracaatları. Enişlİlicen#fervis e KARSIBirTÜRK Hatıralarını anlatan * EFDAL TALAT Yunan cephesine gidecek düşmanın TE Me Yazan: ARA ARİF harp plânlarını öğrenecektim Benim etrafımda bulunanlar, maalesef, böyle mühim bir işte emniyet caiz olmıyan kimselerdir. Hepsinin iç yüzlerini biliyorum. Sen aklıma geldin. Hükümetimi - zin çok ehemmiyet verdiği böyle bir işte senin karakterine güvene- bilirim. Bu zahmeti bir arkadaş sıfatiyle kabul etmeni ve mirala- ya refakat etmeni rica ederim.,, MUDANYA YOLUNDA Gökte aradığımı yerde bulmuş- tum. Yunan cephesine gidecek, düşman kuvvetlerinin hakiki va - ziyet ve mevcudunu öğrenecek- tim, Bize, maksatlarmda muvaf - fak olmak için nelere dü- şündüklerini, neler yapmak iste - diklerini söyliyeceklerdi. Yani, Yunan ordusunun harp plânlarını öğrenebilecektim, Fakat, acaba bu malümattan karşı tarafı haber- dar etmeğe muvaffak olabilecek mi idim. Yoksa, bu seyahat, bir İngiliz istihbarat zabitine ter - cümanlık etmeğe mi münhasır kalacaktı? Almacak malümatı ba- na verebilecekler mi idi? Yoksa ben ancak sathi konuşmalar için bir vasıta mr olacaktım? Bu dü - şünceler bir an içinde kafamın içinden bir şimşek süratiyle geldi, o) sesii, Ve mihnyek - kararımı ver » dim: — Ne olursa olsun gideceğim. Bizi, Mudanyaya götürecek o- lan torpito rıhtımda bekliyordu. Kumandan Rikatsona döndüm, İngilizce şu kelimeyi söyledim: — Olrayt! Ve kendisine veda ederek mir. alayla torpitoya atladık. Biraz sonra Marmaraya doğru açılmış bulunuyorduk. dından haberdar değil gibi görü- ! nüyordum. Kolone' Haring, mec- | bur kalarak yaptığı bu taktik hari- | cinde iyi bir adamdı. Benim için daha iyi tarafı, duygularının bize çok mütemayil oluşu idi. Bunu a - çıkça söyliyor, Yunanlıları sev - mediğini, sebepleriyle ifade edi - yordu. Kolonel, harpten maddi ve manevi surette yorgun çıkmış bir adamdı. Harpten iğreniyordu. İn- sanların olur olmaz sebeplerle bi- ribirlerini boğazlamalarını, bir ne- vi budalalık ve delilik telâkki edi- yordu. Çay masası başında, bu üd. | şüncelerini şüphe götürmez bir samimiyet içinde bana izaha çalı- | şan adam, bir miralaydan ziyade | sulh istiyen bir diplomata benzi - yordu. Otuz sekiz mille giden torpito bir saat sonra Mudanya iskelesi - ne yanaşırken ayağa kalkan ko - lonel Haring, Anadoludaki kanlı harbi işaret ederk: — Bu yeni maceranın sonu ne olacağını da kimse bilemez,, de - mişti, İngiliz zabiti bu söziyle de Yunanlılara itimadı olmadığını göstermiş oluyordu. | ESİRLERLE KARŞI KARŞIYA Mudauyaya çıktık. Bir tahkik J heyetinin geleceği Bursmda bulu - nan Yunan karargâhma evvelce Türkiye Zıraat bildirilmiş olduğundan, Bursada » ki Yunan kuvvetleri nezdinde vas zife gören İngiliz irtibat zabiti ile bize mihmandar tayin edilmiş o- lan bir Yunan erkânı Harp zabiti bizi iskelede karşıladılar. O zaman Yunan ordularında böyle İngiliz irtibat zabitleri bu Tunuyordu. Bizi civarda bir binaya götür. düler. Öğleye kadar, İngiliz irti - bat zabiti ile vaziyet hakkında gö. rüştük, Öğleden sonrada mih- mandar Yunan zabitinin de ilkti» hakı ile burada bulunan Türk esir. lerini isticvap etmek üzere üsera karargâhınm bulunduğu mahalle gittik. Üsera karargâhı Mudanya iskelesinin solunda dut ağaçları - altında açıklık bir yerdi. Biz gel- diğimiz sırada esirlere öğle yeme- ği dağıtılıyordu. Ağaçlardan biri- nin altma bir yığın limon, diğer bir ağacın altına da sardalya ku » tusu konmuştu, Üçüncü bir ağacın altında ekmek dolu idi. Esirler ar- ka arkaya sıralanmışlardı. Böyle. ce yürüyorlardı. Bu ağaçların al- tına gelince her esire bir ekmek, bir kutu sardalya ve hir o ve Bankası ödemiş su ve elektirik işletme direktörlüğünden: İdaremize fen kısmı şefliğinde trik fen memuru alınacaktır. İstiyenlerin aşağıdaki vesika çalışmak üzere diplomalı bir elek» larla en çok 15 Mart 936 tarihine İNGİLİZ MIRALAYI BEDBİN | kadar Direktörlüğümüze yazı ile müracaatları. Torpitonun küçük salonunda bir kahvaltı sofrası hazırladılar. Ve bizi davet ettiler. Kahvaltıyı miralayla yalnız başımıza ettik ve bu fırsattan istifade ederek öte - den beriden konuşmağa başladık. Kolonel, İngilizlere has soğuk- kanlılık içinde çok kurnaz bir a - damdı. Konuşurken, beni gözle - riyle tetkik ediyor, söz açışlariyle beni hakiki hüviyetimle öğrenmek istiyordu. Fakat, şükür ki, ben o- nun istediği kadar saf bir adam değildim. Ve onun beni ilk ham - lede tercübeye tabi tutmasmı çok tabii görüyordum. Çünkü, Kolonel hükümeti tara» fından gayet nazik bir vazife al- miştı, İki milletin mukadderatı ü- zerinde almacak kararda müessir olması lâzım gelen bu vazifeyi be- nimle beraber yapacaktı. Halbuki, ben, onun henüz yeni tanıdığı ya- bancı bir adamdım. Kumandan Rikatson Hatın tezkiyesi her şey- lerinde lüzumundan fazla ihtiyat. kâr olan bu gibi istihbarat adam. ları için kâfi görülmemek lâzımdı. Bu sebepledir ki, beni, insan » ları çok iyi tanıyan gözlerinin per- tavsızından geçiriyor, fikirlerimi ve düşüncelerimi tecrübe terazi - siyle ölçüyordu. Ben, hattâ, biraz kalender bir adam hali içinde ulu A — Hüviyet cüzdanı sureti. B — Tercümei hal varakası sertifikaların suretleriyle beraber.,, C — Diploma sureti, Ç — İki adet resim. D — Mufassal adres. (997) “Bu tercümei hali tevsik edecek İstanbul Deniz Levazımı Satınalma İİİ Lira K. 20000 Mr. yataklık yün 16000 00 16000* ,, kirpas kumaş 24000 00 Yukarda yazılı iki kalem eşya Lira K., 1200 00 11/Mart/936 15 1800 00 © 15,30 hizalarmda yazılı gün ve saatler. Pazarlık Saati "w de pazarlık suretiyle almacaktır. Şartnameyi görmek istiyenler her gün ve pazarlığa girişecekler yazılı gün ve saatte muvakkat teminat makbuz veya mektuplariyle Kasım paşadaki komisyona müracaatları, (1210) Tahmin edilen bedeli 12.500 lira olan 50.000 metre Amerikan bezi pazarlıkla 16 Mart 936 pazartesi günü saat 15 de almacaktır. 937 lira 50 kuruştan ibaret muvakkat teminat veya mektubiyle yazılı gün ve saatte pazarlığa girişilebilir. Şartnameyi görmek istiyenler her gün Kasımpaşadaki komisyonumuza müracaat ederek görebilirler. dan: (1211) Milli Müdafaa Vekâleti Deniz Merkez Satınalma Komisyonun. 1 — Tahmin edilen bedeli 45.999 lira 80 kuruş olan 26.195 adet Kondenser borusunun pazarlıkla münakasası 20 Mart 936 cuma gü- nü saat 14 de Ankarada Milli Müdafaa Vekâleti binasında yapıla- caktır. 2 — 230 kuruşa satılan şartnemesini almak istiyenlerin her gün, münakasasına iştirak edeceklerin de mezkür günde 3450 liralık temi- nat mektubu ile komisyona müracaatları. (1186)

Bu sayıdan diğer sayfalar: