14 Ocak 1931 Tarihli Serbes Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

14 Ocak 1931 tarihli Serbes Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Valilervekayma'kamlar işbankası Arasında tebeddülât olacağı Muhakkak addolunuyor İstanbul 13 (5.C ) — Valiler arasında tebeddülât olacağı kuv- vetle tahmin ediliyor. Dahiliye vekilimiz son :ssyahatinde bu ka- tarı ittihaz etmiş bulunyor. Hükümetçe hazırlanan -yeni icraat progromının muvaffakıyetle tatbiki için de bu tebeddülât v görülmektedir. Bu meyanda Erzurum, Niğde, Bitlis, Van, Elâziz; zaruri vilâyetlerinin isimleri zikredilmektedir. On beş kaymakamın teb dili de Ali karara iktiran etmiş ec leme lez inkilâbın san'- alı nerede inkilâp san'atkârın ruhuna si- rayet otmıştir. San'atkâr inki-| lâba karşı şerbetildiri.. Yeni Türkiye bir inkılâp ço- guğüdur. Osmanlı saltanatının Türkiyesile Cumhuriyet Türki yesi arasında uçurumlar ve te- zatlar var: Hilâfet ve saltanat yıkıldı. Lâyik Cumhuriyet kuruldu. Mecelle yakıldı. Medeni ka- nunlar yapıldı. Arap harfleri atıldı, Lâtin harfleri alındı. Fes devrildi şapka kondu. Kapitülasyonlar öldü, milli iktisat doğdu. Kısaca bir yıkılış ve bir ya- ratılış karşısındayız. Fakat bu kadar mühim içti- mal değişikliğin karşısında san- atkâr sustu. ilâp romanı, inkilâp Arblosu, inkilâp heyekeli, inkilâp iri, inkilâp musikisi, inkilâp t- yatronu? İnkilâp nesli inkilâpçı sanat- tan mahrumdur. İnkilâbın heye- canı inkilâbın manası sanat ese- #lerimizde yaşamıyor. Halbuki #anat bir neslin inkilâpçı terbi yesinde en mühim bir amildir. Yeni nesle eski ile yeniyi sanat eserlerinde göstereceğiz Yeninin zevkini aşkını sanat eserile ve- receğiz. Her inkilâip © memleketinde sanat inkilâbın piştarı olmuştur. Bizde dümdar bile olamadı. İnkilâbin bizim © memlekette yıkamadığı bir zihniyet varsa, © da “sanat, sanat içindir, Zib- niyetidir. İnkilâbın kuramadığı bir zih- niyet varsa, o da “sanat | inkı- lâp içindir. zihniyetidir. Şimdi biliyorum, bir takın “sanat, sanat içinciler, | isyan edecekler , “Efendim, nasıl olur biç sa- pat; bir “şay, e alet olür mu? Sanit Bürdür,, diyeceklerdir. İşte inkilâpçiların © yenmek mecburiyetinde “oldukları bir zihniyet te budur, Sanat, biç bir vakıt hür ol- bulunuyor. | Panayır ida esi Ticaret Odasın- dan malümat istedi Lehistan beynelmilel Pröznan panayırı idaresi tarafından şeh- rimiz Ticaret ve senayi odasına gönderilen bir tahriratta şehri- miz odasından atideki malümat istenmiştir: 1 — Lehistanla hangi firma- lar doğrudan doğruya münase- bata girişmiştir. 2 -- Lehistanda müme: ğe malık fırmrler hangileridir. 3 — Leh tacirlerile münase- bat tesis etmek istiyen firmalar hangileridir. 4 — Lehistandan Türkiyeye emtia idhali hususunda alâka- dar olan firmalar hangileridir? Ticaret odası bu müracaata verilecek cevabı hazırlamıştır. Dilenciler Toplanıyor Belediye dilencilerin toplan- masına deyam etmektedir. Dün de 19 dilenci mahkemeye ve- rilmiştir. 'oplanan dilencilerin çoğu- nun muhtaç olmadıkları balde dilenciliği san'at ittihaz ettikleri için dilendikleri ( tesbit miştir. İİ İIİ İİİ SİAİI mamıştır. Sanat daima âlet ol- muştur. Bugünkü sanatımız, sanatkâr farkından olmadan, büyük tiçaret burjuvazinin aletidir: Resim sergilerimiz, yemek ve yatak odaları için yapılmış eser- kadın, manzara: Tamamile nötr, bitaraf şeyler. Şürimiz de övle.. Tiyatre- muz, adapte veya tercüme pi- yeslerle" yaşar. Romanlarımızda mihver, mücerret ve mutlak fer- din taliidir. inkilâp sanatkârın ruhuna sirayet etmedi. Sanatkâr inkılâba karşı şerbetlidir. Onu sarsmak lâzım. İnkılâpçı sanatkârların mek- tebini bekliyoruz! emme mi ie 3000 liralık suiistimal Varidat kâtibinin muhakemesi dün devam etti Vasifesini sujistiinalden maz Dun aabik varidat kâtiplerinden Ahmet Nedim efendinin muba- komesi dün ağır ceza mahkeme- sinde devam etti. Ahmet Nedim efendi *Alston kumpanyasına ait vergi makbuzuna 9333 İira yaz mak. Jâzımgelirken 8 lin azmak 'Büretile vazifesini suiis Mahkeme şahidi olarak varidat kâtiplerinden Osman Balıri ve Ah met Kemal efendileri dinlemiş tir. Şahitler ifadelerinde ibbar- mameleri Nedim elendi ile müş tereken doldurduklarım ve Ne dim efendinin de “istinaf komis yonunda çalıştığı vaki olduğunu ye bu kararın Nedin efendi ta rafından yazıldığını ve makbuz- da yazılan yazının Nedim efen: dinin yazısına müşabeheti. olda: gunu söylediler. Suçlu Ahmet edim efendi şahitlerin şehadetini: kabul et- medi Bu yazıda bir çok deği şiklikler olduğunu; kimin tara- fından yazıldığın — bilmediğini söyledi, Müddeiumumi muavini Şük- rü bey yazının. ehlivukuf. tara- fındah tetkikini istedi, Neticede mahkeme evelâ Olston kumpan- yasına ait defterdarlıktaki 1635 numaralı kararı ihtiva eden defterin celbine, lüzum görülürse bilahare de yazının ebli vukuf tarafından tesbitine karar verdi. edil- | lerle doludur. Krizantem, çıplak! “SON TELGRAFLARIMIZ: Yüzde on temet pi © i tü dağıtacak Istanbul: 13(8.0) —İbatika- sıbussene hissedarların yüzde 12 temettü tevzi edecektir. Macarlar Triyanonmuahe desi in tadilini istiyorlar. Avrupa siyasetinin son ta- hammuratı umumi harp mağlüp- larını yavaş yapaş kıpırdatmağa başladı. Umumi harbı takip eden muahedeler o mağlüp devletler liçin müthiş bir felâkt olmuştur. Fakat bu felâket bilhassa Macaristan ile Avusturyada pek feci tezahürler göstermişti. Macarlarda milli grur son de- rece yüksektir. Böyle olduğu hal- de Macaristan, galip devletle: jrin tahakkümü karşısında biran teprenmemişti. Galip devletler | blokunun parçalanması — Macarlara ümit vermiştir. Son posta Fıraye Prese haberi oknduk. “ Milliyetperver talebe birliği | tarafından tertip edilen miting Triyanon muahedesinin Mearis- tan için bir şin olduğunu ilân etmiş, Macar gençliğinin böyle bir lekeye daha uzun zaman ta- hammül edemiyeceğini iblağ için amiral Hortiye bir heyet | gön- dermiştir. Amiral gençlere hitaben bir nutuk irat ederek demiştir ki “Macar milletinin böyle bir zillete tahammül © edemiyeceği muhakkaktır. Macar târihi bur) İBun misnileri ile doludür. ile gelen Nöye gazetesinde şu Toptan alasilara iskontosu vardı “Meğeş GimAutiyez Zühre rakısı Bütün rakı- lara faiktir. 2 Hindistanda Nümayişler ar- bedeler eksik or Bombay'13 (A.A ) — Polis derle ““Posnadaik 4 mahkümu idamını protesio eden kongre- ciler arasında şiddetli arbedeler olmuş tramvay ve (bütün nakil vasıtaları durdurulmuş içindeki- ler inmeğe mecbur tutulmuş ve içindekilerine küfredilmiştir. Et- rafı çevrilen polislere idam edilen eşhasa hüsmet makamında şap- kaları çıkartılmıştır. Nümayişçi- ler ticarete ve münaklâta mani olmakta israr ettiklerinden polis büyük bir hava seferine başla- miştir. Bu sefer 3 Viçkers tayyaresi iştirak etmektedir. Asker nakli- se kabiliyeti olan bu tayyareler, 12 bin mil mesafe kattedecek ve“7 şubatta Çapta bulunacak- tır. Üçüş esnasında — Afrikanın tam göbeğinde muhtelif mevki- lerde hava tarikile asker sakli mahevraları icra edilecek ve ilk defa olarak yerli asker dilmiş o'scaktır. Akit Rıhtım ve liman şirketi baş tercemsanı Asım beyin kerime- leri Musllâ hanımla Ziraat ban-| kası senedat servis memurların- dan Ahmet Mitbat beyin akit- leri belediye dairesinde Türk pe ecnebi birçok zevatın huzu- iile icra kılınmış ve akşam bu Merasim şerefine Türk ocağında bir danslı çay ziyafeti verilmiş- tir. Tarafeyse saadetler temen mi ederiz, 'Nasınrıızı dörtgü nde “yok eder Kutusu 40. “ kuruştur Kemal Kâmil Beyin şahsiyeti maneviyesini taşıyan bu şaheser * İzmirden başka İstanbul, Suriye, Mısırda da şöhret bulmaktadır. | 14-16 (468) h -8 i hakle-| /eylenmeğe karar verdim. Fakat Kiminle evleneyim? Bu sabah uyanır uyanmaz, Canip kendi kendine söylendi: 1 — Bugün'33'yaşındayin!, Genç adam, uzun zamandan» İberi 33 yaşma geldiği vakıt, ev- ienip, çoluk çocuk sahibi olmas ga karar vermişti. Yataktan kalktı. Çayını içti. Bir koltuğa'üzunayak “vaziyetini düşünmeğe başladı. — Yüksek bir aileye men- subum . -Sıhhatim son derece mükemmel.. Çebrem düzgün, bo- yum posum yerinde.. Aklım eyi oldukça servetim de var. Bütün bunlar, © evleneceğim kızı intihapta çok müşkülpesent olunama müsaittir. Fakat evlenebilmek için ev- velâ Şaziyeden ayrılmak lâzım. Şaziye ile Canip , üç sene- denberi * beraber © yaşıyorlardı. Gözel, zeki, şefik bir kadındı. Onun için Canibe, Şaziyeden ayrılmak biraz güç geliyordu. “Aşklarını feda etmek ve bu zavallı kadını müteessir etmek, biç te doğru değildi. Fakat bir aile kurmak Jâ- zımdı, Hayatını, o cemiyet içindeki garip yaziyetinden kurlarmak icap ediyordu. Canip aklı başında bir adam- | Şariye de öyle idi. Halden anlardı. Zaten Canip, birkaç de- fa Şaziyeye; vaziyetlerinin böyle İmütemadi devam edemiyeceğini ibsas etmişti. Bugün öğleden İsonra Şaziye gelecekti | Herşeyi apaçık anlatmağa karar yerdi. Nihayet sarışın, şik, ince ve zarif Şaziye göründü. Şuradan buradan bahsettili- İten sonra, Canip, birden ciddi- yetle « 1 — Yavrum , dedi; şimdi bir az ciddi konuşmamız Jâzam | — Ne var? Ne oldu?. — Artık - aklımızı toplyalım .. Hayat böyle icap "ettiriyor. . Üç senedenberi geçirdiğimiz tath dakik; hiç bir vakit unutamıyacağım, fakat... — Fakat... Şariyenin yüzlü değinmiş, göz- leri açılmıştı... Canip, söylüyeceği şeylerden ulanıyormüş gibi önüne bakarak; -- Evleameğe karar verdim, dedi., | Şaziye, birden sallandı. Fa- kat kendini topladı. Mamafih, Canibin beklediği haykırma, ba- İğırma olmadı: İS — Am. Pekâlâ, Hakika iten ben de geçirdiğimiz. zama "ları unütemyacağım.. $ © Çok * mes'uttuk.. “bütün kal İbimle alacağın kızla da mes'ul olmanı temenni ederim. Kiminle ” evleniyorsun, bakayım. — Daba belli değil yalnız lal. İlim, arıyacağım.. — Yayrum!, Evleneceğin ka- din, sana layık olmalı, Ben seni şöyle böyle değil, cidden sevi- yorum. (© Onun için: “Karıml, diyece- ğin kadının lâlettayin her hangi biri olmasına da tahammül ede- mem. Dinle, Evleneceğin © kadın hakkında, mutlaka benim fikri- mi anlapalısın!. Kadın, kadından daha eyi anlar.. Evleneceğin ka dını intihap edinceye kadar, bu-| İRİ luşmalarımıza devam ederiz. Münasip birini. bulduğumuz vakit, sana açıkça; bununla ev- Jen.. Bu, sana lâyıktır, derim.. Nasıl, razi mısın?.. — Teşekktir ederim, yavrum. Bundatı sonra halamın eyine da“ ha sık gitmeğe başlıyacağım.. başımıza) Onun, evlenecek kızları olan çok ahbabı var. MN e ie Canip, Şaziyenin bu teklifini çok tabif bulmuştu.. Netekim on beş gün sonra biribirlerini gör- dükleri zaman, firini söylemek- te hiç tererldüt etmedi: 5 Yavrım, “zannediyorum ki aradığım buldnı.. Halamın evin- de tanıdığım bir kız, çok hoşu- ma: gitti... Ciddi, güzel. zeki © velhasıl her türlü meziyetleri nefsinde İcemetmiş.. Nasıl Hâlide Sürey ya.. Sen ne dersin? Şaziye ufak bir tebeselimle; — Hölide Süreyya mı? Ha- kikaten çok iyi, gürel, zeki bir kızcağız, eyni zamanda çok zen- gin, ayni zamanda da ev kadını ,Anhesj” öleli beş senedir evi, o idare ediyor... Babası © adela onun emri altnda gibidir. Ha- İkikâten bu kız, çok iyi. Uysal bir erkek” için, kaçırılır. fırsat değil. Nasıl, buna karar ver- din mi? — Yok canım, daba ortada bir şey yok. Eğer dediğin gibi ise, o kendine koca değil, bir dalkavuk bulsun daha İyi.. Ve iki hafta sonra bu inti- bap başka bir genç kız Gzerin- de tebellâr etmişti. Canip yine Şariyenin fikrini sordu; genç kari — Feriha Lâmin m, dedi, İçok iyi.. Son derece iyi bir ai- leden gözel, şık, zengin de.. Bak bu öteki gibi hırçın da de- ğildir. Hatta İüzumundan fazla uysaldır.. Yeni elini dgn pir le tı,., Fakat ar Er SALDİN Adi görüm medi... Ailesi, kizi İzmite, akraba- sından birinin yanına gönderil- di. Bu mesele de unutuldügitti. Canip, mırıldandı £ — Ya... Demek? Canip, böyle mâzisi bulanık Bir kızla evlenemezdi... Kısmelini başka taraflarda Jaramıya koyuldu. Bir kız bulun- İmuştu ., Gene Şaziyenin fikrini sordu. — Ha..Nahide mi, biliyorum. "Hakikaten güzel, modren hari- İkulâde şık bir kız. Ya zekâsı, İkonuşması, dünyada espri y mak için hiç bir şeyden çekin- mez. © kada” alaycıdır. Ya dedikodusu, Geçerlerde bir abbabın evinde beraberdik... (Çekiştirmediği erkek kalmap Herkes için muhakkak bir şey buldu, — Benim'de aleyhimde söy- ledi imi?. — Tabii, Fakat ona ne ba- kıyorsun., Dili dolu.. Her zaman söylenir duruf.. Çanip, bu kadar dedi kodu- cu bir kızla ebediyen © yaşaya- imazdı .. Aradan on beş gün (daha geşti.. Canip, yeni bir namzet kimseyi intihap etmedim, Baka») hakkında yene Şaziyenin filirini İsormuştı Şaziye — Nezihe Salim mi, dedi, bak buna sözüm yek... Zeki, güzel, mükemel bir kız. Ne hırçın, ne de müstebit... Yal- İnz anasının, babasının bir tane» si olduğu için, biraz şimarık.. Canip, birden haykırdı: Kâfi, kâfi... Böylesi ile kabi: değil yaşayamam... İlk verdi karar hepsin - den eyi imiş amma ben kiyme- ini bilememişim.. Kim ne derse desin, artık fikrimden cayma- yacağım.. o Alacağım. kadını İkat'i olarak intihap ettim. Bu kadın, sensin Şaziyel. “<5. AHMET HİDAYET

Bu sayıdan diğer sayfalar: