27 Mart 1941 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 12

27 Mart 1941 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Onbeşinci asırda Türk edebiyatı: Emiyr Nizâm Ali Şiyr Nevâ'i Şahsıyyeti ve Eserleri Yazan : Cemaleddin Server — Pek Fâzıl Medrifci Behâ Kehya oğluna — —ı — 22 — Münşe'ât-ı. Türki : «Vaktiyye» sile beraber 1929 da Bakü'da basılan eserlerindendir. Devrinin edebi ve ictimai hayatı hakkında verdiği malümatın ehemmiyeti vardır. 23 — Mahzenül - Esraâr: Tesavvuf'dan bahseder. Hamse-i- Nizâmi'nin ayni isimde tertip olunmuş naziresidir. 24 — Mahbübül - Kulüb: Hicri 906 da ahlâk kitabı olarak kaleme alınan ve Miyr Husrev-i- Dihlevi'nin Eniysül « Kulüb'una Türk- ce nazire, yahut tercüme zannolunan bu eser, 'Dihlevi nin kitabına ancak isim iytibarile benziyen orijnal bir mahsuldür, Müellif bu eserinde Timür devrinin beylerini, behadırlerini, koşucularını, zemanındaki reasamları, masikişinasları baha mevzuu yaparak ara yere ata Sözlerini sokmuştur. Belin tarafından 1289 da Metba'a-i- âmire'de basılan eserin edebi ve ietimai kıymeti büyükdür. Fatih Ali Emiyri kütübhanesinde tedkik olunabilir. 25 — Târih-i- Enbiya ve Hukemâ! 26 — Kuıssa-i- Şeyh San'an: 27 — Kaside-i: Celâliyye : 28 — Kaside-i- tuhfetül-efkâr: 29 -- Sakiynâme: 30 — Müfredât-ı- Der fenn-i- müammâ.. Banların en mühimmi, Türk dilinin, Türk ruhu“ nun, Acem diline ve Acem ruhuna fâik olduğunu göstermek maksadile yazdığı ve münasip bir yerinde; <Elmütekellim ismi şerifine mazhariyetim şükranı için dahi Türk ve Sart (Acem) lügatlarının keyfiyet ve hakiykati şerhinde işbu risaleyi tahrir edib Mu- hakemetül lügateyn (iki dilin mukayese ve muhake- mesi) tevsim eyledim..» diye anlatdığı hacmen kü- çük ma'nen büyük eseridir ki, Türkce ile Farsce ara- sında pek vâkıfâne ve münekkıdâne bir mukayese olub dilimizin üstünlügünü - müteaddid misallerle - tevsik ve iyzah etmesi iytibâriyle milli kültür ve edebiyatımızın ilk şâheseridir. 1841 de Paris'de mü- tevifa Katrmer tarafindan neşredilen bu kitab, bu- rada 1315 Muharreminde (İkdamcı Ahmed Cevdetj)in, <Kütübhanei İkdam» ve «Âsâr-ı-eslâf» serisiyle gis kardığı kitablar arasında - 104 sahifelik küçük bir risale halinde - intişar etmiştir. Veled Çelebi haz- retlerinin fâzılâne himmetlerile tertib olunmuş ve rahmetli Necib Asım Bey tarafından tahşi'e edil- miştir. Müellif kitabında : <Türkler için mili ve umumi bir dil vücude ge- 226 — Servetifünun — 2327 tirmek gâyesile dilleri yek kalem yaptım ve temiz bir Türk dili ile nazm etdim..» diyor ve sonunude, şöyle bitiriyor : “.. Kendi elfaz ve ibâretlerinin hakikatine ve lisanlarının mahiyet ve keyfiyetine vâkıf eylediğim- den ve Farisi gülerin de Türk ibârât ve elfazı ba- bında ta'n-ü- serzenişlerinden kurtardığımdan do- İayı Türk kavmi üzerinde bir büyük hak kazandım. Anlarda bu zahir kıldığım ilmi mahfi için çekdi- ğim rine ü- meşekkat mukabilinde -ümid ederim ki- bu fakiri hayır düa ile yâd ve ruhumu bu kadar- cıkla şâd buyuralar.. Esetin bitdiği tarih şudur. Bu nâme ki yazdı kalamim oy akil o Târihi hilâmıdır dokuz yüz beş yıl Çarşenbik günü şehri Cumadalulâ Hak Jotli ile oldu ferağat hâsıl Kadirşinas Türk milleti onu anmak ve doğumu- nun beş yüzüncü yılında hâtırasını kutlamak süre- tiyle kendine düşen milli ve ilmi vazifelerinden en mühimmini yâapmışdır. İran edebiyatını ve kültürünü gayet iyi bilen, Türk milli dilinin inceliklerine herkesden ziyade va- kıf olan büyük dil inkılâbcısı, yalnız bu risaleyi ya- zarak gayesinin en büyük bürhanını vermekle iktifa etmedi; Çagatay lehcesini,-ifade kabiliyeti iytibariyle - Farscaden hiç aşağı kalmayan bu seviyeye yükseltdi ve Türk milletine onnnla hitab edebilmek imkânını kazandırdı. Türk dilinin ingeliğini zenginliğini bil- hassa kelime bolluğu bakımından her edebiyat nev'ine kâfi gelecek kudretde olduğunu isbat ve iddin eden şâirimiz, meselâ (at) kelimesinin beygir mânâsına, «cirid» mânâsına ve atmak masdarından «emri hazır» olduğunu da söylemişdir. «Farşcade böyle bir keli- meye tesadüf etmek mümkin değildir» der. Türk- cenin lâfız gervetini yâni bir kelimeden sayısız mâ- nâlar çıkarmak hususundaki geniş kabiliyetini hay- ranlıkla iyzaha çalışır. Bu hasletin başka dillerde ol- madığını, samimiyyetle iylân ve iytiraf eden büyük mütefekkir, çok defa; “Türkün ulemâsından hade- mesine kadar her ferdi Farsca bildiği ve konuşdu- ğu halde Farsın bir ferdi Türkce lügat kullanmaz..,, Diye eseflenmişdir de.. Bununla beraber en par- lak devri «Herat» da inkişaf eden Çagatay edebiya- tı, kendi zemanında onun istediği şekilde değildi, — Devamı var —

Bu sayıdan diğer sayfalar: