3 Aralık 1930 Tarihli Serbes Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

3 Aralık 1930 tarihli Serbes Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

, Onbirinci fasıl Okumak Eğer hükümet yalnız kendi muallimlerile tedrisat yapılma- terse, başkalarından ne- tedrisat hürriyetini kendi lerine vermek için değil- Nahoş bir rekabetten ve dir, can sıkıcı itirazlardan âzade ola- rak kendi muallimleri vasıtasile müstebit hükümete muhabbet ve insan haklarını istihkar dersi vermek içindir. Görülüyor ki, tedrisat, ister devlet tarafından, ister cemiyet- ler tarafından verilsin, daima fırka fikri hâkim olacaktır. Eğer fırka fikrinden azade tedrisat isterseniz, fırka fikrinden azade insanlar arasında cemiyet yapı- nız ve size benziyen bir tedri- sat vücude getiriniz. -- Fakat bizim cemiyet his- simiz yoktur' ve cemiyet yapma- sını bilmeyiz. — Ha; işte 'en mühim nok“ taya geldik. Devlet tedrisatına malik olan memleketlerde çok mühim, * belki “ekseriyeti teşkil eden bir.halk tabakası iradesiz, teşebbüssüz, azimsiz, fikirlerinde sarahattan mahrum, atıl ve şe- kilsizdir. Bunlar 'gayri dini, bi: taraf ve mutedil bir tedrisat terler,” Bizzat bunü “temin” içini teşkilât ve cemiyet yapmasını bilmezler ve bu vazifeyi hükü- mete bırakarak ücretini verirler. Yalniz şu vaziyet hâsıl olur ki, hükümet bu tedrisatı tesis. eder etmez bündan bir hükümet vâ- sıtası çıkarinak ister Zira hükü- imetler elleri altında “olan her şeyi hükümet © vasıtasi yapmak isterler. Atıl ve şekilsiz kütle bu. suretle, arzu ettiği bitaraf tedrisat yerine çok sarih, çok bariz, bazen pek şedit bir fırka tedrisatina nail olur.. Yani iste- diğinin aksi başma gelir." Zaten insan kendi işini bizzat yapaca- ğına başkasına yaptırırsa İstedi- ğinin aksi olmaması nadirdir. İşte bü suretle Fransada, bur- juvazinin mühim bir kısmı, 18nci asır ortasında katoliklikten, pro- testanlıktan, jansenizmden ayrı- larak.az çok spirüalist, ilâhiyatçi oldu ve feylesofluğümü ilân etti: Bundan daha “ meşru bir şey yoktu ve heman © yapılacak tek bir şey vardı, birleşmek, “felse- fi,, bir tedrisat yapmakiçin teş- kilât vücuda getirmek. Öyle tedrisat ki ne katolik, ne pro- testan, ne jansenist, ne yahudi olmasın. Bir İngilizin ilk düşü meceği şey bu oluyordu. Bir Fransız için öyle değil, onun rehberleri, © Voltaire, Diderot, Rousseau bu noktada birleşerek ona tek bir tavsiyede bulundu- lar; hükümeti tedrisatı o katolik- lerin elinden alıp bizzat yapma- ğa ikna etmek. Hükümeti “fey- lesof,, olmağa razi etmek, Hü- kümeti bir devlet felsefesi sa- hibi olmağa ve bunu neşir ve taammüm için devlet tedrisat vücuda getirmeğe ikna etmek. Malümdur ki Voltaire, Diderot ve Rousseau hürriyet peygam- berleridir. Sonra ne oldu; tedrisat Je- suit papaslarının elinden alındı. Napoleon bir devlet | tedrisatı kurdu veFransanın bir hürriyetiek sildi memleket bundan, tabii, çok. memnun oldu. Yalnız bir asır sonra bir cihetten az çok yeni- den kurulmuş olan serbes ted sat lağvedilince ve diğer taraf- tan okutmak serbestisi kat'i ola- rak ilga olununca,burjuvazi bir radikal ve sosyalist darülfünunu karşısında kaldı ve bu darülfü- nun hükümetin hoşuna gitmek için gittikçe daha ziyade bir radi “ Liberalizm nedir Muharriri: Emile Faguet' hürriyeti burjuvazi yüzünü buruşturdu ve birinci Napoleon, Lui Filip ve üçüncü Napoleon zamanına nis- betle daha az: memnun “kaldı. Devlet tedrisatının daima ken- dine benziyeceğini ve kendine sadık kalacağını, kendi menfaa- tine olacağını zannetmişti. Ne- den böyle olsun? Devlet tedri- Satı onu idare eden, himaye e- den, terfi ve azleden, ASAN veren ve elinde tutan hükümetin malıdır. Kendinize benziyen, si- ze sadık olan ve sizin menfaa tinize çalışan tedrisat isterseniz, bunu bizzat yapmalısınız. Binaenaleyh teşebbüş sahibi olan, haklarından ferağat etmi- yen ve feragat etmekle hüsule gelecek sukutu hayallerden kor- kan milletler için, din meselesin- de olduğu gibi bu “mestlede' de yegâne sureti hal hürriyeftir. Devletin tedrisat işlerile de, din işlerile de kiç bir” alâkası yoktur. Sadece © mekteplerde hıfzıssıhha © şeraitine, “ahlâk kaidelerine riayet edilip edilme- 'diğine nezaretle mükelleftir. Bu itibar ile, hususi bir müesseseye benim evime, sizin evinize girdiği! gibi mektebe de girebilir. Bun- ların ötesinde hakkı sakit olur: Tedrisat ' işlerinde alâkası yok- tur; Zira bu polis. ve'müdafaa meselesi değildir. Tedrisat işle- rinde hiç * alâkası yoktur. - Zira hükümet ne bir muallim, ne bir filozof, “ne bir aile babası de- gil Tedrisat işlerinde “hiç alâka- sı yoktur. Zira buna karıştığı zaman ekseriya'beceriksiz ve ba- zan da gülünç olur. O; siyaset yapmak için intihap edilmiş, sa- dece siyasi bir adam olduğun- dan tedrisatta da yalmız siyaseti görür ve yalnız siyaset yapar ve bu meselede bütün “düşünceleri bu noktaya tevcih eder: “ Mu- allimlerim beni sevdirecekler mi ve bana sadık 'müntehipler hazır- lıyacaklar mı?,bir hükümetin mü- allimlerde intihabat memurların- dan “başka birşey görmesi kânsızdır. Bunun için onları yal- nız intihabat memuru “addeder ve intihabat memuru olan, ol mak istiyen veya olması i len muallimlerin ne muallimler olduklarını ise allah bilir! İster muti, ister asi olsunlar, daima ayni derecede endişe, ıstırap ve abiyet © içinde çırpınırlar ve kendi işlerini unuturlar. Böyle bir. rejimin : yetiştire- ceği büyük muallime bakınız. O bazen, eyi bir adamdır. Hatta bazen, tesadüf sevkile, yüksek bir adamdır. Fakat ekseriya kü- çük bir kazanın küçük bir po- litikacısı, büyük bir memleket tedrisatının o mukadderatını. el- lerine alır. O, tedrisat, pedagoji ilim ve fen meselelerinde siya- setten başka bir şey göremez. Proğramları medeni terbiye, ih- tilâl tarihi, lâik ve serbes ahlâk derslerile — doldürür, sosyoloji 'kürsülerini taaddüt ettirir. Onun muallimleri, hükümet lehinde siyasetle iştigaletmek şartile, si- yasetle ne kadar iştigal etseler azdır. Çok az tetkik eti fakat adını çok duyduğu “Adam Hak- ları Beyanname,, sini ezberlete- cek ve tahayyül ettiği o hükü- metle rejim aleyhinde bundan daha müthiş bir - hicviye “ yazıl- lerinin makalelelerini talebeye ra anlayacaktır! O, memurlarının idaresinde 'son derece sıkıntıya: “düçar ola-| madığinı ve muhalefet gözete- | ezberletmenin 'de bundan başka bir şey olamıyacağını neden son-|$ 100,000 Talebe 22086 Mualim- 7,398 mektep kızlarımız 37 okuyorlar Maarif idaresi | tarafından Türkiye © mektepleri hakkında umumi bir. istatistik hazırlan- mıştır. Burada kaydedilen .ma- lümata göre Türkiyede 22486 muallim vardır. İlk mektepler orta mektepler, liseler ve mu- allim © mektapleri bu yeküna dahildir. Mekteplerde okuyan talebe miktarı, 235,422 kız ve 462,558 erkek olmak üzere 697,980 dir. Gkrülüyor hi erkek çocuklardan tahsil görenlerin adedi, kız ço- cuklara nisbetle, tam iki misli- dir. Bu rakamlar, nüfusumuzlâ karşılaştırılırsa ilk tahsilin umu- mi ve mecburi olması kaydım henüz tatbik edilmemekte oldu- gu anlaşılır. Mektep yüzü gör miyen ve mektebe sevkolunmı- yan çocuklar hâlâ pek çokturlar. Büyük" şehirlerde “bile “bunlara kesretle tesadüf" edilebilir. çocuklarını okutmak istemedik- lerine hamletmek' doğru olmaz. .Mekteplerin ve muallimlerin kifa- yetsizliği bunda asıl saiktir. Tür- kiyede'mevcut mekteplerin adedi 7398 dir ve vasati olarak her mektebe.95 talebe isabet etmek- tedir. Mekteplerin bir çoğu köy ve küçük: kasaba mektepleri ol- duğuna göre bu vâsatı, azami bir hadde delâlet etmektedir, mu- alimlerin adedi de bunu göste- rir, : Muallim ordusunun mevcudu 22486'dır. Talebe adedile muka- yese edilirse görülür ki hek Mu- allim, birbiri üzerine 31 talebe okutmaktadir. Hakikatte, b mis- bet bazı yerlerde daha az) bazı yerlerde de iki misli daha fazla- dır. Ve Pedagoji ilininin “kabul ettiği azami nisbetleri bile geç- mektedir. Çocuklara dikkat! Mektepliler “ kıraathane- lerde oyun oynuyorlar , Mektep çocukla hanelere kabul edildi muhtelif kâğıt ve tali oyunlari oynadıkları teessürle görülmek- tedir. Meserret . oteli . kıraatha- nesinde talebelere * tesadüf olu nuyor. Bunların İçinde tavla, kâz gıt ve saire oynayanlar “vardır. Talebenin © şerefile' ve' vaziyetile mütenasip olmıyan bu hâle ma- if emânetinin &hemmiyetle na- zarı dikkatini celbederiz. Fuat beyin; polis müdüriyeti ile bir- likte bu meseleyi | balledeceği hesiz yanlar, yalnız işlerini yapacaklar ve eyi yapacaklardır. Üzerlerin- de şüphe hissettikleri için bir kat daha eyi çalışacaklardır. Bu memurlarden o nefret edecek. Fakat onları nasıl (devirmeli? Evvelâ, bu haklı bir hareket ol- maz fakat bunun pek ehemmi- yeti yoktur. Sonra, aileler hoşnutsuzluğa düşecekler ve bir memlekette serbes tedrisatın bir zerresi kal- mışsa, bu çok vahim bir şeydir. Muallimliğini mükemmelen yapan bir muallimi, hükümetle hemfi- kir olmadığı için vurmak müş- küldür. Vakia, hükümetle hem- fikir olmayınca, en mükemmel muallim de kaç para eder? — Bitmedi İnn. “Gümhuriyet | Altın piyangosu Kupon No > Balıkeir 2 (S.C) — Balıkesir vilâyetinde C. H. Fırkası teşki lâtına memur heyet Balıkesir merkezinde mesaisinden hiç bi netice “elde edemediği gibi Bİ gadiç ve . Sındırgıda da halkı C. H. Fırkasına temayül ettir- meğe matuf mesailerinde aynı itimatsızlıkla | karşılaşmışlardır. Balıkesirde intişar eden “İs- tiklâl,, gazetesi “ Dönecek kim- » serlâvhasi altında bir fıkrada diyor ki: Halk fırkası teşkilât heyet- leri beyhude yere sarfı masal ediyorlar. Bu sureti hareketle hiç bit şeye muvaffek olamıya- caklardır. Eğer Halk fırkası ha- ... Yol vergisi Yeni bir kanunla ta edilecek mi? Nafia vekâletinden vilâyete gelen bir tamimde yol. vergisi kanununun tadili derpiş edilmek- te olduğundan yol vergisinin ne şekilde tahakkuk ve tahsili mu- vafık olacağı sorulmakta ve mü- talea talep edilmektedir. Çünki bugünkü' yol vergisi kanunü çök iptidai ve gayri adilânedir. Be- deni mükellefiyet esasına istinat eylediği halde hemen yüzde sek: sen .nakden: tahsil olunmaktadır. Binaenaleyh fakir halk ta zenkin de ayni mıktarda para vermek suretile bu mükellefiyeti eda et- mektedir ki oadilâne olmaktan uzaktır. Vilâyet defterdar; vari- dat mi 'ü, ve mühasebei. hu- susiye müdürlerinden müteşek- kil bir “komisyonun toplanarak meseleyi tetkik” ve bir" rapor ihzar (“eylemölerini ? tensip — et- miştir. müdavimlerinin € Kelimesinin meydana çıkmasına sebep olan MARLEN söylediği şarkıları dinleyeceksi Pek ve pek yakında.. (MAVI MELEK Dünya sinemacılık tarihinin henüz bir misline tesadüf etme diği harikulâde Süper-filmini Elhamra İ. Milli Kü itipliani Sinemasında göreceksiniz « Reklâm vasıtası ittihaz edilerek çok kul bir cümleyi, affını dileyerek bu defa biz de, fakat * yerinde olarak, tekrar Dikka * lanılan etmek mecburiyetindeyiz: Bu filim çocüklâra kat'iyen seansları yapılmıyacak ve gişemizden talebe bileti kesilmiyecektir. Filmin gösterileceği tarihi yarınki gazetemizde ilân edeceğiz. Dönecek kimse yoktur Halk fırkası kendi içinde temizlik yapmadıkça muvaffak olamaz ——— e mmm PEK VE PEK YAKINDA... Bütün sinemavılarin, filimellerin ve sincma ve yarattığı ŞEHVET KURBANI, BABALARIN' GUNAHI, TAÇLI Konuşmasını dinleyeceksiniz. ve, gaheserini göreceksiniz. PEK VE PEK YAKINDA,. (Sehhar sesi,gayri kabili mukavemet güzelliile cinsi cazib. DİTRİH in ir erkeği baştan çıkarmak için kikaten memlekete nafi olmağa azimetmişse evvelâ ve kat'iyen kendisi içinde bir temizlik yi malıdır. Yapılmak istenilen ısla- hat cezri ıslahat olmalıdır. Aksi takdirde hiç. bir muvaffakıyet ihtimali yoktur. Halk vaitle değil, icraatla tatmin olunabilir. Ötekini beri- kini Halk fırkasına döndürmiye çalışmanın bir faidei ameliyesi yoktur. Esasen döndürecek kim- se bulamıyacaklardır.. Dönecekler vaktile dönmüş- r, Ve onlar şimdi tempoya ile döndürülmektedir. Dönecek kim se yoktur. Aksini iddia eden varsa : İşte meydan Hususi bütçeler Umumi vilâyet meclisi bir ay sonra içtimaa davet edilecek 931 küsusi bütçelerinin müzake resine başlanâcaktır. Vilâyet bü- tün devaire bütçelerinin sür'atle tanzim © ve muhasebeye tevdii tamim eylemiştir. Nafia dairesi- nin bütçesi hazırlanmıştır. Mu- hasebeye gelen bütçeler daimi! encümene tevdi — olunmaktadır. Yakında tetkikatına başlanacak- tır. Bütçelerin hakiki erkama inat ettirilmesi için üç senelik tahsilâtın vasatisi nazarı dikkate almacaktır. Son zamanlarda tah- silâtın gittikçe azalması yüzün- den bütçelerin tevzininde büyük müşkülât ile karşılaşılaşacağı tahmin olunuyor. Cemal bey Antalya meb'usu- Cumhuriyet! Halk firkası sabık Bursa müfet- tişi .Cemal' bey:dün-akşam * trex nile şehrimize gelm ittifakı Arasile Dünyanin birinci artisti tinvaninı kazanan /ANAYAR gihi eserlerile ismini ebedileştiren. niz (ei müdavimlerimizin memnudür. Mutat talebe i | vâzifehizdir. Oğle, en öğleye Kararsız'ık Fikirlerde biri kararsızlık va, Halk fırkası “ne yapaçak? Ga; neye karar verecek? Nery, doğru gideceğiz? Mühalefetli g, rejim mi, muhaleföt kabül ein; yen bir idare mi kurulacak? Denebilir ki: “Bu süaller, cevabını kimden bekliyorsunu; Evvelâ, bakalım bunlar Cevap, verilecek sualler midir? Mesel, kanunun hallettiği meseleler hak, kında, yeni tavzihlere ihtiy, var mi? — Hangi meseleler? — Öyle ya. Muhalefet ol. cak mı, olmıyacak mi diye sor, yorsunuz. Muhalefeti menede, bir kanun var mı? Gazi; Feti beye verdiği cevabı ağlebi ih mal, yeni bir fırka tesisini ciJ diyetle isteyenlere tekrar ede. cektir. — Evet, amma “kanun he şeyi halletmemektedir. “Kanın fevkindeki vaziyetlerin nekadar müessir olduğunu S.F tecrübesi içinde görmedik'mi? — Eğer kanunsüzlük olduğu. na kani iz, mücadele etmek Kanun size” fırkı yapmak (hakkini vermiştir. Bir lider, bir reis, bir bilmem çıkmasını bekliyeci diniz teşebbüs “ediniz, birleşini anlaşınız. Bu mütalea pek yanlış değil dir. Cemiyet ve firkalar, halkın arzusundan ve ihtiyacından doğ mak şartile yaşarlar. S.F. bı ihtiyaca ve bu arzuya tekabil etmişti. Fakat menşei bir şahsı dayandığı için, yine O şahsn kararile feshi mümkün oldu. Bundan sonra (tecrübenin aynı şekilde (tekrarındanne fayda melhuz olduğu sorulabilir. Bu gün. için, istenilen şey ke .nunların. Türk... vatandaşlarını bahşettiği hürriyetlerin ve bun ların başında gelen serbes fikir ve kanaat ve binaenaleyh serbes cemiyet ve fırka. teşkili; hüri- yetinin sözle değil, filen. teyidi: dir. Bu hususta salâhiyettar ağır lardan verilecek teminat filiyatı inkılâp etmek ;şartile,. vaziyeti normal bir şekle sokabil Cemiyet ve fırka ihtiyacın kimse ciddi olarak inkâr edeme:. Ancak kanunların bahşettiği se- lâhiyetler, kanuna rağmen neze dilirse, bütün fırka ve. cemiyet lerin, bilhassa muhalefet grup larının akibeti ayni olacaktır. Türkiye ne fikir itibarile, siyasi temayül itibarile ; diğe memleketlerden daha az münke sem değildir. Muhalefet fırkası yapmak için yeni fırka tesi ne ihti yaç var. Fikir ibtilâflarından de gan, samimi, kanatlerden doğa! hakiki muhalefet Türkiyede de mevcuttur, Yalnız onun tezahi runa ve inkişafına imkân ver mek icapeder. Eğer bütün inhisarlar yanın da bir fırka (inhisar di yoksa bunun samimiyetle il nı ötesinin millet tarafından bizzat yapılması için kâfi gele bilir. Görülüyor ki mesele daim: aynı noktaya gelmektedir. Halk fırkası bir tahakkün fırkası kalmak niyetinde midir? Yoksa... Demokratik bir fırk olmıya razı olacak mı ve bun! bunun neticelerine tehammili var mı? B.A Lisan kursları Izınir Türkocağından: Ocağımızda : meyeut » li kurslarına ilâyeten Fransız“ bilunlere Mahsus “ye: mükülen* osasına müstenit. olmak. üzer bir kurs daha açılanaktır. Tali? olanlarla fazla malümat istiyen lerin Perşembe © ve Onmadı! maada her. akşam “beşten: yedi"! kadar Ocağa mürncaatlari.

Bu sayıdan diğer sayfalar: