15 Ocak 1932 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

15 Ocak 1932 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

” Milliyet Asrın undesi “MİLLİYET” tir. 15K. SANİ 1932 Ankara eaddesi, 100 No. Telgraf adresi: İst. Milliyet Telefon: 24310,9,8. ABONE ÜCRETLERİ: Türkiye için L İdarehane 4— aylığı 4 Gelen evrak geri verilmez — Müddeti geçen nüshalar 10 ku- ruştur," Gazete ve matbaaya ait işler için müdiriyete müracaat edilir. Gazetemiz ilânlarm mes'u liyetini kabul etmez. BUGUNKÜ HAVA Yeşilköy #skeri rasat merke- sinden verilen malümata cak, rüzgir şimal! istikametler-| den esecektir, 14-1932 tarihinde tâzyiki nesimi 773 milimetre er fazla sıcaklık 4, en az nakıs 3 santigrat kaydedilmiştir. Ramazan 7 Vakitler: Ds Güneş 73 Öğle 12,23 İkindi 14,40 Akşam 17,04 Yatsı 18,41 İmsak 5,38 Telgraf yapmak san'ati Şimdi dünyanın karışık oldu | ğu zamanlardır. Herkes bugün | Y! den yarına bir takım hâdiseler zuhuruna intizar ediyor. Alman | ya Fransaya kafa tutmuş, Fran sada kabine düşmüş, İtalya borçları silelim diyor, Rus le Polonya anlaşıyormuş, falan filân... Halk bekliyor, gazetede bir şey yok! Olur mu yal, Ne yap- malı? Avrupada büyük gazete- “lerin her memlekette muhabir- İeri vardır. Onlar olan vukuatı © ve olacağını tahmin ettiklerini telgrafla verirler. Bizde bu yok! Ne yapmalı, yarabbi ne yapmalı?. Ben olsam şöyle ya- K .parım: Oturur elime kalemi alır ve © tereşşüh eden haberlere göre 'ransa askerlik şubelerine mah “rem ve kapalı zarflar dağıtmış- eş © “LONDRA, 17 (Hususi) — İngiltere hükümeti bir harp zu hurunda bitaraf kalacağını Al- manya ve Fransaya bildirmiş- BERLİN, 18 (Hususi) — Mareşal Hindenbürg'un is edeceği şiddetle şayidir. Borsa- da bu haber aksi tesir tevlit et- işti . İşte üç tane telgraf ki; “her biri birinci sahifede üç sü- İtun üzerine iri harflerle yazıla- bilir ve işin tuhafı her kes bu nu ehemmiyetle okur da dibi çıkmazsa ses çıkarmaz, kimse de bu havadisi tekzip etmez. Lâkin ogün gazete gününü gün eder. Yenir de ondan... Hani Bektaşiye sormuşlar: — Namazı mı seversin, oru- cu mu?.. — Yenir de ondan!.. demiş. Ben bu cevabı beğenmem. E | der her yenen (şeyi sevseydik hepimiz dayak tiryakisi olma- İ anız lâzım gelirdi. Nezihe Hanım ve birlikler Bir mesele var... ine mi, Erkekler birliğine Mumaileyhanın pek racülâ- | De etvarma nazaran Kadınlar İ birliğine girmekten ziyade Er- kekler birliğine girmesini mü- nasip görenler var, Yalnız Er- kekler birliğinin buna müsait bulunup bulunmayacağı şüphe- ki, Karilerimizden E. G beye (Kahvealtı almak) tabirine karşı itirazınız haklıdır. Fakat İ fikirler kelimeye tahavvül eder ken kalem her zaman iradi şekil | de işlemez, bazan kendi kendi- | ne kelime döker. İşte böyle bir ande yazılan yazılarda şive ha- taları oluyor... Sebebi de fikri | gıdalarımızı ekseri ecnebi diller | İ deki eserlerden alıyoruz. Kari- İ ha ve tefekkür hareketlerinde şuurumuz o lisanların tesirleri Jaltma giriyor.. Kusura bakma- İ yn efendim! İ İ FELEK | Davetler Diş tabipleri müsameresi Diş tabipleri cemiyetinden: 15-1-932 cuma günü saat on. bu-| gukta fenni müzameremiz olduğun dan Halkevini bütün meslektaşların taşrifi rica olunur. YARINKİ CUMARTESİ günü, Beyoğlunda Baker mağazala zmn mevsim sonu münasebetile 96- nelik satışı başlıyor. Menafiimiz na- mına nazarı dikkatinizi celp ederiz ON FORMA, Milliyet'in Edebi Romanı:12 Güzellik © — Güzellik Kraliçesi Parise “gidiyor... Halk onu teşyi eder- ken alkışlıyor.. Vedat Naci, zetesi namma kraliçeye bir çiçek boketi takdim ediyor. — Bırak şu küstahr!., — A, nankörlük ediyorsun tis!.. Sana ne kadar hürmet teriyor.. Hastalığında her n yokladı.. Seni | eğlendir. için karşında saatlerce çe çaldı.. Daha © tanışalı kaç ün oldu? Adeta bir aile dostu | lerind. ibi samimiyet gösteriyor. Dadı içeri (girdiği için astular, İhtiyar kadın çekme. n gözünden bir şeyler araştı- Belkis sordu: — Ne arıyorsun dadı? — Büfenin anahtarını. Dün uraya bırakmıştım da. Bey- e ün misafiri geldi şimdi Kraliçesi | Nezihe Muhiddin | Anahtar larak çıkt, Bel — Sen otur ben şimdi anlar | | gelirim. — Sakın Vedat Naci olma- sın? — Vedat Naci olsaydı he- men yukarı çıkardı. Artık alış| tı, | Lâmia dışarı çıkmca Belki, tekrar gazeteyi eline aldı. le bir iğbirarla deminki tetkik etmeğe başladı. Güzel. | lik Kr ini teşyi (o edenler azan Vedat Nacinin simasi | lisi idi. Genç adam e- lündeki çiçek buketini veri ken o kadar candan gülmüştü ki... Tıpkı, ilk tanıştıkla. rı gece dans ederken Belkisin gözlerinin içine © güldüğü gi- | resmi İ Nezihe Hanımın Kadınlar (şi “MİLLİYET CUMA 15. KANUNUSANİ Tiyatro hayatı Faruk Nafizin (Akın)ı > Ş imizin yeni incisi, tarihimizin ilk destanı, tiyatromuzun yeni cephesi olan | Akın |, ken- dine lâyık veni bir sahneye konuluşla oynan- mıştır ve br yeni Türk tiyatrosununilk adımıdır Geçen maka lemizde (Akın) nın mevsim. nu, vakasını ve dram © eniri- kasını izah ot İ müşte. (Akın), mas zam bir piyes tir. - Hee vez- niyle 7 - V tak M4 heceli mesralardan mü rekkeptir. Yal mz balin per de gerisinden Sunaya ben söylediği al taşar muzralı iki kıta 7 heceli ka sa mısralar ba Hindedir. Faruk Nafiz gibi lisana, vez ne ve hayale bâ kim bir şalri ri Sabih bette böyle klâsik eserler gibi üslü- bu tunçtan dölrülmüşe benziyen ro- mantik ruhlar gibi duyguları hale- canlar içinde çarpınan bir tra beklenirdi. (Akım) tamamen bu intizara mü- vafık olarak pürüzsüz, canlı ve biribi bir dizi halinde birleşmiştir. Eskile- rin dediği gibi shenüz baliğ olmadan beliğ olan» Faruk Nafiz, (Akm) da #airliğinin en yüksek ( tekâmülünü göstermiş, her matramı bir bedia ha ine koymuştur. Bu sevimli inci dizisi, inşat perisi nin boynunda güzel bir gerdanlık ha lindedir. Yalnız tiyatronun bin bir hevese müptelâ olan ilâhesi, bu yü rek alıcı gerdanlığın şurasında bura- smida başka renkler, başka değişiklikler arar. İşte bunun içindir ki (Akın) m sahneye konması ayrıca bir san'at rayaffakiyeti sayılacak yeni bir BAY ret istiyordu. ir > dekor ve kıyafet mesele- i Şairin bizi götürdüğü 150-200 el mazi, henüz tafı tiyle tarihe malolmadığı için devrin | mimarisi, tezyinat, elbise tarzları haklemde elde muayyen ve sarih ma Vümat yoktur, Bu iş için hareket nok tası olarak iki esasa müracaat edile- bilir: 1, — Alan yapan Türklerin var dıkları yerlere götürdükleri medeni- yetlerin elde mevcut en ezki yadigâr ları Yeni Rusya Falih Rıfkı Beyin Yeni Eseri Komşu Devlet için dilimizde vazılmış ilk tetkiyir, Gençlik ve halk terbiyesi metotlarının, şehir ve cemiyet hayatının, kızıl fırkanın en eyi tahlili, 150 KURUŞ Tevzi Mahalli: Muallim Halit Kütüphanesi. elkis o zaptedemediği bir tehevvürle resmin üzerine, Ve- dat Nacinin gülen çehresine sivri tırnaklarını geçirdi ve bir dişi kaplanın hırsile kâğıtları didik didik parçaladı. Bütün vücudü o kanmamiş ie ihtirasla titriyerek parça- lanmış gazeteye bakarken dı-| ayak sesleri | duyunca acele acele yırtık kâ| şardan hızlı hızlı ğıtları toplamak için eğildi. Lâmia helecanlı helecanlı ii içe- | ri girdi: — Belkis bil bakayım.. kim cisin biraz evvel. hiddet — O değil mi? — O kim? — Vedat Naci. Lâmianın gözlerinde bir is- tihza yandı: — Evet, ki dat Naci geldi... Fakat.. — Fakat? — Rahatsız oldi ışıklar, İ Nuri Hm. Şunâ t#ölünde 2. — İçdeniz etrafında dünyanın en eski medeniyetlerine ana olmuş İ “En eskiTürk yadigârlar, Hitit İ ve Sumer eserleri; kalayın Avrupa'- ya bu akınla götürüldüğü ve yapmanın öğretildiği bilgisi,tunç, de | mir, altın gibi madenlerin hakkında elde edilmiş emareler hep bu cümledendir. İşte dekorların motiflerin, kıya- fetlerin teferruatını tayin ederken bu esaslardan hareket etmek lâzımdır. ği çarpa çarpa ortaya manzum bir destan koymuştur. Bu destanı de- kor içinde ve zıya altında canlandır. mek için -bütün klâsik oyunlarda zamanm icap etti (Akın) bir Btoloğ ile başlıyor. dan sahnenin ikinci ön perdesi olan büyük eski dünya haritası söyleniyor. Büyük Gazinin istikbale ve mazi- ye nufuz eden derin gözlerinden il- ham almarak geçmişin karanlıkları ir edildiğini bu proloğ göster. mekti Proloğ ir söylenmez genç mekteplinin gi kıyan karan: bik tekrar aydınlandığı zaman Ha- karın muhteşem genç Beyzadeyi görüyoruz. Eğer evvelki hakikat tesiriyle gösterilen Halbuki vaziyeti derhal gözlere çarptırnak için arkada dağlar arasın İ daki yoldan gölgeler halinde bir sü rü susuzluktan dudakları çatlamış, bitap insanlar geçirmek mümkündür | Bu sessiz sahne göz önünde canla- nan yeni manzaranın müteharrik bir dekoru halini alır. Tıpkı bunun İ mın hayatımı ve merasimini canlandır. İ gn için de Hakamın kanın yanma | bir kaç nedime, otağın önüne ve Ha kanın tahtı yanına nöbetçi meferler, gelen Başbuğlara kımızlar ikram ede cek cariye ve köleler verilebilir. Kı mız ikramı ve selâm merasimi sah- neyi DIZI sin sonunu da gene uzaktan ir bir ekin alayınm gölgeler ha linde hareketiyle bitirmek mümkün- kabul edemiyeceği yledim! — Bana danışmadan nasıl i yaptın bu işi?! — Darılma - efendim.. De- minden ona küstah diye çıkışan sen değil mi idin? Belkis canı fevkalâde sıkı. lanlara mahsus kırık bir tavur- la boynunu bükmüştü. Lâmia bir kahkaha fırlattı: — Yalan söyledim Belkis!, Gelen Vedat değil.. Belki, İle uğradı, — Kim olduğunu merak et Biz musun? — Neme lâzım. Kim olursa olsun.. - Epeyce şayanı İbir ziyaret, Harun Mecdi B. babanın eski dostile (o beraber gelmişler., - Dün de bana bir mektu- bu geldi. Adamcağız bilmiye- rek yaptığı hatayı tamir etme- de çalışıyor. Ben o gece mese enin o kadar farkında olmadım amma, bir şeyler geçtiğ di anlıyorum. | | İ daştar. İsmet Paşa kız Bundan başka bir de sahne oyun | İ Bu proloğ geriç Bir iektepli tarafın. | önünde | olağı içinde öç) banlar hemen södç başlasalar, biraz | İ mazinin tesiri biribirine İcarışabilir, | bu sefer sukutu haya dikkat | Bu sahne oyunları, bir taraftan o devrin hayat ve âdetleri hakkında ki en son bilgilere ve tahminlere da | ha fazla kuvvet verir. Çünkü gerek dekor ve kıyafetler, gerek sahne oyunları için Türk tarihi etrafındaki yeni bilgiler istihdam edilebilir. Mesel tarihin Türklerde en eski s6- lâm tarzı hakkında cellerini kalpleri üzerine koyarak boyun Iırdılar» yo- lundaki bir kaydı selâm tarzını tayi- ne bizmet eder, (Alan), memleketin yegâne asri profesyonel tiyatro varlığı olan D> rülbedayi tarafından hazırlanmakta- dır. Haber aldığımıza göre İstemi Han rolüne bizzat Ertuğrul Mub- y çalışıyor, Suna | muş. Kızı kurtaran Gün nun kahraman oğlu Demir rolü Hü| seyin Kemal Beye verilmiş. Üç Baş- buğu >, Emin Beliğ, HazımBey ler, çinli köleyi de Küçük Kemal Bey üstlerine almışlar, Darülbedayi bir taraftan hazırlık» larını yaparken, diğer taraftan da Ankarada genç mektepliler Halkevi nin yüksek müzahareti altında eseri oynamışlardır. Bu oynayış bir ama- Gr heyetinin oynudur; fakat ama- Görcesine oynanmamıştır. Bilâkis eserin kıymetile mütenasip derin bir itina, gerek oynuyan gençler, ge rekse onları idare eden hocalara hâ- kim olmuştur. Ankara'da eserin dekor ve kıya- etlerini İsmet Paşa kız costtüsü müdürü Münir Hayri Bey * srlndaşı- mız hazırlamıştır. On, om içinde bu mühim Münir Haydi Bey Avrapa'da'sene lerce dekoratif san'atler üzerinde bil fil çalışmış, ve bilgi sahihi bir arka enstitüsü, Ankara kız enstitüşü, Ankara kız atölyeleri, Halkevi Uyatrosunun mü- dürü Hami Bey, ressam Mahmut ve Sabit Beyler seferber halinde bu ha- zırlıklarda ellerinden geleni yapımış- lardır. Eseri oynıyanlar Gazi terbiye enstitüsü ve Ankara erkek lisesi mü davimleri beylerle İsmet Paşa kiz enstitüsü ve Ankara kız lisesi müda vimi hanımlardan mürekkoptir. Bun lar hocalarının mozaretleri altında, kısa bir zamanda umulmaz bir ud. fakiyete bağlamanın sırrını bulmuş- lardır. İsmet Sabiha Ne: maş, aynı Hanımlar iki nedimeyi, di Kevser ve Muzaffer Hanımlar cari- yeleri temsil etmişlerdir. Kız İisesin den Sabahat Hanım proloğu okumuş tar, Gazi terbiye enstitüsünden İsma il Hilmi Bey İ: hanı, (Haydar Nami Bey)D. Turgut ve Sa- lim Beyler diğer iki Beyzadeyi, Ke- mışlardır. Ankara erkek Fethi ve Gazanfer Beyler diğer Başbuğu, Haydar Bey deÇinli köl temsil eylemişlerdir. Erkek den bir çok gençler askerleri, tablo- ları ifaya da iştirak etmişlerdir. muallimi Naciye Hanımın ya yaptığı beste, erkek ve kız lisele- ri, kız enstitüsü ve kız orta mektebi talebesi tarafından terennüm edil. bu suretle bütün samimi bir beyecan i (Akın) m yüksek milli ve edebi kiy | metine, bunu yazan Faruk Nefirin derin ve kudretli şairliğine, esas fi- körleri bulan Türk tarihi encümeni nin yüksek gayretine, Halkevinin kıymetli müzaheretine ve bütün bu mavakfakiyetleri dabarmın. taşıyla parlatan Büyük Gazinin — teşı İle olanı Gn ladin güler güğim 4 esirgemiyerek tiyatromuzun tarihi ne yeni bir şeref hâlesi vermiş oldu. Ankarada eser, yalnız oynıyanları değil, umumu meftun etmiştir. Türk tiyatrosu için gerek telif ve gerek sahne cephelerinde (Akın)ın yeni büyük bir adım olduğu kanaati umu mi bir kuvvet almıştır. Bu kuvvetin şüirimiz ve tiyatromuz için yeni bir ilerleme #mili olacağı ümidindeyiz. İbrahim NECMİ dim. Öyle anladım öyle candan yürekten tarziye veriyor ki, — Mektubunda da (öyle... Bana yazdığı uzun & mektupta hayatını da anlatıyor.. Kimse- si olmadığından (bahsediyor. Benim için hisseti dostane hisleri yaza yaza bitiremiyor.. Kendisine her zaman itimat e- debilirmişim... — Ne kadar talili bir kız- sın bir tarafta (o aşkına daima güvenebileceğin genç bir nişan öbür fta itimat edece- ğin zengin bir dost!... Bu det herkese müyesser değil... — Alay mı ediyorsun? — Sen artık pek garip olma başladın Belkis! En sami mi sözlerden de şüphe ediyor sun.. Yarın öbürgün belki arka daşlığımm da kıymeti kalmı- cak ümidinde de şüphe edecek | sin... — Bu ne kadar haksız mü- vahaza.. Babam (bir teraftan sen bir taraftan... Hele Müni- rin babası ve annesi... Hepiniz bana tuhaf bakma- ün vatanını müdafaa hususu: oda gös eden Türk ve İngiliz Ordularının yardımile vücuda g: ve sözlü n vazzam filmi MAJIK SİNEMASI Fevkalâde gala olarak No60 cak Arkadaşları Bugüne kadar görülmemiş derecede hissi ve müessir filmini takdim edecektir, (Alman) PABST ve (Fran. sız) BODUİN namındaki İki rejisör tarafından vücu-| da getirilmiş Fransızça ve Almanca mükâlemeli olani bu eser her iki memleketin en büyük artistleri tara fında temsil edili; Bugün görülmesi ELHAMRA Sinemasında 2 büyük film birden — Marlene Dietrich'in şaheseri ve günün muvağfakiyeti 27 Nolu Casus 2-RANGOO... nsan ayağı girmemiş ormanlarda kaplanlarla vahşi hayvanlar ara- sroda alınmış şayanı hayret film. Bugün 10,45 ie tenzilâtlı matin& Bugün MAJ Meşhur tenor RİCH iyor, lâzemgelen filmler: MELEK Sinemasında Büyük ve dilber artist MARİE BELL'in bu sene görülecek yeğâne filmi TALİ kumar ve aşk filmidir. Asri vekayil musavver roman. Bugün saat 11 de tenzilğtir ma- tine, İlâveten: Zengin sesli var- yeteler. İ K Sinemasında ARD TAUBER'i Büyük Varyete son filminde görüp dinleyiniz. Musiki: Franz Lehar'ın Bugün saat 10,30 da tenzilâtlı matine, Hamış: Bu güzel film Pazar günü son matinesine kadar gösterilecektir Doktor Hafız Cemal Dahiliye hastalıkları mütehassısı Cumadan maada hergün öğ- Üleden sonra saat (2,30 dan Se) İ kadar İstanbulda Divanyolun- da 118 numaralı hususi daire- sinde dahili hastalıkları mua- yene ve tedavi eder. Telefon: İstanbul 22398. Sıra numara- beklememek “isteyenler, kabineye müracaatla veya te- lefonla randevu almalıdırlar. sını ladınız. Hattâ Vedat Naci Bey bile size uydu. İlk tanıdığım zaman başka bir insandı, o da değişti. Hep birden değiştiniz.. Beni şaşırtıyorsunuz.... — Kendin değiştiğin için sana öyle geliyor. Biz hep ayni insanlarız... Belkisin gözleri yaşarmış- tu. Bir kelime daha genç kızı | hıçkırıklarla ağlatmak için kâ fi idi. Lâmia mevzuu hemen değiştirdi... — Harun Beyin yanına çık Adnan Bey içeri Hâlâ giyinmedin mi Bel — misafir geldi. Harun Beyle eski dostum salon | dalar, — Benim çıkmam İzem mr baba? — Rahatsız değilsen çıkmalı sın kızım. Yaptığı hatayı affet tirmeğe çalışan bir insana haka Jandarma satınalma komisyonundan: Jandarma için 12000 takım kısa kol ve bacak çamaşır kapalı zarfla alacaktır. Taliplerin şartnameyi görmek için her gün ve münakasaya iştirâk için de 4-2-932 porşembe günü saat on beşe kadar Komisyona müracaatları, (192) İtanbul $ inci icra memurluğun- dan: Mahcuz paraya çevrilmesine ka Tar verilen büfe, gardrop, karyola, ve sair eşya (o 19-1-932 T, müsadif salı günü saat 12 den itibâten Bey- oğlu Kalyoncukulluğunda enliyo- kuş 3 No. lu hane önümde açık art- tırma ile satılacağından talip olan- larm mahallinde hazır bulunacak memuruna müracaatları ilân olunur Bakırköy icra memurluğundan: Bir deynin temini zımnmda mabcüz bir adet sütlü inek ile bir adet dü- İ ve ve bir adet gramofon mahalin 20 | münci çarşamba günü saat li de İ Bakırköy çarşümnda fürühet edi- ieceği ilân olunur. Lâmia da söze karıştı: — Belkisin bir az da hareke te ibtiyacı var.. Bu odada kapa na kapana melânkolik olacak... — Öyle ise Belkisi teşvik e- diniz de birlikte aşağı ininiz Lümia Hanım... Misafirler çok oturmayacaklardır.. Adnan B. Belkisa şefekatle gülerek kapı» dan çıktı. Harun Mecdi Bey, hiç te o akşamki cıvık ve şımarık ada- ma benzemiyordu. Bütün ince- liği, bütün İsitokratlığı üzerin- de idi. saman bir prensese gös terilen hürmetle muamele edi- İ yordu. Konuştukça aradaki s0- ukluk eriyordu. Harun Bey on lara Mısırı anlattı. Kahirenin hayatından bahsetti, Çok otura | cak vakit değildi, yemek zam: nı yaklaşmıştı. Misafirler gi i meğe kalktılar.. Adnan Bey bir ev sahibi sıfatile onlara yemeğe | kalmalarını rica etti. Harun B. i kabul etmek istemiyordu. Hat tâ vakitsiz ziyaretinden dolayı |mahennin: ret etmek ayak hatayı tekrarla, ni si pıdan biraz kulak ver | ğa, garip sözler sövlemeğe has | mal olur

Bu sayıdan diğer sayfalar: